sahibinin sesiyle okunan cümleler
devamını gör...
92 yaşındaki kadının cinsel saldırıya uğrayarak öldürülmesi
92 yıl bu dünyada yer etmiş insan böyle bir ölümü mü hak ediyor ulan şerefsiz! elinde sadece huzurlu bir ölüm hayali kalmış bir insana bunu nasıl yaparsın? uzuvların kopsun ama kan kaybından ölme, senelerce çaresiz o acıyı çek! bedduadan medet umar olduk böyle mahlukatlar yüzünden.
devamını gör...
ülkede herkesin her konuda uzman olması
dolar yukarı çıkar ekonomi uzmanı, salgın olur sağlık uzmanı, okullar açılır eğitim uzmanı ve aklıma gelmeyen çoğu konuda herkes uzman.
eksi sozluk ve twitter'in hayatimiza kattigi bu varliklardan nasil kurtuluruz bilemiyorum.
agzi olan konusuyor.
eksi sozluk ve twitter'in hayatimiza kattigi bu varliklardan nasil kurtuluruz bilemiyorum.
agzi olan konusuyor.
devamını gör...
yere düşen cemreyi elinden tutup üstünü başını silkelemek
ermolettin başlığı diye girdim mod başlığı çıktı şuan şoktayım*
t:ince bir davranış.
t:ince bir davranış.
devamını gör...
dövme yaptıracaklara tavsiyeler
yaklaşık olarak 5-6 senedir profesyonel olarak hem dövme hem vücut piercingi sanatçısıyım. ilk kez dövme yaptıracak, yada yeni dövme yaptıracak arkadaşlara bir kaç tavsiye vermek istedim. aşama aşama gidersek bence çok daha kolay olacak.
1- öncelikle kendinizi ikna edin, gerçekten yapmak istediğinize emin olun, bu aşama çok önemli çünkü dövmede geri dönüş yoktur, yaptıracağınız dövmeni bir ömür sizinle olacak.
2- iyi bir sanatçı bulun, sosyal medyadan gözünüze kestirdiğiniz sanatçıların işlerini mutlaka inceleyin, kapısında her dövme sanatçısı yazana gitmeyin, sonra hem hijyen sorunları ile hem de nefret ettiğiniz bir dövme ile ömür geçirmek zorunda kalırsınız.
3- 1. ve 2. madde cepte şimdi ne yapıyoruz, sanatçı ile yüzyüze görüşmeye gidiyoruz. size tavsiyem dövme stüdyosunu önceden görmek ve sanatçı ilke yüzyüze buluşmak işlem öncesinde. bir stüdyonun tertemiz olması lazım. bütün iğneler tek kullanımlık olmalı, oturacağınız sedyeden kullanılan kablolara kadar hepsi tek kullanımlık poşetlerle her seans sonrası değişmeli. bunları kontrol ettikten sonra sanatçı ile fikrinizi paylaşın ve beraber fikir alışverişinde bulunun. unutmayın sanatçı olan o ve fikirlerine güvenmelisiniz, dövmede değişiklik yapmak isteyebilir yada estetik bulmadığı yerleri sizinle paylaşabilir.
4- her şey tamam fiyat konusuna geldik, lütfen pazarlık yapmayın. bir ömür boyu taşıyacağınız bir iş, dövme sanatçısı ile sürekli pazarlık inanın bana işin kalitesini düşürür, bütçenizi aşıyorsa ya başka bir sanatçıya gidin yada yaptırmayın, dövme bir lükstür arkadaşlar ihtiyaç değil. nasıl restoranda yemek için indirim isteyemiyorsanız bunda da aynı şekilde. ucuz etin yahnisi yenmez, piyasada yüzlerce ucuz iş yapan sanatçı var. 3 kuruş az vereceğim diye gittiğiniz stüdyolardan kan hastalığı kapıp gelebilirsiniz. yada felaket dövmeleriniz olur kapattırmak için 2-3 katı fiyat ödersiniz.
5- e her şey tamam , randevunuza saatinde gittiğiniz de ve dövme sanatçınızın size önereceği bakımı uyguladığınızda bize de hayırlı olsun demek düşer.
not : lütfen 1 kişi dövme yaptırmaya 50 kişi gelmeyin.
1- öncelikle kendinizi ikna edin, gerçekten yapmak istediğinize emin olun, bu aşama çok önemli çünkü dövmede geri dönüş yoktur, yaptıracağınız dövmeni bir ömür sizinle olacak.
2- iyi bir sanatçı bulun, sosyal medyadan gözünüze kestirdiğiniz sanatçıların işlerini mutlaka inceleyin, kapısında her dövme sanatçısı yazana gitmeyin, sonra hem hijyen sorunları ile hem de nefret ettiğiniz bir dövme ile ömür geçirmek zorunda kalırsınız.
3- 1. ve 2. madde cepte şimdi ne yapıyoruz, sanatçı ile yüzyüze görüşmeye gidiyoruz. size tavsiyem dövme stüdyosunu önceden görmek ve sanatçı ilke yüzyüze buluşmak işlem öncesinde. bir stüdyonun tertemiz olması lazım. bütün iğneler tek kullanımlık olmalı, oturacağınız sedyeden kullanılan kablolara kadar hepsi tek kullanımlık poşetlerle her seans sonrası değişmeli. bunları kontrol ettikten sonra sanatçı ile fikrinizi paylaşın ve beraber fikir alışverişinde bulunun. unutmayın sanatçı olan o ve fikirlerine güvenmelisiniz, dövmede değişiklik yapmak isteyebilir yada estetik bulmadığı yerleri sizinle paylaşabilir.
4- her şey tamam fiyat konusuna geldik, lütfen pazarlık yapmayın. bir ömür boyu taşıyacağınız bir iş, dövme sanatçısı ile sürekli pazarlık inanın bana işin kalitesini düşürür, bütçenizi aşıyorsa ya başka bir sanatçıya gidin yada yaptırmayın, dövme bir lükstür arkadaşlar ihtiyaç değil. nasıl restoranda yemek için indirim isteyemiyorsanız bunda da aynı şekilde. ucuz etin yahnisi yenmez, piyasada yüzlerce ucuz iş yapan sanatçı var. 3 kuruş az vereceğim diye gittiğiniz stüdyolardan kan hastalığı kapıp gelebilirsiniz. yada felaket dövmeleriniz olur kapattırmak için 2-3 katı fiyat ödersiniz.
5- e her şey tamam , randevunuza saatinde gittiğiniz de ve dövme sanatçınızın size önereceği bakımı uyguladığınızda bize de hayırlı olsun demek düşer.
not : lütfen 1 kişi dövme yaptırmaya 50 kişi gelmeyin.
devamını gör...
ben tertemiz çocuklarla ders yapmak istiyorum
oraya giden üç öğretmen tanıdığım da istisnasız temizlik konusundan muzdaripti. koku ve pislik çok fazlaymış.
maalesef ülkemizin her noktasında yaşam koşulları, kültürü aynı değil.
kimseyi de yapamıyor diye kınayamazsın. yapamıyorsa yapamıyordur. bunu göze alıp yapacak birileri de elbet vardır. linçlemenin manası yok bence.
maalesef ülkemizin her noktasında yaşam koşulları, kültürü aynı değil.
kimseyi de yapamıyor diye kınayamazsın. yapamıyorsa yapamıyordur. bunu göze alıp yapacak birileri de elbet vardır. linçlemenin manası yok bence.
devamını gör...
yazarların bugünkü mutsuzluk sebebi
beş altı kilo fazlam var. bugünden itibaren dedim akşam az yiyeyim ekmeksiz yaşayayım salata,ot, çöp...eve geldim ve şunu duydum: "bı çay koyalım, kara da pişi yapar ohh" pişi benim iradem dahilinde bir şey değil,duymam yetiyor. herkes iki tane yedi ben on iki.doyduk cok şükür.
devamını gör...
yeğenim yerine yiyenim yazan dayı
'türkçe okunduğu gibi yazılan bir dildir' anlayışını katı kurallar ile benimsemiş dayıdır. bununla da sınırlı kalmaz ve 'tren' kelimesini 'tiren' şeklinde yazar.
devamını gör...
dünyanın en havalı dili
dana dilidir. haşlandıktan sonra söğüş olarak ya da ızgara/fırında ikinci bir pişirme işlemi sonrasında gayet lezzetli oluyor deyüler. deyüler dedim zira kendim henüz tanışmadım dana dili ile ama merak ediyorum açıkçası.
devamını gör...
yaşanılan şehirden nefret etmek ama ayrılamamak
balıkesir’de yaşarken başıma gelendir.
nefret ediyordum, defalarca ayrılma kararı aldım ama sonunda, o, bulunmam gereken süreyi tamamlamak zorunda kaldım.
öylesine sevmiyordum ki şehri, öğrenmemek için epey gayret sarfetmiş, sadece işimin düşeceği kadar yeri mecburiyetten öğrenmek zorunda kalmıştım. oralara giderken de “takıntılı gibi” hep aynı yolu kullanıyordum.
hele biriyle çıkmışsam dışarı, mümkün mertebe araba kullanmıyor, o kişinin peşinde sürükleniyordum. etrafa bile bakmıyordum eskaza öğrenmeyeyim diye. takıntılı değildim ama sevmiyordum işte.
sonra ne mi oldu? geçen 5 senenin ardından -ki bu bence 50 seneye tekabül ediyordu- balıkesir’den ayrıldım. ama tümüyle bi’ ayrılış mümkün değildi artık çünkü tüm bunlara rağmen ev almış, bir şekilde kök salmıştım.
şimdi ise nedensizce özlüyorum. gitmek için hiç bahane bulamazsam, evi öne sürüyorum. “şöyle bi’ dolaşıp geleyim ben” deyip alıyorum soluğu balıkesir’de.
neyse, uzatmayayım daha fazla. bir yere ya da kimseye* asla nefret kadar güçlü bi’ duygu beslemeyin, hatta sevmiyorum bile demeyin, burnunuz dibinde bitiyor sonra.
nefret ediyordum, defalarca ayrılma kararı aldım ama sonunda, o, bulunmam gereken süreyi tamamlamak zorunda kaldım.
öylesine sevmiyordum ki şehri, öğrenmemek için epey gayret sarfetmiş, sadece işimin düşeceği kadar yeri mecburiyetten öğrenmek zorunda kalmıştım. oralara giderken de “takıntılı gibi” hep aynı yolu kullanıyordum.
hele biriyle çıkmışsam dışarı, mümkün mertebe araba kullanmıyor, o kişinin peşinde sürükleniyordum. etrafa bile bakmıyordum eskaza öğrenmeyeyim diye. takıntılı değildim ama sevmiyordum işte.
sonra ne mi oldu? geçen 5 senenin ardından -ki bu bence 50 seneye tekabül ediyordu- balıkesir’den ayrıldım. ama tümüyle bi’ ayrılış mümkün değildi artık çünkü tüm bunlara rağmen ev almış, bir şekilde kök salmıştım.
şimdi ise nedensizce özlüyorum. gitmek için hiç bahane bulamazsam, evi öne sürüyorum. “şöyle bi’ dolaşıp geleyim ben” deyip alıyorum soluğu balıkesir’de.
neyse, uzatmayayım daha fazla. bir yere ya da kimseye* asla nefret kadar güçlü bi’ duygu beslemeyin, hatta sevmiyorum bile demeyin, burnunuz dibinde bitiyor sonra.
devamını gör...
yavşak demek sözlükte nasıl küfür sayılmıyor sorunsalı
yavşak bit yavrusu demek çünkü.
devamını gör...
havlulardaki işlemelerin gereksizliği
bir bu havludaki işlemeler bir de yastık klılfındaki danteller çok gereksiz.
devamını gör...
geceye bir çelişki bırak
işte çalışabilmek için deneyiminin gerekmesi ama deneyiminin olması içinde bir işte çalışmanın gerekmesi.
devamını gör...
kendi köyümün kız çocuklarının kaderini ben değiştireceğim
bu çocuğa şu azmi aşılayan öğretmenin, antrenörün önünde saygıyla eğilmemi gerektiren cümle.
şanlıurfa konuklu imam hatip ortaokulu kız hentbol takımının antrenörü bayram kaplanoğlu ve okulun diğer öğretmenleri siz ne güzel öğretmensiniz demeyeceğim; siz olması gerektiği gibi olan öğretmensiniz! buradan
ankara’ya gideceğini tarla sulama işi bittikten sonra eve döndüğünde öğrenen tuba, bu sporu devam ettireceğini ve tıp okumak istediğini söyleyen nurdan...
ilk defa gerçek bir spor salonunda antrenman yapan şu çocuklar!

zaten takıma girmenin kuralları var, öncelikle kitap okumak gibi, çok ders çalışmak gibi, notlarınızın yüksek olması gibi ve kuralları yerine getirdi çocuklar.
ek: sayın ziya bey hazretleri, rica ederiz öğretmen kavramını nagihan'ın, onun bunun diline düşürme ki çalıştığı yerlerde topluma söz geçirebilsin daha nice öğretmenler.
şanlıurfa konuklu imam hatip ortaokulu kız hentbol takımının antrenörü bayram kaplanoğlu ve okulun diğer öğretmenleri siz ne güzel öğretmensiniz demeyeceğim; siz olması gerektiği gibi olan öğretmensiniz! buradan
ankara’ya gideceğini tarla sulama işi bittikten sonra eve döndüğünde öğrenen tuba, bu sporu devam ettireceğini ve tıp okumak istediğini söyleyen nurdan...
ilk defa gerçek bir spor salonunda antrenman yapan şu çocuklar!

zaten takıma girmenin kuralları var, öncelikle kitap okumak gibi, çok ders çalışmak gibi, notlarınızın yüksek olması gibi ve kuralları yerine getirdi çocuklar.
ek: sayın ziya bey hazretleri, rica ederiz öğretmen kavramını nagihan'ın, onun bunun diline düşürme ki çalıştığı yerlerde topluma söz geçirebilsin daha nice öğretmenler.
devamını gör...
maydanoz
bazen hayat pahalılığından, bunalmış bünyelerin ''alt tarafı ot'' diyerek ''bu kadar pahalı olur mu'' diye serzenişte bulunduğu bitki.
hayat pahalılığından bunalmış bünyeler haklıdır elbette. ancak bence asıl sorun ''şehirleşme'' , ''topraktan kopma''
gerçi konumuz bu değil. her neyse deyip geçelim...
maydanoza başka bir açıdan yaklaşalım.
bizim hatay'da maydanoz tarlaları olur. eylül-ekimde ekilen maydanozlar, bu mevsimde biçilmeye başlanır.
aşağıdaki fotoğrafta, tarlada biçim yapan kadınlar görünüyor.

bu kadınlar yaptıkları bağ başına para alıyorlar.
günde ortalama olarak 5000 ila 10000 arasında bağ yapıyorlar.
ortalama olarak; 100 tl yevmiye ile çalışıyorlar.
bakın hava yağmurlu, tarla çamurlu, az önce dolu yağmış.
ve bu kadınlar bütün bunlar olurken, biçme işini bırakmıyorlar, bırakamıyorlar...
neden? çünkü yaptıkları bağ başına para alıyorlar. 1 kuruş, iki kuruş, üç kuruş... 100 tl.
hayat pahalılığından bunalmış bünyeler haklıdır elbette. ancak bence asıl sorun ''şehirleşme'' , ''topraktan kopma''
gerçi konumuz bu değil. her neyse deyip geçelim...
maydanoza başka bir açıdan yaklaşalım.
bizim hatay'da maydanoz tarlaları olur. eylül-ekimde ekilen maydanozlar, bu mevsimde biçilmeye başlanır.
aşağıdaki fotoğrafta, tarlada biçim yapan kadınlar görünüyor.

bu kadınlar yaptıkları bağ başına para alıyorlar.
günde ortalama olarak 5000 ila 10000 arasında bağ yapıyorlar.
ortalama olarak; 100 tl yevmiye ile çalışıyorlar.
bakın hava yağmurlu, tarla çamurlu, az önce dolu yağmış.
ve bu kadınlar bütün bunlar olurken, biçme işini bırakmıyorlar, bırakamıyorlar...
neden? çünkü yaptıkları bağ başına para alıyorlar. 1 kuruş, iki kuruş, üç kuruş... 100 tl.
devamını gör...
akıncı
iyi bir dizi olduğunu söyleyemem ama farklı olduğu da bir gerçek. türk dizi piyasasının içinde bulunduğu aşk, entrika, mafya, dram döngüsünün dışında farklı bir arayış var ortada. sırf bu yüzden bu dizinin tutmasını isterim. isterim ki başka kanallar, yapımcılar, senaristler de dizi sektöründeki alışılmış işlerin, kalıpların dışına çıkabilme cesareti gösterebilsin. netfliks ve benzeri platformlar aracılığıyla yerli diziler için biraz mesafe kat edildi ancak televizyon dizilerinde de ciddi bir revizyon ihtiyacı var bence.
devamını gör...



