bir sözlükte açılan bir başlığın iş yaptığı görülünce, onu alıp bir başka sözlükte başlık açma durumu .

bu konuda atıp tutulmasına rağmen,
ekşi sözlük sanki genellikle referans alınan yer olmakta .

ıyi mi kötü mü bilmem, bir sakıncası var mı o konuda da çok şey söylemek istemem ancak en azından birebir aynı kelimelerin kullanılmasını da doğrusu çok da masum olarak kabul edemiyorum ...

edit: başlığı aslında ' çalmak ' olarak açacaktım da , o kelimeyi çok kullanmayı sevmediğimden bu şekilde tanımladım.

edit 2 : sadece burasını kastetmedim , bu durum tüm sözlükler arasında yaşanmakta.

edit 3 : normalde elbette sorun yok.
konu her neyse zaten aynı konu , elbette herkes alsın kullansın ancak buradaki ayrıntı ' birebir aynı kelimeler ' de gizli .
konuyu farklı biçimde başlık yapmak varken neden aynı şekliyle alınmakta. buraya dikkat çekmek istedim .
devamını gör...

maksim gorki - benim üniversitelerim.
devamını gör...

aile evinden dinleyici koltuğunda online olacağım yayındır. çayımı örgümü aldım -birkaç gün önceki itlik ve serserilikleri yapmamışızcasına- beklemedeyim efenim.
devamını gör...

hedefi yok etme yolu olarak, onu yüksek derecelere kadar ısıtma amacıyla yüklü parçacıkları kullanan bir çeşit kurgusal, minyatür parçacık hızlandırıcı.

parçacık hızlandırıcılarda güçlü bir elektromanyetik alan bulunur. yani bunları dev mıknatıslar gibi düşünebilirsiniz. tıpkı mıknatıslar gibi, elektromanyetik alan da pozitif ya da negatif elektrik yüküne sahip olan parçacıkları etkiler ve yollarından saptırır. protonlar pozitif yüklüdür ve manyetik alandan etkilenirler.

düşünün ki elinizde proton üretebilen bir kaynak ve bir de bu protonları yollarından saptırabilecek güçte elektromanyetik alanınız var. protonları hep aynı yöne doğru saptırıp o yöne doğru akan bir proton seli oluşturabilirsiniz. bu protonları ışık hızına yakın hızlara çıkarırsanız, taşıdıkları enerji de oldukça büyük olur. bunun sonucunda dokundukları hedefe yakıcı bir güç uygularlar. aslında ortaya, hedefte oluşan yüksek miktarda bir ısı çıkar ve yüksek enerjili bu protonlar, dokundukları hedefteki elektronları kopararak hedefin iyonlaşmasına neden olurlar.

burada sorunumuz şu: parçacıkları ışık hızına yakın hızlara çıkarabilmek için hızlandırıcıların çok büyük olması (mesela büyük hadron çarpıştırıcısı yanılmıyorsam 27 kilometrelik bir çapa sahip) ve yeterince hızlanabilmek için uzun yollara ihtiyaç duyan parçacıkların enerji kaybının da azaltılması gerekir. bunun için de eğimli bir yola ihtiyaç vardır. protonları silah olarak kullanabilmek için bu hızlandırıcıları bir silah boyutuna getirebilmek gerekir. bu da oldukça zordur.

bu konuda bazı çalışmalar var. neden var, orası ayrı bir tartışmanın konusu. her ne kadar parçacıkları istenen hıza çıkaramasa da, yine de hatrı sayılır derecede hızlandıran bazı prototipler yapıldı. ancak filmlerde gördüğümüz türden proton silahları ya da plazma silahları gibi canavarların, yakın zamanda hayata geçirilmesi pek olası görünmüyor.
devamını gör...

sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.

sana gitme demeyeceğim.
gene de sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
incinirsin.

sana gitme demeyeceğim,
ama gitme, lavinia.
adını gizleyeceğim
sen de bilme, lavinia.

özdemir asaf
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

"aşka ve kıskançlığa büyük saygım vardır.
aşkın karşısında şapkamı çıkarır, kıskançlığın karşısında önümü iliklerim.."
devamını gör...

insan yaş aldıkça tahammül gücünü kaybediyor olabilir.
vazgeçme eşiği git gide alçalabilir.
önem verdiği şeyler anlık olarak değişebilir. kaybetme korkusunu yitirebilir.
insan yaş aldıkça yaşlanabilir.
devamını gör...

bu konuda türkler sanırım en başarısız ülke, matematikteki başarısızlığımızla (orada da birinci yada ikinciyiz) ve şu anda okuduğunu anlamaktaki neredeyse %50 oranımızla doğrudan ilgili olduğunu düşünüyorum. uzun yıllar uluslararası lojistik operasyon yapmış bir insan olarak söylüyorum, iş dışında genel olarak çok fazla alana ilgi duyan aşırı meraklı, bir konuyu dibine kadar öğrenmeden rahatlayamayan bir tipim, ama bu dil konusunu başaramamak, kendimle ilgili ortaya koyduğum bütün iddiamı çürütüyor, hiçbir zaman ingilizcem çok iyi diyemedim, işimi yapabiliyordum, yeterliydi, aynı konularda yazışma yapılan yabancı müşterilerle, yine aynı şeylerin ezbere konuşulduğu fuarlarda bir şekilde hallettim, ama sonuçta iyi diyemiyorum, en son farklı sektördeki bir iş görüşmemde, ekstra olarak sordular, yine çok iyi değil dedim, aniden oradaki yabancı bir çalışanla mülakat yapacaklarını söylediler, soluğum kesildi, hayır dedim istemiyorum, korkmayın dediler.. neyse yaptık, dedimki nedir benim seviyem ortamı, yok dediler baya iyi, orta denemez, 10 yıl abd de okumuş yaşamış bir rus kişiydi mülakatı yapan, onunla aynı derecede olduğumu söylemiş, ama ben güvenip iyi diyemiyorum, bu konuya çok kafa yordum arkadaşlar, öncelikle, bence zihniyetimizden kaynaklanıyor, sadece yabancı dil konusunda değil bu tutukluğumuz, insanı büyüme aşamasında hiç rahat bırakmıyorlar, hep bir sınır koyuluyor herşeye, orda şöyle davranma, burda bunu yapma, hep cezalar, negatif şeyler, korkularla büyütülüyoruz, bu düşünce şekli yüzünden de kimse hiçbir yerde kendisi olamıyor, kendisini bırakmayı, cesaret edip birşeyleri denemeyi, yanılmanında mümkün olduğunu, ayıp birşey olmadığını öğrenemiyor kimse, bizim kuşakta (70-85 arası, doğanlar diyelim) çok iyi ingilizcesi olanda pek yok, bende kurslara gittim, ders aldım, dualingo filan hepsini denedim (istikrarlı bir şekilde sürdürmedimde ama) bir türlü halledemedim, youtube da nasıl öğrenilmesi gerektiğiyle ilgilide birçok video izledim, cambly biraz kafama yattı, en azından benim öğrenme şeklimin ona uygun olduğunu anladım, bunun önemli olduğunu farkettim, genel olarak bir şeyi nasıl öğrendiğiniz de çok önemli.. çünkü dersleri izleyemiyorum, sıkılıyorum..
öğrendiğim kadarıyla cambly de öğretmen seçimide çok önemliymiş, bazıları yanlışını farkedip sana açıklayıp gramerini izah edip filan, o şekilde çalıştırıyormuş, onları bulmak lazımmış, birde türkçe bilen türkiyede yaşayan yabancı öğetmenler de tavsiye ediliyor, son olarak iki kişilik yada üç kişilik gruplarla eğitim almak hem fiyat olarak hemde ders açısından avantajlı olabiliyormuş, şimdi yazarken farkettim, baya da birşey araştırmışım, bu ara ve her zaman gündemimde birinci sırada bu yabancı dil meselesi, bu sefer halledicem çok utanıyorum, ayıp yaa..
devamını gör...

'95 çıkışlı, aynı isimli albümden bir seçil şarkısı.

devamını gör...

everest’te 200’ün üzerinde ceset bulunuyor ve bu cesetler dağcılar tarafından varış noktaları olarak kullanılıyor.
devamını gör...

çoğu zaman insanlarla zıt düşerim. o yüzden arada duymak istediklerini söylediğim oluyor.
devamını gör...

"birinden kötü bir söz işitirsen sessiz kal, kendi vicdanı rahat bırakmasın o kişiyi."
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

iyi dediğiniz üç gün yaşamıyor arkadaşlar, nazar etmeyin.
devamını gör...

aslında ne anlama geldiğini çok iyi bildiğimiz arapça kökenli kelime. farsça'sı ise malum pezevenk kelimesi. her iki kelimenin eski türkçe'de karşılığı ise kurumsak kelimesi.
devamını gör...

passat'tandır o, yoksa duramazsın*.

t: kızın ilgi çekiyor olmasının sebebinin passat kullanması olduğunu ifade eden başlık.
devamını gör...

bugün geçen bir an.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

güzel insanlara bu çiçeğin azmi ve umudunu versin.
devamını gör...

çok sık ve kolay aşık olan kişiler için kullanılan cümle.
devamını gör...

dr. hüsnüye erdoğan kyk yurdundaki yemek porsiyonlarının küçülmesi ile ilgili “porsiyonların küçültülmesinde ise peygamber efendimiz ‘midenin 3’te 1’ine sıvı, 3’te 1’ne yiyecek, 3’te 1’ini ise boş bırakın’ diyor” dedi.

gerçekten kafayı yiyeceğim.öğrencileri aç bırakmalarını bile dine bağlıyorlar. peygamber ne alaka ya, ne alaka?


www.cumhuriyet.com.tr/turki...
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim