sevgiliyi seks yapamayacak kadar sevmek
seksi tabu, kötü aşağılayıcı olarak gören insanların içine düştüğü durumdur.
devamını gör...
ölürken bir şey itiraf etmek
yapmak istediğim şeydir. hayatım boyunca sizi sırtımda bir yük gibi taşıdım. gencecik yaşımda hatta çocukken bile sizin için çalıştım ama asla yaranamadım. hakkım hepinize haram olsun hepinizden nefret ediyorum demek isterim...
2 yıl sonrası editi : arkadaşlar biri favlayınca önüme geldi. okuyunca kararım değişti ben galiba büyümüşüm bir de diğer tarafta mı başıma iş alayım hakkımı helal etmeye karar verdim .
2 yıl sonrası editi : arkadaşlar biri favlayınca önüme geldi. okuyunca kararım değişti ben galiba büyümüşüm bir de diğer tarafta mı başıma iş alayım hakkımı helal etmeye karar verdim .
devamını gör...
tabula rasa
beyaz sayfa, boş levha anlamlarına gelir.
felsefede insan aklının doğuştan boş bir levha olduğu, tecrübelerle şekillendiğini ifade eden görüşe verilen ad.
felsefede insan aklının doğuştan boş bir levha olduğu, tecrübelerle şekillendiğini ifade eden görüşe verilen ad.
devamını gör...
en yakın arkadaşınızın adı
neden bunun sorulduğunu merak etsem de ayça ya da sözlükte bilinen haliyle kıvırcık ateş topu *.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en gıcık huyları
herşeye bir cevabımın olması
doğru ya da yanlış altta kalmadığım için de yılın saygısızı ödülüne layık görülüyorum.
doğru ya da yanlış altta kalmadığım için de yılın saygısızı ödülüne layık görülüyorum.
devamını gör...
para
para için herşeyi yaparım diyen, kimileri için ilahtır ama kimileri için paradan daha önemli şeyler vardır.
amerika birleşik devletlerinin yüksek mahkemesine başvuran sioux, lakota kabilesi, atalarının öldürülerek, katliama uğrayarak black hills, kara tepeler bölgesini beyazlara veren antlaşmayı kabul ettiğini ve bu yüzden bu toprakların sioux'lara geri verilmesini istediler.
a.b.d yüksek mahkemesi kızılderilileri haklı buldu ama toprakların verilmeyeceğini onun yerine 100 milyon dolar para verilmesi gerektiğini söyledi.
1980'deki 100 milyon dolar, şimdiki 1 milyar dolara denk geliyor.
sioux'lar bunu kabul etmediler ve bu parayı hâla bankadan çekmediler. eğer parayı alırsak, atalarımızın uğruna savaşıp öldüğü topraklarımızı satmış oluruz diyorlar.
amerika birleşik devletlerinin yüksek mahkemesine başvuran sioux, lakota kabilesi, atalarının öldürülerek, katliama uğrayarak black hills, kara tepeler bölgesini beyazlara veren antlaşmayı kabul ettiğini ve bu yüzden bu toprakların sioux'lara geri verilmesini istediler.
a.b.d yüksek mahkemesi kızılderilileri haklı buldu ama toprakların verilmeyeceğini onun yerine 100 milyon dolar para verilmesi gerektiğini söyledi.
1980'deki 100 milyon dolar, şimdiki 1 milyar dolara denk geliyor.
sioux'lar bunu kabul etmediler ve bu parayı hâla bankadan çekmediler. eğer parayı alırsak, atalarımızın uğruna savaşıp öldüğü topraklarımızı satmış oluruz diyorlar.
devamını gör...
sözlüğe patreon'dan destek olmayan cimri tip
benim. karma puanı toplamaya çalışıyorum diyorum siz bana cimri diyorsunuz.
alındım, gücendim, neden öyle diyorsunuz?
alındım, gücendim, neden öyle diyorsunuz?
devamını gör...
yazarların sürekli kendi profillerine bakmaları
kafa sözlük'ün narsisizm başkenti olduğunu gösteren durum. online butonuna basarak görüntülenebileceği üzere; herhangi bir anda çevrimiçi olan yazarların %48'i ilgili t anında kendi profillerini görüntülemektedir.
big brother is watching you.
big brother is watching you.
devamını gör...
oscar wilde
the ballad of reading gaol'u okunmadan ölünmemesi gereken şair ve yazar. o meşhur oysa herkes öldürür sevdiğini şiiri aslında reading zindanı balladı'nda geçer. bazı dizeler; savaşın en hararetli yerinde etinizi de beraberinde götüren bir mermi gibidir. daha başka nasıl ifade edilir bilemedim.
--- alıntı ---
yasaların yargısı doğru mudur
ya da yanlış mıdır bunu bilemem;
bildiğim tek şey bu hapishanede
demir gibi sağlamdır tüm duvarlar,
bir yıl kadar uzundur her geçen gün
yıl bitmek bilmez, uzadıkça uzar.
kabil'in habil'i öldürdüğü
günden beri hiç dinmedi acılar
çünkü insanların insanlar için
koymuş olduğu bütün yasalar
tıpkı adaletsiz bir kalbur gibi
taneyi eleyip samanı tutar.
--- alıntı ---
--- alıntı ---
yasaların yargısı doğru mudur
ya da yanlış mıdır bunu bilemem;
bildiğim tek şey bu hapishanede
demir gibi sağlamdır tüm duvarlar,
bir yıl kadar uzundur her geçen gün
yıl bitmek bilmez, uzadıkça uzar.
kabil'in habil'i öldürdüğü
günden beri hiç dinmedi acılar
çünkü insanların insanlar için
koymuş olduğu bütün yasalar
tıpkı adaletsiz bir kalbur gibi
taneyi eleyip samanı tutar.
--- alıntı ---
devamını gör...
afganlı mültecinin türk gençlere ağır hakaretleri
üst edit: söz konusu meczup özür dilemiş.
sosyal medyadan da olsa zamanında ve etkili bir şekilde tepki vermenin faydalı olduğunu görmüş plduk böylece. darısı diğerlerinin başına.
ya niye bu kadar ayrımcılık yeeaaaa
bakın "1000 tane cami var ama türk gençleri namaz kılmıyor"diyen canlı diyor bunu; evet ikisi aynı organizma.
elinde olsa* ve eline yeterli güç geçtiğinde o, namaz kılmıyor deyip de "bana ayrımcılık yapıyorlar ühüüüüğ" diye zırladığı insanları tavuk keser gibi kesecek oysaki...
hâlâ diyor ki; bi iyrimcilik niyi bik bik
ulan istemiyor bu ülkenin insanları sizi bu ülkede i.s.t.e.m.i.y.o.r!!!
zorla mı alüminyum?
bu ülkede gençler işsiz, kadınlar ve çocuklar insan gibi yaşayamıyor, insanlar aç, insanlar yoksul, insanlar umutsuz...
umutsuzluktan canına kıyıyor lan bu memleketin insanları...
açlıktan geberiyoruz bir de size mi bakalım alüminyum? aldığınız bütün yardımlar, bedeva gittiğiniz bütün hastaneler bu ülkenin vatandaşlarının cebinden çıkıyor.
hem vasıfsızın teki olup boğazına kadar yoksulluğa batmış bir halka yük ol, üstüne senin yükünü çeken insanlara saldır, taciz et, tecavüz et, başını taşla ezerek öldür hem de ayrımcılık diye havla...
öyle bir dünya yok güzel kardeşim*
kuyruğunuzu kıstırıp geldiğiniz yere geri g.i.d.e.c.e.k.s.i.n.i.z.
.
sosyal medyadan da olsa zamanında ve etkili bir şekilde tepki vermenin faydalı olduğunu görmüş plduk böylece. darısı diğerlerinin başına.
ya niye bu kadar ayrımcılık yeeaaaa
bakın "1000 tane cami var ama türk gençleri namaz kılmıyor"diyen canlı diyor bunu; evet ikisi aynı organizma.
elinde olsa* ve eline yeterli güç geçtiğinde o, namaz kılmıyor deyip de "bana ayrımcılık yapıyorlar ühüüüüğ" diye zırladığı insanları tavuk keser gibi kesecek oysaki...
hâlâ diyor ki; bi iyrimcilik niyi bik bik
ulan istemiyor bu ülkenin insanları sizi bu ülkede i.s.t.e.m.i.y.o.r!!!
zorla mı alüminyum?
bu ülkede gençler işsiz, kadınlar ve çocuklar insan gibi yaşayamıyor, insanlar aç, insanlar yoksul, insanlar umutsuz...
umutsuzluktan canına kıyıyor lan bu memleketin insanları...
açlıktan geberiyoruz bir de size mi bakalım alüminyum? aldığınız bütün yardımlar, bedeva gittiğiniz bütün hastaneler bu ülkenin vatandaşlarının cebinden çıkıyor.
hem vasıfsızın teki olup boğazına kadar yoksulluğa batmış bir halka yük ol, üstüne senin yükünü çeken insanlara saldır, taciz et, tecavüz et, başını taşla ezerek öldür hem de ayrımcılık diye havla...
öyle bir dünya yok güzel kardeşim*
kuyruğunuzu kıstırıp geldiğiniz yere geri g.i.d.e.c.e.k.s.i.n.i.z.
.
devamını gör...
pencereden dışarı bak
uçsuz bucaksız tabiat demek isterdim ama beton yığını ve arada yeşermesine izin verilmiş bir kac kök bitki örtüsü..
devamını gör...
ömür boyu yetecek paran olsa çalışır mısın sorunsalı
çalışırdım, hatta yine aynı şartlarda yine aynı yoğunlukta. ruhsal doyum denen bişey var, cebindeki parayı sana unutturuyor...
devamını gör...
sözlük yazarlarının başucu kitapları
(bkz: içimizdeki şeytan)
hayır bu kitap benim başucu kitabım değil. ama bu tanımı başucu eserim yapınca otomatik olarak başucu kitabım olacak.
ben çok zeki bir adamım, harcanıyorum sadece.
hayır bu kitap benim başucu kitabım değil. ama bu tanımı başucu eserim yapınca otomatik olarak başucu kitabım olacak.
ben çok zeki bir adamım, harcanıyorum sadece.
devamını gör...
varlık ve hiçlik
jean paul sartre bu eserin de radikal bir insan özgürlüğü doktrin'ini savunmaktadır. kendi özgürlüğümüzün farkında olmamız endişe şekline dönüşmekte ve dolayısıyla bu farkında oluştan kaçmaya çabaladığımız için de sartre'ın deyimiyle " kötü kanaate " girmekteyiz.
devamını gör...
bir gün sağcı bir gün solcu bir gün feminist bir gün komünist olan sözlük
sözlüğe uymak yerine sözlüğü kendine uydurmaya çalışanların sözlüğü soktuğu durumdur. sözlük, her görüşten insanı barındırdığında ve bunlar saygılı bir şekilde konuşabildiğinde/tartışabildiğinde güzel olur bence.
devamını gör...
yıllar sonra ekşi sözlük'te yazar olmak
an itibarıyla içinde bulunduğum durumdur.
peki artık umurumda mı? yoooo...
artık habitatım burası benim, fazlasıyla adapte oldum bu allahsız sözlüğe.
yine de eski sabırsız günlerimin hatırına birkaç tanım girmezsem ayıp olur, üvey evlat misali ayda yılda bir yazalım bakalım.
bunca yıldır almadığın hataydı ekşicim. yemin olsun bir tane geri zekalı bırakmazdım şimdiye oralarda. ama n'apcan işte?
peki artık umurumda mı? yoooo...
artık habitatım burası benim, fazlasıyla adapte oldum bu allahsız sözlüğe.
yine de eski sabırsız günlerimin hatırına birkaç tanım girmezsem ayıp olur, üvey evlat misali ayda yılda bir yazalım bakalım.
bunca yıldır almadığın hataydı ekşicim. yemin olsun bir tane geri zekalı bırakmazdım şimdiye oralarda. ama n'apcan işte?
devamını gör...
ümit yaşar oğuzcan
yaşamak seninle bir başka zamanı
bir başka zamanda seni yaşamak
her şeyden önce sen
elbette sen
mutlaka sen
ister uzaklarda ol
ister yanı başımda dur
sen ol yeter ki bu zaman içinde
ben olmasam da olur
(bkz: dağ rüzgarı)
devamını gör...
spasolog
fransızlar kendi uzay araştırmalarına katılan ve uzaya çıkan insanları için kullanır.
devamını gör...
lizbon kuşatmasının tarihi
bir jose saramago romanıdır.
tarihi yazımı her zaman sorunlu ve tartışmalı bir konudur. genelde tarih, yazan kişi ya da kişilerin bakış açısına göre yorumlanır ve yazılır. bunun sonucunda da tarihle ilgili doğru hükme varmak zorlaştıkça zorlaşır. olayların tarafları her zaman kendilerini haklı çıkartan bir tarih yazımı benimserler tarih kitaplarında.
peki kasti bir hata yapılsa bir tarih kitabında. mesela atatürk 19 mayıs 1919 tarihinde samsun’a çıkmadı desek. ve tarihi bunun üzerinden kurgulasak ne olurdu? ya da 1789 yılında fransız ihtilali yapılmadı desem dünya tarihi nasıl bir yol izlerdi.
saramago’nun kahramanı düzeltmen silva da böyle bir hata yapıyor bilerek ve lizbon kuşatmasını anlatan kitaba bir olumsuzluk eki ekliyor. haçlı ordusu destek vermedi. bu hatayı bile isteye yaptıktan sonra da işten atılmak için gün saymaya başlıyor ama beklediği olmuyor. ve kendisinden kitabı bu cümleye uygun olarak yeniden yazması isteniyor kendinden.
saramago lizbon kuşatması olayında portekiz’in tarafında değil. çünkü o benim okuduğum ve okuyarak tanıdığım en vicdanlı yazarlardan biriydi. bu kitabı okuyun. bir yazarın ruhundaki ışığa şahit olacaksınız.
tarihi yazımı her zaman sorunlu ve tartışmalı bir konudur. genelde tarih, yazan kişi ya da kişilerin bakış açısına göre yorumlanır ve yazılır. bunun sonucunda da tarihle ilgili doğru hükme varmak zorlaştıkça zorlaşır. olayların tarafları her zaman kendilerini haklı çıkartan bir tarih yazımı benimserler tarih kitaplarında.
peki kasti bir hata yapılsa bir tarih kitabında. mesela atatürk 19 mayıs 1919 tarihinde samsun’a çıkmadı desek. ve tarihi bunun üzerinden kurgulasak ne olurdu? ya da 1789 yılında fransız ihtilali yapılmadı desem dünya tarihi nasıl bir yol izlerdi.
saramago’nun kahramanı düzeltmen silva da böyle bir hata yapıyor bilerek ve lizbon kuşatmasını anlatan kitaba bir olumsuzluk eki ekliyor. haçlı ordusu destek vermedi. bu hatayı bile isteye yaptıktan sonra da işten atılmak için gün saymaya başlıyor ama beklediği olmuyor. ve kendisinden kitabı bu cümleye uygun olarak yeniden yazması isteniyor kendinden.
saramago lizbon kuşatması olayında portekiz’in tarafında değil. çünkü o benim okuduğum ve okuyarak tanıdığım en vicdanlı yazarlardan biriydi. bu kitabı okuyun. bir yazarın ruhundaki ışığa şahit olacaksınız.
devamını gör...
