sözlükte yazmak ama okumamak
sevişirken öpüşmemek, sarılmamak gibidir.
devamını gör...
uğurlama
gideni sevgi, esenlik, iyilik gibi dilekler ile yolcu etmek.
bazen de - istemsizce- güzel anıları olan ancak miadını doldurmuş bir ilişkiye veda etmek.
yara izlerine dokunmayalım nihayetinde.
sonlarımız, uğurlamak olsun.
bazen de - istemsizce- güzel anıları olan ancak miadını doldurmuş bir ilişkiye veda etmek.
yara izlerine dokunmayalım nihayetinde.
sonlarımız, uğurlamak olsun.
devamını gör...
hacivat karagöz neden öldürüldü
şaman ve yörük karagöz ile gezgin ve fırlama hacivat'ın birbirleriyle tanışmaları, arkadaşlıkları ve atışmalarının temasıyla, osmanlı beyliğinin o döneme ait sosyal ve kültürel yaşanan bazı değişimlerini çok güzel anlatmış bir filmdir. yörük olan karagöz'ün çocukluk masumiyetiyle annesine söylediği sözleri hatırlarım filmle ilgili çoğunlukla:
"biz yörük olmayalım artık, ben yörümek istemiyorum.."
güzel de bir şarkısı vardır:
"yüklenüp karanluğu, ışıklara yörürün,
yıldızlaru aş edüp, rüyalara yörürün,
göç dedüğün heç bitmez, bilünmeze yörürün,
gurbettür melmeketüm, yanluzluğa yörürün...."
"biz yörük olmayalım artık, ben yörümek istemiyorum.."
güzel de bir şarkısı vardır:
"yüklenüp karanluğu, ışıklara yörürün,
yıldızlaru aş edüp, rüyalara yörürün,
göç dedüğün heç bitmez, bilünmeze yörürün,
gurbettür melmeketüm, yanluzluğa yörürün...."
devamını gör...
türkiye'de çocuk olmak
akşam ezanı okunduğunda eve girmektir. gerçi o eskide kaldı. gün boyu bilgisayar oynayıp evden çıkmamaktır.
devamını gör...
kansas
ilkbahar aylarında çıkan fırtınaları ile ünlü olan abd eyaletidir.
ayrıca abd'nin tam ortasında yer alan eyalettir.
ayrıca abd'nin tam ortasında yer alan eyalettir.
devamını gör...
insan ve doğa
neil degrasse tyson'ın çok sevdiğim bir sözü var, "hepimiz birbirimize biyolojik olarak, dünya'ya kimyasal olarak, evrene atomik olarak bağlıyız. evrenin içerisindeyiz, evren de bizim içimizde." maalesef insan tüm bağlarına ihanet ediyor gibi görünüyor.
devamını gör...
yanan sobanın üzerine tükürmüş nesil
zamanında tükürüğün sobanın üzerinde cızlamasını seyretmekten zevk alan şimdilerde anne baba olmuş nesildir.
devamını gör...
çaylakların anlaşmalı favori atması
malum beğeni atamıyor gariplerim, üzülüyordum, ancak bir de ne göreyim...
adamlar birbirini favoriye boğmuş kâzım.
yaa amorti kâzım, biz de 2 (+) oyun derdindeyiz işte..
adamlar birbirini favoriye boğmuş kâzım.
yaa amorti kâzım, biz de 2 (+) oyun derdindeyiz işte..
devamını gör...
yoldaş benjamin franklin söyleşisi
"benim bir akrabam olamaz, böyle bir şey mümkün değil".
- yoldaş benjamin franklin.
- yoldaş benjamin franklin.
devamını gör...
islam
ekseriyetle gavur diye nitelendirilen ülkelerin islam ülkelerinden daha fazla islama yakın ve müreffeh olması gibi bir tezatlık vardır. kul hakkı, adalet, eğitim, sosyal devler vs.
devamını gör...
badem
güney koreli yazar won-pyung sohn’dan, changbi ödüllü*, bir roman.
kitap, aleksitimili* bir bireyin doğumundan 18 yaşına kadar olan süreçteki zorlu hayat hikayesinden bahsetmektedir.
kitabın adının badem olması beynin duygusal tepkilerden ve duygusal hafızadan sorumlu bölgesi olan amigdaladan ileri gelmektedir zira bu bölgenin ismi de badem şekline benzerliğinden ötürü yunanca badem anlamına gelen amigdaleden türetilmiştir.
kitap dört bölümden oluşmaktadır.ilk bölümde ; çocuğun ailesinin, çocuğun toplum dışına itilmeden normal bir hayat sürebilmesi adına verdiği duygu eğitiminden bahsediliyor. bu yüzden ilk bölüm diğer bölümlere göre biraz durağan kaçsa da diğer bölümlerde hikayeye katılan yeni karakterler bu durumu gidermede başarılı olmuş.bu karakterler travmatik bir geçmişe sahip asi başka bir çocuk, önyargılı olmayan, açık fikirli bir kız arkadaş ve ana karakterimize kol kanat geren eski bir doktor.
bu kitabı okurken toplumda -ister istemez- garipsediğimiz farklı insanlara karşı daha fazla empati kurmamız gerektiğini fark ettim.bazı insanlar gerçekten hem duygularını göstermede hem de kendilerini ifade etmede zorluk çekiyorlar ve bu onlar için gerçekten yaralayıcı ve üzücü deneyimlere sebep verebiliyor.
kitap gençlere hitap eden bir eser olduğu için dili çok yalın ve basit, rahat okunuyor.
kitap, aleksitimili* bir bireyin doğumundan 18 yaşına kadar olan süreçteki zorlu hayat hikayesinden bahsetmektedir.
kitabın adının badem olması beynin duygusal tepkilerden ve duygusal hafızadan sorumlu bölgesi olan amigdaladan ileri gelmektedir zira bu bölgenin ismi de badem şekline benzerliğinden ötürü yunanca badem anlamına gelen amigdaleden türetilmiştir.
kitap dört bölümden oluşmaktadır.ilk bölümde ; çocuğun ailesinin, çocuğun toplum dışına itilmeden normal bir hayat sürebilmesi adına verdiği duygu eğitiminden bahsediliyor. bu yüzden ilk bölüm diğer bölümlere göre biraz durağan kaçsa da diğer bölümlerde hikayeye katılan yeni karakterler bu durumu gidermede başarılı olmuş.bu karakterler travmatik bir geçmişe sahip asi başka bir çocuk, önyargılı olmayan, açık fikirli bir kız arkadaş ve ana karakterimize kol kanat geren eski bir doktor.
bu kitabı okurken toplumda -ister istemez- garipsediğimiz farklı insanlara karşı daha fazla empati kurmamız gerektiğini fark ettim.bazı insanlar gerçekten hem duygularını göstermede hem de kendilerini ifade etmede zorluk çekiyorlar ve bu onlar için gerçekten yaralayıcı ve üzücü deneyimlere sebep verebiliyor.
kitap gençlere hitap eden bir eser olduğu için dili çok yalın ve basit, rahat okunuyor.
devamını gör...
kütüphanede ders çalışmak
sabah kahvesini alıp kütüphaneye giden ve gerçekten ders çalışabilen insanlara her zaman özenmişimdir mükemmel iradeleri olduğunu düşündüğüm insanlardır
devamını gör...
günün keko sözleri
yaptıklarımdan pişman değilim haaa aklım hala yapmadıklarımda.
devamını gör...
yazarlar yağmur damlası olsaydı düşmek istediği yerler
annemin toprağına sanırım.
devamını gör...
kişinin kendi gibi birisiyle birlikte olması
istemeyeceğim şeydir. bence bir ilişkide aynı olmaktansa birbirini tamamlamak ve birbirlerine bir şey katmak daha önemlidir. birbirlerine aşırı benzeyen insanlarda bunun olma ihtimali düşüktür*.
devamını gör...




