hücre 211
yönetmen koltuğunda, daniel monzon'un oturduğu, 2009 yapımı hapishane filmi.
aksiyonu bol, dramı bol, oyunculuklar eh işte, verdiği mesajlar oldukça düşündürücü, mutlaka izlenmesi gereken bir film. yaw gel de ispanyol sinemasına hayran olma, ölme, bitme.
filmin içeriğine gelelim:
göreve yeni başlayan juan'ın ilk iş gününde hapishanede isyan çıkıyor ve kendisi bu hengamenin ortasında mahkummuş gibi davranmak zorunda kalıyor.
oyunculuğunu çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim.
filmdeki en dikkat çeken karakter ise şüphesiz "malamadre".
kötü biriymiş gibi görünen, başta gıcık kapacağınız ama sonra çoook seveceğiniz bir karakter, tam karizma.
haksızlığa göz yummayan, zeki ve cesur bir karakter kendisi.
filmin özeti niteliğinde olan şu cümlesini de eklemeden geçmeyeceğim:
"hayat farkında olmadan bazen s*k*yr seni
"
beni en çok üzen kısım ise şurası oldu:
moraon'un baş ağrısı onu burada öldürdü.
aksiyonu bol, dramı bol, oyunculuklar eh işte, verdiği mesajlar oldukça düşündürücü, mutlaka izlenmesi gereken bir film. yaw gel de ispanyol sinemasına hayran olma, ölme, bitme.
filmin içeriğine gelelim:
göreve yeni başlayan juan'ın ilk iş gününde hapishanede isyan çıkıyor ve kendisi bu hengamenin ortasında mahkummuş gibi davranmak zorunda kalıyor.
oyunculuğunu çok beğendiğimi söyleyemeyeceğim.
filmdeki en dikkat çeken karakter ise şüphesiz "malamadre".
kötü biriymiş gibi görünen, başta gıcık kapacağınız ama sonra çoook seveceğiniz bir karakter, tam karizma.
haksızlığa göz yummayan, zeki ve cesur bir karakter kendisi.
filmin özeti niteliğinde olan şu cümlesini de eklemeden geçmeyeceğim:
"hayat farkında olmadan bazen s*k*yr seni
"
beni en çok üzen kısım ise şurası oldu:
moraon'un baş ağrısı onu burada öldürdü.
devamını gör...
kızıl boyunlu tangara
tangara cyanocephala olarak da bilinen güzel enkleri ile öne çıkan bir kuş türü. yaşadıkları bölge güney amerika'nın doğusundaki tropik ormanlarıdır. kafasının rengiyle boyunlarındaki lekeye göre 3 alt türü bulunmaktadır.
kaynak
kaynak
devamını gör...
fotoçoğaltıcı tüp
zayıf ışık kaynaklarıyla ilgili ölçümlerde kullanılan ve kaynağın gücünü yapay olarak yükseltmeye yarayan araç. pm tüp olarak da bilinir. çoğunlukla dinod, anot ve fotokatot adlı 3 bölümden oluşurlar.
ışık, yani fotonlar kaynaktan tüpe ulaştığında, önce fotokatota düşerler ve onun yüzeyinden elektron koparırlar. kopan elektronlar dinoda çarptıklarında bu yüzeyden yeni elektronlar sökerler. alet içerisinde 1'den fazla dinod vardır. dinodlar arasındaki elektron yolculuğu sonucunda, çok sayıda ikincil elektron dinodlardan sökülmüş olur. bunun sonucunda da 1 fotondan elde edilen elektron sayısı katlanarak artar ve dedektör üzerinde zayıf olması beklenen ışığın etkisi yükseltilmiş olur.
ışık, yani fotonlar kaynaktan tüpe ulaştığında, önce fotokatota düşerler ve onun yüzeyinden elektron koparırlar. kopan elektronlar dinoda çarptıklarında bu yüzeyden yeni elektronlar sökerler. alet içerisinde 1'den fazla dinod vardır. dinodlar arasındaki elektron yolculuğu sonucunda, çok sayıda ikincil elektron dinodlardan sökülmüş olur. bunun sonucunda da 1 fotondan elde edilen elektron sayısı katlanarak artar ve dedektör üzerinde zayıf olması beklenen ışığın etkisi yükseltilmiş olur.
devamını gör...
ilginç yemek isimleri
zıngata.
bazına.
çalkama.
samsun ( samsun iliyle uzaktan yakından alakası yok, neden bu ismin verildiği tam bir muamma).
bazına.
çalkama.
samsun ( samsun iliyle uzaktan yakından alakası yok, neden bu ismin verildiği tam bir muamma).
devamını gör...
entropi
sıfırlandığı takdirde evren ve zaman namına bir şey kalmayacak olan düzensizlik. geri alınması imkansız bir değişim olduğundan ötürü zamanın ileri akışıyla da birebir ilişkilidir. ve yine ilginçtir ki zamanın ölçümünü sağlayan saatler bile entropiden nasibini alıyor. hatta ve hatta bu saatler ne kadar dakik olursa, harcanan enerji de bir o kadar çok oluyor. bu durum ise entropiyi aynı oranda arttırıyor. yani zamanı ölçerek aslında olası bir “evrenin sonu”na daha da çabuk yaklaşmış oluyoruz.
konu üzerine bir makale;
konu üzerine bir makale;
devamını gör...
freud
avusturyanın geçen sene mart ayında yayınlanan netflix dizisi. sigmund freud un hayatından esinlenerek senoryalaştırılmış suç-gerilim türü 8 bölümlük dizi. konu freud olunca ilgi çekici fakat dizi psikoloji olarak beklentiyi karşılamıyor. yine de bu kaos havasındaki gizemli diziyi sevdim ve ikinci sezonunu beklemekteyim. senorya karışık fakat oyunculuklar çok iyi. özellikle freud'u oynayan oyuncu karizmasıyla ortalığı kasıp kavuruyor.
devamını gör...
portakallı cino
sol gözü kör kedi isimli yazar arkadaşımızın ukdesi.
iki çeşidi olan efsane cino çikolatasının portakallı olan versiyonudur. bir diğeri ise kayısılı olanıdır.
bence kayısılı olanı daha güzeldir. portakallı pek hoşuma gitmiyor.
iki çeşidi olan efsane cino çikolatasının portakallı olan versiyonudur. bir diğeri ise kayısılı olanıdır.
bence kayısılı olanı daha güzeldir. portakallı pek hoşuma gitmiyor.
devamını gör...
bir şehri sevmemek için sebepler
yobaz insanlarıdır. bu tiplerin ne hayvan ne de doğa sevgisi vardır. dini inançları paradır.
devamını gör...
kadınlar parasız erkeği sevmez
sevmez tabii niye sevsin istesin kendisine muhtaç olan kişiyi. manevi sömürüye bir de maddi sömürü mü eklensin. her zaman söylüyorum denklik önemlidir, diye.
devamını gör...
bankamatik kuyruğu
özellikle dibinize gelip atm hareketlerinizi izlemek istercesine davranan sabırsız şahısları ve uzun uzun işlemlerini içeride değil bankamatikte gerçekleştirmeyi ve insanlara işkence çektirmeyi seçen kişileri anmazsak olmaz.
devamını gör...
meteoroloji (yazar)
30 seneye yakındır ilgilendiğim bilim dalıdır.
halâ aynı şevk ile ilgileniyorum.
yazarımız için de başarılar diliyorum.
halâ aynı şevk ile ilgileniyorum.
yazarımız için de başarılar diliyorum.
devamını gör...
iş yerine erken gelen çalışan
işverenden önce gelen işini seven,motive edilmesi gereken ve gönlü hoş tutulması lüzum olan biricik çalışandır.yani ben!*
iki gündür ben bekliyorum,anahtarı verin içeride bekleyeyim bari,karı kışı var bunun zor olur.sözde 7'de gelecekti,neyse ki ona güvenip erken gelmemişim.
iki gündür ben bekliyorum,anahtarı verin içeride bekleyeyim bari,karı kışı var bunun zor olur.sözde 7'de gelecekti,neyse ki ona güvenip erken gelmemişim.
devamını gör...
kimseye anlatılmayan ilişkinin daha güçlü olması
yılların getirdiği gözlem yeteneği sayesinde katıldığımı düşündüğüm önerme.
her yerde anlatılan, yeri geldi mi geyiği yapılan, övüle övüle bitirelemeyen birçok ilişki kısa sürüyor. bu da yetmezmiş gibi arkadaşların gazlarıyla karşı cinsi gözünde büyütmek gibi sonuçlar çıkıyor. sonra da ver elini "sen değiştin ahmetler, önce böyle değildin aliler" kimse "o önceden de böyleydi, ben kafamda farklı tanımladım onu" demez.
velhasıl siz, siz olun ilişkinizi kimseye anlatmayın. bilmesi gerekenler * bilsin yeterli.
her yerde anlatılan, yeri geldi mi geyiği yapılan, övüle övüle bitirelemeyen birçok ilişki kısa sürüyor. bu da yetmezmiş gibi arkadaşların gazlarıyla karşı cinsi gözünde büyütmek gibi sonuçlar çıkıyor. sonra da ver elini "sen değiştin ahmetler, önce böyle değildin aliler" kimse "o önceden de böyleydi, ben kafamda farklı tanımladım onu" demez.
velhasıl siz, siz olun ilişkinizi kimseye anlatmayın. bilmesi gerekenler * bilsin yeterli.
devamını gör...
sonsuz otel paradoksu
insanların sonsuzluk kavramını tahayyül bile edemeyişlerini göstermek için alman matematikçi david hilbert'in ortaya attığı bir paradokstur.
buna göre, sonsuz sayıda odası olan ve tüm odaları dolu olan bir otel hayal etmemiz isteniyor. daha sonra, otele gelen yeni bir müşteri bir oda istiyor ama tüm odalar dolu, buna rağmen de sonsuz sayıda oda var. resepsiyonist, her bir odadaki müşteriye kendi oda numarasının bir fazlası numaralı odaya geçmelerini rica ederek bir numaralı odaya yeni gelen müşteriyi yerleştirerek sorunu çözüyor. çünkü n sonsuz sayıda oda olduğu için n'inci odadaki müşteri de (n+1)'inci odaya geçerek problem çözülmüş oluyor.
peki, otelin önüne, içinde sonsuz sayıda yolcusu olan otobüsler peşpeşe park etse ve bu sonsuz sayıda yolcunun her biri için sonsuz sayıda odası olan otelden odalar istense ne olurdu? önce her odadaki müşterileri, en küçük asal sayı olan 2'nin üssüne oda numaralarını koyarak çıkan sonuç numaralı odaya yerleştiriyor. her yeni gelen otobüsün içindeki yolcuları 2'den sonraki asal sayıdan başlayarak bir büyük asal sayıya doğru, her asal sayının üslerine yolcuların koltuk numaralarını alıp çıkan sonuç hangisiyse o numaralı odaya yerleştirmekle bulmuş. örneğin; ilk gelen otobüsün üçüncü koltuğunda oturan bir yolcusunuz diyelim. ilk gelen otobüs olduğu için en küçük asal sayımız 2'nin bir fazlası olan asal sayımız 3'ün üssüne koltuk numaramız olan 3'ü koyarak, çıkan sonuç olan 27 no'lu odaya yerleşmemiz gerekiyor. her bir otobüs için, bu asal sayıları 5, 7, 11 , 13, 17 diye bir arttırarak, yolcuların otobüsteki koltuk numaralarını da üslerine yerleştirerek, çıkan sonuç no'lu odaya yerleştirerek bu döngü sonsuza kadar devam ettiriliyor ve böylece herkese oda vererek bu problem çözülüyor.
ekleme: cözülemeyen sudoku tüm sırrı bozdu ya. cidden her yeni geleni (n+1), (n+2), (n+...) diye yapıştır geç ne uğraşıyorsun asal sayılar, üsler, müşterileri yerinden etmeler filan.
buna göre, sonsuz sayıda odası olan ve tüm odaları dolu olan bir otel hayal etmemiz isteniyor. daha sonra, otele gelen yeni bir müşteri bir oda istiyor ama tüm odalar dolu, buna rağmen de sonsuz sayıda oda var. resepsiyonist, her bir odadaki müşteriye kendi oda numarasının bir fazlası numaralı odaya geçmelerini rica ederek bir numaralı odaya yeni gelen müşteriyi yerleştirerek sorunu çözüyor. çünkü n sonsuz sayıda oda olduğu için n'inci odadaki müşteri de (n+1)'inci odaya geçerek problem çözülmüş oluyor.
peki, otelin önüne, içinde sonsuz sayıda yolcusu olan otobüsler peşpeşe park etse ve bu sonsuz sayıda yolcunun her biri için sonsuz sayıda odası olan otelden odalar istense ne olurdu? önce her odadaki müşterileri, en küçük asal sayı olan 2'nin üssüne oda numaralarını koyarak çıkan sonuç numaralı odaya yerleştiriyor. her yeni gelen otobüsün içindeki yolcuları 2'den sonraki asal sayıdan başlayarak bir büyük asal sayıya doğru, her asal sayının üslerine yolcuların koltuk numaralarını alıp çıkan sonuç hangisiyse o numaralı odaya yerleştirmekle bulmuş. örneğin; ilk gelen otobüsün üçüncü koltuğunda oturan bir yolcusunuz diyelim. ilk gelen otobüs olduğu için en küçük asal sayımız 2'nin bir fazlası olan asal sayımız 3'ün üssüne koltuk numaramız olan 3'ü koyarak, çıkan sonuç olan 27 no'lu odaya yerleşmemiz gerekiyor. her bir otobüs için, bu asal sayıları 5, 7, 11 , 13, 17 diye bir arttırarak, yolcuların otobüsteki koltuk numaralarını da üslerine yerleştirerek, çıkan sonuç no'lu odaya yerleştirerek bu döngü sonsuza kadar devam ettiriliyor ve böylece herkese oda vererek bu problem çözülüyor.
ekleme: cözülemeyen sudoku tüm sırrı bozdu ya. cidden her yeni geleni (n+1), (n+2), (n+...) diye yapıştır geç ne uğraşıyorsun asal sayılar, üsler, müşterileri yerinden etmeler filan.
devamını gör...
aramadan başlık açanlar ceza alsın kampanyası
aramadan başlık açanlar zorla radyo programına çıkarılsın ve aramazsan arama yar şarkısını söylesin. bence çok anlamlı..
devamını gör...
cuma günleri masa örtülerini eve götürüp yıkatmış nesil
yerli malı haftasını en güzel şekilde kutlayan nesille aynı nesildir.
devamını gör...
13 ocak 2021 ankara'da kar yağışı
az sonra sadece 1 tane kocaman, şehir büyüklüğünde parça düşecek ve tek parçayla bu iş kapanacak hissi veren yağış. bu kadar büyük kar tanesi mi olur?
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük,
sabah uyandığımda her şey yolundaydı aslında, ama sanırım stresten vücut direncim benden bu kadar demeye başladı. normalde başa çıkılabilir ve hafif olan alerjim tam bir geri dönüş yaptı, tüm cildime minik cam parçaları batıyor gibi hissettiriyor. sabah servise bindiğimde o kadar ağırlaştı ki sinirden ağlamamak için etrafımdakilerden konuşup dikkatimi dağıtmalarını istemek zorunda kaldım.
günün geri kalanı güzel geçer umarım.
sabah uyandığımda her şey yolundaydı aslında, ama sanırım stresten vücut direncim benden bu kadar demeye başladı. normalde başa çıkılabilir ve hafif olan alerjim tam bir geri dönüş yaptı, tüm cildime minik cam parçaları batıyor gibi hissettiriyor. sabah servise bindiğimde o kadar ağırlaştı ki sinirden ağlamamak için etrafımdakilerden konuşup dikkatimi dağıtmalarını istemek zorunda kaldım.
günün geri kalanı güzel geçer umarım.
devamını gör...

