exxen tarafından yayınlanan. 140 journos tarafından yapılan arda turan belgeselidir.

belgeseli genel olarak beğenmedim. güzel bir içerik olmuş ama bir belgesel için bence yeterli değildi.
arda turan dediğimiz kişinin belgeseli bir kere 45 dakika olmamalı. 45 dakikada onun kariyerini ve yaşadıklarını anlatmak pek mümkün değil. zaten mümkün olmamış. hayatı üzerinden kısa kısa geçmişler.

önce bayrampaşa ve çocukluğu. mahalle gezileri ve yetiştiği yerler gösteriliyor. hoşuma gitti. o semt ve yaşadıkları güzeldi. sonra altyapı ve galatasaray macerası. atletico madrid ve barcelona derken magazinsel olaylarla belgesel sonlanıyor. belgeselde konuklar arda turan ve ailesi. annesi, babası, kardeşi, sabri ugan gibi konuklar belgeselde konuklar.
arda ve yaşadığı hayatı tanıyoruz. nasıl büyüdüğünü nereden geldiğini öğreniyoruz.

arda turan bildiğimiz gibi çok yetenekli bir futbolcu. muhteşem bir futbol kariyeri var. özellikle atletico madrid dönemi her türk’ün bir olduğu ve desteklediği bir dönemdi. tam 5 tane kupa kazanıp mükemmel performans sergilemişti. sonra türkiye’yi sallayan barcelona transferi gerçekleşti. aslında iyi başlamıştı. şans yanında olmuştu neymar sakatlanınca kadroda yer bulmuştu. iyi bir performans sergileyip baya katkı yapmıştı. teknik direktör değişikliği yaşanınca forma şansı bulamayıp ayrılmıştı. kariyeri o noktadan sonra sürekli geriye gitti. yaşadığı olaylar ve kavgalar onu mahvetti. belgesel tam olarak bunları anlatıyor. hataları ve uğradığı haksızlıkları dile getiriyor. türkiye’de medya ve magazinin baskısını gösteriyor.

kendisi kariyerine yazık etti. bu onları tecrübe olarak görüyor. her insan hayatında böyle rezillikler yaşıyor ama toplum önünde olmadıkları için sorun olmuyor. arda’nın hatası burada başlıyor.

tabii kendisi hep olumsuz birisi değil. ben açıkçası kendisini en eskiden beri çok seviyorum. futbolu sadece futbol olarak görmeyen futbolculara bayılıyorum. arda öyle birisi.

belgesel konusuna gelecek olursak bence eksik bir belgeseldi. aceleye mi gelmiş ne olmuş bilmiyorum ama 140 journes belgeselleri çok güzel oluyordu bu maalesef bence olmamış. youtube’da yaptıkları belgesellerin seviyesinden uzaktı. samimi bir hava yaratılmaya çalışılmış ama pek beğenmedim.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

acıkmış gibi hissedip dolabı açtığında aslında aç olmadığını fark etmen.
devamını gör...

bir tür, yaşam duruşudur.
bir bilim adamı her sabah öğrencilerine,
-aklım acıyor, diyormuş.
bir öğrencisi bunu merak etmiş.
araştırmış araştırmış bulamamış.
hocasına sormaya karar vermiş
-hocam akıl nasıl acır anlatır mısınız
hocası tebessüm ederek
-her gün güneşin doğuşunu görüyorum, bir gün o güneşin doğmayacağını biliyorum. her gün insanların yaptıkları yanlışları görüyorum ve yanlışların onlara ne tür problemler getireceğini görebiliyorum ama hiç birini değiştiremiyorum.işte o zaman aklım acıyor, demiş.
devamını gör...

street fighter 2,bizimkiler,yazlıkçılar, tutti frutti,colpo grosso,olacak o kadar, gözcü gazetesi, jetonlu telefon kulübeleri, kupon biriktirme, ödüllü tv yarışmaları,hbb, kanal 6,süper baba,mahallenin muhtarları, hugo vs...
devamını gör...

bitkisel tedavi anlamına gelen bu terim, ilk olarak fransız hekim henri lenclerc tarafından la presce medical tıp dergisinde kullanılmıştır. tamamlayıcı, destekleyici bir tedavi şeklidir ve bitkilerden, bitkilerin belirli kısımlarından yararlanır. tıbbi çaylar, kremler, ilaçlar, şuruplar, damlalar, drajeler şeklinde tüketilecek hale getirir.

asıl amacı hastalıkları tedavi edip şiddetlenmesini önlemektir.
(bkz: sarı kantaron), (bkz: yaban mersini), (bkz: kuşburnu), (bkz: guarana), (bkz: kirpi otu),(bkz: yeşil çay),(bkz: rezene) örnek olarak verilebilecek bitki çaylarıdır.

doktora danışılmadan tercih edilmemelidir. danışılması halinde ise uygun miktar ve süre belirlenir.
devamını gör...

insanların öbürsüleştirilmediği yüksek bir seviyedir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

afedersiniz ama ahmaklıktır. yani bir insan türk olurda nasıl atatürk ü sevmez gerçekten aklım almıyor.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

her şeyin anlamsızlığı fikriyle henüz tanışmamış insandır.
devamını gör...

kendi kendini sevmemek. mutlu olabileceğine dair bir inancının kalmaması.

şöyle bir kendimi tarttığımda, mutlu olduğum zamanlarda kendime de daha çok kıymet verdiğimi anladım. dışarıdaki dünya, elimde değil. başıma neler geliyor, neler oluyorsa. elimde değil.
ne derler; tecrübe yaşadıklarınız değil, yaşadıklarınıza nasıl cevap verdiğinizdir. başa çıkmak ya da çıkamamak değil mesele. başa çıkamayacağını kabullenip kendine daha fazla acımamak.
devamını gör...

fazıl say'ın nazım hikmet ran şiirlerini müziğiyle buluşturduğu, bulunmayı çok istediğim canlı konser etkinliğidir. genco erkal, ibrahim yazıcı, serenad bağcan ve güvenç dağüstün gibi yetenekli sanatçıların nazım hikmet orkestrası ve korosuyla yer aldığı projedir. 2018'de canlı konser kaydı albüm olarak yayınlanmıştır. tesirinden hâlâ çıkamadığım, dinlediğim ilk günden beri tüylerimi diken diken eden konserdir.

seslendirilen şiirler şunlardır:
-üç selvi
-açların gözbebekleri
-kerem gibi
-diz boyu karlı bir gece
-bugün pazar
-ben içeri düştüğümden beri
-yatar bursa kalesinde
-hapisten çıktıktan sonra
-kız çocuğu
-hiroşima
-nerden gelip nereye gidiyoruz
-vatan haini
-şehitler
-davet
-memleketim
-yaşamaya dair

spotify üzerinden albüm dinlenebilir
devamını gör...

zaman kazandıran güzel bir yenilik olmuş. kafa sözlük her geçen gün daha da güzelleşiyor. + vereni bulup karşılığı vermeyi unutmayın bak artık kim olduğu hemen belli oluyor
devamını gör...

vakalar düşer her yer açılır tekrardan sonra yine vakalar artar tekrar kapanır her yer. kısır döngüye girdik.
devamını gör...

hatay yöresinde buğday nohut ve etle dövülerek elde edilen yemeğin adı. bazı yörelerde keşkek olarak da bilinir.
devamını gör...

lise zamanlarında sevgili edebiyat öğretmenlerimizin zorla okutmaya çalıştığı romanlardan biriydi bu. hala da devam ediyorlar mı bilmiyorum ama o zamanlarda ve daha sonraki eğitim hayatım boyunca ve öğretmen olduğumda da edebiyat öğretmenlerinin neden böyle bir şey yaptığına tam olarak anlam veremedim. ( edebiyatı seven edebiyat öğretmenlerini tenzih ederek yazıyorum bunları. ) bana çok şey katan bir edebiyat öğretmenim olmadı maalesef. bana zorla bir şeyler okutmaya çalışanlardı çoğunluğu öğretmenlerimin.

yıllar sonra kitabı tekrar okuduğumda biraz daha sinirlenmiş olabilirim onlara. bu kitap eğer bir şeylerin ilki olmasaydı okunacak bir kitap olmazdı. üzgünüm ama hissettiklerimi yazmak zorundayım, yalan söyleyecek halim yok. beğenmedim. çok zorlama bir kitap. ama sizin de kendi fikriniz oldun istiyorsanız okuyun.
devamını gör...

özer atik- ver elini istanbul
sertab erener - istanbul
dario moreno - istanbul'un kızları.
devamını gör...

3 senelik üniversiteli bir işsizken emek verdiğim her denemenin sonuçsuz kalmasıyla birlikte intihar eden yaşıtlarımla empati kurmaya başladığım sırada seneler önce küçük bir yatırım yaptığım ve sonuç almayı hiç ummadığım bir işten biranda düzenli para kazanmaya başladım.
hem de ülke standartlarının üstünde bir para.
babama, anneme, kardeşimlerime, yeğenlerime bir sürü hediyeler aldım.
kendime tek kuruş harcamadım henüz.
çünkü canımı yakan kendi parasızlığım değildi zaten.
bunca sıkıntıdan sonra gerçekten bir işe yaradığını hissetmek çok güzel.
devamını gör...

şikayet edebileceğim hiç bir şey yok. şükürsüz de sayılmam, sanmıyorum. memnuniyetsiz değilim, çoğu şeyden belki de haddinden fazla zevk alıyorum. son dönemki yaşantımda bunu devam ettiremiyorum. öyle olmadığımı bildiğim halde kendimi yetersiz hissediyorum. günümün hemen hemen hepsini kendimi kaybedeceğimi bildiğim isli tozlu yerde geçiriyorum. bu bana ve kişiliğime zarar veriyor. etrafımda güzel şeyler görmek istiyorum, öğrenmek öğretmek ve bunları insanca yapmak. beni en sevdiğim şarkıları bile dinlemekten alıkoyan mide bulandırıcı taş yoldan geçerek geldiğim her gün sildiğim ayakkabılarımın yarım saat içinde griye dönüşeceğini bildiğimden kendime özen gösteremiyorum. içimden gelmiyor ve bu da özbenliğimden sürekli ödün vermeme sebep oluyor. çıktığım anda da bitmiyor, beni mutlu eden sesi duyabildiğimde geçiyor yalnızca. ona ve etrafımdakilere güzel şeylerden bahsetmek istiyorum. ama tüm gün gerçekten çirkin bulduğum şeylerin içinden geçerek güzeli anlatmam hayli güç oluyor. çirkinleşiyorum git gide. bırakmam lazım belki de, ama bir de madalyonun diğer yüzü var. kendimi burada bulmamın sebepleri. onlara kızıyorum bazen, hemen silkiniyorum en çok kendine kız bese diye. içinde bulamıyorsun o güzelliği, her yeri yeniden yeşertmeye diye. midem bulanıyor, kelebekler kozadan çıkmaya gün sayıyor. uçmalarını istiyorum, çıkarken kanatlarının incinmesinden korkuyorum.
devamını gör...

akıl.(en önemli şey) ama malesef bu devirde aklı varmış gibi gözüküp de aslında hiç aklı olmayan ne çok insan vardır.
devamını gör...

taksimdeki ay adındaki bardan bahsediyoruz galiba.

geceleri gökyüzünde gördüğümüz 384.403 km uzaklıktaki yuvarlak toptan bahsediyor olamayız.


yok öyleyse de haber verin büyük boy bayrak alayım asmalık.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim