tanca
fas'ın kuzeyinde cebelitarık boğazında yer almaktadır. deniz kenarında baktığınızda, solunuz atlantik okyanusu, sağınız akdeniz ve önünüzde avrupa kıtası durmaktadır. 1940'ta general franco tarafından işgal edilmiştir. almanların yenilmesi ile franco şehirden çekilmiştir. fas'ın bağımsızlığını kazandığı 1956 yılına kadar tanca, stratejik konumu ve liman oluşu nedeniyle uyuşturucu, kaçakçılık ve casusluk trafiğinin kavşağı denilebilecek bir yer olduğu kayıtlarda geçmektedir. günümüzde turizm merkezi konumundadır. dünyanın farklı yerlerinden insanları kendine çekmektedir.
fas'ın karmaşasını, eski sokakları kültürünü yaşamak isteyenler için güzel bir tercih olabilir. yaz döneminde çok kalabalık olduğu, gece hayatının çok renkli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. moraccan whisky ( nane çayı) yudumlayarak cebelitarık boğazını izlemek, daracık sokaklarda kaybolmak güzel bir fikir olabilir.
ibni batuta'nın doğduğu şehirdir aynı zamanda. hava limanı da bu ismi taşımaktadır. bunun dışında george orwel, paul bowles gibi edebiyatçılardan hayatlarının bir dönemini burada geçirmiştir.
yaşayan insanlar ile , arapça, fransızca ( anadil), ingilizce ve karşı kıyı olması sebebiyle ispanyolca çok rahat iletişim kurulabilmektedir. ben ispanyolca ve yerler ingilizce kullandım. hatta cervantes ensitütüsünün bir şubesi dahi bulunmaktadır. türk olduğunuzu öğrendiğinizde insanlar sempati ile yaklaşmaktadır.
ben casablanca dan uçak ile geçtim oraya ama direk buraya gidecek iseniz thy ile gündüz gelip bütün gün havalimanında beklemek zorunda kalabilirsiniz. çünkü iç hat uçuları nedense gece yapılıyor. bu sebeple ya kazablanka da kaldıktan sonra gidilebilir veya araç yada taksi kiralayarak kazablanka'dan direk karayolu ile gidebilirsiniz. iki kişinin uçak bileti parasına oraya bir taksi ücreti kafa kafaya denk gelmektedir ( beklemem diyenler için küçük bir tavsiye). 3 saatlik kara yolculuğu sonunda da direk ulaşabilirsiniz.
bu güzide şehrin tarihi konusunda tarih bilen bir kafacı dan destek alabiliriz diye düşünüyorum.
fas'ın karmaşasını, eski sokakları kültürünü yaşamak isteyenler için güzel bir tercih olabilir. yaz döneminde çok kalabalık olduğu, gece hayatının çok renkli olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. moraccan whisky ( nane çayı) yudumlayarak cebelitarık boğazını izlemek, daracık sokaklarda kaybolmak güzel bir fikir olabilir.
ibni batuta'nın doğduğu şehirdir aynı zamanda. hava limanı da bu ismi taşımaktadır. bunun dışında george orwel, paul bowles gibi edebiyatçılardan hayatlarının bir dönemini burada geçirmiştir.
yaşayan insanlar ile , arapça, fransızca ( anadil), ingilizce ve karşı kıyı olması sebebiyle ispanyolca çok rahat iletişim kurulabilmektedir. ben ispanyolca ve yerler ingilizce kullandım. hatta cervantes ensitütüsünün bir şubesi dahi bulunmaktadır. türk olduğunuzu öğrendiğinizde insanlar sempati ile yaklaşmaktadır.
ben casablanca dan uçak ile geçtim oraya ama direk buraya gidecek iseniz thy ile gündüz gelip bütün gün havalimanında beklemek zorunda kalabilirsiniz. çünkü iç hat uçuları nedense gece yapılıyor. bu sebeple ya kazablanka da kaldıktan sonra gidilebilir veya araç yada taksi kiralayarak kazablanka'dan direk karayolu ile gidebilirsiniz. iki kişinin uçak bileti parasına oraya bir taksi ücreti kafa kafaya denk gelmektedir ( beklemem diyenler için küçük bir tavsiye). 3 saatlik kara yolculuğu sonunda da direk ulaşabilirsiniz.
bu güzide şehrin tarihi konusunda tarih bilen bir kafacı dan destek alabiliriz diye düşünüyorum.
devamını gör...
boji'nin tramvaya kaka yaptığı iddiasının asılsız çıkması
bir köpeğe iftira atmamışlardı onu da yaptılar helal olsun ne diyebilirim bilmiyorum.
devamını gör...
vergilius'un ölümü
bir hermann broch romanıdır.
bu hacimli kitap modern dünya edebiyatının en büyük ve en iyi örneklerinden biri sayılır. benim için de kesinlikle en iyi ilk on roman içerisindedir.
roman milattan önce 70 yılında galya’da doğan ve milattan sonra 19 yılında yaşlı bir adam olarak italyan brindisinde ölen vergilius dünyanın gelmiş geçmiş en büyük şairlerinden biri olan vergilius’un hikayesidir. bence başyapıtı olan aenis ile dünyadaki ölümsüzlüğünü garantilemiş olan ozan’ı dante de hocası sayar.
(bkz: ilahi komedya) da cehennemi ve araf’ı birlikte gezerler. cennete giremez vergilius bu kitapta ama belki gerçekte cennettedir. hermann broch’un kitabında ise vergilius’un son 18 saati anlatılır.
büyük şairin son 18 saatine ve ölümüne şahitlik ettiğimiz roman okunması çok zor ve yorucu olsa da sonunda insanın verdiği bütün emeklere değiyor.
kitabın çevirmenin iki gözüm ahmet cemal. kitabı bir çeviri şaheseri haline getirmek için tam kırk yıl uğraşmış usta çevirmen ve bence çeviri tarihine adını silinemeyecek şekilde de kazımıştır.
geniş bir zamanda ve odaklanarak okumanız gereken bu kitabı okurken yazarın ve çevirmenin kararlaştırdığı tempoya uymaya dikkat edin bence.
bu hacimli kitap modern dünya edebiyatının en büyük ve en iyi örneklerinden biri sayılır. benim için de kesinlikle en iyi ilk on roman içerisindedir.
roman milattan önce 70 yılında galya’da doğan ve milattan sonra 19 yılında yaşlı bir adam olarak italyan brindisinde ölen vergilius dünyanın gelmiş geçmiş en büyük şairlerinden biri olan vergilius’un hikayesidir. bence başyapıtı olan aenis ile dünyadaki ölümsüzlüğünü garantilemiş olan ozan’ı dante de hocası sayar.
(bkz: ilahi komedya) da cehennemi ve araf’ı birlikte gezerler. cennete giremez vergilius bu kitapta ama belki gerçekte cennettedir. hermann broch’un kitabında ise vergilius’un son 18 saati anlatılır.
büyük şairin son 18 saatine ve ölümüne şahitlik ettiğimiz roman okunması çok zor ve yorucu olsa da sonunda insanın verdiği bütün emeklere değiyor.
kitabın çevirmenin iki gözüm ahmet cemal. kitabı bir çeviri şaheseri haline getirmek için tam kırk yıl uğraşmış usta çevirmen ve bence çeviri tarihine adını silinemeyecek şekilde de kazımıştır.
geniş bir zamanda ve odaklanarak okumanız gereken bu kitabı okurken yazarın ve çevirmenin kararlaştırdığı tempoya uymaya dikkat edin bence.
devamını gör...
yazarların hayatını özetleyen şarkı
gel yaralarını ben sarayım.
devamını gör...
gazze blues
bir etgar keret ve samir el-youssef kitabıdır.
bu kitap müthiş bir öykü kitabı ama yazılma amacı sadece edebi değeri yüksek bir kitap ortaya çıkarmak değil. elbette iki yazar da edebi kaygılarına sırtlarını dönmeden yazmışlar öykülerini ama çok daha büyük, çok daha ulvi bir amaç var arka planda.
yazarlardan biri dünyanın her yerinde tanınan, tanrı olmak isteyen otobüs şoförü, nimrod çıldırışları gibi kitapların büyük yazarı ve altını çizerek söylüyorum ki israilli bir yazar olan etgar keret.
ikinci yazarımız ise türkçeye çevrilen bundan başka bir kitabı olup olmadığını bile bilemediğim ama bu kitaptaki öykülerini okur okumaz hayran kaldığım, yine altını çizerek söylüyorum filistinli yazar samir el-youssef.
peki neden altını çizdim bu iki sıfatın. çünkü onlar çok iyi iki arkadaş ve israil - filistin olayına bir son vermek için sırt sırta vermeye karar vermişler. fikir samir’den çıkıyor ve iki tarafın da insanlıktan çıkmaya meyilli olduğunu düşündüğü bir konuda tarafları insancıllaştırmak için bir kitap yazmayı öneriyor. elbette bu öneri keret tarafından hemen kabul ediliyor. iki nedenden ötürü: birincisi keret artık imza toplamaktan yorulmuş ve sıkılmış, ikinci neden ise samir az tanınan, keret çok tanınan bir yazar olması.
ikili, insanlara insan olduklarını hatırlatmak için muhteşem bir öykü kitabı yazmışlar. okuyalım.
bu kitap müthiş bir öykü kitabı ama yazılma amacı sadece edebi değeri yüksek bir kitap ortaya çıkarmak değil. elbette iki yazar da edebi kaygılarına sırtlarını dönmeden yazmışlar öykülerini ama çok daha büyük, çok daha ulvi bir amaç var arka planda.
yazarlardan biri dünyanın her yerinde tanınan, tanrı olmak isteyen otobüs şoförü, nimrod çıldırışları gibi kitapların büyük yazarı ve altını çizerek söylüyorum ki israilli bir yazar olan etgar keret.
ikinci yazarımız ise türkçeye çevrilen bundan başka bir kitabı olup olmadığını bile bilemediğim ama bu kitaptaki öykülerini okur okumaz hayran kaldığım, yine altını çizerek söylüyorum filistinli yazar samir el-youssef.
peki neden altını çizdim bu iki sıfatın. çünkü onlar çok iyi iki arkadaş ve israil - filistin olayına bir son vermek için sırt sırta vermeye karar vermişler. fikir samir’den çıkıyor ve iki tarafın da insanlıktan çıkmaya meyilli olduğunu düşündüğü bir konuda tarafları insancıllaştırmak için bir kitap yazmayı öneriyor. elbette bu öneri keret tarafından hemen kabul ediliyor. iki nedenden ötürü: birincisi keret artık imza toplamaktan yorulmuş ve sıkılmış, ikinci neden ise samir az tanınan, keret çok tanınan bir yazar olması.
ikili, insanlara insan olduklarını hatırlatmak için muhteşem bir öykü kitabı yazmışlar. okuyalım.
devamını gör...
kuran’ın insan yapısı olduğu gerçeği
her defasında and içen bir tanrı var ortada.
düşünün tanrı her defasında; and olsun ki diyor. kime yemin ediyor. neyi ispatlamaya çalışıyor.
ikinci durum ise; hep bir şiddet hep bir kasıp kavurma var.
üçüncü olay; kadın erkek ayrımı yapması...
düşünün tanrı her defasında; and olsun ki diyor. kime yemin ediyor. neyi ispatlamaya çalışıyor.
ikinci durum ise; hep bir şiddet hep bir kasıp kavurma var.
üçüncü olay; kadın erkek ayrımı yapması...
devamını gör...
antimilitarizm
savaş, ordu ve bilimum silahlı eylem karşıtlığı. benimseyene de antimilitarist denir.
devamını gör...
pitbull edinilmesindeki bilinçaltı
devamını gör...
yazarların hayatlarını devam ettirme motivasyonları
okumadığım bir sürü kitap var izlemediğim bir sürü film var.
öğrenince şaşıracağım şaşırınca seveceğim kıymetli bilgiler deneyimler var.
ailem var karşılık beklemeden seven hep sevecek olan ailem var.
dediğim başlıktır.
öğrenince şaşıracağım şaşırınca seveceğim kıymetli bilgiler deneyimler var.
ailem var karşılık beklemeden seven hep sevecek olan ailem var.
dediğim başlıktır.
devamını gör...
çok fena cehaletin döndüğü düşünülen yerler
tv'de tartışma programı diye geçen saçmalıklar.
devamını gör...
ibrahim zarap
eşine, hem de küçücük çocuğu yanında şiddet uygulayan ve teşhir edilmesi gereken kişi.
maalesef bizim medyamız mağdurların şeceresini dökerken suçluları isminin baş harfleri ile vererek gizler.
maalesef bizim medyamız mağdurların şeceresini dökerken suçluları isminin baş harfleri ile vererek gizler.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
attila ilhan'ın yazdığı bir mektuba nazım hikmet şiiri eklemesinden dolayı liseden atılması ve sonra yeni başladığı lisede edebiyat dersine nihal atsız'ın girmesi.
devamını gör...
ayrılığı anlatan en güzel cümle
"bir hoşçakala sığdırdı beni, yere göğe sığdıramadığım"
bu cümleyle necip fazıl kısakürek söylemiştir. en azından ben ne zaman görsem hep bir içim burkulur.
bu cümleyle necip fazıl kısakürek söylemiştir. en azından ben ne zaman görsem hep bir içim burkulur.
devamını gör...
aldanmak
devlet idare edenlerin olmayan lüksüdür, sığınamayacakları, mâkul olmayan bir mâzerettir. sâir bir kimsenin ise hayatta bir kez başına geldiğinde olay ve şartların özelliğine göre, toplum içinde normal kabul edilebilen, ikinci, üçüncü seferde aynı duruma düştüğünde ise aldatandan ziyâde aldananın eleştirilerek ahmaklığına hükmedilebildiği, güven duygusunun yalancılıkla suistimâl edilmesi neticesinde ortaya çıkan insana mahsus bir hatadır. allah bizi aldanan ve aldatanlardan eylemesin, özü-sözü bir, şiârı doğruluk olan dürüst insanlarla karşılaştırsın.
devamını gör...
bir başkadır
izlerken şu düşünce geldi ne kadar doğru bilemeyeceğim.
bunu çeken ancak bu ülkeyi her detayıyla, her insanıyla, kötüsüyle iyisiyle çok seven ve katkıda bulunmak isteyen bir insan olmalı. zaten bir başkadır dizinin adı. belki bir başkadır benim memleketim şarkısından. belki de albert camus nün yabancı’ sındaki dünyayı insanları bir başkasını anlamamaktan. ümitle bitirdiği için müteşekkirim bu arada. biraz aydınlandı ışıklar son bölümde. belki de gerçek dünya böyle değil ama ümitlenmeye hakkımız var evet yönetmen bey.
özet olarak sevmeyi bilmiyoruz mesajını çıkardım ben bu diziden. sinan seviyor ama höt höt yaptığı iyi şeyleri bile dile getiremediği için karısını (anlaşılmadığını sandığı için) deliliğe sürüklüyor. bir kadın bir başka kadını örtüsünden dolayı sevmiyor. yalnız erkek kadınları sadece seks için kullanıyor kadın dünyasını bilmiyor, kadın sevmesini bilmiyor. annesine bile faydası yok annesini sevmeyi bilmiyor. gülbin bunları en net gören karakter ama o da sorun yaşamış, atılmış dışlanmış, bir başkası olarak görülmüş. birbirimizi sevmeyi bilmememiz hep başkası olarak görmemizden. hep şu denir; insan tanımadığından, yabancı her şeyden korkar. sadece insan değil aslında kendini korumak isteyen her canlı. reflekstir yabancıya, başkasına karşı temkinli davranmamız. bu olgu her devlet, her yönetici tarafından kullanılır. türkiye’nin durumunda da tamamem siyasetin elinde kullandığı değişmez politikadır. yıllardır cılkını çıkardığı ama bizim hala uyanmadığımız bir olgudur. günümüzde de hala işe yaramaktadır.
bunu çeken ancak bu ülkeyi her detayıyla, her insanıyla, kötüsüyle iyisiyle çok seven ve katkıda bulunmak isteyen bir insan olmalı. zaten bir başkadır dizinin adı. belki bir başkadır benim memleketim şarkısından. belki de albert camus nün yabancı’ sındaki dünyayı insanları bir başkasını anlamamaktan. ümitle bitirdiği için müteşekkirim bu arada. biraz aydınlandı ışıklar son bölümde. belki de gerçek dünya böyle değil ama ümitlenmeye hakkımız var evet yönetmen bey.
özet olarak sevmeyi bilmiyoruz mesajını çıkardım ben bu diziden. sinan seviyor ama höt höt yaptığı iyi şeyleri bile dile getiremediği için karısını (anlaşılmadığını sandığı için) deliliğe sürüklüyor. bir kadın bir başka kadını örtüsünden dolayı sevmiyor. yalnız erkek kadınları sadece seks için kullanıyor kadın dünyasını bilmiyor, kadın sevmesini bilmiyor. annesine bile faydası yok annesini sevmeyi bilmiyor. gülbin bunları en net gören karakter ama o da sorun yaşamış, atılmış dışlanmış, bir başkası olarak görülmüş. birbirimizi sevmeyi bilmememiz hep başkası olarak görmemizden. hep şu denir; insan tanımadığından, yabancı her şeyden korkar. sadece insan değil aslında kendini korumak isteyen her canlı. reflekstir yabancıya, başkasına karşı temkinli davranmamız. bu olgu her devlet, her yönetici tarafından kullanılır. türkiye’nin durumunda da tamamem siyasetin elinde kullandığı değişmez politikadır. yıllardır cılkını çıkardığı ama bizim hala uyanmadığımız bir olgudur. günümüzde de hala işe yaramaktadır.
devamını gör...
normal sözlük'ün artık çok bozması
(bkz: daha dur bismillah)
devamını gör...
hem güzel insan hem de yazar olan herkes buraya
bu başlığı açmak farz olmuştu. 27 ağustos 2021'de açılan başlıkların özetini yazıyorum adeta.
sevgili yazar arkadaşım (bkz: immortel) kadın ve erkeklerin buluşabileceği bir yer istemişti. buyurunuz efenim. *
bu başlığı fiziksel olarak çirkin/güzel ayrımı yapmadan karakterde ve kalpte güzel/çirkin tartışması olması dileğiyle açıyorum.
bizi bir adım daha ileri götürüp güzel bakış açıları öğrenelim/görelim/istiyorum.
herkese bu başlık altında iyi toplaşmalar. *
sevgili yazar arkadaşım (bkz: immortel) kadın ve erkeklerin buluşabileceği bir yer istemişti. buyurunuz efenim. *
bu başlığı fiziksel olarak çirkin/güzel ayrımı yapmadan karakterde ve kalpte güzel/çirkin tartışması olması dileğiyle açıyorum.
bizi bir adım daha ileri götürüp güzel bakış açıları öğrenelim/görelim/istiyorum.
herkese bu başlık altında iyi toplaşmalar. *
devamını gör...
üzerindeki ölü toprağını atmak
bir süre kendi köşene çekildikten sonra güneşi görmenin daha faydalı bir düşünce olduğunu anlamaktır.
devamını gör...
ucuz bir şey kalmaması
şu anda ülkedeki en ucuz şey hayvanların ve insanların hayatıdır.
devamını gör...
10 ocak 2021 normal sözlük tanım rekoru
nereye gittiğini diğer sözlüklerin kafa sözlük başlıklarında az çok görüyoruz demek istediğim başlıktır.
korkanlar hakaret edenler kıskananlar haklı bulanlar başarısını takdir edenler bir sürü yorum var.
insanlar aç aç kendilerini satmayan bir sözlükte hareket etmeye açlar.
sözlüklerde olan iğrençliklerden uzak yaşamaya hasret kalmışlar.
her türlü rezaletin olduğu tanımlardan değerleri hiçe sayan hareketlerden bıkmışlar.
bu şüphesiz onların göstergesi.
buradaki ortam yardımlaşma ciddiyet eğlence hiç bir yerde yok şimdilik.
korkanlar hakaret edenler kıskananlar haklı bulanlar başarısını takdir edenler bir sürü yorum var.
insanlar aç aç kendilerini satmayan bir sözlükte hareket etmeye açlar.
sözlüklerde olan iğrençliklerden uzak yaşamaya hasret kalmışlar.
her türlü rezaletin olduğu tanımlardan değerleri hiçe sayan hareketlerden bıkmışlar.
bu şüphesiz onların göstergesi.
buradaki ortam yardımlaşma ciddiyet eğlence hiç bir yerde yok şimdilik.
devamını gör...