eğer ki çayı şekersiz içiyorsanız browni - negro ikilisinden birisini diyorum.
devamını gör...

orta asya'da bulunan, batısında hazar denizi, kuzeyinde kazakistan, doğusunda özbekistan, afganistan ve güneyinde iran olan bir ülkedir. yüzölçümü 491.200 km², başkenti aşkabat'tır. dili türkmence'dir.
devamını gör...

choker.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

ankara'dan günaydın sözlük.
soğuk ama mis gibi bir hava var.
tam, çiçek açmış meyve ağalarının altında, çayıra çimene yayılmalık bir gün.
termos olacak bir de bisküvi.
zalımsın korona. ömrümü yedin.
devamını gör...

en iyi ilişkiler beklentisiz başlayan ilişkilerdir.
zira tarafların beklentileri farklı olabilir. insanların değer yargıları da farklıdır. birine göre iyi olan bir başkasına göre kötü olabilir.
senin değer yargına göre üç kuruşluk kişiye beş kuruşluk değer verip; sonra "haksızlığa uğradım" diyorsan “suç sende mi yoksa onda mı” diye düşünmen gerekir.

insanlar bir şeylere kırılıp ortamı terk ederken genelde kendilerine yapılan haksızlıktan yakınırlar.
ayrılmadan önce nasıl bir haksızlığa uğradıklarını anlatıp, kanıtlasalar daha iyi olur.

kervan yolda düzelir” misali kafa sözlük yeni kurulmuş bir sözlük olduğu için bazı sorunlar olabilir.
22 senelik bir sözlükte sorun çözme usulü şöyledir:
önce moderasyona o sorun anlatılır.
çözülmediği takdirde tanıdık yazarlar arasında özel mesajlar ile o sorun hakkında görüş alışverişinde bulunulur.
sonrasında başlık açılarak diğer yazarların da görüşleri öğrenilir.
çoğunluk da aynı sorundan muzdarip ise moderasyonun o sorunu çözmesi gerekir.

mizahi bir örnek: adamın biri çıktı. “hiç kullanmadığım 7.000 puanım var, bir ayağım çukurda. kullanılabilir puanlarımı isteyen takipçilerime hediye etmek istiyorum” diye moderasyona talepte bulundu.
moderasyon "derdini seveyim" diye umursamadı. *
sonrasında yazarlar arasında mesajlaşmalar başlar…hemfikir olanlar fazla ise konu ile ilgili başlık açılır.
destekleyenler çoksa dikkate alınması gerekir.
ikoanaokulu oyun bahçesine döndürdüler sözlüğü” diye söylenebilir. *

şaka bir yana bazı yazarlar hak ettiğini alamamaktan yakınıyorsa sözlüğü terk etmek çözüm değildir.
haksızlığa boyun eğmekle, yeni haksızlıkları davet ederler.
bu konuda tuncel kurtiz’e kulak vermek gerekir.

devamını gör...

''tanrı izlandalıları korusun'' dileğimin baş meleği. * gençliğinde insanı histerilere sürükleyecek kadar rahatsız edici bir güzelliği varmış.

bu hatunun parçaları kirli manyetik bass hastası bünyeme birazcık hafif geldiğinden maalesef ki düzenli olarak remix'li işlerini sömürüyorum. mesela play dead sound anlamında bana fazla feminen geldiği için tim simenon 12 inch remix'i tüketiyorum. ya da joga dub mix... come to me black dog mix... gibi.

devamını gör...

'neden savaşlar oluyor biliyor musun? çünkü dünya insansız başladı ve de onsuz bitecek.'

-kar ve kaplan
devamını gör...

ihtiyacı olanlar icin acilmis olan kullanilmayan esyalar basligina "snowboardum var" yazan iyiliksever yazar.
devamını gör...

seni sevmiyorum diye direkt değil de belki de yumuşatarak söylenemli bence. hem karşı tarafı çok kırmadan hem de kendin daha fazla yorulmadan halledilebilecek bir olay. çünkü zaten o kişi eninde sonunda biraz da olsa kırilacak. ben böyle bir durumla karşı karşıya kaldığımda olabildiğince nazik bir dille icimdekileri söylüyorum. olay da fazla büyümemiş oluyor.
devamını gör...

bir an perinçekçiler tarafından basıldığını zannettiğim başlık.

adolf hitler bunu görse tövbe namazı kılardı ama kendisi en şerefli, onurlu, omurgalı adam ilan edilmiş maşallah.

eğer cehennem diye bir yer varsa, doğrudan veya dolaylı olarak ölümüne sebep olduğu sabahattin ali'nin ahının kendisinden feci şekilde çıkması gerekir.

t: at hırsızı kılıklı atsız faşist.
devamını gör...

yanlış bir sorudur. yalnızca islam değil, tüm dinler dünyanın içine etmiştir. hala da etmektedir.

illa islam özelinde bakarsak, bir düşünün. adamın biri geliyor diyor ki "ya ben mağarada takılıyordum, birden vahiy geldi, bana 'oku' dediler, bu arada ben yeni peygamberim, bir de yeni dinimiz var" . bir kesim insan inanmak istememiş tabii ki de *, bunun sonucunda da bir sürü anlamsız savaş çıkıyor. uhud savaşı, hendek savaşı vb. savaşlarda kaç kişi öldü? islam olmasaydı bu savaşlar yapılır mıydı? bunlar aklıma gelen en basit örnekler. osmanlı imparatorluğu hep "islamı yaymak" maskesinin ardına sığınıp her yeri işgal etme hakkını kendinde bulmadı mı? sorsanız kendisi islam halifesi, eee islamın bayrağını dört bir yana dikmek onun vazifesi, mecbur yani. yersen.

afganistan'a, iran'a, yemen'e gidin bakın, arka mahallelerde islamın dayattığı 'namus' kuralları uğruna kaç kadın ölüyor, recm ediliyor? (bkz: ışid) kaç kişinin kafasını "islam" uğruna kesti? "ama onlar dinimizi yanlış anlıyorlar" gibi bir ibareyi kusura bakmayın ama kabul edemem. o zaman sizin dininizi anlamak bu kadar zor olmasaydı. kuralları, yasakları, cezaları her kesim tarafından farklı yorumlanabilen bir din olamaz. olursa sonucu bu olur. kimi öyle anlar, kimi böyle.

başta dediğim gibi, yalnızca islam özelinde değil. cennetten parsel parsel yer satılan din de aynı rezillikte. insanlık tarihinde yaşanan en büyük katliamların sebeplerine baktığınızda din hep en başta geliyor. neden "din" diye bir şeyin olmadığını hayal etmek bu kadar korkunç?

"nothing to kill or die for, and no religion, too"
devamını gör...

çay içmeyi bilen kişidir
devamını gör...

yağmur yağdıktan sonraki toprak kokusu efenim.
devamını gör...

pir sultan abdal şiiri. selda bağcan bir söyler ki akıllara zarar. iyi ki varsın selda hanım.
devamını gör...

" evlen yuvanı kur."
hayatımı mahvettikten sonra söylendi.
ne kadar kolay!
devamını gör...

john katzenbach tarafından yazılmış müthiş bir psikolojik gerilim romanıdır. 670 sayfaydı yanlış hatırlamıyorsam. tabii yazının boyutuna göre sayfa sayısı da azalabilir kitabın başka çeşit yayınlanmış hallerinde.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

olduğu gibi kitabın arkasından çeviriyorum. spoiler değil yani;

psikopatın peşindeki psikiyatr:

saran psikolojik gerilim der patient kitabında new yorklu psikiyatr dr. frederick stark'ın hayatı bir kabusa dönüşür. elli üçüncü doğumgününün gecesinde dr. frederick stark muayenehanesinin bekleme odasında tatsız bir mektupla karşılaşır:

başlığında ölümünüzün ilk gününe hoş geldiniz! yazan mektubun altı rumpelstilzchen imzalıdır. tabiiki ilk akla gelen bunun bir eşşek şakası olduğudur. psikiyatrımız öyle olmadığını pek yakında ders mayetinde öğrenecektir. anonim şahıs onu şeytani bir oyuna zorlar: rumpelstilzchen kendisinin gerçek hayatta kim olduğunu bulması için onbeş gün zaman tanıyor kurbanına. aksi takdirde dr. stark’ın aile bireyleri tek tek ölümle yüzleşecektir. bir diğer alternatif seçenek olarak psikatr pes edip, kendi hayatından vazgeçmelidir. kendisine kimin tarafından böylesine yoğun bir kin ve nefret güdüldüğüne dair stark’ın en ufak bir fikri yoktur ve kendi hayatından vazgeçmek söz konusu bile değildir...
böylelikle ölümcül bir kedi - fare oyunu başlar.

- - - - - -

yıllar önce okuduğum bu kitabın yeri bende baskadır. zira okuduğum ilk psiko-gerilim kurgusudur. ilk göz ağrım da diyebilirim. efsane bir kitap gerçekten. öylesine akıp gidiyor ki, kalınlığı gözünüzü korkutmasın derim. 340’lara doğru bir sıkılmıştım ama yarım bıraksaydım kendimi affedemeyeceğim bir kitaptı. kedinin de farenin de yerine koydum kendimi. tam olarak böyleydim;

şuan ne yapardım? hangi yolu seçersem bu durumu en az hasarla kurtarırım veya duygudurumlarımın esiri olmadan mantığımı nasıl önüme koyarım? nasıl bir yol izlerim?

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

zevk alırken öte yandan türlü karanlık düşüncelere muzdaripsin ve bundan hiç şikayetçi değilsin. efsane. dışarı çıkarken hemen eve dönsem de kafa sinemama devam etsem diyordum o zamanlar. muazzam, harika, müthiş ve daha bir çok övgüler!
devamını gör...

öncelikle tüm kadınların kadınlar gününü “kutlarım”. umarım kadın cinayetlerinin konuşulmadığı bir kadınlar günü kutlarız. son günlerde ve yıllarca yaşanan vahşetlerden, cinayetlerden ötürü büyük üzüntü duymakla beraber bugüne özel bir kafa kesit hazırladım.
bugün klavyelerinizi bırakın ,eğlenmenize bakın diyemeyeceğim.
izlemek için;
buradan
edit: bu arada filmin adı suffragette. izlemenizi tavsiye ederim.
not: filmin fragmanını böldüğüm için ara geçişteki ses kayması yüzünden özür dilerim.
devamını gör...

tarihi daha eski yıllara dayanan, selçuklu sanatının örnekleriyle inşa edilen, akdeniz bölgesinde bulunan yapı.
devamını gör...

arkadaşım kil maskesi almıştı 4 arkadaş maskeyi yaptık yüzümüzü yıkadık ve yüzümüz yanıp kızarmaya başlamıştı gece gece hastaneye gittik kil maskesini alan arkadaşıma bir şey olmamıştı bize bakıp ağlıyordu biz serum alırken onu sakinleştirmeye çalışıyorduk .
devamını gör...

cunda adası

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim