trollere gösterilen gereksiz müsamaha
trollerin çoğu yazardan kaliteli olduğu konusuna katılıyorum.
en azından yaşlarından başlarından utanmadan kadınlara sarkıp taciz edip, bir de kendilerini acındırıp hala sözlükte takılmak gibi eylemlere girişmiyorlar.
en azından yaşlarından başlarından utanmadan kadınlara sarkıp taciz edip, bir de kendilerini acındırıp hala sözlükte takılmak gibi eylemlere girişmiyorlar.
devamını gör...
cahit zarifoğlu
yıkılmak binaya mahsus bir şey değil ki, züleyha. bir insanın, bir cümle ile yıkıldığını gördüm ben.(bkz: yedi güzel adam)
devamını gör...
dondurma (yazar)
neden bilmiyorum ama çok geç keşfettiğim, oldukça kaliteli tanımlara imza atan yazar arkadaşımız.
devamını gör...
neanderthal ırkına yaptığımız soykırım
--- alıntı ---
ırk karışımı teorisine göre, sapiens neandertal topraklarında yayılınca, iki insan nüfusu tamamen birleşene kadar birbirleriyle karıştılar. eğer gerçek buysa , bugünkü avrasyalılar saf sapiens değil iki ırkın karışımıdır.doğu asyaya ulaşan sapiens de benzer şekilde oradaki yerli eractusla karışmıştır, dolayısıyla çinliler ve koreliler sapiensle ve eractusun karışımıdır.
buna karşılık "yerine geçme teorisi" başka bir kurgu anlatır: uyumsuzluk, tepki ve hatta belki de soykırım. bu teoriye göre sapiens ve diğer insanların farklı anatomileri vardı ve muhtemelen çiftleşme alışkanlıkları hatta vücut kokuları bile farklıydı, dolayısıyla birbirlerine cinsel ilgi duyma ihtimalleri düşüktü. yanı sıra bir neandertal ile sapiens aşık olsalar bile üretken çocuklar yapamazlardı, çünkü iki tür arasında genetik uçurum çok fazlaydı. bu yüzde iki tür birbirlerinden tamamen ayrışmış olarak var oldular ve neandertaller tamamen ölünce veya öldürülünce , genleri de onlarla birlikte yok oldu. bu görüşe göre göre sapiens diğer türlerle hiç
karışmadan onların yerine geçti. eğer bu doğruysa günümüzdeki insanların tamamının soyo 70 bin yıl öncesine güney afrikaya kadar götürülebilir. bu durumda "saf sapienleriz".
--- alıntı ---
hayvanlardan tanrılara, sapiens, yuval noah harari
ama şuanda ikinci teori daha ağır basıyor çünkü 2010' da arkeolojik kazılar sonucunda genom haritası açıklandı. modern ortadoğu ve avrupa insanı dna'sının yüzde 1 ile 4 arasında neandertal dna'sı olduğu ortaya çıktı. denisova'da ki fosilleşmiş parmaktan alınan dna'ya göre sonuçlar modern melanezyalıların ve avustralyalı aborjinlerin yüzde 6'ya varan oranda denisova dna'sı kökenli olduğu ortaya çıktı.
ama yine de bu çok az bir oran yani yüzde yüz gerçeklik vermez, ikinci teoride sapiens ve diğer türler arasında tam bir karışım olduğu söylenemez.
ırk karışımı teorisine göre, sapiens neandertal topraklarında yayılınca, iki insan nüfusu tamamen birleşene kadar birbirleriyle karıştılar. eğer gerçek buysa , bugünkü avrasyalılar saf sapiens değil iki ırkın karışımıdır.doğu asyaya ulaşan sapiens de benzer şekilde oradaki yerli eractusla karışmıştır, dolayısıyla çinliler ve koreliler sapiensle ve eractusun karışımıdır.
buna karşılık "yerine geçme teorisi" başka bir kurgu anlatır: uyumsuzluk, tepki ve hatta belki de soykırım. bu teoriye göre sapiens ve diğer insanların farklı anatomileri vardı ve muhtemelen çiftleşme alışkanlıkları hatta vücut kokuları bile farklıydı, dolayısıyla birbirlerine cinsel ilgi duyma ihtimalleri düşüktü. yanı sıra bir neandertal ile sapiens aşık olsalar bile üretken çocuklar yapamazlardı, çünkü iki tür arasında genetik uçurum çok fazlaydı. bu yüzde iki tür birbirlerinden tamamen ayrışmış olarak var oldular ve neandertaller tamamen ölünce veya öldürülünce , genleri de onlarla birlikte yok oldu. bu görüşe göre göre sapiens diğer türlerle hiç
karışmadan onların yerine geçti. eğer bu doğruysa günümüzdeki insanların tamamının soyo 70 bin yıl öncesine güney afrikaya kadar götürülebilir. bu durumda "saf sapienleriz".
--- alıntı ---
hayvanlardan tanrılara, sapiens, yuval noah harari
ama şuanda ikinci teori daha ağır basıyor çünkü 2010' da arkeolojik kazılar sonucunda genom haritası açıklandı. modern ortadoğu ve avrupa insanı dna'sının yüzde 1 ile 4 arasında neandertal dna'sı olduğu ortaya çıktı. denisova'da ki fosilleşmiş parmaktan alınan dna'ya göre sonuçlar modern melanezyalıların ve avustralyalı aborjinlerin yüzde 6'ya varan oranda denisova dna'sı kökenli olduğu ortaya çıktı.
ama yine de bu çok az bir oran yani yüzde yüz gerçeklik vermez, ikinci teoride sapiens ve diğer türler arasında tam bir karışım olduğu söylenemez.
devamını gör...
normal sözlük'teki fake hesaplar
çoktur, sadece benim bildiğim dört kişi var. *
inkar edileni de mevcuttur, yapacak bir şey yok. nasıl olsa köy bizim köyümüz değil. dağdan gelip bağdakini mi kovacağız be?
inkar edileni de mevcuttur, yapacak bir şey yok. nasıl olsa köy bizim köyümüz değil. dağdan gelip bağdakini mi kovacağız be?
devamını gör...
normal sözlük kadınlarının güzel olmadığı gerçeği
devamını gör...
yazarların en sevdiği kayahan şarkısı
kara saplantım.
devamını gör...
iki insanın arasında bağ oluşmasını sağlayan şeyler
para. şu dünyada ilişkiler arası köprüyü paradan daha iyi kuran yok. yemişim sevgiyi saygıyı aşkı.
devamını gör...
pluviophile (yazar)
kökeni latince pluvia (yağmur) kelimesinden gelmektedir. pluviophile yağmurun yağmasından hoşlanan, yağmurlu havalarda mutlu olan ve yağmur yağdığında huzur bulan insanlar için kullanılan bir terimdir.
yağmurdan sonra ortaya çıkan yağmur kokusuna bayılırlar. bu koku literatürde petrikor olarak geçer. kaynağı elbette bitkilerdir. petrikorun ikinci sebebiyse aktinomiset diye bilinen toprakta bulunan bakterilerin salgıladıkları kimyasallar. bu ikisi yağmur yağınca toprakta karışıp kendine has bir koku yayar. duygu dolu insanlar bu kokuyu ruhlarının derinliklerine kadar hisseder.
yağmur suyunu tatmayı, yağmur altında yürüyüş yapmayı seven bu kişiler zor zamanlar geldiğinde “bunlar da geçecek” demesini iyi bilirler. yağmur aşığı tipik bir pluviophile gece yatmadan evvel yağmur sesi ile kolaylıkla uykuya dalar.
“en çok bolluk getiren yağmur, alın teridir” der cenap şahabettin. kafa sözlük için alınteri dökenlerin başında gelen bir yazardır pluviophile. sözlüğün en sevilen yazarları arasına girmeye aday, nicki kendi gibi huzur ve mutluluk veren saygıdeğer bir yazardır.
yağmurdan sonra ortaya çıkan yağmur kokusuna bayılırlar. bu koku literatürde petrikor olarak geçer. kaynağı elbette bitkilerdir. petrikorun ikinci sebebiyse aktinomiset diye bilinen toprakta bulunan bakterilerin salgıladıkları kimyasallar. bu ikisi yağmur yağınca toprakta karışıp kendine has bir koku yayar. duygu dolu insanlar bu kokuyu ruhlarının derinliklerine kadar hisseder.
yağmur suyunu tatmayı, yağmur altında yürüyüş yapmayı seven bu kişiler zor zamanlar geldiğinde “bunlar da geçecek” demesini iyi bilirler. yağmur aşığı tipik bir pluviophile gece yatmadan evvel yağmur sesi ile kolaylıkla uykuya dalar.
“en çok bolluk getiren yağmur, alın teridir” der cenap şahabettin. kafa sözlük için alınteri dökenlerin başında gelen bir yazardır pluviophile. sözlüğün en sevilen yazarları arasına girmeye aday, nicki kendi gibi huzur ve mutluluk veren saygıdeğer bir yazardır.
devamını gör...
bengaripsengüzeldünyaumutlu ile dünyadan uzak
merhabalar sevgili portakallar!
yeni yayın konseptimizi duyurmaya geldim!
aslında bu hafta için aklımda başka fikirler vardı ki yine dış minnakların* oyununa geldim ve fikir değişikliğine giderek konseptimizi "kent/şehir şarkıları" olarak belirledim.
"peki ne demek istiyorsun sevgili bengaripsengüzeldünyaumutlu, ne demek kent şehir şarkıları, neden bu konsept?" diyenler için;
efendim malumunuz, yanımızda olmayıp başka şehirlerde yaşayan sevdiklerimiz ve bunların yanında; gidemediğimiz ama gidip görmek istediğimiz, küçük ya da büyük bir şekilde yaşanmışlığı, anısı olan, çok sevdiğimiz ya da gidince çok seveceğimiz şehirler var. madem bu şehirler var onların şarkıları olmasın mı? "olsun" diyenleri perşembe günü 22.00'da radyoya bekliyorum öyleyse!

lafı yine çok uzattım biliyorum ama yine de son bir şey söyleyeceğim:
bu konsepti seçerken şarkı sorunu yaşar mıyım diye çok korktum ancak şöyle üstün körü bir araştırınca şehir ismi geçen, şehirlere yazılan onlarca şarkı olduğunu gördüm. sizler de, sizin için anısı olan, görmek istediğiniz veya görünce vurulduğunuz ya da dinlediğinizde orada olmak istediğiniz şehirlerin şarkılarını anons etmek isterseniz eğer, bu hafta tam sırası!
kayıt göndermek için son günümüz çarşamba, kayıtları discord ya da mail üzerinden alıyorum. aklınıza takılan bir şey olursa bir mesaj uzağınızdayım. sevgiler, kalpler ve balonlar efendim.
ps: afiş için "elinin beceriksizliği ile sen yapamazsın, çekil ben yaparım" diyen sevgili cenk'in arka bahçesi'ne çokça fazlaca teşekkürler.
yeni yayın konseptimizi duyurmaya geldim!
aslında bu hafta için aklımda başka fikirler vardı ki yine dış minnakların* oyununa geldim ve fikir değişikliğine giderek konseptimizi "kent/şehir şarkıları" olarak belirledim.
"peki ne demek istiyorsun sevgili bengaripsengüzeldünyaumutlu, ne demek kent şehir şarkıları, neden bu konsept?" diyenler için;
efendim malumunuz, yanımızda olmayıp başka şehirlerde yaşayan sevdiklerimiz ve bunların yanında; gidemediğimiz ama gidip görmek istediğimiz, küçük ya da büyük bir şekilde yaşanmışlığı, anısı olan, çok sevdiğimiz ya da gidince çok seveceğimiz şehirler var. madem bu şehirler var onların şarkıları olmasın mı? "olsun" diyenleri perşembe günü 22.00'da radyoya bekliyorum öyleyse!

lafı yine çok uzattım biliyorum ama yine de son bir şey söyleyeceğim:
bu konsepti seçerken şarkı sorunu yaşar mıyım diye çok korktum ancak şöyle üstün körü bir araştırınca şehir ismi geçen, şehirlere yazılan onlarca şarkı olduğunu gördüm. sizler de, sizin için anısı olan, görmek istediğiniz veya görünce vurulduğunuz ya da dinlediğinizde orada olmak istediğiniz şehirlerin şarkılarını anons etmek isterseniz eğer, bu hafta tam sırası!
kayıt göndermek için son günümüz çarşamba, kayıtları discord ya da mail üzerinden alıyorum. aklınıza takılan bir şey olursa bir mesaj uzağınızdayım. sevgiler, kalpler ve balonlar efendim.
ps: afiş için "elinin beceriksizliği ile sen yapamazsın, çekil ben yaparım" diyen sevgili cenk'in arka bahçesi'ne çokça fazlaca teşekkürler.
devamını gör...
recess

orijinal ismi recess olan ülkemizde disney'in teneffüs zili adıyla yayınlanan bir çizgi film.
çizgi filmde çete olarak takılan bir grup çocuğun teneffüste yaşadıkları anlatılırdı. anaokuluna giden vahşi çocuklar, kendini kral ilan etmiş çocuk, bıyıklı okul müdürü, asabi bayan finster ve diğer karakterleriyle efsane bir çizgi filmdi. türkçe dublaj ya da alt yazılı olarak hiç bir yerde bulunmadığından bir ara tekrar yayınlasınlar diye atv ye mail atmışlığım bile vardır.
devamını gör...
benim ayağım taraklı'nın ingilizcesi
evet birgün londra'da falan ayakkabı almaya kalkarsak laım olabileceğini düşündüğüm şey. var mı çevirebilecek olan babayiğit?
devamını gör...
yoldaş'tan normal sözlük yazarlarına açık mektup
bu türden bilgilendirme ve aydınlatma yazıları ile bize değerli hissettirdiği için teşekkür ediyorum sayın yoldaş'a.
diğer yandan sözlüğün imece usulü yürütüldüğünden bahsettiği nokta için biraz alçak gönüllü davrandığını düşünüyorum. her şey gayet profesyonelce işliyor buradan bakıldığında, bunu sağlayan herkesin eline ve emeğine sağlık.
diğer yandan sözlüğün imece usulü yürütüldüğünden bahsettiği nokta için biraz alçak gönüllü davrandığını düşünüyorum. her şey gayet profesyonelce işliyor buradan bakıldığında, bunu sağlayan herkesin eline ve emeğine sağlık.
devamını gör...
kafa sözlük
benim için tarif edemeyeceğim kadar değerli sözlük.sebebi özel.tesadüf değil doğum günümde kurulması.yoldaş ve iko'ya ne kadar teşekkür etsem az.
devamını gör...
yazarların sözlükteki çaylaklık anıları
çaylaklık sürem 3 saat falandı. tek anım bu
devamını gör...
sözlüklerde hatunlu nick almak
(bkz: osuruktan nem kapmak)
devamını gör...
isim şehirdeki atmasyonlar
nil ayısı diyen yazarımızla aynı kaderi yaşamıştık. hayvanlara yazılanlar nil balığı, nil timsahı, nil aslanı ve nilüferdi. bu utancın üzerine herkes sessizce kendine on puan yazıp geçmişti.
devamını gör...
yakışıklı bir erkeğin yalnız olmasının nedenleri
belki de kendini, sadece kendi yakışıklı görüyordur.
bir kaç bilirkişiye daha sorsun bence.
bir kaç bilirkişiye daha sorsun bence.
devamını gör...

