edip cansever'in 1947 yılında dirlik düzenlik isimli kitabında yer alan şiiri. şairin hiç sevmediği, hatta başına dert olmuş şiiri. bu şiir, hep peşinden gelmiş, herkesin diline bu şiiri yerleşmiş.
bir gün ahmet muhip dıranas ile oturup dertleşirlerken aynı şiirden söz açılınca üstat, bıktım ben bu masa şiirimden, benim başka şiirlerim de var. deyince dıranas da ben de fahriye abla şiirimden bıktım, ne yapalım her şairin bıktığı bir şiiri var karşılığını vermiş.
devamını gör...

evren'de düzen yoktur diyerek soruyu kilitliyorum.
devamını gör...

kuantum alanlar teorisinin kuarklar ile ilgilenen kolu. kuantum kromodinamiği olarak da bilinir.

kuark dediğimiz parçacıklar, kendilerinden daha büyük parçacıkları bir araya getirmek üzere birleşen minicik atom altı parçacıklardır. proton ya da nötron bir duvarsa, kuarklar bu duvarı oluşturan tuğlalardır diye de düşünebilirsiniz.

bu parçacıkların, tıpkı diğer parçacıklar gibi çeşitli özellikleri bulunur; elektrik yükü, spin gibi... özelliklerinden biri de renk yüküdür. mavi, yeşil ya da kırmızı olabilen bu yüklerin, gerçek hayatta bildiğimiz renklerle bir ilgisi yok. bu sadece kategorilendirme için seçilmiş bir yöntem. kuantum renk dinamiği dediğimiz çalışma alanı kuarkların bu özellikleriyle ilgilidir.

farklı renk yüklerine sahip kuarklar, gluon denen taşıyıcı parçacıklar aracılığı neticesinde birbiriyle etkileşime girer. pozitif ve negatif yüklü parçacıkların birbirini çekmesi gibi... ancak bu etkileşim son derece güçlüdür ve birbirine bağlanmış kuarkları birbirinden ayırmak için son derece büyük * bir enerji gerekir. birbirlerinden ayrılmaya çalıştıkça aralarındaki kuvvet daha da artar ve kuarkların ayrılmasına izin vermez. doğada serbest halde gezen kuark yoktur. grup halinde parçacıkları oluştururlar ya da kendi karşıt parçacıklarıyla bir arada bulunup birbirlerini yok ederler.

kuarklardan oluştukları ve kuarklar da birbirinden ayrılmayı hiç sevmedikleri için, proton ve nötronlar kararlı parçacıklardır. ayrıca protonun +1 yüklü, nötronun ise yüksüz olma nedeni de yine onları oluşturan kuarkların toplam elektrik yükünün bir sonucudur.
devamını gör...

(bkz: tutunamayanlar)
(bkz: masumiyet müzesi)
(bkz: ilyada)
(bkz: ulysses)
devamını gör...

1990 yılında gösterime giren ve engin ayça’nın yazıp yönettiği bir filmdir. filmin başrollerinde sultan türkan şoray ve iyi adam mı kötü adam mı olduğunu hiçbir filminde anlayamadığım ekrem bora oynamakta.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
yanlış bir düşünce olabilir, emin olarak yazmıyorum bunu ama türk sanat müziği ile ilgilenen insanların her zaman bizim idrak edemediğimiz üstün bir hüzün çizgisinde yürüdüğünü düşünürüm. arabeskçiler gibi salya sümük ya da rapçiler gibi karman çorman bir hüzün değil sanki onlarınki. daha aklı başında, daha can yakıcı, daha sahici.

bu filmde de türk sanat müziği sanatçısı leyla hanım ile orkestrasına dahil olan udi cemal beyin hikayesi güzel bir hüzün ile anlatılmış. hikaye bir nevi bilinç akışı tekniği izliyor çünkü film cemal beyin ölümü ile başlayıp leyla hanımın zihninde devam ediyor. geçmişe gidip günümüze atlayarak süren film kırık bir aşk hikayesi. söylenmemiş sözlerin bestelenmiş haliç

bence izleyin çünkü ben tanımı yazdığımda soğuktu ve yağmur çiseliyordu.
devamını gör...

ı am melting lannn melting
gel seninle oturup konuşik
ı am sory ne sorim
mahmut tunceri de kattık bu bir ilk.
devamını gör...

''bu güzel yazıyor mu'' minvalinde bir şeyler karalıyorum.
devamını gör...

(bkz: hayattaki küçük mutluluklar)
yüzünüzde hep gülümseme, kalbinizde huzur olsun...
devamını gör...

bir popülasyondaki gen frekanslarını ve genotip dağılımını hesaplayan prensipler. prensiplerin geçerli olması için gereken şartlar başlığın ilk entrysinde mevcut. #687117

popülasyon: belirli bir bölgedeki aynı türe ait birey sayısı. örneğin; kadıköy'deki insanlar.
açıklamak için bizden bir örnek vereyim.
kafa sözlük bir popülasyon olsun.
birey sayısı da 10.000 olsun. (kurala göre herkes üreme potansiyelinde olacak, yasal olarak 18 yaş altı çocuklarımızı ve menopoz, andropoz büyüklerimizi dahil etmiyoruz) ve ortamda sadece mavi gözlü ve kahverengi gözlü yazarlar var. (evet farkındayım bal peteği gözlü yazarlar, elalar, çakırlar, ama anlaşılır olması için, sessizlik lütfen)
akademik olarak yanlış olacaktır ancak kolay anlaşılsın diye bu örnek üzerinden açıklamaya çalışıyoruz:

çekinik mavi göz geninin frekansı, q = 0,2 olsun
baskın kahverengi göz geninin frekansı, p = 0,8 olsun.
p+q =1,0
her iki tarafın parantez karesini alıyoruz
p2 +2pq + q2 = 1,0
p'nin karesi: iki tane kahverengi göz geni taşıyan yazarlar, homozigot kahverengi gözlüler 6400 kişi.
2pq: bir kahverengi bir mavi göz geni taşıyan yazarlar, heterozigot kahverengi gözlüler 3200 kişi.
q'nun karesi: iki tane mavi göz rengi taşıyan yazarlar, homozigot mavi gözlüler 400 kişi oluyor.

şimdi ilk entrye dönüyoruz.
eğer!
mutasyon olmazsa
göç olmazsa (ekşi sözlükten aramıza katılan bal rengi gözlü, aramızdan inciye geçen mor gözlü yazarlar olmazsa)
bireyler rastgele çiftleşirse (mavi gözlüler mavi gözlülerle çiftleşeceğim diye tutturmayacak, sayısı oranında kahve kahve, kahve mavi, mavi mavi çiftleşme oranı aynı olacak)
popülasyon büyük olursa (10 bin iyidir)
doğal seçilim olmazsa ( mavi gözlülerin karması yüksek oluyor bu yüzden mavi gözlüler eş seçmede avantajlı oluyor gibi bir durum olmayacak)
ve ilave olarak izolasyon olmazsa ( karma puanı 2000'in altındakiler çiftleşemez, ya da onlar kendi arasında çiftleşşin gibi)

diyor ki hardy weinberg prensipleri: kaç nesil geçerse geçsin bu oranlar değişmez.
devamını gör...

birini arıyorum. bütün bu beynimde geçen şeyleri teker teker, uzun uzun anlatacak birini...tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin....dünyada hayatın bir tek manası varsa o da sevmektir. hatta mukabele edilmesini bile beklemeden sadece sevmek...benim beklediğim aşk başka! o bütün mantıkların dışında, tarifi imkansız ve mahiyeti bilinmeyen bir şey. sevmek ve hoşlanmak başka; istemek bütün ruhuyla, bütün vücuduyla, her şeyiyle istemek başka… aşk bence bu istemektir. mukavemet edilmez bir istemek!...sen aklıma gelince her şey gülümserdi...kullanmadıktan sonra göğsümüzü dolduran hisler ve kafamızda kımıldayan düşünceler neye yarardı?...herkes ne diyecek? fakat bu ana kadar herkesten ne gördüm ki?..hayatımda hiç bu kadar mesut olduğumu, içimin bu kadar genişlediğini hatırlamıyordum. bir insanın diğer bir insanı, hemen hemen hiçbir şey yapmadan, bu kadar mesut etmesi nasıl mümkün oluyordu?
sözleri ve kuyucaklı yusuf, içimizdeki şeytan, kürk mantolu madonna romanları; değirmen, kağnı, ses, yeni dünya, sırça köşk öyküleri; dağlar ve rüzgâr, kurbağanın serenadı şiirleri ve esirler oyunu ile tanınan yazar ve şair.
"unutmayın ki, dünyada en korkunç şey, ümidini kaybetmektir."
devamını gör...

siz kendinizin ne dediğini anlamazken o şıp diye sizi anlar.

+burası mı ağrıyor?
-hhhığğğr oğğğn yağndahii.
+hmm tamam bu mu?
-eeğğt.
devamını gör...

malum kişinin resmini de bastırmam gerekir öyle olursa, ama yok o zaman silivriye gönderilirim.
neyse yapicam ben bunu.
devamını gör...

karıma mektup'dan;

yaşarsın, karıcığım,
kara bir duman gibi dağılır hatıram rüzgarda;
yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı,
en fazla bir yıl sürer
yirminci asırlarda
ölüm acısı.
devamını gör...

1935 istanbul doğumlu gazeteci. babası selim ragıp emeç demokrat partinin kurucuları arasında olan eski bir milletvekilidir.
çetin emeç hayat ve ses dergilerinde yazı işleri müdürlüğünün yanı sıra hürriyet ve milliyet gazetelerinde bir süre genel yayın yönetmenliği yapmıştır.

kendi zamanının duayen gazetecileri arasında yer alan çetin emeç, 7 mart 1990 yılında evinden işine giderken şoförü ile birlikte suikaste kurban gitti. mezarı zincirlikuyu mezarlığındadır.

çetin emeç suikasti 90'lı yılların ilk faili meçhul cinayetlerindendir.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

günaydın sözlük, günaydın diğerleri.

nabıyonuz?
kızmayın ama biz valla hep aynı, sınırsız çay var çıkın gelin?
türkan mama yedi, uyuyo, o yüzden kadrajda yok.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

neye göre kime göre diye sorgulatan durum.
eren bülbül 1 ocak 2002 doğumlu.
ölüm yılı 11 ağustos 2017. yer trabzon/maçka.
şu videoyu da izlemenizi tavsiye ederim. z kuşağı gümbür gümbür geliyor.
devamını gör...

her yerde karşımıza çıkan kişilerdir. kardeşler ne kadar yalnızlık zaman zaman insana iyi gelse de unutmayın biz insanlar sosyaliz ve birlikte olduğumuz için gelişebiliyoruz. iyi bildiğiniz bir şey varsa paylaşın sosyalleşin toplumun toksik insanlara değil sizin gibilere de ihtiyacı olduğunu bilesiniz.
devamını gör...

insanın değerinden bir gr bile eksiltmez.
devamını gör...

hayatım boyunca takmaya imrendiğim tek aksesuar evet sağlık problemleri olanlar için bir zorunluluk ve rahatsız edici olabilir ama kaç kere sırf dinlendirici de olsa bir gözlük alayım diye doktora gitsem hem geri çevrildim. bu da ruhumda derin izler bıraktı sanırım. kendimi siyah kalın çerçeveli gözlüğümle, köşemde kitap okurken hayal ediyorum de ne kadar havalı di mi? (swh)
devamını gör...

bu akşam sesini duyan sözlüğümüzün yalnız kadınlarının mesaj kutusunu bombardımana tutacağı konusunda iddiaya girilen yazar:
hücum bacılar:
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim