parkinson
dopamin üreten beyin hücrelerinin azalmasıyla birlikte görülen sinsi bir beyin hastalığıdır. titremeler, denge kaybı ve hareketlerde azalma gibi tipik belirtiler görülmektedir. erken teşhis önemlidir fakat ilerleyici bir hastalıktır. tedavi ile sadece hastalığın seyrini yavaşlatabilirsiniz.
devamını gör...
söyleme dostuna söyler dostuna
söyleme sırrını dostuna oda söyler dostuna , uzatılmış şeklidir.
devamını gör...
türkiye'nin son yıllarda güçlendiği gerçeği
hayal dünyasıyla gerçek hayatı karıştıran yazar beyanı.
devamını gör...
banucabirhayat
kendisini fark ettiğim zaman profiline girdiğimde şu #1008020 tanımı karşıladı beni. daha fazla bir şey görmeme gerek olmadığını düşündüm ve takibe aldım kendisini. sokaktaki bir can için uğraşan, değer veren vicdan sahibi bir kalp bulduğum için çok mutluyum. bunun yanında keyifli sohbetlerin insanı benim için. o zaman iyi ki diyelim banuca *.
edit : dün ben bu satırları yazdıktan sonra başka bir minicik canın yaşama tutunma umudu olmuş kedi anası . #1091925. *
edit : dün ben bu satırları yazdıktan sonra başka bir minicik canın yaşama tutunma umudu olmuş kedi anası . #1091925. *
devamını gör...
sokağa çıkma kısıtlamasını kümeste delenlere ceza kesilmesi
bursa'nın inegöl ilçesinde, kovid-19 tedbirleri kapsamında sokağa çıkma kısıtlaması uygulanan saatlerde, bir kümeste toplanıp çay içen 4 kişiye ceza kesildi. kemalpaşa mahallesi adnan menderes bulvarı'nda hırsızlık ihbarı alan polis ekipleri, söz konusu bölgeye yönlendirildi. olayının gerçekleştirildiği iddia edilen evin bitişiğindeki kümeste ışık yandığını fark eden ekipler kümeste çay içen 4 kişiyle karşılaştı. ilgili kanuna muhalefet suçundan para cezası kesilenlerin "biz hayvanseveriz, tavuklarımızı aile ferdi olarak görürüz, kümes de bizim evimiz, sokak değil ki burası" dedikleri iddia edildi.
devamını gör...
suç ve ceza
öyle kitaplar vardır ki, muhakkak okunması gereken fakat doğru zamanı bekleyen. bunun yaşla da pek alakası yoktur bazen, hissetmeniz gerekir o vakti. bu roman da tam olarak öyle bir roman. uygun zamanı siz seçmelisiniz, doğru olan vakti... bu kitap benim dostoyevski ile tanışma kitabımdır. evet sağlam bir başlangıç yaptığımın farkındayım fakat asla pişman değilim.
raskolnik: 17.yüzyıl rusya'sında yapılan dini reformları/ düzeltmeleri kabul etmeyenlere verilen addır. kitabın ana karakteri raskolnikov, suç ve ceza arasında sıkışıp kalmış, devlet dairelerini, sistemi, insanları ve onların sorgusuz sualsiz bir yaşam sürmelerini eleştiren, bunu bir türlü kabul etmeyen çok zeki ve sivri dilli bir üniversite öğrencisidir. o, kendisini bile eleştirir, hem de fazlasıyla. ah onun o bitmek bilmeyen sorguları, eleştiri ve düşünceleri... bir tek raskolnikov'u etkiler tüm bunlar, hatta ona insan baltalatır. bu cinayetten sonra, dostoyevski'nin bir suçlunun psikolojik tahlilini ne kadar başarılı bir şekilde aktardığına şahitlik ederiz. bir suçluyla empati kurarız hatta kendimizi tam olarak onun yerine koyarız.
romandaki her karakterin tahlili kesinlikle kusursuz yapılmış. bununla ilgili bir rivayet vardır hatta: suç ve ceza yayınladıktan sonra, petersburg savcısı yazar hakkında dava açar. gerekçesi ise şöyledir: ''bir caninin ruhsal durumunu bu kadar gerçekçi ve ayrıntılı anlatan bir kişinin geçmişinde kesinlikle bir cinayet saklıdır. ''
raskolnikov dışında kitabın başka önemli simgesi de sonya'dır. ondan bahsetmemek haksızlık olurdu. ah sonya, sonya sırf sevdikleri mutlu olsun diye kendi mutluluğundan vaz geçebilecek kadar cesaretli biriydi. zayıf biri gibi tasvir edilmişti belki fakat o güçlüydü. kurtuluşa ve güzel günlerin geleceğine inanıyordu.
sonya: bilge, bilgelik demektir. bu bilge kız raskolnikov'a ışık olacaktır. ''garip ve zavallı insan! yedi büyük günahtan birini işledin. yedi büyük erdemden birini yitirdin!'' sözleri, sadece okumakla bile kulaklarımda yankılanmıştır.
sizi tanımak büyük bir keyifti raskolnikov ve sonya!
kaynak: 1
2
raskolnik: 17.yüzyıl rusya'sında yapılan dini reformları/ düzeltmeleri kabul etmeyenlere verilen addır. kitabın ana karakteri raskolnikov, suç ve ceza arasında sıkışıp kalmış, devlet dairelerini, sistemi, insanları ve onların sorgusuz sualsiz bir yaşam sürmelerini eleştiren, bunu bir türlü kabul etmeyen çok zeki ve sivri dilli bir üniversite öğrencisidir. o, kendisini bile eleştirir, hem de fazlasıyla. ah onun o bitmek bilmeyen sorguları, eleştiri ve düşünceleri... bir tek raskolnikov'u etkiler tüm bunlar, hatta ona insan baltalatır. bu cinayetten sonra, dostoyevski'nin bir suçlunun psikolojik tahlilini ne kadar başarılı bir şekilde aktardığına şahitlik ederiz. bir suçluyla empati kurarız hatta kendimizi tam olarak onun yerine koyarız.
romandaki her karakterin tahlili kesinlikle kusursuz yapılmış. bununla ilgili bir rivayet vardır hatta: suç ve ceza yayınladıktan sonra, petersburg savcısı yazar hakkında dava açar. gerekçesi ise şöyledir: ''bir caninin ruhsal durumunu bu kadar gerçekçi ve ayrıntılı anlatan bir kişinin geçmişinde kesinlikle bir cinayet saklıdır. ''
raskolnikov dışında kitabın başka önemli simgesi de sonya'dır. ondan bahsetmemek haksızlık olurdu. ah sonya, sonya sırf sevdikleri mutlu olsun diye kendi mutluluğundan vaz geçebilecek kadar cesaretli biriydi. zayıf biri gibi tasvir edilmişti belki fakat o güçlüydü. kurtuluşa ve güzel günlerin geleceğine inanıyordu.
sonya: bilge, bilgelik demektir. bu bilge kız raskolnikov'a ışık olacaktır. ''garip ve zavallı insan! yedi büyük günahtan birini işledin. yedi büyük erdemden birini yitirdin!'' sözleri, sadece okumakla bile kulaklarımda yankılanmıştır.
sizi tanımak büyük bir keyifti raskolnikov ve sonya!
kaynak: 1
2
devamını gör...
son görülmesi ve mavi tiki kapalı insan
bu insanların, bu durumu önemsemediklerinden adım gibi eminim. ben de bunlardan biriyim ayrıca. güzel insanlarızdır, zarar gelmez...
devamını gör...
yabancı uyruklu biriyle evlenmek
bakın gençler bu çok güzel bir fikir gibi görünebilir ama işim gereği çok sayıda yabancıyla evlenmiş türk insanının boşanma evraklarını okumuş biri olarak söylemeliyim ki o kadar da iyi bir fikir değil bence... din, dil, ırk gibi farklılıkları bir kenara bırakırsak en büyük sorun, kültürel farklılıklardan dolayı yaşanıyor. özellikle çocuk yetiştirme konusu çok büyük sorun oluyor. oğlumun bir arkadaşının annesi ingiliz, babası türk'tü. kadın evlendikten sonra müslüman oldu, hayat tarzı türklere çok benzerdi ama buna rağmen türkiye'de başta eğitim sistemi olmak üzere hiçbir şeyi beğenmiyordu, aslında söyledikleri de doğruydu ama eşi de türkiye'de yaşamak istiyordu. 3 çocukları vardı, öyle bir sistem kurdular ki 2 sene ingiltere'de, 2 sene türkiye'de yaşıyorlardı, 15 sene boyunca böyle yaşadılar, çocukların kafası çorba gibi oldu, her 2 senede bir ülke değiştirmek, farklı bir eğitim sisteminde eğitim görmek, çocuklar için aslında hiç de iyi bir şey değil, bir kere ne türkçeyi ne ingilizceyi doğru düzgün konuşabiliyorlar, anne babanın çocukların eğitimi konusundaki bu anlaşmazlıkları, bence o 3 çocuğun hayatını mahvetti.. baştan "sevgimizle her şeyin üstesinden geliriz" ile başlanan bu serüven, genellikle yaşanılan ülkeye alışamamanın bile sorun olduğu bir sıkıntılar yumağına dönüşüyor.. aman dikkat diyorum... istisnalar vardır elbette ama ben gördüklerimden yola çıkarak bunları yazdım..
devamını gör...
çaylaklar sekmesi hakkında
bugün ilk kez gördüğüm, sanırım sözlüğe yeni gelen özellik.
şu an çaylakların tanımlarını okumakta ve iyi yazanlara seri oylar vermekteyim.
tavsiye ederim.
hesap ayarlarından çaylak tanımlarını göster seçeneği var, onu açık yapmanız yeterli
şu an çaylakların tanımlarını okumakta ve iyi yazanlara seri oylar vermekteyim.
tavsiye ederim.
hesap ayarlarından çaylak tanımlarını göster seçeneği var, onu açık yapmanız yeterli
devamını gör...
pame radyo yayını
pame'de bu hafta rock tınıları var.
yunan müziğinde rock ve entehno arası gelip giden, kimi zaman blues'a, kimi zaman da pop müziğe yakınsayan rock türünde şarkılar geçmişten günümüze ilginç serüvenleriyle bu akşam saat 22:30'da pame radyo yayınında olacak. bekliyoruz.
blog.normalsozluk.com/
yunan müziğinde rock ve entehno arası gelip giden, kimi zaman blues'a, kimi zaman da pop müziğe yakınsayan rock türünde şarkılar geçmişten günümüze ilginç serüvenleriyle bu akşam saat 22:30'da pame radyo yayınında olacak. bekliyoruz.
blog.normalsozluk.com/
devamını gör...
bulantı
ana karakter roquentin'in dünyaya ve insana karşı duyduğu mide bulantısını son sayfalara kadar sartre'ın bir şekilde kelimelerle kusmasını beklediğimiz kitap. fakat işin inceliği aslında burada yatıyor; sonsuz bir tiksinti, bitmek bilmeyen bir bulantı...
dibe batıp çıkmaktan ziyade insana sonu olmayan bir düşüş gibi hissettiriyor. bir noktada yere çakılmak gerekecek belki ama asla zemine çarpmayacağınızı biliyorsunuz. işte tam olarak kitabı okurken deliliğin sınırlarında geziyor gibi hissetmenizin temel nedeni sanıyorum ki bu. selahattin hilav çevirisini önermekle beraber aslında roquentin'in kendine bu denli yabancılaşmasını bence sartre'ın kendi kelimeleri ile okumak daha çarpıcı olacaktır.
--- alıntı ---
je n'ai pas besoin de faire des phrases. j'écris pour tirer au clair certaines circonstances. se méfier de la littérature. ıl faut tout écrire au courant de la plume sans chercher les mots.
je n'avais pas le droit d'exister. j'étais apparu par hasard, j'existais comme une pierre, une plante, un microbe. ma vie poussait au petit bonheur et dans tous les sens.
--- alıntı ---
edit: imla.
dibe batıp çıkmaktan ziyade insana sonu olmayan bir düşüş gibi hissettiriyor. bir noktada yere çakılmak gerekecek belki ama asla zemine çarpmayacağınızı biliyorsunuz. işte tam olarak kitabı okurken deliliğin sınırlarında geziyor gibi hissetmenizin temel nedeni sanıyorum ki bu. selahattin hilav çevirisini önermekle beraber aslında roquentin'in kendine bu denli yabancılaşmasını bence sartre'ın kendi kelimeleri ile okumak daha çarpıcı olacaktır.
--- alıntı ---
je n'ai pas besoin de faire des phrases. j'écris pour tirer au clair certaines circonstances. se méfier de la littérature. ıl faut tout écrire au courant de la plume sans chercher les mots.
je n'avais pas le droit d'exister. j'étais apparu par hasard, j'existais comme une pierre, une plante, un microbe. ma vie poussait au petit bonheur et dans tous les sens.
--- alıntı ---
edit: imla.
devamını gör...
koklaması zevkli olan şeyler
benzindir. 97 oktan missss gibi.
devamını gör...
akp'nin gidici olması
biraz sonra troller başlığa dolusacaktir. ben şimdiden yazayım. gidiciler elbet, deniz bitti. ama sonrasında çok daha zor günler bekliyor bizi. diğer yandan hem ülke genelinde hem yerelde öyle pislikler sacilacak ki ortalığa bir ön yıl bunları konuşuyor olacağız sanırım.
edit : herkes, her şey bir yana en çok adalet mensuplarına çok kızgınım. bu işler geçtiğinde, kafalarını kumdan çıkartıp eski saygı ve güvenimizi beklemesinler bizden...
edit : herkes, her şey bir yana en çok adalet mensuplarına çok kızgınım. bu işler geçtiğinde, kafalarını kumdan çıkartıp eski saygı ve güvenimizi beklemesinler bizden...
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
her duyduğum sesi ezan sanıyorum.
devamını gör...
ya arş-ı aladayız ya yerin yedi kat dibinde
ne halde olduğuma tam anlam veremediğim zamanlarda kullanmaktan keyif aldığım ve içinde bulunduğum o anları en iyi şekilde anlattığını düşündüğüm sözdür.
kanımı alkolle seyreltip pembeleşinceye kadar ateşte beklettiğim tek boynuzlu at zamanlarımda çok kullanırım bu cümleyi. ama kafam nasıl güzel olur! yerimi yurdumu bilmem, zaten hiç bilemedim. gökyüzüne çıkıp alemi seyrettiğim de olur yeryüzüne inip kimsenin bana bakmadığını anlayarak hüzünlendiğim de.
alkol damarlarımda en hızlı tur zamanını elde edip poll pozisyonu kazandığında yağış yüzünden ağırlaşan zeminde ilk kazayı ne zaman yapacağımı düşünmeye başlarım hemen. çünkü tek kazada parçalanmam ben kolay kolay.
bazen de öyle nostaljik bir melankoli vurur ki beni alkol bir tercih nesnesi bile olmaz. kendiliğinden sarhoş portatif bir ruhla işporta tezgahında gelmeyecek alıcıları bekleyen çağın gerisinde kalmış plastik bir oyuncak şekline bürünürüm.
arş-ı alada ya da yerin yedi kat dibinde olmaklığım kurduğum saçma cümlelerde belli eder en çok kendini. bu akşam yerimi biliyorum çünkü yukarıda hiç saçmalamadım. burası başta çok serindi ama girince alıştı bedenim. boy veriyorum. jules verne abiyi saygıyla selamlayarak.
kanımı alkolle seyreltip pembeleşinceye kadar ateşte beklettiğim tek boynuzlu at zamanlarımda çok kullanırım bu cümleyi. ama kafam nasıl güzel olur! yerimi yurdumu bilmem, zaten hiç bilemedim. gökyüzüne çıkıp alemi seyrettiğim de olur yeryüzüne inip kimsenin bana bakmadığını anlayarak hüzünlendiğim de.
alkol damarlarımda en hızlı tur zamanını elde edip poll pozisyonu kazandığında yağış yüzünden ağırlaşan zeminde ilk kazayı ne zaman yapacağımı düşünmeye başlarım hemen. çünkü tek kazada parçalanmam ben kolay kolay.
bazen de öyle nostaljik bir melankoli vurur ki beni alkol bir tercih nesnesi bile olmaz. kendiliğinden sarhoş portatif bir ruhla işporta tezgahında gelmeyecek alıcıları bekleyen çağın gerisinde kalmış plastik bir oyuncak şekline bürünürüm.
arş-ı alada ya da yerin yedi kat dibinde olmaklığım kurduğum saçma cümlelerde belli eder en çok kendini. bu akşam yerimi biliyorum çünkü yukarıda hiç saçmalamadım. burası başta çok serindi ama girince alıştı bedenim. boy veriyorum. jules verne abiyi saygıyla selamlayarak.
devamını gör...
yapraklı deniz ejderi
phycodurus eques olarak da bilinen bir deniz canlısı. gövdesinde ki yaprak benzeri çıkıntılar sayesinde bu ismi almış. bu çıkıntılar onun avcılar karşı kamufle olmasını da sağlıyor aynı zamanda. maksimum 45cm kadar büyüyen bu canlılar, deniz yosunları ve küçük plantonlar ile beslenirler.
devamını gör...
ev işi yapmamanın boşanma sebebi olması
islam’a göre kadınların ev işi yapma gibi bir yükümlülükleri yoktur. erkek evin geçimini idame etmek zorundadır ama kadınlar ev işi yapmak zorunda değildir. modern bir hukuk devletinde bu durum boşanma sebebi sayılabiliyor ama baksan kadını ezen islam. komik.
devamını gör...
meja (yazar)
nickini görmüşken ben de yazmak istedim.evet sözlükte kesinlikle bir ağırlığı var. yazdıklarında olgunluk ve tutarlılık söz konusu. böyle yazarların olması sözlüğün kalitesini arttırıyor. sözelci olduğum için yazılanları bazen anlamamış olabiliyorum ama anladıklarımı mutlaka beğenirim. takip ettiğim belli bir çizgide olan bilgi küpü yazarımız. buradaki varlığın bizi mutlu ediyor.
devamını gör...
dokunan yanar
(bkz: dokunma yanarsın)
devamını gör...
ülkenin en önemli üç sorunu
işsizlik, enflasyon, mülteciler.
devamını gör...