galatasaray taraftarı iken babamın erzincan'dan aldığı galatasaray formasıdır.
devamını gör...

gerici bir zihniyet tarafından katledilen gazeteci ve yazar.ateist olmadan öncesi imam ve müftülük yapmış olmasıda ilginç bir durum.
devamını gör...

kazık.
devamını gör...

- bolca evet demek. hayır kelimesi lisanımızda yok sanki.
- akşamları uykuya yakın yemek yemek
- ne olacak bu memleketin hali diye düşünmek
- esnaflık
- bugünün işini yarın halletmek.
devamını gör...

yeni keşfedilen bir galaksiye verilen isim. samanyolu ile taşıdığı büyük benzerlik nedeniyle dikkatleri üzerine çekmiştir. galaksi görüntüsünün, 12 milyar yıl öncesinden geldiği tahmin ediliyor. bu sebeple genç bir galaksi ile ilgili fikir sahibi olabilmemiz açısından oldukça kıymetli bir keşif.

spt0418-47 alma ile gözlemlenmiş, görüntü alabilmek için kütleçekimsel mercekleme metodu kullanılmıştır.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
görsel kaynağı: www.eso.org
devamını gör...

çamurdan yaptığımız çanak çömlekler, kurusun ve kırılmasın diye önünde nöbet tuttuğum çok olmuştur.
devamını gör...

syd barrett 1968'de -grup kurulalı henüz üç yıl olmuşken- ortak bir kararla gruptan atılır. ilk albümlerinin inanılmaz bir rağbet görmesiyle kendisini yarın yokmuşçasına dağıtmayı artık bir yaşam tarzı haline getirmiştir çünkü. madde kullanımının tavan yaptığı ve grubun verimini düşürdüğü dönem, sonunda bir konserlerinde kafası uçmuş olduğu için her şarkıda aynı akoru basmasıyla tamamen kapanır ve grup barrett'la yollarını ayırır. floyd'dan sonra iki solo albüm çıkarır: the madcap laughs ve barrett. birkaç defa yeni grup kurma denemesi olur ama hepsini çok kısa süre sonra dağıtır. en sonunda da müziği bırakır ve çok uzunca bir süre barrett'tan kimse haber alamaz.

sonra, 1975 yılında garip bir şey olur.

grup, kaydını tamamladıkları albümü abbey road stüdyoları'nda dinleyip tekrar üzerinden geçerken birisi içeri dalar. nicholas schaffner'ın a saucerful of secrets kitabında ilk başta kimsenin onu tanımadığı anlatılır; çünkü barrett'ı hiçbiri yıllardır görmemiştir. kontrol odasına giren sanki bambaşka biridir: şişmandır, keldir, kaşları tıraş edilmiştir ve beyaz bir trençkot vardır üzerinde. birileri bir süre sonra ona "nasıl bu kadar kilo aldın, sana ne oldu?" diye sorduğunda barrett şu cevabı vermişti: "mutfağımda devasa bir buzdolabı var ve bir sürü domuz pirzolası yiyorum!"

rick wright'ın ağzından:

“stüdyoya geldiğimde koltukta şişman, kel bir adam oturuyordu. miksaj masasında çalışmaya başladık. roger’a adamın kim olduğunu sordum, bilmediğini söyledi. 45 dakika sonra aniden bu adamın syd olduğunu fark ettim. yıllardır onu görmemiştik ve tam da kendisi için yazılan bir parçanın vokallerini kaydederken çıkagelmişti. dişlerini fırçalayıp yanımıza geldi ve gitar kayıtlarını ne zaman yapacağını sordu. syd'e üzgün olduğumuzu, gitar kayıtlarını tamamladığımızı söyledik."

wright'ın bahsettiği diş fırçalamada garip bir şey vardır; zira barrett dişlerini fırçalarken kolunu sabit tutup kafasını sağa sola hareket ettirir ve de durduğu yerde zıplar. bunun yadırganışı ise kısa sürer. barrett henüz gruptan atılmamışken ama kendisini madde kullanmaktan geri de tutamıyorken bir fantezisinden bahsetmişti: içine asit karıştırılmış bir saç jölesi kullanmak. barrett bu jöleye aynı zamanda uyuşturucu da ilave edecekti, bu karışımı saçlarına sürecekti ve sahneye çıktıklarında spot ışığının ısısıyla bu jel kafasını eritecek ve uyuşturucu doğrudan beyni tarafından emilecekti. dolayısıyla barrett'ın sıradışı davranışları floyd için şaşırtıcı olmaktan uzaktı; ama bu yine de durumun onlar üzerindeki sarsıcılığını değiştirmiyordu.

roger waters ise akli dengesi bozulmuş eski dostunu tanınmaz bir halde karşısında gördüğünde gözyaşlarına boğulduğunu sonradan anlatacaktı ve barrett için "tutkulu insanların yok oluşunun en uç noktası" olarak bahsedecekti.

sonrasında barrett'a shine on you crazy diamond hakkında ne düşündüğünü sorarlar ve aldıkları cevap "biraz demode" olur. barrett bu cevabından sonra hiçbir şey demeden stüdyoyu terk eder. bu, grubun bir aradalarken barrett'ı son görüşüdür.

wish you were here, floyd'un kaydederken hem manevi hem de teknik olarak en çok zorlandığı albümdü. shine on you crazy diamond'un kaydının alındığı dönem waters sesini o kadar çok zorlamıştı ki, have a cigar'ın lead vokalinin kaydı için roy harper stüdyoya alınmıştı. alınan kayıtların grubu tatmin etmesi için defalarca tekrar gerekmişti. kendilerinin düşünceleri geçen yıllar içerisinde ne kadar değişmiştir bilmiyorum ama şahsi konuşacak olursam, barrett'ı anmak ve onurlandırmak için yazılabilecek en isabetli ve dokunaklı ağıttır shine on you crazy diamond. henüz gömülmeden önce ölüp gitmiş bir dosta yakılan en içten ağıt.
devamını gör...

sınırlama olunca yapılamıyor maalesef. insanı bezdiren durum. neyse gideyim de kaldığım yerden beğenmeye devam edeyim.*
devamını gör...

kedidir kedi
devamını gör...

seçimini yapmıştır. bize b.k yemek düşer.
devamını gör...

hiç abartmadan söylüyorum ki ruh sağlığı fiziksel sağlıktan da daha önemlidir.

çünkü ruh sağlığınız iyi olmaz ise bedensel sağlığınızı da koruyamazsınız.

sonuçta ikisi de eşittir ama ruh sağlığı daha eşittir.
devamını gör...

bu zaten başlı başına bir suç değil mi. gerçekten bu zatı görünce midem kalkıyor böyle pislik birine hala takılan kızlar var ya onlara da yazıklar olsun.
devamını gör...

malaika arora.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

tdk sözlüğüne göre sayı "sayma, ölçme, tartma vb. işlerin sonunda bulunan birimlerin kaç olduğunu bildiren söz, adet" ifadesi ile açıklanıyor. rakam için ise şu şekilde tanım yapılmış : "sayıları göstermek için kullanılan işaretlerden her biri". aslında, sayı sözcüğü bir çokluğu anlatıyor. rakamların tek hane veya bir arada kullanılmasıyla oluşmuş sonuçlardır. örnek verirsek 4 bir rakamdır, ama 24 olunca bu rakam değil, sayı olur. çok daha basit ifade edersek, harf ile sözcük arasındaki farklılığa benzer. rakamın karşılığı harf, sayının karşılığı da sözcüktür.
bu tanımlara uygun şekilde yaklaşarak tanımları doğru anlamda kullanmak icap ediyor. özellikle pandemi süresi boyunca sağlık bakanlığı tarafından açıklanan sayısal tabloda vaka sayısı ve can kaybı gibi günlük bilgileri açıklayanların sayı sözcüğü yerine rakam sözcüğünü kullandıklarını işittik. tabi ki bu bilinçli değil sehven yapılıyor.
yani "bugün açıklanan sayılara göre" diye açıklama yapmak gerekirken " bugün açıklanan rakamlara göre" diye yapılıyor. bazı sunum ve konuşma yapanlar, hatta gazeteciler bile bu hatayı sıklıkla tekrar ediyorlar. gündelik olarak da konuşmalarda yapılan bu hata bilgi eksikliğinden kaynaklı , yani kasıtlı yapılan bir yanlış değil.
devamını gör...

birincisi, gece 12 o kadar da geç bir saat değildir ama bir an için hocanın ballı sütünü içip, dişlerini fırçalayıp ninni eşliğinde akşam 9'da yatağa girdiğini varsayalım. o zaman hoca 12'de nasıl cevap verebiliyor. hayır, gördüysen bile cevap vermezsin yani. bu kadar sorun edilecek bir şey değil. madem uykuna bu kadar düşkünsün ve rahatsız edilmek istemiyorsun, yarın cevaplayıverirsin olur biter. öğrenci hemen şimdi cevapla diye bir şey dememiş.

ikincisi, hocanın verdiği cevaplar çok terbiyesizce.

üçüncüsü, öğrenci haklı olsa bile hocasına ironi amaçlı kalp atmamalı, (!) bu işareti kullanmamalı. her ne olursa olsun karşısındaki bir öğretmen ve kendisinden yaşça büyük.

bence, öğrenci haklıyken haksız duruma düşmüş.

edit: ben de ahlaki olarak 12'de yazılmasını doğru bulmuyorum, fakat yetişkin bir bireyin ortalama uyku süresi 6-8 saat. böyle düşününce çok da şey olmuyor tabii.

başka bir edit: ikna oldum. herkesin hayatını bilemeyebiliriz, hocanın attığı mesajları saymazsak öğrenci kesinlikle haksız.
devamını gör...

masallarda kanadinda degerli taşlar ve mucevherler tasidigi anlatilan kustur.
devamını gör...

allah'ım sen büyüksün , sen bilirsin ama ? insanlara beyin dağıtırken niye bizim bu ülkemizi pas geçtin?
devamını gör...

"simsiyah gecenin koynundayım yapayalnız
uzaklarda bir yerlerde güneşler doğuyor "
cümlenin asaletine bakınız. barış manço harikalığı diye bir şey var.
devamını gör...

aşırı düşünmek ile mükemmeliyetçilik en kötü ikilidir, bir araya gelince paralize eder insanı...ya hep ya hiç kafasından çıkmak lazım, bunun için böl-parçala-yut yöntemi * çok işe yarıyor. derin nefes alıp ayağa kalkmak, zor da olsa harekete geçmek, bu döngüyü kırmak için iyi bir başlangıç olabilir.
devamını gör...

uzun zamandır takip ettiğim. girdilerini keyifle okuduğum bir yazardı. ayrıca portakallaştığımızda oldu. oradada seviyesini hiç bozmadı.

bir iki kişi beni kendisiyle ilgili uyardığında şaşırmıştım doğrusu. yukarıda söylenen bazı cümlelere yakın cümlelerle. ben hiç yanlışını görmedim her zaman nerede durması gerektiğini bildi demiştim. buraya ilk geldiğim zamanlarda yoğun diyaloglara bile girdik. mod oldu bunu tebrik, takdir ettik. sonrasında biraz içine kapandı. ama bir şekilde hep bir bağlantımız oldu. sanırım insan ilişkilerinde şunu anlamamız gerekiyor arkadaşlar. onla, şunla, öbürüyle diyaloğu nasıldı değil benimle diyoloğu nasıl? ve neden?

neden uçuruldu bilemem. belki kendi gitti. belki biri şikayet etti. belki yönetim gönderdi. beni pek ilgilendirmez. bizim düstürumuzda, ahlağımızda gidenin arkasından kötü konuşulmaz. çünkü orada yok ve cevap veremeyecek. varsa bir sorun yüzüne söylenir. ortamdan gidince değil.

hoş git mito.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim