teknoloji bu kadar gelişmesine rağmen, halen daha ev temizliğini yapmak zorunda olmamıza şaşırıyorum, oysa küçükken, 2000'li yıllara geçince, her evde bir robot hizmetçi olacağını sanıyordum.*
devamını gör...

"aynen"

konuşma bitirici, sohbet baltalayıcı, "oldu o zaman kalkalım" dedirten bir sözcüktür.
devamını gör...

pek etkilenmediğim olay. en sevdiğim hayvanlar sıralamasında ilk 5'te çünkü.

öldürmeye asla kıyamam. mümkün olduğu zaman camdan atarım. görmemişsem, bir yerlerde saklanmışsa (ki moralinizi bozmak istemem ama nerede olursanız olun en fazla birkaç metre ötenizde bir böcek vardır mutlaka) bir ara doğuruyorlar. ordan burdan topluyorum ufacık yavruları. birkaç kez başıma geldi. fakat siz yapmayın tabii. edit: yani çok fazla yüz vermeyin ama öldürmeyin de.

yalnız şöyle bir şey var; evde örümcek olması, diğer böcekleri yedikleri için sizin adınıza faydalı bir şey. o yüzden düşman bellemeyin bu hayvanları. zaten ev örümceklerinin genellikle insana zararı yoktur. elime alıp dışarı attıklarım bile oluyor. irkilebilirsiniz tabi ama korkmayın.
devamını gör...

çektiği güzel fotoğrafları ve hayran olduğum şairlerin dizelerini paylaşarak içimi açan yazardır.
devamını gör...

serdar ortaç eşliğindeki tüm ev işleri
devamını gör...

birini çok sevmek, kendini çok daha az sevmektir.
o mutlu olsun diye ödün verirsin.
o üzülmesin diye sen üzülürsün.
yeri gelir gülsün diye kılıktan kılığa girersin
özlemesin diye kilometreler tepersin.
beklemesin diye özledim demessin.

kendini yer, kendini yok edersin.

kendini seven adam bunları yapar mı kendine?

işte bu yüzden birini çok sevmek, kendini çok daha az sevmektir.

aşk ise yok olmaktır sevgilim.
devamını gör...

eyüp sabri tuncer'in beni benden alan kolonya kokusudur.* gittiğim her yere bu kokuyu bırakıyorum. izimi bu şekilde bulanlar var.
devamını gör...

ben de koyardım da sığmıyor tosunum.
devamını gör...

kurtuluş savaşı kahramanı.
devamını gör...

"the meeting of two personalities is like the contact of two chemical substances: if there is any reaction, both are transformed." sözünün sahibi isviçreli psikiyatrist. aynı zamanda freud'un da öğrencisidir ve analitik psikolojinin kurucusudur.
devamını gör...

senaryosunu uğur uludağ’ın yazdığı, yönetmenliğini onur tan’ın yazdığı ve başrollerinde bir zamanlar televizyon ekranlarında çok izlenen iner misin çıkar mısın programı ile ünlenen şafak sezer ve yerli jim carrey olmak için çok uğraşan ama başaramayan alp kırşan oynamakta. diğer rollerde ise eylem şenkal, esin civangil ve nedense ahmet mümtaz taylan bulunmaktadır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
sulu yaz komedilerinden biri olmasına rağmen film kendini bir şekilde izlettirmeyi başarıyor. yani deli gibi kahkaha atabileceğiniz sahneler, takdir edilesi zekice espiriler ya da muhteşem bir oyunculuk beklemeyin ama hiçbir şey düşünmenize gerek bırakmadan izlenecek vasat bir komedi filmi.

film iki yakın arkadaş olan cem ve kadri’nin antalya’da tatil yapmaya gitmeleri ile başlıyor. aşk acısı çekmekte olan cem kendini salmak üzereyken kadri onu antalya’da lüks bir otele götürür. şansa bakın ki cem’in unutmaya çalıştığı sevgilisi ile onun erkek arkadaşı da oradadır.

eğer bir gün uzun bir şehirler arası otobüs yolculuğu yapmak zorunda kalırsanız ve size dayatılan filmler arasında bu film de varsa bence izleyebilirsiniz.
devamını gör...

kelimeler edebiyatın “beyaz tavşanı” dır. onların peşine takılırsanız sizin düşsel alemlerde çılgın maceralara götürür. bir ağaç kovuğundan yuvarlanıp hayal alemlerine dalabilirsiniz, bir fırtınaya kapılıp umulmadık arkadaşlar edinebilirsiniz, hiç büyümeyen bir çocuktan uçmayı öğrenebilir, yel değirmenleri ile savaşmanın bilgeliğine erebilirsiniz. görünmez canavarlar başınız belaya girebilir, zamanda yolculuk yapıp; devler ülkesinde bir cüce, cüceler ülkesinde bir dev olabilirsiniz. ıssız bir adada tek kişilik ya da iki kişilik bir medeniyet kurabilir, benzer bir adada deniz kabuğu sırasının size gelmesini bekleyebilirsiniz.

önünüz sıra yürüyen kelimeler sizi her yere götürebilir. galeano rehberliğinde çıkarsanız bu yolculuğa daha tatmin edici bir seyahat olabilir bu. hele yolda jorge louis borgesde size katılırsa tadından yenmez bir gezi olacağı kesindir.

sizden evvel yürümüş insanların ayak izlerini takip ederek ya da daha önce hiç yürünmemiş bir yol seçerek, elbette frost’a da bir selam çakarak yolculuğunuzu renklendirebilirsiniz. yeter ki önünüzde yürüyen kelimeler olsun.

galeano okumak her zaman büyük bir keyif, balonla dünyayı dolaşmak gibi, kanatlanıp uçmak gibi, bir devin iç cebinde gezinmek gibi.
devamını gör...

takip ettiğini biliyorum ayağını denk al demek istiyordur belki.
devamını gör...

psikolog gülşah demir, tpöçg saplantı sempozyumunda ''yolda yürürken bir taşın ayağınıza değmesi bile travma sebebi olabilir'' demişti. hafife alınamayacak kadar insan üzerinde olumsuz etkisi olabilecek olaylardır. travmatik anılar zihinde tekrar tekrar canlanır. bu yüzden terapistlerin bu hastalarla arasındaki iletişim ve hastanın güven duyması çok önemlidir.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kışlık hazırlama zamanı.
devamını gör...

kim neden merak eder bilmemekle beraber yine de yazacağım başlık.

doğum tarihim 197 ile başladığından "mütevellit" başlık sahibi değildir.
devamını gör...

karşıdaki kişi deneyimliyse eğer french kiss'e girişir ve anlık olarak "iyyyk" olursunuz. bu yaşanıyor biliyorum, inkar etmeyin
devamını gör...

ferenc molnar tarafından yazılmış çocuk kitabı.

kitap özetle, bir grup yoksul çocuğun yaşantılarından bazı kesitleri anlatır. aslında, mahallelerinde oyun oynadıkları arsayı, diğer mahallelerin çocuklarından korumak için verdikleri savaş, insanoğlu olarak hayatta kalma mücadelemizin bir sembolüdür.

kitabın, 1969'da bir de filmi çekildi ve yabancı dilde en iyi film oscar'ına aday gösterildi.

son olarak, kitabı okuyanlar için erno nemecsek'i anmadan geçmeyeyim. kesinlikle çoğunuz onun hikayesinde gözyaşlarına boğulmuşsunuzdur diye düşünüyorum ve kitabı çocuk yaştayken okuyan hemen hemen herkesin mutlaka bir kahramanı vardır bu kitapta.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

desem anlayacan sanki demek istemek hali.
nerden çattım senin gibisine diye, pişman olma ama, başka da bir şey yapamama hali.
devamını gör...

ben bugün hayatımda ilk kez ve tek başıma aşure yaptım, gelsenize! *
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
ps: evet az sulu bol malzemoslu seviyorum, öyle kötü kötü bakmayın.*
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim