bu cümlenin önüne ya da arkasına "seni doğuracağıma taş doğursaydım" da derse, üzerine bir bardak su içilmesi gerekir.
(bkz: küfür etkisi yaratan ama küfür olmayan sözler)
devamını gör...

return of the king bölümünde rohan süvarilerinin kral teoden'in öncülüğünde şehri kuşatan orkları ezip geçtiği sahne.

sonrasında filler ve nazgullere yenilecekken aragorn'un hayaletlerle savaşa müdahil olması.


bu iki sahnede beni heyecanlandırır. gerçi ikinci filmdeki 5. günün şafağında da rohanın süvarileri fena yarmıştı kuşatmayı.
devamını gör...

(bkz: evet tarafından)
(bkz: g.o.r.a)
devamını gör...

"... bana şiir gelirken..."
ahh gözlerimi dolduran nadide arkadaş,
şiir bana hep acı gelir.
emeklerinize sağlık, kalbimi bıraktım bu güzel yayına sizler hep var olunuz.
devamını gör...

çok kişi olduğu için , genelikle tv sesiz de veya çizgi film kanallarında takılıyorum, görüp küfür edeceğim çok şahsiyet olduğu için , bari bu mübarek günlerde görmemek daha iyi.
devamını gör...

haçlı seferleri çok farklı bir boyut kazanmış olacaktı. dünya siyasi haritası günümüzden tamamen farklı bir halde bulunacaktı. en fazla cadı yakılan ülke rekoru bizde olacaktı.
devamını gör...

cahillerin laf atmaya çalıştığı paşa. enver paşa'yı yok 'askerler enverin yüzünden öldü' yok 'enver paşa ülkeyi batırdı' diyerek karalamaya çalışırlar. sarıkamışta 90.000 askerin enver paşa yüzünden şehit olduğunu söylerler. sonuna da 'mitralyöze hücum edip geberdi' diye eklerler.

1-askerler enver paşa yüzünden değil, kaçan rus kuvvetlerini emir dışında kovalayan hafız hakkı bey yüzünden şehit olmuştur.

2-şehit olan asker sayısının 90.000 olmasının imkanı yoktur, çünkü oradaki asker sayısı 75.000 bile değildir.

3-ülkeyin ekonomik olarak çökmesinin sebebi enver paşa değil, kontrolsüzce yapılan harcamalar ve padişahların lüksün afedersiniz b.kunu çıkarmasıydı.

4-o 'mitralyöze hücum edip geberdi' dediğiniz adam sizin çok istediğiniz kafkas-islam devletini kurmaya çalışırken şehit oldu.

allah rahmet eylesin. hain dedikleri adam sadece vatanperver bir paşaydı. hafiften hayalperestti ama kötü niyetli değildi.
devamını gör...

bu entry ;
haksızlığa uğrayarak gezegenlikten çıkarılmış plüton'a adanmıştır. sevgili plüton, sen hala bizim gözümüzde en kral gezegensin. *
devamını gör...

ansızın olmuş gibi davranıyoruz ya her seferinde, en korkuncu o. şeriat ilan edilse kim bilir nasıl şaşırırız?
devamını gör...

yıldız tilbe'nin tilbe'si ve deli:
uygur metinlerden itibaren "tilwe" olarak geçmektedir. hatta erzurum ağzında tilbe, tilve şekilleri hâlâ mevcutmuş. anlamı aynı, pek bir değişikliğe uğramamış. kaşgarlı abimiz "telü oğuzcadır" demiş, tilwe'yi belirttikten sonra. dede korkut'ta da "delü" şeklindedir. bkz. delü dumrul
devamını gör...

ülkede çok lazım olup sayısı(bihassa kalitelisi) eğitim sisteminden az olan mesleğe sahip olmak.

genelde böyle, misal depremlerimiz çok mimarlar ve inşaat bölümündekiler işsiz.

bu durumda beynimizdeki depremlere el atacak psikologlar yerine yürütülen politikadan mütevellit din kültürü öğretmenleriyle afyon basıp duruyoruz acılara.
devamını gör...

fransız şarkıcı-aktris isabella adjani'ye ait 1984 tarihli şarkıdır ve 'lacivert kazak' ya da 'deniz rengi kazak' olarak türkçeye çevrilebilse de klipten de farkedeceğimiz gibi aktrisin derin mavi göz rengi ile havuzun mavisi arasında benzerlik kurmamız istenmiştir.

etkileyici bir parça olmakla beraber video klibinin yönetmenliğini luc besson üstlenmiştir. buradan da anlıyoruz ki bu klip aslında bir kısa film niteliği de taşımakta.

bu arada klibin 1.50 dakikasında gördüğümüz tablo hiper-gerçekçi ressam roland cat'e aittir. bu tabloda, sular altında kalan bir paris'ten kesit görmekteyiz*.

isabella adjani'nin yorumu gayet iyi olmakla beraber sanırım bu şarkı da valentin stuff sayesinde benim için orijinalinden daha iyi olan cover'lar listesinin bir üyesidir. bunun sebebi ise stuff'ın bas sesiyle bana sanki okyanusun altındaymışım hissiyatı vermesidir*.

isabella adjani'nin yorumu;


ve valentin stuff yorumu;
devamını gör...

hunimi kabuğuma rapt eyledim
marulu 7/24 aralıksız yerim.
ben seni korkak bellemedim.
sadece senden daha deliyim dedim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

biraz huysuzmuşum ama sonradan toparladık.
devamını gör...

yönetmenliğini clive barker'in yönetmenliğini yaptığı 1987 yapımı film. doug bradley , gerilim sinemasında kültleşmiş rolü pinhead ile dünyada bu film sayesinde tanınmıştır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

pedofili; yetişkin bir kimsenin, ergenlik öncesi çocukları veya ergenliğe yeni girmiş olan kişileri cinsel açıdan çekici bulması ve cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlıktır.
bu tür hastalığa sahip kişileri ilk görüşte tespit etmek mümkün değildir.*
devamını gör...

diğerleri yamuk mu oluyor o halde.
devamını gör...

aynen şöyle bakardım :
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

birbirlerinden oldukca farkli , farklarindan oturu de oldukca degerli iki rus yazar. birini ustun tutmak, otekine yapilan bir haksizliktir diye dusunuyorum. dostoyevski' nin o isyankar hallerinin kalemine yansimasi, tolstoy'un ise aksine dinginlestiren uslubu ikisini de gokkusaginin iki farkli rengi kilmaktadir. pollyanna donemlerim de tolstoy'u tercih ederim, isyankar zamanlarimda ise, damardan dostoyevski alirim...
devamını gör...

bundan yaklaşık bir sene önce bir gece vakti geçmiş yaşamları keşfetme ve şifalandırma meditasyonu buradan yaptım. kendim üzerimde çalışmayı seviyorum. böyle çalışmalarda hissettiklerimi, yaşadıklarımı yazarım ve ilerleme kaydedip kaydetmediğimi görürüm kendimce.. bu meditasyon, benim için ilginç bir deneyim oldu. değişik bir meditasyondu, reenkarnasyona inanmıyorum ama kolektif bilince erişip hayatıma dair ipuçlarını aldığımı düşünüyorum. eski zamanlarda yaşayan rahibe teresa'nın kıyafetine benzer bir kıyafeti olan, 30 yaşlarında 3 çocuk annesi olan emma adında evli bir kadın gördüm. perişan bir haldeydi, eşi alkolikti ve onu dövüyor, sövüyor, her türlü kötü muameleyi yapıyordu. kadın, köy gibi bir yerde yaşıyordu. annesi babası ölmüş, kimsesiz bir kadındı. hayatında sadece eşi ve çocukları vardı. kendini çocuklarına adamış, fakirlik içinde pespaye bir hayat yaşıyordu. zalim eşine boyun eğmekten başka çaresi yoktu. en çok hissettiği duygu çaresizlik ve güçsüzlük ki fark ettim ki benim de hayatım boyunca en çok hissettiğim duygular güçsüzlük ve çaresizlik... eşinin yaptığı zulümden bir türlü kurtulamıyordu ama hayatının son yıllarına doğru eşi ölünce biraz daha rahatlıyordu. sonra 60 yaşındayken çocukları etrafındayken yatağında huzurlu bir şekilde ölüyordu. rahibe teresa kıyafetinin sembolik olduğunu düşünüyorum, kendini feda eden, boyun eğen, güçsüz, çaresiz bir kadın imajını temsil ediyordu sanki.. kendime çok dersler çıkardım umarım doğru dersler çıkarmışımdır. insan, kendisi olmayınca çok acı çekiyor, kendimi gerçekleştirmek için bu dünyaya geldim ve beni kendim olmaktan alıkoyan her şeyden korkmadan uzaklaşarak kendi duygu, düşünce ve fikirlerimi korkmadan ifade etmeliyim. hepimizin biriciğiz, tekiz, eşsiziz, bunun bilincinde olarak hiç kimsenin bize kötü muamele etmesine izin vermeyecek kadar güçlü ve cesur olmalıyız. yeri geldiğinde hayır diyebilen ve kendi haklarını agresif olmadan savunan özgür bireyler olmalıyız.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim