#875734
nolu tanımında şiir kitabımdan bahsetmiş yazar. sağolsun var olsun.
yalnız bir yanlışlık olmalı,
şairler, yazarlar, ressamlar genelde ölünce ünlü olur, bende bahseden yazar ölmüş.
reenkarnasyon olsa geri gelse.
kitabımdan şiir falan yazsa burda. *
şaka bir yana güzel tanımları var.
fuser geliyorsan gel gelmiyorsan hayde.
devamını gör...

meyvelerin çiçek açtığı, göçmen kuşların geldiği an.
mesela istanbul'da erguvan zamanı.
devamını gör...

büyük olasılıkla kendisiyle evlenmek isteyen bir rus kadını olsa, bekaretine falan bakmadan evlenecek olan kişi. istisnalar her zaman konu dışı tabi.

kendi köyünün öpülmüşünü beğenmeyen, karşı köyün bakire olmayanını alırmış.

ne istiyorsanız isteyin, istemek hakkınız belki ama çifte standart yapmayın.
devamını gör...

benim. bebeydim oraya düştüğüm zaman. 22 yaşında mıydım? sanırım. y o r u l d u m, vurdurmak, vurdurdum dövmesi, yalarum, nonnik, cikcik falan ne varsa orada öğrendim. oradan buradan alıntıladığı yazıları paylaşıp onları kendisinin yazdığını zannedip bizi onu kıskanmakla suçlayanları, mesaja cevap gelmeyince inşallah ölürsün diyen arkadaşları, bol bol psikolojik rahatsızlıkları gördüm. hatta bir ara cinsel organ atan bir yazar vardı, eleştirilere kulak asıp daha temiz donlar giymeye başladı deniyordu. ben künah diye bakmadım tabii. bilen bilir edep, hayâ ve ar gibi aynı anlama gelen tüm özelliklere sahip biriyimdir.

uludağ çok iyi yazarlara sahip sözlüklerden biriydi. sahiden enfes yazarlar vardı. akış harika başlıklar ile doluydu, kaliteli troll'ler, özenli yazılar, her meslekten zeki insanlar vardı. çok güzel buluşmalar düzenledik tanışıp, çoğu yakın arkadaşımla oradan tanıştım vs vs. sonra iyi yazarlar o güzel atlara binip gittiler. çünkü gruplaşma vardı, bir yazara kafayı takıp onlarca insan bir kişiye karşı linç başlatıyordu, duygusal ilişkiler ortaya seriliyordu, hakaret ve saldırganlık ile insanlar fikirlerini savunuyordu. ne oldu? bu durumu sorun etmeyen az sayıda insan kaldı orada. ben bunlara gelemem diyenler çekip gitti.

ve bu bir gelenek ya da kültür değildi. öyle olsa kaliteli yazarlar kalır ve yazmaya devam ederdi. sözlük bozuldu diye yazarlar gitti. 2016 sonrası sözlük ile ilgilenilmemesinin (meme dedim) saldırganlığı ve özensizliğini de uludağ geleneği adı altında pazarlamamak lazım gelir.

özetle, 2016 öncesi orada yazmaya başlamış herkes burada da zorlanmadan yazar. hatta keşke gelseler yazsalar ne iyi olurdu. keşkeler..
devamını gör...

sarı mikrofonun güldüren videolarından.

edit:
bu da güldüren parodisi.
edit 2: videodaki abimiz yunus dönertaş’ın 2021 temmuz’dan beri kayıp olduğu ve aylar sonra bugün kemiklerinden alınan örneklerle dna sonuçlarına göre aramızdan ayrıldığını öğrendim. üzülmemek elde değil. artık moralimiz bozulduğunda açacağımız bir video daha maziye karıştı. ışıklar içinde uyusun.
devamını gör...

hitabet yeteneği kuvvetli, aman nazar değmesin.*
devamını gör...

ösym'nin öğrencilerin bu konuda hep yanıldığını bildiği için sık sık soru şıklarına eklediği durumdur.
devamını gör...

konyalı olarak canımı sıkan durum. nüfusun %80i suriyeli olan bir mahalle var. aklınıza gelebilecek her halt orada dönüyor. uyuşturucu satıcıları, fuhuş, insan kaçakçılığı zaten en üst seviyede. gündüz vakti erkek halimle sokakta yürümeye korkuyorum, demişti bir abimiz.

suriyelilerin bastığı kafe

artık dönmeleri gerek. huzur bozuyorlar. kimisi iyi kimisi kötü ama yeter artık.

@merdumkaptan mahlaslı yazar durumu çok iyi ifade etmiş. kendisine teşekkür ediyorum. #739137
devamını gör...

ülkemizde bu tabirin ete kemiğe bürünmüş hali için: (bkz: demet akalın).
devamını gör...

tesadüf yoktur; tevafuk vardır!

ben de tesadüfe inanmayanlardanım.
devamını gör...

sevdiğimiz başarılı,samimi müzisyen.yaşamını köyde devam ettirmekte.
devamını gör...

"hakkını aramalısın. ben bunu bilir, bunu söylerim. sen kendi hakkını aramazsan kimse sana değer vermez!"

agatha christie dünyanın en çok okunan kadınıdır. kitapları benim gibi polisiye severler için mükemmeldir. onun hayatını okurken gördüğüm ve şaşırdığım bir olayı paylaşmak isterim.

"agatha christie'nin, archibald christie ile olan evliliği aynı zamanda o dönemin en garip ve doğrusu hâlâ daha tam netlik kazanmayan hikâyelerinden birinin ortaya çıkmasına zemin hazırladı. 1926'nın sonlarında archibald, agatha'ya başka bir kadına âşık olduğu için boşanmak istediğini söyledi ve agatha o gece kayboldu.
o zaman da zaten ünlü bir yazar olduğundan herkes onu bulmak için delirmişti. 10.000'in üzerinde polis memuru ve 15.000 gönüllü seferber oldu. gazeteler, bu haberi manşet yaptı ve arthur conan doyle (christie'nin hayranı olduğu sherlock holmes'un yazarı) bizzat ona ne olduğunu bulmaya çalıştı.
yaklaşık 10 gün sonra christie, teresa neele (kocasının aşığının soyadı, ne mizah ama) adıyla giriş yaptığı bir kaplıcada bulundu.
ancak hiçbir şey hatırlamadığını söyleyen agatha'ya doktorlar tarafından hafıza kaybı teşhisi konuldu.
numaradan mı yapmıştı, yoksa gerçekten kocasının anlattıklarından kaynaklanan travmatik bir şoka mı girmişti?
kimse gerçeği bilmiyordu tabii. ancak hikaye o kadar büyüleyiciydi ki onun hakkında yazmayı kesemeyen gazeteler, bu olaya sayfalarca yer verdi..."


tabii daha sonra boşanıyor ve ikinci eşi ile tanışıyor.
kendisi hakkında paylaştığım bu yazı 'kadın savaşçılar' adlı mükemmel illüstrasyonları ve dünyayı değiştiren 26 harika kadının hikayelerini barından kitaptandır. kesinlikle almanızı ve okumanızı da öneririm. kitapta da yazdığı gibi "kadın savaşçılar burada ve gitmek gibi bir niyetleri yok." kendini savaşçı gören bütün kadınlar -ki aslında bence hepimiz- buradayız ve gitmek gibi bir niyetimiz yok.
devamını gör...

son zamanlarda hakkında, var olup olmadığı konusunda çeşitli araştırmalar yapılan kavram.

sydney üniversitesi'nden bir araştırmacı meşhur pavlov'un klasik koşullandırma deneyini bitkiler üzerinde de denedi yakın zamanda. bezelye bitkileri, y harfi şeklinde bir yerde büyütüldü. ardından bu y'nin çatalının bir ucuna mavi ışık kaynağı yerleştirildi ve bitkilerin bu ışığa doğru büyüdüğü görüldü. sonrasında, kaynağın yanına bir de vantilatör eklendi ve bir süre sistem bu şekilde çalıştı. daha sonra vantilatör ışığın yanından alındı ve başka bir konuma getirildi. bitkiler bu kez, ışık vantilatörün yanındaymış gibi vantilatöre doğru yönlendiler. buradan -şimdilik- çıkan sonuç, bitkilerin de hayvanlar gibi öğrenme ve sonra öğrendiklerini hatırlama gibi bir yeteneğinin olabileceği.

tabii ki buna itirazlar da geldi. deneylerin tekrarlanması ve daha detaylı sonuçlar alınması gerekiyor.

başka bazı araştırmacıların bitkilerde bir çeşit sinir sistemi olabileceği konusunda bazı iddiaları var. iddiadan ziyade, bununla ilgili bazı deney sonuçları da var aslında. ancak elbette bitkilerde böyle bir sistem varsa, bunun hayvanlardaki sisteme benzemesini de beklememek gerekiyor.

bu arada bitkiler üzerinde yapılan çalışmalarda başka bazı ilginç sonuçlar da alınmıştı daha önce. mesela birçok bitkinin bulunduğu bir bölgede, bunlardan bir tanesinin kuruması durumunda, diğer bitkilerin toprak altından bu bitkiyi yaşatmaya ve onu bazı mineraller aracılığıyla desteklemeye çalıştıkları görülmüştü. domateslerle yapılan bir çalışmada ise, hastalığa neden olan organizmalara karşı bu bitkilerin birbirini bir çeşit uyarı sistemi ile uyardığı görüldü. bana göre en ilginç olan ise şu; bitkiler, stres altındaki ortamlarda bulununca çığlığa benzer bir sinyal yayıyorlar. üstelik mesela bir tırtılın yapraklarını kemirmesini, bitkinin algıladığına ilişkin deney sonuçları da var. yakın zamanda bu konuya ilişkin daha şaşırtıcı sonuçlar çıkacağını da tahmin edebiliyoruz buradan.
devamını gör...

nur suresi 31. ayet ile müslüman kadınlara yüklenilen sorumluluk. yani islami örtünmenin felsefesi.

kelime kökeni itibariyle, setr* kavramından türemiştir. hicab* kavramı ile karıştırılmamalıdır.

tesettürün 3 inceliği vardır.

birinci incelik; kadının bakışlarını sakınmasıdır. bilindiği gibi kadının bakışları erkeğe cesaret veren şeydir. eğer bakmak eylemi; cilve ve arzu uyandırmayacak şekilde olursa, bunda bir sakınca yoktur. yani sadece konuşan kişiyi dinleme, konuşurken karşı tarafla göz teması kurma vs vs gibi bir durum söz konusu ise; kadının erkeğe bakması haram değildir. bu şart, müslüman erkeği de kapsamaktadır.

ikinci incelik; ziynetini sakınmasıdır. ziynetten kastedilen şey, takı takmak değildir. ziynet, bazen giyilen kıyafettir. bazen, takılan takıdır. bazen, yapılan makyajdır. bazen, kadının ses tonudur*. bazen, giyilen topuklu ayakkabıdır*.

üçüncü incelik; örtünerek vücudun belirli yerleri hariç*, kadının vücudunu sakınmasıdır.

işin felsefi boyutuna gelecek olursak;

örtünme, islamdan önce de varolagelmiştir. iran da, hindistan da, yahudi toplumlarının büyük bir kısmında, çok ağır şartlar altında kadının örtünmesi istenmiştir*. islam ın tesettür anlayışı, kadını toplumdan soyutlamak değildir. eğer soyutlama söz konusu olsaydı; islamiyet gelmeden önce iran, hindistan, yahudi toplumlarında olduğu gibi hicab* söz konusu olurdu.

başka bir boyutta değerlendirilir ise; yaşlı kadınların*, tesettür şartlarının bazılarından muaf olması, islamda tesettür anlayışının, kadını kısıtlama amaçlı değil, bilakis kadını koruma amaçlı olduğunu ortaya koyar.
devamını gör...

yunanlı galip gelseydi ne hilafet ne saltanat yıkılacaktı, ne medreseler kaldırılacaktı. yani, yunan yönetiminde çok güzel yaşayacağını sanmış bunu söyleyen.
yani bir halk, esaret içinde yaşayacak. kadınların, çocukların yunan askerlerinin tecavüzüne uğraması, yunan mezalimi altında inim inim inlemesi, daracık bir bölgeye koyun sürüsü misali sürülmesi bunlar için pek önemli değil ama hilafet, saltanat, medreselerin kaldırılması önemli. tabiki de yunan yönetiminde gül gibi, mesut bir şekilde yaşamak önemli.
devamını gör...

--! spoiler !--

rahmetli başkan kennedy, taçsız kral pele, backenbauer, kaleci mayer, nadia comaneci, brigitte bardot, fenerbahçeli cemil.

--! spoiler !--
devamını gör...

bu başlık, tanım (entry) girerken birbirimize önerdiğimiz hususları listelemek için bendeniz tarafından açılmıştır. sözlüğe yeni başlayan arkadaşlarımız veya bu konuda bilgilensem fena olmaz diyen arkadaşlarımız şimdiden yıldızlasınlar lütfen.

benim şahsi önerilerim aşağıdadır:

1. öncelikle, tanım girerken buranın sözlük olduğu unutulmamalıdır. şahsi beyanımızı paylaşırken; örneğin "çok güldüğüm durum" veya "beni etkilemiştir" gibi girişler yapalım. kesinlikle dhdkdbjssj diye içeriksiz entry girmeyelim. (liste başlığı veya forumsal başlık olsa dahi)

2. entry girerken aşağıda gördüğümüz butonları uygun yerlerde kullanmaya özen gösterelim:
-b butonu yazıyı kalın (bold) yazdırır.
-i butonu yazıyı italik yazdırır.
-bkz butonu ile malum, (bkz: bakınız) verebilirsiniz.
-gbkz butonu ile başında bkz. yazmayan bakınız verebilirsiniz.
-* butonu ile, sözlük formatına uymayan bir yazıyı çaktırmadan araya kaynatabilirsiniz. *
-alıntı butonunu, malumunuz bir yerlerden alıntı yaptığınızda kullanabilirsiniz.
-spoiler butonunu (burası çokomelli), dizi, film, kitap vs. gibi spoiler içerecek tanımlardan önce mutlaka kullanmalısınız. bunu kullanmadan spoiler verirseniz kul hakkına girersiniz, ben diyim.
-link butonu ise link vereceğiniz zaman, linki tıklanacak bir kelimeyle maskeleyen bir butondur.

3. sizden önce birisi o başlığa entry girmişse lütfen özgün olun. kimse art arda aynı şeyleri okumak istemez.
devamını gör...

zor bir anket. chuck dizisinde olup gizli görevlere giden ahmak bir ajan olmayı isterdim good place dizisinde olup "kötü yer" adına çalışan bir iblis olmayı isterdim. tales from the loop dizisinde olup o enteresan boyutta kaybolmayı isterdim. stranger things dizisinde olup demogorgon beslemeyi isterdim. the boys dizisinde olup homelander'a bir çift laf etmeyi isterdim. * how i met your mother dizisinde olup bizim tayfanın oturduğu masanın çaprazında maclarens pub'da iki bira içmek isterdim. altered carbon dizisinde olup o ışıltılı, tehlikeli cyberpunk cehennemini dolaşmak isterdim. breaking bad dizisinde olup jesse'nin evinde günler süren partide sızmak isterdim. rick and morty dizisinde olup "show me what you goooot!" diyen kocakafalara "karabiberim vur kadehlere" demek isterdim. brooklyn nine-nine dizisinde olup hitchcock ve scully ile patlayana kadar yemek yemek isterdim.

ben biraz maymun iştahlıyım galiba. şimdilik aklıma gelenler bunlar... kurgusal gerçeklikte buralarda olmak istiyorum ama gerçek hayatta güzel sevgilimin yanında...
devamını gör...


"acı diyorum efendim,
o da evrensel olmalı;
bir çocuğun eline diken batsa;
insanoğlu yanmalı.


(bkz: farid farjad)
devamını gör...

yurdum insanı tarafından depresyon ve bipolar bozukluk gibi hafife alınan hede.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim