hoşgörü
hoş görmek dediğimiz şeyin de bir sınırı olmalıdır. size her türlü aptalca davranışta bulunma lüksü yok kimsenin. aptallıkla karıştırılmamalı yani. bi yerde hop arkadaş orada dur bakalım diyebilmeli.
devamını gör...
trt 2
her boşluğunda sarıldığım kültür ve sanat kanalı. üzülerek söylüyorum kii tvye uzak birisi olduğum için keşfetmem geç oldu. daha bu yıl evime tv girdi o da çeyiz misali alındı evleneceğim için, şu güne dek almayı hiç düşünmemiştim. eve tv nin girmesi ile keşfettim bu kanalı belki şu an ''yuh dinozor musun be kardeş'', diyorsunuz zira gerçekten çocukluğumdan beri tv izlemeyi sevemedim. hülasa trt2 ye gelirsek yine; bence ne iş yaparsanız yapın ya da her boş kaldığınız esnada açın kenarda var olsun bu kanal. ben izlemesini inanılmaz sevdim! işteyken de geçmiş programlarını izliyorum.
devamını gör...
300 spartalı
tarihi bağlamından koparılarak şaşalı bir hollywood şovuna dönüştürülen filmdir. filmde persler abartılı bir doğu despotizminin temsilcileri olarak tanımlanırken, spartalılar (evet hem de spartalılar) demokrasi ve özgürlük havarisi, fakir ama gururlu gençler olarak gösterilir. rahatsız edici bir filmdir. asıl dertlerinin tarihi bir olayı anlatmak değil, propaganda yapmak olduğu görülür. güncel politik gelişmelerle geçmişteki bir olay, tarafları üzerinden eşleştirilir ve al sana bol bol bilgisayar efekti sosuna bulanmış yarı cahil hollywood filmi daha. ne spartalılar ne persler doğru yansıtılır. hem dönemin yunan kültürü hem de pers kültürü kendi içinde özeldir. birbirlerini etkilemişlerdir. dönemin yunan kent devletlerinin ortaya koyduğu demokrasi tecrübesi başlı başına önemli ve nadidedir. yunan kültürü daha sonra büyük iskenderle birlikte bütün akdeniz coğrafyasındaki hakim kültür konumuna gelecektir ve bu çok uzun bir süre de böyle devam edecektir. hatta daha sonra kurulacak roma'nın da temeli esasında bu kültüre dayanır. persler de kurdukları ilk dünya imparatorluğu ile barış ve hoşgörü içinde yaşattıkları onlarca halkla, yol, posta, bürokrasi, vergilendirme sistemleriyle oldukça güzide örnekler ortaya koymuşlardır.
devamını gör...
at çalmaya gidiyoruz
oh, dünya varmış. bazı kitaplar okurken insana nefes aldırıyor. işte tam böyle bir kitap. beton bir şehirde bile olsanız kitabı okurken kendinizi bir ormanın ortasında ya da bir ırmağın üstünde ciğerleriniz oksijenle doluymuşçasına huzurlu hissediyorsunuz. dingin ama akıcı bir okuma, anlaşılır bir dil, hem doğayı iliklerimize kadar hissettiren betimlemeleri hem de yer yer varoluşsal ögeleriyle harika bir kitap. benim çok sevmemin bir nedeni de kitapta anlatılan o doğayla iç içe ve baş başa olma halini yaşamış olmam. trond ağaç kestikçe gözümde evimizin önünde kesilen ağaçların talaşları canlandı, her yer o mis gibi mazot kokusuyla doldu. daha neler neler de şimdi duygusallaşmayalım. kitabı okuduğumda böyle bir yalnız kalışa ne kadar ihtiyacım olduğunu fark ettim. kitabı okuyan her insan az da olsa bu ihtiyacı hissedecektir eminim.
kitabın konusuna gelecek olursak trond inzivaya çekilmek için kendine bir kulübe satın alır. rastlantılar ise hayatında büyük bir önem taşıyan bin dokuz yüz kırk dört yazının zihnine üşüşmesine neden olur. çocukluktan olgunluğa geçişin, kendine yabancılaşmanın, gürültülü bir sessizliğin romanı. keyifle okuyunuz.
kitabın konusuna gelecek olursak trond inzivaya çekilmek için kendine bir kulübe satın alır. rastlantılar ise hayatında büyük bir önem taşıyan bin dokuz yüz kırk dört yazının zihnine üşüşmesine neden olur. çocukluktan olgunluğa geçişin, kendine yabancılaşmanın, gürültülü bir sessizliğin romanı. keyifle okuyunuz.
devamını gör...
maçın zor geçeceğini bilmiyordum özür dilerim
konuyu ayrıntılı bir şekilde bilmiyorum, karışmak da haddim değil. ancak sevdiğim yazarların aralarının böyle bozuk olması beni çok üzdü. ortak bir yol bulabiliriz bence.*
(bkz: aman ali rıza bey ağzımızın tadı kaçmasın)
(bkz: aman ali rıza bey ağzımızın tadı kaçmasın)
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
ihtimalleri seviyorum ben. imkansızın hayalini kurmayı, yakınlaşma heyecanını, uzaklaşmanın verdiği hayal kırıklığını, duygudan duyguya geçişi, özlemeyi, beklemeyi, düşmeyi, sonra daha da yükselerek bağlanmayı, çabalamayı, tevekkülü. ama asla vuslatı değil.sanki elde ettikçe, güzelliğini yitiriyor. büyüsü bozuluyor.
anda kalma çabası güzel. bütün dünyadan sıyrılmış, gerçeklikten arınmış, ister uzaklarda bir yer deyin, ister paralel evren; bir yerlerde kucaklaşmak hayallerle... kalbinde hissetmek, ruhunu doyurmak, duyguya doymak. gerçek hayatta olmayan ve olamayacak duyguyla ruhu beslemek. bu doygunlukla tatmin olmak.
olabilecek en makul ihtimalle baskı yapan, 'bu kadar basit' kafasındaki insanlardan haz etmiyorum.
gerçeklerle baş etmek zor.
yorgunum üstelik.
anda kalma çabası güzel. bütün dünyadan sıyrılmış, gerçeklikten arınmış, ister uzaklarda bir yer deyin, ister paralel evren; bir yerlerde kucaklaşmak hayallerle... kalbinde hissetmek, ruhunu doyurmak, duyguya doymak. gerçek hayatta olmayan ve olamayacak duyguyla ruhu beslemek. bu doygunlukla tatmin olmak.
olabilecek en makul ihtimalle baskı yapan, 'bu kadar basit' kafasındaki insanlardan haz etmiyorum.
gerçeklerle baş etmek zor.
yorgunum üstelik.
devamını gör...
kılıçdaroğlu'nun lgbti türk aile yapısını bozmaz demesi
devamını gör...
kişinin aşık olduğunu anladığı an
aklından çıkmıyorsa geçmiş olsun,
sadece onu görmek istiyorsan,
hiçbir şey, hiç kimse sana cazip gelmiyorsa, işe güce konsantre olamıyorsan..
geçmiş olsun.
sadece onu görmek istiyorsan,
hiçbir şey, hiç kimse sana cazip gelmiyorsa, işe güce konsantre olamıyorsan..
geçmiş olsun.
devamını gör...
alternatif porno arşivi klasör isimleri
c:\windows\system31
devamını gör...
pablo picasso
1881 de málaga da doğdu. hala şehirde ressam adına bir müze bulunmaktadır. müze buenavista sarayındadır. müzenin öyküsü 1953 yılına dek uzanıyor. o yıllarda 72 yaşında olan picasso, doğduğu kentte adına bir müze açılmasını ister ve málaga ’daki yetkililer ile bağlantıya geçer ama sonuçlanmaz. ancak ölümünden 20 yıl kadar sonra sanatçının en büyük oğlu paulo ruiz-picasso’nun eşi christine ruiz-picasso, malaga’da iki yıl arayla iki picasso sergisi düzenler ve fikir tekrar oraya atılır. müzenin ben büyük bağışçısı christine ruiz-picasso...
devamını gör...
ben entrye entry demem sonunda nokta olmadıkça
cümleyi nokta ile bitirmenin entry girmenin şanından olduğunu bilen yazar beyanı. koyunuz koydurunuz.
noktayı...
noktayı...
devamını gör...
abdülhamid han yalnızlığı
abdülhamid han’ın en yakınındakiler dahi devlete karşı çalışmaya başlayınca yıldız istihbarat teşkilatını kurmuştur.*
kimseye güvenmemesi bir süre sonra o kadar artmıştır ki her yere hafiyeler yerleştirmeye başlamıştır. (bkz: kaynak bir arkadaşım)
kimseye güvenmemesi bir süre sonra o kadar artmıştır ki her yere hafiyeler yerleştirmeye başlamıştır. (bkz: kaynak bir arkadaşım)
devamını gör...
sevgilinin gerçekten güzel olduğunu anladığın an
size bir şey anlatırken onu dinlemeyi bırakıp; hararetle bir konuyu başka yerlere bakarak ve kendini kaptırmış bir halde anlatma şeklinin, o anda sizde acayip sempati yaratması.
bu sempati sonucu sevgiliye olan aşkın beyine vurması ve tebessüm yaratarak gidip sarılma ve öpme isteği yaratması anıdır. az bulunur.
bu durum mutluluğun tanımlarından biridir aynı zamanda bana göre.
bu sempati sonucu sevgiliye olan aşkın beyine vurması ve tebessüm yaratarak gidip sarılma ve öpme isteği yaratması anıdır. az bulunur.
bu durum mutluluğun tanımlarından biridir aynı zamanda bana göre.
devamını gör...
3. selim

klasik türk musıkîsine on dört yeni makam hediye etmiştir. acembûselik, nevâbûselik, pesendîde, evcârâ, şevkefzâ ve sûzidilâra bu makamlardandır. tanbûrî isak efendi'den tanbur çalmasını öğrenmiştir. ''ilhâmî'' mahlâsıyla şiirler yazmıştır ve şiirleri ''ilhâmî divânı'' nda toplanmıştır. 20 yıl kadar osmanlı tahtında kalmıştır, ancak daha sonra kabakçı mustafa isyanıyla tahttan indirilip bir yıl sonra da ney üflediği sırada padişah fermânı ile katledilmiştir. öldürüldüğünde kırk yaşındadır.
ahmet rasim, ''osmanlı tarihi'' adlı eserinde : “selim, halis musikîdeki dehâsına rağmen eserlerinin tenkit edilmesinden memnun olur, varsa hataların söylenmesini istermiş. bir gün şevkitârab faslı geçilirken bu makamdaki bestesinde usul değiştirilirken geleneğe uyulmadan, asma karar verilmeden yapılması musâhip ahmet ağa tarafından tenkid edilmiş, bunun üzerine padişah, ''doğrusu bunun ben de farkındaydım; lakin o nağmelerin başka bir şekilde meydana getirilmesi mümkün olmadı. maâmâfih, tenkidiniz beni ziyâdesiyle memnun etti.'' diyerek bir kez daha tevâzuunu ortaya koymuştur.“
gâyet ince ruhlu bir padişah olan 3. selim büyük bir sanatkâr koruyucusudur. özellikle musıkî hocalarına karşı saygı ve hürmette kusur göstermez, her dâim gönüllerini almasını da bilir. bir gün sarayda yapılacak olan küme faslına zamanında gelmeyip geç kalan tanbûrî isak efendi'yi harem ağaları içeri almak istemezler ve kendini azarlayıp gücendirirler. perde arkasından olanları gören padişah hemen kalkarak, harem ağasını ''senin gibi binlercesini bulurum ama isak gibi üstâdı nereden bir daha ele geçiririm.'' diye azarlayıp hocası isak'ın da gönlünü almıştır.
buradan ve şuradan ayrıntılı bilgi edinilebilir.
devamını gör...
türkiye’de mutsuzların sayısı artışta
tüik verilerine göre türkiye’de mutsuz olanların sayısı mutlu olanlara göre hâlâ geride olsa da geçen yıla kıyasla mutsuzların sayısı artışta. ankete göre evliler evli olmayanlara, kadınlar erkeklere, eğitimsizler eğitimlilere oranla daha mutlu. pandemi süreci ankete de yansıdı. 2020’de bireyleri en mutlu eden durum ‘sağlıklı olmak’ oldu.
www.hurriyet.com.tr/amp/yaz...
www.hurriyet.com.tr/amp/yaz...
devamını gör...
bang bang
bu aralar müptelası olduğum şarkılardan. living theater ve erica jennings seslendiriyor. hoş, slow bir havası var.
devamını gör...
keşke ablam olsa dediğiniz yazarlar
(bkz: iorek byrnison)
hayatımın şansı olurdu. baltamızı küreğimizi alır kötü adamları öldürürdük.* *
hayatımın şansı olurdu. baltamızı küreğimizi alır kötü adamları öldürürdük.* *
devamını gör...


