sapkınlığın başka bir deyişidir. dinen ve toplum ahlakı olarak hoş birşey değildir.
acilen bu zihniyetin tedavi edilmesi gerek. (bilimsel olarak kanıtlandı bu hastalık değil sözlerinizi duyar gibiyim onlara kıçımla gülüyorum.).*.
saygı duy lgbt'ye diyerek hakaretler yağdıracak saygılı troller size neremle güldüğümü söylemeye gerek yok siz bilirsiniz.
devamını gör...

“unutmak kelimesi undan çıkmış. unutmak için un ufak etmek gerekiyomuş. birini bütün olarak unutamazmışsın zaten, öyle pat diye unutamazmışsın. öyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. gözleri, kaşı, burnu ile kulağı, sesini yavaş yavaş. unuttuğun zaman da o kişi olmazmış. hatırlamazmış. sonra unuttuğunu unuturmuş."
devamını gör...

yazın iki kez, kulağıma okunan arapça fısıldama sesiyle uyandım.rüya desem nefesi ve ağzı kulağımın içinde hissettim.bir iki hocaya sordum yorum yapamadılar.neydi bilemiyorum.
devamını gör...

ak partinin açılımı eğer "aşağılık kompleksi partisi" olsa ancak bu kadar cuk otururdu.

adamlara hiçbir laf söylemesen bile "nefes alıp bize bişey mi ima ediyorsun?" diye ayağa kalkarlar. sorsan her şey bunlara karşı.
aklıma geldi yazayım dedim.*
devamını gör...

şartlı koşullanmaya giriyor evet. birey iyi bir şey yaptığında ödül olarak zararlı alışkanlıklara yöneltebiliyor. bilinçaltında böyle bir etkisi oluyor maalesef.
devamını gör...

nankör insan beyanı.
devamını gör...

vakti evvelinde ekşi sözlük ve inci sözlük gibi popülaritesi olmayan genelde günde 40 50 kişinin aktif olduğu bir sözlükte yazardım.
birisiyle yakınlık kurmaya başladık ettik, düşünce yapımız, görüşlerimiz, hobilerimiz uyuyor diye. neyse bir baktık yaşadığımız şehir, hatta ilçe bile aynı. 20 milyonluk kentte büyük şans.
gel zaman git zaman kendileri kanser olduğunu, benimle bir daha konuşmak ve görüşmek istemediğini söyledi. her yerden engelledi vs. ne kadar direttiysem de kabul etmedi. sadece yakın zamanda bana haber vereceğini söyledi.
neyse evini de bilemediğim için gidemedim tabi. koca ilçede de bulamazdım.
aradan 2 buçuk sene geçti. ve bu popülaritesi olan sözlüklerden birinde kendisinin yazmaya devam ettiğini gördüm. yani sonuç game over.
devamını gör...

amerika ve ingiltere gibi ülkelerin günümüzde hala kullandığı ölçü birimlerinden biridir. libre bir kütle birimidir. ingilizcesi libra. kökeni roma dönemine dayanan bu ölçü tahmin edersiniz ki terazi (libra) kelimesinden gelmektedir. ingiltere içinde pound olarak geçer. libre kısaltması lb şeklindedir. bazı yerlerde hatta çoğu yerde lbs şeklinde görebilirsiniz. sonuna gelen çoğul "s" takısından dolayıdır.

tam değer olarak:
1 pound (lb) = 0.45359237 kg
2 pound(lbs) = 0.90718474 kg

market alışverişleri için kısa yol olarak hemen librenin yaklaşık yarısı hesaplayarak kilogram olarak düşünebilirsiniz. kolaylık sağlayacaktır.

hesaplama şekli şu formül üzerindendir.
kg = lb/2.2046
devamını gör...

(bkz: yetmez ama evet)
devamını gör...

en çok doğallığıyla, sevecenliğiyle ve olumlu yaklaşımıyla etkilemiş yazardır. "çiçek quinn" hitabıyla gönlümü kazanmıştır * canım uykusuzkahve.
devamını gör...

insanda terapi özelliği yaratan aktivitedir. bir de yanında müzik dinleyince tüm yorgunluğunuz gider.
devamını gör...

bahaeddin ögel'in türk mitolojisi 1-2
yaşar çoruhlu'nun türk mitolojisinin ana hatları
emel esin'in türk kozmolojisine giriş kitaplarını ilgi duyan/merak edenlere öneririm.

edit: en sevdiğimi nasıl yazmamışım; jean paul roux- türklerin ve moğolların eski dini.
devamını gör...

kaktüs beslemenin en keyifli zamanı, yavruladıkları zamanlardır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

sivri ve kıvrak dilli. ağzını bozduğunda çizgiden çıkabilen ancak gerektiği yerde gerektiği şekilde konuşmayı bilen bir isimdir. ana muhalefetin başına gelse bugün ülkeye kat kat daha fazla yarar sağlayacaktır. eğlenmeyi ve eğlendirmeyi sever ancak size uygunsa tarzı. bir ara siyasetçileri konuk alarak büyük bir şeyi başardı. sayın (bkz: selim kotil) i onun sayesinde tanıdım. binali yıldırım'ı konuk ederek katı ve yaşlı siyasetçileri bile alarak bürokraside zirvelere oynadı. umarım başarılı olur.
devamını gör...

parerga und paralipomena'da milli gurur hakkında oldukça güzel noktalara değinmiş alman filozof. schopenhauer'in* bu çıkarımlarının bir benzerini daha sonra alexander otto weber'in durch die lupe eserinde de görürüz aynı zamanda. weber şu cümleleri kurarken şüphesiz kendisinden esinlenmiş:

"der nationalstolz ist der billigste stolz, den ich mir denken kann. auch die edelste nation besteht zum größten teil aus menschen, auf die man gar keinen grund hat, stolz zu sein." alexander otto weber, durch die lupe

weber'in -bence- esinlenmiş olduğu düşünceler ise schopenhauer'in parerga und paralipomena'da sözünü ettiği milli gurur arkasına sığınmış, bununla övünç duyan ama aslında yalnızca bundan başka kendisiyle gurur duyabileceği bir şeye sahip olmayan insanlar hakkında yaptığı çıkarımlardır. 360. sayfada şöyle söz ediyor bu durumdan schopenhauer:


"en değersiz gurur, milli gururdur. bu, onunla gurur duyandaki bireysel özelliklerin yoksunluğunu ele verir. çünkü insan neden milyonlarca insanlarla paylaştığı bir özelliğe tutunma gereği duyabilir ki başka türlü? dikkate değer kişisel niteliklere sahip olan, sürekli göz önünde bulundurduğu ülkesinin hatalarını açıkça görebilecektir. ama dünyada gurur duyabilecek hiçbir şeyi olmayan her zavallı aptal gurur duyabilmek için son çare olarak ait olduğu ülkesi ile gurur duyar.”

(die billigste art des stolzes ist hingegen der nationalstolz. denn er verrät in dem damit behafteten den mangel an individuellen eigenschaften, auf die er stolz sein könnte, indem er sonst nicht zu dem greifen würde, was er mit so vielen millionen teilt. wer bedeutende persönliche vorzüge besitzt, wird vielmehr die fehler seiner eigenen nation, da er sie beständig vor augen hat, am deutlichsten erkennen. aber jeder erbärmliche tropf, der nichts in der welt hat, darauf er stolz sein könnte, ergreift das letzte mittel, auf die nation, der er gerade angehört, stolz zu sein)

parerga und paralipomena, aphorismen zur lebensweisheit, von dem was einer vorstellt s.360

arthur schopenhauer



esasında weber'in esinlendiği düşünme sebebim, konu hakkında iki ismin de birbirine oldukça benzer bir giriş tercih etmiş olması. yalnız şu var ki türkçe çevirisi aşağı yukarı aynı olsa da orijinal dilinde baktığımız zaman farkı açıkça görebiliyoruz. yine de cümleler benim ifade ettiğim kadar benzer olmasa bile açıkça altında yatan düşünce aynıdır. weber, schopenhauer'in düşüncelerinin devamını aktarıyor ve pekiştiriyor gibi görünüyor.
devamını gör...

cepte görülen erkek olmakla aynı olan durum.

insan neden ve nasıl cepte görülür? bir insana onu çok sevdiğinizi, çok istediğinizi gösterdiğiniz zaman, karşı taraf iyi niyetli değilse başınıza gelecek olan şeydir bu. karşınızdaki kişi sizinle aynı duyguları hissetmez ama bir taraftan sizin ona olan ilginiz egosunu da okşadığından, size karşı açık davranmaz. "ben o arada kendi istediğim gibisini arayayım da eğer bulamazsam bu zaten beni her türlü kabul etmeye razı. geri dönerim, beni biraz daha pohpohlar" gibi bir düşünceden kaynaklı olsa gerek, sizi oyalayıp durur. iğrenç mi? hem de nasıl!

ilginç bir şekilde bu tip insanların, hayatlarının belirli bir döneminden itibaren de ilişkilerin kötülüğünden, insanların riyakârlığından şikâyetçi olduğu görülür bazen. oysa kartlarını açık oynayan insana karşı kendisi gibi davranan tiplerdir aslında şikâyet ettiği tipler. açık davranan, dürüstçe hislerini söyleyen insanları cepte görürken, bunun tam tersini yapanları da iki yüzlü olmakla suçlar. yani ne yaparsanız yapın yaranamazsınız bu insanlara. aslında tamamen yalnızlığa terk edilip aklı başına gelene kadar dışlanması gereken tiplerdir bunlar.

birinden çok hoşlanıyor, onu çok seviyorsanız bunu ona tabii ki söyleyin ve hissettirin ama karşılık görmüyorsanız uzatmayın. siz üzerinize düşeni yaptınız, duygularınızı açıkladınız. gerisi karşı tarafın bileceği iş. istiyorsa insan gibi gelir ve dürüstçe yanınızda durur. istemiyorsa, ilişki boyunca kafanızda hep bir şüphe bırakıyorsa, bir şekilde bir türlü ona güvenemediğinizi hissediyorsanız, onurunuzla uzaklaşın. zira böyle tipler hem insanları hiç utanmadan kullanırlar hem de haksızlık ettikleri o insana saygı duymazlar.

bu arada, kadınla erkeğin mantığı aynı işlemez arkadaşlar. kadınlar genellikle "onu ne çok sevdiğimi söylersem, iyice anlatırsam, iyice anlarsa bana gelir. bunu ona, onu istikrarlı şekilde arayıp sorarak, onunla ilgilenerek göstermeliyim, kanıtlamalıyım." diye düşünür. erkeklerde ise bu tip davranışlar genellikle "bu ne biçim kadın! umursamıyorum ama yüzsüz yüzsüz peşimde dolanıyor. kendine saygısı yok mu bunun hiç?" düşüncesine neden olur. büyük ihtimalle erkek bu konularda, sizin düşündüğünüzün 180 derece tersini düşünecektir. ilişkilerinizde bunu hiç unutmazsanız, cepte görülme mevzusundan da sonsuza dek kurtulursunuz.
devamını gör...

hint okyanusu’nun güneyinde yer alan fransa’ya bağlı takımadalarından biri. yalnızlık adası olarak da adlandırılan adanın yüksek noktası root dağıdır. başkenti port-aux-français.
iklim bakımından soğuk ve rüzgarlı olan adanın büyüklüğü 6675 km² büyüklüğünde. denizleri dalgalıdır. ocak ve şubat aylarında hava sıcaklığı ortalama olarak 7.9 santigrat derecedir. temmuz ayında ise eksi 10 dereceye kadar düşer sıcaklık bazen 10 santigrat derece artış gösterse de giyimi uygun olmadığı sürece 5 dakika bile dayanılmaz bir soğuk. konum olarak afrika, avustralya ve antartika kıtaların arasında kalır.


1772 yılında yves-joseph dr. kerguelen-trémarec tarafından bulunmuş.nüfus yoğunluğunun 1949 yılından adaya yerleşen araştırma ekibi oluşturur. adı 18 yüzyıla kadar fallop tüpleri ile ünlü bir adaydı.

adaya sonradan gelen kişiler balina avcılığı yapmak için gelmişlerdir. günümüzde ise ada bilimsel açıklamalar için kullanmaya çalışmaktadır.

gezilecek yerler
ılet la mera, devil’s ısland, kourou space centre, sentier de rorota, cacao village, zoo de guyane,camp de la transportation, la montagne des singes, brasserie guyanaise, marshes of cawdir.

adaya ulaşım zor olduğundan hava yolu yerine tekneyle madagaskar'dan yola çıkmak gerekiyor. ıssız ve hoyrat bitki örtüsü pek pikniğe uygun değil. bilimsel çalışmalar üstüne oraya giden ekip dışında kimsenin yaşamadığı tahmin ediliyor.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

cem karaca'dan hardal'a, moğollar'dan erkin koray'a: anatolian rock revival project
(link: youtube.com/c/AnatolianRock...)

nintendo'dan sega'ya, atari'den playstation'a: cengiz's retro game room
(link: www.youtube.com/c/CengizsRe...)

sadece age of empires 2: eycofcu
(link: www.youtube.com/c/Eycofcu/f...)

güzel ses güzel coverlar: nursena yener (someone like you favorim)
(link: www.youtube.com/channel/UCV...)

sinemaya dair: sinefil kafası
(link: youtube.com/channel/UChM2Z4...)

kısa, eğlenceli: paptircem (favorim imposter vahit)
(link: www.youtube.com/c/Paptircem...)

elektronik, robotik ya da tamamen alakasız, bazen bir işe yarayan, bazen hiç bir işe yaramayan (kanal açıklamasından bi kesit): tolga özuygur
(link: www.youtube.com/c/Hallederi...)

çeviri kanalları: ümid gurbanov ve çeviri konuşmalar
(link: www.youtube.com/c/umidgurba...)
(link: www.youtube.com/c/%C3%87evi...)

deep humor
(link: www.youtube.com/c/DeepHumor...)

kısa insan hikayeleri: cep hikayeleri
(link: www.youtube.com/c/CepHikaye...)

işadamları ve şirketlerin kısa hikayeleri: storybox
(link: youtube.com/c/StoryBoxvideos::)

herkesin avukatı
(link: www.youtube.com/user/herkes...)

felsefe ve sinema: turkan bakırlı
(link: youtube.com/channel/UCH3Ez5...)

felsefe: pandora felsefe, ömer aygün
(link: www.youtube.com/c/PANDORAFE...)
(link: youtube.com/user/omeraygun::)

oyunlar, oyunlar ve oyunlar: orhun kayaalp
(link: www.youtube.com/c/OrhunKaya...)

yabancılar:

tarih: epic history tv
(link: www.youtube.com/c/Epichisto...)

bir dakikada askeri tarih: military history in a minute
(link: www.youtube.com/channel/UCa...)

crafting: craftstation
(link: www.youtube.com/c/CraftStat...)

yabancı indie şarkılar keşfetmek için: ındieair
(link: www.youtube.com/c/indie/fea...)

origami: origami with jo nakashima
(link: www.youtube.com/c/JoNakashi...)

maketler...: luke towan, laser creation-world, plasmo - plastic models, thalasso hobbyer
(link: www.youtube.com/c/LukeTowan...)
(link: www.youtube.com/channel/UC8...)
(link: www.youtube.com/c/idaemonpl...)
(link: youtube.com/c/Thalassohobby...)

garip bir sanat ve sanatçı: theo jansen
(link: www.youtube.com/user/strand...)

piyano fakat eğlenceli: vinheteiro
(link: www.youtube.com/c/Brasilian...)

logo dizayn: logofarmer's studio
(link: youtube.com/c/LogoFarmerss::)

ekleme: spesifik bir kanal keşfettim: lockpickinglawyer
kanal tamamen kilitler ve anahtarlar üzerine kurulu.
(link: youtube.com/c/lockpickingla...)

ekleme: lego technic'in dibi: brick experimemtal channel
(link: youtube.com/c/brickexperime...)

ekleme: japonca ama komik: can kıpçak
(link: youtube.com/c/cankıpçak::)
devamını gör...

webo'nun yanında olmak için atmıştır. ne var yani bazı hristiyanlar da cuma namazına gidiyor.
devamını gör...

benim yazmaya ihtiyacım vardı, yazdıklarımın birileri tarafından okunmasına. bir yandan da okumaya ihtiyacım vardı, hiç tanımadığım insanların fikirlerine. yeni bir platforma ihtiyacım vardı. hem kendim olabileyim hem yeni insanlar tanıyabileyim. birden kendimi burda buldum sonrası da zaten malum.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim