earl ukdesi

asi bir saç teli. bütün saçlar akıllı uslu olması gerektiği gibi durur ama önden bir tel saç asla diğer arkadaşlarının yanına inmez. çeşitli saç ürünleriyle, yola getirilir belki ama baştan akıllı olsa, sahibini hiç uğraştırmasa hayat daha güzel olabilir.
devamını gör...

bence her şeyin başı “ertelememek”ten geçer. herhangi bir madde eklenecekse bu başlığa onu ertelemeden yerine getirirsek hayatı ıskalamamak için ilk adımı atmış oluruz.
devamını gör...

kadınlar eşitlik değil adalet kovalıyor. kaldı ki herhangi bir kadınla diğer kadın da eşit değildir, her birey bambaşkadır. yeter ki kişisel hak ve özgürlüklere saygı duyulsun.
devamını gör...

insanların temel ihtiyaçlarının karşılanmadığı toplum yapılarında, bireylerin birbirine yararcı değil zararcı olması. şiddetin ve bencilliğin artması durumu. dahası maladaptasyon geçiren toplumlarda bir çıkar yolu bulmak, çözüm üretmek imkansız ayrıca başka kültürlere vahşet gelecek ritüelller, radikal kültür kabul edilebilir. buna örnek olarak toplum yapıları şu şekilde anlatılmış.

britanyalı saygıdeğer sosyal antropolog evans pritchard klasik eseri "the nuer" adlı kitabında; sudanlı erkeklerin küçük bir kışkırtmayla birbirleriyle çoğunlukla kavga ettiklerini, bazen bu kavgaların ölümle noktalandığını yazmıştı. jale halkı gibi, nuerler de bunun gibi şiddeti veya yol açtığı misilleme güdüsünü önleme konusunda etkili bir araca sahip değildi. söylendiği üzere bilakis nuer halkı bu duruma bitmeyen bir kan davası diyordu. pritchard bunu "nuer halkının gerektiği kadar gıda almamış olmasına" bağladı. buna rağmen kıt hayvancılıkla zar zor geçinen bu insanlar, hayvancılık hastalıklarına karşı tarıma yönelmek vb çözüm üretmek yerine, hayvancılıkta inatçıydılar.

bolivya'nın doğusunda yer alan tropik ormanlarda avcılık, balıkçılık ve tarla ekip biçerek yaşamış sirion6 yerlilerini düşünelim. allan r. holmberg bir bireyin diğerine karşı aile içinde bile hissiz olmasının kendisini "şaşkına çevirmeyi asla durdurmayacağını" yazmıştı. bunu göstermek için, "tüm gün avlandıktan sonra kampa dönüş yolunda karanlığa yakalanmış bir adamın" tipik olduğu söylenen bir hikayesini şöyle anlatmaktadır: "ay ışığının olmadığı bir gecede kaybolmuş bir adam defalarca yardım istemiş, siriono yakınlarındaki bir kampta yaşayan akrabaları ise adamın çığlıklarını duymalarına rağmen önemsememişler. yarım saat sonra bağırma sesi kesildiğinde, adamın kız kardeşi neşeli bir şekilde: 'bir jaguar onu kapmış olmalı' demiş. aslında, bu avcı geceyi bir ağaca tırmanarak ağacın tepesinde geçirmişti. o karanlık gecenin sabahında kampa döndüğünde kimse onu karşılamamıştı. bunun yerine kız kardeşi yakaladığı avların küçük bir kısmını verdi diye acılı bir serzenişte bulunmuştu. holmberg, siriono halkının kavga ettiğini, yemekleri bir yerlere gizlemek, paylaşmayı reddetmek, tek başına gece ya da ormanda yemek, aile üyelerinden saklamak, özellikle kadınların yemekleri vajinalrına gizlemesi gibi konularda birbirleriyle sürekli kavga ettiklerini de ifade etmiştir.

siriono'da gıda daima kısıtlı ve açlık hayatın değişmez bir gerçeğiydi. bazı grupların nerdeyse açlıktan ölmenin eşiğine geldiği zamanlar olurdu. aslında göçebe hayata ayak uyduramayan hasta ve yaşlı insanlar dışlanırdı, bazen göç eden grubun arkasında acınacak halde ölene kadar sürünmeye bırakılırdı.

kültür ve din çoğunlukla bu başıbozukluğu dizginlemeye çalışan adaptif kendiliğinden ortaya çıkan kurallar bütünüydü. bize göre topluma zararlı, tehlikeli olsa da bu patternlerin çıkış nedeni, zarardan çok topluma yararı olması.

eğer büyücülük gibi belli bir inanç sisteminin bir topluma zararlı olabileceği kabul edilirse, onun zararlarından çok daha fazla ağır basan faydalarının da olduğu hemen öne sürülür. örneğin clyde kluckhohn ve dorothea leighton klasik etnografyalan the navaho aralarındaki büyücülerin varlığı hakkında yaygın navaho inancının korku ürettiği, şiddete yol açtığı ve bazen masum insanların trajik acılar çekmesine neden olduğu sonucuna vardılar. yine de, clyde kluckhohn ve dorothea leighton, navahoların akrabalarına ve hayatın kendi tehlikelerine karşı hissettiği tüm düşmanlığı büyücülere yönlendirmesine izin vererek büyücülük inançlarının "toplumun çekirdeğini sağlam tuttuğu" ve dahası, zenginlerin ve güçlülerin çok aşırı güce ulaşmasını engellediği ve genelde sosyal açıdan bölücü eylemleri önleme amacına hizmet ettiğini gördüler.

sonuç, maslow ihtiyaçlarının ilk adımlarını tamamlayamayan toplumlardan, modern fikirler, eşitlik, hukuk beklemek doğru olmaz. aynı şekilde gerçek dışı inançlar sisteminin de kültür olmasına şaşırmak. gelir düşüklüğü ile giderek artan şiddet ve insanların yoksullaştıkça daha fantastik fikirlere kendilerini kaptırması bana türk toplumunu hatırlattıç.
devamını gör...

bu sabah sinirlerimi ölçtürmek için nalbura gittim, bileğime pamuklu kolonya sürüp stres ölçeri acımadan sapladı dümbelek. asgari ücret üzerinden hesapladığı streslerimin ödenmeyen ekstreler yüzünden kritik seviyelere çıktığını ve derhal kayınpederime gidip konkordato ilan etmemi tavsiye etti. itfaiyeyi arayıp duş almak için randevu aldım. konserve fabrikasından gelen elamanlara ekmekten çıkan roma dönemi bronz heykelcikleri kaçak yollardan satıp eve döndüm. buz dolabını açıp beynimi izleyip biraz ferafladıktan sonra kişiliklerimi çıkarıp bulaşık makinasına attım.

karnım zil çalıyordu televizyonu açıp temassız kredi kartı reklamı yiyip üstüne buz gibi dolar kuru içtim. gazımı alması için pijamalarımı kemirdikten sonra yatağıma biraz kömür doldurup fişi burnuma soktum. kahvaltımıda yaptıktan sonra gecem geyiklendi uykum içime kaçtı.
devamını gör...

okul, iş. her fırsatta soruyorlar sen şimdi n'apıyorsun diye. bir şey yapmıyorum. yapamıyorum.
devamını gör...

benimkiler aklıma gelmedi ama kardeşiminki aklıma geldi :) üçlü prizin fişini yine aynı üçlü prize takıp elektrik elde etmeyi denemişti. şimdi türkiye'nin en iyi üniversitelerinden birinde elektrik mühendisliği okuyor, tuhaf.
devamını gör...

günde üj bej tanım yaparak 25. sırada yer almışım. ancak bu durum beni derinden sarsmıştır. dilimde acı bir türkü;

“gayrı gider oldum gardaşlar...
gayrı haram bu sözlük bana
bu tanımlar, bu artı oylar...
haram bana....”

not: akşama yazarım.
devamını gör...

kürt bir sevgilim vardı. çocuğumuz kız olursa bana benzerse türkan, sana benzerse kürdan koyalım derdim. bu da ideolojik sayılır mı.
devamını gör...

bir lider düşünün ki meclisi kurduğu günü çocuklara, milli mücadeleyi başlattığı günü gençlere armağan etsin...

egemenlik kayıtsız şartsız milletindir

bu vesile ile çocukken okuduğumuz andımızı hatırlatmak isterim.

türk'üm, doğruyum, çalışkanım,ilkem: küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir.ülküm: yükselmek, ileri gitmektir.ey büyük atatürk!açtığın yolda, gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime ant içerim.varlığım türk varlığına armağan olsun. ne mutlu türk'üm diyene!
devamını gör...

çağımızın en ciddi hastalığı olan aşırı kilolu olma hali.
devamını gör...

izledikten sonra mutlaka açıklamasının okunması gereken film.
sanat eseri gibi gerçekten muazzam. fikri çok ilginç olmasına rağmen bir süre sonra alışıyorsunuz. yaptığı aforizmaları bir kenara bırakırsak ilk izleyişte filmden çıkarılan anlamlar bile aklınızı günlerce meşgul edebilir.
devamını gör...

çoğu türk gencinin okuması gerekendir. fakat okumayıp okudum görünümü veren bir kesim var. orada burada yorumlarda gözükenlerdir. mutlaka okuyun.
devamını gör...


“bilmezler yalnız yaşamayanlar,
nasıl korku verir sessizlik insana;
insan nasıl konuşur kendisiyle;
nasıl koşar aynalara,
bir cana hasret,
bilmezler.”

orhan veli kanık - yalnızlık şiiri
bütün şiirleri, sayfa 122, yky.
devamını gör...

tanimi yoktur. sahit oldum ama az once.

anemi hastasi bir kadin ve esi geldi. serumunu taktim. kadinin mecali yok. kadinla sohbet ediyorum, saclarim dokuldu ne onerirsin diyor. konusuyoruz gulusuyoruz arada. bir ara esine baktim, gulumseyerek izliyor kadini. 40'li yaslarda ikiside. adam dayanamadi "ne haldesin hala naz yapmiyorsun, bir ah etsene kiz" dedi. kadinin beyaz surati pembelesti hemen. kafalarini isirasim geldi. ask varmis arkadaslar. az once bu ciftin birbirine bakisinda sahit oldum.
devamını gör...

bir maddenin vücuda alındığında karsinojenik potansiyeli olup olmadığını göstermeye yarayan testtir.
bu test mutasyona uğrayan bir hücreye diğer bir mutasyon ya da geri mutasyon uygulaması yapılarak hücrenin orijinal haline benzer bir duruma getirilmesi temeline dayanır.
testte kullanılan mikroorganizmalardan en yaygın olanı salmonella typhimurium'dur.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cartel bir numara en büyük cehennemden çıkan çılgın türk!
devamını gör...

(bkz: entry nick uyumu).
devamını gör...

eğitim veya eğitim bilimleriyle ilgilenen herhangi bir kulüp kurulursa beni direk alın. aramızda öğretmen ve öğretmen adayları fazlaysa sözlüğe öğretmenler odası kuralım hatta.

tutar bu.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim