zamandır. satın alınamaz, tekrarlanmaz, çoğaltılmaz ve geri döndürülemez.
devamını gör...

hareket hastalığından muzdarip değilseniz keyifli olan, aksi durumda işkenceye dönüşen eylem.

kitap okuyanların %90'dan fazlası şov peşinde falan değil. okumayı seven insan gittiği her ortamda okur. insanların ne dediği ve düşündüğü umurunda değildir. piknik boyunca, millet hoplayıp zıplarken kitap okuduğumu bilirim. sizi fark bile etmez kitaba dalan kişi. ayrıca günümüzde toplu taşıma ile yapılan yolculuklar, en azılı zaman katillerinden biri olduğundan, bomboş geçen o saatleri kitapla doldurmak, yapılacak en akıllıca işlerden biri.

keşke midem bulanmasa da okuyabilsem. şimdi sırada bekleyen kitap kalmamış olurdu kütüphanemde.
devamını gör...

90'lı yıllardaki sakızdan çıkan dövmeler de dahilse bakım kolay olan ilk duşta cin aliye dönüşen he-man dövmesidir.
devamını gör...

cinsiyeti farketmeksizin bir insanın ölümü başka bir insanın elinden olmamalı. en ağır suçların dahi cezası idam değilken kimse kimsenin canını almamalı. kadınlar ölüyor,binlerce çocuk annesiz kalıyor. o çocukların psikolojisi yerle bir oluyor ve o çocuklar hırçın bir şekilde yetişip kan davası olarak gördükleri savaşı devam ettiriyorlar. haberlerde izleyip sosyal medya üzerinde klavye delikanlılığı yapan bizler ne yapıyoruz peki ? oğullarınızı bir kadına yardım edecek şekilde yetiştiriyor muyuz veya oğlunuza / kızınıza her şeyi anlatabileceği bir şekilde yetiştiriyor muyuz ? bir kadının "ben ölmeden beni kurtarın " cümlesi kadar insanı yıkan başka bir cümle olamaz. yetiştirdiğiniz nesile iyi bakın hepsi sizin eseriniz. anne ve baba olarak sizler çocuklarınızın öğretmenisiniz ve bizler de sizlerden ne öğrenirsek bizden sonraki kuşağa onu aşılayacağız. eğer bizim babamız annemizi öldürürse; teyzemiz,ablamız,halamız,mahalledeki kadınlar ve tüm kadınlar "o da böyle giyinmeseydi,o saatte ne işi var orda,kadın dediğin çalışmaz,ee zaten hoppa birine benziyor" gibi cümleler kurarsa ; eğer annemiz babamızı komşusu ile aldatıp bunu da televizyon programında gülerek anlatırsa ; eğer annem beni yeni doğurup çöpe atarsa ; eğer babam,annem,amcam,dayım,dedem,yoldan geçen herhangi bir kişi beni taciz ederse ; eğer ben kendimden yaşca büyük birisi ile evlenirsem ; haberlerde hayvanlara tecavüz edildiğini ve öldürüldüğünü görürsem ; eğer dünyanin akciğeri olan ormanları yakarsanız benim gelecek kuşaklara bırakacağım bir hediyem olmaz. lütfen oğlunuzu veya kızınızı hatta kendinizi bunları düşünerek davranmaya yönlendirin. inanın dünya çok büyük uçsuz bucaksız yani hepimize bir yeri var. birbirimizden bir kere elde edilen yaşam hakkını almayalım bırakın mutlu mesut hayvanlarla,ormanlarla,kadınlarla,erkeklerle yaşayalım. bana göre ülkenin geri kalmışlık belirtileri bunlardır.
devamını gör...

kırdığınız kalp efendim, annenizin porselen takımı değil.
devamını gör...

düşün düşün akla gelmeyendir.

hıyarı cennete koysan nolcak, cehenneme koysan ne farkedecek?
bi de domestic'i var, piii..
devamını gör...

ankara ayazına karşı hayatta kalmayı sağlar. sıkıcı, gri şehri gökkuşağına çevirir.
devamını gör...

hakime hanımlar mini etek mi giyiniyormuş.
şaka mısınız siz? devlet kurumlarında bırakın etek boyu tartışmasını, giyilen ayakkabının topuk ve burun kısmının açık olması bile yasak.
millet ne cigaralar içiyor değil, bu.
bu fikir tartışması da değil.
bu açıkça mal beyanıdır.
kılık kıyafetin, insanların iradeleri ve fikirleri ile alakalandırılması ve aklınızda sinsi niyet okumalarınızdan bıktık.
ülke son 20 yılda zaten perdeli ablalarla doldu, biz saygımızı gösteriyoruz. ama fakat lakin bence perdeli ablaları savunmalar bitsin artık savunulacak bir taraf yok, bu bir tarzdır, inanç şekline göre yaşam şekildir. ulan herkes kabul ediyor ama ülkede bir kesim var ki hep ağlak hep mağduriyet. irite ediyorsunuz ki ben perdeli ablalar derken sinirimi ifade ediyorum. bıktık çünki bıktık bu edebiyattan….
şimdi sıra sizde, beyninize oksijenin fazlaca gitmesini temenni ediyor, hakkın ve hukukun olmadığı bu ülkede belki de mini etekli hakimeler olursa belki tecavüzle yargılananlar indirime tabi tutulmaz.( haaa bu bir ütopyadır, asla mümkün değildir, ama fikir tartışacaksak gelin bir de böyle düşünelim).
devamını gör...

lenin tekte alır bu versusu.
stalin lenin'in kurduğu komünist partinin sekreteri değil miydi?
bir artısı varsa lenin'in yanında yetişmiş olmasıdır.
devamını gör...

yürümek, dur durak bilmeden yürümek. yolları arşınlamak. o kadar yürümek ki nefes nefese kalmak.
devamını gör...

kendine sahip çık ve değerini bil. sana senden başka kimse değer vermez.
devamını gör...

andre gide tarafından kaleme alınmış eser.

ikili insan ilişkileri, özellikle aşk ve sevgi konusunda erkek ve kadın davranışları üzerine bir eser.

uzun zaman önce okudum. ama üzerine çiziktirdiğim için ve dar kapı'ya farklı açıdan baktığım için aklımda hâlâ yer ediniyor kendine.

“dar kapıdan girin. çünkü yıkıma götüren kapı geniş ve yol enlidir. bu kapıdan girenler çoktur. oysa yaşama götüren kapı dar, yol da çetindir. bu yolu bulanlar azdır.”

matta'da geçen bu ayetler izlek olacak şekilde tanrı yoluna gitmek için sevgilisinden vazgeçen bir kadını anlatıyor.

ama benim burada eleştirim şu anlamda;

doğru hatırlıyorsam, karakterlerin ikisi de çocukluk arkadaşı ve aşkları bu dönemden beri devam ediyor. isim de konuluyor ama kadın sonrada ben tanrı yoluna gireceğim diyerek erkeği bence ekiyor. ilişkiyi sonlandırıyor.

ama sormak istediğim soru burada şu;
kadının tekil olarak buna hakkı var mı?

başkasının hayatına girerek, uzunca bir süre birlikte bir hayat paylaşarak zaman geçiriliyor. sonra ben şöyle yapacağım diyerek ekiyor. aynısı diğer karakter tarafından da yapılsa bile doğru olmadığı kanısındayım.

tek başınayken kişi istediği kararları alıp, istediği şekilde hayatını devam ettirebilir. ama bir başkasıyla ortak bir hayat yaşayacaksa bence bazı kararlarında tekil ama diğer bazı kararlarında da ortak bir görüş birliğine varılmalı. bunun yolu birey olarak kendini gerçekleştirme sürecinde belli bir olgunluk kazanmış insanların "vermesinden" geçiyor. erich fromm sevme sanatı'nda bundan bahsediyor. (bu dediğim zaten ataerkil, erkeğin egemen olduğu muhafazakâr toplumlar için geçerli değil)

okuduğum zaman dar kapı bu muydu dedim. kendi payıma düşeni aldım.
devamını gör...

bir durumun kişiye yarar sağlamaması. onu bulunduğu konumdan daha geriye itmesi. zararı dokunan şeyler anlamındadır. fransızcadan dilimize geçmiş sözcüklerden biridir.
devamını gör...

şimdi tarifini yapardım ama, biz ateistlerin ahlak reklamı yapmak ve ahlak satmak gibi anlamsız alışkanlıkları yoktur.
devamını gör...

türkiye büyük millet meclisi 101 yıl önce bugün 23 nisan 1920'de dualarla açıldı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

''bu da dahil olmak üzere bütün genellemeler yanlıştır.''
devamını gör...

mütemâdiyen paradan dem vuran , parası az olana" böcek" muamelesi yapan, para sevgisi midemi bulandıran, açtığı başlıklar 5 para etmeyen, kafa sözlük yazarı. veya yazarımsı. bak bu daha iyi durdu...
devamını gör...

istemeye gerek kalmadan gönderen ve bizden önce fotoğraf isteyen kadınların olduğunu da hatırlatalım.
devamını gör...

kendisi amcam olur, çalışmıyor şu an. başarısı daima istediği gibi yaşamasıdır. denemekten korkmaz, hatalarıyla barışıktır, inandığının peşindedir. bugünün insanıdır. güldü mü gözlerinin içine kadar güler, öfkelendi mi yine aynısı olur. başkalarının hayatını mahvetmiştir, bazen güzellik katmıştır ama sadece kendi istediği için yapar bunları. mevki, makam, kazanç olarak ondan çok üstün insanlar var sülalemde ama benim için başarı onun hayat deneyimi ve kendi hayatını yaşamak için kendine izin vermesi.
devamını gör...

yandim. yandım. şu haber doğru ya yandım ben. topunuzun allah belasını versin.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim