muhammed ali,müslüman olmadan önceki adı cassius marcellus clay jr olan birleşik amerikalı eski ağır siklet boks şampiyonu.tüm zamanların gelmiş geçmiş en büyük boksörü olarak anılır.tüm zamanların en iyisiyim,kelebek gibi uçar arı gibi sokarım gibi daha bir çok repliği ve renkli kişiliği ile ünlenmiştir.

muhammed ali hem sporcu olarak hem özel hayatında çok farklı bir isimdi. onu efsane haline getiren sadece çok iyi olan boksörlüğü değil aynı zamanda bu kişiliğini dışarıya dobra bir şekilde yansıtmasıydı.1964 yılında sonny liston ı 6.raund da teknik nakavtla yenerek dünya ağır siklet boks şampiyonu ünvanını 22 yaşında kazandı ve islam'a geçtiğini açıkladı

.1967'de askere alınıp vietnam!a gönderilmek istenince benim vietnamlılarla bir sorunum yok onlar beni rengim ve ırkım yüzünden eleştirmiyor diyerek vicdani retçi olup orduya katılmayı reddetti.bunun üzerine şampiyonlukları elinden alınıp lisansı iptal edildi ve boks yapması engellendi.3 yıl boyunca maddi imkansızlıklar içerisinde üniverstelerde yaptığı para karşılığı konuşmalarla geçimini sağladı.1970!te tam bir üstteki yazarın aşağıladı diyerek ima ettiği siyahi rakibi joe frazier!in girişimleri ile 1970 yılında yeniden boksa döndü.1970'te joe frazier ile ünvan maçına çıktı ve kaybetti.

1973'te joe frazier ile unvan rövanş maçı için anlaştı. arada sadece joe frazier-george foreman maçı kalmıştı. frazier sürpriz bir şekilde iki raundda nakavt oldu. ali böylece önce fraizer ile maç yapıp arkasından da foreman'la maç ayarladı ve iki maçı da nakavt'la kazandı. böylece hem kaybettiği unvanını alacak hem de daha bitmediğini gösterecekti. 1974'te foreman’ın bahisçilerde 7'ye 1 favori olduğu maçta rakibini hiç beklenmedik bir taktik ile sekizinci raundda nakavt edip hak ettiği unvanı floyd patterson'den sonra tekrar elde eden ikinci boksör oldu. 1978'de l. spinks'e yenilip ardından aynı yıl rakibini yenince dünya şampiyonluğunu 3 kez elde eden ilk boksör oldu. o zamanlar sadece 2 dünya boks federasyonu olması değerini daha da farklı kılıyordu. 2008 yılı itibarı ile 8 dünya boks federasyonu bulunuyordu. muhammed ali'nin etkin döneminde en iyi boksörler, unvanı elde edebilmek için, mutlaka karşı karşıya gelirlerdi.

george foreman'in 1994 yılında 20 sene aradan sonra tekrar dünya şampiyonu olması ve unvanını çok kez savunması, o dönemin boksunun birçok ülkede neden "altın 70'li yıllar" diye anıldığını bize anlatıyor.lafı uzatmayalım ali 1978'te boksu şampiyon olarak bıraktı.fakat iki sene sonra o zamanın parası 8 milyon dolar karşılığı eski antrenman partneri lary holmes ile bir ünvan maçına çıktı,10.raund da antrenörü angelo dundee havlu atıp maçtan çekildiklerini ilan etti,ali eskisi gibi değildi ve gözüde kötü yaralanmıştı.bir yıl sonra trevor berbick ile bir maça çıktı ve o maçıda sayı ile kaybetti.

1984 yılında, muhammed ali amerika birleşik devletleri başkanı ronald reagan'ın yeniden seçilebilmesi için kendisine destek verdiğini açıkladı. 1991 yılında ali, körfez savaşı sırasında ırak'a gitti ve amerikalı rehinelerin serbest bırakılmasını müzakere etmek amacıyla saddam hüseyin ile bir araya geldi.

1996 yılında atlanta, georgia'da 1996 yaz olimpiyatları'nda ateşini yakma onuruna vardı.

17 kasım 2002 tarihinde, muhammed ali, "barış bm elçisi" olarak afganistan'a gitti. bm özel konuğu olarak üç günlük bir iyi niyet misyonuna ilişkin kabil'de bulundu.

27 temmuz 2012 tarihinde ali, londra'da, 2012 yaz olimpiyatları açılış törenindeki olimpiyat bayrağını taşıdı. parkinson hastalığından dolayı stadyumda bayrağı taşıyamayacak hale gelince eşi lonnie ayakta durmasına yardımcı oldu.

20 aralık 2014 tarihinde ali, pnömoni şikâyetine muzdarip hastaneye yatırıldı. ali bir kez daha scottsdale, arizona'da bir konuk evinde tepkisiz bulunduktan sonra idrar yolu enfeksiyonu rahatsızlığı ile 15 ocak 2015 tarihinde hastaneye yatırıldı. ertesi gün taburcu oldu.
muhammed ali'nin zamanının en iyisi olduğu kabul edilir. 2001 yılında hollywood tarafından hayatı filme alındı. ali adlı filmde muhammed ali'yi will smith canlandırdı.

parkinson hastalığı yüzünden uzun süre michigan'daki çiftliğinde gözlerden uzak yaşamayı tercih eden ünlü boksör, ringlerde 20 yıldır ağzından düşürmediği "bütün zamanların en iyisiyim" lafını ispatlayarak bir efsane olmuştur.

buna rağmen, 2001 yılındaki 11 eylül saldırıları üzerine muhammed ali, başında new york itfaiye müdürlüğü şapkası ile sıfır noktasına giderek destek ve dayanışmasını göstermek gereği duymuş ve şöyle demiştir:

“beni asıl inciten, 'islam' adının bulaştırılması ve 'müslüman' [adının] bulaştırılması ve sorun çıkarılıp nefret ve şiddete yol açılması. islam, katil dini değildir. islam, barış demektir. evde öylece oturup insanların sorunun kaynağı olarak müslümanları yaftalamalarına seyirci kalamazdım.
hayatını anlatan biyografik roman, 2002 yılında kaknüs yayınları tarafından yayımlanmıştır.
uzun süredir parkinson hastalığı ile mücadele eden muhammed ali 3 haziran 2016 tarihinde solunum yolu rahatsızlığı nedeniyle tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirmiştir.bu filmi izlerseniz alinin hayatını aynı dönem dövüştükleri farklı boksörlerden de dinleyebilirsiniz hemde eğlenceli filmdir belgesel tarzında.https://
devamını gör...

yatağa gitmekten korkmaktır. bu fobiye sahip kişiler, yatağa gitmekten korkarlar bunun en büyük sebebi de kabus göreceklerini düşünmeleridir.
devamını gör...

“ ben eskimeyen tek güzelliği sen de gördüm. sözleri ile aşkı anlatan, aşığa yazılan en güzel ümit yaşar oğuzcan şiiri.

“güzel olan
her günü seninle tekrar tekrar yaşamak
erimek yarını olmayan zamanlarda
durdurmak bir yerde bütün saatleri
bütün kuralları kırıp parçalamak
sonra varmak o yerlere
mevsimlere dur demek
kar yağarken çiçek açtırmak ağaçlara
güneşi bir akşam saatinde tutup bırakmamak
sonra doldurmak ay ışığını kadehlere
delicesine içmek
ve unutabilmek her şeyi ansızın
sevmek seni en yücesiyle sevgilerin
birlikte geçmiş, gelecek bütün çağları aşmak
güzel olan
sevmek seni tanrılar gibi
seninle tanrılaşmak...

bir gün bu akan sele dur diyeceğim, göreceksin
ne bu şehir kalacak
ne bu duygusuz sürü
bu korkunç kalabalık
her vapur seni getirecek bana
bütün istasyonlarda seni bekleyeceğim
kapılar sana açılacak
senin için söylenecek şarkılar
şiirler senin için yazılacak
her evde bir resmin
her meydanda bir heykelin olacak
ve sen kimi gün bir rüzgar gibi
kimi gün denizler gibi, bulutlar gibi
kopup ötelerden, ötelerden
yalnız bana geleceksin
bir gün bu akan sele dur diyeceğim göreceksin.

ben eskimeyen tek güzelliği sende gördüm
sende buldum erişilmez hazları
yanında sıyrıldım korkulardan, yalanlardan
duyguların en ölmezini sende duydum
susuzluğum dudaklarında dindi
yalnızlığım ellerinde
çoğu gün unuttum açlığımı
sende doydum...

ilk defa seninle bütünlendim, anlıyor musun
anladım yaşadığımı her nefes alışta
seninle geçtim bütün zamanlardan
seninle var oldum
eridim seninle bir sonsuz çalkanışta.

boynunda bir yer vardır, ben bilirim
ne zaman oradan öpsem,
değişir gözlerinin rengi
yanar dudakların, terler avuçların
dökülür kapkara aydınlık gibi
omuzlarına saçların
gitgide artar kalbinin vuruşları
bir musiki halinde dünyamı doldurur
ansızın bütün sesler kesilir
zaman durur
bir baş dönmesi başlar o en yükseklerde
her gün seninle yeniden var oluruz
eriyip kaybolduğumuz yerde...

sesini duymadığım gün
yaşanmış değil
açan çiçek değil
öten kuş değil
yüzünü görmediğim gün
içimde yıldızlar sönük
güneşler güneş değil
seni sevmediğim gün
seni anmadığım gün
olacak iş değil...

her günüm seninle geçsin
o güneşe en yakın
kimsenin varamayacağı bir dağ başında
uçsuz bucaksız uzak denizlerde
insan ayağı değmemiş ormanlarda
uzaklarda, en uzaklarda
o gemilerin uğramadığı limanlarda
ışığım ol, alınyazım ol benim
vatanım ol, evim ol
yeter ki bir ömür boyu benim ol
her günüm seninle geçsin...“
devamını gör...

hele bir de engelli sahiplendiyseniz yaşayacağınız huzurun tarifi yok.
devamını gör...

kedilerin evrimi ve evcilleşmesi diğer hayvanlara göre çok daha az insan faktörü içererek olmuştur. zira kediler, insanların etrafında ambar ve fare olduğunu fark edip kendileri, insanların yakınlarına gelmeye başlamışlardır. bu yüzden kediler hiçbir zaman tamamen evcil ve tamamen itaatkar bir tür olmamışlar hatta vahşi doğadaki kimi alışkanlıklarını bizimle de sürdürmüşlerdir.
hemen örnek vermek gerekirse;
mesela evinizdeki kediniz eve geldiğimizde ya da sabah uyandığınızda gelip ayağınızı bacağınızı kafasıyla dürtüyor ya, işte o "benim sürümdensin" demek.
evet vahşi kediler dahil her kedi etrafını sürü olarak görüyor ve bu hareketle sürüsünü işaretliyor.
ayrıca evet kediniz ev ahalisini de bir çeşit sürü olarak görüyor.
zaten bu yüzden kediniz sizinle tuvalete girmek istiyor ya da tuvalet kapısında bekliyor. zira vahşi doğada tuvaletini yapmak çok savunmasız bir an, başka yırtıcılar gelebilir, o yüzden kediler sürüsündeki diğer kediler tuvaletini yaparken nöbet tutmak dürtüsüne sahip.

işte sizinle sapık gibi tuvalete girmek istemelerinin sebebi bu *

canım kediler hakkındali kolektif bilgileri azıcık daha arttırdığıma göre bu gece de rahat uyuyabilitirim arkadaşlar. kedi anneleri tarikatımıza bu gecelik hizmetimi tamamladım çünkü.
devamını gör...

kimse viski içmiyor mu acaba dediğim başlık.. bugün de yalnızız..
devamını gör...

tam ağlamaya hazırlanırken tüm motivasyonu yerle bir eden durum.
daha da kötüsü şarkının ortasında yemeksepeti reklamı girmesidir.
devamını gör...

acayip az bilinen, nefis bir korku filmi. hatta o kadar az biliniyor ki muhtemelen türkçe alt yazısı bile yoktur. izlemek isteyenler ve ingilizce bilmeyenler belki online bir alt yazı çevirisi sitesinde ingilizce alt yazısını türkçeye çevirtip izlemeyi deneyebilir. bu arada belki de birileri türkçe alt yazısını da hazırlamış olabilir. aratmadan bilemeyizdir.

yeni zelanda, korku sinemasında aslında çok önemli bir ülke ama çoğu böyle süper filmi hep geri planda kalıyor.

burada, punk tiplerden tut satanist bir büyücüye; epey renkli karakterlerle ve korkunç yaratıklarla karşılaşıyoruz. bir tane de kadın karakter var ki, başrol oyuncusu adama yardım mı ediyor onun kötülüğüne mi çalışıyor anlamakta güçlük çekiyoruz.

bana göre düşük bütçeli bir filme göre görsel efektleri de fena değil. o dönemlerin fantastik bilgisayar oyunlarındaki cinematic videolar kalitesinde en azından.

korkuseverlere şiddetle tavsiye ediyorum bu filmi. cidden de enfes bir yapım.

film 2000'de çıksa da bolca 90'lar korku sineması etkisi taşıyor. o bakımdan, 90'lar sinemasına uzaksanız filmi sevebilir misiniz emin olamıyorum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

de'yi da'yı ayıramayanlara yüz vermeyen erkektir.. isterse kadın olsun..

bu da böyle biline! taliplerim varsa yazım kurallarını öğrenmelidir.
devamını gör...

sözlüğümüzün bir sekmesi.
günün en beğenilen tanımlarını gösterir.
bilmem farkında mısınız portakal sekmesi bugün bilgiden yıkılıyor.*
devamını gör...

yalan söyleyen, havalı görünmek için depresif gibi takılan insanlar beni oldukça irite etmektedir. bu tür insanlardan uzak durmak oldukça faydalıdır.
devamını gör...

bana göre dünyadaki en güzel keyf ikilisidir efenim. bu hazzı çok az şey veriyor şu hayatta. mümkünse bol köpüklü türk kahvesiyle daha bir hoş olur. yorgunluk alır, sakinleştirir...
devamını gör...

genelde kemalist güruhun segilediği tutum. ezhel'in erdoğan'a ettiği küfrü bile ifade özgürlüğü olarak değerlendiren atatürkçü zevat mka ile ilgili en ufak bir eleştiriye dahi tahammül edemez ve cezalandırmak ister.
devamını gör...

izlemekten keyif aldığım bir internet ünlüsüdür.

iyi ki de ünlü olmuştur.
devamını gör...

duyguları ondan daha iyi ifade eden bir şair görmedim. ‘en iyi şair’ kavramı tabi göreceli. ben bana hissettirdiği ve içimde olan ama kaleme dökemediğim duyguları nasıl ifade ettiğine bakarak değerlendiriyorum. hepimizin yoğun duygular içinde olduğu zamanlar olmuştur,ben de bazen bu duyguları yazıya dökmek istediğimde ‘ali topu at’,’yap ayşe yap’ tarzı basit ve anlamsız sözcüklere dönüşüyor. işte ona hayranlığım burdan. o an yazarken ne hissettiğini tam olarak biliyorum. intiharları olayına değinmeyeceğim; bu kadar yoğun ve acı içinde olan birini anlamak için illa tanışmaya gerek yok. ben onu şiirlerinden tanıyorum. hangi psikolojide olduğunu da sanırım en iyi ‘sen ağlama e mi?’ şiiri yansıtıyor. pek bilinmeyen, bana göre en ilginç şiirini de aşağıya bırakıyorum.

ben sersemin biriyim,
oturmuş senin için aşk siirleri yazıyorum.
ellerinin beyazlığından,
gözlerinin güzelliğinden bahsediyorum.
oysa ki sen bir ettir, ekmektir tutturmuşşun,
gözün dünyayı görmüyor.
al bu şiiri, götür sat,
para ederse
bir ekmek, yarım kilo pirzola al,
otur zıkkımlan...
devamını gör...

amaaan. dünyanın derdi beni mi gerdi.
devamını gör...

çok güzel bir atasözüdür.

bırakın iğneyi bazı insanlar çuvaldızı bile kendilerine batırmazlar efendim.
iğneyi ise ellerinden düşürmezler. bu insanlarla anlaşabilmek ortak bir zeminde hareket etmek neredeyse imkansızdır.

bana kalırsa sağlıklı bir iletişimin baş şartlarından biridir.
yine de siz siz olun kendisine çuvaldız dahi batırmayan insanların karşısında kendinize fazla batırmayın o iğneyi.
tatlı canınız yanmasın fazla.
devamını gör...

17. ve 18. yüzyıllarda fransa’da ortaya çıkan ve teolog (bkz: cornelius otto jansen)’in görüşleri etrafında şekillenen teolojik akımdır.
alın yazısının mutlaklığına, özgür iradenin olmadığına ve tanrı tarafından önceden seçilmiş az sayıda kişinin cennete gidebileceğine inanan katı bir felsefi görüştür.
1638'de vefat eden jansen'in ölümünden sonra yayınlanan eserini arkadaşı abbot jean du vergier de hauranne popüleştirmiş onunda 1643 yılında ölümünden sonra antoine arnauld tarafından yönetilmiştir.
jansen’in eserini yazarken öykündüğü temel doktrin başka bir eski çağ tanrıbilimcisi olan (bkz: aurelius augustinius)’un insan özgürlüğünün kısıtlı olduğu tezidir.
jansenistler, katolik hiyerarşisinde en büyük mücadelelerini insan özgürlüğüne önemli bir pay ayıran cizvitler’e karşı vermiştir.
bir janseniste göre; insanın günahlarından arınmak için ilahi bir lütufa gereksinim duyması zorunludur. ayrıca insanın hayatta yaptığı seçimler, kendi seçimleri değil, kaderin onu yönlendirdiği yoldur. tanrı doğmadan önce insanları günahkar ve günahsız olarak belirlemiştir ve isa sadece seçilmişlerin mesihidir.
bu katı ve katolik felsefi görüş 17. yüzyıl fransız toplumunda filozof ve matematikçi blaise pascal ve oyun yazarı jean racine gibi etkileyici figürleri de bünyesine katabilmiştir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

telefonumu evde unuttuğumu düşünerek evdekileri aradım... telefonumla.
devamını gör...

18 yıllık chivas içmek. hele güzel bir viski kadehinde içiyorsam kendimi mehmet karahanlı gibi hissediyorum bir an.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim