pestil
çok güzel bir tatlıdır aynı zamanda oldukça faydalıdır ama kaliteli olması şarttır.
devamını gör...
normal sözlük belgesel veri tabanı
kesinlikle izlenmesi gerektiğini düşünüyorum.
insan olduğumuzu unuttuğumuz bu çağ'da
bizlere insan olduğumuzu hatırlatacak bir belgesel.
"sabah kalktığında hiçbir yerin ağrımıyorsa bu da mutluluktur."
buradan
insan olduğumuzu unuttuğumuz bu çağ'da
bizlere insan olduğumuzu hatırlatacak bir belgesel.
"sabah kalktığında hiçbir yerin ağrımıyorsa bu da mutluluktur."
buradan
devamını gör...
clytie (yazar)
ne yere bakan yürek yakan bir yazarmış da haberimiz yokmuş dediğim yazar *
mutlu olsun diyelim ne diyelim.
mutlu olsun diyelim ne diyelim.
devamını gör...
geceye bir 90'lar şarkısı bırak
meyra-nurtopu
devamını gör...
kişisel alan
türkiye'ye daha gelmemiş bir kavramdır.
devamını gör...
mağdur suçlayıcılığı
"hırsızın hiç mi kabahati yok" gibi bir cümleye sahip olduğumuzu hesaba katarsak, mağduru suçlamanin kökü bizde çok eskiye gider. sokakta dayak yiyen çocuğu bir de anne babanın dövmesinden başlarız, "o saate orada ne işi varmış" a kadar gideriz.
yani bu biraz da suçun olaganlastiginin isaretidir. suç zaten oradadır. o halde, mağdur bunu bile bile önlem almadığı için kabahatlidir.
haliyle mağduru sucluyorsak eğer şunu deriz. "bizim mahalle zaten hırsızdır. sen kapını kilitlemekle mesulsun". ya da deriz ki kadına "bizim erkeğimiz, tacizcidir, tecavüzcüdür. buna yapacağımız bir şey yok. sen mini etek giymemekle sorumlusun."
bu sakat mantığın altında ya suçluyu korumaya çalışmak vardır ya da suç karşısında çaresizlik. ıki durumda da bitmis bir toplumsal ahlaka işaret eder.
yani bu biraz da suçun olaganlastiginin isaretidir. suç zaten oradadır. o halde, mağdur bunu bile bile önlem almadığı için kabahatlidir.
haliyle mağduru sucluyorsak eğer şunu deriz. "bizim mahalle zaten hırsızdır. sen kapını kilitlemekle mesulsun". ya da deriz ki kadına "bizim erkeğimiz, tacizcidir, tecavüzcüdür. buna yapacağımız bir şey yok. sen mini etek giymemekle sorumlusun."
bu sakat mantığın altında ya suçluyu korumaya çalışmak vardır ya da suç karşısında çaresizlik. ıki durumda da bitmis bir toplumsal ahlaka işaret eder.
devamını gör...
beyaz kaplan
hindistan yapımı netflix filmidir. oyuncuları tanımam, yönetmenini daha önce hiç duymadım. oyunculuklar da yönetmenlik de aynı kalitede ama hikayesi muazzamdı. hindistan alt tabakasında doğmuş balram, kendisinin de deyişiyle horoz kafeslerinde sıkışıp kalmıştır. horozlar kendilerinden önce kafesten çıkarılanların başından geçenlere şahit olsa da asla başkaldırmayıp aynı sonun kendilerini de yakalamalarını beklerler. peki balram için böyle mi olacak?
balram'ın ailesi aslında onu kırmızı ışıkta yakalayıp para dilenen bir çocuk gibidir. balram dayanamaz ve birkaç rupi sıkıştırıl bu çocuğun yani ailesinin küçülmüş avucuna. o şoför koltuğundayken firavun faresi dediği patronlarından biri neden böyle yaptığını, bunun yanlış bir şey olduğunu söyler ve hatta sadaka verdiği için ona çemkirir. bu, balram'ın neden ailesine para vermemesi gerektiğinin mesajıdır. ne kadar sadaka verirse versin o aile aynı o çocuk gibi sürekli ondan gelene medet eyleyecektir ve kendileri de yok olduktan sonra aynı ailesi gibi avuç açacak, para dilenecek birilerini doğuracak, yetiştireceklerdir.
kaza sonucu ölümüne neden oldukları ufak çocuk da balram'ın ailesi ve onun gibilerini temsil ediyor. kimileri 10,20 çocuk yapıp salıyorlar dışarı, bazılarının isimlerini bile hatırlamazlar der balram. aslında ismi hatırlanacak tek tip insan vardır o da balram gibi kendilerine uzanan ellere para kusup boş göndermeyenlerdir.
balram bir kafesteydi, kafesten çıkabilmesinin tek yolu sisteme karşı gelmesiydi. o da aynısını yaptı, kendisinden medet uman ailesini geride bıraktı. bu, bunu gerçekleştirebilmesinin tek yoluydu. çünkü onun da dediği gibi, kölelikten kurtulmanın 2 yolu vardır; ya suç işlersin ya da siyasete girersin. büyük sosyalist diye tanınan siyasetçinin aslında ne kadar da iki yüzlü olduğunu görmek, oylarının büyük çoğunluğunu aldığı fakit kesimi nasıl da umursamadığını görmek* bu iki yolun sonuca götürebileceğini de gösterdi. balram da seçimini yapabileceği tek tercihten yani suçtan yana kullanarak o horoz kafesinden çıktı. kendisinin de dediği gibi, kast sisteminde 2 sınıf vardır, açlar ve şişmanlar. bütün aç ailesini feda ederek şans eseri yanında bulunan bir akrabasıyla beraber şişman sınıfa geçiş yaptı.
balram'ın ailesi aslında onu kırmızı ışıkta yakalayıp para dilenen bir çocuk gibidir. balram dayanamaz ve birkaç rupi sıkıştırıl bu çocuğun yani ailesinin küçülmüş avucuna. o şoför koltuğundayken firavun faresi dediği patronlarından biri neden böyle yaptığını, bunun yanlış bir şey olduğunu söyler ve hatta sadaka verdiği için ona çemkirir. bu, balram'ın neden ailesine para vermemesi gerektiğinin mesajıdır. ne kadar sadaka verirse versin o aile aynı o çocuk gibi sürekli ondan gelene medet eyleyecektir ve kendileri de yok olduktan sonra aynı ailesi gibi avuç açacak, para dilenecek birilerini doğuracak, yetiştireceklerdir.
kaza sonucu ölümüne neden oldukları ufak çocuk da balram'ın ailesi ve onun gibilerini temsil ediyor. kimileri 10,20 çocuk yapıp salıyorlar dışarı, bazılarının isimlerini bile hatırlamazlar der balram. aslında ismi hatırlanacak tek tip insan vardır o da balram gibi kendilerine uzanan ellere para kusup boş göndermeyenlerdir.
balram bir kafesteydi, kafesten çıkabilmesinin tek yolu sisteme karşı gelmesiydi. o da aynısını yaptı, kendisinden medet uman ailesini geride bıraktı. bu, bunu gerçekleştirebilmesinin tek yoluydu. çünkü onun da dediği gibi, kölelikten kurtulmanın 2 yolu vardır; ya suç işlersin ya da siyasete girersin. büyük sosyalist diye tanınan siyasetçinin aslında ne kadar da iki yüzlü olduğunu görmek, oylarının büyük çoğunluğunu aldığı fakit kesimi nasıl da umursamadığını görmek* bu iki yolun sonuca götürebileceğini de gösterdi. balram da seçimini yapabileceği tek tercihten yani suçtan yana kullanarak o horoz kafesinden çıktı. kendisinin de dediği gibi, kast sisteminde 2 sınıf vardır, açlar ve şişmanlar. bütün aç ailesini feda ederek şans eseri yanında bulunan bir akrabasıyla beraber şişman sınıfa geçiş yaptı.
devamını gör...
saatleri ayarlama enstitüsü
kütüphaneden alıp okuduğuma bin pişman olduğum kitap. şu an tanpınar'ın (bkz: huzur (kitap)) romanını okurken bunu daha derinden hissediyorum. mutlaka edinip, tekrar sayfalarıyla haşır neşir olmam, hayatıma dahil etmem gerekiyor bu eseri. bir dostu özler gibi üç senedir bu kitabı özlüyorum.
karakterlerin tahlilleri, olay örgüsü, ruhsal betimlemeler çok şaşırtıcı ve çekici kitapta. tanpınar'ın kaleminin kendine has bir rayihası var. bir kaldırım, bir sokak, bir his ile ilgili betimlemeleri ve benzetmeleri beni şaşkına çeviriyor. saatleri ayarlama enstitüsü derinden derine hicveden ve bunu çok iyi başaran bir eser. hayri irdal'ın inancı -belki de inandırma inancı- ile halit ayarcı'nın dönüşümüne şahitlik etmek beni etkiledi. kendisinin dahi inanmadığı bir şeyle ilgili başkalarını ikna eder vaziyete gelmesi hayli ilgi çekici. tabii bu sırada bolca absürd öğeler barındırıyor kitap, zannımca bunlar da aslında birer eleştiri olarak romanda yer bulmuşlar.
tanpınar'ın insanı şaşkınlığa sürükleyecek kadar etkileyici cümleleri var kitapta. üslup etkileyici fakat adını koyamadığım bir şey var tanpınar'ın kaleminde, o şey bu eserde de mevcut. sanki kitap okunsun diye değil var olması gerekliliğinden dolayı varmış gibi. tanpınar'ı okudukça belki o şey de ifade edebileceğim bir forma kavuşur.
--- alıntı ---
şu hakikati bana kendi hayatım öğretti: insanoğlu insanoğlunun cehennemidir. bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.
--- alıntı ---
karakterlerin tahlilleri, olay örgüsü, ruhsal betimlemeler çok şaşırtıcı ve çekici kitapta. tanpınar'ın kaleminin kendine has bir rayihası var. bir kaldırım, bir sokak, bir his ile ilgili betimlemeleri ve benzetmeleri beni şaşkına çeviriyor. saatleri ayarlama enstitüsü derinden derine hicveden ve bunu çok iyi başaran bir eser. hayri irdal'ın inancı -belki de inandırma inancı- ile halit ayarcı'nın dönüşümüne şahitlik etmek beni etkiledi. kendisinin dahi inanmadığı bir şeyle ilgili başkalarını ikna eder vaziyete gelmesi hayli ilgi çekici. tabii bu sırada bolca absürd öğeler barındırıyor kitap, zannımca bunlar da aslında birer eleştiri olarak romanda yer bulmuşlar.
tanpınar'ın insanı şaşkınlığa sürükleyecek kadar etkileyici cümleleri var kitapta. üslup etkileyici fakat adını koyamadığım bir şey var tanpınar'ın kaleminde, o şey bu eserde de mevcut. sanki kitap okunsun diye değil var olması gerekliliğinden dolayı varmış gibi. tanpınar'ı okudukça belki o şey de ifade edebileceğim bir forma kavuşur.
--- alıntı ---
şu hakikati bana kendi hayatım öğretti: insanoğlu insanoğlunun cehennemidir. bizi öldürecek belki yüzlerce hastalık, yüzlerce vaziyet vardır. fakat başkasının yerini hiçbiri alamaz.
--- alıntı ---
devamını gör...
dünyanın en kısa fıkrası
salgına karşı elimizde çok büyük bir koz var; yakalanmamak.
devamını gör...
geceye bir şiir bırak
"sev beni çok sev…
eşşek sudan gelinceye kadar..
allah belanı verene kadar.
kırmızı kar yağıncaya kadar.
arap kızı pencereyi kapatıncaya kadar.
düriye güğümlerini kalaylayana kadar..
mardin kapısından atlayana kadar..
manda yavrusunu sinek kapana kadar..
atı olan üsküdar'ı geçene kadar..
portakalı soyup baş ucuma koyuncaya kadar..
sev beni çok sev..
canın yanana,
huyun kuruyana,
aklın çıkana,
yüreğin çatlayana kadar..
sev beni…"
yusuf tandoğan
eşşek sudan gelinceye kadar..
allah belanı verene kadar.
kırmızı kar yağıncaya kadar.
arap kızı pencereyi kapatıncaya kadar.
düriye güğümlerini kalaylayana kadar..
mardin kapısından atlayana kadar..
manda yavrusunu sinek kapana kadar..
atı olan üsküdar'ı geçene kadar..
portakalı soyup baş ucuma koyuncaya kadar..
sev beni çok sev..
canın yanana,
huyun kuruyana,
aklın çıkana,
yüreğin çatlayana kadar..
sev beni…"
yusuf tandoğan
devamını gör...
0330
bu adama nasıl nick altı yazılmamış inanın hayretler içerisinde kaldım. kınıyorum hepimizi! kusurumuza bakmasın. vay bana vaylar bana... elbarto tosbağayı niye utandırıyorsun kardeşim? ben bu utançla kabuğuma çekilirim arkadaş!
affet beni 0330
affet beni 0330
devamını gör...
sevgililer günü
kapitalist sistemin bayram ettiği bir gündür. lakin her şeye rağmen güzeldir. adında sevgi olan bir günün çirkin olması mümkün mü?
devamını gör...
dışarıda koca bir evren varken odayı mesken tutan sinek
oksijenimi paylaşmak istemediğim sinektir. gerçi tam olarak ne tükettiklerini bilmiyorum ama neyse. onu tüm gün misafir edebilir kekini böreğini çayını eksik etmeden misafirperverliğimi gösterebilirim. ama akşam olunca lütfen evine gitsin.
devamını gör...
ıvanmılınskı is offline
değişik başlıktır.
bu aralar sözlüğe pek giremiyorum (kendi standartlarıma göre)
maç falan izliyorum kitap okuyorum sınavlar başlayacak.
ayrıca zenginiz diye gizli gezinme özelliğini alacak değiliz.
takipçi görmeyi de almadım.
ayrıca (bkz: ıvan mılınski kim ulan) açmayın şöyle saçma sapan başlıklar.
faydalı başlıklar açalım burası ciddi bir sözlük.
yan tarafta bilim tartışıyorlar oraya geçelim.
bu aralar sözlüğe pek giremiyorum (kendi standartlarıma göre)
maç falan izliyorum kitap okuyorum sınavlar başlayacak.
ayrıca zenginiz diye gizli gezinme özelliğini alacak değiliz.
takipçi görmeyi de almadım.
ayrıca (bkz: ıvan mılınski kim ulan) açmayın şöyle saçma sapan başlıklar.
faydalı başlıklar açalım burası ciddi bir sözlük.
yan tarafta bilim tartışıyorlar oraya geçelim.
devamını gör...
dünyanın en samimiyetsiz cümlesi
(bkz: senin adına sevindim)
devamını gör...
karanlıktan korkmak
gayet normal olan korkudur. gece , boş bir tuval gibidir . zihnimizin derinlerinde kalmış olan hayaletleri resmedebilmek daha kolaydır bu yüzden. üzeri zaten boyanmış olan sayfalara ne çizersek çizelim eğreti duracaktır , gündüz ise zaten üzeri dolu olan tuval gibidir o yüzden kafamızın içinde olanları oraya çizmektense, gecenin karanlığında en derin korkularımızın uyanmasına izin veririz. gündüz gözüyle gördüğün dört duvar ve bir kaç eşyadan ibaret oysa gece çöktüğünde tamamen karanlığın içindesin .
devamını gör...
şeker hastalığı belirtileri
ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, ani kan şekeri düşmesi ve buna bağlı olarak titreme.
devamını gör...
ben babamla evleneceğim
2 kızımdan da, ilkokula başlayana dek (gördüler tabi delüğanluları) duyduğum cümle. yaw ne keyifli idi onların tek idolü olmak. bazen hatırlatıyorum, kızarıp bozarıyorlar sonra kahkahalar.
devamını gör...
vazelin
maske teli nedeniyle burun üstü ve yanakları kızaranlar için kurtarıcı olan bir çeşit parafin yağı.
birçok kreme göre yumuşatıcılığı yüksek olsa da, cildi zaten yağlı olanlar için zararlı olabileceği gibi, hormonlara bağlı sorunlarda artışa da neden olabileceğinden aşırı kullanımından kaçınmak gerekir.
birçok kreme göre yumuşatıcılığı yüksek olsa da, cildi zaten yağlı olanlar için zararlı olabileceği gibi, hormonlara bağlı sorunlarda artışa da neden olabileceğinden aşırı kullanımından kaçınmak gerekir.
devamını gör...
