yok artık okumadığım tanımı asla beğenmem merak etmeyin. bazen bir yazarın bir tanımını beğeniyorum sonra profiline girip çok hoşuma giden tanımlarını beğeniyorum yalnız bunu karşılık bekleyerek yapmıyorum beğendiğim için sadece.
devamını gör...

gitarlarından birine temas edince , başka bir gitara enstrüman gözü ile bakamayacağınız marka. 1902 yılında amerika'da kurulmuştur. ürettikleri gitarların tonu , kullanım rahatlığı ve kalitesi üst düzeydir . les paul modeli bir çok gitarı , müzik dünyasının efsane isimlerinin ellerinden en az bir kere geçmiş hatta çoğu ile özdeşleşmiştir . joe perry , jimmy page , eric clapton , tony iommi ve şuan aklıma gelen isimler yalnızca.


daha önce les paul studio , les paul jr ve flying v kullanan bir insan olarak , şahsi önerim les paul studio . flying v sahne kullanımı rahat olsa bile otururak çalmak için uygun değil .

edit: hendrix için ekstra not düşmem gerekirken bu marka ile özdeşlemiş olan isimlerin arasına pat diye yazmış bulunmaktayım bu bir alkollüyken tanım girmeyiniz kamu spotudur. uyaran yazar arkadaşımız kelenderis' e teşekkürler.
devamını gör...

malum kişinin resmini de bastırmam gerekir öyle olursa, ama yok o zaman silivriye gönderilirim.
neyse yapicam ben bunu.
devamını gör...

schindler'in listesi
devamını gör...

biz prezervatifi de bahisi de iyi biliriz.
devamını gör...

kişilerin hayatımızdaki yeri ve öneminin belirlediği fark.

nihayetinde tanıdığınız tanımadığınız herkese kızabilirsiniz, siyasetçisinden futbolcusuna, patronunuzdan arkadaşınıza kadar. ama yürürken elindeki çöpü yere atan hiç tanımadığınız bir insana da kırılmazsınız. yani kızgınlık genel ve geçici, kırgınlık ise özel ve kalıcı bir duygudur.
devamını gör...

diğer insansı türlerden ayrılışı iki yüz bin öncesine kadar gider. yetmiş bin yıl önce yerleşik olduğu afrika'nın doğusundan tüm dünyaya yayılması, diğer insansı türlerin sonunu getirmiş, önemli ölçüde hayvan ve bitkinin neslinin tükenmesine yol açmıştır. avcı toplayıcı olduğu çağlarda kısmen barışçıl ve doğaya daha az zararlı olan bu tür, son on bin yıldır yerleşik düzene geçtiğinden beri deyim yerindeyse dünyanın altını üstüne getirmiştir.

aynı hızla devam ederse hem kendi hem de diğer türlerin sonunu getirmesi kaçınılmaz olacaktır. the matrix filminde agent smith karakterinin de belirttiği gibi gezegenin kanseridir. iflah olmak bilmeyen ihtirasları, elde ettiği her şeyden kısa sürede bıkması ve bunun sonucu olan tüketim canavarlığını bitirecek yönde zihin yapısını değiştiren genetik mutasyona uğramadıkça, bu kanser tür tüm dünyada metastaz yaparak global bir sona -ya da buna yakın bir dönüşüme- sebep olacaktır.
devamını gör...

serpico (1973), yönetmen sidney lumet 'in polis frank serpico'nun gerçek hayatını anlattığı sürükleyici bir polisiye filmidir. filmin biz türkleri ilgilendiren bir tarafıda var.

bundan sonrası spoiler, biz türkleri ilgilendiren kısmı da spoilerin sonunda bulabilirsiniz:

--! spoiler !--

film, 70'lerin başında kendisini yozlaşmış polislerin arasında bulan idealist bir polis memuru olan frank serpico' nun, o düzen içinde hayatta kalma çabalarını anlatır.

filmin ana teması yalnızlığın getirdiği çaresizliktir. kokuşmuş polislerin arasına düşen serpico ya düzene uyacak ya da cezalandırılacaktır. serpico' nun polis olduktan sonra ideallerine uyuşmayan durumlara tanık olması ve etrafındaki meslektaşlarının bu durumlara normalmiş gibi davranmasının onun üzerindeki psikolojik etkileri çok güzel yansıtılmış. bu noktalara değinilmesi de filmi daha derin yapmış. al pacino her zamanki gibi rolünün hakkını vermiş. zaman içinde yıpranan karakterini adeta yaşamış. hiç de kolay olmayan bir rolün üstesinden gelmeyi başarmış. ortaya çıkan ise kendisinin en iyi performanslarından biri. bunun sonucu ilk en iyi erkek oyuncu akademi ödülü adaylığını almayı başarmış.

sidney lumet zaten benim favori yönetmenlerimden biri ve bana kalırsa kendine has, o sürükleyici anlatımı aynı diğer filmlerinde olduğu gibi bu filmin de temposuna olumlu etki yapmış. filmi seyrederken aynı serpico gibi sürekli tehlikedeymişiz gibi hissediyoruz. lumet, serpico'nun yaşadığı gergin ruh hallerini bize de yaşatmayı başarmış.

gelelim türklerle bağlantısına, serpico vurulduktan sonra hastaneye kaldırıldığında ilk müdaheleyi yapıp onu hayata döndüren doktor tiyatrocu nejat uygur’ un abisi zeki uygur dur.

konu ile ilgili detaylı bilgiyi milliyet gazetesinden bulabildim. belli sebeplerden ben o linki açmam diyorsanız yazılanları aynen aşağıya kopyalayacağım, oradan okuyabilirsiniz.

ben linki açarım diyenler için link veriyorum.

--! spoiler !--

--- alıntı ---kalp yetmezliği sonucu yaşamını yitiren, tiyatro oyuncusu nejat uygur’un, abd’de yaşayan beyin cerrahı ağabeyi 86 yaşındaki zeki uygur, new york’ta sevenleri tarafından son yolculuğuna uğurlandı. abd’de yaşayan türklere ve ihtiyacı olan herkese karşılık beklemeden yardım ettiği için, ’zeki baba’ olarak anılan zeki uygur, connecticut eyaleti’nde toprağa verildi.

zeki uygur için new york’un manhattan semtinde, müdavimi olduğu ali baba terrace lokantası önünde cenaze namazı kılındı. zeki uygur, eşi ayla uygur, oğulları halit ve feridun uygur ile çok sayıda seveni tarafından son yolculuğuna uğurlandı.
zeki uygur, 1954-57 yılları arasında gülhane askeri tıp akademisi’nde genel cerrahi uzmanlığı eğitimi almıştı.

zeki uygur, istanbul kasımpaşa hastanesi beyin cerrahisi bölümünde görev yapmış ve 1969 yılında tabip albay rütbesiyle deniz kuvvetlerinden emekli olmuştu. uygur, emekli olduktan sonra da new york’a göç etmişti.

serpico filmi polisi
zeki uygur, 1970’lerde new york emniyet müdürlüğü’nde verdiği dürüstlük mücadelesiyle amerika’nın en saygın kişiliklerinden biri haline gelen ve ibretlerle dolu yaşam öyküsü al pacino’nun başrolünü oynadığı ’serpico’ adlı filme konu olan ’paco’ lakaplı ünlü dedektif frank serpico’yu ölümden döndüren doktor olarak da tanınmıştı.

bir narkotik operasyonunda yanağından vurulduktan sonra, türk beyin cerrahı zeki uygur’un yaşama döndürdüğü paco, geçtiğimiz yıllarda dha muhabirine, “vurulduktan sonra, kapımda polis koruması olmasına karşın kendimi güvende duymuyordum. amerikalı doktorlara da güvenim yoktu. hatta bana ilişkin başka hesapları vardı. dr. uygur hem benim yaşama dönmemi sağladı, hem de beni korudu. o günden bu yana türklere hayranlık duyuyorum” demişti.
--- alıntı ---
devamını gör...

sağlıklı, huzurlu güzel günler görmeniz dileğiyle.
nice senelere.
devamını gör...

birkaç kişiyseniz ve ortak bir şey unutulmuşsa ihalenin garip bir şekilde hatırlayan kişiye kaldığı ilginç durum. daha dün yaşadık. yolun yarısı da değil neredeyse varmıştık. "aaaa bla bla'yı unuttuk!" dememin ardından neden daha önce hatırlamadığım üzerine bir ton laf işittim. ya biz aynı şeyi unutmadık mı?
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

türk, yerli ve milli noel baba. türk mitolojisinde yeryüzüne ilk kar tanesi düştüğünde yardıma muhtaçlara hediyeler getirdiğine inanılan bir karakter. azerbaycan'da şahta baba, tataristan ve başkurdistan'da kış babay (kış babası) olarak anılır.

--! spoiler !--

ayaz ata öyküsü bizlere eski folklorumuzdan gelmektedir. ayaz ata hakkında nice hikayeler ve masallar anlatılmıştır. onu ilk önce soğuktan çıkmış bir ruh olarak tanımlamışlardır. bu anlatımlarla 19 asrın sonlarında iyi niyetli, yardımsever, ayaz ata kimliği ortaya çıkar. ilk önce ona “kutsal baba”, “çam baba”, daha sonra “ayaz ata” demişlerdir.

hikayelere göre ona iyiliklerinde yardım ve eşlik eden kızı, bazı hikayelere göre de torunu olmuştur. ona da “ayaz kız” yada “kar kızı” ismini vermişlerdir.

ayaz ata tüm ihtiyacı olan insanlara gizli yardım ederek onları mutlu etmiştir. yaptıkları iyilikler hep gizemli kalmıştır. ayaz ata özbekçe: “ayoz bobo” veya “ayaz ota”, kırgızca: “ayaz ata””, kazakça: “ayaz ata” denilip türk, altay ve orta asya mitolojilerinde, özellikle kazaklarda ve kırgızlarda soğuk tanrısı olarak tanınır. ayaz ata, “ayas han” olarak da bilinir ve ay ışığından yaratılmıştır da denilmektedir. burada adı “ak ayas” olarak da geçer. bu hikâyeye göre ülker burcunun altı yıldızı göğün altı deliğidir ve oradan soğuk hava üfler. böylece kış gelir. ayaz, tüm türk halklarında yakıcı soğuk anlamına gelir. ay’ın gökte rahatlıkla görüldüğü açık havalarda meydana geldiği için ay tanrısı’nın (veya ona bağlı ayas han’ın) gönderdiği düşünülür.

ayaz ata bazı kültürlerde kışın soğukta ortaya çıkan ve kimsesizlere, açlara yardım eden bir evliyadır. kimi görüşlere göre “ayas han” ile aynı kişidir. kazaklarda kışın karşılanması ile ilgili olarak “soğumbası” isimli bir eğlence bulunmaktadır. ilk karın yağması ve ilk soğuğun vurması ile kutlanan bayramdır. bu bayramla bir ilgisi olması muhtemeldir.

bazı kazak araştırmacılara göre de ayaz ata noel baba’dan esinlendiği düşünülür.

özbekçede “şahta” sözcüğünün “ocak” anlamına gelmesi ise kelimenin anlamı açısından dikkat çekicidir. azerbaycan türkleri’nde de “şahta baba” olarak geçer. başkurt dilinde, ayaz ata, “kış babay” (“kış babası”) olarak yer alır. torunu ise “karhılıu” (“kar güzeli”) adıyla anılır. tatar kültüründe “kış babay”, (“kış babası”), torunu ise “kar kızı” (“кar kızı”) olarak bilinir.

ayaz ata, nardugan bayramı, noel baba, türklerde yeni yıl

turksam.org/turk-boylarinda...


--! spoiler !--
devamını gör...

benim kabullenişlerim çok kolay oluyor ve en meşhuru da içimden geçirdiğim şu sözler: o an bana denk geldi, bir başkası olsa ona denk gelecekti.
devamını gör...

meh!

mod silmesin diye tanım: her hafta müdavimi olduğumuz program. ailecek dinliyoruz severektene!!
devamını gör...

gözlüklü,turuncu kazaklı velma'mız nedense hep tektir.cesur,koca yürekli zeki kızımız.
devamını gör...

annesi bir miktar para karşılığı başka erkekler ile birlikte olan kişilerin yapabilecekleri ve gayet normal görebilecekleri bir eylem. (bkz: formata uygun küfür)
devamını gör...

karma puan nedir, ne işe yarar ? gibi soruların da cevabını taşıyan uygulamadır.

karma puan, yazarın sözlükte gerçekleştirdiği eylemlerden skor üreten bir algoritmadır.
yazarların aldıkları (+) oylar, favorilenme miktarı, takip edilme sayıları, açtığı başlığa ne kadar tanım girildiği, tanım sayısındaki kelime adetleri ve online olma süreleri gibi eylemler yazarın karma puanını belirleyen başlıca detaylardır.

bilinenin aksine, kısa ve çok tanım girmenin karma puana olumlu yönde etkisi çok sınırlıdır.

kafa sözlük kraliyet k'arması haftalık periyotlar ile düzenli olarak sürecektir.

pazar günü 23.59'da başlayıp, yine pazar günü 23.59'da bitecektir. bu 1 haftalık arada, en çok karma puanı toplayan yazarımız d&r 25 tl hediye kodunun da sahibi olacaktır.

aynı yazarımız 3 hafta üst üste 1. kabul edilmez. böyle bir durumda, üçüncü haftadaki 2.sırayı paylaşan yazarımız 1. olarak kabul edilir.
yönetici ve moderasyon kadrosu, puan sıralamasında gözükse de kraliyet k'armasından muaf olarak kabul edilir.
yönetici ve moderasyon ekibinin yazarlara attığı (+) oy ya da favorinin karma puana etkisi diğer yazarlar ile aynı birimdedir.

online olarak sıralamayı aşağıdaki linkten takip edebilirsiniz.

kafasozluk.com/stats/weekly...
devamını gör...

burcu özberk.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iyilik neye yarar,
öldürülürse iyiler çarçabuk,
ya da iyilik görenler.

bertolt brecht
devamını gör...

bilhassa sözlükte açılan başlıklarda görülebilecek durum. şaka yollu veya ciddi bunu yazan insanlar var. evet bu bir gerçek maalesef gerçek, çevremizde sık sık gördüğümüz ve belki de içimizde de birilerini aldatan insanlar var. ama bunun olumlu bir yanı olduğu mu düşünülüyor gerçekten? yani bir insanı ne yolla olursa olsun aldatmak insani değerler açısından normal bir durum mu? hayır ben aldatılmadım aklınıza gelecek şekilde. ama insan ilişkilerindeki ufacık samimiyetsizlikler ya da yalan beni ciddi anlamda yaralayan bi durum. o zaman sende problem var kardeş mi diyorsunuz? hayır arkadaşım, neden birbirimize bunu yapmak durumunda olalım? neden kalbimiz olduğunu unutalım? neden sahtekarlığı normalleştirme suretiyle ona hayatımızda bir sandalye verelim? bu sorular öyle bir soru işareti... evet gerçek hayatta var ama bunu ifade edişimiz gösterişimiz bunu normalleştirebiliyor. normal algımızla insan yanımızdaki yaraları büyütüp beslemeyelim.
bu konuda bir yaram da yok. ben sadece empati duygusu gelişmiş biriyim. belirtiyorum çünkü bazı insanlar tamamen bu tarz şeylere yönelip asıl mevzuyu kaçırıyor. uzun yazmayacağım diyecektim başlangıçta bir cümle yazıp bırakacaktım ama uzadı biraz. ne zamandır bu başlığı açmak aklımdaydı.

mesele şu; aldatmanın normalleştirilmesi. var mı yok mu? nasıl var? nasıl yok?
iyi sözlükler.

-aldatmak, normalleştirdiğimiz şeylerden sadece bir tanesi, bir örnek.
devamını gör...

günaydıın sözlük. hava çok güzel ve yılın en sevdiğim zamanları yaklaşıyor. uyanıp yataktan çıkmadan sözlükte gezinmek adlı görevimi de yerine getirdim her zamanki gibi*. kulaklığımı taktım ve dışarıdaki güzel havayı izliyorum. benim için gerçekten güzel başlayan ve öyle devam edeceğine inandığım bugün için hep mutlu olmanızı, sokağa çıkma yasağından dolayı evinizde kaldığınız ama kendinize zaman ayırdığınız çok güzel ve verimli bi gün geçirmenizi dilerim. tekrardan*.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim