belki çoğu zaman, belki zaman zaman, aklını kurcalar insanın.

nedir eksik olan?

nedir mutlu olmanı sağlayacak olan, nedir korkmamanı sağlayacak olan, gözlerini açmanı sağlayacak olan, nedir gülümsemeni, güvenmeni, gitmeni, sevmeni, kalmanı, konuşmanı, barışmanı, susmanı, dik durmanı, uyumanı, yaşamanı sağlayacak olan?

nedir eksik olan?

makinist ile son istasyon radyo yayınında kullanılacak başlıktır.
cumartesi saat 00:00 da sözlük radyosunda. radyo.kafasozluk.com/
devamını gör...

dünyada yeryüzünden silinen (eradike edilen) ilk ve tek insan hastalığıdır. etkeni olan 2 virüs, variola major ve variola minor 1975 ve 1977 yıllarında tamamen ortadan kalkmıştır.

1975 yılında bangladeşli 3 yaşında bir çocuk olan rahima banu çiçek tanısı almış, smallpox eradication program ekipleri bölgeye ulaşana kadar çocuğun evinin kapısında 24 saat nöbetçi dikilmiş, ekip bölgeye ulaştıktan sonra da 1.5 mil çapındaki bütün evlere aşı yapılmış, böylece bu hastalığın son taşıyıcısının bulaştırıcılığı engellenmiştir. böylece 1975 yılında 2 etkenden biri olan variola major yeryüzünden silinmiştir.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
rahima banu, annesinin kucağındayken. bangladeş, 1975.

diğer etken variola minor ise en son 1977 yılında somalili bir erkek olan ali maow maalin'de tespit edilmiş. kendisi hastane aşçısıyken 2 çiçek hastasıyla birlikte aynı aracı kullandığı için hastalığa yakalanmış, etkili ve efektif tedavisi sonrası sağlığına kavuşmuştur. 2013 yılında ise sıtmadan ölmüştür (yani çiçekle hiçbir alakası yok adamın ölüm sebebinin).

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ali maow maalin, somali, 1977.

türkiye bildiğim kadarıyla son çiçek aşısını 1982 yılında yapıp sonradan aşı takviminden çıkardı. bu kadar fazla süre aşılamaya devam edilmesine gerek yokmuş aslında fakat yukarıda anlattığım son 2 vaka doğal yoldan enfekte olan insanlar (gerçi somali vakasına hasta insandan bulaşmış. bangladeşli çocuğa nerden bulaştığını bulamadım). yine de mevcut hükümet 5 yıl daha insanları aşılayarak 1 nesli daha güven altına almışlar, helal olsunlar, çok tebrikler kendilerine.

bakın bu çiçek aşısı nasıl çalışıyor size onu da anlatayım. ilk doz aşıdan 10 gün sonra, ikinci doz aşıdan 7 gün sonra kanda yüksek miktarda koruyucu antikor titresi elde edilmeye başlanıyor. tarihsel olarak incelendiğinde %95 oranında koruyucu olduğu saptanmış aşının (mrna aşıları olan moderna ve pfizer/biontech aşılarının yüzdelerini hatırlayın). covid aşıları gibi değil, çok daha uzun süre bağışık yanıt oluşturuyordu (3-5 yıl) çiçek aşısı, hatta üçüncü doz ile çok daha uzun yıllar koruyuculuğu olan antikor yanıtları elde ediliyordu. hatta şöyle söyleyeyim,

hastalıktan 10 yıl önce aşı olan insanlarda ölüm oranı %1.3
hastalıktan 11-19 yıl önce aşı olan insanlarda ölüm oranı %7
hastalıktan 20+ yıl önce aşı olan insanlarda ölüm oranı %11 iken
aşı olmayanlarda ölüm oranı %52 idi.

yani daha ne kadar anlatabilirim aşının gerçekten işe yaradığını, (bkz: batı'da ana akım medyanın aşılar konusunda korkunç itirafı) gibi başlıklara itibar etmeyip gidip paşa paşa aşınızı olmanız gerektiğini, aşının sadece bireysel değil toplumsal bağışıklıkta da önemli olduğunu... gidin olun aşınızı.

yani kırk yıl düşünsem pandeminin başında "aşı çıksa da olsak hayat normale dönse" diyen adamların aşı çıkıp devlet tarafından ücretsiz şekilde vatandaşlarına verilmesine rağmen "aşılar çipliymiş hastalık yapıyomuş" diyeceğini hayal edemezdim. azıcık mantıklı konuşun.

bakın konuyla ilgili bir haber koyayım şuraya: evrimagaci.org/mezenformasy... (ki evrim ağacından nefret ederim ama haklılar). okuyun, kararınızı kendiniz verin (ve aşı olun)

kaynak
çiçek hastalığının tarihçesi: www.cdc.gov/smallpox/histor...
aşı sonrası ölüm yüzdeleri: academic.oup.com/jid/articl...
aşının nasıl eradike ettiğiyle ilgili makale: asm.org/Articles/2020/March...
devamını gör...

yattık mı ki kalkalım sözlük diyerek isyan ediyorum ama yine de günaydın.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

boş evde *yaşayan birileri.

3-4 ayda bir elektrik faturası geliyor, bugün de doğalgaz gelmiş. evde yaşayan birileri yok ama varmış gibi görünüyor. yoksa niye gelsindi? sebep neydi ki?
devamını gör...

musiki nazariyesi bilen, müzik aşkı yüzünden macaristan'da okuduğu ziraatı bırakarak yurduna dönmüş olan, sultan vahideddin zamanında mızıkayi hümayun müezzinliği yapmış, daha sonra riyaset-i cumhur musiki heyetinde*
mülazım-ı evvellik*görevini ifa etmiş büyük sanatçı. derinlemesine bildiği musiki nazariyesinin yanında, paris'te öğrendiği piyano,şan ve solfeji kendinde birleştirerek türk müziğini yeniden ayağa kaldırmıştır. en sevdiğim eserini aşağıya iliştiriyorum.
devamını gör...

(bkz: bundan bize ne olması)
devamını gör...

bir çocuğa, yetişkin birey tarafından psikolojik veya fiziksel şiddet uygulanması durumudur. fiziksel, psikolojik, cinsel ve ihmalkarlık olarak dörde ayrılır.

fiziksel istismar: çocuğa zarar verecek fiziksel güç kullanmaktır. kasıtlı veya kasıtsız olabilir fakat istismar, istismardır. vurmak, tekmelemek, ısırmak örnek olarak gösterilebilir. yapılan bir araştırmaya göre türkiye'de fiziksel istismar en sık 4-6 yaş arasında görülmektedir. bazı aileler ''disiplin'' için şiddete başvurur fakat şiddet ile disiplin sağlanamaz. ''dayak cennetten çıkmadır'' gibi sözlerle şiddet normalleştirilemez.

psikolojik istismar: çocuğun benliğine ve psikolojisine zarar verecek davranışlarda bulunmaktır. çocuğu sürekli eleştirmek, bağırmak, tehdit etmek veya görmezden gelmek örnek olarak gösterilebilir. dışarıdan psikolojik istismara uğrayan bir çocuğu tespit etmek zor olabilir çünkü bu davranışlar çocuğun iç dünyasını etkiler.

cinsel istismar: bir yetişkinin, çocuğu cinsel yolla istismar etmesidir. istismarcıların %80'i tanıdık yetişkindir, istismar her zaman bir yabancı ya da psikopat tarafından gerçekleşmez. en fazla 6-10 yaş arasında görülse de ne yazık ki her yaş grubundan çocuklar bu konuda fazlasıyla tehlikededir.

ihmal: çocuğun sağlık, yemek, barınma, eğitim, sevgi, ilgi gibi konularda yeterli ilgiyi görememesi durumudur.

peki istismar edilen bir çocuk görüldüğünde ne yapılmalıdır? hemen 155 veya 183 (sosyal destek hattı) aranıp durum bildirilmelidir.
devamını gör...

normal insan.

açıkçası ben bırakıyorum bazı insanları takip etmeyi. bakıyorum, uzun süre bir şey paylaşmamış. sonra son görülme tarihlerine bakıyorum; belli ki ya artık hiç girmiyor ya da her gün giriyor ama hiçbir şey paylaşmıyor. hâlâ girmeye devam ediyorsa, bir süre bekliyorum. eğer uzunca bir süre hiçbir şey paylaşmamaya devam ederse bırakıyorum. sonuçta birbirimizi takip etme nedenimiz paylaşımlarımız değil mi?

takibe takip ya da "o bıraktı diye ben de bıraktım" olayları biraz çocuksu işler. okumaya değer bir şeyler varsa takip edersiniz, yoksa takipten çıkabilirsiniz. büyütülecek bir olay olduğunu düşünmüyorum.
devamını gör...

dinle şarkısını dinlemeyeli yıllar olmuştu, vallahi çok mutlu oldum he.
devamını gör...

ağrı kesiciye bile güvenmeyen insandır.
devamını gör...

karşısındakini aşağılayıcı konuşması ve küçük düşürmesi.
devamını gör...

buyurun gelin nazlanmasına.

türkü, senin gibi cahile,
ben efendim diyemem aman derken kaldım dumaniçi dağlarda
sevgili yarim nerelerde diye bitiveriyor. ee fazla naz aşık usandırıyor.
devamını gör...

sen ölücen kardeş, sen ölücen ki biz yaşayalım.
tanım: beni takibe alan yazardır.
devamını gör...

gidip yerleşmek istiyorum ama vahşi hayvanların varlığı beni ürkütüyor. mesela tuvalete giriyorsun köşede bekleyen bir yılan beliriveriyor. yolda giderken önüne kanguru çıkıveriyor.
devamını gör...

"propagandada kullanılan yalanlar ne kadar büyük olursa insanların onlara inanması kolaylaşır, yalanın etkisi artar."
teorik olarak yalan sayılmaz aslında doğru bir tespittir.
devamını gör...

kadın ve erkeğin imajını en üst düzeye çıkaran bir eylemi en alt seviyeye çekme durumudur. bir berber bile bir berbere saç kesimi için beraberlik öneriyorsa, kişinin kendi saçını kesmesi güzel bir şey ortaya çıkarmaz.
devamını gör...

en çok bilinen şiiri (bkz: göğe bakma durağı) olan şair.
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
devamını gör...

sözlükte üretken olan az yazar var demektir. siz de tanım girin yorum yapın, fikir üretin yazın o zaman hep aynı yazarlar yazıyor gibi olmaz.
devamını gör...

iyi geceler, gün!
günaydın, sevgilim gece!
hoşça kal gökyüzü!

göğsümde kuş gibi çırpınan nefes
salın gitsin

kaymayan yıldızlar için de dilek hakkı istiyorum
anahtarını bulamadığım kapıyı
kırmak istiyorum!
fakat kırdım kanatlarımı
uçmak istemiyorum

tanrı biz’i icat etmiş
biz, zamanı…
kalbiyle korkmaz insan
akıl dedikleri kör kedi
bekledikçe kendimi
elime ayağıma dolaşıyor dünya

denize taş fırlatmışım mesela
incinmiş deniz
unutup deniz olduğunu
gözlerime üşümüş

ellerim küçük değil
bir şiir olamadım belki bu yüzden
gözlerim de görmüyor üstelik –senden başka
bilsen nasıl zor
umurunda değilken hiçbir şey
ellerimle buluyorum geceyi
cennet cehennemi doğuruyor
cehennem kendini
biri’nin fırtınası, diğerinin duymadığı…

bilmiyorum ki, ne yapılır böyle zamanlarda
nasıl uyunur, nasıl okunur, nasıl yenilir- içilir

günler günlere geçiyor
geceler içinde gecelerin
her şey devam ediyor
-muş
gibi
gülümsemek gerek fakat
nasıl görmezden gelinir soluğunu sahiplenmiş kan

bazı acı'nın dokunulmazlığı vardır
bir yanardağ gün gelir patlatır kendini
"söz kendini yer"*
ateş her şeyi

ölüm varsa, hayat var
nefret varsa aşk
son’dan sonra sonsuzluk…

diyelim ki, ikiye böldüm bir elmayı
elma elmadır hâlâ
biraz eksik…
sen varsan ben varım

o ateş ki bir kere yandı!
artık üzerine tüm denizleri döksen,
yanmamışa dönmeyecek

dedi ki; yetmez
geç bakalım iğne deliğinden
geçerim, kıldan ince boynum
başım gözüm üstüne
fakat kalbim sığmıyor
iğne deliğine

göğsümde cirit atıyor dünya. her gece.
en son büyüyor yorgun bir sabah oluyorum
her şeye rağmen
daha çok şarkı söylüyor, daha çok seviyorum

burada
yaşarken
ne duyuyorsam hepsi kalbimde sürüyor atını.

ne av'ım ne avcı
göğsümde yorgun bir kuş yatıyor
göğsümde yorgun bir kuş...
ben av'lamadım o kuş'u
kendi geldi
kırılmış kanatlarının kokusunu duyuyorum aldığım nefeste.

bedenime saplanmış bir çividir
şimdi kalbim
sevdiği kadar sökülecek yerinden
sevildiği kadar özgür

yedinci dem şiiri.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim