türk olmak
gurur duyulası hiçbir yönü olmayan, gayet sıradan bir durumdur. bununla gurur duyanların aptal olması da ayrı bir konu başlığıdır.
devamını gör...
rus edebiyatı
gerçekçi edebiyatın oluşumu rus edebiyatıyla başlamıştır. bununla birlikte edebiyatta özel bir psikoloji, felsefi, sosyo-politik sorunlar izlenmiştir. insan ruhunu en iyi anlatan yazar (bkz: dostoyevski)'yi
siyasi ve toplumsal sorunlara yönelik eleştirileri büyük bir övgüyle anlatan gogol'u, gerçekçi ve derin gözlemci anlatımıyla tolstoy'u kısacası içinde en büyük yazarları barındıran edebiyat olmuştur.eselerde psikolojik analizler çok başarılıdır ve bir çoğunda açlık,yokluk, toplumsal sorunlara değinilmiştir.
seviyoruz rus edebiyatını saf gerçeklik iyi geliyor insan ruhuna.
siyasi ve toplumsal sorunlara yönelik eleştirileri büyük bir övgüyle anlatan gogol'u, gerçekçi ve derin gözlemci anlatımıyla tolstoy'u kısacası içinde en büyük yazarları barındıran edebiyat olmuştur.eselerde psikolojik analizler çok başarılıdır ve bir çoğunda açlık,yokluk, toplumsal sorunlara değinilmiştir.
seviyoruz rus edebiyatını saf gerçeklik iyi geliyor insan ruhuna.
devamını gör...
asansörde kadın olduğunu görünce binmemek
milyonlarca kadının bu tip kapalı alanlarda da taciz edilmesi sonucunda, erkek kişisinin 'ben sapık değilim, siz varken binmiyorum, sizi rahatsız etmek istemiyorum' veya 'muhafazakar biriyim, yabancı kadınla, yalnız başıma durmak istemem, haramdır' şeklindeki düşüncelere sahip kişinin, asansöre binmemeyi tercih etme eylemi.
devamını gör...
the lord of the portakals
beni gülmekten taklalar attıran bir yapım olmuş emeğine sağlık mellisho. fikir ağası olduğun için bundan sonra böyle yapımların gelmesi muhtemeldir ve çalışmalara başladım. *
devamını gör...
seri oylamanın sözlüğe zarar verdiği gerçeği
okuyarak beğenen de, dümdüz "sen de bana artı at" mesajı veren de kendini çok güzel belli ediyor. o yüzden pek takmamamız gereken durum.
yazarı kimi oyladığı amacını gösterir ayrıca. *
yazarı kimi oyladığı amacını gösterir ayrıca. *
devamını gör...
sibirya tuzakları
rusya'da bulunan ve dünya tarihinin en büyük volkanik aktivitesine ev sahipliği yaptığı düşünülen bölge. siberian traps olarak bilinir.
jeolojik kayıtlara göre, bu aktivite döneminde karalarda yaşayan canlıların %80'i ve denizlerdeki kabukluların %95'i ölmüştür.
bilim insanlarının ülke ülke gezerek yaptığı araştırmaların sonuçları şu şekilde özetlenebilir:
yaklaşık 250 milyon yıl önce, rusya'daki bu bölgede, yer altında bulunan, magma adlı akışkan ve sıcak madde, yer kabuğunun bazı zayıf bölgelerinden yukarıya sızmaya başlar. bulunduğu bölgede yangınlara neden olur. atmosfere de bol miktarda karbondioksit salınmasına neden olur.
karbondioksit zamanla hava sıcaklığını yükseltmeye başlar ve kara/deniz fark etmeksizin canlılar tamamen oksijensiz kalır. böylece yangınlarla ölen canlılara bu kez oksijensizlikten boğularak ölenler eklenir.
***
kara ve havada can pazarı yaşanırken, okyanus diplerindeki mor bakteriler durumdan son derece memnundur. zira bunlar oksijensiz ortamlarda yaşarlar. bir yandan da hidrojen sülfür adlı zehirli bir gaz ürettiklerinden, suları zehirlemeye başlarlar.
bugün nesli tamamen tükenmiş olan trilobit adlı canlının tamamen tükenmesinin bu dönemde olduğu tahmin edilmektedir.
***
bahsi geçen bölge, son derece büyük bir alan:

üstelik fena bir özelliğe sahip: yerin altı kömür yataklarıyla dolup taşıyor. tabi magma yayılım alanını artırıp yüzeye çıkmaya devam ettikçe, geçtiği bölgedeki kömürleri de tutuşturmaya başlar. bu kez de atmosfere bol miktarda metan gazı karışır.
atmosfere dağılan gazlar dünyanın her yanına yayılabildiğinden, dünya bir süreliğine neredeyse venüs gezegeni gibi boğulmaya başlamış.
sanıyorum ki kömür yatakları tamamen yanıp kül olana kadar sürmüş bu aktivite. bölgede bugün yaklaşık 7 milyon kilometrekarelik bir alan, volkanik bir kayaç türü olan bazalt ile kaplı. bölgenin volkanik bakımdan aktif olup olmadığı bilinmiyor. dünyanın hareketi nedeniyle, magmanın çıkış yaptığı noktalar başka yerlere kaymış olabilir.
jeolojik kayıtlara göre, bu aktivite döneminde karalarda yaşayan canlıların %80'i ve denizlerdeki kabukluların %95'i ölmüştür.
bilim insanlarının ülke ülke gezerek yaptığı araştırmaların sonuçları şu şekilde özetlenebilir:
yaklaşık 250 milyon yıl önce, rusya'daki bu bölgede, yer altında bulunan, magma adlı akışkan ve sıcak madde, yer kabuğunun bazı zayıf bölgelerinden yukarıya sızmaya başlar. bulunduğu bölgede yangınlara neden olur. atmosfere de bol miktarda karbondioksit salınmasına neden olur.
karbondioksit zamanla hava sıcaklığını yükseltmeye başlar ve kara/deniz fark etmeksizin canlılar tamamen oksijensiz kalır. böylece yangınlarla ölen canlılara bu kez oksijensizlikten boğularak ölenler eklenir.
***
kara ve havada can pazarı yaşanırken, okyanus diplerindeki mor bakteriler durumdan son derece memnundur. zira bunlar oksijensiz ortamlarda yaşarlar. bir yandan da hidrojen sülfür adlı zehirli bir gaz ürettiklerinden, suları zehirlemeye başlarlar.
bugün nesli tamamen tükenmiş olan trilobit adlı canlının tamamen tükenmesinin bu dönemde olduğu tahmin edilmektedir.
***
bahsi geçen bölge, son derece büyük bir alan:

üstelik fena bir özelliğe sahip: yerin altı kömür yataklarıyla dolup taşıyor. tabi magma yayılım alanını artırıp yüzeye çıkmaya devam ettikçe, geçtiği bölgedeki kömürleri de tutuşturmaya başlar. bu kez de atmosfere bol miktarda metan gazı karışır.
atmosfere dağılan gazlar dünyanın her yanına yayılabildiğinden, dünya bir süreliğine neredeyse venüs gezegeni gibi boğulmaya başlamış.
sanıyorum ki kömür yatakları tamamen yanıp kül olana kadar sürmüş bu aktivite. bölgede bugün yaklaşık 7 milyon kilometrekarelik bir alan, volkanik bir kayaç türü olan bazalt ile kaplı. bölgenin volkanik bakımdan aktif olup olmadığı bilinmiyor. dünyanın hareketi nedeniyle, magmanın çıkış yaptığı noktalar başka yerlere kaymış olabilir.
devamını gör...
canlı ders esnasında yaşanan trajikomik olaylar
ilk canlı dersimde bir öğrencim "ooo öğretmenim, kamerayı dolandır bakam da evini gezelim görelim." demişti.*
bir başka canlı dersimde başka bir öğrencim çoraplarını çıkarıp kamera karşısında koklamış ve " öğretmenim ben bugün banyo yapayım." dedi.* çorabı koklayarak banyo zamanının geldiğini bilmeyen de ne bileyim.*
bir başka canlı dersimde başka bir öğrencim çoraplarını çıkarıp kamera karşısında koklamış ve " öğretmenim ben bugün banyo yapayım." dedi.* çorabı koklayarak banyo zamanının geldiğini bilmeyen de ne bileyim.*
devamını gör...
hiçbir konuda derinleşememiş insan
galiba bu benim. ya da 95 doğumlu ve sonrası bir çok genç de olabilir. internetin ve gündelik hayatın hızıyla beraber yarım kelimeler, yarım sevdalar, sığ düşünceler arasında boğulup gidiyor ve bilgimiz olmayan her konuda bir şeyler söyleme ihtiyacı duyuyoruz. twitter' ı kapatma sebebim de tam olarak buydu. anayasa, dış politika vs. veya hayatın başka konularında çok tecrübesiz ve bilgisiz olup ahkam kesiyor olduğumu farketmiştim. sanırım kademeli olarak buralarda bile görüş bildirmeyi bırakmalı ve daha çok dinlemeli ve okumalıyım. ya da benim gibi sığ kalıp bunun farkında olanlar olarak bir parti kurmalıyız.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilk aşkları için yaptıkları
76 sayfalık şiir kitabı yazmak
devamını gör...
japon pazarı
bir milyoncunun lacivertidir. japon pazarı tabelasına aldanıp pür neşe dükkana girince ürünlerin çin malı olduğu görülür. ürün yelpazesi hayli geniş ve cezbedicidir.
devamını gör...
çaylak onay sırası
direkt olarak yazar olmak açıkçası kafamda soru işaretleri oluşturdu. evet, yeni bir oluşum için güzel bir durum olabilir ancak popülerliği ile suistimal edilme olasılığı oldukça yüksek.
çaylak onay sırası ekşi gibi rezalete dönecekse * gelecek arkadaşlara sabır diliyorum. ha, onca rezaletten sonra da zaten öyle bir durum içerisinde bırakmazlar insanları diye ümit ediyorum.
bakalım, artık ne zamana popüler olursa. *
çaylak onay sırası ekşi gibi rezalete dönecekse * gelecek arkadaşlara sabır diliyorum. ha, onca rezaletten sonra da zaten öyle bir durum içerisinde bırakmazlar insanları diye ümit ediyorum.
bakalım, artık ne zamana popüler olursa. *
devamını gör...
cacığı bir üst noktaya taşıyan detaylar
su oranıdır, kesinlikle.
cacığın iyi olmasını belirleyen ana etmen su oranıdır. diğerleri daha güzel ya da daha kötü olmasına neden olur ancak bir cacığın özellikle suyu fazlaysa, o cacık içilmez. çok sulu cacık hiç cacıktır evlat.
cacığın iyi olmasını belirleyen ana etmen su oranıdır. diğerleri daha güzel ya da daha kötü olmasına neden olur ancak bir cacığın özellikle suyu fazlaysa, o cacık içilmez. çok sulu cacık hiç cacıktır evlat.
devamını gör...
multitap
kareli battaniyem şarkısıyla ünlenen, şimdilerde pek adını duymadığım türk rock grubudur.
devamını gör...
düşündüren sözler
"havaya atılan bir taşın eğer bilinci olsaydı, yere kendi isteğiyle düştüğünü sanardı." spinoza.
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
inci inci dişler
nizanimi dişler
aman dikkat et
bu yazarlar seni fişler
nizanimi dişler
aman dikkat et
bu yazarlar seni fişler
devamını gör...
yazarların çocukken isteyip de sahip olamadıkları şeyler
şu uzakta araziler oluyor ya nadasa bırakılmış tepeden bakınca renkli dümdüz hep orda oyun oynamak istemiştim hatta bi kere ağlamıştım kimse anlamamıştı ne istediğimi neden ağladığımı.
devamını gör...
unutulmaz yeşilçam replikleri
kahpe bizans'ın yiğit güzeli.
devamını gör...
cazi
bir karadeniz efsanesi; cazi (cazu kari)
öncelikle bu saatte bu yazıyı yazıp hazırlamış biri olarak nasıl korktuğumu anlatamam. neden böyle bir şey yaptım bilmiyorum. neyse korkmak yok.
nedir bu cazi?
cazi, bilinmeyen bir sebeple doğaüstü güçler kazanmış, ekseri yaşlı bir kadındır. ... bu geniş sahada cadılar, kara büyü yapan, bebekleri ya da yetişkin insanları öldürerek kalplerini ya da ciğerlerini yiyen genellikle kadın olarak tasvir edilen varlıklardır.
“cazı” ya da “cazu” ismi ise büyüyle olağan dışı işler yapan kişiler için geçerli bir ifade. “cadı” anlamına geldiğini de söyleyebiliriz.

doğu karadeniz'de anadolu ve orta doğu folklorundan farklı olarak cadıların normal anne ve babadan doğan ve cadılığı sonradan öğrenen sıradan kadınlar olduğunu inanılmaktadır. trabzon'da cazı, pontus rumcası konuşulan bölgelerde mayısa adlandırılan cadıların üzerine insan pisliği sürerek uçabildiğine, mısır ve kırım'a uçarak gidebildiklerine, örümcek, kuş ve diğer hayvanların formuna girerek şekil değiştirebildiklerine, çocuk ve kadınların ciğerlerini yediklerine, suya atıldıklarında batmadığına inanılmaktadır.
cazi olmuş insanlara bu hal allah'tan gelirdi. yeni bir doğum olduğu zaman cazileri uyku tutmaz, ille çocuğu boğup ciğerini ya da kalbini almak isterlermiş. bir şekilde saldırısı önlenmiş caziler bu duruma çok kızarlar, çocuğun kanını ağaca sürerek bu ağaç kuruyunca çocuk da ölsün diye kara büyü yaparlarmış. hayvan kılığına girebilirler, annenin uyuması için birtakım büyüler yaparlarmış. çocukların ciğeri ve kalbini ateşte pişirip yerlermiş.
ay neyse daha fazla anlatamayacağım. korkudan mutfağa gidemiyorum. ben kaçar.
ordu'ya gittiğimde babaannemden de dinlerdim bu cazu garu hikayesini.. gece soğuğunda otururken anlatırdı. biz de* anlattıklarına korkardık ama sorular sorar böyle bir şeyin nasıl olacağını düşünür dururduk. babamlar küçükken* eve kadar girdiğini tabaktaki yemeği koca elleriyle yediğini, elinin izinin tabakta durduğunu, bebeği gözlediğini fakat sonunda fark edilip dedemlerin yakalamaya çalıştığını anlatırdı. çok korkunç gelirdi. şu anda da korkunç gelmiyor değil.
kaynak: 1 2
öncelikle bu saatte bu yazıyı yazıp hazırlamış biri olarak nasıl korktuğumu anlatamam. neden böyle bir şey yaptım bilmiyorum. neyse korkmak yok.
nedir bu cazi?
cazi, bilinmeyen bir sebeple doğaüstü güçler kazanmış, ekseri yaşlı bir kadındır. ... bu geniş sahada cadılar, kara büyü yapan, bebekleri ya da yetişkin insanları öldürerek kalplerini ya da ciğerlerini yiyen genellikle kadın olarak tasvir edilen varlıklardır.
“cazı” ya da “cazu” ismi ise büyüyle olağan dışı işler yapan kişiler için geçerli bir ifade. “cadı” anlamına geldiğini de söyleyebiliriz.

doğu karadeniz'de anadolu ve orta doğu folklorundan farklı olarak cadıların normal anne ve babadan doğan ve cadılığı sonradan öğrenen sıradan kadınlar olduğunu inanılmaktadır. trabzon'da cazı, pontus rumcası konuşulan bölgelerde mayısa adlandırılan cadıların üzerine insan pisliği sürerek uçabildiğine, mısır ve kırım'a uçarak gidebildiklerine, örümcek, kuş ve diğer hayvanların formuna girerek şekil değiştirebildiklerine, çocuk ve kadınların ciğerlerini yediklerine, suya atıldıklarında batmadığına inanılmaktadır.
cazi olmuş insanlara bu hal allah'tan gelirdi. yeni bir doğum olduğu zaman cazileri uyku tutmaz, ille çocuğu boğup ciğerini ya da kalbini almak isterlermiş. bir şekilde saldırısı önlenmiş caziler bu duruma çok kızarlar, çocuğun kanını ağaca sürerek bu ağaç kuruyunca çocuk da ölsün diye kara büyü yaparlarmış. hayvan kılığına girebilirler, annenin uyuması için birtakım büyüler yaparlarmış. çocukların ciğeri ve kalbini ateşte pişirip yerlermiş.
ay neyse daha fazla anlatamayacağım. korkudan mutfağa gidemiyorum. ben kaçar.
ordu'ya gittiğimde babaannemden de dinlerdim bu cazu garu hikayesini.. gece soğuğunda otururken anlatırdı. biz de* anlattıklarına korkardık ama sorular sorar böyle bir şeyin nasıl olacağını düşünür dururduk. babamlar küçükken* eve kadar girdiğini tabaktaki yemeği koca elleriyle yediğini, elinin izinin tabakta durduğunu, bebeği gözlediğini fakat sonunda fark edilip dedemlerin yakalamaya çalıştığını anlatırdı. çok korkunç gelirdi. şu anda da korkunç gelmiyor değil.
kaynak: 1 2
devamını gör...
voyager golden record
voyager 1 uydusu ile birlikte uzayın derinliklerine ilerleyen, insanlığa dair bilgileri dünya dışı yaşam ile buluşturmayı amaçlayan proje. voyager 1 uydusuna yerleştirilen bu altın kaplama bakır disk içinde dünyadan sesler ve görüntüler barındırıyor içinde. dünya dışı varlıklara, dünya ve biz hakkında mesaj vermesi amaçlanıyor.
traktör, tren, şempanze, rüzgar, deprem, ateş, çocuk sesleri gibi günlük hayatta duyulabilecek sesler ve daha fazlası kayıtlı bu diskte. dünya üzerinden manzaralar, mars, merkür, dünya, jüpiter'in resimleri, insan dna yapısı, müzik aletleri, uçak, mikroskop, ev gibi çeşitli nesnelerin görüntüsü var. ayrıca beni en heyecanlandıran çünkü işin içinde ''türk'' kelimesi geçen bir durum var. türkçe de dahil 55 dilde söylenen selamlama cümleleri içeriyor disk.
türkçe ses kaydı
5 saati olan bir uzaylı gibi hissetmek isteyen yazarlar için tüm kayıt
görseller
şimdi bu diski buldular diyelim. nasıl çalıştıracaklar? bu sorunun yanıtı disk üzerinde yanıtlı. o konularda uzman olmadığım için bilimsel yöntemlerini size anlatamam ama mantık şöyle. plakçalar düzeneği resmi yatay ve dikey planda verilmiş ki resimde bunu görebilirsiniz. frekanslar ve kalibrasyon için detaylar verilmiş. bunları anlayıp yapabilirler ise ne mutlu bize.
tamam. bunları da anladılar bir şekilde ki bence güzel anlatmışız o dönemki teknolojiyle. yerimizi nasıl bulacaklar? plak üzerinde sol alt kısımda dünya'nın konumunu gösteren bir bölüm bulunuyor. ayrıca sağ alt kısmında hidrojen atomu gösterimi yapılmış. plağın bulunduğu bölüm uranyum kaplama olduğu için uzun yıllar boyu bozulmadan uzay içinde yalnızca onu bulmalarını bekleyecek. uzayda 61 bin km hızla uçsuz bucaksız yolculuğuna devam ediyor hala voyager 1 yanındaki plak ile. önümüzdeki yıllarda voyager 1 ile dünya arasındaki bağlantı kesilecek ve ondan haber alınamayacak. yolculuğuna yalnız devam edip dünya dışı yaşamın onu bulmasını bekleyerek sürdürmeye devam edecek bu sonsuz yolculuğu.
traktör, tren, şempanze, rüzgar, deprem, ateş, çocuk sesleri gibi günlük hayatta duyulabilecek sesler ve daha fazlası kayıtlı bu diskte. dünya üzerinden manzaralar, mars, merkür, dünya, jüpiter'in resimleri, insan dna yapısı, müzik aletleri, uçak, mikroskop, ev gibi çeşitli nesnelerin görüntüsü var. ayrıca beni en heyecanlandıran çünkü işin içinde ''türk'' kelimesi geçen bir durum var. türkçe de dahil 55 dilde söylenen selamlama cümleleri içeriyor disk.
türkçe ses kaydı
5 saati olan bir uzaylı gibi hissetmek isteyen yazarlar için tüm kayıt
görseller
şimdi bu diski buldular diyelim. nasıl çalıştıracaklar? bu sorunun yanıtı disk üzerinde yanıtlı. o konularda uzman olmadığım için bilimsel yöntemlerini size anlatamam ama mantık şöyle. plakçalar düzeneği resmi yatay ve dikey planda verilmiş ki resimde bunu görebilirsiniz. frekanslar ve kalibrasyon için detaylar verilmiş. bunları anlayıp yapabilirler ise ne mutlu bize.
tamam. bunları da anladılar bir şekilde ki bence güzel anlatmışız o dönemki teknolojiyle. yerimizi nasıl bulacaklar? plak üzerinde sol alt kısımda dünya'nın konumunu gösteren bir bölüm bulunuyor. ayrıca sağ alt kısmında hidrojen atomu gösterimi yapılmış. plağın bulunduğu bölüm uranyum kaplama olduğu için uzun yıllar boyu bozulmadan uzay içinde yalnızca onu bulmalarını bekleyecek. uzayda 61 bin km hızla uçsuz bucaksız yolculuğuna devam ediyor hala voyager 1 yanındaki plak ile. önümüzdeki yıllarda voyager 1 ile dünya arasındaki bağlantı kesilecek ve ondan haber alınamayacak. yolculuğuna yalnız devam edip dünya dışı yaşamın onu bulmasını bekleyerek sürdürmeye devam edecek bu sonsuz yolculuğu.
devamını gör...
