normal sözlük yazarlarının hissettikleri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
başlık "hame" tarafından 07.11.2020 16:02 tarihinde açılmıştır.
921.
ne olup bittiğini ben de anlamıyorum kendi içimde çözemediğim ne yapacağını şaşırmış birbirine dolanmış duygular var. iki üç gün önce buraya yazdığım keskin cümlelerimi şu an kuramıyorum. bir sinir ve hezeyanla insan yanlış kararlar alabiliyor. ben bitmişim onu görüyorum, sevdiğim insanın sevdiği var bitirdim bu işi içimde diyordum.
şimdi de diyorum ki vazgeçme. elinde olanlarla yetin, kibrit çöpü kadar olan umuduna sarıl. vazgeçme belki kendine bağlarsın, bir ihtimal de olsa bu iş bana döner belki, hatta ihtimal yoksa da yoktan var ederim gibi hissediyorum. öyle olsun istiyorum.
vazgeçemiyorum. tam vazgeçip önüme bakayım diyorum mesaj atıyor, hem de ufacık abuk sabuk bir mesaj, bakıyorum salak salak sırıtıyorum mutluluktan uçuyorum sanki ilanı aşk etmiş gibi.
lan diyorum hani vazgeçmiştin velet.. hayallere dalıyorum, hayallerimde olduruyorum bir şeyleri, planım tıkır tıkır işliyor. gerçekte niye olmasın diyorum. oldurmak için, hayata geçirmek için olmayan hisleri gün yüzüne çıkarmak için çabalıyorum. o kadar istiyorum ki olmasını, nasıl vazgeçerim? avunurum yanı başımdaki varlığıyla, en azından arkadaşız en azından görüştüğüm birisi diyorum ama ben artık bir şeylerle avunan yetinen olmak istemiyorum. bir kere de başkaları avunan, yetinen gözlerle baksın, ardımda kalsın istiyorum.
herkesin ardından hep bakan ben olmak istemiyorum artık.
şimdi de diyorum ki vazgeçme. elinde olanlarla yetin, kibrit çöpü kadar olan umuduna sarıl. vazgeçme belki kendine bağlarsın, bir ihtimal de olsa bu iş bana döner belki, hatta ihtimal yoksa da yoktan var ederim gibi hissediyorum. öyle olsun istiyorum.
vazgeçemiyorum. tam vazgeçip önüme bakayım diyorum mesaj atıyor, hem de ufacık abuk sabuk bir mesaj, bakıyorum salak salak sırıtıyorum mutluluktan uçuyorum sanki ilanı aşk etmiş gibi.
lan diyorum hani vazgeçmiştin velet.. hayallere dalıyorum, hayallerimde olduruyorum bir şeyleri, planım tıkır tıkır işliyor. gerçekte niye olmasın diyorum. oldurmak için, hayata geçirmek için olmayan hisleri gün yüzüne çıkarmak için çabalıyorum. o kadar istiyorum ki olmasını, nasıl vazgeçerim? avunurum yanı başımdaki varlığıyla, en azından arkadaşız en azından görüştüğüm birisi diyorum ama ben artık bir şeylerle avunan yetinen olmak istemiyorum. bir kere de başkaları avunan, yetinen gözlerle baksın, ardımda kalsın istiyorum.
herkesin ardından hep bakan ben olmak istemiyorum artık.
devamını gör...
922.
canım sıkıldıkça kullandığım blog sayfamda daha öncesinde paylaştığım bir yazımı sizlerle paylaşmak istiyorum çünkü bu yazı hislerimi her zaman için açıklıyor diyebilirim.
insan çok sosyal bir varlık en yalnızı bile ömrü boyunca bir çok insan tanıyor, kaynaşıyor, anılar biriktiriyor peki çok sosyal olanlar ? çok sosyal olan çok insan tanıyor sanırım kendimi hangi kefeye koyacağım bilmiyorum ama şu kısacık ömrümde fazlasıyla insan tanıdığımı düşünüyorum ancak bir an geliyor ve ilginç bir şekilde tanıdığım herkes bir anda kayboluyor. bir akşam terasta, kafede, parkta oturuyorsun yanında arkadaşların, ailen, sevdiğin veya herhangi birisi, birileri bulunuyor ancak odana, evine döndüğünde o soğuk yatağa girdiğinde tek başına kalıyorsun. insan işte sosyal bir varlık dedim ya o yalnızlığı tadınca her ne kadar yalnızlık güzel edebiyatı yapsa bile düşünce deryalarına dalıyor işte o zaman kendi bir avuç cehenneminde kayboluyor. bir avuç cehennem... pişmanlıklar, kursakta kalan hayaller, gelecek kaygısı, geçim derdi ve daha niceleri. bugün okuduğum bir yazıda şu cümle dikkatimi çekmişti ''travma sadece yaşanılanlar değil aynı zamanda yaşanılamayanlardır'' gerçekten geceleri kendi yalnızlığıma çekildiğimde fark ediyorum ki yaşadıklarımdan çok yaşayamadıklarım aklımı meşgul ediyor belki de bu durum sadece benim için değil bir çok insan için bu şekilde. gece yastığa her kafamı koyuşumda öyle bir cehenneme dalıyorum ki sanki zemheri düşüncelerimden bütün vücudum buz kesiyor adeta, tadamadığım her sevinç, yaşayamadığım her anı veya beni yalnızlığa iten hiç olmasa yalnızmışım gibi hissettiren her dost beni bu cehennemde daha derinlere itiyor.
insan çok sosyal bir varlık en yalnızı bile ömrü boyunca bir çok insan tanıyor, kaynaşıyor, anılar biriktiriyor peki çok sosyal olanlar ? çok sosyal olan çok insan tanıyor sanırım kendimi hangi kefeye koyacağım bilmiyorum ama şu kısacık ömrümde fazlasıyla insan tanıdığımı düşünüyorum ancak bir an geliyor ve ilginç bir şekilde tanıdığım herkes bir anda kayboluyor. bir akşam terasta, kafede, parkta oturuyorsun yanında arkadaşların, ailen, sevdiğin veya herhangi birisi, birileri bulunuyor ancak odana, evine döndüğünde o soğuk yatağa girdiğinde tek başına kalıyorsun. insan işte sosyal bir varlık dedim ya o yalnızlığı tadınca her ne kadar yalnızlık güzel edebiyatı yapsa bile düşünce deryalarına dalıyor işte o zaman kendi bir avuç cehenneminde kayboluyor. bir avuç cehennem... pişmanlıklar, kursakta kalan hayaller, gelecek kaygısı, geçim derdi ve daha niceleri. bugün okuduğum bir yazıda şu cümle dikkatimi çekmişti ''travma sadece yaşanılanlar değil aynı zamanda yaşanılamayanlardır'' gerçekten geceleri kendi yalnızlığıma çekildiğimde fark ediyorum ki yaşadıklarımdan çok yaşayamadıklarım aklımı meşgul ediyor belki de bu durum sadece benim için değil bir çok insan için bu şekilde. gece yastığa her kafamı koyuşumda öyle bir cehenneme dalıyorum ki sanki zemheri düşüncelerimden bütün vücudum buz kesiyor adeta, tadamadığım her sevinç, yaşayamadığım her anı veya beni yalnızlığa iten hiç olmasa yalnızmışım gibi hissettiren her dost beni bu cehennemde daha derinlere itiyor.
devamını gör...
923.
şu anı soruyorsanız uykuluyum.
devamını gör...
924.
değerli hissettiyor. yazar olarak anılmak,yazmak güzel bir his. twitter dan farkı var. orada herkes biri. burada ise herkes yazar. hissettiklerimi hisseden var mı üstadlar?
devamını gör...
925.
yorgunluk hissediyorum ama öyle böyle değil. günlerce uyusam ve kimse bana dokunmasa uyandığımda hala üzerimden o yorgunluğu atamayacakmış gibi bi yorgunluk, bi bezmişlik.
devamını gör...
926.
bir başlık açmayı istedim bugün ama nasıl ifade edeceğimi bilemedim, çok da düşünmedim. sevmediğim birinin çok yakınının öldüğünü öğrendim. bir şey hissetmediğimi sanırken yine de etkilendiğimi fark ettim. şimdi bunu yazmamdan belli. oh olmuş, keşke kendisi ölseydi, kaşar ruspu filan diye aklımdan geçti. sevmemekten öte nefret ettiğim, zarar vermeyi planladığım biri*. yine de ölüme hüzünlendim. cenazeye gitmeyeceğim tabii ki. ne ölüme, ne ölüsüne lafını zikredeli çok oldu. aramam da. hiç bir şekilde denk gelmeyeceğimiz* için başsağlığı da dilemem. aynı kaybı ben daha önce yaşadığım için onun duyguları umurumda değil. beter olsun. keşke kendisi ölseydi. yine de ölüm üzücü.
devamını gör...
927.
kendimi çok yakışıklı hissediyorum diyecem de zaten öyleyim. lşsajgddsg.
devamını gör...
928.
(bkz: sıkılıyorum sabri bunalıyorum) mahlasını sahibinden bir süreliğine isteyecek kadar sıkılıyorum bu ara. evimi, işimi, arkadaşlarımı ve en önemlisi sessizliğimi özledim..
devamını gör...
929.
uzun zamandan sonra sebepsiz mutlu hissediyorum.
devamını gör...
930.
nasıl hissetmem gerektiğini hissedemeyecek kadar hissizleştim.
devamını gör...
931.
tek hissettiğim hiçbir şey hissetmediğimdir.
devamını gör...
932.
sadece mental yorgunluk
devamını gör...
933.
arınmış ve hafif hissediyorum; tüm yüklerimden, kamburumdan, endişelerimden kurtulmuşum.
devamını gör...
934.
o kadar yorgun ve uykusuzum ki. 4-5 saat kadar uyumaya diye sonsuza kadar uyusam keşke
devamını gör...
935.
kulpu kırık çaydanlık gibi hissediyorum
devamını gör...
936.
her şey daha iyi olacak gibi hissediyorum. umut doluyum. umarım hayal kırıklığı yaşamam.
devamını gör...
937.
gülünce evleniriz sanmıştım.
devamını gör...
938.
parçalı bulutluyum ama umutluyum..
devamını gör...
939.
bugün boncuğumuzu kaybedeli tam 10 gün olmuş sözlük, özlüyorum.
annem dün boncuğun kafesinin olduğu boşluğa yeşil bitkiler koymuş, gözüm her oraya kaydığında boncuğun değişiyle "boncuk bir çiçeeeeeek!" diye bağırmak istiyorum. gerçekten sadece bunu yapmak istiyorum.
kardeşimin eve geldiğinde yıkılacağını düşünmüştüm hep. şimdi düşününce sanki o benden daha güçlüymüş gibi geliyor. kulağa bencilce geldiğinin farkındayım ama belki de ayakta daha sağlam durabilmek onu biraz düşük görmeye ihtiyacım vardı. söz konusu kendim olduğunda* nedense ayakta durmak için daha az sebebim oluyor ama bir başkası söz konusu olduğunda* hiçbir şey beni yıkamaz gibi geliyor. o kişi için ayakta duruyorum, o kişi için omuz oluyorum, o kişi için yaşıyorum.
son 10 günü gerçekten yaşadım mı bilmiyorum. bir o kadar yavaş ama bir o kadar da hızlı geçti diyebilirim sadece.
yazımı aslında bu süreçte öğrendiğim önemli* bir ders ile bitirmek istiyorum. benim üzülecek daha önemli şeylerim var, hayatta üzülecek daha önemli şeyler var.
bu 10 günden önce tek kafamı taktığım şey okuldu. okulla yattım, okulla kalktım, okulla kızdım. sonra sınavlarım bitti ve sadece 2 gün sonra, 12 saat arayla çok sevdiğim 2 kişiyi kaybettim. o zaman kafama dank etti hayatta üzülecek daha önemli şeyler olduğu. inanın kaldığım dersler oluyor, diyorum ki olsun, düzeltirsin. hayatta üzülecek daha önemli şeyler var.
her zorluk kendi içinde kolaylığıyla* geliyor ve her zorlukta mutlaka bir şeyler öğreniliyor, bunu hemen veya yıllar sonra görsekte.
iyi akşamlar.
annem dün boncuğun kafesinin olduğu boşluğa yeşil bitkiler koymuş, gözüm her oraya kaydığında boncuğun değişiyle "boncuk bir çiçeeeeeek!" diye bağırmak istiyorum. gerçekten sadece bunu yapmak istiyorum.
kardeşimin eve geldiğinde yıkılacağını düşünmüştüm hep. şimdi düşününce sanki o benden daha güçlüymüş gibi geliyor. kulağa bencilce geldiğinin farkındayım ama belki de ayakta daha sağlam durabilmek onu biraz düşük görmeye ihtiyacım vardı. söz konusu kendim olduğunda* nedense ayakta durmak için daha az sebebim oluyor ama bir başkası söz konusu olduğunda* hiçbir şey beni yıkamaz gibi geliyor. o kişi için ayakta duruyorum, o kişi için omuz oluyorum, o kişi için yaşıyorum.
son 10 günü gerçekten yaşadım mı bilmiyorum. bir o kadar yavaş ama bir o kadar da hızlı geçti diyebilirim sadece.
yazımı aslında bu süreçte öğrendiğim önemli* bir ders ile bitirmek istiyorum. benim üzülecek daha önemli şeylerim var, hayatta üzülecek daha önemli şeyler var.
bu 10 günden önce tek kafamı taktığım şey okuldu. okulla yattım, okulla kalktım, okulla kızdım. sonra sınavlarım bitti ve sadece 2 gün sonra, 12 saat arayla çok sevdiğim 2 kişiyi kaybettim. o zaman kafama dank etti hayatta üzülecek daha önemli şeyler olduğu. inanın kaldığım dersler oluyor, diyorum ki olsun, düzeltirsin. hayatta üzülecek daha önemli şeyler var.
her zorluk kendi içinde kolaylığıyla* geliyor ve her zorlukta mutlaka bir şeyler öğreniliyor, bunu hemen veya yıllar sonra görsekte.
iyi akşamlar.
devamını gör...
940.
hani bir gif var ya bir sahilde kadın koşup adamın kucağına atlayıp sımsıkı sarılıyor. heh işte o.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140