yaygın anksiyete bozukluğu
hastaların beyinlerinde neurotransmitterler olması gerekenden farklı seviyelerde bulunur. neurotransmitterler beyinde sinir uçlarından sinyalleri taşıyan şeylerdir. buda anksityete olarak dışa vurur, hastalık; adını buradan alır.
en belirgin semptomları:
küçük şeyler üzerinde çok fazla endişe duyma
genel olarak sinirli veya gergin olma
stresli olma
herşeyi çok fazla analiz etmektir
bunun dışında belirgin semptomları
dinlenememe
çok çabuk yorulma
konsantre olamama ilgi odaklanması problemleri
kas tansiyonu
rahat olmayan uyku
en belirgin semptomları:
küçük şeyler üzerinde çok fazla endişe duyma
genel olarak sinirli veya gergin olma
stresli olma
herşeyi çok fazla analiz etmektir
bunun dışında belirgin semptomları
dinlenememe
çok çabuk yorulma
konsantre olamama ilgi odaklanması problemleri
kas tansiyonu
rahat olmayan uyku
devamını gör...
dünyaya su nereden geldi sorunsalı
bildiğimiz gibi dünyanın dörtte üçü sularla kaplı fakat dünya ilk oluştuğu milyarlarca yıl önce herhangi bir su kütlesi bulunmuyordu dünyamızda. peki bu su yaşadığımız evimize nereden geldi?
* aslında iki hidrojen bir oksijenin birleşmesi suyu meydana getiriyor. hidrojen, büyük patlama* sırasında ortaya çıkıyor. evrendeki tüm hidrojenin de bu sırada oluştuğu söylenir.
* ilk yıldızlar meydana geldiğinde içerdikleri hidrojen tükeninceye kadar milyarlarca yıl boyunca yandılar. bu noktada yıldızlar çöktü ve helyumları birleşti. bunların çekim gücü ağır atomları birleştirecek kadar güçlü olmadığı için yıldızlar patlayarak söndü. bu patlamalar sonucunda ise oksijen atomları oluştu.
5 milyar yıl önce de hidrojen ve oksijen atomları yıldız kalıntılarında uçuşuyordu. oksijen ve hidrojen atomları birbirine tutunarak su moleküllerini yavaş yavaş meydana getirmeye başladı. yüz binlerce yıl devam bu süreçte her toz taneciği birleşe birleşe taş, kaya ve göktaşı ve gezegen boyutuna ulaştı.
dünyamız ilk oluştuğunda ise yanardağların bulunduğu bir ateş topu gibiydi. dünyanın yüzeyindeki suyun kaynağı ise onu oluşturan kaya ve buz parçalarından gelmişti. fakat atmosfer henüz oluşmadığı için su molekülleri dünyada tutunamıyor ve uzaya uçuyordu. dünyanın içinden dışarı doğru sızan su buharı soğuyup atmosferde yoğunlaştı. bunun sonucunda ise binlerce yıl boyunca yağmurlar yağmaya başladı.
ancak dünya, ortaya çıktıktan bir milyar yıl sonra düzene girmiş atmosferini oluşturmuştu.
* aslında iki hidrojen bir oksijenin birleşmesi suyu meydana getiriyor. hidrojen, büyük patlama* sırasında ortaya çıkıyor. evrendeki tüm hidrojenin de bu sırada oluştuğu söylenir.
* ilk yıldızlar meydana geldiğinde içerdikleri hidrojen tükeninceye kadar milyarlarca yıl boyunca yandılar. bu noktada yıldızlar çöktü ve helyumları birleşti. bunların çekim gücü ağır atomları birleştirecek kadar güçlü olmadığı için yıldızlar patlayarak söndü. bu patlamalar sonucunda ise oksijen atomları oluştu.
5 milyar yıl önce de hidrojen ve oksijen atomları yıldız kalıntılarında uçuşuyordu. oksijen ve hidrojen atomları birbirine tutunarak su moleküllerini yavaş yavaş meydana getirmeye başladı. yüz binlerce yıl devam bu süreçte her toz taneciği birleşe birleşe taş, kaya ve göktaşı ve gezegen boyutuna ulaştı.
dünyamız ilk oluştuğunda ise yanardağların bulunduğu bir ateş topu gibiydi. dünyanın yüzeyindeki suyun kaynağı ise onu oluşturan kaya ve buz parçalarından gelmişti. fakat atmosfer henüz oluşmadığı için su molekülleri dünyada tutunamıyor ve uzaya uçuyordu. dünyanın içinden dışarı doğru sızan su buharı soğuyup atmosferde yoğunlaştı. bunun sonucunda ise binlerce yıl boyunca yağmurlar yağmaya başladı.
ancak dünya, ortaya çıktıktan bir milyar yıl sonra düzene girmiş atmosferini oluşturmuştu.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
cözülemedik sudoku kalmasın diyerek katılcağım yeni programdır.
devamını gör...
joseph goebbels
insanların beyin tembelliğini gördükçe her istediğimizi yapabileceğimizi anladık.diyerek herşeyi özetlemiştir.
devamını gör...
dini ve namusu olanlar aç kalmaya mahkumdur
özellikle böyle iddialı sözlerde mutlaka kaynak belirtmek gerektiğini tahminen ne zaman öğreniriz? kaynak ekleyelim yoksa başlık silinmelidir.
kazım karabekir ile atatürk'ün ters düştüğünü bilmemek biraz tarihi yetersizlik olacaktır. kazım karabekir dini hassasiyeti yüksek bir asker ve eğitimciydi. bu konuşmalardan (kazım paşa'nın beyanına göre) yaklaşık 10 yıl sonra kitaba aldığı anılarının ne başka bir kaynağı var nede başka gören duyanı.
kazım karabekir yine anılarında "atatürk hristiyan olmamızı istiyordu" diyecektir. dinsiz mi olalim diyor yoksa hristiyan dinine mi geçelim istiyor?
çok partili sistemde ilk muhalefet (bkz: terakkiperver cumhuriyet fırkası) partisi genel başkanı olarak, günümüzden çok da farklı olmayan siyasi çekişmeler nedeniyle birçok iftira ve yalanlar atılmış fakat hiçbir zaman kanıtlanmamıştır.
--- alıntı ---
"camilere bira şişeleriyle girdiler, cuma günü görüntüleri yayınlayacağız" gibi...
--- alıntı ---
bu sebeple önce kaynak eklemeyi, sonra tarihsel süreçleri doğru değerlendirmeyi öğrenelim. fikrinize uyan herhangi bir tanımı sorgusuzca benimsemek ve koşa koşa çeşitli platformlarda yaymaya çalışmak cahillik ve artniyetliliktir.
kazım karabekir ile atatürk'ün ters düştüğünü bilmemek biraz tarihi yetersizlik olacaktır. kazım karabekir dini hassasiyeti yüksek bir asker ve eğitimciydi. bu konuşmalardan (kazım paşa'nın beyanına göre) yaklaşık 10 yıl sonra kitaba aldığı anılarının ne başka bir kaynağı var nede başka gören duyanı.
kazım karabekir yine anılarında "atatürk hristiyan olmamızı istiyordu" diyecektir. dinsiz mi olalim diyor yoksa hristiyan dinine mi geçelim istiyor?
çok partili sistemde ilk muhalefet (bkz: terakkiperver cumhuriyet fırkası) partisi genel başkanı olarak, günümüzden çok da farklı olmayan siyasi çekişmeler nedeniyle birçok iftira ve yalanlar atılmış fakat hiçbir zaman kanıtlanmamıştır.
--- alıntı ---
"camilere bira şişeleriyle girdiler, cuma günü görüntüleri yayınlayacağız" gibi...
--- alıntı ---
bu sebeple önce kaynak eklemeyi, sonra tarihsel süreçleri doğru değerlendirmeyi öğrenelim. fikrinize uyan herhangi bir tanımı sorgusuzca benimsemek ve koşa koşa çeşitli platformlarda yaymaya çalışmak cahillik ve artniyetliliktir.
devamını gör...
hristiyan mezarlığı
müslüman mezarlığından farklı bir atmosfere sahiptir. düzenli ve şatafatlıdır. içi heykellerle dolu olur. bazılarının üzerinde de minyatür şatolar bulunur.
batı'da 18 yy'ın sonuna kadar mezarlıklar kentin orta yerinde, kilise bahçesinde olurmuş. 19. yüzyılda da kent dışına nakledildiler. kent içinde mezarlık olması, hastalık bulaşma korkusuna neden olunca, mezarlıklar kurarak ölüler ile aralarına mesafe koydular.
batı'da 18 yy'ın sonuna kadar mezarlıklar kentin orta yerinde, kilise bahçesinde olurmuş. 19. yüzyılda da kent dışına nakledildiler. kent içinde mezarlık olması, hastalık bulaşma korkusuna neden olunca, mezarlıklar kurarak ölüler ile aralarına mesafe koydular.
devamını gör...
ajda
sözlükte ''çentik çentik olan şey'' anlamına gelen kelimedir.
devamını gör...
ernest hemingway
amerikalı romancı, hikâye yazarı ve gazeteci.
basit yazma tekniği ve sade üslubuyla 20. yüzyıl kurgu romancılığını etkilemiştir.
basit yazma tekniği ve sade üslubuyla 20. yüzyıl kurgu romancılığını etkilemiştir.
devamını gör...
türkiye'de 9 milyon suriyeli mülteci olması
türkiye’nin sonunu getirebilecek sorunlardan sadece bir tanesi.
devamını gör...
halley kuyruklu yıldızı
adını yörüngesini hesaplayan edmond halley'den alan, çıplak göz ile görülebilenler arasında bir insan ömrüne sığacak sürede yörüngesini tamamlayabilen tek kuyruklu yıldızdır. dünyamızı 75 yılda bir ziyaret eden halley en son 1986 yılında yakınımızdan geçmiştir.
son görüldüğü tarihte dünya ile birlikte ülkemizde de ilgi odağı olmuştur. ülker çıkardığı çikolata kaplı bisküviye halley adını vermiştir. 1986 eurovision şarkı yarışmasında candan erçetin ve seden gürel'in de içinde olduğu "klips ve onlar" grubunun seslendirdiği şarkının ismi ise halleydir.
çok ilginçtir şarkının yarışmada 9. olması sebebi ile inönü stadında turgut özalın da katıldığı bir kutlama yapılmış. diyenin yalancısıyım
son görüldüğü tarihte dünya ile birlikte ülkemizde de ilgi odağı olmuştur. ülker çıkardığı çikolata kaplı bisküviye halley adını vermiştir. 1986 eurovision şarkı yarışmasında candan erçetin ve seden gürel'in de içinde olduğu "klips ve onlar" grubunun seslendirdiği şarkının ismi ise halleydir.
çok ilginçtir şarkının yarışmada 9. olması sebebi ile inönü stadında turgut özalın da katıldığı bir kutlama yapılmış. diyenin yalancısıyım
devamını gör...
bir şehri sevmemek için sebepler
üniversitesindeki altyapı yetersizliği.
devamını gör...
normal sözlük'ün flash tv'ye benzemesi
ne flash tv'ymiş arkadaş hala geyiği dönüyor diye düşündüren başlık.ayrıca sözlük gayet kaliteli ve seviyeli hiçbir benzerlik yok.
devamını gör...
sevgilisinin gözlerinin içine bakamayan insan
utangaçtır. saflıkla salaklık arasında gidip gelir. eğer bu gidip gelme boyutunu ileri seviyeye taşımazsa sevdiceği gözlerinin önünden süzülüp gidebilir.
devamını gör...
fuji
japonya'nın en yüksek dağı olan fuji dağı, tate ve haku dağları ile birlikte ülkenin üç kutsal dağından biridir. en son 300 yıl önce patlayan bu aktif yanardağ tanımlanırken, isminin nereden geldiği hakkında bir hayli teori vardır. sonsuzluktan, eşsizlikten, ölümsüzlükten, zenginlikten ve askerlerden geldiği varsayılır. ateşten veya bir bitkiden ismini aldığını söyleyenler de olmuştur.
fuji gerek coğrafyası gerek de görüntüsü ile birlikte ne kadar önemli olsa da, bir diğer yönü mitolojide ve sanatta yatmaktadır. yüzyıllardır birçoğu ressama ve şaire ilham kaynağı olan bu dağın aynı zamanda inançlara dayalı bir yönü de bulunmaktadır.
bir onuncu yüzyıl hikayesine göre kaguya adlı genç bir kızın efsanesi anlatılır. gökyüzünden dolunay'ın olduğu bir gece vakti bir ışığa dikkat kesilen genç kız, anlatılara göre ay'ın sahipleri tarafından çağırılır, çünkü geçmişte orada yaşamaktadır. kız gitmeden önce babasına bir ölümsüzlük iksiri verir. baba da bu iksiri imparatora iletir. ve kıza aşık olan dönemin imparatoru fuji dağı'nın tepesine bir mektup yollar. (veya bu mektubu ve iksiri dağa kendisi çıkarıyor.) fuji'nin ölümsüzlük kelimesinden geldiğini söylemiştik. askerler, dumanın aya kadar çıkacağını ve kıza ulaşacağını düşünerek mektubu yakarlar. (veya imparator, mektubu ve iksiri kendisi yakıyor.) böylece ölümsüzlük iksiri de yakılmış olur ve kelime olarak asker anlamına da geldiğini söylediğimiz fuji'nin, mektubu aya ulaştırmaya çalışan bu askerlerden geldiği söylenir.
ne zaman ki dağ hareketlenir, mesaj taşınmış olur. dağın hala iksir ve mektubu taşıyan bu dumanı çıkarttığı söylenir. kimi inançlara göre bu dağ tanrılardan biridir ve ölümsüzlük iksirini hep içinde taşıyacaktır. şintoizm'e göre de doğa kutsal sayılmakla beraber fuji dağı özel bir yere sahiptir. tanrıların yaşadığı yer kabul edilir. hac için de tırmanılır.
sadece dağ değil, yöresindeki mağaralar, göller ve ormanlar da turistik ilgi odağıdır fuji dağı'nın. ama filmlere dahi konu olmuş aokigahara ormanı bir başkadır. intihar ormanı denen bu yer insanların intihar ettikleri veya karışıklığı sebebiyle kayboldukları bir mekandır. zemini, yıllar önce fuji dağı'nda gerçekleşen bir patlama sonucu oluşan magmatik kayaçlardan meydana gelir ve inanılmaz serttir. gelelim iblislerle ve ölü ruhlar ile ilişkilendirilen ormana.
bu orman için halk hikayelerinde iblislerden, ruhlara musallat olan hayalet benzeri yurei ve yokai varlıklarından bahsedilir. seicho matsumoto isimli yazar, 1960 yılında yazmış olduğu kuroi jukai (ağaçlar denizi, ki orman bu isimle de anılır) kitabının sonunda sevgililerin intiharı için bu ormanı seçmiştir. bu da ormanın böyle bir merkez olmasında tabii ki etkili olmuştur. çeşitli levhalarla, müzikle insanların hayata tutunması için uğraşılıyor fakat sayılar hala yüksek. ormanda ölen insanların kalıntılarına, ormanın girişine bırakıp bir daha binmedikleri arabaların rastlanabiliyor.
gelelim sanata! fuji dağı'nın sanattaki eserinin en bariz örneklerinden biri şüphesiz katsushika hokusai'dir. ukiyo-e denen sanat tekniği ile tahtaya baskı olarak yaptığı 36 fuji dağı manzarası koleksiyonu, en bilinen eserlerindendir. sadece resimde değil, tiyatro ve şiirde de bu yüce dağın etkisi görülebilir.
fuji gerek coğrafyası gerek de görüntüsü ile birlikte ne kadar önemli olsa da, bir diğer yönü mitolojide ve sanatta yatmaktadır. yüzyıllardır birçoğu ressama ve şaire ilham kaynağı olan bu dağın aynı zamanda inançlara dayalı bir yönü de bulunmaktadır.
bir onuncu yüzyıl hikayesine göre kaguya adlı genç bir kızın efsanesi anlatılır. gökyüzünden dolunay'ın olduğu bir gece vakti bir ışığa dikkat kesilen genç kız, anlatılara göre ay'ın sahipleri tarafından çağırılır, çünkü geçmişte orada yaşamaktadır. kız gitmeden önce babasına bir ölümsüzlük iksiri verir. baba da bu iksiri imparatora iletir. ve kıza aşık olan dönemin imparatoru fuji dağı'nın tepesine bir mektup yollar. (veya bu mektubu ve iksiri dağa kendisi çıkarıyor.) fuji'nin ölümsüzlük kelimesinden geldiğini söylemiştik. askerler, dumanın aya kadar çıkacağını ve kıza ulaşacağını düşünerek mektubu yakarlar. (veya imparator, mektubu ve iksiri kendisi yakıyor.) böylece ölümsüzlük iksiri de yakılmış olur ve kelime olarak asker anlamına da geldiğini söylediğimiz fuji'nin, mektubu aya ulaştırmaya çalışan bu askerlerden geldiği söylenir.
ne zaman ki dağ hareketlenir, mesaj taşınmış olur. dağın hala iksir ve mektubu taşıyan bu dumanı çıkarttığı söylenir. kimi inançlara göre bu dağ tanrılardan biridir ve ölümsüzlük iksirini hep içinde taşıyacaktır. şintoizm'e göre de doğa kutsal sayılmakla beraber fuji dağı özel bir yere sahiptir. tanrıların yaşadığı yer kabul edilir. hac için de tırmanılır.
sadece dağ değil, yöresindeki mağaralar, göller ve ormanlar da turistik ilgi odağıdır fuji dağı'nın. ama filmlere dahi konu olmuş aokigahara ormanı bir başkadır. intihar ormanı denen bu yer insanların intihar ettikleri veya karışıklığı sebebiyle kayboldukları bir mekandır. zemini, yıllar önce fuji dağı'nda gerçekleşen bir patlama sonucu oluşan magmatik kayaçlardan meydana gelir ve inanılmaz serttir. gelelim iblislerle ve ölü ruhlar ile ilişkilendirilen ormana.
bu orman için halk hikayelerinde iblislerden, ruhlara musallat olan hayalet benzeri yurei ve yokai varlıklarından bahsedilir. seicho matsumoto isimli yazar, 1960 yılında yazmış olduğu kuroi jukai (ağaçlar denizi, ki orman bu isimle de anılır) kitabının sonunda sevgililerin intiharı için bu ormanı seçmiştir. bu da ormanın böyle bir merkez olmasında tabii ki etkili olmuştur. çeşitli levhalarla, müzikle insanların hayata tutunması için uğraşılıyor fakat sayılar hala yüksek. ormanda ölen insanların kalıntılarına, ormanın girişine bırakıp bir daha binmedikleri arabaların rastlanabiliyor.
gelelim sanata! fuji dağı'nın sanattaki eserinin en bariz örneklerinden biri şüphesiz katsushika hokusai'dir. ukiyo-e denen sanat tekniği ile tahtaya baskı olarak yaptığı 36 fuji dağı manzarası koleksiyonu, en bilinen eserlerindendir. sadece resimde değil, tiyatro ve şiirde de bu yüce dağın etkisi görülebilir.
devamını gör...
beğenilen entryi oylamayı unutmak
oylanmayan entry oyalanan entrydir.
devamını gör...
küfreden insan
hayat şartlarının küfürsüz yaşamak için hiç elverişli olmadığını düşünen insandır.
devamını gör...
fahreddin paşa
mer fahrettin türkkan. bilinen adıyla fahrettin paşa. 1868'de rusçuk doğmuş, 22 kasım 1948'de eskişehir'de vefat etmiştir.
henüz 10 yaşında iken (bkz: 93 harbi)'ne tanıklık etmiş ve ailesi ile istanbul'a göç etmiştir. çocuk yaşta savaşlara tanıklık etmesinden ötürü asker olmak istemiş, kara harp okulunu birincilikle bitirmiştir. daha sonra harp akademisi'ni de bitirerek, 1891 yılında kurmay yüzbaşı olarak göreve başlamıştır.
balkan savaşları'nda çatalca savunması ve edirne'nin geri alınışı'nda görev almıştır. trablusgarp savaşı'nda da görev almıştır.
1. dünya savaşı sırasında musul'da bulunan 4. orduya bağlı, 12. kolordu komutanı idi. daha sonra 4. ordu vekilliğine getirildi. urfa, zeytun, musadağı gibi bölgeler de çıkan ermeni isyanları'nı bastırdı.
1916 yılında 4. ordu komutanı cemal paşa tarafından medine'deki hicaz birlikleri komutanlığına atandı.
burada şerif hüseyin'in 50.000 kişilik ordusuna karşılık 11.000 kişilik ordusu ve kısıtlı imkanlarla gerçekleştirdiği (bkz: medine müdafaası) sayesinde "çöl kaplanı", "türk kaplanı" gibi lakaplar almıştır. osmanlı'nın mondros ateşkes antlaşması'nı imzalaması'nın ardından kendisinden orduların terhisi istenmiş fakat kendisi bunu gerçekleştirmeyip, bir süre daha savunmaya devam etmiştir. bu süre zarfında zerre kadar yiyecek, giyecek ekipmanları kalmamış ve açlıktan çekirge dahi yemişlerdir.
nihayet 27 ocak 1919'da ingiltere'nin anadolu'yu tamamen işgal etmesi gibi uçuk bir tehdite karşın teslim olmuş ve mısır'a sürgüne gönderilmiştir. 5 ağustos 1919'da buradan malta'ya sürülmüş, daha sonra da idam edilmek üzere istanbul'a getirilmiştir.
istanbul'dan tbmm sayesinde kaçmış ve türk kurtuluş savaşı'nda güney cephesi'nde fransızlara karşı kısıtlı imkanlarla savaşmış, onları toroslardan geçirmemiştir.
fransızlarla ankara antlaşması'nın imzalanmasının ardından 9 kasım 1921'de kabil'e elçi olarak atanmıştır. türk-afgan ilişkilerinin ilerlemesinde önemli roller oynamıştır.
kurtuluş savaşı'nın ardından başarılarından ve yaptığı fedakarlıklardan ötürü soyadı kanunu ile "türkkan" soyadını almıştır. rütbesi orgeneralliğe kadar yükselmiş, 1936'da ordudan ayrılmıştır.
5 çocuk babası olan çöl kaplanı'mız 22 kasım 1948 yılında eskişehir yakınlarında vefat etmiştir. mezarı aşiyan mezarlığı (istanbul)'ndadır
henüz 10 yaşında iken (bkz: 93 harbi)'ne tanıklık etmiş ve ailesi ile istanbul'a göç etmiştir. çocuk yaşta savaşlara tanıklık etmesinden ötürü asker olmak istemiş, kara harp okulunu birincilikle bitirmiştir. daha sonra harp akademisi'ni de bitirerek, 1891 yılında kurmay yüzbaşı olarak göreve başlamıştır.
balkan savaşları'nda çatalca savunması ve edirne'nin geri alınışı'nda görev almıştır. trablusgarp savaşı'nda da görev almıştır.
1. dünya savaşı sırasında musul'da bulunan 4. orduya bağlı, 12. kolordu komutanı idi. daha sonra 4. ordu vekilliğine getirildi. urfa, zeytun, musadağı gibi bölgeler de çıkan ermeni isyanları'nı bastırdı.
1916 yılında 4. ordu komutanı cemal paşa tarafından medine'deki hicaz birlikleri komutanlığına atandı.
burada şerif hüseyin'in 50.000 kişilik ordusuna karşılık 11.000 kişilik ordusu ve kısıtlı imkanlarla gerçekleştirdiği (bkz: medine müdafaası) sayesinde "çöl kaplanı", "türk kaplanı" gibi lakaplar almıştır. osmanlı'nın mondros ateşkes antlaşması'nı imzalaması'nın ardından kendisinden orduların terhisi istenmiş fakat kendisi bunu gerçekleştirmeyip, bir süre daha savunmaya devam etmiştir. bu süre zarfında zerre kadar yiyecek, giyecek ekipmanları kalmamış ve açlıktan çekirge dahi yemişlerdir.
nihayet 27 ocak 1919'da ingiltere'nin anadolu'yu tamamen işgal etmesi gibi uçuk bir tehdite karşın teslim olmuş ve mısır'a sürgüne gönderilmiştir. 5 ağustos 1919'da buradan malta'ya sürülmüş, daha sonra da idam edilmek üzere istanbul'a getirilmiştir.
istanbul'dan tbmm sayesinde kaçmış ve türk kurtuluş savaşı'nda güney cephesi'nde fransızlara karşı kısıtlı imkanlarla savaşmış, onları toroslardan geçirmemiştir.
fransızlarla ankara antlaşması'nın imzalanmasının ardından 9 kasım 1921'de kabil'e elçi olarak atanmıştır. türk-afgan ilişkilerinin ilerlemesinde önemli roller oynamıştır.
kurtuluş savaşı'nın ardından başarılarından ve yaptığı fedakarlıklardan ötürü soyadı kanunu ile "türkkan" soyadını almıştır. rütbesi orgeneralliğe kadar yükselmiş, 1936'da ordudan ayrılmıştır.
5 çocuk babası olan çöl kaplanı'mız 22 kasım 1948 yılında eskişehir yakınlarında vefat etmiştir. mezarı aşiyan mezarlığı (istanbul)'ndadır
devamını gör...
allah buyuk harfle başlasın seçenegını seçen adam
hayranlık beslediğim yazardır.
böyle ince eleştirilere ayrı bayılıyorum sözlük.
böyle ince eleştirilere ayrı bayılıyorum sözlük.
devamını gör...
sevgilisi olmayan kişi
insanlar için ilişki aranan bir şey halini aldı. ya da hep öyleydi. belki de öyle olması gerekiyor bilemiyorum. bana kalırsa işin normali yalnız olmak...
neden sevgilim yok ?
çünkü bu zor bir şey. hayatında birinin olması ve daha da önemlisi bunu sürdürebilmek. o yüzden sürekli olarak ilişkisi olan insanların bence ciddi bir efor sarf ediyor olmaları lazım.
şunu anlatmaya çalışıyorum; ilişki, sevgi, aşk meşk, aranacak şeyler değil. aranıp da bulunacak şeyler değil. kaldı ki böyle bir manyaklığa gerek de yok. ilişki, geldiği zaman senin içeri almadan edemeyeceğin bir şey. yani öyle olmalı. işte bu yüzden sevgilim yok.
ortalarda görüşebileceğim bir kişi olmadığı için değil, ortalarda görüşmeden edemeyeceğim biri olmadığı için...
neden sevgilim yok ?
çünkü bu zor bir şey. hayatında birinin olması ve daha da önemlisi bunu sürdürebilmek. o yüzden sürekli olarak ilişkisi olan insanların bence ciddi bir efor sarf ediyor olmaları lazım.
şunu anlatmaya çalışıyorum; ilişki, sevgi, aşk meşk, aranacak şeyler değil. aranıp da bulunacak şeyler değil. kaldı ki böyle bir manyaklığa gerek de yok. ilişki, geldiği zaman senin içeri almadan edemeyeceğin bir şey. yani öyle olmalı. işte bu yüzden sevgilim yok.
ortalarda görüşebileceğim bir kişi olmadığı için değil, ortalarda görüşmeden edemeyeceğim biri olmadığı için...
devamını gör...
yeğen sahibi olmak vs evlat sahibi olmak
ilk anne olduğum için evlat çok tatlı ama yeğenlerimde birer bal. her birini ayrı ayrı çok seviyorum.
devamını gör...