normal sözlük bahar etkinliği
"kitabı çeki geçtim, dün girdiğim ama hâlâ kategorilendirilmemiş bilgi başlığım var. onu gereken yere alsak mı acaba?" cevabını verdiğim etkinlik.
gerçekten şu kategori işinin bir düzene girmesi gerek. geride kalıp ilgili kategoriye girmemiş başlıklarım var mı bilmiyorum, tek tek bakmadım hepsine elbette. fakat varsa da bunları bir bir arayıp bulup bildirmek yerine kendimiz yapabilsek bu işi çok iyi olurdu.
belki troll başlıkların, başlık sahibi tarafından olmadık kategorilere yerleştirilmesini engellemek için yapılmıyor bu ama bizim başlıklar da güme gidebiliyor. moderatörlere binen yük de cabası... birkaç kez mesaj attım sağ olsun ilgilenip gereken yere koydular başlıkları ama işte her zaman her başlığın peşinden de koşacak değiliz hiçbirimiz.
gerçekten şu kategori işinin bir düzene girmesi gerek. geride kalıp ilgili kategoriye girmemiş başlıklarım var mı bilmiyorum, tek tek bakmadım hepsine elbette. fakat varsa da bunları bir bir arayıp bulup bildirmek yerine kendimiz yapabilsek bu işi çok iyi olurdu.
belki troll başlıkların, başlık sahibi tarafından olmadık kategorilere yerleştirilmesini engellemek için yapılmıyor bu ama bizim başlıklar da güme gidebiliyor. moderatörlere binen yük de cabası... birkaç kez mesaj attım sağ olsun ilgilenip gereken yere koydular başlıkları ama işte her zaman her başlığın peşinden de koşacak değiliz hiçbirimiz.
devamını gör...
nezih
güzel ve şık mekanları tasvir etmek için sıkça kullanılan bir kelime.
devamını gör...
hale etkisi
halo etkisi, hayatımızın her alanında hepimizin içine düştüğü bir yanılsamadır. hepimizde, yakışıklı veya güzel insanların daha zeki, daha akıllı olduklarına inanma eğilimi vardır. her başarılı insanın, hayatı boyunca hep doğru kararlar verdiği için başarılı olduğunu zannederiz.
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
devamını gör...
normal sözlük aşık atışması
ı am melting lannn melting
gel seninle oturup konuşik
ı am sory ne sorim
mahmut tunceri de kattık bu bir ilk.
gel seninle oturup konuşik
ı am sory ne sorim
mahmut tunceri de kattık bu bir ilk.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
“hayatta yapılacak o kadar çok hata vardır ki, aynı hatayı yapmakta ısrar etmenin bir anlamı yoktur.”
-sartre.
-sartre.
devamını gör...
sevmiyorsan saygı duy
valla ben en fazla yaşama hakkına , eğitim hakkına filan saygı duyarım. mal insanın fikirlerine saygı duymam kendime saygısızlık olur çünkü.
devamını gör...
asılmışlar ormanı
rumen oyun ve roman yazarı liviu rebreanu tarafından yazılmış savaş karşıtı eser. rebreanu eserin ana karakteri olan apostol bologa üzerinden savaşın genel tahribatından ziyade romanda insana ve savaşın insan üzerinde yarattığı tahribata eğiliyor esasında. eserin konusundan daha ilgi çekici olan şey ise rebreanu'nun daha eserin başında belirttiği gibi bu romanı birinci dünya savaşı sırasında apostol bologa'nın yaşadığı kaderin gerçek hayatta ete kemiğe bürünmüş hâli olan abisi emil rebreanu'nun yaşamından esinlenerek yazmış olması. emil'in yaşamı ve idamı liviu rebreanu'yu öyle etkiliyor ki bunun izleri yazdığı her eserde kendine yer bulmaya başlıyor. özellikle yazarın kısa hikayelerinden biri olan catastrofa yine asılmışlar ormanı ile benzer bir atmosferde savaşın anlamsızlığını işlerken david karakteri üzerinden bologa'nın iç çatışmalarına da yeniden rastlıyoruz. çek subay svoboda'nın ölümü - ki svoboda özgürlük anlamına geldiğinden dolayı oldukça şık bir sembolizm yaratır rebreanu- ve başka bir milletin ordusunda kendi halkına silah doğrultmak zorunda kalma mecburiyetinin bologa'nın zihninde yarattığı çatışma ve iç sorgulamaları eserin büyük bölümünü esir alan bir yapıda. aşk, inanç, ahlaki ikilemler ve mental olarak sarsılmaya meyilli bir karakter savaşın yalnızca bedenlere değil zihinlere de verdiği zararın başarılı bir temsili. romanın sonu hem trajik hem de düşündürücüdür aslında, bologa'nın verdiği karar kimine göre aptallık kimine göre vicdani bir sorumluluk olarak değerlendirilir ama nasıl değerlendirilirse değerlendirilsin eser savaşın kendi ahlakını beraberinde getirdiğini kesin bir dil ile ifade eder. humanitarian law bir kenara, savaş ne yazık ki kendi ahlak anlayışı ile gelir ve bu anlayış ne mantık ne vicdan içerir. bologa bir kenara eserde bulunan çek avukat otto klapka, yahudi teğmen gross ve savaşın ortasında silah taşımayı reddeden cervenco gibi okuması keyifli karakterler de mevcut. ayırca dr. meyer, dr. daneeka gibi muhteşem bir karakterin de kaba taslak hali gibi.
mustafa kemal atatürk pek çok konuda olduğu gibi bir konuda da haklıdır; eğer müdafa için değil ise ne yazık ki her savaş katliamdan başka bir şey ifade etmez. bu gibi arka planda kalmış olsa bile bugün bile şiddetini korumayı başaran savaş karşıtı romanlar ise her satırında aynı fikri tekrar ve tekrar anlatmaya devam eder ama gariptir ki her şeye rağmen insanlar da hâlâ savaşmaya devam ediyor.
"he returned to nasaud in a bewildered state of mind. his soul was tom by doubts, and he felt convinced that he had become an outcast. at first he had tried to build up a new house with the wreckage of the old, but he found that from under every stone a painful question would leap forth, a question for which he could find no answer. he soon wearied of these hopeless efforts with their continual torture. but presently there arose above everything else, like a victorious banner, the desire to find true answers to these perturbing questions."
mustafa kemal atatürk pek çok konuda olduğu gibi bir konuda da haklıdır; eğer müdafa için değil ise ne yazık ki her savaş katliamdan başka bir şey ifade etmez. bu gibi arka planda kalmış olsa bile bugün bile şiddetini korumayı başaran savaş karşıtı romanlar ise her satırında aynı fikri tekrar ve tekrar anlatmaya devam eder ama gariptir ki her şeye rağmen insanlar da hâlâ savaşmaya devam ediyor.
"he returned to nasaud in a bewildered state of mind. his soul was tom by doubts, and he felt convinced that he had become an outcast. at first he had tried to build up a new house with the wreckage of the old, but he found that from under every stone a painful question would leap forth, a question for which he could find no answer. he soon wearied of these hopeless efforts with their continual torture. but presently there arose above everything else, like a victorious banner, the desire to find true answers to these perturbing questions."
devamını gör...
kimlik numarası ezberleme metotları
3 2 2 2 2 ile ezberledim.
devamını gör...
sjw
(bkz: social justice warrior)
çeşitli sivil haklar, multi-culturalism, feminizm, eşcinsellik gibi toplumun geniş kesimleri tarafından benimsenmemiş akımları normalize etmeye (hatta mümkünse benimsetmeye çalışan) kişi. pek çok insan tarafından antipatik bulunurlar. avrupa ve abd'de oldukça güçlü oldukları söylenebilir.
çeşitli sivil haklar, multi-culturalism, feminizm, eşcinsellik gibi toplumun geniş kesimleri tarafından benimsenmemiş akımları normalize etmeye (hatta mümkünse benimsetmeye çalışan) kişi. pek çok insan tarafından antipatik bulunurlar. avrupa ve abd'de oldukça güçlü oldukları söylenebilir.
devamını gör...
kapitalizm
üretim araçlarının; özel sektör elinde bulunduğu, sermaye akışının özgür olduğu ve fiyatın, üretimin, bölüşümün dışardan etki edilmeden piyasa tarafından belirlendiği ekonomik sistem şeklinde tanımlanabilir.
orta çağ geleneği feodal yapıdan çıkıp yeni bir düzen kurdu kapitalizm. bu düzen, hem üretimi hem de bölüşüm biçiminin kontrolünü piyasanın teşvikine ve caydırıcılığına bıraktı.kamu otoritesi de bu düzenin zayıf ayağı olarak egemenlik hakkına dayanıp yasama yapar, yargılar ve silahlanır; ama üretim ve bölüşüm sistemi içinde yerini almaz, kurt ile kuzuyu baş başa bırakır adeta.
aslında her şeyin başlangıcı 18. yüzyıl filozofu adam smith'in "benzer dürtülere sahip bireylerden oluşan bir çevrede, bireysel çıkarların işleyişinin nasıl rekabetle sonuçlanacağı, daha sonrada bu rekabetin toplumun istediği mallara ve arzu edilen fiyatlara nasıl olumlu yansıyacağı" düşüncesidir. yani smith'e göre bencil güdülerdir aslında toplumsal uyumu sağlayan. çok ciddiye alındı bu düşünce, alınması normaldi ve iyiydi aslında, ama sadece kendi dönemi için. çünkü aslında adam smith 18. yüzyıl ingiltere'sinin fakirliğine çözüm arıyordu. bir yatırımcının kendi kasabası dışında yatırım yapamamasını eleştiriyordu, para yerine çoğu bölgede çivinin kullanıldığı ingiltere'nin o dönemine sıkışıp kalmış olan smith nitelik olarak değişimleri göz ardı edip sadece niceliksel değişimlerin olacağına ihtimal vermişti. birilerinin işine geldiği için daha sonraları çok uygulama alanı buldu ki bu düşünce sistemi şimdilerde tepe noktasını yaşıyor adeta, yani küreselleşmeyi.
dünya nüfusuna vurulduğunda üretim faktörlerinin çok küçük bir kesimin elinde kalması ve bu faktörlerin maddi bağlamda değil, değer ve yatırım bağlamında çok hızlı hareket kabiliyeti kazanmış olmasıdır kapitalizmi hastalıklı yapan. gelir dağılımdaki adaletsizlikler, sermaye sahiplerinin devlet denen organizmayı felç edebilecek derecede etkileyebilmesi, bireyin üretim gücünün düşmesi ve daha nice sorunlar kapitalizmin günahıdır. günahının bedelini ise çoğu zaman kendini ısırarak ödemekte, ödetmekte. işte bu kadar az sayıda elin sahip olduğu sermaye ve aldığı kararlar sonucu krizlerden ve ekonomik problemlerden çıkılamıyor.
bazen düşünüyorum da; ne olurdu acaba ekonomi bilimi hep statik kalsaydı, insanoğlu onu dürtmeyip bıraksaydı bir kenarda, ne olurdu acaba?
orta çağ geleneği feodal yapıdan çıkıp yeni bir düzen kurdu kapitalizm. bu düzen, hem üretimi hem de bölüşüm biçiminin kontrolünü piyasanın teşvikine ve caydırıcılığına bıraktı.kamu otoritesi de bu düzenin zayıf ayağı olarak egemenlik hakkına dayanıp yasama yapar, yargılar ve silahlanır; ama üretim ve bölüşüm sistemi içinde yerini almaz, kurt ile kuzuyu baş başa bırakır adeta.
aslında her şeyin başlangıcı 18. yüzyıl filozofu adam smith'in "benzer dürtülere sahip bireylerden oluşan bir çevrede, bireysel çıkarların işleyişinin nasıl rekabetle sonuçlanacağı, daha sonrada bu rekabetin toplumun istediği mallara ve arzu edilen fiyatlara nasıl olumlu yansıyacağı" düşüncesidir. yani smith'e göre bencil güdülerdir aslında toplumsal uyumu sağlayan. çok ciddiye alındı bu düşünce, alınması normaldi ve iyiydi aslında, ama sadece kendi dönemi için. çünkü aslında adam smith 18. yüzyıl ingiltere'sinin fakirliğine çözüm arıyordu. bir yatırımcının kendi kasabası dışında yatırım yapamamasını eleştiriyordu, para yerine çoğu bölgede çivinin kullanıldığı ingiltere'nin o dönemine sıkışıp kalmış olan smith nitelik olarak değişimleri göz ardı edip sadece niceliksel değişimlerin olacağına ihtimal vermişti. birilerinin işine geldiği için daha sonraları çok uygulama alanı buldu ki bu düşünce sistemi şimdilerde tepe noktasını yaşıyor adeta, yani küreselleşmeyi.
dünya nüfusuna vurulduğunda üretim faktörlerinin çok küçük bir kesimin elinde kalması ve bu faktörlerin maddi bağlamda değil, değer ve yatırım bağlamında çok hızlı hareket kabiliyeti kazanmış olmasıdır kapitalizmi hastalıklı yapan. gelir dağılımdaki adaletsizlikler, sermaye sahiplerinin devlet denen organizmayı felç edebilecek derecede etkileyebilmesi, bireyin üretim gücünün düşmesi ve daha nice sorunlar kapitalizmin günahıdır. günahının bedelini ise çoğu zaman kendini ısırarak ödemekte, ödetmekte. işte bu kadar az sayıda elin sahip olduğu sermaye ve aldığı kararlar sonucu krizlerden ve ekonomik problemlerden çıkılamıyor.
bazen düşünüyorum da; ne olurdu acaba ekonomi bilimi hep statik kalsaydı, insanoğlu onu dürtmeyip bıraksaydı bir kenarda, ne olurdu acaba?
devamını gör...
takip edilesi sözlük yazarları
benim takip ettiğim karşılıklı sevgi, saygı, beğeni, favori ayarlarımız tam olan yazarlar.
onlar kendilerini biliyor.
onlar kendilerini biliyor.
devamını gör...
bir kadın düşmanı
reşat nuri güntekin'in, kadınlara düşman olan homongolos lakaplı ziya ile onu kendisine aşık etme konusunda kararlı olan sara adlı hanım kızı anlattığı romanı.
olaylar hiç de sara'nın umduğu şekilde gelişmeyecektir. güntekin'in birçok romanı gibi, bunu da okumanız tavsiye edilir.
olaylar hiç de sara'nın umduğu şekilde gelişmeyecektir. güntekin'in birçok romanı gibi, bunu da okumanız tavsiye edilir.
devamını gör...
yazarlar ülkeyi yönetse yapacakları işler
öncelikle bir ülkenin şah damarı olan ekonomiyi düzeltirim, üretimi birinci hedef edinirim, fabrikalar açarım, istihdam oranını yükselte bildiğim kadar yüksektip işsizlik oranını sıfıra çekmek için uğraşırım, yargı kesinlikle ama kesinlikle bağımsız olur, ülke de adalet doğru işlendiği zaman, yabancı yatırımcılar gönül rahatlığı ile gelip ülkemde yatırım yapabilir.. ülkemin iç ve dış güvenliği için hat safhada önlemler alırım, gerekli şartari sağlayıp mültecileri ulkerine gitmelerini saglarim, kültür çatışmasıni ortadan kaldırmak amaçlı. ve gelelim en çok istediğim şeye güncellenmiş bir şekilde "köy enstitüleri" ni yeniden açmak çok ama çok isterdim bir köyün en ücra okulunda bile tiyatro yapılsın, sanat ve el işçilikleri öğrenilsin falan filan, ahhh hayali bile güzel. ülkem şirinler köyü gibi mutlu olurdu. ben de canım atatürk'üme layık, ülkeme faydam dokunmuş bir insan olarak kendimle gurur duyardım.
devamını gör...
yeşil nick alınca havalı olduğunu sanan yazar
yeşil nick almayayım.
beğendiğim rozet yok.
bir başka yazara rozet, puan... hediye edemiyorum.
peki ne yapacağım puanları ?
beğendiğim rozet yok.
bir başka yazara rozet, puan... hediye edemiyorum.
peki ne yapacağım puanları ?
devamını gör...
uzun burunlu maymun
yalnızca borneo'da yaşayan bir maymun türüdür. bilimsel tür adı nasalis larvatus. boyu ortalama 15cm'yi bulan burnuyla dikkat çekiyor. postu kızılımsı tonlarda, sırtının alt bölgeleri gri kıllarla kaplıdır. erkek bireyleri dişilerden iki kat daha ağır ve uzun yapıdalar, burun da dahil. ortalama bir uzun burunlu maymun yaklaşık 23 kg ağırlıkta ölçülüyormuş.
devamını gör...
hasan can kaya'nın para için izleyicilerini satması
edit tanım: konuşanlar isimli talk show programını sunan hasan can kaya'nın acun ılıcalı ile exxen'de yayın yapmak üzere anlaşması durumu.
hasan can kaya bir hayır kurumu, sosyal sorumluluk projesi veya hayrat değilse yapmasının gayet doğal olduğu eylem. alınacak gücenecek bir şey yok, emekleriyle geldiği bu yerde güzel bir teklif almış ve bunu değerlendiriyor. seni bizler var ettik modunda isyan etmeye gerek yok. youtube yayını yapıncaya kadar adamdan kimsenin haberi yoktu.
hasan can kaya bir hayır kurumu, sosyal sorumluluk projesi veya hayrat değilse yapmasının gayet doğal olduğu eylem. alınacak gücenecek bir şey yok, emekleriyle geldiği bu yerde güzel bir teklif almış ve bunu değerlendiriyor. seni bizler var ettik modunda isyan etmeye gerek yok. youtube yayını yapıncaya kadar adamdan kimsenin haberi yoktu.
devamını gör...
yolun yarısında evde önemli bir eşya unutulduğunun farkına varılması
780 kmlik yazlığa gidiş yolunun neredeyse yarısında evin anahtarını unuttuğumuzu anlamamız! yaşanmış bir olaydır, az kalsın annemlerin boşanması ile sonuçlanıyordu. :) neyseki birimiz babama çilingir diye birşeyin varlığını hatırlattı da ortam az da olsa duruldu...
devamını gör...
yazarların unutamadığı çocukluk anısı
ilkokulda iki kız bir oğlan takılıyorduk. o erkek arkadaşımız sanıyorum ki sadakatsiz volkan gibi ikimizi de sevmiş ve bize bir gün ikinci dersin teneffüsünde ikinci kat koridora biriniz gelin bir itirafta bulunacağım dedi gidene ilanı aşk etti. kral kendi karar verememiş nasipte ne çıkarsa bahtıma demiş
devamını gör...
plan yapmak
hiç beceremem ama yapmaktan da vazgeçmem. annemin meşhur sözü 'hayatı planlama, hayat seni planlar'
devamını gör...