ama bu süper *

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sabah 69'du biraz önce 68'e indi. biri firar etti ama ben nerde güvenlik açığı bıraktım acaba?
devamını gör...

ben senin kısa donla gezdiğin günleri bilirim.
devamını gör...

bu diziyle ilgili hatırladığım tek şey, bediş'in kullandığı şeffaf içi görünen telefon. ne kadar imrendiysem artık beynime kazımışım.
devamını gör...

değilim ama hala umudumu kaybetmiş de değilim. umarım hayal kırıklığına uğramam sözlük, umarım..
devamını gör...

oldukça moralimi bozan şeydir.

adamlar, sırf 800 tanımları oldu diye hak etmedikleri halde kitap hediyesini kazanacaklar. düşünsenize yüzlerce karakterli tanım yazan yazarla, bu karakter * sayısı ayakkabı numaralarıyla aynı olan yazar eşdeğer. taş olsa çatlar be, insaf!
çaylaklık sistemi gelse de kurtulsam, diye bas bas bağırmaktayım sözlüğe her girişimde.

eskiden uzun tanımlarımızın, bilgi tanımlarımızın bir değeri vardı. şimdi kısacık tanımlardan, forumsal başlıklardan değerleri türk lirasının amerika'daki değerine düştü. yazık günah.

neyse, gelmişken başlıklarımın primini yapayım, başka türlü dikkat çekmiyorlar;
(bkz: hashima adası)
(bkz: alex)
(bkz: gökyüzü havuzu)
(bkz: kıyamet ambarı)

edit: imla.
devamını gör...

ne bal porsuğuymuş birader yav. daral geldi yeminle. sanırsız filozof..
devamını gör...

entry entrydir. doğruysa, güzelse beğenilir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

efenim bu kedi gibi. güneşi yakaladık mi affetmeyelim. ruhumuza bakım yapalım. gerekli gereksiz endişeleri bir kenara bırakarak anı hissedelim. her şey çok güzel olucak.umutvar olalım.
devamını gör...

üzerinden uzun zaman geçtikten sonra gerçek öneminin kavrancağını düşündüğüm yegane direniştir.
devamını gör...

(bkz: hümanizm)
devamını gör...

her cümlesi birbirinden güzel bir eser. çoğu şeye değinilmiş, çoğu duyguyu işlemiş bir eser.

gökyüzünü öpmek isterdim ömür hanım, gözlerimle değil dudaklarımla. yoruldum bulutları kirpiklerimde taşımaktan. delilik mi dedin? kim bilir...belki de yerde sü- rünmenin bir tepkisidir bu, ya da ne bileyim bilinçsiz bir aykırı olmak duygusu. gökyüzü de olmak isteyebilirdim değil mi? kim ne diyebilir ki?

(en sevdiğim kısımlarından)
devamını gör...

tanrısı uçan spagetti canavarı olan, akıllı tasarımı eleştirmek amacıyla 2005 te bobby henderson tarafından kurulmuş öylesine bir dindir. *
devamını gör...

tekrar aramızda olan yazar tanesi.

temiz hobaaa,
aslan hobaa,
kaplan hobaa,
süslü hobaaa* hoş geldin.

demek geri döndün, ne güzel yaptın. o minnoş parmaklarınla tuşlara basıp kelimeler yazıyorsun, onları da birleştirip anlamlı cümleler kurup insanlara bir şeyler aktırıyorsun öyle mi? vay bee. duygulandım lan. yazar gibi yazar.

yazar gelir gelmez nick altını doldurmuşsunuz, rahat bıraksanıza şu hanım yazarımızı. belli ki versiyonunu yükseltip geldi. gelişin beni şahsen çok mutlu etti hobacım. kafa sözlükle gurur duyuyorum, bir insan buradan bir kazanım elde etti sonuçta. artık yazılarını kendi yazıyor. bu görmezden gelinmemesi gereken bir gelişme. üstelik eski hobaa sıkışınca hemen kaçıp giderdi. bu gitmezzz. eski hobaa seri like atardı bu da atıyor. olsun her şeyi aynı anda öğrenemezsin yavaş yavaş oturacak hepsi. zaman lazım tabi. şu beğenilme arzun, insanların seni sürekli onaylamasına muhtaç olman, sözlük olmadan yaşamayıp geri dönmen bunların hepsi seni özel kılan şeyler. en en en sıkı takipçin benim. genellikle ibret alıyorum ama olsundu. sen yaz yeter temiz hobaa.

bu arada iyi ki kapattın hobaa eski hesabını, ne olmuştu öyle aç kapa aç kapa. yalama olmuştu bee. tertemiz bir başlangıç olmuş. kalemine kuvvet*. zaten gelir gelmez nazım hikmet ve dostoyevski alıntısı yapmış ve kalbimi hemen oracıkta kazanmış. bu ne derinlik hobacım yavaş girseydin biraz. #936168 şu tanım çok dikkatimi çekti. sen girmesen mi acaba bu 'ego mastürbasyonu' konularına. sen daha iyi bilirsin tabii. #935907 bu alıntını da çok beğendim. klişelerden neffffffret ederim çünkü.

sana takılıyorum kızmıyorsun değil mi hobacıım? ben de dayanamıyorum zaten beğenilmek için çaba gösterdiğimiz şu dünyada hazır anonim bir ortam bulmuşken içinden gelenleri yazmak yerine hala şov yapılmasına. sahtelik beni öldürüyor yavaş yavaş. bende söyleyiveriyorum beni de anla.

bak unutuyorum az kalsın iyi aklıma geldi. geçmişinden ders çıkardığına göre belki başkaları da nasiplenir diye şuraya sicilini bırakayım da bu boş girdim bir işe yarasın.*

(bkz: çalıntı tanım girmek)
(bkz: hobaaa3434)

kınanma editi: #939701 - k ı n a n d ı n ı z. ah he hobacıkk keşke yazdıklarıma bir cevabın olsaydı ama seni de anlamak lazım ne yazsan elinde kalacak. ben de isterdim başkası yerine kendi adıma utanmayı. en azından bir işe yarardı. her gün tanım yazarım hobacım merak etme o üçü çok yaparız zamanla. bu arada edep falan demişsin. hırsızlık-edep falan bilemedim ya. zıt kavramlar gibi geldi. olsundu.
devamını gör...

honore de balzac (fransız yazar): çok fazla kahveden boğuldu diye bilinir. ama aslında kalp yetmezliğinden ölmüştür. onu bu sebebe iten şey ise kupalarca içmiş olduğu kahvedir.

lev tolstoy (rus yazar): başka kalacak yeri olmadığı için tren istasyonunda kalmak zorunda olan tolstoy, soğuk bir kış günü donarak öldü.

virginia woolf (ingiliz yazar): ceplerini taşla doldurarak kendini ouse ırmağı'na bıraktı. ardında eşine bıraktığı şu sözler kaldı: sevgilim, yine çıldırmak üzere olduğumdan eminim. yaşadığım o korkunç anlara geri dönemem artık. bu kez iyileşemeyeceğim. sesler duymaya başladım, hiçbir şeye odaklanamıyorum. bu yüzden yapabileceğimin en iyisi olduğunu düşündüğüm şeyi yapıyorum.

slyvia plath (amerikalı yazar): çocuklarını odalarına götürdükten sonra odalarının kapılarını içeri gaz girmeyecek şekilde bantlar ve mutfağa gidip gazı açıp kafasını fırına sokarak intihar eder.

stefan zweig (avusturyalı yazar): 1941 yılında bezilya'da yaşarken avrupa'nın durumundan dolayı üzüntüden eşiyle birlikte zehir içerek intihar etmiş.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

hayırdır? ekşi sözlüğü buraya mı taşıyoruz? önemli olan konu hakkında ne yazdığınız değil. bu tür başlıklar insanları sınıflandırmaktır. kaldı ki bu, kişinin kendisinden başka hiç kimseyi ilgilendirmeyen kişisel bir mevzuudur. tartışma açılıp fikir beyan edilecek pek çok başlık bulunabilir.
devamını gör...

aynı yolu yürüyüp aynı yere varamamaktı seninle geldiğimiz nokta.
can yakıcı bir sensizlik vardı,
kabul edilemez bir yanlış,
buz gibi bir sessizlik...
uzunca düşündüm sonra üzerine,
birimiz gidiyorduk belki,
diğerimiz dönüyordu...
ben sana dönüyorken sen benden gidiyordun,
ve hangimiz başlatmıştı bunu bilmiyorduk...


sonra,
ömrümün geçtiği ama artık yabancısı olduğum şehrimin sokaklarındaki her kadın biraz bana,
her adam biraz sana dönüşüyordu.
susuyorlardı,
yüzleri asık,
içleri hüzünlüydü,
mutsuzlardı,
umutsuz,
yolları karanlık...


oysa ben gündüz bile sokak lambalarını yakıyordum;
giderek sana, giderek bana dönüşen herkes için,
hayal kırıklıklarımı göz kapaklarımın ardına gizliyordum sen görme diye,
ne kadar gizleyebilirdim sen bu kadar içimi görüyorken?
gizleyebilir miydim yıldızlar gibi elimi uzatsam sana dokunacak gibi oluşumun
ve senin tıpkı onlar gibi ışık yılları kadar uzak oluşunun
senden gidemeyişimin aslı sebebi oluşunu,
bu kadar biliyorken bendeki halini, gizleyebilir miydim?


peki bu kadar durduramazken ben gidişini,
neden yanıyordu hala sokak lambaları?


sen gidiyorsun... *
gidiyor yarınım, gidiyor evvelim, yaşamım sebebim gidiyor,
ama hepsinden önce sen gidiyorsun...
devamını gör...

tamamen gö*z korkusu...*
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

başlık biraz ilgi görünce hepsini okuyup tek tek seviyorum onları, yavrularım benim onlar. canlarım.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim