gaziantep'te inanılmaz tecavüz olayı
haberin yarıdan sonrasını okuyamadım. etrafımızda bu pislikler hep var ve olacak.
adamlığına güvenenler bu kadar mı düştünüz, bu kadar mı şeytansınız?
böylelerine uzun yıllar hapis cezası vermekle değişen bir şey olacağına inanan var mı? iğrenç soyları da dışarıda devam edecek. kim ne diyebilir?
yok olup giden masum bir can. diyecek kelime bulamıyorum artık. çok üzücü çok...
adamlığına güvenenler bu kadar mı düştünüz, bu kadar mı şeytansınız?
böylelerine uzun yıllar hapis cezası vermekle değişen bir şey olacağına inanan var mı? iğrenç soyları da dışarıda devam edecek. kim ne diyebilir?
yok olup giden masum bir can. diyecek kelime bulamıyorum artık. çok üzücü çok...
devamını gör...
normal sözlük'te tanımlarından nefret ettiğiniz yazarlar
ayrıştırıcı başlık açanlar,kaostan beslenenler bir kitleye kin kusanlar.
devamını gör...
şanlıurfa
devamını gör...
yıl dönümü ay dönümü kutlamaları
bana genel olarak kutlamalar saçma geliyor. içten gelmesi gereken şeyleri zorunluluğa çevirerek samimiyeti öldürme olayıdır.
devamını gör...
yazarların söylemekten keyif aldığı kelimeler
mütevellit
nitekim
nitekim
devamını gör...
din istismarını önlemenin yolları
önlenemez fakat azaltılabilir bunu da ancak ve ancak eğitilimle yapılabilir, insanları bilinçlenmesi lazım bu konularda. eğitim dediğim sadece okuldan kasıt değil bilgi seviyesi yüksek herkes bu misyonu üstlenmeli çünkü herkes eşit şartlarda doğmuyor.
devamını gör...
23 aralık 2020 t24 normal sözlük röportajı
bu daha başlangıç dediğim olay. inşallah 2021 ortalarında daha da büyüyeceğiz.
devamını gör...
21. yüzyılda gerçek aşkı aramak
buna inanan 3-5 aptaldan biri de benim.
devamını gör...
sürekli aldatılsa da insanlara güvenen kişi
temiz kalpli saf olanlar daha çok yaşar evet, ama bu onun elinde olan birşey değildir, bilimsel olarak açıklamasını da yaptım ama kimse tanım okumuyor anladığım kadarıyla, bilmiyor arkadaşlar bilmiyor.. neden bu insanlara inandığını kişinin kendisi bilmiyor, içine girdiği döngüden çıkamıyor..
çünkü kimse kendi davranışlarının sebebine, kaynağına bakmıyor, bununla ilgilenmiyor, herkesin çok güzel süsleyerek anlattığı birçok hayat hikayesinin arkasında, örtbas ettiği kırgınlıkları, travmaları var, onlar insanların hayatı boyunca canlı bir virüs gibi bünyesinde yaşamaya devam eder, bunları bulup, etkisiz hale getirmek mümkün, bunlar insanın hızını kesen şeylerdir, enerjisini emen şeylerdir, su alan bir gemi gibi düşünebilirsiniz, hayatınızda istediğiniz şeylerin olmasına, işlerin ilerlemesine engeldir bunlar, konsantre olmaya, ileriye bakmaya engeldir,
son olarak evet saf temiz insanlardır, çünkü bencil ve sadece kendini düşünen bazı insanlar, annesinin babasının yaşattığı travmayı, travma olarak algılamaz, onun karakteri de yalan söylemeyi, kandırmayı kendine hak gören, çıkarı için sözünde durmamayı mübah gören bir karakterse,
ona göre de kötü olmadığı için, kırılmaz.. yine hayatına aynı uyanıklıkla devam edecektir, ve kendisini kandırmaya çalışan insanlara inanmayacaktır, çünkü hep sadece ben diyen insanların, dikkat ettiyseniz, kendisine bencillik yapanlara, aynı kendisi gibi olanlara sesi çıkmaz, çünkü kendi silahını tanır.. bencil insanlar zaten hiç bir şeye karşı duyarlı değildir.. kendisi hariç, nerde baş köşeye oturan, sırf kendini yerleştiren tipler varsa, bunlar kendileri dışında hiçbirşeye duyarlı değildir..
"bence"
burada yazdıklarımı bir yerde okumadım bilgi olarak, bu konuyla ilgili okuduklarımın, ve diğer tanımımda yazdığımın tersini düşünerek fikir yürüttüm
**diğer tanımım da, okuduklarımdan yaptığım çıkarımlarımdır, hiçbir yerde, benim yazdığım şekilde yorumlanmış, örneklenmiş değildir bu konu, kopyala yapıştır yapmak tarzım değil, zaten üşenmeyip, nerde izlediğimi kimden duyduğumu uzun uzun yazıyorum, kendi adıma yazdıklarım, benim tespitlerim ve düşüncelerimdir.
çünkü kimse kendi davranışlarının sebebine, kaynağına bakmıyor, bununla ilgilenmiyor, herkesin çok güzel süsleyerek anlattığı birçok hayat hikayesinin arkasında, örtbas ettiği kırgınlıkları, travmaları var, onlar insanların hayatı boyunca canlı bir virüs gibi bünyesinde yaşamaya devam eder, bunları bulup, etkisiz hale getirmek mümkün, bunlar insanın hızını kesen şeylerdir, enerjisini emen şeylerdir, su alan bir gemi gibi düşünebilirsiniz, hayatınızda istediğiniz şeylerin olmasına, işlerin ilerlemesine engeldir bunlar, konsantre olmaya, ileriye bakmaya engeldir,
son olarak evet saf temiz insanlardır, çünkü bencil ve sadece kendini düşünen bazı insanlar, annesinin babasının yaşattığı travmayı, travma olarak algılamaz, onun karakteri de yalan söylemeyi, kandırmayı kendine hak gören, çıkarı için sözünde durmamayı mübah gören bir karakterse,
ona göre de kötü olmadığı için, kırılmaz.. yine hayatına aynı uyanıklıkla devam edecektir, ve kendisini kandırmaya çalışan insanlara inanmayacaktır, çünkü hep sadece ben diyen insanların, dikkat ettiyseniz, kendisine bencillik yapanlara, aynı kendisi gibi olanlara sesi çıkmaz, çünkü kendi silahını tanır.. bencil insanlar zaten hiç bir şeye karşı duyarlı değildir.. kendisi hariç, nerde baş köşeye oturan, sırf kendini yerleştiren tipler varsa, bunlar kendileri dışında hiçbirşeye duyarlı değildir..
"bence"
burada yazdıklarımı bir yerde okumadım bilgi olarak, bu konuyla ilgili okuduklarımın, ve diğer tanımımda yazdığımın tersini düşünerek fikir yürüttüm
**diğer tanımım da, okuduklarımdan yaptığım çıkarımlarımdır, hiçbir yerde, benim yazdığım şekilde yorumlanmış, örneklenmiş değildir bu konu, kopyala yapıştır yapmak tarzım değil, zaten üşenmeyip, nerde izlediğimi kimden duyduğumu uzun uzun yazıyorum, kendi adıma yazdıklarım, benim tespitlerim ve düşüncelerimdir.
devamını gör...
yazarların şu an olmak istedikleri yerler
zihnimin özgür olduğu yerde! "birileri kırılmasın, ama üzülür, yok yok doğru olan bu!" cümlelerinin olmadığı bir yer. sahi siz nasıl umarsız oluyorsunuz ki? formülü var ve bizden saklıyorsanız, çok kırgınım. bir de sanırım betimlemeden çok iç dökmece oldu. o zaman tam olarak alttaki görselde olayım ben. *
devamını gör...
depresyon hırkası
gün boyu o hırkayla gezilip gözler şişene kadar ağlanır.
devamını gör...
ölüm fikrinin insanları çıldırtmıyor oluşu
ölüm; bir varmis bir yokmuş diyor, jose saramago. başladıgı gibi de bitiriyor. böyle bir gercegin çildirtma konusuna dair başta cagrisim yapan bu şahane eseri önererek konu hakkinda birkac sey yazmak istiyorum; öncelikle evet, ölüm fikri hakikaten de beni ziyadesiyle korkutan bir gercek. daha dogrusu ölümün kendisi degil de sonrasi, nihayetinde etrafimizda bu aci gercekle topraga biraktigimiz nice insan var, bi kere alistik bu gercege. peki ya sonrasi; ben ahiret inanci taşimayan bir insan olarak ne zaman bu fikre kapilsam gercek anlamda irkildigim cokca oluyor. yok olmak fikri evet, daha önce hic var olmamis, buralara hic ugramamis, hicbir aci ya da tatli hikayesi olmamis gibi öylece yok olup gitmek...
ben bunlari yazarken bile yok olunca bunlarin hicbirini animsamayacak olmayi kabul edemiyorum mesela. evet belki yok olmaktan haberimiz olmayacagi icin bir nebze de olsa gönlümüzü ferah tutabiliriz ama yok olacagimizi biliyoruz işte, bu bilinc sahibi varlik birgun hic yasamamis, var olmamis gibi öylece yok olup gitmeyi kabul edemiyor, belki etmemeli de; burdayim şuan, bunlari yaziyorum, nefesimi, varligimi hissediyorum ama bu, şu andan ibaret işte. böyle bir an ne hatirlanacak ne de yaşanmis gibi bir anlami olacak, bomboş yani tamamen. hakikaten hicbir anlami yok, bunun kelimelerle tarifi o kadar güc ki ama inanin oturup bunu dusundugum, yogunlastigim zaman kalp atislarim hizlanmaya basliyor, oturdugum yerden irkilerek kendime geldigim oluyor. korkunc, hakikaten. neyse tarif etme kismini burada birakarak bir nebze de olsa kabullenme ve ikna olma kismina gecmek istiyorum; bencilce olma kismi. evet, bu söylem ya da hissi biraz bencilce bulabiliriz bi yerde, nihayetinde herkes ölüyor; dünyaya cok guzel işler birakmis, adini tarihin tozlu raflarina yazdirmis bir yigin insan yahut cok sevdiklerimiz ya da henüz gencliginin baharinda nice kaybettiklerimiz. hepsi yaşadi bi yerlerde bir sekilde oyaladi kendini ve sonunda bu aci ya da kimisine göre tatli gercekle yüzlesip sıyrılıp gittiler bu dünyadan, gitmeye de devam ediyorlar. kimse kalmayacagina göre de yaşayan icin de bir anlami olmayacak yaşamanin ya da yok olmanin. yani, ölümden korkumuzu yasamin kendisinde yenebiliyoruz yine, bunun farkindayim en azından. ama her şeye ragmen ben bu ölüm fikrinin cildirtan gerceginden tam olarak asla siyrilamiyorum ve muhtemelen siyrilamayacam da. ölüm; bir varmis bir yokmus, bunu kabul ediyorum, ama yok olmayı biraz zor.
(bkz: jose saramago)
ben bunlari yazarken bile yok olunca bunlarin hicbirini animsamayacak olmayi kabul edemiyorum mesela. evet belki yok olmaktan haberimiz olmayacagi icin bir nebze de olsa gönlümüzü ferah tutabiliriz ama yok olacagimizi biliyoruz işte, bu bilinc sahibi varlik birgun hic yasamamis, var olmamis gibi öylece yok olup gitmeyi kabul edemiyor, belki etmemeli de; burdayim şuan, bunlari yaziyorum, nefesimi, varligimi hissediyorum ama bu, şu andan ibaret işte. böyle bir an ne hatirlanacak ne de yaşanmis gibi bir anlami olacak, bomboş yani tamamen. hakikaten hicbir anlami yok, bunun kelimelerle tarifi o kadar güc ki ama inanin oturup bunu dusundugum, yogunlastigim zaman kalp atislarim hizlanmaya basliyor, oturdugum yerden irkilerek kendime geldigim oluyor. korkunc, hakikaten. neyse tarif etme kismini burada birakarak bir nebze de olsa kabullenme ve ikna olma kismina gecmek istiyorum; bencilce olma kismi. evet, bu söylem ya da hissi biraz bencilce bulabiliriz bi yerde, nihayetinde herkes ölüyor; dünyaya cok guzel işler birakmis, adini tarihin tozlu raflarina yazdirmis bir yigin insan yahut cok sevdiklerimiz ya da henüz gencliginin baharinda nice kaybettiklerimiz. hepsi yaşadi bi yerlerde bir sekilde oyaladi kendini ve sonunda bu aci ya da kimisine göre tatli gercekle yüzlesip sıyrılıp gittiler bu dünyadan, gitmeye de devam ediyorlar. kimse kalmayacagina göre de yaşayan icin de bir anlami olmayacak yaşamanin ya da yok olmanin. yani, ölümden korkumuzu yasamin kendisinde yenebiliyoruz yine, bunun farkindayim en azından. ama her şeye ragmen ben bu ölüm fikrinin cildirtan gerceginden tam olarak asla siyrilamiyorum ve muhtemelen siyrilamayacam da. ölüm; bir varmis bir yokmus, bunu kabul ediyorum, ama yok olmayı biraz zor.
(bkz: jose saramago)
devamını gör...
john adams
a.b.d'nin ikinci başkanı ve beyaz saray'da oturan ilk başkanıdır.
geçenlerde donald trump, joe biden'in yemin törenine katılmayacağını söyleyince millet garipsemişti.
aslında tarihte ilk olarak john adams, girdiği ikinci seçimi yakın arkadaşı thomas jefferson'a kaybedince, sinirlenmiş ve yemin törenine katılmamıştır.
1825'te oğlu john quincy adams'da başkan olmuş ve bu olay sadece 175 yıl sonra baba bush, oğul bush zamanında tekrarlamıştır.
geçenlerde donald trump, joe biden'in yemin törenine katılmayacağını söyleyince millet garipsemişti.
aslında tarihte ilk olarak john adams, girdiği ikinci seçimi yakın arkadaşı thomas jefferson'a kaybedince, sinirlenmiş ve yemin törenine katılmamıştır.
1825'te oğlu john quincy adams'da başkan olmuş ve bu olay sadece 175 yıl sonra baba bush, oğul bush zamanında tekrarlamıştır.
devamını gör...
17 mart 2021 hdp'nin kapatılması için aym'de dava açılması
an itibariyle gerçekleşen siyasi parti kapatma girişimi.
yargıtay cumhuriyet başsavcısı bekir şahin, hdp'nin kapatılması istemiyle anayasa mahkemesi'nde dava açtı. iddianame yüksek mahkeme'ye gönderildi.
iddianamede, hdp üyelerinin beyan ve eylemleriyle devletin milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı, ortadan kaldırmayı amaçladıkları öne sürüldü.
kaynak
yargıtay cumhuriyet başsavcısı bekir şahin, hdp'nin kapatılması istemiyle anayasa mahkemesi'nde dava açtı. iddianame yüksek mahkeme'ye gönderildi.
iddianamede, hdp üyelerinin beyan ve eylemleriyle devletin milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı, ortadan kaldırmayı amaçladıkları öne sürüldü.
devamını gör...
fetö'nün yıllarca çaldığı sorular
tespit edip bu o. çocuklarının yaptıkları meslekten ihraç edilip, lisansları iptal edilip, geriye dönüşlü faiziyle ödenen paralar geri alınmadıkça içimiz soğumayacak. polislik sınavı, kpss, hakimlik-savcılık sınavı, tıpta uzmanlık sınavı, üniversite sınavı( 2011 ygs ne oldu, şifreyi de çözün hadi)... hepsini hakkımızın yendiği günden beri biliyoruz. hepimiz o gün o sınavdaydık. hayatıyla oynadınız insanların. bu adi, utanmaz, aşağılık yaratıklar bu ülkede bir gün bile gün yüzü görmemeli.
onedio.com/haber/-soru-hirs...
onedio.com/haber/-soru-hirs...
devamını gör...
bearwithtear
yaptigi begenilerle dikkatimi cekmis cokkk tatli bir yazardir. peki ben bos durur muyum,durmadim tanimlamalarina goz gezdirdim ve hemen takibe aldim. girdigi tanimlamalar oldukca bilgilendirici, yazim stili oldukca akici cok daha onemlisi inanilmaz tatli, inanilmaz naif birisi... ayrica ufak bir detay duseyim, yazdiklarini begenince yuzu guluyor, gunu guzellesiyormus. boyle tatli bir yazarin bence gununu hep guzellestirelim. sozlugumuze iyi ki gelmis hos gelmis, kendisi de varligiyla sozlugumuzu guzellestirmis.
devamını gör...
b e d e l
kafa havayolları iyi uçuşlar diler!
t:yakın zamanda uçurulduğunu göreceğimiz komik olmayan troll yazar
edit: demeye kalmadan uçurulmuş.
t:yakın zamanda uçurulduğunu göreceğimiz komik olmayan troll yazar
edit: demeye kalmadan uçurulmuş.
devamını gör...
eşyaların köşesine ayağını çarpmak
yazarken bile içimin bir hoş eden, acısını doğru düzgün tasvir edemeyeceğim, herkesin mutlaka başına gelen illet deneyim.
tecrübelerime dayanarak çarptığınız ayağınız serçe parmağıysa oturur ağlarsınız.
tecrübelerime dayanarak çarptığınız ayağınız serçe parmağıysa oturur ağlarsınız.
devamını gör...
akrasia etkisi
akrasia, en basit anlamıyla "erteleme hastalığı"dır. akrasia etkisi, daha iyi olan kararlarınıza karşı hareket etme durumudur. başka bir şey yapmanız gerektiğini bildiğiniz halde, onun yerine diğer bir şeyi yapmanızdır.
devamını gör...
