yaşlanınca sana bakması için çocuk sahibi olmak
kimse bana yarın baksın diye dünyaya çocuk getirmez. bir çocuğu büyütmek, okutmak veya hayatının her döneminde destek sağlamak ne kadar zor. eğer bir anne baba çocuğunun en az 2-3 yıl altından alıyorsa, ateşlendiğin de sabahlara kadar başında bekliyor her türlü sefasıyla cefasına da anne- baba olduğu için zevkle katlanıyorsa ve eğitim hayatında, evlenip hayata atılırken ki her anında maddi manevi yanında oluyorsa kimse kusura bakmasın, o çocukda ebeveynleri yaşlanıp, bakıma muhtaç olduğunda paşalar gibi gururla ve sevgiyle bakacak.
devamını gör...
sözlük yazarlarının yetenekli olduğu konular
herhangi birinin üç-beş yıl önce anlattığı bir olayı bile hatırlayabilirken tek bir şarkı sözünü bile baştan sona ezbere bilmiyor oluşum. o şarkıyı bir milyon otuz beş kez dinlemiş olsam bile yanlış söylüyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının ilk aşkları için yaptıkları
önceden bir zaman, onu biraz daha görüp, onunla konuşabilmek için bir okul çıkışı kendisiyle beraber 1 saat yol gidip evin yolunu şaşırmamdır. ondan 3 durak önce inmem gerekiyordu aslında. bana neden inmediğimi sorunca ise: "benim de orada işim vardı" dedim ve onunla aynı durakta ininceye kadar eşlik etmeye devam ettim.
o eve gitmeden önce biraz kordon boyunca yürüyüp biraz daha konuştuk. birbirimize "sonra görüşürüz" demeden önce, en son birazcık da deniz kenarına oturup biraz daha konuşmaya karar verdik. aradan 15 dk civarı bir süre geçtikten sonra bana ne anlattı biliyor musunuz? "sevgilisiyle olan kavgalarını". orada, sevdiğimin yanında onun üç yıllık sevgilisi olduğunu öğrendim. akşam olana değin onu teselli ettim, dertlerini dinledim. umarım onu birazcık da olsa içini ferahlatabilmiş, bir nebze mutlu olarak eve dönmesine yaramışımdır diyorum şimdi...
veda ettikten sonra evin yolunu tuttum. tam ben giderken bir bulut üzerime doğru ağlamaya başladı, doğa ana bile bana üzüldü sanıyorum.
o eve gitmeden önce biraz kordon boyunca yürüyüp biraz daha konuştuk. birbirimize "sonra görüşürüz" demeden önce, en son birazcık da deniz kenarına oturup biraz daha konuşmaya karar verdik. aradan 15 dk civarı bir süre geçtikten sonra bana ne anlattı biliyor musunuz? "sevgilisiyle olan kavgalarını". orada, sevdiğimin yanında onun üç yıllık sevgilisi olduğunu öğrendim. akşam olana değin onu teselli ettim, dertlerini dinledim. umarım onu birazcık da olsa içini ferahlatabilmiş, bir nebze mutlu olarak eve dönmesine yaramışımdır diyorum şimdi...
veda ettikten sonra evin yolunu tuttum. tam ben giderken bir bulut üzerime doğru ağlamaya başladı, doğa ana bile bana üzüldü sanıyorum.
devamını gör...
normal sözlük yazarlarının süper güçleri
düşünce ve niyet okuyorum.
hiç istemiyorum ama psişik güçler kahretsin.
bizi de böyle kabul edin.
hiç istemiyorum ama psişik güçler kahretsin.
bizi de böyle kabul edin.
devamını gör...
yazarların gerildiği durumlar
biri bana “sana bir şey soracağım/söyleyeceğim” dediğinde inanılmaz geriliyorum acaba ne oldu diye.
devamını gör...
sinirlenince fırlatılan şey
kimlerle arkadaş olmamamız gerektiğini gösteren başlık.
elbette hepimizin sabır taşını çatlatan durumlar yaşanabilir. gösterilen tutum kaliteniz kadardır. içinizden birden on'a kadar sayın demiyorum. onu ben de saçma buluyorum. yine de bir şeyleri fırlatmak yerine o ortamdan uzaklaşarak yalnız kalıp, sakinleşmeyi deneyebilirsiniz. ergenlik zamanlarınızı yetişkin hayatınıza yansıtmanızı yakıştıramıyorum. daha olgun davranmayı seçebilirsiniz.
kimse sizin kahrınızı çekmek zorunda değil. kırılmış krem camının yerdeki, duvardaki, lekelerini silmek, vazo kırıklarını toplamak zorunda değil. hadi diyelim kendi pisliğinizi temizliyorsunuz, ortam da bulunan insanlar veyahut komşular sizin sinir krizlerinize şahit olanlar, emin olun ki size tiksinerek bakıyor.
elbette hepimizin sabır taşını çatlatan durumlar yaşanabilir. gösterilen tutum kaliteniz kadardır. içinizden birden on'a kadar sayın demiyorum. onu ben de saçma buluyorum. yine de bir şeyleri fırlatmak yerine o ortamdan uzaklaşarak yalnız kalıp, sakinleşmeyi deneyebilirsiniz. ergenlik zamanlarınızı yetişkin hayatınıza yansıtmanızı yakıştıramıyorum. daha olgun davranmayı seçebilirsiniz.
kimse sizin kahrınızı çekmek zorunda değil. kırılmış krem camının yerdeki, duvardaki, lekelerini silmek, vazo kırıklarını toplamak zorunda değil. hadi diyelim kendi pisliğinizi temizliyorsunuz, ortam da bulunan insanlar veyahut komşular sizin sinir krizlerinize şahit olanlar, emin olun ki size tiksinerek bakıyor.
devamını gör...
yazarların en sevdiği 90’lar pop şarkısı
şahsenem- gözyaşlarım anlatır
devamını gör...
klima
yaz ve kış aylarında yeri tutulamayacak olan bir icattır. bizim evde yok ama olan evlerden biliyorum.
alırken paraya kıyıp kaliteli bir model almak uzun vadede sizi üzmeyecektir.
ben klimaya param olmadığı için vantilatör kullanıyorum yaz aylarında, kışın zaten üşümüyorum.
kaliteli vantilatör tavsiyesi isteyen varsa mesaj kutum açıktır.
alırken paraya kıyıp kaliteli bir model almak uzun vadede sizi üzmeyecektir.
ben klimaya param olmadığı için vantilatör kullanıyorum yaz aylarında, kışın zaten üşümüyorum.
kaliteli vantilatör tavsiyesi isteyen varsa mesaj kutum açıktır.
devamını gör...
çocukken aşık olunan ünlüler
emre aydin.
hala da aşığım bu adama. kimlerden nelerden vazgeçtim de bi bu adamdan vazgeçemedim. posterlerini,rozetlerinide hala da saklarım.
şimdi ise her hafta düzenli şarkılarını tavaf eder, yeniden aşık olurum. ah emre aydin , soğuk odalarına yandığım*
hala da aşığım bu adama. kimlerden nelerden vazgeçtim de bi bu adamdan vazgeçemedim. posterlerini,rozetlerinide hala da saklarım.
şimdi ise her hafta düzenli şarkılarını tavaf eder, yeniden aşık olurum. ah emre aydin , soğuk odalarına yandığım*
devamını gör...
bavul hazırlamak
ah hele ki bunu üniversite için hazırlıyorsanız tadından yenmez. ilk defa üniversiteye gideceksin, kafan karmakarışık ama mutlusun. bavula iki eşya koyup üç düşünürsün. sanki eşyalarını değil duygularını katlayıp koyuyorsundur valize. heyecan hat safhada zaten biraz da hüzün ekleyelim oraya hıhh oldu işte...
devamını gör...
yaş ilerledikçe artan şeyler
tansiyon,taşikardi.
yok onlar şimdi de var.
ya da ben yaşlandım.
yok onlar şimdi de var.
ya da ben yaşlandım.
devamını gör...
valeria
2020 yapımı netflix'te yayınlanan komedi, dram ve cinsel içerikli +18 dizisidir. şimdilik iki sezon 8, 8 şeklinde 16 bölüm yayınlanmış ve izleyenlerin dikkatini çekmeyi başarmıştır.
dört yakın arkadaşın yaşadığı her şeyi tüm detayıyla izleyiciye yansıtıyor dizi. başrolde valeria (diana gomez) olmak üzere lola, (silma lopez) carmen (paula malia), nerea (teresa riott) isimli bu dört kadın acısı, tatlısı, kahkahası, sevgisi, aşkı, seksiyle yansıyor ekranlara.
valeria'nın etrafında dönüyor konular. onun iç buhranı, yaşadıkları, yaşayamadıkları, evliliği, tutunamadığı işi... arkadaşlarının ona desteği ve kendi yaşam örgüleri...
valeria ne istediğini bilmeyen 29 yaşında evli ama evliliği iyi gitmeyen bir yazar. yazar ama ne yazacağını bilmeyen kısır bir döngüye düşmüş tıkanmış bir yazar. kocası
adrian'ın (ıbrahim al shami j.) ilgisizliği ve onu desteklemeyişi aksi gibi onunda işlerinin ters gitmesiyle evliliği de aynı döngünün içinde erimeye başlar. onu başka bir kola iter başka bir aşka sürükler. gizli bir aşka. victor'a. (maxi ıglesias) bir insan önce kendini kaybetmeli midir bulması için? valeria karakteri bu bağlamda bize bunu düşündürür.
lola, uçarı, seks düşkünü, özgürlük delisi fakat bunları geride bırakmayı göze alabilecek kadar aşık. evli bir erkeğe gönlünü kaptırmış bir kadın. onu yok sayması, her defasında 2. 3. plana atmasına rağmen yinede onsuz olamayışı. eski lola ve yeni lola arasında sıkışıp kalan bir kadın. eskiyi özleyen ama yeniden vazgeçemeyen bir kadın. ailesinin özellikle annesinin kendini seçmesi kendi yoluna gitmesiyle arada sıkışmış kalmış. aile hayatına özlem duyarken bir yandanda yaşadığı travmalar sonucu ben 'tek ve özgür bir kadınım' mottosuna sığınıyor. onda da başarılı olamadığı bir gerçek. evli bir erkeğe takıntısı yine bunun eseri. peki ya lola'yı neler bekliyor?
carmen için başarılı bir iş kadını diyebiliriz. hayatında eksik olan, yakalayamadığı bir duygu var. aşk. onu da iş arkadaşı borja'da (juanlu gonzalez) arıyor. düz bir hayatı var gibi görünen carmen kendi eksikliklerini ve isteklerini biliyor ama her istenilenin olmamasının karmaşasında boğuluyor.
nerea, buzlar kraliçesi. aralarında en soğuk en mesafeli en kontrollü gitmeye çalışan. ailesinin zoruyla avukat olmuş onların kanatları altında ama dik bir şekilde hayata tutunmaya çalışmış bir kadın. cinsel tercihi, hayata bakışı, aile şirketini bırakıp kendine yeni bir hayat kurma çabası hepsi bir çelişki hepsi bir muamma. kontrolü bir bıraksa bir akışın tadına varsa belki her şey daha güzel olacak. aşk hayatından iş hayatına elinde tutmaya çalıştığı yücelerini artık yıkma vakti ama bunu yapacak cesaret var mı?
bu dize size olaganüstü bir kurgu, olay örgüsü sunmuyor. sunduğu şey şu, 'içimizdeki kadın şuan ne istiyor ve ne yapıyor?' bize içimizdeki kadını sunuyor dizi. bize sorgulama şansı veriyor. 'hepimiz valeriayız, hepimiz lolayız, hepimiz carmeniz, hepimiz nereayız' diyor bize.
ilk sezon 8 kısımdan oluşuyor ve bu kadınların iç buhranlarının tüm sancılarını yansıtıyor bizlere. kendinizi bile sorgulatabilir eğer izlediğiniz, duyduğunuz, gördüğünüz kesitler sizi içine çekiyorsa.
ikinci sezon biraz daha başka. karakterler ne istediğini bulmaya başlıyor ve bu yolda kendileri olmak için kendilerinden vazgeçiyor ya da kendilerini yeniden inşa etme çabasına girişiyorlar.
ikinci sezon 5. bölüm çok sinir bozucu ama çok güzel bir şekilde başlıyor. ben izlerken hem kendim hem tüm kadınlar adına üzülmüştüm. 'evdeyim, merak etmeyin, evdeyim şimdi kapıdan girdim, evdeyim sıkıntı yok, tamam geldim öpüyorum, sağ salim vardım öptüm...' mesajları uçuşuyor havalarda ve bir not beliriyor ekrana 'bir kadın daha eksilmeyeceğiz'
bu dizi kadınların hayatına kadınca değiniyor. yaşadıkları zorlukları, yaptıkları hataları, çektikleri acıları, sorumluluklarını, sorumsuzluklarını, hüzünlerini, sevinçlerini yansıtıyor. her kadın kendinden bir şeyler bulabiliyor. mükemmel mi hayır ama hayatın o kadar içinden ki. tabi bunu yazdığım için şuan şu tepkiyi alabilirim 'hangi hayatın yahu burası türkiye' diye. biraz daha evrensel bir kadın hayatı bu anlatılan. ben kendimi buldum zaman zaman ama tabi bizim ülkemiz mevzu bahisse sorunlarımız ve acılarımız daha başka tabi. farklı bir bakışla izlenebilir ve yorumlanabilir.
iyi seyirler...
dört yakın arkadaşın yaşadığı her şeyi tüm detayıyla izleyiciye yansıtıyor dizi. başrolde valeria (diana gomez) olmak üzere lola, (silma lopez) carmen (paula malia), nerea (teresa riott) isimli bu dört kadın acısı, tatlısı, kahkahası, sevgisi, aşkı, seksiyle yansıyor ekranlara.
valeria'nın etrafında dönüyor konular. onun iç buhranı, yaşadıkları, yaşayamadıkları, evliliği, tutunamadığı işi... arkadaşlarının ona desteği ve kendi yaşam örgüleri...
valeria ne istediğini bilmeyen 29 yaşında evli ama evliliği iyi gitmeyen bir yazar. yazar ama ne yazacağını bilmeyen kısır bir döngüye düşmüş tıkanmış bir yazar. kocası
adrian'ın (ıbrahim al shami j.) ilgisizliği ve onu desteklemeyişi aksi gibi onunda işlerinin ters gitmesiyle evliliği de aynı döngünün içinde erimeye başlar. onu başka bir kola iter başka bir aşka sürükler. gizli bir aşka. victor'a. (maxi ıglesias) bir insan önce kendini kaybetmeli midir bulması için? valeria karakteri bu bağlamda bize bunu düşündürür.
lola, uçarı, seks düşkünü, özgürlük delisi fakat bunları geride bırakmayı göze alabilecek kadar aşık. evli bir erkeğe gönlünü kaptırmış bir kadın. onu yok sayması, her defasında 2. 3. plana atmasına rağmen yinede onsuz olamayışı. eski lola ve yeni lola arasında sıkışıp kalan bir kadın. eskiyi özleyen ama yeniden vazgeçemeyen bir kadın. ailesinin özellikle annesinin kendini seçmesi kendi yoluna gitmesiyle arada sıkışmış kalmış. aile hayatına özlem duyarken bir yandanda yaşadığı travmalar sonucu ben 'tek ve özgür bir kadınım' mottosuna sığınıyor. onda da başarılı olamadığı bir gerçek. evli bir erkeğe takıntısı yine bunun eseri. peki ya lola'yı neler bekliyor?
carmen için başarılı bir iş kadını diyebiliriz. hayatında eksik olan, yakalayamadığı bir duygu var. aşk. onu da iş arkadaşı borja'da (juanlu gonzalez) arıyor. düz bir hayatı var gibi görünen carmen kendi eksikliklerini ve isteklerini biliyor ama her istenilenin olmamasının karmaşasında boğuluyor.
nerea, buzlar kraliçesi. aralarında en soğuk en mesafeli en kontrollü gitmeye çalışan. ailesinin zoruyla avukat olmuş onların kanatları altında ama dik bir şekilde hayata tutunmaya çalışmış bir kadın. cinsel tercihi, hayata bakışı, aile şirketini bırakıp kendine yeni bir hayat kurma çabası hepsi bir çelişki hepsi bir muamma. kontrolü bir bıraksa bir akışın tadına varsa belki her şey daha güzel olacak. aşk hayatından iş hayatına elinde tutmaya çalıştığı yücelerini artık yıkma vakti ama bunu yapacak cesaret var mı?
bu dize size olaganüstü bir kurgu, olay örgüsü sunmuyor. sunduğu şey şu, 'içimizdeki kadın şuan ne istiyor ve ne yapıyor?' bize içimizdeki kadını sunuyor dizi. bize sorgulama şansı veriyor. 'hepimiz valeriayız, hepimiz lolayız, hepimiz carmeniz, hepimiz nereayız' diyor bize.
ilk sezon 8 kısımdan oluşuyor ve bu kadınların iç buhranlarının tüm sancılarını yansıtıyor bizlere. kendinizi bile sorgulatabilir eğer izlediğiniz, duyduğunuz, gördüğünüz kesitler sizi içine çekiyorsa.
ikinci sezon biraz daha başka. karakterler ne istediğini bulmaya başlıyor ve bu yolda kendileri olmak için kendilerinden vazgeçiyor ya da kendilerini yeniden inşa etme çabasına girişiyorlar.
ikinci sezon 5. bölüm çok sinir bozucu ama çok güzel bir şekilde başlıyor. ben izlerken hem kendim hem tüm kadınlar adına üzülmüştüm. 'evdeyim, merak etmeyin, evdeyim şimdi kapıdan girdim, evdeyim sıkıntı yok, tamam geldim öpüyorum, sağ salim vardım öptüm...' mesajları uçuşuyor havalarda ve bir not beliriyor ekrana 'bir kadın daha eksilmeyeceğiz'
bu dizi kadınların hayatına kadınca değiniyor. yaşadıkları zorlukları, yaptıkları hataları, çektikleri acıları, sorumluluklarını, sorumsuzluklarını, hüzünlerini, sevinçlerini yansıtıyor. her kadın kendinden bir şeyler bulabiliyor. mükemmel mi hayır ama hayatın o kadar içinden ki. tabi bunu yazdığım için şuan şu tepkiyi alabilirim 'hangi hayatın yahu burası türkiye' diye. biraz daha evrensel bir kadın hayatı bu anlatılan. ben kendimi buldum zaman zaman ama tabi bizim ülkemiz mevzu bahisse sorunlarımız ve acılarımız daha başka tabi. farklı bir bakışla izlenebilir ve yorumlanabilir.
iyi seyirler...
devamını gör...
tiktok hesabı olmayan ezik insan
benimdir.
teşekkürler sayın yazar. sayende ezik olduğumu öğrendim.
teşekkürler sayın yazar. sayende ezik olduğumu öğrendim.
devamını gör...
cape yağmur kurbağası
ismini güney afrika cumhuriyeti'nin başkentinen alan tuhaf görünümlü bir kurbağa türü. cape yağmur kurbağası, brevicipitidae familyasına aittir. bu kurbağalar 45mm uzunluğa kadar ulaşabilir. puslu ve nemli koşullarda görülür.
bu hayvanlar solucanlarla ve küçük böceklerle beslenir. kalın ve güçlü bacakları vardır. bu sayede toprağı kazar ve kendisini gömer. ancak yüzemezler ve suya konulunca boğulurlar.
ınternational union for conservation of nature(dünya doğa ve doğal kaynakları koruma birliği) tarafından tehlikeli türler arasında alınan bu hayvanlar, kentsel yayılma ve tarımı da tehdit eder.
kaynak
bu hayvanlar solucanlarla ve küçük böceklerle beslenir. kalın ve güçlü bacakları vardır. bu sayede toprağı kazar ve kendisini gömer. ancak yüzemezler ve suya konulunca boğulurlar.
ınternational union for conservation of nature(dünya doğa ve doğal kaynakları koruma birliği) tarafından tehlikeli türler arasında alınan bu hayvanlar, kentsel yayılma ve tarımı da tehdit eder.
kaynak
devamını gör...
üstat kadir mısıroğlu'na denk kemalist tarihçi olmaması
üstat kadir mısıroğlu’nun fesine çişimi yapayım dediğim başlıktır.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
çok sevdiğim yazar dostlarımın okumaya çalışırken acı çekmesine daha fazla dayanamadığım mahlasımı (cjuufs) nevermore olarak değiştirmeme ön ayak olmuş yayındır*.
ben de sizi çok seviyorum <3
ben de sizi çok seviyorum <3
devamını gör...
günaydın sözlük
günaydın sözlük...
ama öyle, hiçbir şey yapasınızın olmadığı bir gün içerisinde, televizyonda harika bir filme denk gelmişsiniz de, hiçbir şey yapasınız olmadığından; sırf gürültü olsun, arkada dönsün kafasıyla, caaanım filmi harcamışsınız gibi bir günaydın değil...
böyle en güzel, en sevdiğiniz abur cuburları kucağınıza doldurmuşsunuz da, açıp 'sünger uşak kare pantul' izliyormuşsunuz gibi bir günaydın...
hem de alayınıza günaydın...
böyle tek tek günaydın...
güzel bir günaydın, mutlu bir günaydın...
günaydın işte...
ama öyle, hiçbir şey yapasınızın olmadığı bir gün içerisinde, televizyonda harika bir filme denk gelmişsiniz de, hiçbir şey yapasınız olmadığından; sırf gürültü olsun, arkada dönsün kafasıyla, caaanım filmi harcamışsınız gibi bir günaydın değil...
böyle en güzel, en sevdiğiniz abur cuburları kucağınıza doldurmuşsunuz da, açıp 'sünger uşak kare pantul' izliyormuşsunuz gibi bir günaydın...
hem de alayınıza günaydın...
böyle tek tek günaydın...
güzel bir günaydın, mutlu bir günaydın...
günaydın işte...
devamını gör...
karadeniz cehaleti
bir laf vardır kuyruk acısı diye, onu aklıma getiren başlık.
hayır olsun.
hayır olsun.
devamını gör...

