kuracağımız hayallerin bilgisayar, telefon, araba gibi değersiz şeylerden oluşmasını sağladığınız için teşekkürler cumhurbaşkanım.
devamını gör...

geçen yıl mart ayında, cümbür cemaat ofisçe antep'e gitmemiz, iki gün patlayıncaya kadar tıksırıncaya kadar yememiz, pazar gecesi geri dönmemiz ve iki üç gün sonra pandemi yasaklarının başlaması.

başka sözüm yok şimdilik.
devamını gör...

soda , bira veya kahve alıp gittiğim banyo.
devamını gör...

akışta bir yazara denk geliyorum beğeniyorum tanımını sonra profiline girip diğer tanımlarını da okuyorum. diğerlerini de beğenirsem takip ediyorum.
devamını gör...

melkor, ıluvatar’ın yarattığı ilk ve en güçlü ainur’dur. hiçliğin içinde gölge gibi dans etmiş, gizli alevi bulmak için zamandan ve mekandan ari olarak hiçliği kendisine ev edinmiştir. gizli alev'in hiçlikte yer almaması ise onun için kötü bir sürpriz olmuştur.

ainur müziğinin ruhunu kirlettiğine inanılır. ben şahsen böyle olduğuna inanmıyorum zira melkor'un tolkien evreninde metal müzik yapmaya çalışan öncül bir karakter olduğu kanısındayım. müziğinin gümbür gümbür olması ise buna delalettir. zaten melkor'a duyduğum sempatinin tek nedeni de, tolkien evrenine metal müziği getirmiş olmasıdır. yoksa evlat olsa sevilecek bir karakter değil. tabi sonrasında eru'nun kafası atmış ve müziği durdurmuştur.

işte zurnanın zırt dediği yer de burası olmuştur. içindeki heyecanı, öfkeyi, isyanı notalara dökememek melkor'u çığırından çıkarmıştır. valar'ın inşa ettiği tüm güzellikleri yok etmek için alevler içindeki tacı ile birlikte, arda 'ya inmiştir.

ılluin ve ormal'a saldırıp. almaren'i yok etmiştir. sonrasında hizmetkarı sauron'u da alıp kayıplara karışmış. utumno'ya kaçmıştır.

elbette bu dönemi de boş geçirmedi. burada tolkien evreninin kadim yaratıklarından olan balrog'ları yani ateşin kırbaçları'nı yarattı. gittikçe güçleniyordu. angbad'ı inşa etti ve sauron'u buraya yerleştirdi. valar melkor'u durdurmaya yeltenmiş olsa da, ''atı alan gondor'u geçmişti.'' onun gücü karşısında yapacak bir şeyi kalmamıştı. bozguna uğradı.

böylece melkor'un devri başlamıştı. hem de ne devir! elfler'i zindanlara kapattı, onlara türlü işkenceler yaptı. en fenası da ıluvatar'ın çocuklarını kara büyü aracılığı ile eciş bücüş orklara dönüştürmesi oldu. bu yara asla kapanmadı. orklar orta dünya üzerinde her daim yürüdü ve kötülüğün alt zümre hizmetkarları oldular.

valar bu duruma çok içerledi. o ca(ğ)nım elflerin, eciş bücüş yaratıklara dönüşmesini, midesi kaldırmadı. son bir gayretle melkor'un üzerine yürüdü. utumno düştü, melkor yakalanarak, hapsedildi. angainor'un efsunlu zinciri bileklerinde ve vücundaydı artık. çaresizliği iliklerlerine kadar hissediyordu. alçaldı. alçalabildiği kadar alçaldı...

kurtulması lazımdı. metalci melkor gitti arabeskçi melkor geldi. yalvardı da yalvardı. bu kadar arabesk manwe'nin ruhuna da iyi gelmedi. bir yerde dayanamadı ve melkor'u affetti. bu arada sauron çoktan topuklamıştı.

melkor yeniden ortalıkta gezmeye başlar başlamaz, fitne fesat ne varsa oraya buraya aşıladı. melkor böl/parçala/yönet taktiğini kullanmaya başlayarak tolkien evreninde ''siyaset bilimi''nin de babası haline geliverdi. feanor'un aklını bulandırdı. ortalıkta huzur namına bir şey kalmadı. silmarilleri türlü hile ve desiselerle almaya çalıştıysa da olmadı.

baktı bu iş tatlı dille olmayacak, ungoliant'ı yanına çekip yola koyuldu. kasvet dokuyan için melkor'un çağrısı bulunmaz bir nimetti. birlikte valinor'a saldırdılar. dev kara örümcek ışığın kaynağı olan iki ağacın özlerini emerek onları kuruttu. artık orta dünya'nın üzerinde ''makber''in ezgisi ve sözleri yankılanıyordu. her yer karanlık....

bu arada melkor finwe'yi öldürdü ve silmarilleri alıp tabanları yağladı. feanor'un laneti ile birlikte artık yeni bir adı vardı. morgoth!

ungoliant'a pek çok mücevher verdi. lakin kara örümceğin gözü bir türlü doymuyordu. kafayı silmarillere takmıştı. melkor'un harap ve bitap bir halde olduğunu biliyordu. isteyenin bir yüzü, vermeyenin iki yüzü kara diyerek, silmarilleri istedi. elbette melkor silmarilleri vermedi. ungoliant'ın kafası attı ve melkor'a saldırdı. ışığı emen neredeyse melkor'u alt ediyordu. derler ki; ungoliant melkor'u ağlarıyla sarıp sarmaladığında, melkor'un çığlıkları angband'dan bile duyulmuş.

lakin melkor şanslı bir ainur. balrog'lar efendilerinin çığlığını duyunca olay yerine hemen intikal etmiş ve ungoliant'ı püskürtmüşlerdir.

böylece paçayı sıyıran melkor efendi yeniden angband'a dönmüştür. kendisini toparladıktan sonra orta dünyaya gelen feanor'u ''2. beleriand savaşı''nda öldürdü. aslında bu savaşta her şey feanor'un istediği gibi gidiyordu. feanor melkor'u angbad'a kadar kovalamıştı. lakin bir anlık boşluk feanor'un, gothmog ve balrogların saldırısı karşısında, eru'nun rahmetine kavuşmasına sebep olmuştur.

ama orta dünya'da kahramanlar tükenmez. yaman savaşçı finarfin oğlu fingolfin melkor'u bozguna uğratmayı kafasına koymuştu. ilk denemesinde başarılı olamasa da, ikinci denemesinde melkor'un defterini dürmüştür. dagor aglareb yani görkemli savaş ile birlikte melkor yine arazi olmuştur.

melkor arazi olmuşsa korkacaksınız. ne yapar eder, intikamını alır. bu kural bozulmamış, melkor, ard-galen'den aşağı alevden nehirler yollayarak pek çok elfin ve noldor prensinin ölümüne yol açmıştır.

fingolfin hiddetlenmişti. yine angbad'ın kapılarına dayandı. kale kapısına doğru yöneldi ve melkor'a seslendi; ''öne çık yeter! karanlıkta gizlenme seni korkak!'' diyerek onu teke tek dövüşe davet etti.

melkor bu düelloyu yapmak istemiyordu. ancak hizmetkarlarının önünde madara olmakta istemiyordu. el mecbur kapılardan dışarı çıktı. fingolfin kılıcı ringil'i ustalıkla kullanıyordu. melkor'un çekici havayı döverken. fingolfin melkor'u 7 kere yaralamıştı. melkor'un çığlıkları karizmasını yerle bir etmişti. madara olmanın eşiğine gelmişti.

melkor şansı denen bir şey kesinlikle var. aksini iddia edene selam bile vermem. şanslı hergele...

tam işi bitti denilirken, yine yırttı. bu seferde fingolfin'in ayağı takılmış ve melkor'un önüne düşmüştü. melkor fingolfin'in boğazına bastırarak son darbeyi vurmaya hazırlanırken, ringil'in soğukluğunu bacağında hissetti. iyice hiddetlenmişti. fingolfin'i çekiciyle parçalayacakken thorondor araya girdi ve melkor'u gözünden yaraladı. fingolfin'i alıp, kayıplara karıştı.

melkor silmarillerden birini luthien'in şarkısından çok etkilendiği için kaptırdı. beren - luthien aşkı melkor'u mat etmişti. soyguncu melkor soyguna uğramıştı. bu olaydan sonra melkor ''sayısız gözyaşı savaşı''nı da kazanmayı başarmıştır. lakin kredisi tükenmektedir.

ve ''öfke savaşı'' ile birlikte her şey nihayete erdi. earendil topunu, tüfeğini topladığı gibi melkor'un üzerine yürüdü. melkor bu sefer şapkadan tavşan çıkartamamıştı. tutsak edildi. yeniden angainor ile zincirlendi. bu sefer sonsuza değin...

onca olay, onca yıkım ve acının müsebbibi melkor artık zararsız hale getirilmişti.

yine de insan, keşke şu adamın metal müzik yapmasına izin verseydiniz demekten kendini alamıyor. belki izin verseler, tüm bunlar yaşanmayacaktı. tıpkı hitler'in resim konusundaki başarısızlığının dünyaya çıkarttığı fatura gibi, melkor'un engellenmesi de orta dünya'ya çok pahalıya mal olmuştur.
devamını gör...

her insan bir alem olduğu için genellemesi namevcut olan yöntemlerdir.
insan aslında her yeni insanda kendini yeniden tanır.
devamını gör...

yok benim dedem şöyle büyük ağaymış da, yok benim dedemin katırları kimsede yokmuş da, beni methetme kardeşim bana para ver.
devamını gör...

başıboşlara bir gir istersen.*

hepsinin başıboşlar kısımda korku filmi karakteri gibi saklı tutulmasından olabilir mi?
devamını gör...

aslında bir türlü gözlenemediği için "tanrının cezası parçacık" olarak adlandırılan ama zamanla tanrı parçacığına dönüşmüş olan terim.

bilgi için (bkz: higgs bozonu)
devamını gör...

"kendinizi, kendinizle zaman geçirmeyi yalnızlık sanmayacağınız şekilde yetiştirin."
andrey tarkovski
devamını gör...

soft renklerin ve ahengin hakim olduğu evdir. gereksiz bir titizlik gösterilmiştir. sanki 3 5 seneye ne olacağı belli değilmişçesine.
devamını gör...

eğer mobilde beğenmek için butonu denk getiremiyorsanız, entry’e iki kere üst üste tıklamanız yeterli.
instagram’daki gibi; tık tık
(bkz: amme hizmeti)
devamını gör...

sosyal medyanın her geçen gün tehlikesini arttırdığını gösteren durumlardan sadece birisidir.
artık ne adım atsak birine dokunuyoruz yer kalmadı çünkü dolduk, kalabalıklaştık.
yazar arkadaşıma teşekkür ederim bu bilgiyi de paylaştığı için, kendimizi buna göre ayarlarız artık.
ben de sunumlarımda kullanıyordum çünkü mizahın bazı durumlara, öğrenmeye katkısı oluyor, ilgiyi arttırıyor diye düşünüyordum. hayata farklı bakış açısı sunuyor ve bunu ne kadar çok kişiye ulaştırırsak o kadar iyi değil midir? paylaşımın amacı bu değil midir? gerçekten ilginç bir durum. ufak da olsa yeni nesli karikatürle tanıştırıyordum ama gerek yokmuş. bilinmesin, eski tozlu web sayfalarında kalsınmış...
devamını gör...

(bkz: kumar)
devamını gör...

kendimi gözlemlemeyi epey geç öğrenmiş bir birey olarak(26 yaşında) sonuna kadar katıldığım bir tanım olmuş. kendini gözlemlemeyi bilen insan, öfkesine hakim olabilen insandır. öfkesine hakim olabilen insan düzgün düşünüp doğru kararlar verir ve az hata yapar.

ben daha çok geceleri kafamı yastığa koyduğum zaman bütün bir günün ve kendimin analizini yapmayı seviyorum. sakin ve diniz bir kafayla düşününce gün içinde yaptığım hataları ve bunların sebep olabileceği sorunları daha iyi anlayabiliyor ve ertesi gün için daha hazır uyanıyorum. ve biliyorum ki bunu daha kusursuz yaptığım zaman hayallerime bir adım daha yaklaşacağım, ayrıca daha efektif bir insan olacağım..
devamını gör...

anksiyete bozukluğu gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ilaç.
devamını gör...

benim için telefonu şarja takmak oluyor..
devamını gör...

ilkokul kitaplarından , girişiyle zihnime kazınmış sarsıcı bir sait faik hikayesi. bir ritim var adeta şiir gibi:

"yürüyordum. yürüdükçe de açılıyordum. evden kızgın çıkmıştım. belki de tıraş bıçağına sinirlenmiştim. olur, olur! mutlak tıraş bıçağına sinirlenmiş olacağım..."


(bkz: iz bırakan kitap cümleleri)
devamını gör...

özellikle anne adaylarının sıklıkla işittiği tıbbi bir terim. bebeğin anne karnındaki gelişim aşamalarından biri.
üçüncü gebelik ayı başından doğuma kadar olan süre içinde ana rahmindeki canlıya verilen isimdir.
devamını gör...

pisagor'u liderleri olarak gören topluluk.

ilginç özellikleri varmış bu insanların; fasulye ve et yemezlermiş. her zaman ilk olarak sağ ayakkabılarını giyerler, herkesin geçtiği yollardan geçmezlermiş. toplantı yapacakları zaman oturacakları taşları, geometrik şekillere benzeyecek biçimde yontmuşlar. pisagor'un ölümsüz olduğuna ve belirli aralıklarla tekrar tekrar dünyaya geldiğine inanırlarmış.

eğer pisagor'u doğrudan, yüz yüze görmek isteyen olursa, cinsel hayat denilen şeyi tamamen bir kenara bırakması gerekirmiş. eğer bırakamıyorsa, onun yüzünü göremez ve dersleri bir perde arkasına oturarak dinlemek zorunda kalırmış.

yazılı bilgilerin başkalarının eline geçmesinden ve yayılmasından korkarlarmış. bu nedenle not tutmayarak, matematikle ilgili her şeyi ezberlermiş bu kişiler. eğer topluluğa katılmak isterseniz, matematik hakkında bildiklerinizi kimseye anlatmayacağınızdan emin olmak için 5 sene boyunca konuşmamanız gerekirmiş.

***

matematiğe saplantılı bir şekilde bağlı olan bu garip güruh, bir gün bu nedenle çıkan bir de cinayete tanıklık etmiş. öğrenciler içinde hippasus adlı bir kişi, sayıların kesinlikle sadece ve sadece rasyonel olabileceğine inanan bu topluluğa, irrasyonel bir sayının varlığını ispatlama gafletine düşmüş. farklı kaynaklarda ispatın farklı bir konuya ilişkin olduğu bilgisi de yer alıyor. ispatı yaptığı ve topluluğun inançlarını sarstığı için, suda boğulmak suretiyle bizzat pisagor tarafından öldürülmüş.

***

topluluk üyelerinin, pisagor da dahil olmak üzere, intihar ederek öldüklerine dair birtakım söylentiler var. fakat farklı kaynaklar, pisagor'un eceliyle ölmesi dahil olmak üzere birçok farklı olasılıktan bahsediyor. yani sonlarına ilişkin kesin bir bilgimiz yok gibi görünüyor.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim