kadınların kadınları sinir eden özellikleri
bir kadının başka bir kadını aşağılaması
devamını gör...
1000kitap
bir insanı tanımak için kitaplarına bakın, kitaplarındaki altı çizili cümlelere. insanların altı çizili cümlelerini görmeye yarayan harika bir uygulama.
benim okuduğum bir kitapta benim dikkat etmediğim cümleleri başkalarından okuyup kitabı anımsamak çok keyifli.
benim okuduğum bir kitapta benim dikkat etmediğim cümleleri başkalarından okuyup kitabı anımsamak çok keyifli.
devamını gör...
kapıcı kızı feriha
her çöp atmaya çıkışımda büründüğüm dizi karakteri, emir neredesin emir.
devamını gör...
kopyala yapıştır
hiçbir kaynak vermeden yapanları gördüğümde üzüldüğüm, ona yapılan beğenileri gördüğümde daha çok üzüldüğüm durum. bazen ben de boş bulunup beğeni yapıyorum. sonra bakıyorum ki yazı noktasından virgülüne kadar bir yerden alınmış ve buna dair en ufak bilgi verilmemiş. bazen yazıyı tekrar bulup beğeniyi bile geri çekiyorum.
araştırmayı hiç sevmediğimiz gibi hazıra konmaya da bayılıyoruz.
araştırmayı hiç sevmediğimiz gibi hazıra konmaya da bayılıyoruz.
devamını gör...
çayı şekersiz içenler terör örgütü
böyle davranan insanların çoğu şekeri yeni bırakmıştır.
devamını gör...
soul
seni hiç anmayacağım 2020 derken, çıkıp gelen ve tahminimce oscar’ı alacak çok güzel bir film...
devamını gör...
ders aralarında sözlükte takılmak
1 haftadır tarafım tarafından yapılan, sözlük aralarında ders çalışma sisteminin tersi durumdur.
devamını gör...
neye benziyorlardı
abd'li şair denise levertov'un, vietnam savaşı'nı ve amerika'yı eleştirdiği şiiridir.
çevirisi, cevat çapan tarafından yapılmıştır.
1-vietnamlılar taştan fenerler
kullanıyorlar mıydı?
2-törenlerle kutluyorlar mıydı
tomurcukların açışını?
3-sessizce gülme eğilimleri var mıydı?
4-süs olarak kemik ve fildişi,
yeşim taşı ve gümüş takınıyorlar mıydı?
5-destanları var mıydı?
6-konuşmakla türkü söylemek arasında
bir ayırım yapıyorlar mıydı?
1-efendim, yumuşak yürekleri taşa dönüşmüştü.
taş fenerlerin bahçelerde güzel yolları
aydınlatıp aydınlatmadığı hatırlanmıyor.
2-belki bir kez tomurcukları kutlamak için
toplanmışlardı,
ama çocuklar öldürüldükten sonra
tomurcuklar açmadı.
3-efendim, yanık ağızlara acı verir gülmek.
4-bir düş önce, belki. sevinmek içindir süs.
bütün kemikler kömür olmuştu.
5-hatırlanmıyor. unutmayın ki,
çoğu köylüydü; pirinç ve bambuyla
yaşıyorlardı.
sessiz bulutlar çeltik tarlalarında yansıdığında
ve bayırdaki setlerde korkusuzca yürürken manda,
belki babalar eski masallar anlatmışlardır oğullarına.
bombalar bu aynaları parçalayınca,
ancak çığlık atmaya vakit kalmıştı.
6-hâlâ türküye benzer bir yankısı
duyuluyor konuşmalarının.
anlatıldığına göre türkü söyleyişleri
pervanelerin ay ışığında
uçuşuna benzermiş.
kim bilebilir? artık her yer sessiz.
çevirisi, cevat çapan tarafından yapılmıştır.
1-vietnamlılar taştan fenerler
kullanıyorlar mıydı?
2-törenlerle kutluyorlar mıydı
tomurcukların açışını?
3-sessizce gülme eğilimleri var mıydı?
4-süs olarak kemik ve fildişi,
yeşim taşı ve gümüş takınıyorlar mıydı?
5-destanları var mıydı?
6-konuşmakla türkü söylemek arasında
bir ayırım yapıyorlar mıydı?
1-efendim, yumuşak yürekleri taşa dönüşmüştü.
taş fenerlerin bahçelerde güzel yolları
aydınlatıp aydınlatmadığı hatırlanmıyor.
2-belki bir kez tomurcukları kutlamak için
toplanmışlardı,
ama çocuklar öldürüldükten sonra
tomurcuklar açmadı.
3-efendim, yanık ağızlara acı verir gülmek.
4-bir düş önce, belki. sevinmek içindir süs.
bütün kemikler kömür olmuştu.
5-hatırlanmıyor. unutmayın ki,
çoğu köylüydü; pirinç ve bambuyla
yaşıyorlardı.
sessiz bulutlar çeltik tarlalarında yansıdığında
ve bayırdaki setlerde korkusuzca yürürken manda,
belki babalar eski masallar anlatmışlardır oğullarına.
bombalar bu aynaları parçalayınca,
ancak çığlık atmaya vakit kalmıştı.
6-hâlâ türküye benzer bir yankısı
duyuluyor konuşmalarının.
anlatıldığına göre türkü söyleyişleri
pervanelerin ay ışığında
uçuşuna benzermiş.
kim bilebilir? artık her yer sessiz.
devamını gör...
kavanoz kapağı açmak
kavanozdan kapağı ayırmak.
bıçakla havasını alıp açıyorum.
fazla hava insandada nesnedede sıkıntı. alınız.
bıçakla havasını alıp açıyorum.
fazla hava insandada nesnedede sıkıntı. alınız.
devamını gör...
ismini vermek istemeyen yazarların ismini vermek istememe sebepleri
bir insanın isminin onunla hiç alakası olmamasından dolayıdır.
buradaki isimlerimizi kendimiz koyuyoruz.
gerçek ismimizi bize sormadan koymuşlar.
buradaki isimlerimizi kendimiz koyuyoruz.
gerçek ismimizi bize sormadan koymuşlar.
devamını gör...
iki insanın arasında bağ oluşmasını sağlayan şeyler
anlayabilmek. acısını, korkusunu, umudunu, sevincini anlayabilmek.
devamını gör...
günün şiiri
kime sordumsa seni doğru cevap vermediler
kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus! dediler.
künyeni almak için, partiye ettim telefon
bizdeki kayda göre, şimdi o mebus dediler.
neyzen tevfik
kimi alçak, kimi hırsız, kimi deyyus! dediler.
künyeni almak için, partiye ettim telefon
bizdeki kayda göre, şimdi o mebus dediler.
neyzen tevfik
devamını gör...
yazarların en ünlü etkileşimi
benim için türkiye'deki en başarılı karikatüristlerden biri olan umut sarıkaya, biraz önce instagram'da bana takip isteği gönderdi.
devamını gör...
gecelerin ötesi
türk sinemasında toplumsal gerçekçilik akımının en iyi örneği olan 1960 yapımı metin erksan şaheseri.
kısaca konusuna değinecek olursak;
ait oldukları alt sınıf topluluktan kurtulmak isteyen aynı mahallede yaşayan ve farklı beklentilere sahip 7 arkadaşın ortak arzuları olan paraya ulaşmak için çete kurup giriştikleri benzin istasyonu soygununu anlatan 27 mayıs öncesi dönemde ülkenin sosyo ekonomik durumuna ve amerikan rüyası yaklaşımına bir eleştiri niteliğindedir. hepsinin farklı beklentileri ve hayalleri olmasına rağmen sonu aynıdır. kısa yoldan zengin olmak isteyen gençler, meşhur olmak isteyen müzisyenler, ezilen işçi sınıfları, zengin koca avcıları yıllardır değişmeyen yaralar yani.
film günümüzde bile izlenildiğinde değişen bir şeyin olmadığı hatta daha kötüye gittiğimizi anlamanızı sağlayacaktı kadir savun, erol taş, suphi kaner , metin ersoy , suna selen, hayati hamzaoğlu gibi gerçekten mükemmel sanatçıların rol değil de gerçekten o hayatı yaşadığına inanırsınız.
filmin müziklerine gelince bir yeşilçam filminden beklentilerinizi 5000 katı ile çarpın işte odur. hele son sahne anlatmak ile bitmez benim için yeşilçam'ın en underrated filmidir burada bile bu başlığın bu zaman açılması bunun göstergesidir.
kadir savun oyunculuğu için bu film içinde ayrı bir parantez açmak gerekir.
ödülleri:
en iyi yardımcı erkek oyuncu (türk filmleri yarışması-1961)
en iyi senaryo (türk filmleri yarışması-1961)
kısaca konusuna değinecek olursak;
ait oldukları alt sınıf topluluktan kurtulmak isteyen aynı mahallede yaşayan ve farklı beklentilere sahip 7 arkadaşın ortak arzuları olan paraya ulaşmak için çete kurup giriştikleri benzin istasyonu soygununu anlatan 27 mayıs öncesi dönemde ülkenin sosyo ekonomik durumuna ve amerikan rüyası yaklaşımına bir eleştiri niteliğindedir. hepsinin farklı beklentileri ve hayalleri olmasına rağmen sonu aynıdır. kısa yoldan zengin olmak isteyen gençler, meşhur olmak isteyen müzisyenler, ezilen işçi sınıfları, zengin koca avcıları yıllardır değişmeyen yaralar yani.
film günümüzde bile izlenildiğinde değişen bir şeyin olmadığı hatta daha kötüye gittiğimizi anlamanızı sağlayacaktı kadir savun, erol taş, suphi kaner , metin ersoy , suna selen, hayati hamzaoğlu gibi gerçekten mükemmel sanatçıların rol değil de gerçekten o hayatı yaşadığına inanırsınız.
filmin müziklerine gelince bir yeşilçam filminden beklentilerinizi 5000 katı ile çarpın işte odur. hele son sahne anlatmak ile bitmez benim için yeşilçam'ın en underrated filmidir burada bile bu başlığın bu zaman açılması bunun göstergesidir.
kadir savun oyunculuğu için bu film içinde ayrı bir parantez açmak gerekir.
ödülleri:
en iyi yardımcı erkek oyuncu (türk filmleri yarışması-1961)
en iyi senaryo (türk filmleri yarışması-1961)
devamını gör...
geceye bir suç aleti bırak
kitap.
istisnasız bütün devrimlerin temelinde yatan, onlara yol gösteren şeydir kitap.
ve her devrim girişimi, muktedir gücün nezdinde suçtur. ve her devrimin temelinde kütüphaneler vardır.
birçok savaşın sonunda; savaşı kazanan tarafın, ele geçirdiği topraklarda kütüphaneleri yok etmesi, muktedir güç açısından, kitapların ne denli tehlikeli olduğunun kanıtı değil midir?
kitaplar; bazen ruhu öldürür, bazen de diriltir. sizi öldürebilen ve diriltebilen şey, güçlü bir silahtır.
alttaki tanım editi: arkadaşımız farklı bir kullanım metodu paylaşmış. böyle bir yaklaşım da söz konusu. ancak biz john wick değiliz.
istisnasız bütün devrimlerin temelinde yatan, onlara yol gösteren şeydir kitap.
ve her devrim girişimi, muktedir gücün nezdinde suçtur. ve her devrimin temelinde kütüphaneler vardır.
birçok savaşın sonunda; savaşı kazanan tarafın, ele geçirdiği topraklarda kütüphaneleri yok etmesi, muktedir güç açısından, kitapların ne denli tehlikeli olduğunun kanıtı değil midir?
kitaplar; bazen ruhu öldürür, bazen de diriltir. sizi öldürebilen ve diriltebilen şey, güçlü bir silahtır.
alttaki tanım editi: arkadaşımız farklı bir kullanım metodu paylaşmış. böyle bir yaklaşım da söz konusu. ancak biz john wick değiliz.
devamını gör...
matematik yapamıyorsan çöpsün
bir filden uçmasını bir kuştan yüzmesini beklemek aptallıktır. keşke bunları anlayıp ona göre bir sistemimiz anlayışımız olsa diye iç geçirdiğim bir başlık.
devamını gör...
yaşanmamış olayları yaşanmış gibi anlatmak
ilgi manyaklarinin yapmayi çok sevdikleri şey.
devamını gör...
unutulmayan haberler
devamını gör...
mevlana celaleddin-i rumi
13. yüzyılda yaşamış fars sünni müslüman şair, fâkih, âlim, ilahiyatçı ve sufi mutasavvıf.
"bir mum, başka bir mumu tutuşturduğunda kendi ışığından hiçbir şey kaybetmez. tam aksine karanlıkların aydınlanmasına vesile olur."
"bir mum, başka bir mumu tutuşturduğunda kendi ışığından hiçbir şey kaybetmez. tam aksine karanlıkların aydınlanmasına vesile olur."
devamını gör...


