bir kez sadece bir, diğerleri onun silüeti haliyesidir ve adabı vardır aşkın....tamam tamam kestim.(bkz: lol) birini gördüğünde karnın sınava girmeden öncekii gibi ağrıdığı kerece.
devamını gör...

bari bir yaş aralığı vereydin biz de 36 yaş olarak nasiplenseydik tavsiye verseydik kardeş diyerek sitem ettiğim tavsiyelerdir.
devamını gör...

yapay zeka, bir insanın kapasitesinden daha fazla bilgiye erişebilen ve bunu yorumlayabilen yazılım türüdür.

bir insan ne kadar donanımlı olursa olsun yapay zeka kadar bilgiye sahip olamaz. sonuçta yapay zeka internetten exabyte-larca bilgiye erişebilir, öğrenebilir ve bunları yorumlayabilir.
devamını gör...

are u kola?
edit: what are u?
devamını gör...

fransız yazar andré gide tarafından yazılmış ve dilimize kalpazanlar olarak çevrilmiş eser. çoğu okurun aksine ben yazarın zaman zaman romanın içine hiç düşünmeden dalmasını oldukça seviyorum çünkü sanıyorum ben sanatçıyı eserinden ayrı bir noktaya koymakta pek başarılı değilim bundan ötürü bana oldukça gerçek hissettiriyor bu gibi durumlar.

gide, roman içinde roman yazması bir yana aslında bilinen bütün teknikleri de hiçe sayıyor yazarken. okurken, karakterlerin sayfalarca anlatılan iç dünyasında kayboluyorsunuz. mekan ve karakterlerin görünüşlerini neredeyse çok az aktarmasından dolayı eleştirilen bir eser ama buna başka bir açıdan yaklaşma taraftarıyım; karakterler kendi iç dünyalarına öyle gömülüyorlar ve iç hesaplaşmalarıyla o kadar boğuşmak durumunda kalıyorlar ki zaman ve mekan onlar için silikleşiyor ve neredeyse dikkat edilmeyecek bir hâle geliyor. gide bunu bu amaçla ve isteyerek mi yaptı bilmiyorum ama bence yetersiz mekan betimlemeleri bir noktada karakterlerin bulanık ve belirsiz bakışını okuyucuya hissettirmek için oldukça hoş bir yol olmuş. baba figürü, özgürlük ve seçimlerimiz üzerine güzel noktalara değiniyor.

--- alıntı ---

“si on pouvait recouvrer l'intransigeance de la jeunesse, ce dont on s'indignerait le plus c'est de ce qu'on est devenu.”

"hiçbir zaman sandığım gibi değilim. kendim sandığım varlık bile durmadan değişiyor, öyle ki, çoğu zaman, ben birleştirmesem, sabahki varlığım akşamki varlığımı tanımayacak."

“düşünceleri ne kadar yoldan saparsa o kadar fazla sarılırlar ahlaka; o kadar ki, kimi özgür düşüncelileri sofulukta herkesi gölgede bırakır...”

--- alıntı ---
devamını gör...

internete satış için koyduğum bir ürün kısa sürede satıldıysa, (bu sabah oldu ondan bu tanımın ilhamı :) o bildirimi görünce, önce bir vuhuuu diyorum, annem diyorki hemen satış oldu dimi, ve de ucuza aldıysam, o aradaki kar çok keyifli, geçimimi bununla sağlamıyorum ama bence herkes denemeli, bir şeyler alıp satmak çok güzel, bir de tamiratını, restorasyonunu yaptıysanız, yani siz de emeğinizle bir değer kattıysanız çok keyifli, aslında genel olarak insanın, yaptığı bir şeyin, gösterdiği bir duygunun, verdiği bir değerin, karşılığını görmesi, karşılığını alması çok tatmin edici bir şey, yani hakkının teslim edilmesi, bunu bir hesap olarak, çıkarcılık olarak düşünmeyin, insanın hak ettiği değeri görmesi, alması anlamında söylüyorum...
devamını gör...

tişörtlerimi benden başka herkes giyiyor. bu üstümdeki kimin?
devamını gör...

neden her şeyin içinde siyaset olmak zorunda. kimseyi ilgilendirmez kimsenin düşüncesi görüşü. bahsedilen konu da bana göre bir tercih, inanç ve inanca saygı. bu bir siyasi görüş bildirmek zorunluluğu olmamalı.

açıkcası sözlükte yazma sebeplerimden biri de budur. siyasi ya da dini görüş kimseyi ilgilendirmemeli. şurda iki sohbet edip, yaşanan gerginliklerden uzaklaşmak için varız.

talep çok olduğu için yapılmış ama bence sorgulanmaması gereken bir durum. isteyen istediğine inansın, bizlere saygı duymak düşer. sözlüğün yaptığı da bu inanana saygı duymak. görüş bildirme zorunluluğu yoktur. iki yönetici arasında bile görüş ayrılığı muhakkak vardır siyası ve dini olarak. bu bizi bağlar mı ? hayır bağlamaz.
devamını gör...

merak uyandırır, aynı zamanda kimine göre daha rahat yorum yapabilme özgürlükleri vardır.
devamını gör...

derler ki ; ” burada bir kelebek kanat çırpsa, atlantik’te fırtınaya sebep olabilir. ” işte biz her birimiz, tıpkı o kelebek gibiyiz, fakat bir farkla; bizim kelebeğimiz fırtınaya sebep olmaz! o, kanatlarını açar fırtınaya karşı koyar.
devamını gör...

beni de sevin
devamını gör...

insanların gerçek yüzünü görmüş olmak ve ona göre sıfırdan emin adımlarla ilerlemek.

ben çok geç farkettim.
devamını gör...

akp iktidarı tarafından fesh edilen istanbul sözleşmesinin haklarını hukuken koruduğu eşcinsel erkeğin dayak yemesi olayıdır.

inadına bağıracağız, inadına söyleyeceğiz. istanbul sözleşmesi yaşatır!
devamını gör...

adamların hergün bir şeyi çıkıyor. ne bekliyorsun çok normal buna rağmen destek veren bilemedim.
devamını gör...

2001 a space odyssey'i rahatlıkla tek geçebileceğim filmlerdir.
devamını gör...

kafa karıştırıcı, tartışmalı ve karşılaştırmalı bir başka renk. mercan rengi ve yavru ağzı ile karıştırılır. hakkında kesin uzlaşma olmayan bir renk.
devamını gör...

bunların kalpleri engelli.
devamını gör...

pandeminin varlığına şükrettiren durumdur. 1 yıldan fazla oldu, evdeyiz. düşelim onu lütfen.
köprünün uzaması büyük avantaj.
mesela akp yap-satçı zihniyetle bu köprüyü kontrol ediyor olsaydı, aman tanrım !
köprü geçiş ücretini abdestsiz günlerle çarpıp bir de üzerine trt vergisi, elektrik vergisi, çöp vergisi ve hatta duş alırken kullandığımız su ile abdest almamanın vergisini bile eklerdi.
köprünün uzunluğunu dert etmeyelim, yol boyunca aşağıda bulunan ve bizden hunharca vergi alanlara uzun uzun el sallayabileceğiz.
sözlük formatı ve kurallarıda olmayacak, istediğimiz gibi sövüp sayarız, uzun yol boyunca.*
devamını gör...

kadın cümle sonunda seni çok seviyorum demiş. muhtemelen şimdi nefret ediyordur.
devamını gör...

finlandiya dünya kadın kuruluşu tarafından yüzyılın en başarılı yüz kadınından biri olarak onurlandırılan ayşe yıldız kenter (1928-2019) devlet sanatçısı ve unıcef türkiye iyi niyet elçisi olmuştur.
profesyonel yaşama ilk adımı ankara devlet tiyatrosu’nda shakespeare’in ‘12. gece’ oyunu ile oldu. muhsin ertuğrul’un mektubu, 12 aralık 1948: “yıldız, iki gözüm kızım, bugün senin meslek hayatına ilk adımını attığın mübarek bir gündür. ‘mübarek’ diyorum, çünkü shakespeare gibi bir dahinin on ikinci gece kadar güzel bir eserinde baş kadın rolü oynayarak sahneye atılmak, şimdiye kadar çok az bahtiyara nasip olmuştur. fakat sakın bu başlangıç seni gurura sürüklemesin, bilakis daha çok çalışmaya ve daimi bir tevazua bağlasın. esasen ben senin dürüst ve kuvvetli seciyenden bunu bekliyorum.”
kardeşi müşfik kenter ve eşi şükran güngör ile kent oyuncuları topluluğunu kurdu. daha sonraki yıllarda sürekli olarak amerika birleşik devletleri ve birleşik krallık'ta "değişen eğitim metotları" ve "oyunculuk metotları" üzerine çalışmalar yaptı.
1962’de tiyatro hizmetlerinden ötürü “yılın kadını” seçildi ve behzat butak ile birlikte "ilhan iskender tiyatro ödülü"nü kazandı. sinema oyuncusu olarak üç kez “altın portakal” ödülüne layık görüldü.
100’e yakın oyun sergiledi. shakespeare, çehov, bertolt brecht, eugène ıonesco, harold pinter, edward albee, tennessee williams, alan ayckbourn, arthur miller, tom stoppard, brian friel, neil simon, david mamet, athol fugard, sergey kokovkin gibi pek çok yazarların yanı sıra melih cevdet anday, oktay rıfat horozcu, necati cumalı, güner sümer, adalet ağaoğlu, zeki özturanlı, güngör dilmen, muzaffer izgü gibi pek çok türk yazarının oyunlarını da sahneye koydu, oynadı.
1984'te roma’daki italyan kültür birliğince “adalaide ristori” ödülüne layık görüldü
1989 yılında, korsika - bastia film festivalinde “hanım” filmindeki rolüyle “en iyi kadın oyuncu” ödülünü aldı.
1991 yılında tiyatro sanatına hizmetlerinden ötürü uluslararası lions kulübünün “the melvin jones” ile ödüllendirildi.
iki kez ulvi uraz “en iyi kadın oyuncu”, üç kez de aynı dalda avni dilligil ödülüne laik görüldü.
1994'te “konken partisi” oyunundaki fonsla rolü ile “olağanüstü yorum” ödülünü aldı.
1995'te kültür bakanlığınca, tiyatro sanatına katkılarından ötürü “onur” ödülüne layık gördü. kenter’e aynı yıl tiyatro sanatına katkılarından dolayı “mevlana kardeşlik ve barış ödülü” verildi.
1996’da magazin gazetecileri derneği tarafından ramiz ile jülide’deki jülide rolü için “en iyi kadın oyuncu” ödülü verildi.
19 mayıs 1997'de uluslararası istanbul festivali tarafından ömür boyu tiyatro sanatına katkısından dolayı verilen onur ödülü yıldız kenter’e dame diana rigg tarafından takdim edildi.
1998’de ankara sanat kurumu “yılın kadın sanatçısı” ödülü, 1998 muhsin ertuğrul yaşam boyu tiyatro sanatına katkılarından dolayı onur ödülü, 1998 cumhurbaşkanlığı büyük kültür ve sanat ödülü, “martı” adlı oyunda madam arcadina rolüyle 1999, afife tiyatro ödülleri - en iyi kadın oyuncu ödülü aldı.
kendisi son derecede mütevazi, saygı dolu ve nazik bir hanımefendiydi. boğaziçi sahilinde yürüyüş yapanlar ile tatlı sohbetler ederdi, nur içinde yatsın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim