2161.
köpüğü kaçmış kahve gibi hissediyorum ya hayırlısı.
devamını gör...
2162.
100. yıl dolayısıyla çok coşkuluyum. umarım bu coşkuyu hemen kaybetmem.
devamını gör...
2163.
devamını gör...
2164.
denklemden umut çıkınca eşittirin sağı sıfırlanıyor. sıfırım.
devamını gör...
2165.
hint filmlerindeki gibi düz yürürken birden boynuma ip bağlanıp boğuluyormuşum gibi.
devamını gör...
2166.
his yok.
yakasını birleştiremediği bir hayatın artan susamlarını yalayan dilenci gibi sokaklarda dolanmanın bir şey ifade etmediğini anladığında, zaman çoktan yapacağını yapmıştı. bir sahil kasabası, bir kafe ya da oyuncakçı dükkanı mı kurtaracaktı onu bu saatten sonra. tamam hadi gitti diyelim, hani bir deniz kenarı, ufak bir tekne. akşam güneşi şıkırdarken atılan oltalardan anason kokusu. hayali barda güzel, gerçekliği bir eşkenar üçgenden beter yaşantısına kaldırdı bu sefer kadehini.
devamını gör...
2167.
“siz hiç buz kesip taş kesildiniz mi, ömrünüzün bir yerinde yaşayıp giderken..?”
~metin altıok
devamını gör...
2168.
aslında iyiyim de kafam çok karışık. bilmediğim bambaşka bir şehre gidiyorum. ev düzeceğim ve eşya hazırlamam lazım hiç bilmiyorum acaba yardımcı olabilir misiniz gerçekten soracak kimsem de yok yani ay sabır yemin ederim
devamını gör...
2169.
“bir başka ülkeye, bir başka denize giderim,” dedin,
“bundan daha iyi başka şehir bulunur elbet.
her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya;
-bir ceset gibi- gömülü kalbim.
aklım daha ne kadar kalacak bu çorak ülkede?
yüzümü nereye çevirsem, nereye baksam,
kara yıkıntılarını görüyorum ömrümün,
boşuna bunca yıl tükettiğim ülkede.”

kavafis şiirini yaşıyor gibiyim. gidesim var gidemiyorum, kalasım var, içim atmıyor. bu kararı vermem lazım, bir şey yapamıyorum.
devamını gör...
2170.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
2171.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
2172.
bugünlerde ağlayamıyormuş gibi hissediyorum sözlük.

buraya 2 aydır yazmıyorum, ne zaman yazacak olsam kafamda yazıp faaliyete geçirmeden beynimin derinliklerine bırakıyorum ama bugün bunu yapamıyorum.

eskiden "1 ay nedir ki? 2 ay nedir ki?" diye düşünüyordum ama o 1 ayda çok şey olabilir veya o 2 ayda dünya değişebilir.

gazze'deki soykırımdan ötürü kendimce bir yasta olduğumu biliyorum. yastığa başını koymadan uyuyan ve nadiren gördüğüm kabusları saymazsam gece uyuyup gözünü sabah açan biriyim. hatta bazı insanların hayalini kurduğu uyku düzeni bende olabilir-di şu son 1 aya kadar. akşamları 9'da uykum geliyor, geceleri uyuyamıyorum ve sabahları yorgun kalkıyorum ve kabuslar* da cabası. insanlar orada her gün sıralarını beklerken hiç bir şeyden zevk almıyorum, zevk aldığım şeyler canımı acıtıyor, falan filan. hayat akıyor ama devam etmiyor. güvenli alanımda dışarıdan bakmak kolay ve belki şımarıkça ama öyle işte.

ekleme: bu kısmı yolda gelirken yazmışım. insanlar ölürken, en doğru tabirle yok yere soykırıma uğrarken şu yukarıda veya aşağıda yaşadığım şeylerin hiç bir önemi de yok aslında. dert mi? asla ama yazmış bulundum ve öyle kaldı. yoksa her şey fos bu paragrafın dışında, dünya benim etrafımda dönmüyor ve hani tüm bu mızmızlandığım şeylerde lüks ve şımarıklık aslında ama yine diyorum yazmış bulundum ve kaldı öylece.

daha önce buraya da yazmıştım, bir şey canımı çok sıktığında veya çok üzüldüğümde omuzlarım ağrır. omuzlarım ağrımayı 1 aydır bırakmadı.

dedim ya kendimce bir çeşit yastayım ama hayat devam etmese de akıyor ve okul kafamı çok karıştırıyor*. hani kendimi ve kişiliğimi sorgulamaya başladım, artık kafamın içinden çıkmak istiyorum, biliyorum ben yeterliyim, biliyorum ne yaparsam en iyisini yaparım, soruların soruların cevaplarını falan hepsini biliyorum hani en azından mantığını kurabiliyorum hoca demeden ama hepsi kafamın içinde. kafamın içinden çıkmak istiyorum.


hani aslında her şeyi hayatın akışı içinde yaşıyorum, üzüleceksem üzülüyorum, okula olan sorumluğumu yerine getiriyorum, resim kursuna gidiyorum ne biliyim beynimi bir köşeye bırakmak istiyorum bazen, hani çok sıradan bir hayat yaşıyorum ve bu sıradanlığı seviyorum da. ama yine de bir şeyler artık bitsin, bir şeyler artık başlasın istiyorum. tüm bunların arasında hayat zaten akıyor diye akmak/sürüklenmek istemiyorum.

tüm bu yazdıklarım veya hani hayatın akışı ya buraya yazamadıklarım bir araya gelince ağlamak istiyorum, ağlayamıyorum sanki gözyaşlarım da kafamın içine sıkışmışçasına.

o yüzden bugün ağlamak istiyorum, nefes almak istiyorum, bitsin istiyorum, başlasın istiyorum.

öyle işte, 2 ayımın son derece eksik özeti.
devamını gör...
2173.
yük hayvanı gibiyim gibime geliyor. sırtlamış gidiyorum. dur bakalım nereye kadar.
devamını gör...
2174.
sinirliyim. tavşan dağa küsmüş. dağın haberi var ama sinirli olduğu için muhattap olmuyor.
bu insanları ben şımartıp bu hakkı veriyorum. ama verdiğim gibi geri alıcam.
küsüp cevap atmamak ne ya. ilkokul sıra arkadaşı miyiz acaba. hayır iki gün sonra birşey olmamış gibi yazdığında bende mi cevap atmayım o zaman. bu seviyeye mı düşelim.
devamını gör...
2175.
hissizliği hissediyorum artık. hisler ölmüş, daha ne kadar alışabilirim buna merak ediyorum sadece.
devamını gör...
2176.
içim huzur dolu yârimle birlikte çok şükür.
devamını gör...
2177.
çok utanıyorum. çok ezik hissediyorum.
devamını gör...
2178.
bu yazıyı ağlamadan, ağlarsam konudan kopuyorum, içimden geçenleri birbirine bağlayarak bitirmek istiyorum.
hiç ne yapacağınızı bildiğiniz ama yaparsanız canınızın çok yanacağını bildiğiniz bir duruma düştünüz mü? elbette düşen olmuştur. elbette çıkış yolunu bulan olmuştur. ben bu duruma iki yıldır girmiş bulunuyorum. ne yapmam gerektiğini biliyor ama canımın yanmasına dayanamadığım için bir şey yapmıyorum fakat yine de bu yangına yakın bir acı duyuyorum. bilinçlendiğimi hissettiğim her anımın beni yaktığını fark ediyorum. her yönden eksik büyültmemin bedelini ödüyorum. hoş, sanki elimde olan bir neticeymiş gibi. bilinçlenmeden bahsettim ya, mesela bir insana zamanında gereken ilgi verilmeyince sonra yanlış insanlardan aldığı ilgi çok ağır sonuçlara sebep olabiliyormuş. yaşından büyük işleri sırtlayabileceğini düşünüyor ve bu ağır bir travmaya sebep oluyor. sonra yine affetmemesi gereken her durumu ağlasa da bir şeyleri yakıp yıksa da affediyor. mecbur olmadığı her duruma katlanıyor. sonra öyle bir noktaya geliyor ki en ufak sıkıntıda affetti zannettiği her şey bir bir gözüne geliyor ve yine suçladığı tek şahıs bizzat kendisi oluyor. zayıf bir zihne, karaktere sahip olmanın bedelini böyle ödüyor. neyi yaşattı da neyi yaşıyor diye sorgulaya sorgulaya vardığı tek nokta benliğine duyduğu nefretten ibaret bir hiçlik oluyor. çocukluğu, ergenliği, içindeki özel kişiliği tarafından tanınmaz hale gelecek kadar yabancılaşıyor. sebebi, suçlusunu aramıyor ama haksız bir cezaya maruz bırakıldığının farkında olarak hayatındaki bütün aksi giden işleri düzeltme çabasına giriyor. başarısız oldukça kendine hakaret içinde kendinden tiksinerek yeri geldiğinde kendine acıyarak günah çıkarmaya çalışıyor. 22 yaşındayım. daha büyük hissediyorum. ama ailemden beklediğim ilgiyi alabildiğim 17 yaşındaki ben olmak istiyorum. her şey benim için daha farklı olacak ve ben mutlu biri olacaktım. kaçabildiğim her köşede derin bir hüzün içinde geçmişime bakıp ağlamazdım belki de. derin bir hüzün içinde yanıp damla kadar su verene bağlanmazdım.
gencim, gençliğime yanıyorum. daha nasıl anlatırım bilmiyorum. iyi geceler dilerim.
devamını gör...
2179.
sevinçli, tereddütte. şu ördekli tarayıcıyı indirmiş bulundum. bayağı da sevdim doğrusu. bunun tek bir nedeni var: yazı boyutu. sayfa ve yazı boyut minicik, böylece ekranın içine daha fazla sayfa sığıyor. teknoloji olmasaydı bu denli aptal olur muydum acaba?
devamını gör...
2180.
ghostlandım çok mutsuzum
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"normal sözlük yazarlarının hissettikleri" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim