sapiens ve homo deus
devamını gör...

her şeyin yolunda olduğuna ikna olmaktır ya da inanmaktır. mutluluğu belirli nedenlere bağlayabilirsin, koşul üretebilirsin ama bu daha çok yolu uzatır. belki de biraz basite indirgemeye ihtiyaç vardır. diğer hiçbir şeye ihtiyaç yoktur.
devamını gör...

zamanı gelince bakarız.
devamını gör...

çalışkan birine benziyor.*

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

istatistik falan bilmem de sözlüğe ilk geldiğimde bir kankacılık muhabbeti dönüyordu, anlamlandıramamıştım. gerçekmiş. herhangi bir başlıkta siz de tecrübe edebilirsiniz, hebele hübele yazan biri 40 like almışken çatır çatır entry yazmış bir arkadaş 3-5 like almıştır. dolayısıyla insanlar yazmaktan soğuyor olabilir tabii. kankalara artı basmaya devam. ha bir de sözlükte gerçekler pek sevilmiyor, ben de istiyorum hep çiçekli böcekli entryler yazmak, duygusal bir insanım çünkü ama hayatta mavi kelebekleri göremediğimiz zamanlar daha fazla, biz görsek de göremeyenler var. bu muhabbet canımı çok sıkar olmuştu, teşekkürler başlık için.
devamını gör...

acayip sinir bi kişilik bu ya. harbiden bazen dalga geçtiğim ironi yaptığım bir şeyi ciddiye alıp salak salak şeyler yazan var. ironi dili ve edebiyatı dersi verilse keşkem de gerginlik yaşanmasa.
devamını gör...

evine gelen misafirlerin çokluğundan dolayı çok bulaşık çıkmasından bıkmış, evindeki hizmetçilerin bulaşık yıkarken tabak-çanağı da kırmasından illallah etmiş, en iyisi ben pratik bir şey yapayım, tabaklarım sağlam kalsın, diyerek düşünen, josephine cochrane adlı kadının bulduğu hayatımızı kolaylaştıran alet.
devamını gör...

erkek futbolcular, sporcular da ped reklamında oynardı. **
devamını gör...

öyle bir gereklilik yoktur. insanların cocuk doğurmayı seçip, seçmemesine siz karar veremezsiniz. bu kişisel bir konudur, kimseyi de ilgilendirmez.
devamını gör...

bugün dergimizi şereflendiren yazarımız:
yaşamayı unutmak yazısı ile merve yılmaz. bir solukta okunacak bu güzel yazıya buradaki öne çıkanlardan ulaşabilirsiniz.

kategori sınırlaması olmadan her türden yazılarınızı, denemelerinizi, dışavurumlarınızı ve iç dökmelerinizi de [email protected] adresine gönderebilirsiniz. iyi okumalar diliyoruz.
devamını gör...

ailem orda ve aslen oralıyım sayılır mı?!?? möhüğğ özledim..
devamını gör...

yamulma yok sevgili yazar. *
küçük bir güncelleme:


yüklem yargı bildiren sözcük. her zaman. fiil de olabilir, ek fiil (-idi, - imiş, - dir) almış isim de.
asıl sözcüğümüz gibidir. onu bulduk mu o yolun yarısı tamam. çünkü tüm soruları yükleme sorarak buluruz.

özne her zaman işi yapan kişi. insan da olabilir cansız bir varlıkta. ayrıntıya girmiyorum. (açık, sözde, örtülü versiyonları var çünkü)
örnek: çicek arkadaşına gülümsedi.
gülümseme eylemini yapan kim? çiçek, özne (özel isim, insan)
çiçek açtı.
açan kim/ne? çiçek, özne(cins isim)

nesne işten etkilenen öge. insan da olur, her şey olur, yeter ki etkilensin
örnek : ayşe çiçek kopardı.
koparılan ne? çiçek, nesne (belirtme eki - i almadığı için belirtsiz nesne)
ayşe, ali'yi sevdi.
sevilen kim? ali, nesne (belirtme eki - i aldığı için belirtili nesne)

dolaylı tümleç :yer tamlayıcısı. her zaman bir yeri belirtir.
aklım sende kaldı. nerede aklım? sende d. t.
kalemim masadan düşmüş? nereden düşmüş? masadan d. t.
zarf tümleci de geriye kalan hepsi diyorum. *
devamını gör...

el hakem : mutlak hakim ve tek hüküm sahibi.
allah'ın 99 isimlerinden bir tanesidir.
devamını gör...

gücünüzü, içinizdeki güçsüzlük ile boğuşarak kaybetmeyin.
devamını gör...

ya yeter vallahi yeter ya! bi bitmediniz avk.
devamını gör...

bebe aspirini. hem tadı hem kokusu beni benden alırdı. önceden bakkalarda bile satılırdı, önemsiz bişiler uydurup gidip alırdım çocuk aklımla. şeker gibi yerdim onu. şimdi düşünüyorum da ne kadar tehlikeliymiş bu. bir çocuğun ilaca bu kadar kolay ulaşması ve kimsenin umrunda olmaması.
yine de bende ayrı bir yeri var bu hapın. hatta 2018 yılında bir kadının parfümü aynı bu hap gibi kokuyor diye mest olup parfümün şişesinin fotoğrafını çekmiştim.* pahalı bi ürün ama bi gün denk gelirse alıp kullanmak istiyorum. o koku neden bilmiyorum ama beni bayıltacak kadar mest ediyor.
devamını gör...

mucidi, akıl edeni bizzat adolf hitler olan talihsiz bebek.

ikinci dünya savaşı döneminde, nazi askerleri onla bunla düzüşüp hastalık kapmasın; yok etme ideolojilerini son tahlilde devam ettirebilsinler diye şişme bebek fikrini ortaya atan hitler, hemen emrindeki bilim adamlarına vs talimat veriyor ve bebeğin üretimine başlanıyor.

asıl olarak dönemin savaş günlerinde pek çok nazinin fransız fahişeleriyle birlikteliği sonucunda ölüm oranları artmaya başlayınca hitler bu ''gereksiz ölüme'' dur demek istemiş ve projenin başına dr. joachim mrurgowsky’i getirmiş. projenin adı ''geheime reichssache'', yani ''en gizliden daha gizli''ymiş.

teknik ekibe istenenler net bir biçimde bildirilmiş: ''üretilen bebeklerin sentetik tenleri tamamen gerçek insan teni hissi uyandıracak. bedenleri gerçek insan bedeni gibi esnek ve hareket edebilir olacak, cinsel organlarıysa uyandırdıkları his bakımından gerçek kadın cinsel organından ayırt edilemeyecek.''

böylece borghild adını taşıyan dünyanın ilk şişme bebeği 1941'de alman bilim adamları tarafından üretilmiş. kamuoyu da psikiyatr dr. rudolf chargeheimer'ın kaleme aldığı şu demeçle bilgilendirilmiş: ''şişme bebeklerin varoluş amacı askerlerimizi rahatlatmaktır. zira onların asli görevi savaşmak, gittikleri yerlerdeki kadınlarla oynaşmak değil.''

seks ve faşizmin benzer yanları o kadar fazla ki... işin içinde hitler'in olduğunu öğrenince şaşırmadığıma şaşırmadım. bu arada söz konusu bebeklerin ilk'lerinden hiçbiri günümüzde bulunmamaktaymış. bu sebeple nasıl bir şey ürettiklerini tahmin etsek de kestirmek tam anlamıyla mümkün değil.
devamını gör...

ezik değildir. teknolojinin nimetlerinden faydalanıyordur. *

ayrıca microsoft swiftkey klavye diye yabana atmayın 10 harflik kelimeyi kullanma sıklığınıza göre tek tuş basışıyla bile yazabilirsiniz.

ekleme: başlığın ilk tanımının yerinde yeller esiyor.


başlığa ait ilk tanım "ivysaur" tarafından 02.01.2021 17:06 tarihinde girilmiştir.
devamını gör...

cape town'da iken bazı türk arkadaşlar bizi davet etmiş, beraber denize gitmiştik ama tabi şehrin meşhur sahillerine değil, kadın, kız göremeyeceğimiz kuytu köşe bir yere.
kimi yatıyor, kimi yüzüyor, kimi de tatil günümüz burada mahvoldu, şimdi clifton yada camp's bay'de beyaz kızların etrafında olmalıydık diyordu.
neyse biz bu durumdayken, iki otobüs dolusu, çoğunluğu kadın, kız coloured melez, bizim sahile geldi. bazı türkler haydaaa oldumu şimdi derken, bazılarının yüzü pis, pis sırıtmaya başladı.
tabi bizim yüzü sırıtan türkler bekliyor ki, kızlar artık üstünü çıkarsın ama kimse üstünü çıkarmıyor, tam tersine def çalıp, ilahi gibi birşeyler söylüyorlardı. tabi afrikaans dili olduğu için bir kelime bile anlamıyorduk.
sonunda papaz kıyafetli bir adam, göğsüne kadar gelecek kadar denize girdi ve kıyıdaki diğer adam bir kızı tutup, papazın yanına gittiler. papaz birşeyler söylüyordu ve diğer adamla birlikte kızı iki taraftan omuzlarından tutup denize sokup, çıkardılar. papaz denizde kaldı ve diğer adam kızı kıyıya getirip diğerini götürerek, sırayla bütün kadınlara ve adamlara aynısını yaptılar.
ertesi gün melez arkadaşlara anlattık ve onlar bunun vaftiz olduğunu, bazı protestan kiliselerin sadece saça su sürmeyi kabul etmediğini, baştan aşağı suya girmek gerektiğini söylediler.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim