en son 3 sene duyduğum ve etkisinden 1 gün çıkamadığım değişik bir şarkı. bugün yine maruz kaldım kendisine ve sizler de kalın istiyorum.



do you like tamale, warm tamale?
no! i like hot tamale.
hot tamale, hot hot tamale.
hot tamale, hot hot.
devamını gör...

zara gold. tam bir kış kokusu olmakla beraber, bence her mevsimde kullanılmalıdır.
devamını gör...

yine nickaltı ile biter.
devamını gör...

tanımlarını severek okuduğum, çok tatlı yazar.
devamını gör...

medyanın kaza gibi sunduğu olay.
devamını gör...

4 şair tarafından uğruna şiirler yazılmış kadın: tomris uyar

kolej aşkı: ülkü tamer
kolejden mezun olur olmaz evlendiler. tomris uyar ilk çevirisi olan tagore’den “şekerden bebek”i bu yıllarda tamer soyadı ile tamamladı. birbirini çok iyi tamamlayamayan bu çiftin evliliği trajik bir şekilde sonlandı. evlilikten “ekin” adında dünyaya gelen çocukları birkaç haftalıkken sütten boğularak hayata veda etti, büyük sarsıntı yaşayan çift, kısa bir süre içinde boşandı.

cemal süreya
ankara’daki sanatseverler derneği lokali’nde tesadüfen aynı masada rakı içerken tanıştılar. tanıştıklarında ikisi de evliydi, bazı rivayetlere göre birlikte olabilmek için eşlerinden boşandılar.
cemal süreya onun için bu dizeleri yazdı:
“ay ışığında oturduk
bileğinden öptüm seni
sonra ayakta öptüm
dudağından öptüm seni
..."
her akşam işten çıkar çıkmaz eve dönen cemal süreya’ya bir gün tomris uyar, “biraz gez dolaş, arkadaşlarınla buluş, vakit geçir” dedi. ertesi gün on dakika geç geldi cemal süreya, bir sonraki gün on beş, daha sonra yarım saat. bu akşamlardan birinde, örtü silkelemek için pencereyi açan tomris’in apartmanın girişinde oturan cemal’i görmesiyle gerçek ortaya çıktı. her akşam iş çıkışı eve geliyor ama aşağıda oturup “gecikiyordu” süreya. tomris uyar bu duruma “şahsiyet rötarı” adını koydu.
bu aşk da tükendi.
üç yılın sonunda tükenen bu tutkulu aşk, dostluğa evrildi.
ayrılığın ardından tomris uyar, “beni bıraktı ama rahat edemedi. ona göre bana sahip olunamazdı” dedi. cemal süreya ise tomris uyar’a şu sözleri söyledi: “senden ayrıldığım anda, senin hakkında, hikâyen hakkında sevdiğimi belirtecek hiçbir şey söylemeyeceğim; benim ağzımdan kimse duymayacak” ve o günden sonra hiçbir şey yazmadı.

uzun soluklu aşk: turgut uyar
tomris uyar, turgut uyar ile tanışmalarını şöyle anlatır:
“1966 yılında ben zaten cemal süreya’dan ayrılmak üzereydim. o da eşinden ayrılmıştı. istanbul’a gelmişti çocuklarıyla. burada tanıştık. asıl tanışmamız herhalde o, çünkü o zaman daha bir yakın oturup konuşma fırsatını bulduk ve mektuplaşmaya başladık. bu mektuplar önce sadece şiir üzerine mektuplardı.
hâlâ duruyor bende. genellikle onun şiir üzerine düşünceleri, benim onun şiirleri üzerine düşüncelerim… ve anladığım kadarıyla çok sıkışık bir dönem geçiriyordu. yani evlilik hayatında bir süredir yaşadığı tedirginlik ve uyumsuzluk şiirini de etkilemişti, yedi yıldır şiir yazmıyordu. esin periliği olarak ifade etmek istemiyorum ama herhalde çok konuştuğum, çok dürttüğüm, yazmasını çok rica ettiğim için diyeyim, yavaş yavaş şiir yazma isteği yeniden doğdu”

ankara’da tanışan ikilinin şiir üzerine başlayan ilişkisi aşka doğru sürüklendi. 7 yıldır şiir yazmayan turgut’a, tomris esin perisi oldu. 1969’da evlendiler ve bu evlilikten turgut adında bir çocukları oldu. turgut uyar’ın tomris’i kaygıyla, kaybetme korkusuyla sevmesini tomris şu sözlerle anlatıyor: “turgut, her an elinden kaçıracakmış gibi gereksiz bir kaygıyla yıpranacak; ben de hiçbir rekabetin söz konusu olmadığı bir alanda, boyuna birinci seçilmekten yorulacaktım.”
tomris’in en uzun soluklu ilişkisi, 1985’te turgut uyar’ın hayatını kaybetmesiyle son buldu. geriye “bozuk saat” adlı şiir kaldı:
"herkes seni sen zanneder.
senin sen olmadığını bile bilmeden,
sen bile..
seni ben geçerken,
derim ki,
saati sorduklarında;
onu “o” geçiyordur.
kimse anlam veremez.
tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
ettirmek istiyor musun demezler.
bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur
..."

edip cansever
fazla şiirden ölen edip cansever
fazla şiirden öldü, doğru, aynı zamanda platonik aşkından da öldü. “tomris rakıyı çok severdi, bense onu…” yazmıştı peçeteye, tomris ile baş başa oturdukları bir rakı masasında.
diğer şairler arasında en şanssızıydı, tomris’i kendine âşık edemedi. turgut uyar’ın en samimi arkadaşlarından biriydi. tomris’e karşı saklayamadığı bir sevgi ve hayranlık besliyordu. cansever, her 15 mart’ta, tomris uyar’ın doğum gününde, yeni bir şiir yazıp yayımlayarak aşkını tekrar tekrar ilan ediyordu.
"bir adın vardı senin, tomris uyar’dı
adını yenile bu yıl, ama bak tomris uyar olsun gene
..."

tomris uyar, edip cansever için şunları söylemişti: “sevgililik ya da aşk duygusu zamanla yara alabiliyor, örselenebiliyor, bitebiliyor. bitmeyen tek aşkın gerçek ve lirik bir dostluk olduğunu edip cansever öğretti bana.”
devamını gör...

mide guruldamasından hallice, garip sestir.
eskiden kalorifer borularında bilye oynardı cinler artık buzdolaplarında su içiyorlar resmen*
devamını gör...

şimdi geliyor taktik.
bunu da yeni duydum. anlatan kişi tanımı okuyup gülme krizine girecek eminim.*
kitabı alan kişiyi, kitap ile birlikte gizlice fotoğrafını çekiyorsunuz. istemeye yakın görüntüleriyle taciz ediyorsunuz. isterseniz sosyal mecralardan paylaşın isterseniz fotoğrafı çoğaltıp duvarlara asın. yaratıcılık size kalmış.
ne demişler akıl akıldan üstündür.

bir kitapsever'in taktiğini paylaştığım başlık.
devamını gör...

yıllar önce pazar kahvaltıları sonrası ailemle birlikte izlediğim filmlerin türüdür.

çok güzel filmler değillerdi bence ama idare ederlerdi yine bence.
devamını gör...

ne zaman elleri zambaklı padişah olursam
sana uzun heceli bir kent vereceğim
girilince kapıları yitecek ve boş!
azizim, güzel atlar güzel şiirler gibidirler
öldükten sonra da tersine yarışırlar, vesselam!

(bkz: ece ayhan)
devamını gör...

yedi bela hüsnü filminde geçen replik.
+sen misin ulan yedi bela hüsnü?
-benim.
+sen insanı çorba yaparmışsın, öyle mi?
-ne çorbası? mercimek mi pirinç mi yoksa balık mı? senden iyi balina çorbası olur.
-şimdi ananı laciverde boyadım it oğlu it...
devamını gör...

ben olmadığım konusunda anlastiktan sonra şunu söyleyebilirim ki,
bu beyin ve kalbinizin bir oyunudur dostlar. onlar ne derse o. bazen hiç olmam dediğiniz kişiye de olabilirsiniz. tamamen beyninizin insafına kalmış. o yüzden genel bir şey söylemek doğru olamayacaktır.
devamını gör...

pastaneden mi bulacağız tepkilerine sebep olmuş başlıktır.
devir değişti artık internetten buluyoruz.
devamını gör...

en bilinen adıyla şîîlik.

on iki imam inancının bilinen en eski adıdır şia.

kelime anlamı itibarı ile; taraf, taraftar demektir.

temelde ilk şiiler, imam ali (as) ın yanındaki bir kaç sahabe den oluşur. *

caferilik olarak anılmasının nedeni; 6.imam cafer i sadık(as) ın, yetiştirdiği 4000 öğrenciyi; dönemin siyasi boşluğundan yararlanıp, dünyanın her tarafına ilim öğrenmek isteyenlere göndermesidir. yani caferi dendiği zaman aynı zamanda şia denilmiş olur.

ehli sünnet mezheplerine en yakın mezhep olarak günümüze kadar gelmiştir. hatta hanifi mezhebinin imamı numan ibn sabit, 2 yıl imam cafer (as) in yanında eğitim görmüştür. *

caferiliği, ehlisünnet ten ayıran en belirgin özellik, sahabelerin eleştirilebilir olduğunu onların da hata yapabileceğini savunmasıdır. günahsız olma * sıfatının, sahabeyi kapsamadığını düşünürler. *

12 imam ın, 11 i şehid edilerek öldürülmüştür. 12.imam gaybet alemindedir. *
on iki imam;
imam ali murteza (as)
imam hasan mücteba (as)
imam hüseyin seyyid üş şüheda (as)
imam ali zeynelabidin (as)
imam muhammed bakır (as)
imam caferi sadık (as)
imam musa kazım (as)
imam ali rıza (as)
imam muhammed taki
imam ali naki (as)
imam hasan askeri (as)
imam muhammed mehdi(af) dir.

günümüzde;iran, ırak, azerbaycan, hindistan, lübnan, suriye, türkiye nin doğu anadolu bölgesinde ve dünyanın her yerinde 400 milyona yakın mensubu olduğu düşünülmektedir. en büyük 2.islami topluluktur.

inanç temelinde 12 imam (as) ın masumiyeti vardır. bu masumiyetin referansı ahzab suresi 33.ayettir.

şuara suresi 23.ayette; 12 imam(as) ın sevilmesi gerektiğini bizzat ayetle allah bize emreder.

tevella ve teberra

tevella; ehlibeyt imamlarını sevmek, onların gösterdiği yoldan gitmektir. ve onları sevenleri de sevmektir.

teberra; ehlibeyt imamlarına düşman olanlardan ve onlara düşman olanları sevenlerden beri olmaktır.

şîîlikte insanlar 3 sınıfa ayrılır;

1.sınıf müminlerdir.

mümin in tanımını şöyle yapar; doğru ve yanlış birbirinden ayrıldığı zaman, doğru yolu seçen ve iman edenler.

2.sınıf kafirlerdir.

kafir in tanımını şöyle yapar; doğru ve yanlış birbirinden ayrıldığı zaman, yanlış yolu seçen ve o yola iman edenler.

3. sınıf "dal" ehlidir.



*











dal ehlinin tanımını şöyle yapar;


doğru ve yanlış apaçık ortada değilse, bu noktada insan üzerindeki sorumluluk kalkar. yani allah; insanı, bilmediği bir konu hakkında cezalandırmaz. çünkü bu, allah ın "adalet" sıfatına aykırıdır.



dal ehli kendi içinde ikiye ayrılır;

kasır ; doğru ve yanlışın apaçık ortaya çıkması, kişinin iradesi dışında ise; * bu durumda kişinin sorumluluğu yoktur. bu kişi allah katında sorumlu değildir.

mekasır; doğru ve yanlışın apaçık ortaya çıkması kişinin iradesi dahilinde ise;* kişi tembelliğinden üşengeçliğinden bunu araştırmıyorsa, bu kişinin bunda sorumluluğu vardır. bu kişi allah katında sorumludur.
devamını gör...

(bkz: ne verdin elinle o gelir seninle)
devamını gör...

wunderbar olmuş! ellerinize sağlık.
devamını gör...

iki arkadaşım var birinin maşallah güzel bir ilişkisi diğerinin de konuştuğu kişiler oluyor ama her seferinde aradaki sap ben oluyorum.. aynen böyle. aradığınız ilişki bulunamadı çünkü besbekarım.. evet besbekar.. bir flörtüm bile yok anlıyor musun?
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yemin ederim elim titriyor yazamıyorum. sabırla da yazmaya devam etmiş, içime kızgın yağ döken haber. daha fazla yazamıyorum, bir senedir oldu belki ağlamadım ama işimin ortasında ağlayacağım resme bir iki daha bakarsam.
devamını gör...

ölüm.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim