1801.
şarkı sözüyle anlatsam daha iyi ama sözlerinde biraz oynadım:

nasılım biliyor musun
kafam karışık
kaçırmışım hayatı
meçhule yolculuk
nasılım biliyor musun
bildiğin gibi
bir ümit başlıyor her günüm
bitmiyor geceler
bugünlere söve söve
belki seve seve
bazen de öpsen geçer dediğim
bir yara gibiyim
nasılım biliyor musun
sokaklarıma ateş düşmüş
söndürmeye yeter mi ki
göz yaşlarım (göz yaşlarım)
nasılım biliyor musun
şakaklarıma karlar düşmüş
içimde bir çocuk çığlık çığlığa
duymuyor musun
titriyor ellerim tutmuyor musun.
devamını gör...
1802.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
1803.
kimse; sevdiklerinin acısıyla sınanmasın. yokluklarıyla yaşamak zorunda kalmasın.
devamını gör...
1804.
bir şiirle anlatabilirim.
“hayattayken
insanca yaşamayı hiç unutmayın
bir bakmışsınız saat üç
bir bakmışsınız saat hiç”
özdemir asaf
devamını gör...
1805.
özlem duyuyorum.
insanlar ölürken çaresizce izlemediğim, siyasetin kirli yüzüyle bu kadar tanışmadığım günlerime özlem duyuyorum. hızlı ve öfkeli izleyip öyle araba kullanmak istediğim, ronaldinho izleyip yaptığı hareketleri yapmayı denediğim günlere özlem duyuyorum. metallica dinleyip uzun saçlarımı salladığım günlere özlem duyuyorum. biramı alıp behzat ç.'yi, prison break'i izlediğim günlere özlem duyuyorum. kafama estiğinde çantamı alıp yarım saat içinde arkadaşlarımla balıkesir'e gittiğim günleri düşünüp özlem duyuyorum.
ben bu günlerimden nefret ettim. daha fazla gerçeği görmüş olmaktan nefret ettim. içinde bulunduğum zaman diliminde yaşamak istemiyorum. hayatımın da ülkemin de insanların da daha iyi olduğu o günleri çok özlüyorum. dönmek istiyorum.
devamını gör...
1806.
üzgünüm, ama daha çok kızgınım. çünkü bu kadar aleni söylenen yalanlar, karşısındakini aptal yerine koyan açıklamalar. bu kadar insana bir daha iyileştirilemeyecek travmalar yaratmak zorunda değildik. bu kadar insan birkaç tane ...'nun yaptığı hırsızlığın bedeli olmamalıydı.
devamını gör...
1807.
hissizlik, bezmişlik, isteksizlik hissediyorum.
devamını gör...
1808.
buruk.
kendimle ilgili değil asla. bütün derdimi tasamı beş gün önce bir kenara bıraktım.
gözümün önünde hep kurtarılanlar, hayatını kaybedenler, elimden bir şey gelmedikçe daha çok üzülüyorum.
bir yakınımı kaybetmediğim için sevinemiyorum bile çünkü şu an kan bağının hiç bir önemi yok.
sözlük için şunu söyleyebilirim ki, iyi insanlar çokmuş. bunu görmek güzel hem de çok güzel.
herkes (çoğunluk) birbirine olan nefretini bir kenara bıraktı. herkes elinden geldiğince bir şeyler yapmaya çalışıyor.
yapamayan da benim gibi susuyor ki yer işgal etmesin.
daha önce çok afet gördü bu ülke çok can kaybetti ama bu en kötüsüydü sanırım.
yaraları beraber sarıyoruz. sarmaya çalışıyoruz. herkes gücü yettiğince.
hissettiklerim üzüntü, çaresizlik, suçluluk herkes gibi aslında.
umarım bir daha olmaz.
buna kendim de inanamıyorum ama umarım olmaz.
hissettiklerimin yarısını bile yazmadım, önemi de yok zaten.
bir gıdım olsun içi dökmek istedim. en ufak bir bencilliğim olduysa affedin.
bir süre daha sessiz kalacağım.
eğer bana ihtiyacı olan varsa,herhangi bir konuda yapabileceğim bir şey varsa dm daima açık.
devamını gör...
1809.
üzgünüm,gündelik hayatımda bir şeyler yapmak için hiçbir istek duymuyorum,sanki üstümde kilolarca ağırlık var.tek isteğim umarım o acıları yaşayan tüm bu insanlar unutulmaz,unutturulmazlar.çünkü unutulurlarsa aynı acılar, başka bir yerde yine ve yeniden aynı şekilde başkalarını da acıtacak.
devamını gör...
1810.
donuk ve hissiz. kötü haberlere, verilen kararlara, söylenilen sözlere tepki veremiyorum.kabullendim her şeyi.
devamını gör...
1811.
bağıra çağıra ağlamak istiyorum.
devamını gör...
1812.
günlerdir enkazlardayım, anca fırsat buldum. yemek yiyemiyorum günlerdir, toplasan 5 saat uyku uyumadım. daha yeni döndüm istanbula. ağlayamıyorum, gözlerimden yaş akmıyor.
devamını gör...
1813.
yazma ihtiyacıyla doluyum.
devamını gör...
1814.
bunu da ilk defa yazıyorum ama neyse.

daha ergenlik zamanlarımda özgüvenimden dolayı hep ötekileştirildim her ortamda da bunu yaşatmışlardı açıkçası yanda yaşamın ve çevrenin oluşumu bu yöndeydi ben uyumsuzdum vs vs falan. bazen geliyor öyle aklıma bir kaç bölüm geriye gidip özet geçip izliyorum sonrasında hayata ve sokaklara devam ediyorum. biraz garip ama fazlasıyla aptalca şeyler.
devamını gör...
1815.
korku hissediyorum. anlaşılan bu gece uyku haram.
devamını gör...
1816.
kötü hissediyorum.
çok çok acı ve korkunç bir kabus ile uyandım az önce. aklıma getirmek istemiyorum o görüntüleri ama engel olamıyorum. çıkamadım etkisinden..
devamını gör...
1817.
çok doluyum. bu yüzden içimdeki zehri biraz olsun akıtmak için buraya yazacağım. uzun zamandır yalnız hissediyorum. kimseye içimi dökemiyorum, duygularımı anlatamıyorum. kimsenin benim nasıl olduğumu, nasıl hissettiğimi bilmek isteyecek kadar sevdiğini sanmıyorum. zaten birine anlatmaya kalkışınca sonrasında hep aynı sözler, ifadeler, tepkiler, umursamaz tavırlar. hoş yalnızlıktan yakınmıyorum. hatta bazen kendimle vakit geçirmekten çok keyif alıyorum, aslında bir nebze de zorundayız çünkü ruhumuz bedenimize kilitli. ama bazı anlarda biri için önemli olduğunu hissetmek ister insan, koşulsuz şartsız sevilmek... belki de bu isteğim ulvidir. şu güne kadar beni tek bir kişi samimi bir şekilde dinlemek, anlamak, sevmek istedi. ama onu da s*kt*r-i b*ktan bir sebepten kaybettim. bitirmek istedi. neyse. aşk hayatım diye bir hayatım da yok. kimi hayatımın merkezine aldıysam aşk denilen s*k*k şeyin de hayatımın içine edip gitti.(tamamen kendi hatam.) yaşamın en güzel olması gerektiği yaşlardayım. fakat bu yaşlar bana kamburluktan başka bir şey katmadı. detaylı düşündüğümde dert ettiğim şeyi skm böyle şeyler için üzülmemelisin, güçlü olmalısın kızım, zayıf ruhlu olmamalısın, insanlar nelerle boğuşuyor, neler yaşıyorlar diyorum. yanlış anlaşılmasın bir başkasının yarasına bakıp kendi yaramın küçük oluşuna sevinmiyorum. hatta bir başkasının dertlerinden şükür sebebi bulma davranışını dünya üzerindeki en aşağılık ve ezik davranışlardan biri olarak görüyorum. sadece dert ettiğim şeylerin dert olmadığını söylemeye çalışıyorum. galiba normal durumları fazlaca içselleştirip üzülüyorum, bilmiyorum. buraya yazınca üzülmem gerek bir konu olmadığını fark ettim. ah bu duygu değişim hızım beni deli edecek. her neyse bu kadar iç döküş yeterli. buraya kadar okuduysan vaktini çaldığım için üzgünüm. iyi akşamlar.
devamını gör...
1818.
ılk kez kendimi ait hissediyorum. ılk kez ait oldugum yerdeyim. nere diye soracak olursaniz.. aslinda oyle bi yer yok. yani evim depremde yikildi. annem ohalden dolayi ayrialmiyor sehirden. dolayisiyla baska bi yerde tuttugumuz yeni bi ev de yok. gidecegim okula ilk kez gidecegim. tanidigm kimse yok yilda bir kez gordugum kuzenimden baska. ıste benim ait oldugum yer tam da bura. adini sorsaniz adi 'hicbir yer'. gercekten. bugune kadar hep yasadigim eve yasadigim aileme yabancı hissettim. simdi yanimda annem babam da yok. yasadigim ev de teknik olarak yok. ıyiyim. gercekten iyiyim. olmam gereken yer buraymis.
devamını gör...
1819.
inanılmaz hüzünlüyüm.
neymiş? even cowgirls get the blues
devamını gör...
1820.
karışık bir his. küçük bir ışık var o karanlığın içinde. ne yapabilirim bilmiyorum. sanırım sadece beklemeliyim.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının hissettikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim