kuladokya
manisa'nın kula ilçesinde yer alan türkiye'nin ilk ve tek jeoparkı. volkanik tüfler ve rüzgar gibi dış kuvvetlerin tesiriyle zaman içinde kapadokya'daki peri bacaları benzeri jeomorfolojik şekiller oluşmuş. asıl ismi, ''kula peribacaları ve tabiat parkı''. ancak, turizm potansiyeli iyiden iyiye keşfedilince kapadokya'dan esinlenilerek ismi ''kuladokya'' olarak değiştirilmiştir.
kuladokya'nın kapadokya'dan farkı ise, kapadokya'da eskiden insanlar yaşamışken hatta ve hatta hristiyanlık tarihi için bile önemliyken kuladokya'da insan yerleşimi izine rastlanmamasıdır. zaten strabon, coğrafya adlı eserinde de bu bölge için ''kupkuru, ot bitmez'' gibi tasvirlerle betimlemiş.
kuladokya'nın kapadokya'dan farkı ise, kapadokya'da eskiden insanlar yaşamışken hatta ve hatta hristiyanlık tarihi için bile önemliyken kuladokya'da insan yerleşimi izine rastlanmamasıdır. zaten strabon, coğrafya adlı eserinde de bu bölge için ''kupkuru, ot bitmez'' gibi tasvirlerle betimlemiş.
devamını gör...
platonik aşk
ilk görüşle başlayan yaşanmamasına rağmen yüreklerin canevini parçalarcasına çıkma isteğiyle çarpmasına neden olan, ama asla o yüreğin yumuşak ve sıcak bir okşayışla sakinleştirilemeyen duygu.
devamını gör...
gaziantep'te işkenceye uğrayan bebek
bebek sahibi olmak ve dahi bebek bakmak oldukça güç. gerçekten bazen sabrınızı zorladığı zamanlar oluyor ama allah aşkına bu nedir? eğer bu sabra sahip değilseniz yapmayın çocuk kardeşim. ne günahı var el kadar bebeğin? zaten senin gibi bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelerek hayata 5-0 geride başlamış.
ayrıca bebeklere şiddet uygulayan insanımsılar gerçekten geri zekalı oluyor. hatta bir zekadan bahsetmek dahi zor. bebek ağlıyor diye bebeğe vurunca susacağını falan sanıyorlar. ne bileyim yemiyorsa yiyeceğini, uyumuyorsa uyuyacağını. e be geri zekalı sen o bebek sussun diye vurursan o bebek susar mı?
umarım cezan inanıldığı gibi öbür tarafa kalmaz. ölmeden önce bu işin cezasını misli misli çekmeniz dileğiyle.
ayrıca bebeklere şiddet uygulayan insanımsılar gerçekten geri zekalı oluyor. hatta bir zekadan bahsetmek dahi zor. bebek ağlıyor diye bebeğe vurunca susacağını falan sanıyorlar. ne bileyim yemiyorsa yiyeceğini, uyumuyorsa uyuyacağını. e be geri zekalı sen o bebek sussun diye vurursan o bebek susar mı?
umarım cezan inanıldığı gibi öbür tarafa kalmaz. ölmeden önce bu işin cezasını misli misli çekmeniz dileğiyle.
devamını gör...
ceza alan yazarın nickaltına gelip ceza aldığını ifşa etmek
hiçbir mantığı olmayan durum. hayır yani yazarın ceza aldığını ifşa etmenin mantığı nedir? başka hiçbir sözlükte böyle bir şey yok. dikkatimi çekiyor burada sık sık yapılıyor. yazarın aldığı cezayı ifşalamak, bir sözlük kuralı da bizim mi haberimiz yok. bu davranıştan vazgeçilmelidir. ceza alan yazar ile yönetim arasında kalmalıdır.
bakın yazarı cezalandırdık, kendinize çeki düzen mi verin mi mesajı veriliyor, böyle bir mantıkla yazıldığını sanmıyorum ama bu uygulamadan vazgeçilmelidir.
çünkü uygulamanın açıklanabilir bir mantığı yok. yönetim yazarı cezalandırır, olay biter.
gidip de yazarın nick altına 'x saat cezalandırılmıştır' yazmak hiç doğru bir davranış değil.
eminim ki sevgili yoldaş, bu konuda gerekli adımları atacaktır, gereğini yapacaktır. çünkü bunlar cidden mantıksız davranışlardır.
bakın yazarı cezalandırdık, kendinize çeki düzen mi verin mi mesajı veriliyor, böyle bir mantıkla yazıldığını sanmıyorum ama bu uygulamadan vazgeçilmelidir.
çünkü uygulamanın açıklanabilir bir mantığı yok. yönetim yazarı cezalandırır, olay biter.
gidip de yazarın nick altına 'x saat cezalandırılmıştır' yazmak hiç doğru bir davranış değil.
eminim ki sevgili yoldaş, bu konuda gerekli adımları atacaktır, gereğini yapacaktır. çünkü bunlar cidden mantıksız davranışlardır.
devamını gör...
descensus ad inferos
lat. cehenneme iniş. aynı zamanda hristiyan teolojisinde, isa mesih'in çarmıha gerildiği gece cehenneme indiği ve o zamandan beri orada tutsak tutulan ruhları özgürleştirdiği geleneksel fikirdir.
domenico beccafumi, "descent into hell", 1530-1535
yedinci yüzyıl başlarında popüler apokrifal "pilatus'un işleri" veya "nikodemos incili"ne, descensus ad inferos denilen dramatik bir iniş anlatısı eklendi. bu anlatı, amentüler, vaazlar ve dua kitaplarıyla birlikte, orijinal ölüler arasına iniş düşüncesinin daha dramatik bir şeye, eski ingilizcede "savaş baskını yapmak" anlamındaki herian kelimesinden gelen, ingilizcede "cehennem acısı" denilen şeye dönüşmesine yardım etti. cehennem acısında, isa ölüme, cehenneme ve şeytan'a baskın yapar, cehennemin kapılarını parçalar ve adilleri cennete taşır.
(bkz: jeffrey burton russell) (bkz: lucifer: the devil in the middle ages)
domenico beccafumi, "descent into hell", 1530-1535yedinci yüzyıl başlarında popüler apokrifal "pilatus'un işleri" veya "nikodemos incili"ne, descensus ad inferos denilen dramatik bir iniş anlatısı eklendi. bu anlatı, amentüler, vaazlar ve dua kitaplarıyla birlikte, orijinal ölüler arasına iniş düşüncesinin daha dramatik bir şeye, eski ingilizcede "savaş baskını yapmak" anlamındaki herian kelimesinden gelen, ingilizcede "cehennem acısı" denilen şeye dönüşmesine yardım etti. cehennem acısında, isa ölüme, cehenneme ve şeytan'a baskın yapar, cehennemin kapılarını parçalar ve adilleri cennete taşır.
devamını gör...
medeni bir hayat için tunceli'ye taşınmak
tunceli ile ilgili komünist başkan sayesinde yanlış bir algı oluştu, tunceli`nin diğer doğu anadolu illerinden hiç bir farkı yok, komünist başkanın öncesinde de sonrasında da çok gittim, değişiklikler sadece belediyenin çalışma zihniyeti olup bölgeyi daha verimli hale getirmiştir,ücretsiz toplu taşıma, ucuz su, yaşlı ve engellilere yardım gibi bir çok konuda sosyal bir belediye olduğunu kanıtlamıştır.
ama tunceli`de homofobiğin ağababasını görürsünüz, hadi çık gez bakalım eşcinsel olarak sevgilinle el ele dolaşmayı, komşuna bile eşcinsel olduğunu söyleyemezsin, asfalttan kazırlar seni. eğitimli oldukları da yalan bi belediye başkanı geldi diye kimsenin eğitim seviyesi yükselmedi, ama belediye çocukların okumasıyla ilgili her türlü girişimde bulunuyor o başka konu.belediye başkanı onca işinin arasında aileleri çocuklarını okula gitmesi için ikna etmeye çalışıyor, helal olsun... nüfusun çoğu kısmı hala aşiret düzenini istiyor ve kendi aralarında o kurallara göre yaşıyorlar. istatisliklere göre çocuk evlenme oranının en düşük olduğu doğu bölgesi tunceli ama bunlar sadece kayıtlara geçmiş rakamlar,ildeki nüfusa oranına bakınca yine de yüksek. kayıtlara geçmeyen ya da 18 yaşını doldurunca zorla evlendirilen bir çok kız çocuğu var hala.
bir ili medeni diye tanımlamak yanlış olur, illeri karşılaştıracaksak bu konuda medeniyet konularında tunceli`ye 10 basacak 10 tane daha il sayabilirim.sessizlik kısmı doğru olabilir, topu topu ne kadar bi nüfusu var ki gürültülü bi şehir olsun. gece hayatı yok bi kere.
manzara konusuna da gelirsek kişisel tercihdir elbette ama ben bozkır manzarasına çok da bayılmıyorum, ankaranın bir köyünde de ucuza arsa alıp evi kondurabilirim aynı manzaraya burda da sahip olurum.
ama tunceli`de homofobiğin ağababasını görürsünüz, hadi çık gez bakalım eşcinsel olarak sevgilinle el ele dolaşmayı, komşuna bile eşcinsel olduğunu söyleyemezsin, asfalttan kazırlar seni. eğitimli oldukları da yalan bi belediye başkanı geldi diye kimsenin eğitim seviyesi yükselmedi, ama belediye çocukların okumasıyla ilgili her türlü girişimde bulunuyor o başka konu.belediye başkanı onca işinin arasında aileleri çocuklarını okula gitmesi için ikna etmeye çalışıyor, helal olsun... nüfusun çoğu kısmı hala aşiret düzenini istiyor ve kendi aralarında o kurallara göre yaşıyorlar. istatisliklere göre çocuk evlenme oranının en düşük olduğu doğu bölgesi tunceli ama bunlar sadece kayıtlara geçmiş rakamlar,ildeki nüfusa oranına bakınca yine de yüksek. kayıtlara geçmeyen ya da 18 yaşını doldurunca zorla evlendirilen bir çok kız çocuğu var hala.
bir ili medeni diye tanımlamak yanlış olur, illeri karşılaştıracaksak bu konuda medeniyet konularında tunceli`ye 10 basacak 10 tane daha il sayabilirim.sessizlik kısmı doğru olabilir, topu topu ne kadar bi nüfusu var ki gürültülü bi şehir olsun. gece hayatı yok bi kere.
manzara konusuna da gelirsek kişisel tercihdir elbette ama ben bozkır manzarasına çok da bayılmıyorum, ankaranın bir köyünde de ucuza arsa alıp evi kondurabilirim aynı manzaraya burda da sahip olurum.
devamını gör...
insanı mutlu eden ucuz şeyler
eskiden patlayan şekerler vardı 25 krş a onları yerken ne mutluydum bee .. şimdi birkaç dakika düşünmem gerekti ucuz ne var diye
devamını gör...
anormal olan ama normal görünen şeyler
insanların bilmediği konularda konuşmaları, yazmaları. özellikle de twitter ve tartışma programları başta olmak üzere her tarafta sık sık kullanılan ‘konunun uzmanı değilim ama bence böyledir’ söylemi.
devamını gör...
şu an sözlükte kadın olması
ben bu başlığa çok gülüyorum hahgsagsh... olum nasıl manyaklarsınız lan çok affedersiniz, lütfen kahkaha atabilir miyim? içime içime atmak istemiyorum akjshajsghasfahsfas...
t: sözlüğün en gıymatlı bilgisi. yayalım.
t: sözlüğün en gıymatlı bilgisi. yayalım.
devamını gör...
yalçın küçük
youtube da komik videoları bulunan profesör.dünyada en güzel yaratık kadın vucududur diyerek ve iki elinin parmakları ile yaptığı hareket ile yarmıştır.hep düşünmüşümdür,ilber ortaylı,celal şengör,rasim ozan kütahyalı ve yalçın küçük aynı programa çıkarılsa moderatörde güzel bir kadın olsa ne olurdu diye.* ilgili video buradan izlenebilir.
devamını gör...
7 kasım 2021 sözlük ekranında beliren havai fişekler
ruslar saldiriyor herhalde.
devamını gör...
üniversite okumak
(bkz: erasmus muharrem)
devamını gör...
yazarların itiraf edemediği şeyler
kaç yaşına gelirsem geleyim içimdeki sevgi açlığı bitmeyecek, bi' sevin beni allah aşkına ya.
devamını gör...
lobola
güney afrika cumhuriyeti'nde, siyahların uyguladığı, başlık parası geleneğidir.
erkek evlenecegi kadının babasına inek veriyordu, tabi artık inek değil, ineğin parası veriliyor.
kadının güzelliği, okumuş olması ve mesleği lobola'nın fiyatında etki yapıyor. beyaz bir sporcu, televizyonda program yapan bir siyah kadınla evlenmiş ve epey lobola vermişti.
siyahlarda evlenme kısıtlaması olmadığı için, eğer paran varsa istediğin kadar kadınla evlenebilirsin. eski cumhurbaşkanı zuma'nın yedi karısı vardı.
erkek evlenecegi kadının babasına inek veriyordu, tabi artık inek değil, ineğin parası veriliyor.
kadının güzelliği, okumuş olması ve mesleği lobola'nın fiyatında etki yapıyor. beyaz bir sporcu, televizyonda program yapan bir siyah kadınla evlenmiş ve epey lobola vermişti.
siyahlarda evlenme kısıtlaması olmadığı için, eğer paran varsa istediğin kadar kadınla evlenebilirsin. eski cumhurbaşkanı zuma'nın yedi karısı vardı.
devamını gör...
parliament sinema kulübü
şöyle de bir müziği vardı hatta...
buradan
hatırlamak, duymak ve videonun alttaki yorumları okumak hüzünlendirdi.
özlenen zamanlar, çocukluk, gençlik...
teşekkürler bence güzel bir başlık oldu bu. *
buradan
hatırlamak, duymak ve videonun alttaki yorumları okumak hüzünlendirdi.
özlenen zamanlar, çocukluk, gençlik...
teşekkürler bence güzel bir başlık oldu bu. *
devamını gör...
cimri
moliere eseridir.
edebi bir eser aracılığıyla insanları ağlatmak, hüzünlendirmek çok zordur. ancak aynı yöntemle onları güldürmek ise anlatılamayacak kadar zordur. tabii ki moliere için değil. o bu işi nefes alır gibi yapıyor.
cimrilik belli bir oranda mazur görülebilecek bir huy. kötü bir huy olduğu kesin, bunu tartışmıyorum bile. ama yine de bir yere kadar hoş görülüp adına tutumluluk denebilir. ama ya o sınır aşılırsa?
etrafınızda, evcil bir hayvan olarak cebinde akreple dolaşan bir arkadaşınız mutlaka vardır. bir yere gittiğinizde hesap gelmeden hemen önce tuvalete kaçan. bozuk parası olmadığı için her yerde ödemeyi sizin yapmanıza “ gönülsüzce” razı olan. bence en cimri dediğiniz o arkadaşlarınızdan özür dileyip sarılın boyunlarına bugün çünkü siz henüz harpagon’u tanımıyorsunuz.
edebi bir eser aracılığıyla insanları ağlatmak, hüzünlendirmek çok zordur. ancak aynı yöntemle onları güldürmek ise anlatılamayacak kadar zordur. tabii ki moliere için değil. o bu işi nefes alır gibi yapıyor.
cimrilik belli bir oranda mazur görülebilecek bir huy. kötü bir huy olduğu kesin, bunu tartışmıyorum bile. ama yine de bir yere kadar hoş görülüp adına tutumluluk denebilir. ama ya o sınır aşılırsa?
etrafınızda, evcil bir hayvan olarak cebinde akreple dolaşan bir arkadaşınız mutlaka vardır. bir yere gittiğinizde hesap gelmeden hemen önce tuvalete kaçan. bozuk parası olmadığı için her yerde ödemeyi sizin yapmanıza “ gönülsüzce” razı olan. bence en cimri dediğiniz o arkadaşlarınızdan özür dileyip sarılın boyunlarına bugün çünkü siz henüz harpagon’u tanımıyorsunuz.
devamını gör...



