ebeveynlerim yanımda iken kendimi zincirlerle duvara bağlanmış gibi hissediyorum. ne ne yapmak istediğimi ben planlayabiliyorum ne de düşüncelerimi tamamıyla sizinle planlayabiliyorum. sizinle iken beynimi çıkarıp kenara koyuyorum. böyle olması en azından sorgulamamı devreden çıkarıp daha katlanılabilir hale getiriyor durumumu.
9 senedir neredeyse tamamen sizden uzak durmak için eğitim hayatımı sebep ederek uzaklaştım. bunun son bulması beni tekrardan çok geriyor. sırf sizden uzaklaşmak için bir iş bulup çalışmak istiyorum.
devamını gör...

"erdoğan: çarşamba günü size birçok güzellikleri takdim edeceğim."

sanırım sözlük radyosunun açıldığını duyuracak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

12 monkeys filminin esin kaynağı olan, görüp görebileceğiniz en iyi kısa filmdir.

film neredeyse tamamen hareketsiz görüntülerden oluşur (film boyunca sadece 1 tane hareket eden kare vardır). en eski sinema teknolojisiyle yapılmış bir bilim kurgu filmi olduğu halde hâlâ izlenir. sesleri dinlemeden albüm karıştırır gibi sadece fotoğraflara baksanız bile boğaz düğümletir.
devamını gör...

an itibariyle, yüreğimizdeki korları bir kez daha hatırlatan yayın.
devamını gör...

bir fırtına kuşunu sevmeliydim seveceğime seni;
hiç değilse baharda göğü şenlendirir gelirdi.
bütün dünya ölüme düşer kapattığımda gözlerimi.
(sanıyorum kafamdan uydurdum seni.)

- sylvia plath, deli kızın aşk şarkısı
devamını gör...

türkler kendi isteğiyle mi müslüman oldu yoksa zorlandılar mı başlığına bir savunma metni okuyordum, biri yazmış ki ''kılıçla olsa bile teşekkür etmeliyiz büyüklerimizi müslüman yapmışlar''. hayatımda böyle bir aymazlık görmedim ben, 40 yıl düşünsem bu kadar omurgasız olamazdım herhalde. düşünsenize kuşaklar sonraki torununuzun ağzından böyle bir laf çıkıyor.
devamını gör...

bugünü de böyle bitirdik.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yürüdük, koştuk falan.
3 miller yuvarladık.
evet evet yine kapanışı yapamadık. *
neysem yatıyoruz hade çav.
herkeslere iyi, güzel, tatlı geceler...
devamını gör...

beni mutlu eden, umut veren bir şarkıyı hediye etmek istiyorum.
aynı zamanda hemşehrim olan edip akbayram'dan inanın çocuklar şarkısını bir fenerbahçe'li olarak beşiktaşlılara armağan ediyorum. *
devamını gör...

kutlamayı çok sevdiğim ama hiçbir zaman afişe etmediğim gündür. bir söz var ya birilerine boşluk yaratan günler diye ha bu günler o günler. annelerin ellerinden öperim, kutlayalım ama reklam etmeyelim. kutlu olsun *
devamını gör...

kant'a newton'u anlatan hocası.. christian wolff ekolünün bir neferi..

kant gibi knutzen'in hayatı da königsberg'de geçmiş. felsefe, matematik ve fizik okumuş, matematik ve mantık üzerine ordinaryüs prof olmuş. özellikle leibniz'in maddenin nitel boyutuyla ilgili ortaya koyduklarını incelemiş ve kant'ın gündemine taşımıştır. kant için hem üç eleştiriyi yazmadan önceki dönemde hem yazdığı üç eleştiri üzerinde etkili bi figür olmuştur. ancak knutzen için çok da önemli biri değilmiş kant bunu da belirtmek gerek.

knutzen'in felsefesi de bir denge, arabuluculuk felsefesi. wolff ve lutheryan anlayış arasında tutunmaya çalışmış ancak pek başarılı olduğu söylenemez. kant da bunun için 20 yıl uğraşacak ve bunun mümkün olmadığını söyleyip vazgeçecek zaten. muhtemelen kant'ı leibniz aleyhtarı yapan da knutzen'dir. özellikle newton mekaniği'nden sonra iş başka bi boyuta evriliyo tabi. şu da var ki 18.yy'da teknik yetersizliklerden dolayı, aynı zaman diliminde yaşasalar da bütün büyük eserlere ulaşmak son derece zor ve newton'un eserinin almanya'da okunup anlaşılması ve okuyucuyu ikna etmesi çok da hızlı gerçekleşmiyo. gerçekleştiğinde ise refleks olarak bir ortayolculuk meydana çıkıyo. knutzen de hatta kant da böyle bir iklimin mahsülü..
devamını gör...

(bkz: azer bülbül)

''duygularım darmadağın anlayamazsın
bendeki kalp sende olsa taşıyamazsın''
devamını gör...

tek lokmalık minik.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bir noktada her şeyin sonu hüzne gidiyor
devamını gör...

bunların başında teşekkür etmek ve özür dilemek geliyor.
devamını gör...

sana bu kadar yeter len şımarma diyen yazarlardır. ilgisini eksik etmez ama başınıda okşamaz hani.
devamını gör...

sonra diyorlar ki, “sen neden şarap içiyorsun?” ben ezileni seviyorum kardeşim!

italya, ezim ezim ezmiştir. hakları ile kazanmışlardır. bir penaltıları verilmemiştir. türkiye’yi çok güzel “chianti” kıvamına getirmişlerdir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
seni çalıp evime götürmek isterdim ama ne yazık ki evde bir adet anne bulunmakta.:(
devamını gör...

1955 yapımı fransız yönetmen jules dassin'in soygun / polisiye filmidir. tam adı du rififi chez les hommes olup, erkekler arasında maraza, hırgür, şamata gibi bir anlama gelmektedir.

--! spoiler !--

abd dışında çekilen ilk film noir lardan olan film, imkansız bir soygunu gerçekleştirmeye çalışan 4 kişinin hikayesini anlatmaktadır. film zamanının çok ötesinde olup fransız sinemasının ve kendi janrasının en başarılı filmlerinden biridir.

senatör mc carthy'ci amerikan karşıtı faaliyetleri izleme komitesi (huac) tarafından soruşturulurken ülkesini terkeden ve fransa'ya yerleşen amerikalı yönetmen jules dassin'in fransa'da çektiği ilk, avrupa'da çektiği ikinci filmdir.

filmin soygun sahnesi efsanedir. tam olarak 30 dakikadan fazla süren, sıfır diyalog ve müzik içeren bu sahne sinemanın büyüsüdür. yönetmen ile görüntü yönetmeni philippe agostini bu sahnenin çekimi sırasında fikir ayrılığına düşmüşler, görüntü yönetmeni böyle bir şey olamayacağını seyircinin sıkılacağı konusunda ısrar etmiş, ama çekimler bittikten sonra izlediğinde yönetmene hak vermiştir.

soygundan sonra gerçekleşen olaylar ise daha polisiye tarzdadır. filmin bu kısmını da çok beğenmekle beraber, kendi dönemindeki benzer hollywood filmlerine kıyasla daha deneysel şeyler yapılmış, ve kanaatimce çok da başarılı olunmuş.

bu kadar minimalistik bir filmi devasa bir suç destanı gibi hissettirmek kesinlikle kolay bir iş değil. film bir an bile temposunu kaybetmeden ilerler ve tatmin edici bir sonla biter. aynı tarzda kült olmuş yüksek bütçeli hollywood yapımları arasında kaybolmuş, bir elmas gibi parıldayan bir filmdir.

filmin baş karakterinin ismi bile söylerken insanın içini bir hoş ediyor. tony le stéphanois ( toni lö sitefanuva )

henüz seyretmedeyseniz tavsiye ederim, pişman olmayacaksınız.

--! spoiler !--

film noir için #146489
devamını gör...

21, yy düşünürleri içinde en çok dikkati çeken isimlerdendir.

materyalist ve idealist felsefi akımların genel kabul görmüş kalıplarını kırarak olanı anlamak ve olması gerekene dönük sergilediği asimetrik bakış açısıyla bir çok eleştirinin kaynağı haline gelen değişik bir abimizdir.

(bkz: looking awry) yamuk bakmak. slavoj zizek
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim