prag baharı
ilk olarak 1967 yılı sonbaharında üniversitelilerin ''daha fazla ışık istiyoruz''sloganıyla başlattıkları, içine slovak ayrılıkçıları, çek sağcıları ile dini ve daha birçok çevrenin dahil olduğu ,en nihayetinde zamanın çekoslavakya komünist partisi genel sekreteri alexander dubçek'in önderliğinde çekoslavakyada yönetiminin belirlediği ve içinde ''sendikalara daha fazla hak, ''sansürün kaldırılması'', ''batı bloğu'' ile yakınlaşma gibi adımların atılmasına kadar varan, 20 ağustos 1968 günü 5 varşova paktı ülkesi askeri birliklerinin çekoslavakyayı işgal etmesi, devlet başkanı alexander dubçek'i tutuklayıp götürdükleri moskova'da nezarete almaları, öğrenci ve sendika önderlerinin tutuklanmaları, prag'da yer yer varşova paktı askerlerine karşı girişilen küçük çaplı silahlı direnişlerin ise çok sert bir şekilde bastırılmasıyla son bulan süreç.
birçok kişi tarafından romantik bir özgürlük hareketi olarak görülse de, içine dahil ettiği birçok görüşün(gençlik, dini çevreler, slovak milliyetçileri, sanatçılar, sendikalar) gelişmeleri kendi taraflarına doğru yontmaya çalışmasından ötürü kontrolsüz aynı zamanda hızlı gelişen, bu yüzden de tüm diğer doğu bloku yönetimlerini paniğe sürükleyen, beraberinde bir askeri müdahale getiren süreç olmuştur. süreç varşova paktı'nın askeri müdahelesi ile sonuçlanmamış olsa, tüm yukarıda sayılan grupların iktidarı ele geçirme kavgasına girişecekleri, yugoslavya örneğinde olduğu gibi sürecin birbirilerini yemelerine kadar gideceği gün gibi aşikardı.
kesinlikle romantik, masum, şirin bir gençlik hareketi değildi.
her ne olursa olsun, sovyet birliklerinin yabancı ve ''bağımsız''' bir ülke topraklarında verdiği kanlı tepkiyi hiçbir şey haklı çıkarmaz.
birçok kişi tarafından romantik bir özgürlük hareketi olarak görülse de, içine dahil ettiği birçok görüşün(gençlik, dini çevreler, slovak milliyetçileri, sanatçılar, sendikalar) gelişmeleri kendi taraflarına doğru yontmaya çalışmasından ötürü kontrolsüz aynı zamanda hızlı gelişen, bu yüzden de tüm diğer doğu bloku yönetimlerini paniğe sürükleyen, beraberinde bir askeri müdahale getiren süreç olmuştur. süreç varşova paktı'nın askeri müdahelesi ile sonuçlanmamış olsa, tüm yukarıda sayılan grupların iktidarı ele geçirme kavgasına girişecekleri, yugoslavya örneğinde olduğu gibi sürecin birbirilerini yemelerine kadar gideceği gün gibi aşikardı.
kesinlikle romantik, masum, şirin bir gençlik hareketi değildi.
her ne olursa olsun, sovyet birliklerinin yabancı ve ''bağımsız''' bir ülke topraklarında verdiği kanlı tepkiyi hiçbir şey haklı çıkarmaz.
devamını gör...
şaka maka normal sözlük’ün keyifli olması
ilk sözlük deneyimimin olduğu ve muhtemelen son sözlük deneyimim olacak yerdir, bana bir yer yeterli fazlasına lüzum yok. bir yandan yazarken bir yandan da desteklendiğini görmek çok güzel bir duygu, en azından insanlar burada beğenmekten sakınmıyorlar güzel olan şeyi destekliyorlar.
devamını gör...
sevilen şiirin en vurucu dizeleri
öyle bir zamanına geldim ki yaşamın
ölüme erken, sevgiye geç
yine gecikmişim, bağışla sevgilim
sevgiye on kala, ölüme beş.
(aziz nesin)
ölüme erken, sevgiye geç
yine gecikmişim, bağışla sevgilim
sevgiye on kala, ölüme beş.
(aziz nesin)
devamını gör...
rachael blackmore
ingiliz jokey 31 yaşında. engelli yarışlar kategorisinde at biniyor. bu sezon çılgın bir yere ulaştı kariyerinde. öyle ki dün ingiltere'nin engelli yarışlar için en önemli iki festivalinden biri olan grand national'da bindiği minela times isimli atı ile grand national'ı kazandı.
bu yarış öyle bir yarış ki, 77'den beri kadınlar dönem dönem at bindi, 82 de ilk defa bir kadın bu yarışı bitirdi bindiği atla, 2012 de ilk defa bir kadın bu yarışta bindiği atla ilk 3 sırada yer aldı fakat 2021 yılında dün rachael blackmore ile minela times bu koşuyu kazanan tarihteki ilk kadın jokey oldu.
6900 metrelik 30 engelin olduğu ve 40 atın koştuğu müthiş bir savaştan galip ayrıldı bu kadın bindiği atla. düşen jokeyler, devrilen atlar ama ayakta kalan ve kazanan gerçek bir şampiyon.
başarısı öylesine büyük ki, bu yarışı 1 kere olsun izleyen neden bahsettiğimi anlayacaktır. kadın erkek eşitliğinin en büyük kanıtıdır belki de bu zira eşit hakları ve imkanları sunduğunuzda başarı yeteneğe bağlı olarak gelişiyor.
yarış sonrası röportajında şunu söylemiştir: "ben ne kadın gibi ne erkek gibi ne de insan gibi hissediyorum, şu an adeta uçuyorum!" bu birincilik sonrası cümleler göz yaşları olarak geri dönebilir.
bu yarış öyle bir yarış ki, 77'den beri kadınlar dönem dönem at bindi, 82 de ilk defa bir kadın bu yarışı bitirdi bindiği atla, 2012 de ilk defa bir kadın bu yarışta bindiği atla ilk 3 sırada yer aldı fakat 2021 yılında dün rachael blackmore ile minela times bu koşuyu kazanan tarihteki ilk kadın jokey oldu.
6900 metrelik 30 engelin olduğu ve 40 atın koştuğu müthiş bir savaştan galip ayrıldı bu kadın bindiği atla. düşen jokeyler, devrilen atlar ama ayakta kalan ve kazanan gerçek bir şampiyon.
başarısı öylesine büyük ki, bu yarışı 1 kere olsun izleyen neden bahsettiğimi anlayacaktır. kadın erkek eşitliğinin en büyük kanıtıdır belki de bu zira eşit hakları ve imkanları sunduğunuzda başarı yeteneğe bağlı olarak gelişiyor.
yarış sonrası röportajında şunu söylemiştir: "ben ne kadın gibi ne erkek gibi ne de insan gibi hissediyorum, şu an adeta uçuyorum!" bu birincilik sonrası cümleler göz yaşları olarak geri dönebilir.
devamını gör...
kürt yahudileri
musevi inancına bağlı ve kürtçe'nin soranca dilini konuşan bir halk. bildiğimiz kürt'ün musevi versiyonudur, başka hiçbir farkları yoktur. asurluların israil'i işgali sonrasında mezopotamya'ya sürgün edilen israiloğullarının bölgedeki kürtlerin arasına karışması ve iç içe geçmesiyle oluşmuşlardır. eskiden ırak'ın erbil, kerkük, zaho, duhok gibi şehirlerde ve çevrelerinde köylerde yaşarlarmış. şimdi hepsi israil'de yaşamakta. böylece 300 bin kürtle israil önemli bir kürt popülasyonuna sahiptir
devamını gör...
yazarların başından geçen tebessüm ettiren olaylar
birden aklımıza bir şarkı geldi. kırk yıl düşünsek aklımıza gelmezdi bu şarkı. sonra dedik ki neden dinlemeyelim ? arabadayiz tabi o an. sarki da sevemedim kara gözlüm şarkısı. youtubedan sevemedim kara gözlüm şarkısını açtık gidiyoruz. az ileri de ışıklar da durduk. ayni şarkı hemen yanimiz da duran arabada da çalıyor. yanımızda duran aracın içindekilerle kısa süreli bakıştık. tesadüfün bu kadarı dedik kendi aramızda. nedense çok güldük o an. sonra korna çalarak selamlastık tabii müzikdaşlarımizla. onlar sağ biz selametle yolumuza devam ettik.
devamını gör...
en sevilen ressam ve eseri
en sevilen ressamı seçmem imkansız fakat émile munier'ın ''anne sevgisi'' adlı eseri ilk görüşte kalbime dokunup beni büyüleyen nadir eserlerdendir.

özellikle anne ve kızının gözlerindeki bakış o kadar anlamlı ve nahif ki.

özellikle anne ve kızının gözlerindeki bakış o kadar anlamlı ve nahif ki.
devamını gör...
geceye bir söz bırak
hiç kimseye onun izin verdiğinden daha fazla yardım edemezsin.
devamını gör...
derin bir insan olmak
bazı insanlardır.
bazı insanların gözünün içine bakınca bu insan derin bir insan dersiniz hissettirir onu size konuşmasından gülüşünden yüzünden.
yaşamış tecrübe etmiş acı çekmiş öğrenmiş insan olmaktır. normal insanlardan ayrı bir mertebede durmaktır.
bazı insanların gözünün içine bakınca bu insan derin bir insan dersiniz hissettirir onu size konuşmasından gülüşünden yüzünden.
yaşamış tecrübe etmiş acı çekmiş öğrenmiş insan olmaktır. normal insanlardan ayrı bir mertebede durmaktır.
devamını gör...
amerika birleşik devletleri deyince akla gelenler
kapitalizm,
moda,
lüks tüketim,
amerikan dizileri,
sömürgecilik,
birtakım ülkelerin desteğini alarak başka ülkelere yaptıkları vb.
moda,
lüks tüketim,
amerikan dizileri,
sömürgecilik,
birtakım ülkelerin desteğini alarak başka ülkelere yaptıkları vb.
devamını gör...
bir yıldır hiç makyaj yapmamış olmak
bir yıldır dışarı çıkarken makyaj yapmamak olarak degistirmek istediğim başlık. dışarı çıkarken makyaj yapmasam bile evde canım sıkıldıkça makyaj yapıyorum. gecenin 3ü herkes uyumuş ben de ayna karşısında makyaj yapıyorum. sebep? can sıkıntısı.
devamını gör...
dunning kruger etkisi
kısaca 'cahil cesareti' de diyebileceğimiz etkidir. bu sendroma sahip olan insanlar, cehaletlerinin sonucu olarak daha fazla öz güvene sahip olup, o konu hakkında hiç iyi olmasalar bile çok iyilermiş gibi davranış sergilerler. hiç de yabancı gelmiyor aslında. çevremizde gördüğümüz o alanda hiçbir bilgisi olmadığı halde uzmanıymış gibi o konuda ahkam kesenlerdir bu etkiyi gösterenler. bu etkiye sahip olanların özellikleri ise şu şekilde açıklanmıştır efendim:
1. ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
2. niteliklerini abartma eğilimindedir.
3. gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
4. nitelikleri, eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
cornell üniversitesinin iki psikologu justin kruger ve david dunning’in tanımladığı bir algılamada yanlılık olan bu etki, psikologlara nobel ödülü kazandırmıştır.
1. ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.
2. niteliklerini abartma eğilimindedir.
3. gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.
4. nitelikleri, eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.
cornell üniversitesinin iki psikologu justin kruger ve david dunning’in tanımladığı bir algılamada yanlılık olan bu etki, psikologlara nobel ödülü kazandırmıştır.
devamını gör...
uyuyamamak
yine uykusuz bir gece.
devamını gör...
seviştiği yüzünden anlaşılan insan
saklayamaz. arkadaş ortamında anlaşılır. sırıtır çünkü.
edit : başlığın tüm hakları durumumuz yoktu sevisemedik'e devredilmesi için gerekli işlemler başlatılsın. *
edit : başlığın tüm hakları durumumuz yoktu sevisemedik'e devredilmesi için gerekli işlemler başlatılsın. *
devamını gör...
sözlüğün en sevilen yazarı
yazarları desek daha doğru olur.
kendini sevmekle başlar her şey diyip şuraya bir hobaaa3434 ekliyorum.
bilgi içerikli tanımlar yazan ve bütün fenerbahçeli yazarlar diyip tribünlere oynadıktan sonra, daha da özele iniyorum:
(bkz: orsalesta anafor)
(bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu)
(bkz: hidano)
(bkz: bal yerine reçel yapan arı)
(bkz: merdumgiriz_)
(bkz: ozgur1ey)
(bkz: rimbaud)
(bkz: ice)
(bkz: köylü yazardan ironiler)
(bkz: sanagulbahcesivadetmedim) bu arkadaşı güzel qızlar eqlesin.*
(bkz: sir came a lot)
(bkz: ateist kaplumbağa)
(bkz: doping yaparken hamile kalan pesmerge)
(bkz: spawn)
(bkz: 4-3-3 oynatan aykut)
(bkz: wertheimer)
(bkz: hendrix)
(bkz: thedansözkiller)
(bkz: örnek vatandaş)
(bkz: oblomovreis)
kesin unuttuklarım oldu var ya çok fena.
editasyon: bazı önemli yazarlar eklendi.
kendini sevmekle başlar her şey diyip şuraya bir hobaaa3434 ekliyorum.
bilgi içerikli tanımlar yazan ve bütün fenerbahçeli yazarlar diyip tribünlere oynadıktan sonra, daha da özele iniyorum:
(bkz: orsalesta anafor)
(bkz: bengaripsengüzeldünyaumutlu)
(bkz: hidano)
(bkz: bal yerine reçel yapan arı)
(bkz: merdumgiriz_)
(bkz: ozgur1ey)
(bkz: rimbaud)
(bkz: ice)
(bkz: köylü yazardan ironiler)
(bkz: sanagulbahcesivadetmedim) bu arkadaşı güzel qızlar eqlesin.*
(bkz: sir came a lot)
(bkz: ateist kaplumbağa)
(bkz: doping yaparken hamile kalan pesmerge)
(bkz: spawn)
(bkz: 4-3-3 oynatan aykut)
(bkz: wertheimer)
(bkz: hendrix)
(bkz: thedansözkiller)
(bkz: örnek vatandaş)
(bkz: oblomovreis)
kesin unuttuklarım oldu var ya çok fena.
editasyon: bazı önemli yazarlar eklendi.
devamını gör...
ölmedim ama hafif sürünüyorum (yazar)
çok sevdiğim yazardır. bu yazar öyle bir insandır ki, hislerinizi paylaşır sizinle. bundan ala ne ola? zaten çok güzel tanımlar da giriyor. benim kendisine karşı olan duygularım çoooooktur. öyle kelimelerle anlatamam. her şeyin en iyisi, en güzeli onu bulsun. güzel insan seni.*
devamını gör...
telsizci hamdi
attilâ ilhan'ın ben sana mecburum kitabında bulunan, şairin bizatihi kendisine yazdığı şiir.
istanbul üniversitesi hukuk fakültesinde okurken mesleğini sevmemektedir şair, ekonomik olarak da sıkıntıdadır o sıralar. bu sıkıntılardan kurtulmak için de telsiz eğitimi alıp telsizci olmayı kafasına koyar. fakat hiçbir zaman gerçekleştirmez bu düşüncesini.
hamdi ise attilâ ilhan'ın 2. ismidir. dedesi mehmet hamdi efendi'den almıştır bu ismi, nüfusa da "attilâ hamdi ilhan" diye kayıtlıdır.
şair, hayatı boyunca bu ismi neredeyse hiç kullanmamış olsa da şiirlerinde kendisinden sık sık "hamdi/gözlüklü hamdi" diye bahseder.
***
ayın yirmi dördünde nairobi'de ol
ilk yağmurlarla birlikte geleceğim.
eğer ben gelemezsem yağmurlar gelecek
otelin penceresinden duyabilirsin.
akdeniz polisi telsizci hamdi'yi arıyor,
dün gece şu masada beraber içmiştiniz
hani cebinde hiç büyük para taşımayan,
boynunun üstünde başı fevkalâde eğreti.
hani gözlükleri lüzumundan fazla temiz.
tek kelime ispanyolca bilmediği halde
antonio machado'dan şiir okuyan adam.
cebinde üçüncü mevki bir vapur bileti.
işte yirmi sekizinci defa luna lunera
bir bardak madensuyu soğutulmuş.
yirmi sekizinci defa yalnızım otelde.
nedense muslukları hep açık bırakıyorlar,
nedense artık ölmek istemiyorum.
***
işte yirmi sekiz defa çalan luna lunera:
ekleme: şairin bu şiiri hakkında şöyle der:
benim ilk adımın hamdi olduğunu bilmeyenler için bu şiir ozanın imgeleminden yarattığı bir seriven şiiridir. buna iki şeyi daha eklemeliyim: beni uzun yıllar etkilemiş olan afrika tutkusu, bir de siyasal marifetlerimden dolayı hukuk fakültesini bitiremeyeceğimi anladığım günlerde, bir ara, o sırada yaygın olan telsiz kurslarından birisine girip telsizci olmayı tasarladığımı! devrimci uğraş, politika falan iyiydi hoştu ama, dehşetli para sıkıntısı çekiyordum, doğru dürüst işe yarar bir mesleğim de yoktu. meslek dendi mi, nedense teknik meslekler gelmiştir hep aklıma, bir yerde liseden sonra matrmatik/astronomiyr girmeyi düşündüğümü, zira astronom olmak istediğimi yazmıştım sanırım. telsizcilik de öyle bir heves olabilirdi. iyice köşeye kıstırılmış bir adamın imgeleminde bütün bu tasarımlar birleşince böyle "telsizci hamdi" gibi bir şiir oluyor işte.
istanbul üniversitesi hukuk fakültesinde okurken mesleğini sevmemektedir şair, ekonomik olarak da sıkıntıdadır o sıralar. bu sıkıntılardan kurtulmak için de telsiz eğitimi alıp telsizci olmayı kafasına koyar. fakat hiçbir zaman gerçekleştirmez bu düşüncesini.
hamdi ise attilâ ilhan'ın 2. ismidir. dedesi mehmet hamdi efendi'den almıştır bu ismi, nüfusa da "attilâ hamdi ilhan" diye kayıtlıdır.
şair, hayatı boyunca bu ismi neredeyse hiç kullanmamış olsa da şiirlerinde kendisinden sık sık "hamdi/gözlüklü hamdi" diye bahseder.
***
ayın yirmi dördünde nairobi'de ol
ilk yağmurlarla birlikte geleceğim.
eğer ben gelemezsem yağmurlar gelecek
otelin penceresinden duyabilirsin.
akdeniz polisi telsizci hamdi'yi arıyor,
dün gece şu masada beraber içmiştiniz
hani cebinde hiç büyük para taşımayan,
boynunun üstünde başı fevkalâde eğreti.
hani gözlükleri lüzumundan fazla temiz.
tek kelime ispanyolca bilmediği halde
antonio machado'dan şiir okuyan adam.
cebinde üçüncü mevki bir vapur bileti.
işte yirmi sekizinci defa luna lunera
bir bardak madensuyu soğutulmuş.
yirmi sekizinci defa yalnızım otelde.
nedense muslukları hep açık bırakıyorlar,
nedense artık ölmek istemiyorum.
***
işte yirmi sekiz defa çalan luna lunera:
ekleme: şairin bu şiiri hakkında şöyle der:
benim ilk adımın hamdi olduğunu bilmeyenler için bu şiir ozanın imgeleminden yarattığı bir seriven şiiridir. buna iki şeyi daha eklemeliyim: beni uzun yıllar etkilemiş olan afrika tutkusu, bir de siyasal marifetlerimden dolayı hukuk fakültesini bitiremeyeceğimi anladığım günlerde, bir ara, o sırada yaygın olan telsiz kurslarından birisine girip telsizci olmayı tasarladığımı! devrimci uğraş, politika falan iyiydi hoştu ama, dehşetli para sıkıntısı çekiyordum, doğru dürüst işe yarar bir mesleğim de yoktu. meslek dendi mi, nedense teknik meslekler gelmiştir hep aklıma, bir yerde liseden sonra matrmatik/astronomiyr girmeyi düşündüğümü, zira astronom olmak istediğimi yazmıştım sanırım. telsizcilik de öyle bir heves olabilirdi. iyice köşeye kıstırılmış bir adamın imgeleminde bütün bu tasarımlar birleşince böyle "telsizci hamdi" gibi bir şiir oluyor işte.
devamını gör...
ihtiyofobi
balıklardan korkmadır.
devamını gör...

