kullanılabilir karma puanı olmayanlara, aşkta da kumarda da kaybedenlere selamlar.
devamını gör...

her geçen gün yeni şeyler yaşamaya, görmeye ve tecrübe etmeye devam ediyoruz dostlar. okudugumuz kitaplar, başımızdan geçen olaylar, çevremizdeki insanlar hatta dinledigimiz şarkılar bile bize bir şeyler katmaya devam ediyor. bu durumda ise değişmek kaçınılmazdır önemli olan nasıl değiştiğindir.
devamını gör...

yazarın kendi yazılarıysa normaldir ama yazarın kendi yazıları değilse işler karışır.
devamını gör...

okulun son günü herkesle vedalaşıp sarılırken 'onu sevdiğimi anlar mı acaba ?' diye düşünüp bir tek ona sarılmamıştım. çok üzülmüştü. affet beni!
devamını gör...

aynı zamanda kafasız yaşayan çok ünlü bir horozun adı'dır. (bkz: kafasız yaşayan horoz mike)
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hepimizin biraz farklı ya da abartılı davranışlar gösterdiği şu zamanlara ait farklı bir sanatsal yaklaşımla kendi duygularını icra etmiş insandır. mevlana, hacı bektaş veli misali hoşgörüyle yaklaşmak gerekir.

(bkz: haftaiçi gayet güzel giderken haftasonu dağıtıp boşluğa düşmek)
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kıymet bilen bir sözlük yazarı. böyle kadirşinas sözlük yazarlarına gereksinim var.
devamını gör...

sevdiğimiz bir yazardı, uzaklaştırılmış.
aralarında ne geçti bilemiyoruz fakat şunu biliyoruz ki; kalender ve lucifer gibi tescilli troller yakınımızdayken,
böyle kaliteli bir yazarın uzakta olması sözlüğü kaliteden uzaklaştırıyor, bizimde canımızı sıkıyor.
devamını gör...

rivayet odur ki; roma imparatoru marcus aurelius, savaştan zaferle çıkıp halk arasında zafer turu atarken kulağına bu cümleyi fısıldasın diye bir kölesini görevlendirmişti.
"memento mori, respice postte! hominem te esse memento." / " ölümü unutma. arkana bak! sadece bir insan olduğunu hatırla."

başka bir rivayetle devam eder hikaye; aynı köle bir yandan da imparatorun başının üzerinde ölümü simgeleyen bir defne çelengi tutar.

sanatın da özellikle orta çağ resminin de ana temalarından biridir bu. insanı son bir dansa götüren iskelet figürü ölümün kaçınılmaz olduğunu, tarafsız olduğunu, eşitlikçi olduğunu betimler. burada “danse macabre” / "ölüm dansı" kavramı devreye giriyor. kompozisyonlarda, ölümün dans ederken dahi, yani her zaman ve her yerde gelip bizi bulabileceğine ithafen, kraldan çocuğa, köleden efendiye kadar her kesimden insan, koluna girmiş bir iskelet ile birlikte betimlenir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

rönesans'a geldiğimizde, ölümün hatırlatılması ya da unutulmaması diyelim, daha çok natürmortlarda zemin buluyor. bu tür resimlere vanitas diyoruz, yani memento moriyi, hayatın faniliğini yüzümüze vuran kuru kafa dışında kum saati, kılıç, sürahi/bardak, mum, çalgı ve haritalardan kompoze edilmiş natürmortlar. bu nesnelerin seçilmelerinin şöyle bir nedeni var; zenginlik de, zevk de fani, aslolan ölümün kendisidir.

vanitas, latince bir kelime, ‘kibir’ anlamındaki "vanity" sözcüğünden türetilmiş.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynak
kaynak
devamını gör...

dün ekşi de bir başlık gördüm, ilgimi çekti tanımları merak edip baktım, başlık 2015 te açılmış ama yazarın giriş tanımından başka hiç bir şey yok.
burası fan-clup, çöpçatan veya chat platformu değil.
belki yazarın açılan başlık bilgisi ile alakalı bilgisi yoktur, belki ilgi duymıyordur, neticede kimse de her başlığın altına gelişi güzel olmayan fikrini beyan etmek istemez.
sabır ve zamana ihtiyaç var.
devamını gör...

sorgulayın, sorgulayalım türdaşlarım.
nazım hikmet'in dediği gibi yoksa nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa?

insanı insan yapan sorgulamak değil midir?
mutlu olmak adına insanı insan yapan en temel özelliklerden birine sırt mı çevirelim?
hem nedir mutluluk sanki söyleyin bana?
devamını gör...

abd gibi bireysel silahlanmanın aşırı fazla olduğu bir ülkede, yapılmayacak bir şaka türü olsa gerek.

şaka yapmaktan ziyade intihar etmeye çalışmış gibi geldi şahsen bana.
devamını gör...

olması gereken öyle ama benim mesaj kutusu tam ortada duruyor.
mesaj kutusu baya uzak olmalı.
mesajlaşmak için tanım girmiyorlar siteyi whatsapp yaptılar.

kaldır iko mesaj sistemini herkes tanımını girsin defolsun gitsin.
devamını gör...

önce psikanaliz ile başlayalım. sigmund freud 'un çalışmalarına ve teorilerine dayanıyor. kişilerin bilinçdışı düşünce, his, anı ve isteklere sahip olduğu varsayılıyor. amaç bastırılmış duyguları ön plana çıkarmak. yani bilinçdışı düşüncelerin su yüzüne çıkmasını sağlayarak kişi de var olan asıl şeyin tanımlanmasını olanaklı hâle getirmek.
bilinçdışını bilinçli hâle getirmek.
burayı hemen serbest çağrışıma bağlayalım:

psikanaliz yönteminin bir parçasıdır bu teknik. freud, bastırılmış olan duyguları hastalarının ilk aklına gelen şeyleri söylemelerinden yola çıkarak uygulamaya sokuyor. terapi esnasında bir söz veya fikir belirtmelerini istiyor. hastanın soru esnasında duraksaması, kötü bir an yaşıyormuş hissi, duygusallığı onunla ilgili parça parça ipucu veriyor. sonucu bir duygu boşalımına ulaşılırsa (bkz: katarsis) kullanılan teknik faydalı olmuş olacak..
yalnız rastgele kullanılan kelimelerin hızlıca ifade edilmesi bazı hastalar da etkili olmayabilir. hasta doktoru baskın bulup, sırf cevap vermek için ruh hâlinden uzak, alakasız kelimeler seçebilir. ya da cevap vermek istemeyebilir. o zaman bu yöntem boşa çıkacaktır. etkisi tarşılır tabii. benim dikkatimi çeken bir uygulama olduğu için biraz bahsetmek istedim. oyun olarak bile oynanabilir bence resmen tabu gibi. ama bir farkla burada yasaklı kelimeyi bulman gerekiyor.

bir de bunun kelime sürçmesi var. varda var.. freud bundan da yardım almaya çalışıyor. (bkz: parafraks) zamansız gelen bir kelimenin aslında bilincimizin arka bahçesinde yer alması gibi. gibi gibi....
ah freud yaktın bizi..

buzdağının görünmeyen kısımlarını nasıl irdelerim adlı bir tanım oldu. tım tım tınımına tanım.*
devamını gör...

her şey çok güzel olacak filminden beri cem yılmaz'ın iyi bir karakter oyuncusu olduğunu düşünürüm. bu filmdeki iskender karakteri ise her şey çok güzel olacak filmindeki altan'a göre bir kaç gömlek üstün.

aslında filmdeki tüm karakterleri çok beğenirim. cem yılmaz'ın diğer komedi filmleri gibi absürt karakterler içermez. hayatın içinden rol çalan yapıdadır hepsi. bu nedenle de film aslında dramatiktir. biraz da kara komedi.

hikayeye gelirsek de ailesi tarafından hor görülen ve sürekli kendini ispat etmeye, hatta bu şekilde toplumda yer edinmeye çalışan iskender'in hikayesini izleriz. maradona ise bu uğurda yol arkadaşıdır.

hikaye özgün gibi görünse de ilk izlediğimden beri yavuz turgul efsanesi gölge oyunu filminden esinlendiğini düşünürüm.
devamını gör...

eskiden gülmemek cool sanılırdı. bir tane gülen resmim yok eskilerden. bakışlar yeter sanırdık. sorsan dünyanın mesajını verirdik o mesajla. kim aldı o mesajı, hiç kimse. hep bir cool olmaya çalışmalar. 18 yaşında mıyız 68 yaşında mıyız belli değil. ne manasız bir enerji tutulması diyorum o günlere.
on yıldır gülüyorum her resme.
güzel çıkmak isteyen, on sene sonra resmine bakıp ne güzelmişim, ne güzel günler geçirmişim, ne güzel yaşamışım, iyi ki demek isteyen gülsün.
3 günlük dünya kas kas nereye kadar.
devamını gör...

katile soğuk espriler yaparak zaman kazanın.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

2021 en komik doğa fotoğrafları bla bla bla bişi yarışmasında yer alan fotoğraflardan. siteyi hatırlamıyorum, tek bildiğim "lan bu yoldaş'a benziyor" deyip galeriye atmam.*
devamını gör...

ben bile ne olduğumu bilmiyorum..*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim