sözlük yazarlarının sözlük hesaplarının şifresi
************
oha yazınca böyle oldu. sözlük özelliği deneyin siz de.
oha yazınca böyle oldu. sözlük özelliği deneyin siz de.
devamını gör...
yansıma
ay ışığı ile deniz üzerinde minik pırıltıların oluşmasını sağlayan durum.
sonrasında da dolaylı olarak bir çok şarkının, şiirin içinde yer bulmuştur.
bu yansıma da yakamoz, ayın şavkı gibi isimlerle zikredilmiştir.
"yakamozlar saçarak her tarafından fenerim
çifte sandal, yüzüyorduk; o yüzer, ben yüzerim"
m. a. e.
"durgun denizler yıldızların yansımasıyla yıldızlandı." c. ş. k.
sonrasında da dolaylı olarak bir çok şarkının, şiirin içinde yer bulmuştur.
bu yansıma da yakamoz, ayın şavkı gibi isimlerle zikredilmiştir.
"yakamozlar saçarak her tarafından fenerim
çifte sandal, yüzüyorduk; o yüzer, ben yüzerim"
m. a. e.
"durgun denizler yıldızların yansımasıyla yıldızlandı." c. ş. k.
devamını gör...
hayatınızın mottosu olan sözler
suyun üstüne yürümeyi bile basarsanız, yüzme bilmiyor diyenler olacaktır, o yüzden insanların ne dediğini umursamayın...
devamını gör...
gönderen kişi tarafından iptal edildiği için bu mesaja artık ulaşılamıyor
ınstagramda gönderildikten sonra silinen mesajlardan sonra size gelen sizi delirten merak ettiren bildirimdir.
insan görünce sinir olur ve merak eder acaba kim iptal etti hangi mesajı iptal etti diye düşünüp durur.
insan görünce sinir olur ve merak eder acaba kim iptal etti hangi mesajı iptal etti diye düşünüp durur.
devamını gör...
anayasamız kuran olsun
ketçap mayonez de olsun mu ?
devamını gör...
yazarların okuduğu bölümler
inşallah inşallah (bkz: tıp) olacak diyeceğim başlıktır.
devamını gör...
google akademik
aynı zamanda çeşitli formatlarda alıntılama hizmeti sağlamaktadır. bunu da makalenin altında yer alan tırnak simgesi ile yapabilirsiniz.
devamını gör...
başlıkların altına size ne diye yorum yapmak
benim de garipsediğim bir durumdur. temel amaç zaten bir fikirin ortaya atılması sonrası fikirlerin beyan edilmesi olan bir mecrada -bazı durumlarda tek cümlelik bkz vermeyi vs. ayrı tutarak- doğrularınızla çelişen farklı bir fikire neden öcüymüş gibi bundan bize ne olması ve peki bundan size ne olması gibi bir bkz'nin neden ortalığa öylece bırakıldığını anlamıyorum. eğer bundan size veya bize ne ise tanım girmeyebilirsiniz, çok basit bir olgu bu. her konuda fikir belirtmek ya da farklı fikre saldırmak zorunda değil kimse. efendi uslu tartışıp olaysız dağılalım, nedir yani. çok mu zor?
devamını gör...
cancel culture
yaşayan ya da tarihten bir ünlü figürün ırkçı, homofobik vs eylemlerinden dolayı ifşa edilmesi ve bir nevi kazandığı başarılarının/ayrıcalıklarının/itibarlarının elinden alınması. bazen de benzer sebeplerle bazı sanat eserlerinin, işlerin iptal edilmesi, rafa kaldırılması. son günlerde çok tartışılan şey. güncel iki örnek:
1: joe biden'ın görevi devralma töreninde şiir okuyan genç siyahi kadın şair amanda gorman'ın şiirlerinin çevirilmesi işi hollanda'da beyaz ve nonbinary olduğunu söyleyen ancak sanırım kadın olarak nitelendirilmeyen bir çevirmene verildi, ardından bu çevirmenin görevine son verilerek yerine kadın ve siyahi bir çevirmen getirileceği söylendi. bu durum ispanya'ya da sirayet etti, yine orada da iş beyaz ve sanırım erkek çevirmenden alındı. şimdi bu burada dursun, döneceğiz.
2: winston churchill ingiltere'de bizdeki atatürk gibi görülen, ülkeyi hatta avrupa'yı hitler'den kurtaran adam gözüyle bakılan bir tarihi figür. şimdi kendisinin ırkçı ve emperyalist, kolonici mirası tartışmaya açıldı (biliyorsunuz kendisi çanakkale savaşlarında da sahnedeydi).
bu örneklere black lives matter eylemleri döneminde yıkılan, indirilen, suya atılan heykelleri vs de ekleyebilirsiniz. aynı zamanda ardından tecavüz, taciz iddiaları/gerçekleri kovalayan yazarları, sinemacıları vs (bunlar bence de cancel edilmeli)...
özellikle 1. örnek üzerinden konuşacak olursam bazıları - bütün ayrıcalıklılarını kuşanarak, bilip bilmeden - cancel culture çığrından çıktı, abartıyorlar nidaları atıyor. vay efendim o zaman uzaylı karakterin anlatıldığı kitap için de uzaylı çevirmen mi bulacakmışız bilmem ne... bir de netflix'in dizilerine eşcinsel ve siyahi oyuncu ağırlığı vermesinden rahatsız olan bir kesim var mesela ne demekse! bir de bunlar türkiye'nin eğitimli, geek kesimi olduklarını iddia ediyorlar. çevirmen olayına şu açıdan bakmak gerekiyor: hollanda da, ispanya da emperyal geçmişleri olan, siyahi meselesinde bir tarihi bagajları olan ülkeler, bunu göz ardı ediyor kararı eleştirenler. dolayısıyla böyle bir tarihi birikimi olan bu ülkelerde pek ala amanda gorman'ın kitaplarını çevirecek bir sürü siyahi kadın çevirmen olduğuna eminim. siz işi bunlara vermezseniz doğal olarak bir eşitsizlik ortaya çıkar. mesela türkiye özelinde konuşursak bu durum çok geçerli olmayabilir, çünkü ne siyahilerle ilgili böyle ciddi bir geçmiş birikimimiz var, ne de bu seviyede bir edebi çeviri yapabilecek siyahi kadın çevirmenlerimiz (vardır belki ama sonuç olarak sayısı hollanda ya da ispanya kadar olmayacaktır).
2. örneğe dönecek olursam, winston churchill bir tabu olarak görülmemeli, evet. yerden yere de vurulmalı. ama en azından kendi ülkesi için yaptığı iyi şeyleri de unutturmanın bir gereği yok. yani adamı neden tarih sahnesinden silelim ki? bu cancel culture ile ilgili genel problem savunan ve eleştiren her iki tarafın da olayları fazla siyah - beyaz görmesi. tarih ya da hiç bir olgu o kadar siyah - beyaz değildir. insanlar değişebilir ve çoğu zaman olaylarda birden fazla faktör vardır. herkes yaptığı kötülükler için bedel ödemeli, ayrıca eşitsizliği gidermek için pozitif ayrımcılık yapmak da kötü değildir. öte yandan bu çok yönlü bakış açısını da kaybetmemek gerekiyor. denge lazım yani, her şeyde olduğu gibi denge.
çok çetrefilli bir konu aslında. belki de ben de saçmaladım. işin içinden çıkması zor ancak çağımızın bir gerçeği bu konu.
1: joe biden'ın görevi devralma töreninde şiir okuyan genç siyahi kadın şair amanda gorman'ın şiirlerinin çevirilmesi işi hollanda'da beyaz ve nonbinary olduğunu söyleyen ancak sanırım kadın olarak nitelendirilmeyen bir çevirmene verildi, ardından bu çevirmenin görevine son verilerek yerine kadın ve siyahi bir çevirmen getirileceği söylendi. bu durum ispanya'ya da sirayet etti, yine orada da iş beyaz ve sanırım erkek çevirmenden alındı. şimdi bu burada dursun, döneceğiz.
2: winston churchill ingiltere'de bizdeki atatürk gibi görülen, ülkeyi hatta avrupa'yı hitler'den kurtaran adam gözüyle bakılan bir tarihi figür. şimdi kendisinin ırkçı ve emperyalist, kolonici mirası tartışmaya açıldı (biliyorsunuz kendisi çanakkale savaşlarında da sahnedeydi).
bu örneklere black lives matter eylemleri döneminde yıkılan, indirilen, suya atılan heykelleri vs de ekleyebilirsiniz. aynı zamanda ardından tecavüz, taciz iddiaları/gerçekleri kovalayan yazarları, sinemacıları vs (bunlar bence de cancel edilmeli)...
özellikle 1. örnek üzerinden konuşacak olursam bazıları - bütün ayrıcalıklılarını kuşanarak, bilip bilmeden - cancel culture çığrından çıktı, abartıyorlar nidaları atıyor. vay efendim o zaman uzaylı karakterin anlatıldığı kitap için de uzaylı çevirmen mi bulacakmışız bilmem ne... bir de netflix'in dizilerine eşcinsel ve siyahi oyuncu ağırlığı vermesinden rahatsız olan bir kesim var mesela ne demekse! bir de bunlar türkiye'nin eğitimli, geek kesimi olduklarını iddia ediyorlar. çevirmen olayına şu açıdan bakmak gerekiyor: hollanda da, ispanya da emperyal geçmişleri olan, siyahi meselesinde bir tarihi bagajları olan ülkeler, bunu göz ardı ediyor kararı eleştirenler. dolayısıyla böyle bir tarihi birikimi olan bu ülkelerde pek ala amanda gorman'ın kitaplarını çevirecek bir sürü siyahi kadın çevirmen olduğuna eminim. siz işi bunlara vermezseniz doğal olarak bir eşitsizlik ortaya çıkar. mesela türkiye özelinde konuşursak bu durum çok geçerli olmayabilir, çünkü ne siyahilerle ilgili böyle ciddi bir geçmiş birikimimiz var, ne de bu seviyede bir edebi çeviri yapabilecek siyahi kadın çevirmenlerimiz (vardır belki ama sonuç olarak sayısı hollanda ya da ispanya kadar olmayacaktır).
2. örneğe dönecek olursam, winston churchill bir tabu olarak görülmemeli, evet. yerden yere de vurulmalı. ama en azından kendi ülkesi için yaptığı iyi şeyleri de unutturmanın bir gereği yok. yani adamı neden tarih sahnesinden silelim ki? bu cancel culture ile ilgili genel problem savunan ve eleştiren her iki tarafın da olayları fazla siyah - beyaz görmesi. tarih ya da hiç bir olgu o kadar siyah - beyaz değildir. insanlar değişebilir ve çoğu zaman olaylarda birden fazla faktör vardır. herkes yaptığı kötülükler için bedel ödemeli, ayrıca eşitsizliği gidermek için pozitif ayrımcılık yapmak da kötü değildir. öte yandan bu çok yönlü bakış açısını da kaybetmemek gerekiyor. denge lazım yani, her şeyde olduğu gibi denge.
çok çetrefilli bir konu aslında. belki de ben de saçmaladım. işin içinden çıkması zor ancak çağımızın bir gerçeği bu konu.
devamını gör...
her şeye bilmiyorum diyen insan
çakal insandır, bayılırım.
benim baba tarafında bir davranış bozukluğu var. hepsinde var ama. bir işi birkaç kez yaparsan o iş senin üstüne kalır. bir şeyleri yapabildiğini anladıkları an tüm sorumlulukları senin üzerine yıkarlar. bir odaya girersin, orada 9 kişi vardır ve toplam aykü anca 90 falandır. en fazla. bu aptal insanlar olduğu için böyle değildir ama, aptal gibi davranarak sorumluluklardan kaçtıkları için böyledir. rolüne adapte oluyor hepsi. aykülerini düşünce gücüyle düşürüyorlar. bilim araştırmalı bu insanları.
benim yaşları 90 olan akrabaları görmüşlüğüm var. kafadan hepsi 4 işlem yapan, 70 yıl öncesini tarih ve saat ile anlatan insanlardı. ama bu insanlar bir iş yapması gerekiyorsa hebele hübele diye konuşmaya başlarlar. hafıza sanki bir daha gelmeyecekmiş gibi gider hepsinde.
mesela elektrik süpürgesine bakar ve bu nasıl çalışıyor diye sorar. bunu soran insan kendi döneminde iyi eğitim almış, kaptan olmuş, ülke ülke gezmiş, çok farklı kültürler görmüş, oturup birkaç saat içinde bir romanı bitiren babam bu arada. bakıyor ve bu nasıl çalışıyor diye soruyor. yapması gereken tek şey eve giren kafam kadar böceği içine çektirmek. ben birkaç kez bir şeyler nasıl çalışıyor gösterirken baktım o işi kendim yapıyorum, babam ortamdan kaçmış, akıllandım. bir bak bakalım diyorum, acaba neresine basmak gerekiyor. öyle dikkatle bakıyor ve asla hamle yapmıyor. bir kez izledim, 2 dakika falan öylece baktı. elini falan kaldırmadı, ayağı kaldırmadı, sadece baktı. baska işleri yapması gerekirse yine sadece bakıyor. ya lanet olsun tamam ben yaparım dediğin ana kadar..
o yüzden ben bu ailenin içinde hiçbir şey bilmeyen o insanlardan biri haline geliyorum. en iyi bildiğim şeyi sorsunlar, bilmiyorum derim. hatta iş yaşamım ile ilgili işlerine yarar bir şey olursa ki bu sağlık bile olabilir kolay kolay o toplara girmem. kendi işimi bile bilmem. yemeğin tuzuna bak desinler, anlamam derim. yemek pişmiş mi diye sorarlar, ben pek bilmiyorum derim. şuraya bir gir bak derler, telefon bozuk derim.
3 kez markete gidersen o noktadan sonra hep markete senin gitmen bekleniyor ya, marketin yolunu bile bilmiyor oluyorum bir noktadan sonra.
yıldım.
benim baba tarafında bir davranış bozukluğu var. hepsinde var ama. bir işi birkaç kez yaparsan o iş senin üstüne kalır. bir şeyleri yapabildiğini anladıkları an tüm sorumlulukları senin üzerine yıkarlar. bir odaya girersin, orada 9 kişi vardır ve toplam aykü anca 90 falandır. en fazla. bu aptal insanlar olduğu için böyle değildir ama, aptal gibi davranarak sorumluluklardan kaçtıkları için böyledir. rolüne adapte oluyor hepsi. aykülerini düşünce gücüyle düşürüyorlar. bilim araştırmalı bu insanları.
benim yaşları 90 olan akrabaları görmüşlüğüm var. kafadan hepsi 4 işlem yapan, 70 yıl öncesini tarih ve saat ile anlatan insanlardı. ama bu insanlar bir iş yapması gerekiyorsa hebele hübele diye konuşmaya başlarlar. hafıza sanki bir daha gelmeyecekmiş gibi gider hepsinde.
mesela elektrik süpürgesine bakar ve bu nasıl çalışıyor diye sorar. bunu soran insan kendi döneminde iyi eğitim almış, kaptan olmuş, ülke ülke gezmiş, çok farklı kültürler görmüş, oturup birkaç saat içinde bir romanı bitiren babam bu arada. bakıyor ve bu nasıl çalışıyor diye soruyor. yapması gereken tek şey eve giren kafam kadar böceği içine çektirmek. ben birkaç kez bir şeyler nasıl çalışıyor gösterirken baktım o işi kendim yapıyorum, babam ortamdan kaçmış, akıllandım. bir bak bakalım diyorum, acaba neresine basmak gerekiyor. öyle dikkatle bakıyor ve asla hamle yapmıyor. bir kez izledim, 2 dakika falan öylece baktı. elini falan kaldırmadı, ayağı kaldırmadı, sadece baktı. baska işleri yapması gerekirse yine sadece bakıyor. ya lanet olsun tamam ben yaparım dediğin ana kadar..
o yüzden ben bu ailenin içinde hiçbir şey bilmeyen o insanlardan biri haline geliyorum. en iyi bildiğim şeyi sorsunlar, bilmiyorum derim. hatta iş yaşamım ile ilgili işlerine yarar bir şey olursa ki bu sağlık bile olabilir kolay kolay o toplara girmem. kendi işimi bile bilmem. yemeğin tuzuna bak desinler, anlamam derim. yemek pişmiş mi diye sorarlar, ben pek bilmiyorum derim. şuraya bir gir bak derler, telefon bozuk derim.
3 kez markete gidersen o noktadan sonra hep markete senin gitmen bekleniyor ya, marketin yolunu bile bilmiyor oluyorum bir noktadan sonra.
yıldım.
devamını gör...
türkiye'de ve dünyada islam'a yönelişin iyice hız kazanmasının nedeni
ay hadi hadi inşallah. *
hayal dünyası geniş yazarın beyanı. bırakalım bu iğrenç dünyada o mutlu olsun. nasil biliyorsa öyle kalsın her şey. neil armstrong'da ayda ezan sesi duyup müslüman olmuş.
(bkz: ne güzel hayatlar gel de kıskanma)
hayal dünyası geniş yazarın beyanı. bırakalım bu iğrenç dünyada o mutlu olsun. nasil biliyorsa öyle kalsın her şey. neil armstrong'da ayda ezan sesi duyup müslüman olmuş.
(bkz: ne güzel hayatlar gel de kıskanma)
devamını gör...
seks işçiliği
seks işçileri yüzyıllar boyu toplum sağlığının korunması gerekçesiyle ve ahlaki nedenlerle dışlanmışlar, ayrımcılığa uğramış ve baskı altında tutulmuşlardır. fuhuş, toplumsal cinsiyet ve gelir eşitsizliğinin yaygın olarak yaşandığı toplumlarda genellikle kadınların maruz kaldığı bir cinsel şiddet biçimidir. seks işçileri çoğu kez kendi onayları dışında ve zor kullanılarak fuhuş yapmak zorunda bırakılırlar ve genellikle ekonomik bir sömürü bu şiddet biçimine eşlik eder. geleneksel tek eşli aile yapısına oluşturduğu tehdit ve din referanslı cinsel ahlak normlarına karşıtlığı nedeniyle fuhuş, toplum tarafından onaylanmaz. aynı zamanda erkeklerin egemen olduğu üretim ilişkilerine ve artı değer oluşturma sürecindeki egemenliklerine, kadınların lehine bir alternatif sunması bağlamında da fuhuş, geleneksel değerlerle çatışma durumundadır. ancak fuhuş, tarihin bilinen her safhasında kendisine karşı olan güçlere rağmen toplumdaki aile dışı çok eşli yaşamın bir öğesi olarak varlığını sürdürmüştür.
gelir eşitsizliğinin sürdüğü, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanamadığı toplumlarda fuhşun ortadan kalkması mümkün görülmemektedir. uzun erimde bir cinsel şiddet biçimi olan fuhşun sonlandırılması istenen bir sonuç olarak algılansa bile, bu sonuca fahişelerin yaşamlarını zorlaştırmadan, onların diğer insanların yararlandığı insan hakları ilkelerinden yararlanmalarının sağlanması yoluyla yapılması doğru olacaktır. bu bağlamda öncelikle dünya sağlık örgütü’nün de tavsiye ettiği biçimi ile fuhşun bir iş kolu olarak tanımlanması ve fahişelerin, seks işçileri olarak bu alanda diğer insanların yararlandığı çalışma ve diğer insan haklarından yararlanmalarının özel bir önemi bulunmaktadır. bu anlamda seks işçileri olarak adlandırılacak fahişelerin kendi onayları dahilinde çalışıp çalışmamaya karar vermeleri, şiddete ve sömürüye uğramamalarının sağlanması, hem insan hakları bağlamında bir ilerlemeye tekabül edecek hem de toplumsal bir güç elde eden seks işçilerinin kendi yaşamları konusunda denetim olanağı elde etmelerini sağlayacaktır.
cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların yayılımında seks işçilerinin rolünün azaltılması için seks işçilerine yönelik düzenlemelerin ve çalışmaların yapılmasına mutlaka gereksinim vardır. ne var ki bu düzenleme ve çalışmaları belirleyen politikaların kısıtlayıcı, fuhşu ortadan kaldırmak yerine fuhuş yapanları yok etmeye yönelik, ayrımcılığa ve dışlamaya izin verir biçimde olması bir toplumda cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesinde hiçbir yarar sağlamadığı gibi çoğu zaman ters bir etki de yaratabilmektedir. fuhşun ortadan kaldırılması amacıyla seks işçilerinin çalışma koşullarını kısıtlayan politikalar, onların sağlıksız koşullarda çalışmaları ile sonuçlanmakta, daha fazla şiddete ve sömürüye maruz kalmalarına neden olmakta, fuhşun yer altına girmesi ile birlikte sağlık yönünden seks işçileri daha az denetlenebilir ve ulaşılamaz hale gelmektedir. içinde bulundukları kötü koşullar nedeniyle seks işçileri, müşterileri ile güvenli cinsel ilişki konusunda pazarlık edemez duruma gelmekte ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılımı kolaylaşmaktadır.
ülkemizde genelevlerde çalışan yaklaşık 3 bin “genel kadın”, gizli fuhuş kapsamında yaklaşık 15 bin “gizli fuhuş kapsamında genel kadın” ve yine yaklaşık olarak 80 bin yasadışı olarak çalışan seks işçisi bulunmaktadır. toplam sayıları 100 bine yaklaşan seks işçilerinin çok az bir bölümü yani sadece yüzde 3’lük bir bölümü yasal olarak genelevlerde çalışabilmektedir. sayıları 56 olan ülke çapındaki genelevlerde çoğu kez isteseler de seks işçilerine çalışma olanağı sağlanmamaktadır. yasadışı fuhşu önlemekle görevli kurumların başında emniyet genel müdürlüğü (içişleri bakanlığı) gelmektedir ve emniyet güçlerinin fuhuş konusundaki önemli görevlerinden bir tanesi gizli olarak fuhuş yapan kadınları, onları çalıştıranları ve aracılık edenleri veya fuhşa zorlayanları yakalamak, adliyeye sevk etmek ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda zorunlu muayenelerini yaptırmaktır. genelevler dışında fuhuş yapmak yasadışı olduğundan güvenlik güçleri gizli fuhşu önlemek amacıyla pek çok kadın hakkında takibat yapmakta, sokakta ve yasadışı olarak çalıştırılan evlere baskınlar düzenlemektedir.
diğer yönden seks işçiliğine karşı toplumda varolan ahlaki değerler sonucu gelişen ayrımcı ve dışlayıcı uygulamalar ülkemizde seks işçilerinin izole edilmiş bir yaşam sürdürmesine; şiddete ve sömürüye açık olmalarına neden olmaktadır. bir yandan gizli fuhşu önlemeye yönelik kolluk uygulamaları diğer yandan toplumsal baskılar seks işçilerinin yaşam ve çalışma koşullarını zorlaştırmakta ve bu zorluklar sonucunda sağlık, seks işçilerinin gündeminde en son sıralarda yer almaktadır.
fuhuş konusunda ülkemizde yaşanan diğer önemli sorunların başında çocukların fuhuş sektöründe çalıştırılması ve giderek artan biçimde yabancı seks işçilerinin fuhuş sektöründe yer almaya başlamaları gelmektedir. yabancı seks işçilerinin bir bölümünün kölelik koşullarında çalıştırılması, bir insan hakları ihlali olan insan ticareti suçunu gündeme getirmektedir.
yukarıda sayılan gerekçeler nedeniyle::
seks işçiliği, karar verme yetisi olan yetişkinler arasında para veya mal karşılığı herhangi bir zor kullanma olmadan gerçekleştirilen cinsel hizmet alışverişi olarak tanımlanabilir. sokak fahişeliği, eskort hizmetleri, telefon arkadaşlığı hizmetleri, pornografi, erotik dans ve erotik masaj hizmetleri seks işçiliği kapsamında değerlendirilmelidir.
seks işçileri diğer insanların ve çalışanların sahip olduğu haklarla aynı haklara sahip olmalıdır.
seks işçilerinin haklarının korunması hıv/aıds’in önlenmesi ve zararlarının azaltılmasında özel öneme sahiptir. bu haklarının korunması için seks işçilerinin yasal zeminlerde çalışması esastır.
seks işçilerinin sağlıklarının ve iyilik hallerinin geliştirilmesi için sağlık ve sosyal destek hizmetlerine ulaşmalarını kısıtlayan engeller ortadan kaldırılmalıdır.
karar verme yetisi olan yetişkinler arasındaki seks işçiliği temelindeki tüm ilişkiler yasal olarak düzenlenmelidir. bu bağlamda ülkemizde gizli fuhuş kapsamında değerlendirilen ve insan hakları korumasından yoksun ve güvensiz koşullarda çalışmak zorunda bırakılan seks işçilerinin durumlarının iyileşmesi yönünde düzenlemeler yapılmalıdır.
seks işliğini düzenleyen yasaların ve politikaların hazırlanmasında seks işçilerinin ve seks işçiliğine yönelik çalışmalar yapan stk’ların etkin katılımı sağlanmalıdır.
seks işçilerine güvenli cinsel ilişki, cybe ve hıv/aıds’den korunma, madde kullanımının önlenmesi konularında bilgi veren, tutum ve davranış değiştirmeyi hedefleyen programlar yaygınlaştırılmalıdır. seks işçilerine yönelik cybe ve hıv/aıds tanı ve tedavi hizmetleri yaygınlaştırılmalı ve ulaşılabilir olmalıdır.
gelir eşitsizliğinin sürdüğü, toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanamadığı toplumlarda fuhşun ortadan kalkması mümkün görülmemektedir. uzun erimde bir cinsel şiddet biçimi olan fuhşun sonlandırılması istenen bir sonuç olarak algılansa bile, bu sonuca fahişelerin yaşamlarını zorlaştırmadan, onların diğer insanların yararlandığı insan hakları ilkelerinden yararlanmalarının sağlanması yoluyla yapılması doğru olacaktır. bu bağlamda öncelikle dünya sağlık örgütü’nün de tavsiye ettiği biçimi ile fuhşun bir iş kolu olarak tanımlanması ve fahişelerin, seks işçileri olarak bu alanda diğer insanların yararlandığı çalışma ve diğer insan haklarından yararlanmalarının özel bir önemi bulunmaktadır. bu anlamda seks işçileri olarak adlandırılacak fahişelerin kendi onayları dahilinde çalışıp çalışmamaya karar vermeleri, şiddete ve sömürüye uğramamalarının sağlanması, hem insan hakları bağlamında bir ilerlemeye tekabül edecek hem de toplumsal bir güç elde eden seks işçilerinin kendi yaşamları konusunda denetim olanağı elde etmelerini sağlayacaktır.
cinsel yolla bulaşan enfeksiyonların yayılımında seks işçilerinin rolünün azaltılması için seks işçilerine yönelik düzenlemelerin ve çalışmaların yapılmasına mutlaka gereksinim vardır. ne var ki bu düzenleme ve çalışmaları belirleyen politikaların kısıtlayıcı, fuhşu ortadan kaldırmak yerine fuhuş yapanları yok etmeye yönelik, ayrımcılığa ve dışlamaya izin verir biçimde olması bir toplumda cinsel yolla bulaşan hastalıkların önlenmesinde hiçbir yarar sağlamadığı gibi çoğu zaman ters bir etki de yaratabilmektedir. fuhşun ortadan kaldırılması amacıyla seks işçilerinin çalışma koşullarını kısıtlayan politikalar, onların sağlıksız koşullarda çalışmaları ile sonuçlanmakta, daha fazla şiddete ve sömürüye maruz kalmalarına neden olmakta, fuhşun yer altına girmesi ile birlikte sağlık yönünden seks işçileri daha az denetlenebilir ve ulaşılamaz hale gelmektedir. içinde bulundukları kötü koşullar nedeniyle seks işçileri, müşterileri ile güvenli cinsel ilişki konusunda pazarlık edemez duruma gelmekte ve cinsel yolla bulaşan hastalıkların yayılımı kolaylaşmaktadır.
ülkemizde genelevlerde çalışan yaklaşık 3 bin “genel kadın”, gizli fuhuş kapsamında yaklaşık 15 bin “gizli fuhuş kapsamında genel kadın” ve yine yaklaşık olarak 80 bin yasadışı olarak çalışan seks işçisi bulunmaktadır. toplam sayıları 100 bine yaklaşan seks işçilerinin çok az bir bölümü yani sadece yüzde 3’lük bir bölümü yasal olarak genelevlerde çalışabilmektedir. sayıları 56 olan ülke çapındaki genelevlerde çoğu kez isteseler de seks işçilerine çalışma olanağı sağlanmamaktadır. yasadışı fuhşu önlemekle görevli kurumların başında emniyet genel müdürlüğü (içişleri bakanlığı) gelmektedir ve emniyet güçlerinin fuhuş konusundaki önemli görevlerinden bir tanesi gizli olarak fuhuş yapan kadınları, onları çalıştıranları ve aracılık edenleri veya fuhşa zorlayanları yakalamak, adliyeye sevk etmek ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar konusunda zorunlu muayenelerini yaptırmaktır. genelevler dışında fuhuş yapmak yasadışı olduğundan güvenlik güçleri gizli fuhşu önlemek amacıyla pek çok kadın hakkında takibat yapmakta, sokakta ve yasadışı olarak çalıştırılan evlere baskınlar düzenlemektedir.
diğer yönden seks işçiliğine karşı toplumda varolan ahlaki değerler sonucu gelişen ayrımcı ve dışlayıcı uygulamalar ülkemizde seks işçilerinin izole edilmiş bir yaşam sürdürmesine; şiddete ve sömürüye açık olmalarına neden olmaktadır. bir yandan gizli fuhşu önlemeye yönelik kolluk uygulamaları diğer yandan toplumsal baskılar seks işçilerinin yaşam ve çalışma koşullarını zorlaştırmakta ve bu zorluklar sonucunda sağlık, seks işçilerinin gündeminde en son sıralarda yer almaktadır.
fuhuş konusunda ülkemizde yaşanan diğer önemli sorunların başında çocukların fuhuş sektöründe çalıştırılması ve giderek artan biçimde yabancı seks işçilerinin fuhuş sektöründe yer almaya başlamaları gelmektedir. yabancı seks işçilerinin bir bölümünün kölelik koşullarında çalıştırılması, bir insan hakları ihlali olan insan ticareti suçunu gündeme getirmektedir.
yukarıda sayılan gerekçeler nedeniyle::
seks işçiliği, karar verme yetisi olan yetişkinler arasında para veya mal karşılığı herhangi bir zor kullanma olmadan gerçekleştirilen cinsel hizmet alışverişi olarak tanımlanabilir. sokak fahişeliği, eskort hizmetleri, telefon arkadaşlığı hizmetleri, pornografi, erotik dans ve erotik masaj hizmetleri seks işçiliği kapsamında değerlendirilmelidir.
seks işçileri diğer insanların ve çalışanların sahip olduğu haklarla aynı haklara sahip olmalıdır.
seks işçilerinin haklarının korunması hıv/aıds’in önlenmesi ve zararlarının azaltılmasında özel öneme sahiptir. bu haklarının korunması için seks işçilerinin yasal zeminlerde çalışması esastır.
seks işçilerinin sağlıklarının ve iyilik hallerinin geliştirilmesi için sağlık ve sosyal destek hizmetlerine ulaşmalarını kısıtlayan engeller ortadan kaldırılmalıdır.
karar verme yetisi olan yetişkinler arasındaki seks işçiliği temelindeki tüm ilişkiler yasal olarak düzenlenmelidir. bu bağlamda ülkemizde gizli fuhuş kapsamında değerlendirilen ve insan hakları korumasından yoksun ve güvensiz koşullarda çalışmak zorunda bırakılan seks işçilerinin durumlarının iyileşmesi yönünde düzenlemeler yapılmalıdır.
seks işliğini düzenleyen yasaların ve politikaların hazırlanmasında seks işçilerinin ve seks işçiliğine yönelik çalışmalar yapan stk’ların etkin katılımı sağlanmalıdır.
seks işçilerine güvenli cinsel ilişki, cybe ve hıv/aıds’den korunma, madde kullanımının önlenmesi konularında bilgi veren, tutum ve davranış değiştirmeyi hedefleyen programlar yaygınlaştırılmalıdır. seks işçilerine yönelik cybe ve hıv/aıds tanı ve tedavi hizmetleri yaygınlaştırılmalı ve ulaşılabilir olmalıdır.
devamını gör...
kaç kişiyle seviştiğini bilmediğin birine aşık olmak
milletimizin en hassas olduğu konu.
sevgili oluyorsun ve karşındakinin bakir / bakire olmadığını öğreniyorsun işte işin rengi o zaman değişiyor.
önce hı peki diyorsun sonra kaç kişiyle oldu falan gibi sorular geliyor oysa severken insan, insanı her şeyiyle sevmez mi.
sevgili oluyorsun ve karşındakinin bakir / bakire olmadığını öğreniyorsun işte işin rengi o zaman değişiyor.
önce hı peki diyorsun sonra kaç kişiyle oldu falan gibi sorular geliyor oysa severken insan, insanı her şeyiyle sevmez mi.
devamını gör...
cahil insanların bilmediği kelimeler
bilmiyorum
haklısın
bilemiyorum
özür dilerim
bilmediğim bir konu
enflasyon
haklısın
bilemiyorum
özür dilerim
bilmediğim bir konu
enflasyon
devamını gör...
demedi deme
"ben sana söyledim, günah benden gitti; pişman olmadan lafıma gel." anlamına gelen söz. ben demiştim'in bir önceki durağıdır.
devamını gör...
solucan
bölümlerden ve halkalar dizisinden oluşan, 2000 civarı türü bulunan omurgasız bir hayvandır.
--- alıntı ---
ölü ve bozulmaya neden olan organik maddeyi zengin humus toprağına çevirir, böylece bitki büyümesini destekler. ayrıca küçük kanallar kazarlar. bu kanallar toprağı havalandırır ve drenajı iyileştiren delikler olarak görev yaparlar. bu sayede toprağın alt katmanlarına yağmur suyunun inmesi sağlanır. sel ve erozyon riskini azaltıcı etki sağlayarak, toprak kaybını önlerler.
--- alıntı ---
buradan
ayrıca,
openworm adlı bir proje ile solucanın nöron bağlantıları haritalandırılarak bir yazılıma yüklendi. sonra bu yazılım bir robota yerleştirildi. robotun yüklenen nöron bağlantıları sayesinde onun gibi düşünüp ve hareket edebildiği saptandı.
beynin elektrik sinyallerinin merkezi olduğu düşünüldüğünde, sinyallerin tamamını dijital ortama yükleyebilirseniz bunun anlamı dijital ölümsüzlük olacağı görüşü de bu proje ile desteklemektedir.
proje linki için
--- alıntı ---
ölü ve bozulmaya neden olan organik maddeyi zengin humus toprağına çevirir, böylece bitki büyümesini destekler. ayrıca küçük kanallar kazarlar. bu kanallar toprağı havalandırır ve drenajı iyileştiren delikler olarak görev yaparlar. bu sayede toprağın alt katmanlarına yağmur suyunun inmesi sağlanır. sel ve erozyon riskini azaltıcı etki sağlayarak, toprak kaybını önlerler.
--- alıntı ---
buradan
ayrıca,
openworm adlı bir proje ile solucanın nöron bağlantıları haritalandırılarak bir yazılıma yüklendi. sonra bu yazılım bir robota yerleştirildi. robotun yüklenen nöron bağlantıları sayesinde onun gibi düşünüp ve hareket edebildiği saptandı.
beynin elektrik sinyallerinin merkezi olduğu düşünüldüğünde, sinyallerin tamamını dijital ortama yükleyebilirseniz bunun anlamı dijital ölümsüzlük olacağı görüşü de bu proje ile desteklemektedir.
proje linki için
devamını gör...
serial experiments lain
1998 çıkışlı 13 bölümlük işlediği konunun öncülerinden olması ve kurgusuyla çok acayip inanılmaz acayip anime. efsanevi metefor kullanımları ve efsanevi müziklere sahiptir.
çok çarpıcı ve gelmiş geçmiş en iyi kahin. bundan öte herhangi net bir ifade bu anime için söylenemez.
gerçekler bu kadar acı ve dayanılmaz olmasaydı sanat'ın tarihi bu kadar eskiye dayanır mıydı?
zaman içinde gerçeklerden kaçışa imkan sağlayan yeni bir ortam icat edildi.
gerçeklerin dayanılmazlığı sonucu sanat'ın yanında bir başka yol olarak ortaya çıkan sanal ortam insanların gerçeklerden, hayattan kaçışı için bir olanak sağladı. bu ise kendimize yabancılaşmamıza ve yeni kimlikler, yeni kişilikler yaratmamıza sebep oldu.
"rüyalar ve internet birbirine çok benzer. ikisi de bastırılmış bilinci özgürleştirir."* sanal ortamdaki alan insanların bastırılmış kişiliğinin dışa vurumu için bir olanaktı. sosyal ağ ile kişiliğimiz onlarca parçaya ayrıldı. sanal ortamdaki kişiliğimiz; bastırdığımız, daima özlem duyduğumuz, hayal kurarken karşımıza çıkan benliğimizdir. gerçeklerden kaçıştır. o; olmak istediğimiz ama olamadığımız, aynı zamanda olma imkanımız olmayandır. gerçek hayata karşı duyduğumuz korkunun ve içe atışın bir olanak bulup dışa aktarımı ve yeni kimlikler kazanışımızdır. bugün yediden yetmişe tüm insanların yaşadığı, kendimizi olamayacaklarımız gibi göstermek, kendimize yabancılaşmaktır bu.
insan sıfatını tam anlamıyla taşıyamayacak olan bedenimiz bizi kısıtlayan ve kendimizi gerçekleştirmede engel teşkil eden, aklın yanında aciz kalan bir eşya. bu eşya varlığımızı doğrulayan bir kimlik kartı. bundan dolayıdır ki varlık olarak düşüncelerimizden korkuyoruz ve onları gerçekleştirmiyoruz.
fakat sosyal ağ buna bir çözüm olanağı sundu. bunun sonucunda insan ve dünya neye evrildi? serial serial experiments lain 90'lı yıllarda bu kişilik çatışmalarını, tanrı-insan kavramlarını, insanın geleceği ve dünya ile sanal dünya arasındaki ayrımın ortadan kalkışını anlatan eşsiz bir yapım. animedeki lain karakteri insanlığın bir temsili. sanal dünyanın icadıyla uyanan yeni bir neslin.*
gerçekte yaşanan olaylara atıfla hatta onların üzerine kurgulanmış da diyebileceğimiz bilim kurgu alanının en önemli eserlerinden biri. defalarca defa izlenesi. animeyi kavrayabilmek ve kurguyu takip edebilmek çok çok zor ve efor isteyen bir şey. bilgi birikimi arttıkça alınacak zevkin de artacağını düşünüyorum. cidden üstüne kitaplar yazılacak tarzda bir anime.
animenin ayrıca matrix filmine büyük oranda esin kaynağı olması kuvvetle muhtemel.
fauux.neocities.org/ şu siteye de göz atmanız tavsiyemdir
çok çarpıcı ve gelmiş geçmiş en iyi kahin. bundan öte herhangi net bir ifade bu anime için söylenemez.
gerçekler bu kadar acı ve dayanılmaz olmasaydı sanat'ın tarihi bu kadar eskiye dayanır mıydı?
zaman içinde gerçeklerden kaçışa imkan sağlayan yeni bir ortam icat edildi.
gerçeklerin dayanılmazlığı sonucu sanat'ın yanında bir başka yol olarak ortaya çıkan sanal ortam insanların gerçeklerden, hayattan kaçışı için bir olanak sağladı. bu ise kendimize yabancılaşmamıza ve yeni kimlikler, yeni kişilikler yaratmamıza sebep oldu.
"rüyalar ve internet birbirine çok benzer. ikisi de bastırılmış bilinci özgürleştirir."* sanal ortamdaki alan insanların bastırılmış kişiliğinin dışa vurumu için bir olanaktı. sosyal ağ ile kişiliğimiz onlarca parçaya ayrıldı. sanal ortamdaki kişiliğimiz; bastırdığımız, daima özlem duyduğumuz, hayal kurarken karşımıza çıkan benliğimizdir. gerçeklerden kaçıştır. o; olmak istediğimiz ama olamadığımız, aynı zamanda olma imkanımız olmayandır. gerçek hayata karşı duyduğumuz korkunun ve içe atışın bir olanak bulup dışa aktarımı ve yeni kimlikler kazanışımızdır. bugün yediden yetmişe tüm insanların yaşadığı, kendimizi olamayacaklarımız gibi göstermek, kendimize yabancılaşmaktır bu.
insan sıfatını tam anlamıyla taşıyamayacak olan bedenimiz bizi kısıtlayan ve kendimizi gerçekleştirmede engel teşkil eden, aklın yanında aciz kalan bir eşya. bu eşya varlığımızı doğrulayan bir kimlik kartı. bundan dolayıdır ki varlık olarak düşüncelerimizden korkuyoruz ve onları gerçekleştirmiyoruz.
fakat sosyal ağ buna bir çözüm olanağı sundu. bunun sonucunda insan ve dünya neye evrildi? serial serial experiments lain 90'lı yıllarda bu kişilik çatışmalarını, tanrı-insan kavramlarını, insanın geleceği ve dünya ile sanal dünya arasındaki ayrımın ortadan kalkışını anlatan eşsiz bir yapım. animedeki lain karakteri insanlığın bir temsili. sanal dünyanın icadıyla uyanan yeni bir neslin.*
gerçekte yaşanan olaylara atıfla hatta onların üzerine kurgulanmış da diyebileceğimiz bilim kurgu alanının en önemli eserlerinden biri. defalarca defa izlenesi. animeyi kavrayabilmek ve kurguyu takip edebilmek çok çok zor ve efor isteyen bir şey. bilgi birikimi arttıkça alınacak zevkin de artacağını düşünüyorum. cidden üstüne kitaplar yazılacak tarzda bir anime.
animenin ayrıca matrix filmine büyük oranda esin kaynağı olması kuvvetle muhtemel.
fauux.neocities.org/ şu siteye de göz atmanız tavsiyemdir
devamını gör...
homo sapiens
modern insanın en yakın atası. günümüz insanı homo sapiens'in alt türü olan homo sapiens sapiens olarak isimlendirilir ki bunun nedeni düşündüğünün üzerine düşünebilen insan anlamına gelmesidir. bu tanım, descartes'in cogito ergo sum ifadesine dayanır. o halde kısaca diyebiliriz ki homo sapiens ve homo sapiens sapiens arasındaki fark, bir bilinçlilik-aydınlanma farkıdır.
devamını gör...

