aslında çingene demek ayıp değil, ama bir moda tutturuldu. bayan- kadın, zenci - siyahi, yahudi - musevi ikilemleri gibi çingene - roman ikilemi oluştu. bütün dünyada iki sözcük de türevleriyle anılıyor. önemli olan söylerken kullanılan üslup ve niyet. mesela eskimo sözcüğü. arktik bölge halklarının ismi. gayet de yerinde bir sözcük. ama kalkıp da seni gidi eskimo dölü derseniz niyet kötü olduğu için sözcük de kötü bir sözcükmüş gibi çıkar ağızdan.
devamını gör...

berlin duvarı.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

2. nesil yazardır. bizim kapımızda "kafa sözlük yazarı" yazıyor.
devamını gör...

-- amme hizmetidir --

bazı yazar arkadaşlarımızın bazı özelliklerini bilmediği için sözlüğü kullanırken zorlandığını farkettim. bu sebeple arama çubuğumuzdaki bazı özelliklerden bahsetmek istiyorum

başlık arama:
çubuğa dümdüz bir metin yazdığınızda sadece başlıkları arar ve yanında çıkan (12) şeklindeki ifade başlıktaki aktif tanım sayısını gösterir. tıkladığınızda ise başlığa gider. olmayan bir başlık aradığınızda;
- entera basarak
- büyüteç butonuna tıklayarak
- sonuç kutusunda 'başlık bulunamadığı, açmak için tıkla' kısmına tıklayarak
başlığa gidip, altına tanım girerek başlığı açabilirsiniz.

yazar arama:
arama çubuğuna bir mahlası başında @ işareti koyarak ararsanız (örn: @kafa), mahlası kafa ile başlayan yazarlar listelenir. tıklamanız durumunda da profil sayfasına yönlendirilirsiniz. parantez içindeki rakam yazarın aktif tanım sayısını göstermektedir.

tanım numarası ile tanıma gitmek:
bu tamamen gizli bir özellik olup şu şekilde kullanılır. numarasını bildiğiniz bir tanımı başına iki adet # koyarak yazıp, entera/büyüteç butonuna bastığınızda o tanıma ait adrese gidebilirsiniz.

örn: ##100
devamını gör...

“bunu kimse söylemedi belki düşündü
çünkü vardır insanın yaşamasında
uyku ve öfke gibi vardır
kimse söylemedi
tuzunu çoğaltan bir denizde
nasıl batarsa güneş öyle bende kaçırdım
ki gözüm bütün gün
boyu lekelerde
kaçırdım ama şöyle de söylenebilir
şiirin bütün geçmişinin dışında
önceden açıklanan her şeyin dışında
örneğin en sıcak ülkelerin yazında
en soğukların kışında
yanarım üşürüm berbat olurum
hiç bir şeye yaramam
ama yine de seni severim
o zaman sen de beni sev
evet.”

turgut uyar şiiri.
devamını gör...

hormonların stabil olduğundan emin olunması gereken kararlardir.
devamını gör...

bazen manipülasyon yöntemi olarak da kullanılır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sezen aksu'nun "madem ki istiyorsun öyleyse durma git" dedikten sonra gitme kal yalan söyledim demesi .
devamını gör...

ismet saat kaç?
devamını gör...

emeklerinize sağlık dedirten gelişmedir. çok hoştur ama şimdi profile girince de "ben bunları seviyorum siz de okuyun" diye milletin gözüne gözüne sokuyormuşum gibi geldi*. yukarıdaki tanımlardaki bir butonla tıklama fikrini ben de oldukça destekliyorum.
devamını gör...

çocuk
şimdi sen dün öldün ya libyalı çocuk;
senden on sene önce öldü ırak'ta çocuk..
nepal'de napalma toptan öldü çocuk.
senden altmış sene önce şeker yiyemeden gitti, nazım öyle dedi çocuk..
suriye elinde ata kalmadı kalan hepten çocuk,
anadolu'da artık her lanet günde tecavüzde çocuk
gayrı utansın insanlık bin yaşasın çocuk...

ömer gümeli / masa 451. sayfa
devamını gör...

allah olmak istiyosa toplanak allah diyek??!!!
devamını gör...

beklerim, güzel beklerim seni.
kardelenin bekledigi gibi beklerim.
güzelim yazı, mutlu mesut heba ederim de
açmak için kışı beklerim.

maviyi bekler gibi beklerim seni
güzelim kışı, feda ederim de
kaçmak için yazı beklerim.
bahar zaten bekleyişin adı değil miydi?
aşkı beklerdin, ölümü beklerdin.
ben, seni beklerim.

nazım gibi olmasa da
güzel özlerim seni
oturup gözlerim yolunu
hayır oturamam,
ayakta beklerim seni,
kırpmadan gözlerimi.

köpek severim, seni beklerken
çiçek severim, böcek severim.
olmadı kendimi severim.
seni uzaklardan severim,
ruhun bile duymaz
çaktırmadan severim seni.
devamını gör...

bugün açtığım bir başlığa sonradan eklendiğini farkettiğim durum, eklenmeden önce daha anlamlıydı.
en azından kibarca bir mesaj atıp şu sebeple düzelttik deseniz daha tatlı olmaz mıydı?
devamını gör...

"müzik, hayatınızın zor yıllarını kolay atlatmanızı sağlar." sözünün sahibi piyanist.

müzik tutkusunu küçük yaşlarda keşfetmiş.
piyano derslerine yedi yaşında başlamış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
on yaşına gelene kadar elli tane orijinal besteye imza atmış.

new york'un hemen dışında büyüyen spielberg, ailesiyle broadway'deki tiyatrolara gidermiş.
gençlik zamanlarında amerikan müziğine duyduğu sevgiyle filmlerde ve tiyatrolardaki popüler amerikan şarkılarını aranje etmiş.

konser kayıtlarına 1996'da başlayan spielberg birçok broadway oyununda piyanist olarak rol almış.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
dinleyicilerin onun eşsiz müziğini dinlemek için konserlerine tekrar tekrar katıldığı söyleniyor.

kendisinin müziği hakkında hippopress new hampshire'dan bruce bressack şöyle söylüyor:
"sahneye ilk çıktığı andan son notası dinlediğiniz salonu nazikçe kucaklayana kadar sizi aşikar ve ruhsal bir büyünün etkisine alıyor.
daha iyi bir söyleyişle onun performansına şahit olduktan sonra dünyaya dair çok daha iyi hissediyorsunuz."


kaynak
devamını gör...

ben eskiden bunun "bir anda" olduğuna inanmazdım. sonra bir anda fark ettim aşık olduğumu. yıllarca sözümona taş kestirdiğimiz kalbimizi eritip, toz konduramadığımız yalnızlığımıza anında sırt döndürebiliyormuş. güçlü bir şey bu. üzerine konuşacağız, bu işleri iyi bilenler arasında bir dertleşme olacak. biralarımız ve çerezimiz hazır; alkol ve müzik de etkisini gösterdiğine göre başlayalım.

ilk olarak, insan aşık olduğunu gün boyunca onu düşünüp, işlerini, odağını ertelemeye başladığında anlıyor. sözgelimi akşam oyun oynayacaksınız ya da film izleyeceksiniz. hiç şansı yok. çıkarsınız balkona, yakarsınız bir sigara ve onu düşünürsünüz. herkesin hayalleri farklı farklıdır ama her biri titizlikle işlenir. adım adım kurgularsın sahneleri. yanlış olan, tutarsız olan bir durum olursa durdurursun mesela hayali. orayı düzenlersin, tekrar tekrar oynatırsın. otobüs durağında sarılmışsındır. orada olmaz, otobüs ve insanlar vardır. o halde otobüs durağının biraz ilerisinde sarılırsın, daha rahattır. olmayacak şeyleri de düzenlersin. öpersin mesela. haha, hop dedik! daha erkendir a.koyim. daha 2 ay geçmiştir ve öpmek için erkendir. hemen geri sararsın, öpücük yoktur. sadece sarılmak yeter de artar bile. allah bereket versin. bir bakmışsın hava kararmış, 1 saattir aynı yere bakmışsın ya da şarkı listenin sonuna gelinmiştir. sigara paketinin dibi görünmüştür; ne hayaller üflenmiştir gökyüzüne. nefistir gerçekten. çok güçlüdür.

allah bereket versindir aslında. eh, bu kadarı yetmelidir neticede. yetmez. bir kadın vardır; bedenen orada değildir ama oradadır. heyecan bastırıyordur sürekli. mutlusundur işte. lakin yetmez. aşk, benlikten bilince buram buram akar. o durmak istese sen durmazsın. "ben biraz uzanacağım, bugün erken uyuyacağım" der kaçarsın. sonra 3 saat geçer, kalkar bir sigara içersin. ne oldu ? "uyku tutmadı a.koyim, kafamız bozuk." haha. kafa falan bozuk değildir, "sevdiğim kadını düşünmek için biraz yalnız kalmak istedim" diyemezsin. aşk biraz özeldir neticede. akıtırsın aşkı her zerrene. bir noktadan sonra bilinç alarm vermeye başlar. hayallerden alınan haz, yerini ızdıraba bırakmaya başlar. bunun sebebi şudur abicim: o ellerini tuttuğun, sarıldığın insanın hayalinde yarattığı duygunun gerçeğini istiyorsun. bu kadar basit. net bir şey. o hissin bir imitasyonunu kafanda kurgulayıp yaşamak yetmiyor insana işte lan. bu kadar basit a.koyim.

işte bu noktada arızaya bağlıyoruz. çünkü hayalimizde kadın, biz ona sarılmak istediğimizde sarılıyordur. çünkü biz öyle istemişizdir. lakin gerçekler farklıdır. gerçek nedir biliyor musunuz ? "bu akşam beraber yemek yiyelim mi ?" bile diyememektir. haha, bu kadar uzaktır işte hayallerle gerçekler. sonra diyelim ki yemeğe çıktık. öyle bir duygusal ortam olur ki davet kabulu tamamen nezakettendir. telefon eldedir, biz sohbet ederken birileriyle konuşulmaktadır. taksi durağına yürüdük. "hadi görüşürüz" deyip kapıyı vurup girer. haha, eve kıçından vurulmuş gibi topallayarak dönersin.

bazıları, hayal dünyası ile gerçek arasında bir ilişki kurar. gerçekler acıdır maalesef, bunu bilirler. o yüzden o günün kurgusunu, kendi hayallerinden ziyade karşısındakinin davranışlarından yapar. basit bir ortamda, birer dal sigara içilmiştir. mevzu basittir. 10 dakikadır toplasan. lakin dakikada bir mesaj için telefona bakılıyordur. nedir bu ya a.koyim. sen, onun gözlerinden başka bir yere baktığın zamanlarda dahi "dön hadi, konu aç, onu dinleyeceğin, onun da konuşacağı bir şey bul aptal herif" diye kendine kızarken, o başka bir insana cevap yetiştirmektedir. senin için adil değildir ama gerçektir. sen onu, o başkasını.

bu sahneye bakarsın, o akşam yemeği davetini düşünürsün. vay anasınıdır ya. altı üstü 2 saat beraber oturup sohbet etmektir bütün mesele. işin içine duygular, başka başka hayal kırıklıkları, umutsuzluklar girince bir anda imkansız gelir o basit yemek. basit bir yürüyüşün arkasından bir sarılma; çok uzaktır artık senden. kendi kendine gelin güvey olmuşsundur kaç gecedir. hiçbirinde aklına bile gelmemişsindir belki. kendin çalıp oynamışsındır. kendi kendini aldatmışsındır.

hepsini bir toparlarsın. "peki" dersin. "bu işler böyleymiş, bizim haddimize değilmiş." artık kenardasındır, kenarı kabullenmişsindir. mücadele yoktur, cesaret yoktur ortada. bir yandan da eskisi gibi yalnızlığınla mutlu değilsindir artık. seni kucağından bir anda bırakmıştır ve tutmasını istediğin insan da tutmamıştır. sen düşerken, o bunu görürken, başka yöne bakmıştır işte. şimdi ne yalnızlık tutar elini ne de aşk. ikisinde terk edip gitmiştir kısacık bir sürede, sahipsiz kalmışsındır. düşüp, paramparça olursun.

bir kenarda, yavaş yavaş kırılan parçalarını toplamaya başlarsın. ilk bir iki gün geçer, biraz toparlanma var gibidir. üçüncü gün, zihnini aldatmaya gücünün kalmadığı zaman, bir anda tüm sahneyi görürsün. parçaların her yerdedir. çok yükselmiş ve büyük düşmüşsündür. artık zaman lazımdır, yine, yeniden zamana sığınırsın.


bu aşkın kavuşulduğu versiyonunu hiç deneyimlemedim. deneyimleyemediğim şeyi de yazamam. ben aşkın, acısını yaşayanlarla konuşabilirim ancak.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel


büyük bir lider yetiştirmiş insan,
dünyanın en güzel annesi, en güzel kadını.
devamını gör...

eskiden dershane hocalarından şimdi de kolej hocalarından velilerin bol bol duyduğu ne boka merhem olduğu belli olmayan avutma cümlesi.

meali sizin oğlandan bir cacık olmaz ama bizim de malum paraya ihtiyacımız var siz oğlanı burdan almayın devam etsin zaten bundan bir yol olacağı yok bari biz ekmeğimizden olmayalımdır.
devamını gör...

terörist denilen şahıs takriben 7 milyon insanın reyini almıştı. bu durumda türkiye’de milyonlarca terörist var.
peki hangi partilere oy atınca terör destekçisi olunmuyor? mesela yıllardır chp’ye oy veren ailem de yeni türkiye’de iktidar çevreleri tarafından “terörist” kategorisinde değerlendiriliyor.
“akp-mhp ittifakını yani cumhur ittifakını desteklemeyen teröristtir” dersek açık açık, daha rahat ederiz.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim