güne kahve ile başlamak
kahvaltı alışkanlığı olmayan şahsım için, mikemmel bir ritüeldir.
kokusu bile içimi açmaya yeter..
eşe dosta da bolca kahve fotisi atıp beraber olmasını dilerim. sevdiğim aktivitelerden biri haline gelen durumdur.
kokusu bile içimi açmaya yeter..
eşe dosta da bolca kahve fotisi atıp beraber olmasını dilerim. sevdiğim aktivitelerden biri haline gelen durumdur.
devamını gör...
frankenstein
özgün adı "frankenstein or the modern prometheus" olan kitaptır. dolayısıyla tam çevirisi "frankenstein ya da modern prometheus"tur.
kitap ilk çıktığında kadınlara yönelik önyargılar dolayısıyla yalnızca shelley imzasıyla çıkmış ve hatta bu nedenle mary'nin kocası, percy shelley tarafından yazıldığı düşünülmüştür. ancak kitabın ikinci baskısında gerçek yazar mary shelley'nin tam adı kullanılmıştır.
kitap ilk çıktığında kadınlara yönelik önyargılar dolayısıyla yalnızca shelley imzasıyla çıkmış ve hatta bu nedenle mary'nin kocası, percy shelley tarafından yazıldığı düşünülmüştür. ancak kitabın ikinci baskısında gerçek yazar mary shelley'nin tam adı kullanılmıştır.
devamını gör...
tarihi şahsiyetler yazar olsa açacağı başlıklar
leonardo da vinci-mona lisa aslında kim
devamını gör...
bulgarları türk sanmak
bizans kaynaklarında türk diye geçer bulgarlar. aynı zamanda, georg ostrogorski, aleksandr vasilyev gibi bizans tarihciliginin en büyük isimlerini de türkçü zannetmek ne bileyim şimdi... vasiliev, harward'da bizans tarihi üzerine dersler vermiştir ki, bulgarların türk olup olmadığı bizans tarihçileri arasında tartışılmıyor bile. hiçbir şey bilmiyorsanız, 9. yüzyıla kadar bulgar komutanların isimlerine bakabilirsiniz, hepsi türk ismi.
edit, ayrica #997953
edit, ayrica #997953
devamını gör...
kayra han
mitolojimizde çok önemli bir yere sahip olan kayra han tüm tanrıların tanrısı'dır. gök tanrı'nın çocuğu olarak bilinir ve annesi yoktur.
gökyüzünün en üstünde, 17. katında oturur.
kayra han'ın ülgen, kızagan ve mergen adında üç oğlu vardır. anla
oğullarının arasında en bilineni iyilik tanrısı ülgen'dir. hatta dünyayı yarattığı söylenir. (bkz: yaratılış destanı)
tanrı kayra han, yeryüzünü yarattıktan sonra yaşam ağacını yani uluğ kağın'ı dikmiştir. (bkz: uluğ kağın)
insanların dokuz atası bu ağacın dokuz dalından türemiştir. yani dünya üzerindeki dokuz ırk bu insrdan türemiştir.
gökyüzünün en üstünde, 17. katında oturur.
kayra han'ın ülgen, kızagan ve mergen adında üç oğlu vardır. anla
oğullarının arasında en bilineni iyilik tanrısı ülgen'dir. hatta dünyayı yarattığı söylenir. (bkz: yaratılış destanı)
tanrı kayra han, yeryüzünü yarattıktan sonra yaşam ağacını yani uluğ kağın'ı dikmiştir. (bkz: uluğ kağın)
insanların dokuz atası bu ağacın dokuz dalından türemiştir. yani dünya üzerindeki dokuz ırk bu insrdan türemiştir.
devamını gör...
kuran’ın insan yapısı olduğu gerçeği
tanım : ateist kardeşler yine büyük bir keşif yapmış dedirten iddiadır.
devamını gör...
freud purosu
dün akşam ilk nickaltını girecektim, biraz daha izlenim edineyin dedim. geç kaldık, gece ikide adama nickaltı girmek akıllarına gelmiş ya.. neyse, kendisiyle freud okumalarım bitince, eksik hissettiğim yer olursa biraz sohbet etmek isterim, şimdilik severek takip ettiğim bir yazar.
devamını gör...
dürüstlük
bir kişiyi başka birine överken bak x arkadaş çok dürüsttür. deniliyor ya işte bu bile durumun vahimliğini gösteriyor. zaten dürüst olmamız gerekmiyor muydu bu ne zaman övülecek bir özellik oldu.
kaybetme-kazanma işine gelince kimseden bir şey bekleyerek dürüst davranılmaz zaten. ya dürüst bir insan olursun ya sahtekar bu kendinle ilgili bir olaydır.*
t. içimiz neyse dışımızda o olayını abartmadan *karakterine oturtmuş insan özelliği.
kaybetme-kazanma işine gelince kimseden bir şey bekleyerek dürüst davranılmaz zaten. ya dürüst bir insan olursun ya sahtekar bu kendinle ilgili bir olaydır.*
t. içimiz neyse dışımızda o olayını abartmadan *karakterine oturtmuş insan özelliği.
devamını gör...
streç filmin ucunu bulmak
alanını daha geniş olması sebebiyle bantın ucunu bulmaktan kat kat daha zor olan eylemdir.
devamını gör...
bir ömür nasıl yaşanır
"hiçbir toplum yetenekli çocuklarını harcayacak lükse sahip değildir."
-bir ömür nasıl yaşanır, s. 171, ilber ortaylı, söyleşi: yenal bilgici, 27. baskı, kronik kitap.
daha erken okusam hayatımı daha farklı biçimlendirebileceğim, söyleşi türünde bir eser. kitapta kişinin öneri olarak değerlendirebilecekleri kısır değil, her yaşama bir biçimde uyarlanabilecek nitelikte. bunun yanında ilber ortaylı gibi dünyayı görmüş, ciddi anlamda sokak sokak arşınlamış bir insandan dünya insanlarına ve türk insanına dair tespitler okumak kıymetli. bir hızlı tüketim kitabı değil benim için. bir kitabı okumak yalnız göz ile sözcükleri taramaktan ibaret değil nihayetinde ki bu kitapta yüzü aşkın müzik, kitap, isim, gezi önerisi var. ben bunları araştırmadan, en azından %25'ine hakim olmadan bir değerlendirmede de bulunamam zaten.
bu kitapta yer alan çoğu öneri bence çoğu insanın daha önce duymadığı, bilmediği şeyler değil. zaten mesele kimsenin keşfetmediği bir şeyle karşılaşmak değil. neyi neden yapacağız ve ne işe yarayacak? bu kitap benim gözümde daha çok bunun üzerine kurulu. bilmeden, özüne inmeden verilmiş önerilerden çok daha fazlası var. her şeyden önce niçin tarih öğrenelim, şiir, edebiyat bilelim gibi -ne yazık ki ülke insanının uzak olduğu- konulara değinilmiş. ne yapmak gerektiğini, nasıl bir yol tayin etmenin ihtiyaç olduğunu söyleyecek çok insan vardır fakat bu biçimde önerilere az rastlanacağını düşünüyorum.
özellikle ebeveynler için iyi bir kaynak kitap olduğunu düşünüyorum. bu tarzda bir kitapla karşılaşmanın, okumanın da bir yaşı var. en nihayetinde 5 yaşında bir çocuğun bu kitabı alıp okuyup da ben şunu öğreneyim demesi zor, bu sayıyı 16 yaşa kadar çıkarabilirim. bu yaştaki genç insanların bu eserden yararlanmasının yolu bana kalırsa ebeveynleri, idealist öğretmenleri sayesinde sağlanabilir. genç yaşlar için çok ciddi öneri ve tespitleri var. gerçi sadece genç bireylere değil hayatın her evresindeki insanlara hitap edecek bir kitap.
kitapta ilber ortaylı'nın tanıdığı, bildiği çok çeşitli alanlarda uzman şahsiyetler ve kurumlardan bahsediliyor ki pek çoğu internette araştırılarak ulaşılabilecek isimler değil. tarih, basın, müzik, müzecilik gibi alanlarda öğrenim görenler için istifade edebilecekleri müthiş bir kaynak bence. bir de es geçmem çok büyük bir haksızlık olacaktır, idealist öğretmenlerin bu kitaptan elde edebileceği çok değerli kazanımlar olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
dönüşüm
kafka'nın vasiyetidir dönüşüm'ün kapağında herhangi bir böcek tasvirinin olmaması. neden birçok yayınevi böcek tasvirini kullanmış bilinmez fakat eğer kitabı almayı düşünüyorsanız buna dikkat etmenizi ya da çevrenizle bu bilgiyi paylaşmanızı rica ederim.
dünya edebiyatının en ünlü giriş cümlelerinden birine sahip bu kitap, "gregor samsa bir sabah huzursuz uykusundan uyandığında kendini yatağında devasa bir böceğe dönüşmüş buldu." dönüşmek, üstelik bir böceğe dönüşmek o kadar ürkütücü geliyor ki. insan ruhuyla, insan duyguları ve düşünceleriyle bezenmiş bir böcek... ne kadar yalnız ve anlaşılmaz hisseder kim bilir, sesini ne güçlüklerle duyurmaya çalışır.. peki etrafı duyabilir mi onu? belki anlamaya bile çalışmaz. o zahmete girmezler.
kafka öyle bir yazar ki, bir böcekle empati kurmamıza olanak sağlarken aynı zamanda bir böceğe dönüşen insanla empati kurmamıza imkan sağlıyor. bir ailenin bile hareketlerinin menfaatle şekillenebileceğini gösteriyor.
zaten bu kadar başarılı aktarımının nedeninin kendi ailevi meseleleri olduğunu düşünüyorum. franz kafka'nın babaya mektup eserini okuyanlar bilir, kafka'nın, babasıyla arasındaki anlaşmazlık ve çatışmaları aktardığı mektubudur bu eser. bu yüzden bence mektubu okuduktan sonra dönüşüm'ü okumak daha anlamlı gelebilir.
dünya edebiyatının en ünlü giriş cümlelerinden birine sahip bu kitap, "gregor samsa bir sabah huzursuz uykusundan uyandığında kendini yatağında devasa bir böceğe dönüşmüş buldu." dönüşmek, üstelik bir böceğe dönüşmek o kadar ürkütücü geliyor ki. insan ruhuyla, insan duyguları ve düşünceleriyle bezenmiş bir böcek... ne kadar yalnız ve anlaşılmaz hisseder kim bilir, sesini ne güçlüklerle duyurmaya çalışır.. peki etrafı duyabilir mi onu? belki anlamaya bile çalışmaz. o zahmete girmezler.
kafka öyle bir yazar ki, bir böcekle empati kurmamıza olanak sağlarken aynı zamanda bir böceğe dönüşen insanla empati kurmamıza imkan sağlıyor. bir ailenin bile hareketlerinin menfaatle şekillenebileceğini gösteriyor.
zaten bu kadar başarılı aktarımının nedeninin kendi ailevi meseleleri olduğunu düşünüyorum. franz kafka'nın babaya mektup eserini okuyanlar bilir, kafka'nın, babasıyla arasındaki anlaşmazlık ve çatışmaları aktardığı mektubudur bu eser. bu yüzden bence mektubu okuduktan sonra dönüşüm'ü okumak daha anlamlı gelebilir.
devamını gör...
yapılmış en aptalca dalgınlık
kahveye su koyacağıma çay doldurmuştum çaydanlıktan...
tanım: yazarların yaptığı en aptalca dalgınlıkları paylaştığı başlık.
tanım: yazarların yaptığı en aptalca dalgınlıkları paylaştığı başlık.
devamını gör...
birsen tezer
"değirmenler" şarkısını onun sesinden dinleyince 10 dakikalığına dünyadan uzaklaşıyorum.
devamını gör...
orta kafa gol radyo yayını
sözlükte futbol konuşulmuyor dedik, bu seviyede konuşuluyordu da biz mi istemedik *
sevgili gomercan hocam, ali koç'un en büyük hatası aykut kocaman'ı göndermesi miydi ?
değerli yorumlarınızı beklemedeyim.
sevgili gomercan hocam, ali koç'un en büyük hatası aykut kocaman'ı göndermesi miydi ?
değerli yorumlarınızı beklemedeyim.
devamını gör...
meja'nın rozet almama sorunsalı
sözlüğün medarı iftiharı sevgili yazar meja'nın an itibarıyla 31302 (otuz bir bin üç yüz iki) karması olduğu halde halen bir rozet almaması sorunsalıdır. her gün profiline sızıp kontrol ediyorum. almadığını görünce sinirleniyorum. hele hele bak bak kişisel ileti de almamış. ne yapacaksın meja o karmalarla?
edit: dirdini siviyim bitini
edit: dirdini siviyim bitini
devamını gör...
havanın niye bu kadar sıcak olması
başlığı açan sayın yöneticimizin #1125040 numaralı tanımında sunduğu öneriyi artık hayata geçirmesi gerektiğini gösteren sorusu.
kitaplarla yelpaze yapa yapa kol kası yaptı bu yazarlar ey yoldaş, artık duy sesimizi !
kitaplarla yelpaze yapa yapa kol kası yaptı bu yazarlar ey yoldaş, artık duy sesimizi !
devamını gör...
türk milletinin gereksiz kutsallaştırdığı şeyler
(bkz: ekmek) biz küçükken ekmeği yere atma yerde görsen öpüp kenara koy derlerdi ancak kuşlara ekmek atıldığını görünce neden yere atıldığını sorgulardım. yemeleri için atıyoruz derlerdi havaya atın o zaman onlar da martılar gibi havada kapsınlar derdim.
(bkz: camî) mimari sanatsal bir yapıdır, kubbeler allah'a yalvaran elleri minareler onların yükselişini temsil eder. kuran'da şöyle inşa edilmelidir böyle yapılmalıdır diye bir ayet de geçmemektedir. hatta kâbe de küp şeklinde köşeli kenarlıdır kubbesi minaresi yoktur.
bir de son 1 yıldır hayatımıza giren maske, cahil cühela kesim zannediyor ki o maske hastalıklara karşı koruyor, dezenfektan, steril etme özelliği var, antikor ürettiğini falan zannediyorlar heralde ki yakında yerde maske görsen öp sonra da kenara koy diyecekler.
bir de aklıma gelmişken ek: küçükken kuran'ı tvnin altındaki göze koymuştum, oraya konmaz günah demişlerdi. neden? demiştim, kuran belden aşağıya konulmaz demişlerdi, iyi ama siz bizim üst katımızda oturuyorsunuz, o zaman aşağıya inin, bırak belden aşağısını sizin ayaklarınızın altına koyuyoruz demiştim. sivil itaatsizlik, sorgulama, anarşist provakatörlük zannedersem çocukluktan meyilli olduğum duygular.
(bkz: camî) mimari sanatsal bir yapıdır, kubbeler allah'a yalvaran elleri minareler onların yükselişini temsil eder. kuran'da şöyle inşa edilmelidir böyle yapılmalıdır diye bir ayet de geçmemektedir. hatta kâbe de küp şeklinde köşeli kenarlıdır kubbesi minaresi yoktur.
bir de son 1 yıldır hayatımıza giren maske, cahil cühela kesim zannediyor ki o maske hastalıklara karşı koruyor, dezenfektan, steril etme özelliği var, antikor ürettiğini falan zannediyorlar heralde ki yakında yerde maske görsen öp sonra da kenara koy diyecekler.
bir de aklıma gelmişken ek: küçükken kuran'ı tvnin altındaki göze koymuştum, oraya konmaz günah demişlerdi. neden? demiştim, kuran belden aşağıya konulmaz demişlerdi, iyi ama siz bizim üst katımızda oturuyorsunuz, o zaman aşağıya inin, bırak belden aşağısını sizin ayaklarınızın altına koyuyoruz demiştim. sivil itaatsizlik, sorgulama, anarşist provakatörlük zannedersem çocukluktan meyilli olduğum duygular.
devamını gör...
wigwam
algonkin dilinde wikiwami kelimesi konut, ev manasındadır. genelde kuzey amerika'nın ormanlık doğu bölgelerinde yaşayan kızılderililerin yaşadığı evleridir.


devamını gör...
sivas’ta her 5 kızdan birinin göbeğini açması sorunsalı
sivaslı bir kız olarak gururla yaptığım eylemdir. şehir olarak madımak katliamı sebebiyle yobaz olarak anılsak da sivas kızları olarak fazlasıyla laik sayılırız.
devamını gör...
