shoegaze
köklerini alternative rock, indie rock, (gruptan gruba değişebilmekle birlikte) noise ve post-punk'tan alan, 90'larda ingiltere'de ortaya çıkmış, hayalci bir müzik türü olarak tanımlanabilir. gerçekten insana garip duygular yaşatan bir müziktir. çoğu grup my bloody valentine'ın oluşturduğu sound üzerinden yürümüştür. ayrıca cocteau twins ve the jesus and mary chain de shoegaze'in ortaya çıkışında önemli etkisi bulunan iki grup sayılır, hatta bazıları bu grupların bazı albümlerini proto-shoegaze olarak nitelendirir.
tür dream pop ile oldukça benzerlik gösterir, çoğu shoegaze ve dream pop grupları birbirinden ilham alır.
en bilindik grupları türün en önemli üç grubu olarak da kabul edilen my bloody valentine, ride ve slowdive'dır.
en tipik özelliği de yoğun reverb ve distortion ile oluşturulan gürültülü gitar tonudur. bu gitarlara çoğu zaman ne dediği pek anlaşılmayan, içine kapanık bir vokal eşlik eder. vokalin öne çıkmayıp diğer enstrümanlara eşlik ettiği türlerden biridir.
müziğin havasına uygun olarak da çoğu zaman wall of sound tarzı bir prodüksiyon kullanılır.
zamanında grunge ve britpop tarafından popülaritesi oldukça baltalanmış olsa da 2000'lerin başlarından itibaren tekrar yükselişe geçmiştir. bunun örneklerinden biri de shoegaze'e daha fazla synth ekleyip türü biraz değiştiren nu gaze hareketidir.
black metal ile shoegaze'i birleştiren blackgaze türünün de bu artan ilginin sebeplerinden biri olduğu söylenebilir. özellikle alcest ve deafheaven gibi gruplar türü metal dinleyicisine de hitap edecek bir füzyonla sunarak shoegaze'in dolaylı yoldan daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağladı. ayrıca post-metal türü altında da shoegaze etkili müzik yapan gruplar bulunabiliyor, jesu gibi.
dinleyecek albüm arayanlar için şurada temel albümleri de içeren bir akış şeması bulunuyor.
tür dream pop ile oldukça benzerlik gösterir, çoğu shoegaze ve dream pop grupları birbirinden ilham alır.
en bilindik grupları türün en önemli üç grubu olarak da kabul edilen my bloody valentine, ride ve slowdive'dır.
en tipik özelliği de yoğun reverb ve distortion ile oluşturulan gürültülü gitar tonudur. bu gitarlara çoğu zaman ne dediği pek anlaşılmayan, içine kapanık bir vokal eşlik eder. vokalin öne çıkmayıp diğer enstrümanlara eşlik ettiği türlerden biridir.
müziğin havasına uygun olarak da çoğu zaman wall of sound tarzı bir prodüksiyon kullanılır.
zamanında grunge ve britpop tarafından popülaritesi oldukça baltalanmış olsa da 2000'lerin başlarından itibaren tekrar yükselişe geçmiştir. bunun örneklerinden biri de shoegaze'e daha fazla synth ekleyip türü biraz değiştiren nu gaze hareketidir.
black metal ile shoegaze'i birleştiren blackgaze türünün de bu artan ilginin sebeplerinden biri olduğu söylenebilir. özellikle alcest ve deafheaven gibi gruplar türü metal dinleyicisine de hitap edecek bir füzyonla sunarak shoegaze'in dolaylı yoldan daha geniş bir kitleye ulaşmasını sağladı. ayrıca post-metal türü altında da shoegaze etkili müzik yapan gruplar bulunabiliyor, jesu gibi.
dinleyecek albüm arayanlar için şurada temel albümleri de içeren bir akış şeması bulunuyor.
devamını gör...
bandırma vapuru
sunay akın'ın ağzından umudu taşıyan vapur...
"bu ülke hepimizin ama esas siz gençlerin. mücadeleden yılmak yok, tamam mı?"
mustafa kemal atatürk
"bu ülke hepimizin ama esas siz gençlerin. mücadeleden yılmak yok, tamam mı?"
mustafa kemal atatürk
devamını gör...
doğru insanı bulmak
doğru insan olması yetmez, seninle uyumu da doğru olmalı dediğim başlıktır.
devamını gör...
termofor
bildiğimiz sıcak su torbasının afili ismidir efenim. ilk duyduğumda bende şaşırmıştım.
devamını gör...
oralet
aslında ürün grubunun genel adı değil markanın adıydı "oralet". ama zamanla toz içecek grubunun genel adı haline geldi. tıpkı "sana yağı", "kot pantalon", "jeep", "nescafe" veya"cam sil" gibi ürünlerde de olduğu gibi, marka adı ürün grubunun genel adı haline geldi . sonraları lezzo - aralel - gökçe vb. gibi farklı markalar çıksa da hep oraletti o sıcak portakallı içecek bizim için.
büyüklerimiz tarafından çocukların çay içmesi nedense çok istenmezdi. belki çok sık gidilip gelinen misafirliklerde rahatsızlık vermemek için yapılırdı bu. oralet evlerimizde bulundurulur, misafirliğe gidilen her evde de mutlaka olurdu o yıllarda. küçük çocuklar olarak bizlerin çay istememesi için ev sahibinden "varsa bi bardak oralet içsin " diye istenen içecekti oralet.
yıllar sonra inanç konukçu'yla (hayalet) tekrar gündem oldu. işte o yüzden bir nesil oralete inanıyoruz biz..... çay mı içiyom la ben?.
büyüklerimiz tarafından çocukların çay içmesi nedense çok istenmezdi. belki çok sık gidilip gelinen misafirliklerde rahatsızlık vermemek için yapılırdı bu. oralet evlerimizde bulundurulur, misafirliğe gidilen her evde de mutlaka olurdu o yıllarda. küçük çocuklar olarak bizlerin çay istememesi için ev sahibinden "varsa bi bardak oralet içsin " diye istenen içecekti oralet.
yıllar sonra inanç konukçu'yla (hayalet) tekrar gündem oldu. işte o yüzden bir nesil oralete inanıyoruz biz..... çay mı içiyom la ben?.
devamını gör...
ilginç genel kültür bilgileri
dünyanın son kuzey beyaz erkek gergedanının 2018 de öldüğü. iki dişi kaldı. ölen son erkek gergedanının spermlerinden bunları nasıl dölleyeceklerinin araştırmasını yapan biliminsanları.
teoride soyu tükendi. ve biz buna şahit olduk.
teoride soyu tükendi. ve biz buna şahit olduk.
devamını gör...
yazarların uğraştığı sanat dalları
boşa kürek çekmeyi çok severim.
devamını gör...
nesne kalıcığı
nesne kalıcılığı, bir nesnenin görülmediği, duyulmadığı veya kısaca 5 duyu organıyla algılanmadığı durumlarda da var olduğunu bilme farkındalığımızdır. jean piaget tarafından ortaya atılmıştır. bilişsel gelişim açısından önemli bir teoridir.
elbette belli bir yaşa gelmiş ve engeli bulunmayan bireylerin, bir nesneyi görmedikleri anda da o nesnenin varlığını sürdürdüğünü bilmeleri doğaldır. işte bu nesne farkındalığıdır.
belli bir yaşa kadar bebekler, görmedikleri şeyin var olmadığını/varlığının sona erdiğini sanır. ''ce-ee'' oyununda elle kapatılan yüz açıldığında fazlasıyla keyif almaları da bunun bir göstergesi olabilir. ya da herhangi bir nesneyi arkamıza sakladığımızda belli bir yaşın altındaki çocukların ''x nerede?'' sorusunu cevaplayamamaları da bundandır.
jean piaget, nesne kalıcılığını ölçmek için önce bebeklere bir oyuncak gösterir ve sonrasında o oyuncağı bir battaniyeyle örtüp bebeğin oyuncağı arayıp aramadığını gözlemler. belli bir yaşa gelmeyen bebeklerin oyuncağı aramadığı görülür. teorisini bu deneyle desteklese de bu anlayışı eleştirenler de mevcut. onlara göre bebek, nesnenin devamlılığını algılıyor fakat nesneyi aramak için gerekli olan fiziksel koordinasyona sahip olmadığı için nesneyi aramıyor, daha doğrusu, arayamıyor.
elbette belli bir yaşa gelmiş ve engeli bulunmayan bireylerin, bir nesneyi görmedikleri anda da o nesnenin varlığını sürdürdüğünü bilmeleri doğaldır. işte bu nesne farkındalığıdır.
belli bir yaşa kadar bebekler, görmedikleri şeyin var olmadığını/varlığının sona erdiğini sanır. ''ce-ee'' oyununda elle kapatılan yüz açıldığında fazlasıyla keyif almaları da bunun bir göstergesi olabilir. ya da herhangi bir nesneyi arkamıza sakladığımızda belli bir yaşın altındaki çocukların ''x nerede?'' sorusunu cevaplayamamaları da bundandır.
jean piaget, nesne kalıcılığını ölçmek için önce bebeklere bir oyuncak gösterir ve sonrasında o oyuncağı bir battaniyeyle örtüp bebeğin oyuncağı arayıp aramadığını gözlemler. belli bir yaşa gelmeyen bebeklerin oyuncağı aramadığı görülür. teorisini bu deneyle desteklese de bu anlayışı eleştirenler de mevcut. onlara göre bebek, nesnenin devamlılığını algılıyor fakat nesneyi aramak için gerekli olan fiziksel koordinasyona sahip olmadığı için nesneyi aramıyor, daha doğrusu, arayamıyor.
devamını gör...
sözlüğü devamlı olarak sansür kelimesi ile özdeşleştirmeye çalışan yazarımsılar
son günlerde fazlalaşan, format nedir bi haber tek amacı mevcut sistemi eleştirmek olan ve bir elleri malum taraflarında olan yazarlardır kendileri. her fırsatta moderasyona sallamayı görev addetmişlerdir. bu gibi gündemleriyle burayı bilgilenmek ve kültürlerini artırmak olan kişilere de zindan ederler ve bundan büyük zevk alırlar.
devamını gör...
yazarların kimlik numarası ezberleme şekline göre zeka türü
2+2+3+2+2
şekliyle ezberleyen ise bu tabloyu hazırlayıp milleti kandıran müptezel zeka sanırım.
şekliyle ezberleyen ise bu tabloyu hazırlayıp milleti kandıran müptezel zeka sanırım.
devamını gör...
yazarların evcil dostlarının ismi
güzel kızım - mia
devamını gör...
an itibarıyla yazarların nerede olup ne yaptığı sorusu
bulaşıklarımı yıkadım kendime kahve yapıyorum. oh mis
devamını gör...
öğretmene aşık olmak
çok da yadırganamayacak bir durumdur. her öğrencinin bir kere de olsa başına gelmiştir. ortaokul da beden eğitimi öğretmenime tüm okulun kızları ile birlikte aşıktık. ismini hatırlayamasam da görseli hala aklımda. çocukluk hayranlığı, idol olarak da tanımlanabilir ve aşkın en masum hali.
devamını gör...
1 yıl sonraki kendine not
canım her şeyi atlattamadığın gibi bunu da atlatamayacaksın,fazla yorma kendini tamam bebeğim.
devamını gör...
kıymık batması
allah o kıymığı bildiği gibi yapsın dediğimizdir. ufacık boyu var türlü türlü huyu vardır efendim kıymığın. iğne ve cımbızla çıkartılabilir. eğer uzun zaman geçerse cerrahi operasyon gerekebilir.
devamını gör...
ben sabaha kadar uyanığım
bir cafer modarres sadeghi öykü kitabıdır.
daha önce at kafası (kitap) isimli romanını okuyup çok beğendiğim yazarın meğer kütüphanemde böyle bir öykü kitabı varmış. bir süredir kütüphanemde küskün küskün bekleyen okunmamış onlarca kitaptan biriymiş ve verdiğim bir söz neticesinde okunmamış kitapları okumadan yeni kitap almama kararıyla birlikte bu kitabı fark ettim ve hemen okudum.
hem de ne okumak. kitaba başlamamla kitabı bitirdiğimi fark etmem bir oldu. bir tanesi 1983 yılında diğeri ise 2004 yılında yazılmış iki öyküden oluşmakta kitap.
iki öyküde iran’da yaşanan devrimden sonra bir türlü kendine gelemeyen insanların hikayesini anlatıyor bize. iki öyküde de yaşadıkları kayıpların ardından kendileri de kaybolan insanların hayatına derinlemesine bir bakış var.
bataklık isimli ilk öyküde babasının ölümü üzerine dünya ile barışmayı bir türlü başaramayan ve peş peşe yanlış kararlar verip acısına sığınarak hayatını devam ettirmeye çalışan bir adamla arkadaş oluyoruz. ikinci öykü olan ve kitaba adını veren ben sabaha kadar uyanığım isimli öyküde ise eğitim hakkını kaybetmek üzere olan ve hayatı boyunca insanların normalleri ile bir türlü uzlaşamayan bir adamın hikayesi bekliyor bizi. ve arka fonda her zaman iran ve kaybedilenler.
bence bir an önce okuyun ve okuduktan sonra uğrayın bana çünkü ben sabaha kadar uyanığım.
daha önce at kafası (kitap) isimli romanını okuyup çok beğendiğim yazarın meğer kütüphanemde böyle bir öykü kitabı varmış. bir süredir kütüphanemde küskün küskün bekleyen okunmamış onlarca kitaptan biriymiş ve verdiğim bir söz neticesinde okunmamış kitapları okumadan yeni kitap almama kararıyla birlikte bu kitabı fark ettim ve hemen okudum.
hem de ne okumak. kitaba başlamamla kitabı bitirdiğimi fark etmem bir oldu. bir tanesi 1983 yılında diğeri ise 2004 yılında yazılmış iki öyküden oluşmakta kitap.
iki öyküde iran’da yaşanan devrimden sonra bir türlü kendine gelemeyen insanların hikayesini anlatıyor bize. iki öyküde de yaşadıkları kayıpların ardından kendileri de kaybolan insanların hayatına derinlemesine bir bakış var.
bataklık isimli ilk öyküde babasının ölümü üzerine dünya ile barışmayı bir türlü başaramayan ve peş peşe yanlış kararlar verip acısına sığınarak hayatını devam ettirmeye çalışan bir adamla arkadaş oluyoruz. ikinci öykü olan ve kitaba adını veren ben sabaha kadar uyanığım isimli öyküde ise eğitim hakkını kaybetmek üzere olan ve hayatı boyunca insanların normalleri ile bir türlü uzlaşamayan bir adamın hikayesi bekliyor bizi. ve arka fonda her zaman iran ve kaybedilenler.
bence bir an önce okuyun ve okuduktan sonra uğrayın bana çünkü ben sabaha kadar uyanığım.
devamını gör...


