gomercan ile o gemi radyo programı
türkü saatlerini bir süredir mütemadiyen kaçıran bana, bu hafta tesadüfen denk gelmek çok sevindirdi.
özlemişim.
özlemişim.
devamını gör...
geceye cevabı olmayan bir soru bırak
öldükten sonra ne oluyor?
sorunun cevabı her şey bitiyor ise bu çok üzücü ve korkunç bir durum oluyor.
sorunun cevabı sonsuzluk ise aklım almıyor nasıl olabilir her şeyin bir sonu olmalı.
sorunun cevabı her şey bitiyor ise bu çok üzücü ve korkunç bir durum oluyor.
sorunun cevabı sonsuzluk ise aklım almıyor nasıl olabilir her şeyin bir sonu olmalı.
devamını gör...
dersim alevileri ile türkmen alevileri arasındaki farklılık
iki kardeş arasındaki fark kadardır. iki insan, iki nefes alış , iki yürek farkı kadardır. herbirimiz ve her canlı arasındaki fark kadardır. sorun fark aramaya çalışmaktadır.
devamını gör...
topuklu ayakkabıyla koşmak
ayakların ucuna doğru basılarak yapılması daha kolay olan iş.
denedim, oradan biliyorum.
denedim, oradan biliyorum.
devamını gör...
11. peron
gökhan duman tarafından yazılan, avrupa'daki gurbetçilerin anılarının yazıldığı bir kitap. okurken duygulanmamak elde değil, beni en etkileyeni ise şudur:
"12 işçi köln’de bir pansiyonda kalıyorduk. bizim pansiyonun en yaşlısı muharrem abinin okuma yazması yoktu.
bir gün elinde mektupla geldi, ‘yengen yollamıştır belki şunu bana okur musun bayram?’ dedi. bir kıyıya geçtik, mektubunu tane tane okudum. yenge yollamıştı... hem dinledi, hem ağladı.
birkaç gün sonra ‘bir de cevap yazalım bayram’ dedi. oturduk iki sayfa yazdık. gel zaman git zaman bu iş benim üstüme kaldı. iki haftada bir mektup okuyup cevap yazıyorduk. artık aileden biri sayılırdım, her şeylerini biliyordum.
son mektupta muharrem abinin hanımı ‘sağ olsun bizim komşunun kızı gülizar ne zaman istesem sana mektup yazıyor’ diye not düşmüş. meğer yengenin de okuma yazması yokmuş, o da tanıdık birine yazdırıyormuş. muharrem abi cevabi mektubunda şöyle yazdırdı: ‘allah razı olsun bizim bayram da beni kırmıyor, hem okuyor hem yazıyor.’
işte her şey o günden sonra başladı. ben muharrem abiden habersiz mektubun sonuna ‘gülizar hanım yazınız pek güzelmiş, okunması çok kolay’ minvalinde bir not düşünce o da bana bir şeyler yazdı. o notlar zamanla çeyrek sayfa, hatta yarım sayfayı bulmaya başladı.
tabii ne muharrem abi ne de yenge hanım bu durumdan haberdar. öyle öyle biz işi büyüttük. gülizar ailesinden çekindiği için kendi ismine mektup yazamıyordum. muharrem abinin mektubunun bir kısmını kendime ayırıp öyle haberleşebiliyordum. o da aynısını bana yapıyordu. yani onların gurbet mektupları bizim de aşk mektuplarımız olmuştu aynı zamanda.
çok vakit geçmeden konuyu muharrem abiye açtım. ‘ulan bayram ben bir söylüyorum sen üç yazıyordun meğer ondanmış’ dedi, gülüştük. gülizar’ı istemeye gittik, dört ay içinde evlendik çok şükür.
ama o mektupları bize vermediler. aşk mektuplarımız onlarda kaldı."
"12 işçi köln’de bir pansiyonda kalıyorduk. bizim pansiyonun en yaşlısı muharrem abinin okuma yazması yoktu.
bir gün elinde mektupla geldi, ‘yengen yollamıştır belki şunu bana okur musun bayram?’ dedi. bir kıyıya geçtik, mektubunu tane tane okudum. yenge yollamıştı... hem dinledi, hem ağladı.
birkaç gün sonra ‘bir de cevap yazalım bayram’ dedi. oturduk iki sayfa yazdık. gel zaman git zaman bu iş benim üstüme kaldı. iki haftada bir mektup okuyup cevap yazıyorduk. artık aileden biri sayılırdım, her şeylerini biliyordum.
son mektupta muharrem abinin hanımı ‘sağ olsun bizim komşunun kızı gülizar ne zaman istesem sana mektup yazıyor’ diye not düşmüş. meğer yengenin de okuma yazması yokmuş, o da tanıdık birine yazdırıyormuş. muharrem abi cevabi mektubunda şöyle yazdırdı: ‘allah razı olsun bizim bayram da beni kırmıyor, hem okuyor hem yazıyor.’
işte her şey o günden sonra başladı. ben muharrem abiden habersiz mektubun sonuna ‘gülizar hanım yazınız pek güzelmiş, okunması çok kolay’ minvalinde bir not düşünce o da bana bir şeyler yazdı. o notlar zamanla çeyrek sayfa, hatta yarım sayfayı bulmaya başladı.
tabii ne muharrem abi ne de yenge hanım bu durumdan haberdar. öyle öyle biz işi büyüttük. gülizar ailesinden çekindiği için kendi ismine mektup yazamıyordum. muharrem abinin mektubunun bir kısmını kendime ayırıp öyle haberleşebiliyordum. o da aynısını bana yapıyordu. yani onların gurbet mektupları bizim de aşk mektuplarımız olmuştu aynı zamanda.
çok vakit geçmeden konuyu muharrem abiye açtım. ‘ulan bayram ben bir söylüyorum sen üç yazıyordun meğer ondanmış’ dedi, gülüştük. gülizar’ı istemeye gittik, dört ay içinde evlendik çok şükür.
ama o mektupları bize vermediler. aşk mektuplarımız onlarda kaldı."
devamını gör...
türkiye'den gürcistan'a kaçan hamsiler
gürcü hamsisi ve karadeniz hamsisi kavgasını yapan abilerin artık konum belirtemeyecek olması sorunsalı. o artık gürcü hamsisi...
devamını gör...
kabuğunu soyacağımız meyvenin yıkanmasının sebebi
tozlu olması, yere düşmesi, tüketiciye ulaşıncaya kadar üzerinde insanların tükürük damlacıklarına kadar pek çok şeyin bulunabilir olmasını geçiyorum çünkü bunlar en azından kabuğu soymakla bertaraf edilebilirler. o meyve yıkanmazsa zirai ilaç kalıntılarï ve kimyasallar önce kişinin eline bulaşır, sonrasında ağzına yol alır. ilaçlamadan sonra meyveyi hasat etmek için minimum süreler vardır, bu süre bazı ilaçlar için iki günken bazı ilaçlarda yedi güne kadar çıkar ve üreticinin bu uyarıya sadık kaldığını bilmeniz imkansızdır. ham halde koparılıp daha sonra olgunlaştırılan meyveler de olgunlaştırılma esnasında kimyasallara maruz bırakılır, bu yöntem özellikle muzda kullanılır. satın aldığınız meyve bu işlemlere maruz bırakılmış olabilir. olmasa dahi o meyveyi satın alınıncaya kadar daha önce kimse yıkamamıştır çünkü yıkanma çürümeyi hızlandırır. o meyve yıkanmadan soyulduğunda muhtemelen bir sonraki gün kimse zehirlenmez ancak az miktarda alınan bu zirai zehirler vücutta uzun vadede etkisini gösterir.
devamını gör...
günaydın sözlük
güüüünayyydınnnn!
hava güneşli, günlerden pazar, çaylar sıcak ve keyifler yerinde!
pazar yürüyüşü, gezmesi başlasınn! kahveleri içmeyi unutmayın çünkü bugün (bkz: 5 aralık dünya türk kahvesi günü)!
öpüldünüüüz!
hava güneşli, günlerden pazar, çaylar sıcak ve keyifler yerinde!
pazar yürüyüşü, gezmesi başlasınn! kahveleri içmeyi unutmayın çünkü bugün (bkz: 5 aralık dünya türk kahvesi günü)!
öpüldünüüüz!
devamını gör...
duyulunca mutlu eden sözler
prozac kafanı seviyorum..
devamını gör...
meydan savaşında beyler sis atmak yasak denmesine rağmen sis bombası atan yeniçeri askeri
1526 yılında mohaç meydan savaşında ii. lajos'un askerlerine karşı savaşırken başımıza gelmiş durumdur.
küffar ile savaşın en hararetli noktasında cepheleri hiç durmadan bombalıyorduk, pargalı ibrahim paşa kesinkez ikaz etmişti: "normal bomba serbest, sis yok beyler unutmayın!" diye. herkes anlamış görünüyordu ancak birdenbire, "açılın beyler bombalıyorum!" diye bir ses duyduk. ondan sonra hepimiz bir anda kör olmuş gibi bir metre bakış açısından uzağı göremez hale gelmiştik. içimizden bir hıyar, paşayı duymamış ve normal bomba alacağına sis almıştı. bombayı da uzağa atamadı düşman kör olacağına biz iptal hale gelmiştik.
bu basiretsiz durum, yeniçerilerimizden bazılarının ölmesine ve malkoçoğlu bali bey'in savaşta körü körüne kılıç sallamasına neden olmuştu.
allahtan savaş farkla bizim galibiyetimizle sonuçlandı da kelleleri koruyabildik.
not: arkadaş ocaktan atıldı, 200 sopa falaka yedikten sonra son ulufesine el konuldu.
küffar ile savaşın en hararetli noktasında cepheleri hiç durmadan bombalıyorduk, pargalı ibrahim paşa kesinkez ikaz etmişti: "normal bomba serbest, sis yok beyler unutmayın!" diye. herkes anlamış görünüyordu ancak birdenbire, "açılın beyler bombalıyorum!" diye bir ses duyduk. ondan sonra hepimiz bir anda kör olmuş gibi bir metre bakış açısından uzağı göremez hale gelmiştik. içimizden bir hıyar, paşayı duymamış ve normal bomba alacağına sis almıştı. bombayı da uzağa atamadı düşman kör olacağına biz iptal hale gelmiştik.
bu basiretsiz durum, yeniçerilerimizden bazılarının ölmesine ve malkoçoğlu bali bey'in savaşta körü körüne kılıç sallamasına neden olmuştu.
allahtan savaş farkla bizim galibiyetimizle sonuçlandı da kelleleri koruyabildik.
not: arkadaş ocaktan atıldı, 200 sopa falaka yedikten sonra son ulufesine el konuldu.
devamını gör...
evine yazıcı alan insanlara ne olduğu sorunsalı
yazıcı evde yatıyor,ben yine kırtasiyeye gidiyorum işim olunca.
para çıkarmayı seviyorum sanırım.
para çıkarmayı seviyorum sanırım.
devamını gör...
boş zaman
şu sıralar kendime vakit ayırmak adına en ihtiyaç duyduğum şey.*
devamını gör...
ozan güven
devamını gör...
oyun bitince şah da piyon da aynı kutuya atılır
dünya fani ölüm ani gibi insanı derin düşüncelere gark ettiren bir söz. herkes kendince anlamlar çıkarabilir. ben büyüttüğümüz hiçbir meselenin bir noktadan sonra hiçbir anlam ifade etmemesi gibi bir mânâ çıkarıyorum.
devamını gör...
geceye bir kezban sözü bırak
boşuna bakmayın tapusu bende.
aşırı iğrenç bir söylem.
aşırı iğrenç bir söylem.
devamını gör...
bir sözlük geleneği olarak admin yağlamak
çıkıp geldiğim sözlükte bu bir ritüeldi. hep garipsedim, halada garipsiyorum, yani amaç nedir? durup dururken benjamin başlıkları açmanın? sözlüğü üstünüze mi yapacak?
devamını gör...
normal sözlük'e bir daha gelinse alınacak nickler
sigmund feridun
devamını gör...
samsung vs iphone
samsung'un hayatımdaki tek yararı iphone'un gerçekten muazzam bir marka olması farkındalığını kazandırmasıdır.
devamını gör...
ukde doldurmak
buradayım ama yapacak bir şey bulamıyorum uğraşıdır.omuz atın(destekleyin anlamında,yoksa kavga çıksın istemem.
devamını gör...
