konya akşehir’de yapılan müthiş nasreddin hoca heykeli
artık kazanın doğurduğuna inanıyorum
devamını gör...
mutlu bir çift görünce akıldan geçenler
allahim nasip et be.
sizi bilmem de ben çok kıskanıyorum ya. en güzel yaşlarımız yalnız geçiyor bu da yetmezmiş gibi çevremizdeki mutlu ilişkilere imrenerek bakıyoruz. geciktiriyorsa güzelleştiriyordur muhabbetinden de çok sıkıldım.
hakikaten ne zaman baba mezara girince mi?
sizi bilmem de ben çok kıskanıyorum ya. en güzel yaşlarımız yalnız geçiyor bu da yetmezmiş gibi çevremizdeki mutlu ilişkilere imrenerek bakıyoruz. geciktiriyorsa güzelleştiriyordur muhabbetinden de çok sıkıldım.
hakikaten ne zaman baba mezara girince mi?
devamını gör...
çillerim sana nasılsın diyor
şimdi sizlere sanki normal hayattaki rezilliklerim az geliyormuş gibi sosyal medyadaki rezil oluşumdan bahsedeceğim.* başlığı da olayı özetleyen o muhteşem cümle ile açmak istedim.
her şey ev arkadaşımın yaşam enerjisinin fazla gelmesi yüzünden gerçekleşiyor. kendisi ınstagram mesajlardan efektlerle fotoğraf çekip üzerine "günaydın, merhaba bebek, nasılsın" tarzı yazılar yazıp atar bana, ben de cevap veririm. baktım hep o atıyor dedim olmaz böyle, bu kez de ben atayım. demez olaydım. şöyle güzel çilli bir efekt buldum, dümdüz mimiksiz baktım kameraya o şekil fotoğraf çekildim, üzerine de "çillerim sana nasılsın diyor" yazdım, gönderdim. dakikalar geçti cevap yok, "bu kız bu kadar durmazdı, niye yazmıyor acaba" diye düşünüyorum ama mesaj görüldü mü görülmedi mi diye telefona bakmıyorum hiç. bir süre sonra telefonun ekranı yandı, cevap geldi heralde deyip elime aldım. amcamın oğlu "allah sabrını da verir*" yazmış. niye öyle yazdı acaba diye düşünürken mesaja girmemle başımdan aşağı kaynar sular dökülmesi bir oluyor. arkadaşıma attım sandığım mesajı hikayede paylaşmışım. oy hatırlayınca yine bir fena oldum. ve bir sürü zaman geçmiş üzerinden, hemen sildim ama onlarca kişi görmüştü bile. bir allahın kulu da bu kız ne yapıyor, niye böyle bir şey yaptı acaba diye mesaj atmamış. insan bir uyarır değil mi, ama yok, insanlık ölmüş.* kuzenime gerçekten attığımı mı düşündün saçım açık diyorum efekt sandım diyor, ne diyeyim ben daha.* aşağıya en yakınlarımın mesajda bana olan desteklerini de bırakacağım, gözleriniz dolacak muhtemelen.* hayır sosyal medyanın azizliğine de hep bir şeyler yerken maruz kalıyorum. twitter lincimde çekirdek yiyordum, bu olay da kahvaltı esnasında gerçekleşti. hayat bana yemek yerken telefonunu eline alma diyor, aldım ben bu mesajı.* neyse efendim bu da böyle rezil bir anımdır.

not: annem başıma gelen her şeyi insanlara yaptığım şakalara bağlar. bahsi geçen dalga mevzusu o yani. onlardan da ilerleyen zamanlarda bahsederim artık.*
her şey ev arkadaşımın yaşam enerjisinin fazla gelmesi yüzünden gerçekleşiyor. kendisi ınstagram mesajlardan efektlerle fotoğraf çekip üzerine "günaydın, merhaba bebek, nasılsın" tarzı yazılar yazıp atar bana, ben de cevap veririm. baktım hep o atıyor dedim olmaz böyle, bu kez de ben atayım. demez olaydım. şöyle güzel çilli bir efekt buldum, dümdüz mimiksiz baktım kameraya o şekil fotoğraf çekildim, üzerine de "çillerim sana nasılsın diyor" yazdım, gönderdim. dakikalar geçti cevap yok, "bu kız bu kadar durmazdı, niye yazmıyor acaba" diye düşünüyorum ama mesaj görüldü mü görülmedi mi diye telefona bakmıyorum hiç. bir süre sonra telefonun ekranı yandı, cevap geldi heralde deyip elime aldım. amcamın oğlu "allah sabrını da verir*" yazmış. niye öyle yazdı acaba diye düşünürken mesaja girmemle başımdan aşağı kaynar sular dökülmesi bir oluyor. arkadaşıma attım sandığım mesajı hikayede paylaşmışım. oy hatırlayınca yine bir fena oldum. ve bir sürü zaman geçmiş üzerinden, hemen sildim ama onlarca kişi görmüştü bile. bir allahın kulu da bu kız ne yapıyor, niye böyle bir şey yaptı acaba diye mesaj atmamış. insan bir uyarır değil mi, ama yok, insanlık ölmüş.* kuzenime gerçekten attığımı mı düşündün saçım açık diyorum efekt sandım diyor, ne diyeyim ben daha.* aşağıya en yakınlarımın mesajda bana olan desteklerini de bırakacağım, gözleriniz dolacak muhtemelen.* hayır sosyal medyanın azizliğine de hep bir şeyler yerken maruz kalıyorum. twitter lincimde çekirdek yiyordum, bu olay da kahvaltı esnasında gerçekleşti. hayat bana yemek yerken telefonunu eline alma diyor, aldım ben bu mesajı.* neyse efendim bu da böyle rezil bir anımdır.

not: annem başıma gelen her şeyi insanlara yaptığım şakalara bağlar. bahsi geçen dalga mevzusu o yani. onlardan da ilerleyen zamanlarda bahsederim artık.*
devamını gör...
sözlük yazarlarının garip özellikleri
birinin bana bir işi düştüğünde iki şekilde bana ulaşıyor. ya mesaj ya da arama.
mesaj ile bu işi söylemek ve yapacağıma inanması için halimi hatrımı sormalı.
yani yazıyorsa "nasılsın?" diye soracak sonra yavaştan buyursun konuya girsin.
ama telefonla diyecekse pat söylecek.
ben sesinden anlıyorum zaten bir işi düşmüş bana.uzatmamalı. arayacak şu işim düştü sana yapar mısın? ben de evet ya da hayır deyip net cevapla konuşmayı sonlandırırım.
mesaj ile bu işi söylemek ve yapacağıma inanması için halimi hatrımı sormalı.
yani yazıyorsa "nasılsın?" diye soracak sonra yavaştan buyursun konuya girsin.
ama telefonla diyecekse pat söylecek.
ben sesinden anlıyorum zaten bir işi düşmüş bana.uzatmamalı. arayacak şu işim düştü sana yapar mısın? ben de evet ya da hayır deyip net cevapla konuşmayı sonlandırırım.
devamını gör...
kalbi kırılmış bir kadının yapabilecekleri
bir şey yapan kadından değil hiçbir şey yapmayan kadından korkulması gereken durumdur.
kalbi kırılan kadin önce inzivaya çekilir. kalp kırıklığını sindirmesi lazım. olayı, durumu kavrayabilmesi için bu şart. kavradıktan sonra işte o zaman yapması gerekenlere karar verir. ya bu kalp kırıklığını sindirip, köşesine çekilir ya da bu kalp kırıklığına sebep olan, durum ve kişileri düşünür. ya intikam ya ölüm! kısmı burda devreye girer.
benim kalbim kırıldıysa sizinki de kırılacak der ve çeker kuşanma kılıçlarını. hah!! işte bu kadının yapacakları sınırlıdır. bunun kalbi daha çok kırılır. çünkü keskin sirke küpüne zarar verir misali. yine en çok zararı kendine verir.
gelelim benim en sevdiğim kadın türüne. bu kadın var ya tek başına bin orduya bedeldir. kalp kırıklığını sessizliğiyle halleder. el altından, kimse görmeden, bilmeden, duymadan. karda yürür de izini belli etmez hatunum. bunun yapacaklarının sınırı yoktur. kalbini kıran kişilerden hep bir adım öndedir. sizi önemsemiyorum izlenimi verir. siz daha yaptıklarını anlamazken o çoktan üsküdar'ı geçmiştir bile. bedduası, ah'ları da tutar böylelerinin. kırıldığı, inceldiği yerden inceltir, kırar.
kalbi kırılan kadin önce inzivaya çekilir. kalp kırıklığını sindirmesi lazım. olayı, durumu kavrayabilmesi için bu şart. kavradıktan sonra işte o zaman yapması gerekenlere karar verir. ya bu kalp kırıklığını sindirip, köşesine çekilir ya da bu kalp kırıklığına sebep olan, durum ve kişileri düşünür. ya intikam ya ölüm! kısmı burda devreye girer.
benim kalbim kırıldıysa sizinki de kırılacak der ve çeker kuşanma kılıçlarını. hah!! işte bu kadının yapacakları sınırlıdır. bunun kalbi daha çok kırılır. çünkü keskin sirke küpüne zarar verir misali. yine en çok zararı kendine verir.
gelelim benim en sevdiğim kadın türüne. bu kadın var ya tek başına bin orduya bedeldir. kalp kırıklığını sessizliğiyle halleder. el altından, kimse görmeden, bilmeden, duymadan. karda yürür de izini belli etmez hatunum. bunun yapacaklarının sınırı yoktur. kalbini kıran kişilerden hep bir adım öndedir. sizi önemsemiyorum izlenimi verir. siz daha yaptıklarını anlamazken o çoktan üsküdar'ı geçmiştir bile. bedduası, ah'ları da tutar böylelerinin. kırıldığı, inceldiği yerden inceltir, kırar.
devamını gör...
kitap alıntıları
"haklı olanı güçlü kılamadığımız için güçlü olanı haklı kılıyoruz."
serenad-zülfü livaneli
serenad-zülfü livaneli
devamını gör...
ilk alınan kaset
1989 yılında çıkan, içinde çok sevdiğimiz sezen aksu şarkılarının olduğu sezen aksu söylüyor albümü...
hangileri mi?
bırak beni, şinanay, gidiyorum, son bakış, belalım, beni kategorize etme, aynalar, zor yıllar bunlardan bazıları...
ben tabii o zamanlar küçüğüm şinanay için almıştım *, bir de beni kategorize etme’yi çok dinlerdim. bilemiyor tabii insan daha sonraları bunlar ve benzer diğer şarkılar ile sezen aksu girdabında hüzünlere kapılacağını...*
keşke hep o yaşlarda kalsaydım kendi adıma; dertler basitti, mutlu olmak kolaydı, üzülmek de çok kolaydı ama unutmak da öyle...*
günaydın o zaman başucumdaki çocukluk...*
hangileri mi?
bırak beni, şinanay, gidiyorum, son bakış, belalım, beni kategorize etme, aynalar, zor yıllar bunlardan bazıları...
ben tabii o zamanlar küçüğüm şinanay için almıştım *, bir de beni kategorize etme’yi çok dinlerdim. bilemiyor tabii insan daha sonraları bunlar ve benzer diğer şarkılar ile sezen aksu girdabında hüzünlere kapılacağını...*
keşke hep o yaşlarda kalsaydım kendi adıma; dertler basitti, mutlu olmak kolaydı, üzülmek de çok kolaydı ama unutmak da öyle...*
günaydın o zaman başucumdaki çocukluk...*
devamını gör...
artı oy vermek yerine yeniden tanım girmek
1-2 defa başıma gelmiş durum.
başlığa tanım giriyorum ve gönderiyorum. sonradan bakıyorum, ben yazıp gönderenene kadar birileri yazmış bile. hem de neredeyse aynısını. bu istisna tabi. ama genel olarak çok girdisi olan başlıklarda her tanım okunmuyor maalesef.
başlığa tanım giriyorum ve gönderiyorum. sonradan bakıyorum, ben yazıp gönderenene kadar birileri yazmış bile. hem de neredeyse aynısını. bu istisna tabi. ama genel olarak çok girdisi olan başlıklarda her tanım okunmuyor maalesef.
devamını gör...
chp zihniyeti
valla ben de zihin kalmadığı için , kimseye inancım da kalmadığı için, ben cem uzan'ın ülkeye gelmesini bekliyorum gelirse ona oy vereceğim; çünkü bu ülkeden çalınan ları , ancak o geri alabilir, dinsizin hakkından imansız çıkar, hadi gel cem gözlerimiz yollarda kaldı.
devamını gör...
tarihi şahsiyetler yazar olsa açacağı başlıklar
hitler - pariste ilk selfi
devamını gör...
12 ocak 2021 1. kılıçarslan'ın mezarının bulunması
bu hızla giderlerse cengiz han'ın mezarınıda bulabilirler. böylelikle dünyanın sonuda gelmiş olur.
devamını gör...
bir tweet görseli bırak
devamını gör...
ohiyesa
charles alexander eastman'ın kızılderili adıdır. başlığı bu şekilde açmayı uygun gördüm zira bu isim onun hak edilmiş ismidir ve hikayelerinde kendisinden hep bu şekilde bahseder. ohiyesa bir kızılderili olarak şöyle bir önemi haiz; o kızılderili toplumunun zorunlu dönüşüm dönemlerine bir çocuğun ve genç bir adamın gözünden şahitlik etmiştir. çılgın at ve oturan boğa ile at sürmüş, onlarla birlikte beyaz şeytana karşı savaşmıştır. savaşta gösterdiği cesaret sebebiyle de lakota kabilesinin geleneksel rutini olan savaşçı tüyünü takmaya hak kazanmıştır. bu savaş sonrasında rezervasyon alanlarını görmüş, çılgın at'ın katledilişi sürecini yaşamış, oturan boğa'ya karşı yapılan sinsice komplonun ise bizzat şahidi olmuştur. -o konu ile ilgili (bkz: hayalet dansı)-
sonrasında açılan kızılderili okullarında yaşananlara da bizzat tanıklık etmiştir. -konuyla ufak bir fikriniz olması açısından şu tanıma göz atabilirsiniz #446927- bu süreçlerin hepsi karakterinin oluşumunda önemli bir rol oynamış ve yaşanan tüm bu olumsuz süreçler konusunda, kızılderililerin sesi haline gelmiştir. bir hristiyan okulunda okumuş olması ve sonrasında tıp eğitimi almış olması sebebiyle, yetiştiği ve içinde yaşamak zorunda kaldığı iki toplum arasında tutarlı analizler yapabilmiştir. bu analizlerinden en önemlisi mülkiyet hırsına dair yaptığı saptamadır ki, düğme iliklenesi bir tespit olduğunu söyleyebilirim. -onunla ilgili de şu tanıma göz atabilirsiniz #378675 -
rezervasyon alanlarının şartlarının düzeltilmesi için çok ciddi çalışmalar yapmış, ulusal ve yerel gazetelerde bu konuyu gündeme getirmiş ancak yetersiz sonuçlar alabilmiştir. ayrıca rezervasyon alanlarında ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklarla da bir doktor olarak bizzat mücadele etmiştir. yazdığı kitaplar ise tarihe not düşülmesi açısından ziyadesi ile etkili olmuştur. türkiye'de en bilinen eseri ''kızılderilinin çocukluğu'' * adlı kitabıdır. bu kitap, çocukluk dönemi anlamında yayınlanan ilk kızılderili otobiyografilerinden birisi olma özelliği ile dikkat çeker ve ziyadesiyle değerlidir. bunun haricinde;
red hunters anda animal people
old indian days
the soul of the ındian: an interpretation
indian child life
indian heroes and great chieftains
the indian today: the past and future of the red american
adlı kitaplarıyla da zülfü yâre dokunmuştur. tabi burada çocukluk dönemlerini anlattığını ve otobiyografi özelliği taşıyan iki eseri çok daha samimi geliyor ve herkes tarafından okunabilir. diğerleri ise meseleye ilginiz varsa okumanız gereken kitaplar. aksi taktirde sıkıcı bulabilirsiniz.
başlığı kızılderili adı ile açtığımıza göre, kendisinin geleneksel kıyafetleri ile çekilmiş bir fotoğrafını koymak daha isabetli olur sanırım *
sonrasında açılan kızılderili okullarında yaşananlara da bizzat tanıklık etmiştir. -konuyla ufak bir fikriniz olması açısından şu tanıma göz atabilirsiniz #446927- bu süreçlerin hepsi karakterinin oluşumunda önemli bir rol oynamış ve yaşanan tüm bu olumsuz süreçler konusunda, kızılderililerin sesi haline gelmiştir. bir hristiyan okulunda okumuş olması ve sonrasında tıp eğitimi almış olması sebebiyle, yetiştiği ve içinde yaşamak zorunda kaldığı iki toplum arasında tutarlı analizler yapabilmiştir. bu analizlerinden en önemlisi mülkiyet hırsına dair yaptığı saptamadır ki, düğme iliklenesi bir tespit olduğunu söyleyebilirim. -onunla ilgili de şu tanıma göz atabilirsiniz #378675 -
rezervasyon alanlarının şartlarının düzeltilmesi için çok ciddi çalışmalar yapmış, ulusal ve yerel gazetelerde bu konuyu gündeme getirmiş ancak yetersiz sonuçlar alabilmiştir. ayrıca rezervasyon alanlarında ortaya çıkan bulaşıcı hastalıklarla da bir doktor olarak bizzat mücadele etmiştir. yazdığı kitaplar ise tarihe not düşülmesi açısından ziyadesi ile etkili olmuştur. türkiye'de en bilinen eseri ''kızılderilinin çocukluğu'' * adlı kitabıdır. bu kitap, çocukluk dönemi anlamında yayınlanan ilk kızılderili otobiyografilerinden birisi olma özelliği ile dikkat çeker ve ziyadesiyle değerlidir. bunun haricinde;
red hunters anda animal people
old indian days
the soul of the ındian: an interpretation
indian child life
indian heroes and great chieftains
the indian today: the past and future of the red american
adlı kitaplarıyla da zülfü yâre dokunmuştur. tabi burada çocukluk dönemlerini anlattığını ve otobiyografi özelliği taşıyan iki eseri çok daha samimi geliyor ve herkes tarafından okunabilir. diğerleri ise meseleye ilginiz varsa okumanız gereken kitaplar. aksi taktirde sıkıcı bulabilirsiniz.
başlığı kızılderili adı ile açtığımıza göre, kendisinin geleneksel kıyafetleri ile çekilmiş bir fotoğrafını koymak daha isabetli olur sanırım *
devamını gör...
kendinizi beş yıl sonra nerede görüyorsunuz sorusu
yine hiç sevmediğim kalabalık bir şehirde tökezlerken.
sürekli tutunma çabası ve sürünme.
hayatım boyunca benden gitmeyecek bir sorun olan uyumlanamama. uzaylı kalma.
uzaylı gibi aranızda dolanacağım yüksek ihtimalle.
sürekli tutunma çabası ve sürünme.
hayatım boyunca benden gitmeyecek bir sorun olan uyumlanamama. uzaylı kalma.
uzaylı gibi aranızda dolanacağım yüksek ihtimalle.
devamını gör...
bağırarak konuşan insan
özellikle de sokakta yapıyorsa bunu medeniyetten nasibini almamış kişidir.
devamını gör...
sabahın erken saatlerinde duyulan kumru sesi
mutlu eden sestir.
*
*
devamını gör...
zümrüd-ü anka (yazar)
sözlükte bir yazar,
edebiyatta bir kuş.*
edebiyatta bir kuş.*
devamını gör...


