kendi içerisinde bir sürü paradoks barındıran lakin teorik olarak mümkün olan über olay. teorik olarak dediysem öyle bir makineye atlayıp geçmişe gitmek gibi düşünmeyin. yine fizik yasalarının çerçevesinde gerçekleşecek olay.
bazı zamanda yolculuk yöntemleri.
- ışık hızına çok yakın bir hızda seyahat etmek.
- kara deliğin çekim alanına kapılmadan ( ki imkansız gibi ) yüzeyinde beklemek.
- kuantum sıçraması.
devamını gör...

pisidia ve phrygia'nın bazı bölümlerini kapsayan kent. tarihi ve doğal zenginliği güçlü olduğu kadar zamanında kaçak kazılarla tarihi mirası hayli zarar görmüş. insanlarının genellikle tarım ile geçindiğini gözlemledim, havası yayla gibi. kentte gezilip görülebilecek önemli bulduğum yerleri sıraladım. bu listede es geçtiğim çok yer oldu, kentteki bütün tarihi miras ve doğal güzellikler dahil değil. yararlanmak isteyenler için parantez içinde ilçeleri mevcut.

güneyden gelen ve aracı olmayanlar için önce bucak'ı gezmelerini öneririm. zaten önce bucak'tan geçeceksiniz ve tarihi gezi arzuluyorsanız bucak'ı mutlaka gezmek isteyeceksiniz.

öneri: burdur'a daha geniş bir pencereden bakmak isterseniz bilge umar'ın pisidia isimli kitabını kesinlikle öneririm. kitabı okurken burdur'dan çıkarılıp yurt dışındaki müzelerde sergilenen kalıntıları görünce insan üzülüyor. kentte neyi göremediğimizi görmek için de iyi bir kaynak. bilge umar pisidia'yı araştırırken burdur'u adım adım dolaşmış. çok da iyi bir anlatıcı. ilgilenenler için: bilge umar, pisidia, inkılap kitabevi.

antik kentler:
- sagalassos antik kenti (ağlasun)
- kibyra antik kenti (gölhisar)
- kremna antik kenti (bucak)
- boubon antik kenti (gölhisar)
- milias antik kenti (bucak)
- sia antik kenti (bucak)

müze:
- burdur arkeoloji müzesi (merkez)
- burdur doğa tarihi müzesi (merkez)
- taşoda konağı etnografya müzesi (merkez)

diğer yapılar:
- burdur saat kulesi (merkez)
- susuz kervansarayı / susuz han (bucak)
- incir han (bucak)
- hıdırlık kümbeti (dörtayak türbesi)
- pirkulzade kütüphanesi (merkez) (burdur müzesi bahçesinde)
- baki bey konağı (merkez)
- mısırlılar evi (merkez)
- tabak hamamı (merkez)
- piribaşlar kültür ve sanat evi (merkez)
- muallim mustafa sırrı özkan külliyesi (gölhisar)
- çelikbaşlar evi / mehmet akif ersoy kültür evi (merkez)

göl:
- salda gölü (yeşilova)
- burdur gölü (sular epey çekilmiş) burdur gölü kuş cenneti
- karataş gölü (karamanlı)
- yarışlı gölü (yeşilova)
- karacaören barajı (bucak)

park-orman:
- kargı köyü sığla ormanı tabiatı koruma alanı
- serenler tepesi tabiat parkı (merkez)
- oğuzhan kent ormanı (bucak)

kanyon:
- karanlıkdere kanyonu (altınyayla)
- serençay kanyonu (merkez)

mağara:
- insuyu mağarası (çatalağıl köyü)

burdur gölü'ne kadar gelmişken öztürk sarıca tarafından var edilen lisinia doğa'yı da es geçmemek gerek. burada gönüllü olarak çalışmak da mümkün. yanlış hatırlamıyorsam ücret karşılığında konaklama hizmeti de mevcut, emin değilim.
devamını gör...

"sence de hayat harikulade güzel, harikulade saçma bir şey değil mi?" (bkz: fakat müzeyyen bu derin bir tutku)
devamını gör...

nazım hikmet ran'ın bursa hapishanesindeyken piraye'ye yazdığı mektup/şiirdir.

bir tanem!
son mektubunda:
"başım sızlıyor
yüreğim sersem!"
diyorsun.
"seni asarlarsa
seni kaybedersem,"
diyorsun,
"yaşayamam!"

yaşarsın, karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlarda
ölüm acısı.

ölüm
bir ipte sallanan bir ölü.
bu ölüme bir türlü
razı olmuyor gönlüm.
fakat
emin ol ki, sevgili,
zavallı bir çingenenin
kıllı, siyah bir örümceğe benzeyen eli
geçirecekse eğer
ipi boğazıma,
mavi gözlerimde korkuyu görmek için
boşuna bakacaklar
nazım'a!


ben,
alacakaranlığında son sabahımın
dostlarımı ve seni göreceğim,
ve yalnız
yarım kalmış bir şarkının acısını
toprağa götüreceğim...
karım benim!
iyi yürekli,
altın renkli,
gözleri baldan tatlı arım benim;

ne diye yazdım sana
istendiğini idamımın,
daha dava ilk adımında
ve bir şalgam gibi koparmıyorlar
kellesini adamın.
haydi bunlara boş ver.
bunlar uzak bir ihtimal!
paran varsa eğer
bana fanila bir don al,
tuttu bacağımın siyatik ağrısı.
ve unutma ki
daima iyi şeyler düşünmeli
bir mahpusun karısı.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
gülhane parkı, fatih, istanbul.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

geceleri ağlamama sebep olan ders. platona felsefe okulunun girişine bilmeyen giremez yazdıracak kadar da önemlidir, beynim almamaktadır.
devamını gör...

bugün çin'den covid aşısı bekleyen türkiye, 1938 yılında çin'e kolera salgını sebebiyle aşı gönderiyor.

' 83 yıl önce çin'e aşı göndermek başarıydı, 83 yıl sonra çin'den aşı getirmek başarı oldu '

bakın 18 ocak 2021 tarihinde sinan meydan konuyu nasıl aktarmış.
buradan

edit: konu çok açık, bunun altında komplo teorisi aramak veya yok biz ona verdik o da bize veriyor şeklinde bir yaklaşım sergilemek gereksiz.

bu ülke 80 sene önce aşı üretebilirken, bugün aşıya muhtaç duruma nasıl geldi? bütün mesele bu...
devamını gör...

ejder bey eski trollerden birinin yeni hesabı muhtemelen ama henüz tam kim çıkaramadım. (bkz: swh) bu dünyada para verilecek çok daha faydalı faaliyet varken akıllı insan işidir. tamam ben de teknoloji aşığıyım ama 150 dolarlık bir telefonun 3000 liraya satıldığı bir ülkede yaşıyorsanız telefon işi sadece telefonsuz kaldığınızda para yatırılacak bir eylemdir.
devamını gör...

gündem gündem gundemdir.
devamını gör...

pazar gününü sevmeme nedenlerimdendi küçükken. kurbanlık koyun gibi sıramı beklerdim.
devamını gör...

henüz basmadığım yaştır. yarın bugünden daha mutlu olacak temennisindeyim.
devamını gör...

an itibarıyla eski yazarlar...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

gerekli önlemler alınırsa sorun olmaktan çıkabilecek olan durumdur.

kanada da abd de almanya da mülteci alıyor ama ne hikmetse onlarda böyle bir sorun yok. çünkü kalifiye, yetenekli, becerikli insanları mülteci olarak kabul ediyorlar da ondan.

bir de bizim ülkemize bak. sapığı, tacizcisi, tecavüzcüsü, hırsızı nerede işe yaramayan elaman varsa hepsini toplamışız. tabii bu lafım tüm mülteliler için değil. içlerinde kaliteli olanları da var eyvallah ama çok az.
devamını gör...

anne kokusu.
devamını gör...

başlık güzel, tanım güzel ama araya yine sevişmeyi sıkıştırmış ya lan.*
devamını gör...

insan dediğin gününün 10 saatini işyerinde geçiriyor ki yol falan derken 3 saatte öyle gitti diyelim, 8 saatte uyuduğunu varsayarsak eğer 3 saat zaman kalıyor kendisine.
bu kısıtlı zamanda kimle nasıl tanışacaksın en iyisi internet gibi sanal ortamlardır bi kere kimin ne olduğunu anlamak için tek kaynağa bağlı değilsin ne yer ne icer kısmı icin instagram, ne dusunur kısmı icin twittera baksan yeterli olmasa bile fikir verir.
siz bakmayın "internetten sevgili bulunmaz" diyen sözüm ona don juan, kazanova tiplere...
devamını gör...

ben, efsane, hepimiz vampiriz ve ben efsaneyim isimleriyle tekrar tekrar çevrilip yayınlanmış. richard matheson'ın okuduğum ikinci romanıydı, ilk okuduğum cehennem evi gibi oldukça sakin ama insanı diken üstünde tutarak uzun süre düşündürecek biçimde ilerledi. kitap o sakinliğine insanı o kadar alıştırıyor ki, herhangi bir aksiyonlu kısımda "bir an önce ortalık durulsa da rahat etsek..." diye iç geçiriyor okuyan.

spoiler vermeden artılarından bahsetmek gerekir ise, kitabı okurken, kahramanımız robert neville, gündüzleri geceye hazırlık olması adına bir şeyler yaparak geçirirken insanı tuhaf biçimde huzur kaplıyor, gece hiç olmayacak, hiç gerilmeyeceksiniz gibi hissediyorsunuz ama zaman ilerledikçe insanı tekinsiz bir his işgal ediyor, gece çökünce de tuhaf bir paranoyaya kapılmaya başlıyorsunuz. sevgili karakterimiz, dışarıda onu bekleyen vampirleri, minik gözetleme deliğinden seyrederken sizin de kalp ritminiz hızlanıyor. kitap adeta yaşatıyor kendisini, artı kısımlarından bir diğer kısım da sadece insanlar değil, bir zamandan sonra vampirlerin gözünden insanların da ne kadar acımasız ve kendi türünü devam ettirmek isteyen saldırganlar olduğunu görebiliyor, empati yapabiliyorsunuz, bu kadar mı? hayır. sevgili kahramanımız robert neville abimizin yalnızlığını o kadar üstünüzde hissediyorsunuz ki, bir zamandan sonra sevgili karakterimizin de hissettiği üzere, pes etmek, savaşıp direnmekten çok daha anlamlı geliyor, direnmek o kadar boş bir şeye bürünüyor ki...

filmin eksi demeyeyim de, biraz eksik bulduğum kısmı kesinlikle aksiyon denilecek herhangi bir olayın çok az olması ve elle tutulur olmaması oldu. ben istedim ki filmindeki gibi aşırı aksiyon sahneleri olsun, eve yetişmeye ekstra çabalasın, olağanüstü biçimde savunma yapacağı geceler olsun ama yok, çok fazla depresif, çok fazla melankolik, çok fazla yalnız ve aksiyondan uzak geçti ama su gibi aktı yalan olmasın.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

insanlara kurt türü hayvanlara dönüştüklerini düşündürten bir çeşit psikolojik rahatsızlıktır. nadir görülmektedir.
dönüşmeye olan inançlarından kaynaklanan bu duruma uyum sağlamak isterler ve parmaklarını pençe gibi kullanmayı severler.

1852 yılında ilk vaka görüldü. hasta garip bir şekilde kurtlara dönüştüğünü düşünüyordu. vücudunu kılların donattığına ve sivri dişleri olduğuna inanıyordu. ısrarla et yemek istiyordu. ondan sonra şimdiye dek yalnızca 14 vaka kaydedildiği bilinmektedir.
devamını gör...

vatan evladının, hiç bir ilgisi, alakası, haberi bile olmadığı savaşa kurban verilen savaştır, bahanesi nato ya , amerika'ya yaranmak ve bunların bizi rusya'nın yayılmasından korumak olduğu denir.
zaten kore'de rusların destek verdiği çin ve kuzey koreli lere karşı savaş vermiştir.
neyse olmuş geçmiş artık, allah orda vefat edenleri rahmet eylesin, mekanları cennet olsun.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim