arkadaşlar iyi olan değil iyi oynayan kazanır.
devamını gör...

hastaların istenmeyen davranışlarını değerlendirmede fobiler,cinsel sorunlar ve sosyal ilişkileri artırmak gibi konularda yardımcı olmaktır.
devamını gör...

beni güldüren başlıktır. anonim kişilerin yakışıklılık yakıştırması tuhaftır. benim diyenlerin ruh hali de tuhaftır. ayrıca burasının bir yakışıklılık platformu olduğunu zannetmek de epey tuhaftır.
devamını gör...

ingiliz'lerin kuzey amerika'ya geldiği 1600'lü yıllarda dünya çapında havalar çok soğumuştu ve bu yüzden kürk ticaretinden çok para kazanılıyordu.
ingilizler, geldikleri bölgedeki iroquoi birliğinin kabileleri ile antlaşma yaptılar ve kürk postu karşılığında, ateşli silahlar verdiler.
ingiliz'lerin silah verdiği iroquoi'ler, eskiden beri düşman oldukları kabilelere öyle saldırılar yaptılarki bazı kabileler tamamen yok oldu, bazıları ise çok kayıp verince, yurtlarını bırakıp uzaklara kaçtılar.
ingiliz'ler, kızılderililerden çok ucuza elde ettikleri kürkleri avrupa'da deli fiyatlara satıp zengin oldular.
kızılderililer birbirlerini öldürdüğü için, hem onların beyazlara göre fazla olan nüfuslarından kurtuldular, hem de kabilelerin boşalttığı toprakları hiç uğraşmadan yerleşim yeri yaptılar, çiftlikler kurdular.
ingiliz'ler, kızılderililerin kendi aralarındaki düşmanlığını çok iyi kullandılar ve bir taşla birkaç kuşu birden vurdular.
batılı devletlerin gazıyla hareket edenler, kendi içimizdeki etnik, dini, mezhebi... farklılıklar yüzünden birbirimize düşman olanlar, tarihin tekerrür etmemesi için, tarihi iyi okumalılar. batılı devletler b.o.p... ve benzeri birçok planlar yaparlar, asıl mesele, onlara bu planlarını uygulayabilecek uygun ortam vermemektir.
devamını gör...

1) hoca dehhani:

divan şiirinin kurucusu olarak bilinen şairdir.

anadolu’da din dışı konularda şiir yazan ilk şairdir.

türk edebiyatında türkçe kaside yazan ilk şairdir.

türk edebiyatında anadolu’da sultanlara türkçe kaside sunan ilk şairdir.

‘’selçuklu şehnamesi’’ isimli eserin ona ait olduğ varsayılır ancak eser henüz gün yüzüne çıkmamıştır.

2) mevlana celaleddini rumi:

afganistan’ın belh şehrinde doğmuş olan sanatçı, tasavvufi düşüncenin en önemli temsilcilerinden biridir.

doğduğu kent dolayısıyla kendisine ‘’belhi’’ ünvanı verilmiş, daha sonra anadolu’ya gelmesi ve burada hayatını sürdürmesinden dolayı ‘’rumi’’ sıfatı verilmiştir.

2007 yılı unesco tarafından ‘’dünya mevlana yılı’’ olarak ilan edilmiştir.

hayatını ‘’hamdim, piştim, yandım’’ sözleriyle özetlemiştir.

eserlerinde yoğun bir hoşgörü ve insan sevgisi vardır.

ölüm gecesi, ‘’şebi arus (düğün gecesi, sevgiliye kavuşulan gece)’’ olarak kutlanmaktadır.

yapıtlarının çoğunun dili farsça’dır.

‘’mesnevi’’ ismli eseri dini-tasavvufi bir eserdir. eserin hatime kısmı (son bölümü) oğlu sultan veled tarafından yazılmıştır. bu eserin içerisinde çeşitli kültürlerden evliya kıssaları ve halk hikayeleri yer almaktadır.

‘’divan-ı kebir’’ isimli eserinde ilahi aşk, sabır, tasavvuf, hoşgörü gibi konuları işlemiştir.

‘’fihi ma fih’’ isimli eserinde ise mevlana celaleddini rumi’nin ölümüden sonra derlenen sohbetleri yer alır.

‘’mecalis-i seb’a’’ isimli eserinde ise mevlana celaleddini rumi’nin yedi vaazı yer alır.

‘’mektubat’’ isimli eserde ise mevlana celaleddini rumi’nin dönemin önemli kişilerine, ileri gelenlerine ve dostlarına yazdığı mektuplar toplanmıştır.

3) sultan veled:

mevlana celaleddini rumi’nin oğludur.

mevlevilik tarikatının kurucusudur.

kurucusu olduğu mevlevilik tarikatı, anadolu’ya türklüğün yerleşmesinde önemli bir pay sahibidir.

bütün şiirlerinde tasavvuf konularını işlemiştir.

‘’rebabname’’, ‘’ibtidaname’’, ‘’intihaname’’ ve ‘’maarif’’ eserleri bu şaire aittir.

4) ahmet fakih:

horasan bölgesinden konya’ya göç etmiş olan bir din bilginidir.

‘’hoca ahmet fakih’’ ve ‘’sultan hoca fakih’’ olarak da anılmaktadır.

‘’çarhname’’ isimli eserinde dünyanın faniliğinden, gelip geçiciliğinden ve ölümden didaktik bir üslupla bahsetmiştir.


tanım: 13. yüzyıl divan şairleri hakkında yükseköğretim kurumları sınavı'na yönelik bilgi içeren başlıktır.

kaynak: edebiyat notlarım.
devamını gör...

kocası olmayan kadını
kafadan edepli yapan başlık.
(bkz: azıcık aşım kaygısız başım).
devamını gör...

pop müziktir.

özellikle bir, rock ve metal dinleyicisi olduğum halde genel olarak her türden sevdiğim şarkılar bulunmakta ancak; pop müziğe alışamıyorum pek. fazla yüzeysel geliyor.
devamını gör...

sizi bir hayal dünyasına götürüyorum, üstelik bedava!
devamını gör...

türklerin göçebe olduğu zamanlara dayanıyor. kurutup saklanması ve taşınması bakımından hafif bir yük. yerleşik düzene geçilince de saray mönüsüne giriyor. sonra halka dağıtılan iftar yemekleriyle sokağa açılıyor ve tüm mutfaklarda kutlama tatlısı haline geliyor.
devamını gör...

önceleri kendisine karşı epey önyargılı olduğum türk araştırmacı, yazardır kendisi. bazı kitaplarına okumak için şans verilebilir sanırım.
insanın kendisine yapabileceği en büyük iyilik nedir sorusuna şöyle bir cevap vermiştir:

--- alıntı ---

her gün en az iki kez iyi bildiğini düşündüğü bir şeye karşı nereden biliyorum diye sormaktır. eğer bu iyiliği her gün bir kere olsun yapabilirseniz bir ay sonra bambaşka bir insan olursunuz.

--- alıntı ---
devamını gör...

televizyon kayıp/kavuşma programlarında beklenen biri varsa kapı açılıp 'gelecek mi gelmeyecek mi' anlarında hep çalınan şarkıdır. bu yüzden hep o kısmı bende bir gerginlik yaratır.
devamını gör...

jorge semprun'un batılı sosyalistlerin geçirdiği dönüşümü, beş genç adamın * yaşamından kesitler sunarak aktardığı muazzam eserinin adıdır. kitap hesaplaşma adıyla da yayınlanmıştır. her ne kadar ''hesaplaşma'' adı kitap için uygun bir ad gibi gözükse de kitabın ana karakterlerinden birisi olan ''neçayev'' kod adlı roman karakterinin okurda bıraktığı iz, romana kattığı gizem ve sürükleyicilik sebebi ile ''neçayev dönüyor'' adı bana hem daha doğru hem daha çekici gelir.

romanın başlangıcında şöyle bir ifade yer alır; ''bir sabah, elie silberberg'in telefonu çalar. eski silah arkadaşı zapata'dır arayan, ''neçayev'le ilgili...'' der.

bu cümleyi okuduğunuz andan itibaren, kitap sizi içine alıyor. ondan sonra kendinizi kaptırıp gidiyorsunuz.

bahsedilen 5 genç ''proleter öncü'' adıyla bir örgüt kurarlar. şiir, felsefe ve politik yakınlıklarıdır onları bir araya getiren. içerisinden geçtikleri karşı devrimci sürecin önünde durmak için militan bir tutum izlerler. ancak bu süreç çok sancılı ve güven kaybına yol açan bir şekilde son bulur. örgütü fesih etme kararı alırlar. neçayev kod adlı roman kahramanımız ise buna karşı çıkar.

aslında arkadaşlarının fesih kararının arkasında yatan temel gerçek korkudur. başlarına gelecek olanlardan çekinmektedirler. beyinlerinde idealize ettikleri mücadelelerini, kalplerinde oluşan korkuya kurban vermişlerdir. ve bu korkuyu kutsallaştırmak için de sisteme bir adak adamaları gerektiğinin farkındadırlar. ve kurban bulunur. örgüt'ün feshine karşı çıkan ''neçayev'' hain ilan edilir. vicdanlarını rahatlatmak için ona bir seçenek sunarlar. derler ki; ''ya ülkeyi ve mücadeleyi terk edeceksin. ya da ihanetin cezalandırılacak.''

bu olaydan sonra ise neçayev'in intihar haberi duyulur ve diğer karakterler kendi yaşamlarında bu habere göre vaziyet alırlar. zira neçayev'in ölümü ve örgütün feshi hepsini rahatlatmıştır. bir dostu ve yoldaşı feda etmenin ağırlığını yaşamadan yollarına devam ederler. tabii burada elie'ye haksızlık yapmamak lazım. o korkularının esiri olmuş olsa da, vicdanının sesini bir türlü susturamamıştır.

diğer üç kafadar ise karşı çıktıkları her şeyin kölesi olurlar. kapitalizme entegrasyon süreçleri gayet başarılıdır. öyle ki; piramidin en üst seviyelerine kadar tırmanmışlardır. güç, para ve şöhret...

hepsine sahiptirler. çünkü düşmanlarını ona karşı mücadele ettikleri dönemden çok iyi tanıyorlardır. eski düşmanlarının tüm inceliğini bildikleri içinde, doğru kartları oynayarak sistem içerisinde başarılı olurlar.

işte tüm bu yaşananların ışığında zapata'nın elie'ye açtığı telefonu değerlendirdiğinizde içinizi kaplayan merak romana öyle bir tutunmanıza sebep oluyor ki, kitabı elinizden bırakamıyorsunuz. işlenen ilk cinayet de cabası...

neçayev'in intikamı mı ? yoksa kafadarların kendi içlerindeki ahlaki hesaplaşması mı ön plana çıkacak ?

ne olacağını ziyadesiyle merak ediyorsunuz. yazarın olayları anlatımı, karakterleri analizi ve kendi içerisinde gizemi tutarlı bir şekilde koruyabilmesi de romana keyif katıyor. asıl önemlisi kendinizi bu arkadaşların arasındaymış gibi hissetmeniz. söz hakkı sahibi olmak, bir şeyler söyleyebilmek, duruma müdahale etmeye çalışmak istiyorsunuz. hele ki, felsefi ve edebi tartışmaların/sorgulamaların içine katılabilme isteği duymak yok mu? işte o muazzam bir his. semprun'un bu hisleri okuyucuya aktarıyor olabilmesi ve kitabın derinliklerine dalıyor olabilmek, bir okur için dünyanın en keyifli şeyi.

elbette kitabı överken kendi penceremden gördüklerimi dile getiriyorum. siz pencereyi kapatıp, arkanızı dönüp çekip gidebilirsiniz. netice olarak herkesin farklı bir penceresi var.

benim içinse gerçekleşen; kitabı ne zaman okusam veya kitap ne zaman aklıma gelse, pencerenin önünde kalıp, uzun uzun düşünmek oluyor.

şu ayrıntıyı da vermek lazım; neçayev karakteri rastgele seçilmiş bir karakter değil. sergey neçayev'e bir gönderme var.

şöyle der ''devrimcinin anahtar kitabı''nda sergey neçayev;

devrimci adanmış bir insandır. kişisel çıkarları, işleri, duyguları, bağlılıkları, kişisel eşyaları, hatta kendi adı bile yoktur. ondaki herşey, biricik tek bir çıkar, tek bir düşünce, tek bir tutku devrim tarafından özümlenmiştir.”

karakterimiz de mi öyle ? bilemeyeceğim. * belki, yazar sadece adını ona olan saygısına binaen kullanmıştır. okur görürsünüz.

unutmadan şunu da söyleyeyim; kitapla ilgili elimde sağlam bir kamuoyu yoklaması var. yıllar önce kitabı önerdiğim 4 arkadaşımdan ikisi kitaba bayıldılar. diğer ikisi ise kitabı yarıda bıraktı. yani bu kitabı ya çok seveceksiniz, ya da hiç sevmeyeceksiniz. ortası yok...
devamını gör...

şekerli kavrulmuş fındıklı fransız tatlısı olarak adlandırılır.
devamını gör...

anitkabir en guzel yanidir tabii ki...
devamını gör...

merhabalar sevgili portakallar,
bu bir hatırlatma ve naçizane öneri tanımıdır.
#962705 numaralı tanımımda da belirttiğim üzere perşembe günü yapacağımız anadolu rock gecesi için ses kaydı göndermemiz için son tarih yarın saat 17.00'dır. son teslim tarihi yaklaştığı için ses kayıtları da hızla gelmeye devam etmekte bu nedenle bildiğimiz şarkıların çoğu anons edilmektedir. bu noktada sizlerden ricam şu an itibariyle isteyeceğiniz şarkıyı bana mesaj atarak "daha önce istendi mi?" diye sormanız. böylelikle sizleri ikinci kez ses kaydı almanız için yormamış olurum. anlayışınıza sığınıyor, sevgiler ve kalpler gönderiyorum efendim.
yarın gecenin yıldızlarının duyurusunu yazdığım tanımda buluşmak üzere!
devamını gör...

630 binden fazla twit atılmış an itibarı ile. saatlerdir gündem de olmasına rağmen bir adet savcı ve bir adet vicdan sahibi hakim çıkmadı. hepsi ruhunu şeytana satmış adi herifler.

birer adet vicdan sahibi hakim ve savcı aranıyor
devamını gör...

türk edebiyatının en iyi romanlarından birisidir çünkü bunu bir cümleyle anlatabilirim ama inceleme yazısı ele alacağım.
(ince memed = türkiye cumhuriyeti)
bu kadar iyi olmasının sebebi kesinlikle türkiye cumhuriyeti ve vatandaşlarını çok iyi temsil etmesidir.bir yabancı bana gelip türkiye hakkında bilgilendirici bir kitap okumak istiyorum dese onun eline ince memed'i veririm.2 haftada türk milletini çözer.yalnız 4 kitabıda okumanız gerek çünkü hepsi birbiriyle bağlantılı.
ikinci bir sebep ise bu romanı okurken fark ettim ki popüler kültür bu kitabı merkezine alarak bir şeyler yapmaya çalışmış(bkz: kibar feyzo) daha fazla örnek sayılabilir.
karakterlerin işlenişi mükemmeldir mesela ince memed aslında insan öldürmek istemez çünkü kendini hep küçük memed olarak görmüştür.ne zaman bir ağa insanlara eziyet eder işte o zaman o küçük bedendeki gözler şimşek çakar ve adaleti aramaya gider.
dikenlidüzü köyü memed'e destek verir ama ne zaman yönetici gelirse doğru olan şeyi bırakırlar çünkü güç doğruluktan öncedir.
ince memed mecbur adamdır çünkü böyle bir sistemin içine mecbur bırakılmıştır.ne kadar susmak istese de susamaz çünkü içinden gelmez. pastoral anadolu ortamında geçen 1984 romanıdır bana göre ince memed.
o kadar iyi tasvirler vardır ki cabbar ile olan eşkiyalık maceralarını okurken kendimizi orada hissederiz , çakırdikenleri bizim ayağımıza batar,ince memed'in meşhur atına onunla bineriz .
vayvay köylülerini takdir ediyorum ali safa bey köylerinide yaksa da onlar doğrudan vazgeçmedi.
ıraz anayla ince memed'in oğluna ne oldu ?

ince memedden bir daha haber alınmadı ,imi timi belirsiz oldu.
devamını gör...

ilk defa ocakta tencerede kek yaptım..
fırınimin olmamasından sebep..
yoklukda da insanın istediğine ulaşabileceğini deneyimledim..
devamını gör...

hepinizi ananas gibi görüyorum repliği gećen reklam
devamını gör...

saydığın ülkelerin başına eşek koysan yine aynı seviyede olurlar zaten.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim