platon bir gün kolunda bir ornitorenkle bara girer
felsefe hocamın önerisiyle aldığım bir kitaptı. harwardlı iki profesör birlikte yazmış. kitap felsefenin temel kavramlarını basit bir şekilde anlatıyor ve anlattıklarını felsefik mizahlarla destekliyor. kitabın yarısına kadar geldiğimde dayanamayıp sadece mizah kısımlarını okumuştum . bazıları gerçekten çok eğlenceliydi ama içinde saçma gelen fıkralarda vardı.* felsefeyi temelden öğrenmek ve öğrenirken eğlenmek istiyorsanız bu kitabı öneririm.
bir irlandalı, dublin'de bir bara girer, üç bardak bira ısmarlar; önce birinden, sonra diğerinden, daha sonra da üçüncüsünden birer yudum alır ve bu sırayla içerek üç bardağı bitirir. ardından üç bira daha ısmarlar.
meraklanan barmen, "her seferinde bir bardak alıp içsen, diğerleri ısınmaz," der. bunun üzerine adam, "biliyorum," der. "ama benim iki kardeşim var; biri amerika'da, diğeri avustralya'da oturuyor. birbirimizden ayrılırken, birlikte içtiğimiz günlerin şerefine hep böyle içeceğimize söz verdik. yani bardakların ikisi kardeşlerim, biri benim için."
barmen duygulanır, "ne kadar hoş," der.
adam kısa süre içinde barın müdavimi olur ve her gece aynı şekilde içer. derken günün birinde adam gene bara gelir ve bu sefer iki bardak ısmarlar.
barmen biraları verir ve içten bir üzüntüyle, "başınız sağ olsun," der.
adam gülümser, "yok, yok," der, "kardeşlerim hayatta... yalnız ben din
değiştirip mormon oldum; o yüzden alkolü bıraktım[[alıntı]]
[[alıntı]]
iki inek çayırda otlamaktadır. biri diğerine döner ve “pi genellikle beş sayıyla yazılıyor ama aslında sonsuza kadar devam ediyor.” der. diğer inek kafasını çevirir ve yanıtlar: “mö.”
[[/alıntı]]
psikiyatr, hastasına annesine yaptığı ziyareti nasıl geçtiğini sorar.
“hiç iyi geçmedi. feci bir freudçu dil sürçmesi yaşadım.”
“sahi mi?” der psikiyatr. “ne dediniz?”
“tuzu verir misin, diyecektim, onun yerine ‘hayatımı mahvettin pislik!’ dedim.”
[[/alıntı]]
bir iyimser, bu dünyanın, mümkün dünyaların en iyisi olduğunu düşünür.
bir kötümserse sahiden öyle olmasından korkar
bir irlandalı, dublin'de bir bara girer, üç bardak bira ısmarlar; önce birinden, sonra diğerinden, daha sonra da üçüncüsünden birer yudum alır ve bu sırayla içerek üç bardağı bitirir. ardından üç bira daha ısmarlar.
meraklanan barmen, "her seferinde bir bardak alıp içsen, diğerleri ısınmaz," der. bunun üzerine adam, "biliyorum," der. "ama benim iki kardeşim var; biri amerika'da, diğeri avustralya'da oturuyor. birbirimizden ayrılırken, birlikte içtiğimiz günlerin şerefine hep böyle içeceğimize söz verdik. yani bardakların ikisi kardeşlerim, biri benim için."
barmen duygulanır, "ne kadar hoş," der.
adam kısa süre içinde barın müdavimi olur ve her gece aynı şekilde içer. derken günün birinde adam gene bara gelir ve bu sefer iki bardak ısmarlar.
barmen biraları verir ve içten bir üzüntüyle, "başınız sağ olsun," der.
adam gülümser, "yok, yok," der, "kardeşlerim hayatta... yalnız ben din
değiştirip mormon oldum; o yüzden alkolü bıraktım[[alıntı]]
[[alıntı]]
iki inek çayırda otlamaktadır. biri diğerine döner ve “pi genellikle beş sayıyla yazılıyor ama aslında sonsuza kadar devam ediyor.” der. diğer inek kafasını çevirir ve yanıtlar: “mö.”
[[/alıntı]]
psikiyatr, hastasına annesine yaptığı ziyareti nasıl geçtiğini sorar.
“hiç iyi geçmedi. feci bir freudçu dil sürçmesi yaşadım.”
“sahi mi?” der psikiyatr. “ne dediniz?”
“tuzu verir misin, diyecektim, onun yerine ‘hayatımı mahvettin pislik!’ dedim.”
[[/alıntı]]
bir iyimser, bu dünyanın, mümkün dünyaların en iyisi olduğunu düşünür.
bir kötümserse sahiden öyle olmasından korkar
devamını gör...
seni seviyorum demenin farklı şekilleri
''şimdi ben gidiyorum. fakat ne zaman çağırırsan gelirim...'' dedi. evvela ne demek istediğini anlamadım. o da bir an durdu ve ilave etti:
''nereye çağırırsan gelirim.''
sabahattin ali - kürk mantolu madonna.
''nereye çağırırsan gelirim.''
sabahattin ali - kürk mantolu madonna.
devamını gör...
bütün isimler
bir jose saramago kitabıdır.
jose saramago’ya olan büyük hayranlığımı zirveye çıkaran kitaplardan biridir. ve sayfa sayfa aklımda kalan bir kitaptır. kitabı okurken film izliyormuş duygusuna kapıldım. o kadar iyi yazılmış bir kitap ki sanki bir şeyler kitap okumadım da bir film izledim.
kitabımızın kahramanı ölüm, doğum ve başka bazı bilgilerin yazılı olduğu kartların tutulduğu bir arşivde arşiv memuru olarak çalışan senhor jose. aslında işini doğal akışında yerine getirmekte olan jose bir gün ünlü insanların kartlarını toplamaya karar verir ancak yanlışlıkla bilinmeyen bir kadının kartını da alır ve bu kadını bulmayı bir takıntı haline getirir.
bu takıntı yavaş yavaş senhor jose’nin hayatını ele geçirmeye başlar. jose geceleri gizli gizli arşive girmektedir artık. beline bir ip bağlayıp karanlık arşivin içinde kaybolduğu sahneyi -evet, sahne, sayfa değil- sanki ordaymışım gibi izledim.
işini de savsaklamaya başlayan jose başka insanların dikkatini çekmeye ve onları rahatsız etmeye de başlar. özellikle de çalışma arkadaşlarını.
kitabın ismi bütün isimler olmasına rağmen kitapta ismi olan tek karakter senhor jose’dir. kalan bütün karakterler bir özellikleri ile anılır.
jose saramago’ya olan büyük hayranlığımı zirveye çıkaran kitaplardan biridir. ve sayfa sayfa aklımda kalan bir kitaptır. kitabı okurken film izliyormuş duygusuna kapıldım. o kadar iyi yazılmış bir kitap ki sanki bir şeyler kitap okumadım da bir film izledim.
kitabımızın kahramanı ölüm, doğum ve başka bazı bilgilerin yazılı olduğu kartların tutulduğu bir arşivde arşiv memuru olarak çalışan senhor jose. aslında işini doğal akışında yerine getirmekte olan jose bir gün ünlü insanların kartlarını toplamaya karar verir ancak yanlışlıkla bilinmeyen bir kadının kartını da alır ve bu kadını bulmayı bir takıntı haline getirir.
bu takıntı yavaş yavaş senhor jose’nin hayatını ele geçirmeye başlar. jose geceleri gizli gizli arşive girmektedir artık. beline bir ip bağlayıp karanlık arşivin içinde kaybolduğu sahneyi -evet, sahne, sayfa değil- sanki ordaymışım gibi izledim.
işini de savsaklamaya başlayan jose başka insanların dikkatini çekmeye ve onları rahatsız etmeye de başlar. özellikle de çalışma arkadaşlarını.
kitabın ismi bütün isimler olmasına rağmen kitapta ismi olan tek karakter senhor jose’dir. kalan bütün karakterler bir özellikleri ile anılır.
devamını gör...
bbc’nin paylaştığı türkiye’de dışarı çıkabilenler fotoğrafı
eeee o küfür ettiğiniz, hakaret ettiğiniz rahmetli ,mustafa kemal atatürk, bundan yaklaşık bir asır önce , ben bu millete herşeyi öğrettim , bir başkasına hizmet ettirmeyi ögreteme'dim! demişti, ama şimdiki iktidar, yöneticilerimiz bu halkı hizmetçiyi bırak köle yapmıştır..
anlayan anlamıştır. yazık , yazık.
anlayan anlamıştır. yazık , yazık.
devamını gör...
hazall
birkaç gün önce simay tuğçe aşko babay diyerek kafa iznine çıkmış, daha fazla dayanamayıp bugün tüm haşmetiyle tekrar online listesinde parıl parıl parlamaya başlamış biricik canımın içi moderatörümüz. az daha gelmeseydi onun da arkasından tülay geri dön diye ağlamaya başlayacaktım. ozamannnnn, hoş geldin melek sefalar getirdin*
devamını gör...
geceye bir ilaç bırak
sarılmak bir ilaçtır...sarıl bence tüm hastalıkların sebebi sevgisizliktir..sev ağacı kediyi, köpeği, martıyı....ve yaşama sarıl.
devamını gör...
kadın memesi
bakalım kaç sayfa tanım girilecek memedir. rekor gelir mi ne dersiniz dostlar? sonuca şaşırabilirsiniz. (bkz: swh)
devamını gör...
masum
saf. insan masum kalabilmek istiyor. ne olursa olsun masum sevmek, masum nefret etmek ve masum yaşamak. günahlarının geçmişiyle yüzleşmek istemez hiç kimse. fakat öyle anlar gelir ki insan 360 derece farklılaşır. yaşamı reddeder ve kaosa sığınır. yine de içinde bir masumiyet kırıntısı barındırıyor olamaz mı insan? hiç kimse şeytani emeller ardında yaşayamaz sonsuza dek. er ya da geç pes eder. aydınlanır, tövbe eder. günahlarından arınmak için yalvarır. inanmasa bile yalvarır. "yaptığım tüm kötülükler için affet beni tanrım!" der ağlayarak. "beni tanıyorsun! beni tanıyorsun ve yaptıklarımın sebebini yalnızca sen biliyorsun!"
dışarıda dondurucu bir soğuk var... kahramanımız ağlayadursun. tövbesi yalnızca kendi çıkarınaydı. dolayısıyla affedilmesi de mümkün olmayacak. fakat geçmişte işledikleri yüzünden sevememişse bir başka ruhu, duyumsayabildiğinden şüphe etmişse; işte o zaman affedilir. bir başka ruh için kendi ruhunu yok sayarsa affedilir insan.
zaten masumiyet bunu ifade etmez mi? kendi çıkarından uzak, insanların iyiliğini açık yüreklilikle istemek ve huzur bulmak. pekâlâ öyleyse... birçokları gibi kahramanımız da bunun ayırdına varamayacak. ve bir yaz günü, koltuğunda acı içinde huzuruna kavuşacak... aman ne huzur.
dışarıda dondurucu bir soğuk var... kahramanımız ağlayadursun. tövbesi yalnızca kendi çıkarınaydı. dolayısıyla affedilmesi de mümkün olmayacak. fakat geçmişte işledikleri yüzünden sevememişse bir başka ruhu, duyumsayabildiğinden şüphe etmişse; işte o zaman affedilir. bir başka ruh için kendi ruhunu yok sayarsa affedilir insan.
zaten masumiyet bunu ifade etmez mi? kendi çıkarından uzak, insanların iyiliğini açık yüreklilikle istemek ve huzur bulmak. pekâlâ öyleyse... birçokları gibi kahramanımız da bunun ayırdına varamayacak. ve bir yaz günü, koltuğunda acı içinde huzuruna kavuşacak... aman ne huzur.
devamını gör...
code lyoko
yarı 2d animasyon, yarı 3d cgi olmasıyla öne çıkan, 2003 yapımı bilim kurgu tarzı fransız çizgi dizisi. dört sezonu, toplam 95 bölümü vardır. 30 ülkede resmi olarak yerel dublajlar ile yayınlanmıştır.
hikayenin devamı, bir sezondan oluşan ve 2d animasyon sahneleri canlı çekim ile değiştirilen code lyoko: evolution ile sürdürülmüştür fakat serinin sahibinin iflas etmesi nedeniyle, tüm marka hakları satılmış ve ilerleyen çekimler iptal edilmiştir.
başrolü jérémie, ana karakterleri; aelita, odd, ulrich, yumi ve william olan bir kadrosu vardır. bir kuantum bilgisayarda barındırılan sanal dünyada yaşayan x.a.n.a. adlı programın irade kazanıp, dünya elektrik ve internet ağına tam erişim arzulayan bir otonom yapay zekaya dönüşümesi ve bunun karakterlerimiz tarafından önlenmeye çalışılması konu alınır.
türkiye'de lyoko kodu olarak çeşitli kanallarda yayınlanmış, jenerik olarak amerikan ingilizcesi seçilmiştir.
türkiye'deki yayıncılar, diğer ülkelerin aksine jeneriği çevirmeye yeltenmedikleri gibi, orijinalini değil ingilizcesini kullanmışlardır. seslendirmede de odd'un ses sanatçısı, tüm dizi boyunca zırt pırt değişmektedir.
code lyoko: evolution ise, türkiye'ye resmen pazarlanmamış, türkçe altyazıları bir fan tarafından yapılmaya başlamış, tarafımca devam ettirilmiş ve lyoko kodu: evrim olarak çeşitli çevrim içi video platformlarında yayınlanmıştır. eksik bölümlerin sebebi, marka hakları el değiştirilirken telif hakkımızı kaybetmemizdir.
en sevdiğim, aşık olduğum çizgi filmdir. gerek bilgisayar bilgilerinin doğruluğu ile, gerekse animelere taş çıkaracak hikaye örgüsü ve karakter gelişimleri ile batı çizgi film kuşağında ayrı bir yeri vardır. dizideki konumlar fransadaki gerçek konumlardan esinlenilerek tasarlanmıştır.
orijinal seriyi türkçe dublaj ile buradan izleyebilirsiniz.
hikayenin devamı, bir sezondan oluşan ve 2d animasyon sahneleri canlı çekim ile değiştirilen code lyoko: evolution ile sürdürülmüştür fakat serinin sahibinin iflas etmesi nedeniyle, tüm marka hakları satılmış ve ilerleyen çekimler iptal edilmiştir.
başrolü jérémie, ana karakterleri; aelita, odd, ulrich, yumi ve william olan bir kadrosu vardır. bir kuantum bilgisayarda barındırılan sanal dünyada yaşayan x.a.n.a. adlı programın irade kazanıp, dünya elektrik ve internet ağına tam erişim arzulayan bir otonom yapay zekaya dönüşümesi ve bunun karakterlerimiz tarafından önlenmeye çalışılması konu alınır.
türkiye'de lyoko kodu olarak çeşitli kanallarda yayınlanmış, jenerik olarak amerikan ingilizcesi seçilmiştir.
türkiye'deki yayıncılar, diğer ülkelerin aksine jeneriği çevirmeye yeltenmedikleri gibi, orijinalini değil ingilizcesini kullanmışlardır. seslendirmede de odd'un ses sanatçısı, tüm dizi boyunca zırt pırt değişmektedir.
code lyoko: evolution ise, türkiye'ye resmen pazarlanmamış, türkçe altyazıları bir fan tarafından yapılmaya başlamış, tarafımca devam ettirilmiş ve lyoko kodu: evrim olarak çeşitli çevrim içi video platformlarında yayınlanmıştır. eksik bölümlerin sebebi, marka hakları el değiştirilirken telif hakkımızı kaybetmemizdir.
en sevdiğim, aşık olduğum çizgi filmdir. gerek bilgisayar bilgilerinin doğruluğu ile, gerekse animelere taş çıkaracak hikaye örgüsü ve karakter gelişimleri ile batı çizgi film kuşağında ayrı bir yeri vardır. dizideki konumlar fransadaki gerçek konumlardan esinlenilerek tasarlanmıştır.
orijinal seriyi türkçe dublaj ile buradan izleyebilirsiniz.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının en yaşlı özelliği
'eskiden ...' diye başlayan cümleler kuruyorum.
elektronik aletlerin benim bilmediğim özelliklerini fark edince 'vay bee teknoloji ne kadar da ilerlemiş' diyorum.
deniz kenarında, sessiz bir yere yerleşip denizi izlerken çayımı, kahvemi içip kitap okumak istiyorum.
elektronik aletlerin benim bilmediğim özelliklerini fark edince 'vay bee teknoloji ne kadar da ilerlemiş' diyorum.
deniz kenarında, sessiz bir yere yerleşip denizi izlerken çayımı, kahvemi içip kitap okumak istiyorum.
devamını gör...
yalnızlığın en çok dokunduğu an
beraber gideceğimizi düşündüğümüz konserin gününü beklerken yaşadığımız heyecanı düşünürken, bir baktım bileti bir gün tek gitmek için alıyorum tek bir bilet ve kendi başıma gitmek istediğim bir konser. küçük bir an tereddüt içinde kalıyorsun o olmadan ne anlamı var ki o olmadan neden gideyim elin gitmiyor bileti almaya. sonra bakıyorsun ne kadar zamanım kaldı ne olacak o güne bile tek parça ulaşabilecek miyim bunların bir cevabı yok. sorgulamayı kesiyor insan ama sanki sadece ben değil aldığım bilet bile yalnız kalmış bu üzüyor. normalde aşırı saçma olabilecek bir şey o an öyle canımı yakıyor ki elimde tek bir bilet bekliyorum neyi beklediğimi bende bilmiyorum.
devamını gör...
nato'ya üye olamayacağımızı kabullenmemiz gerek
sömürgeci batının gazına gelip bir diğer sömürgeci yapı olan rusya'ya kafa tutup adeta g.t gibi ortada kalan komedyen liderin beyanıdır.
devamını gör...
bir kadının en güzel makyajı
iyi eden, içe işleyen bakışı.
devamını gör...
biyolojik determinizm
insan davranışlarını sadece biyolojik ve/veya genetik faktörlerlere dayandıran bir yaklaşımdır. erkek ve kadın özelliklerinin farklılığında kromozomların ve hormonların etkisi vurgulanır ve hem kendi cinsiyetleri arasındaki benzerlikler hem de diğer cinsiyet ile farklılıkları biyolojik nedenlere dayandırılır. bu yaklaşımda, kadının annelik yetisine (hormonlar) sahip olmasından dolayı sevecen, erkeklerinse annelik (biyolojik yeterlilik yok, duygu da ortaya çıkmıyor) duygusuna sahip olmadıkları için soğuk olabilmeleri gibi basit çıkarımlar söz konusudur.
devamını gör...
eyluling
kendisine çok çeşitli alkol teklifleri yapılmış. valla elimde, kendi ayaklarımınan ezdiğim şarabım var sadece. soldaki hayaller, sağdaki gerçekler. hangisini dilerse artık. *
bir de tüm "izm"lere karşı denmiş kendisi için. bu yüzden kendisini alkolizm'e davet etmeyi uygun buldum.
not: biri yüzüme profil fotoğrafımı yapıştırsa keşke. telefondan beceremedim.
bir de tüm "izm"lere karşı denmiş kendisi için. bu yüzden kendisini alkolizm'e davet etmeyi uygun buldum.
not: biri yüzüme profil fotoğrafımı yapıştırsa keşke. telefondan beceremedim.
devamını gör...
uyuşturucu kullanan genci kınamak yerine ona ulaşmak gerek
niye ulaşıyoruz ki torbacı mıyız biz?
sonra da bunlar torbacı diye yaftalayın.
sonra da bunlar torbacı diye yaftalayın.
devamını gör...
göğüs kafesini sıkıştıran tanımsız hisler
çok sevmek göğüs kafesini sıkıştıran bir histir. mesela insan çocuğunu öyle çok sever ki yüreği çatlayacakmış gibi hisseder. bazen kanın kaynar nasıl seveceğini nasıl ifade edeceğini bilemezsin. kaynayan bir pınar gibi dolar dolar taşar iyilik duyguları. bu kadar sevmek kaygı da verir. göğüs kafesini sıkıştıran bir sonraki his de onunla ilgili kaygılardır. yürek daralır, kapkara olur, nefes alamaz insan.
devamını gör...
oruç aruoba
"kırılgan bir köprüden sana doğru yürüyorum.
beni tut,
beni her şeye rağmen tut."*
beni tut,
beni her şeye rağmen tut."*
devamını gör...
