evet sayın sözlük karma puanlarımı kullandığım en faydalı yeni özellik oldu kendisi. çünkü beni takip etmeye değer görmüş insanları merak ediyorum. yanlış anlaşılmasın da biraz da takibe takip takıntılıyım. ha beğendiğim yazarı bırak takibi kavgalı olsam bile sorgusuz takip ederim o ayrı.
devamını gör...

bir kaçışın başlangıcıydı, otobüs camının ardından çekilen bir fotoğraf / aşti

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bu adamdır sempati duyduğum kötü karakter:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görselin kaynağı

da vinci'nin şeytanları adlı dizideki kont girolamo riario...

nedense çok da çekici geliyor...

edit: bozuk görsel linki düzeltildi.
devamını gör...

okuduğum şehre geldim, üniversiteye de uğrayayım dedim. fakülte bahçesinde tüm akademik kadro toplanmış, beni de oturttular. avlu şampiyonlar ligi gibi, profesörler, doçentler, dekan bey daha yeni yukarı çıktı.
devamını gör...

aslında hareket etmeyen nesnelerin hareket ediyormuş gibi algılanması durumuna denir. ışıklı tabelalardaki ışıkların yanıp sönme hızının hareket algısı yaratması gibi bir durum.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

buluşma yeri olarak ilginç bir yer seçmiştir.
devamını gör...

ülkemizde gazeteciliğin geldiği noktayı gösteren araçtır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

kaynak
devamını gör...

fatoş isimli de bir parçaları vardır. aslında fatoş şarkısı fıransızların la rirette isimli bir şarkısının komikleştirilmiş, şiveleştirilmiş halidir. fransız kızlarına cinsrllik eğitimi verilirken kullanılan bir şarkı imiş. tabi grup vitamin durur mu yapıştırmış fatoşu.



şarkının orjinali:



türkçesinin sözleri:

fatoş almış orağını aman fatoş canım fatoş
fatoş almış orağını ot biçmeye gidermiş
ah ot biçmeye gidermiş

yolda dört young delikanlı aman fatoş yandım fatoş
orda dört genç delikanlı fatoşa da rastlamış
ah fatoşa da rastlamış

birincisi biraz ürkek aman fatoş yandım fatoş
birincisi biraz mahçup yanağını okşamış
ah yanağını okşamış

ikincisi biraz çapkın aman fatoş yandım fatoş
ikincisi biraz çapkın donunu da indirmiş
ah eteğini kaldırmış

üçüncüsü anasının gözü lavitey fatoş aman fatoş
üçüncüsü anasının gözü otlara da yatırmış
ah otlara da yatırmış

dördüncünün yaptıkları laviyetto aman fatoş
dördüncünün yaptıkları bu türküde söylenmez
ah bu türküde söylenmez

bu türkünün ana fikri aman fatoş canım fatoş
bu türkünün ana fikri bütün erkekler öküz
ah bütün erkekler öküz

ana fikri baba fikri aman fatoş canım fatoş
ana fikri baba fikri kızlar öküzü sever
aah kızlar öküzü sever

bu türküyü duyan kızlar aman fatoş canım fatoş
bu türküyü duyan kızlar ot biçmeye gidermiş
ot biçmeye gidermiş


fransızcası:

jeanneton prend sa faucille,
la rirette, la rirette,
jeanneton prend sa faucille,
et s'en va couper des joncs

en chemin elle rencontre,
la rirette, la rirette,
en chemin elle rencontre,
quatre jeunes et beaux garcons

le premier, un peu timide,
la rirette, la rirette,
le premier, un peu timide,
lui caressa le menton

le deuxième un peu moins sage,
la rirette, la rirette,
le deuxième un peu moins sage,
lui souleva son jupon

le troisième encore moins sage,
la rirette, la rirette,
le troisième encore moins sage,
la coucha sur le gazon

ce que fit le quatrième,
la rirette, la rirette,
ce que fit le quatrième,
n'est pas dit dans la chanson

la morale de cette histoire,
la rirette, la rirette,
la morale de cette histoire,
c'est qu'les hommes sont des cochons
la morale de cette morale,
la rirette, la rirette,
la morale de cette morale,
c'est qu'les femmes aiment les cochons

la morale de ces morales,
la rirette, la rirette,
la morale de ces morales,
c'est qu'ca fait des p'tits cochons.
devamını gör...

günaydın sözlük, günaydın diğerleri, günaydın hayatım.

çiçek gibi bir günümüz olsun.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ünlü filozof jean paul sartre ile entelektüel dünyanın en ünlü aşıkları arasında yer alıyorlar. beauvoir 1986'da, sartre'de 1980'de öldü.
devamını gör...

e-reader prestigio okuyucu ve librera okuyucu e-kitap okuyucu olarak güzel programlar. libreranın daha fazla özelliği var ama diğeri de daha pratik gibi.
b612 fotoğraf için. çok çeşitli filtreleri var.
sketchbook-draw and paint resim çizimi üzerine güzel bir uygulama.
devamını gör...

halk arasında genellikle çirkin şansı tabiri vardır. ama bana paradoks gibi geliyor. hem çirkinim hem şanssızım, allah yardımcım olsun.
devamını gör...

ülkelerde isyan, ayaklanma günümüzde darbeler sonucu iç karışıklık yaşanması ve emperyalizmin bu devletlere çöreklenmesi yeni olan bir şey değil. çok eskiden beri biz bu senaryoyu izliyoruz. şeyh sait isyanı da bu senaryonun bir parçasıdır. gerekçeleri din ve şeriat. şeyh sait ve yapılanmasının fransızlar, italyanlar,ingiliz ve yunanlıların anadoluyu işgal sürecinde şeriat aklına gelmemiş mi? neden batıdaki efeler gibi bir olup düşmana yürümemiş de düşman anadolu'dan çıkarılınca örgütlenip isyan çıkartmış? geçiniz bunları efendim. birileri hala bu ülkede allah, kitap, şeriat denildiğinde yüceltilmek istense de bu şeyh sait ve beraberindekilerin niyeti bellidir. yakalandığında üzerinde izgiliz altınları çıkmıştır. hadi bu tür şeyleri bir kenara bırakayım altın para olayını falan. şeriat için beraberinde yola çıktığı isyancılar girdikleri şehirleri yağmalamıştır. bu ülke zamanında dini imanı bahane edip yüceltilen, el üstünde tutulan hainlere mezar olmuştur. olmaya da devam edecektir.
devamını gör...

çok bilinen bir şiiri olmasa bile ince göndermeleri ile eldorado şiiri oldukça güzeldir. orijinal hâlini ve erdoğan alkan çevirisini aşağıya bırakıyorum.

"gaily bedight,
a gallant knight,
ın sunshine and in shadow,
had journeyed long,
singing a song,
ın search of eldorado.

but he grew old—
this knight so bold—
and o’er his heart a shadow—
fell as he found
no spot of ground
that looked like eldorado.

and, as his strength
failed him at length,
he met a pilgrim shadow—
‘shadow,’ said he,
‘where can it be—
this land of eldorado?’

‘over the mountains
of the moon,
down the valley of the shadow,
ride, boldly ride,’
the shade replied,—
‘ıf you seek for eldorado!’"

--- alıntı ---

"cıvıl cıvıl giysisiyle
yiğit, yılmaz bir şövalye
güneş, gölge aldırmadı
bir şarkı dudaklarında
dolaşıp bütün dünyada
eldorado'yu aradı.

ömür geçti, zaman aktı
cesur şövalye yaşlandı
bir gölgeyle yüreğinde.
yollar tepip yaprak gazel
eldorado denen güzel
yeri bulamadı diye.

bütün gücü bittiğinde
bir gölge çıktı önüne
bir başka gezginin ruhu,
"eldorado denen bir yer
var mı? nerde, varsa eğer?"
diye o gölgeye sordu.

"ardından ay tepelerinin
sür atını dolu dizgin
gölgeler vadisine doğru
sür atını, yiğitçe sür
karanlıklar içine gir
bulursun eldorado'yu".



--- alıntı ---
devamını gör...

pöjo 207dir arabası.
sözlüğün maho ağası.
eksik olmaz merhabası
köy okulları marabası.

adı yoldaş pü seni
yoldan çıkmış serseri
severiz patron seni.
luci öpsün enseni.

her gün yenilmez yulaf.
burda yapılmaz sin-kaf
bana ettirme boş laf.
hepsi şaka hepsi gaf.

dıbırışın son sözü
luci-ver alttan közü
çevirelim öküzü
açınız efem gözü
..
to be cont...
devamını gör...

hanımının olmadığı yerde istisnasız kuzguncuktaki vişne, net, kati, değişmez!
devamını gör...

bosna hersek.
cennet gibi bir yer.
karadeniz bölgesi'nin çekilip dümdüz yapılmış halini düşünün, aynı öyle.
devamını gör...

doğduğum ev bahçeli bir evdi. (doğduğun ev kaderindir hahah.) ve bahçemizde bizimle yaşayan bir adet karabaş vardı. sonra o evi müteahhite verdik ve bir kaç sene binada oturduk ama yinede dükkanımızda yaşayan köpecikler vardı.

sonra yine başka bir şehre taşındık ve köpek, kedi, keçi, koyun, inek, ördek, tavuk, güvercin vsvs şeklinde bir çok hayvancıkla haşır neşir oldum. özellikle köpeklerle iyi bir arkadaşlığım vardı. son 6 sene yine binada yaşamaya başladım ve çalıştığım için köpek çok daha zor olacağı için bir kedicikle aynı evi paylaşmaya başladım. sonra aldı yürüdü. 1, 2, 3.. bir ara 8 tane vardı. ama şu şekilde, hasta minnağı alıp tedavi edip sonra sahiplendiriyordum. böyle devam etti gitti.

benim için kedi, köpek ayrımı yok. her türlü hayvanı seviyorum. hatta ilginçtir ineklerle değişik bir yakınlığımız olmuştu ailecek. inekler çoban abinin elinden kaçıp babamın yanına dükkanına gelip orada duruyorlardı. babamda saat eğer geçse bırak kalsın 1, 2 saatte burda dursun diyordu. okuldan bir geliyordum inek babamın yanında beni görüp 'mööö' diyordu. möö diyecek tabi diyeceksiniz yok yani direk bana hitap ediyordu inek kardeş. yanıma koşa koşa gelip koca hayvan kedi gibi hareketler yapıyordu.

horozumuz eve giriyor yanımızda oturmak istiyordu. diğer tüm hayvanlar buna benzer tavırlar sergiliyordu kedilere, köpeklere hiç girmiyorum bile. aile olarak hepimiz pek seviyoruz hayvanları bizim için pek kıymetliler. babamın özellikle hayvan sevgisi çok fazlaydı ve bana bizzat geçmiş.

bu arada geçtiğimiz senelerde bir arkadaşıma gitmiştim adana'ya. inekleri vardı. ben sevinçle koştum ahırlarına anam inek seveceğim diye tabi benim hatırımda bizim inekler kalmış. arkadaşım diyorki 'dur gitme ne yapacaksın kokacaksın pis pis.' girdim ahıra inekler bir huzursuz oldu bakıyorlar ters ters. 'mööö (git lan burdan)' diyorlar falan. sahipleri geldi yanıma onada aynı tepki boynuz falan sallıyorlar. 'kız bunlar niye böyle?' dedim. 'inek işte ne bekliyorsun?' dedi. köpekleri falan var kapıda bir deri bir kemikten hallice huzursuz, korkak halli hayvanlar hep. bir iki gün sonra azda olsa alıştılar tabi bana. 'möö (geldi yine değişik. az gel gel kaşı bari sırtımı.)' modundalardı. köpek desen korka korka gelip kafasını okşatıyordu. ama gözlerinde bir korku hakim yinede.

o zaman anladım bu canlara ne veriyorsan onu alıyorsun. kedi, köpek olması ya da inek olması fark etmiyor. senin tavrın ve enerjine göre şekilleniyorlar. canlarım ya hepsine bayılıyorum. en büyük arzum ileride aynı çocukluğumdaki gibi ufak bir çiftlikte yaşamak. hepsiyle teker teker ilgilenmek. ay hadi inş ya. amin deyin çabuk çabuk.
devamını gör...

an itibariyle radyoda izmir marşı söyleyip tüylerimi diken diken eden abidir.
devamını gör...

psikoseksüel gelişim evrelerinin üçüncüsüdür. kızlarda elektra kompleksi (babaya karşı anneyi kendine rakip görme), erkeklerde oedipus kompleksi (anneye karşı babayı rakip görme) yaşanır. 3-6 yaş arası dönemi kapsar.karşı cinsin bedenini merak etme duygusu baskındır. çocuk ahlak, standartları kazanmaya başlar. bu evreyi rahat ve mutlu yaşamış, bir sonraki evreye başarıyla geçmiş olan çocuklar tüm yaşamları boyunca mutlu, sağlıklı, sevecen ve yaratıcı olurlar. bu evredeki algılanan yetersizlikler ve takıntılar aşırı çekingenlik, girişim kısırlığı, cinsel kimlikte güvensizlik, cinsel kimlik gelişmesi, cinsel ilişkiden kaçınma, cinsel soğukluk gibi sonuçlar doğurabilir.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim