normal sözlük yazarlarının hissettikleri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
başlık "hame" tarafından 07.11.2020 16:02 tarihinde açılmıştır.
1161.
yine bir sürü tanımımın olduğu bir başlık. bak sana yemin ederim aslında hiç sevmiyorum böyle başlıklara yazmayı. yok çarpılacağım seviyorum. ama istemiyorum aslında. böyle hep vır vır vır dert anlatıyorum bu da hoşuma gitmiyor. birtakım değişiklikler oluyor hayatımda ve bu beni tedirgin ediyor. aslında olması gereken bu biliyorum ama böyle bütün iç organlarımın büzüştüğünü ve mengeneyle sıkıldığını hissediyorum. keşke hayat daha kolay olsa. keşke şuraya "aha bak bu bu oldu" diye yazacak popom olsa *
korkaklığım yüzünden belki de başka bir insanın da canını daha çok yakacağım. kendiminkini de.
bu hiç adil değil sözlük kardeş.
seni böyle yarım yamalak anlatıp merakta bıraktığım için de affet.
korkaklığım yüzünden belki de başka bir insanın da canını daha çok yakacağım. kendiminkini de.
bu hiç adil değil sözlük kardeş.
seni böyle yarım yamalak anlatıp merakta bıraktığım için de affet.
devamını gör...
1162.
huzurluyum ben. mutluluktan çıldırmıyorum ama cidden o kadar dingin hissediyorum ki kendimi akşamları şu son günlerde. herkes dert yanarken bunu yazmak da gamsız olduğumu düşündürdü. belki öyleyimdir.
tanım: yazarların anlık hissi durumlarını belirttiği başlık.
tanım: yazarların anlık hissi durumlarını belirttiği başlık.
devamını gör...
1163.
“artık güneşin doğmasını bekleyecek gücüm kalmadı ama siz yeni doğacak güneşi mutlaka bekleyiniz.”
devamını gör...
1164.
sinav konularina vizelerinde dahil oldugunu finallerden bi gun once ogrenmis gibi hissediyorum
devamını gör...
1165.
karışık. sıfır noktasına geri döndüm. eski hikayenin aynı kahramanları ile farklı mekan ve zaman bağlamında buluşmaya karar verdim. düzeltebilirsek şayet bir şeyleri yaralarımızı saracağız, olur da düzeltemezsek daha derinden kırılacağız. ne halt ettiğimi bilemiyorum.
devamını gör...
1166.
intikam almak istiyorum, birilerinin, özellikle birinin canının yanmasını çok istiyorum.
devamını gör...
1167.
ne zaman bir şeyler hissetsem birine karşı yarım bırakılmışlık hissine kapılıyorum bir süre sonra. sanırım "kolay seven zor unutan" yönümü kaldırıp atmam gerekiyor artık.
devamını gör...
1168.
... çünkü her deneyim bir şekilde geliştiriyor insanı. iflah olmaz iyimser tarafım bunu söylüyor da benden götürdüklerini görmek istemiyor. yaşlanıyorum. ve artık yoruluyorum özünde. tek çare kabuğa çekilmek gibi dursa da yine bir umutla sarılıyorum her şeye, baştan, en sıfırdan.
devamını gör...
1169.
unutmak istediğim hiçbir şeyi unutamıyorum, tam tersi daha da bağlanıyorum. bu yüzden salak gibi hissediyorum kendimi. kendine asla odaklanamayan ,sadece saçma sapan şeylere kafayı yoran ve kendi kendini yiyip bitiren bir enayi gibi hissediyorum. kendimle dalga bile geçemiyorum bazı günler. bugün de o günlerden biri.
birkaç gün önce de şeyden bahsetmiştim hatta burada. neymiş her şeyden çok çabuk vazgeçiyormuşum . o öyle değil aslında. her şeye takılı kalıpta bunu kabul edemiyorum,yediremiyorum kendime. sadece kendimi kandırıyorum. böylesi daha kolay geliyor.
birkaç gün önce de şeyden bahsetmiştim hatta burada. neymiş her şeyden çok çabuk vazgeçiyormuşum . o öyle değil aslında. her şeye takılı kalıpta bunu kabul edemiyorum,yediremiyorum kendime. sadece kendimi kandırıyorum. böylesi daha kolay geliyor.
devamını gör...
1170.
bazıları seyrederken hayatı en önden
kendime bir sahne buldum oynadım
öyle bir rol vermişler ki
okudum okudum anlamadım
kendime bir sahne buldum oynadım
öyle bir rol vermişler ki
okudum okudum anlamadım
devamını gör...
1171.
hissizlikte bir his midir? *
devamını gör...
1172.
bir şeyler oluyor etrafımda ve ben etkisiz eleman gibiyim. şüpheler düşünceler gelip gidiyor.
garip bir dinginlik de var bir taraftan. ilk defa böyle hissediyorum. mantığımın sesi de az değil.
araftayım galiba.
garip bir dinginlik de var bir taraftan. ilk defa böyle hissediyorum. mantığımın sesi de az değil.
araftayım galiba.
devamını gör...
1173.
şu an 1346 ama artacak gibi duruyor
devamını gör...
1174.
hayat çok garip.
her sey bitiyor, herkes degisiyor ve en son sen de degiserek kaliyorsun kendinle basbasa.
bugun kendisini cok merak ettigim haber alamadigim birinin agzindan ciktigini dusundugum bir cumle duydum ve uzerime alindim. (olumsuzluk, kibir barindiran bir cumleydi) bu cumle icimdeki sıkıntıdan, ozlem duygumdan kurtulmama sebep oldu.
buraya guzel atasozlerimden biri gelir simdilkk aklima gelmiyor uykum var.
her sey bitiyor, herkes degisiyor ve en son sen de degiserek kaliyorsun kendinle basbasa.
bugun kendisini cok merak ettigim haber alamadigim birinin agzindan ciktigini dusundugum bir cumle duydum ve uzerime alindim. (olumsuzluk, kibir barindiran bir cumleydi) bu cumle icimdeki sıkıntıdan, ozlem duygumdan kurtulmama sebep oldu.
buraya guzel atasozlerimden biri gelir simdilkk aklima gelmiyor uykum var.
devamını gör...
1175.
on bir defa hissetmişim. ama ne hissetmişim öyle böyle değil. içim parçalanmış.ikilemlerde tek başıma dans etmişim, figürler filan birbirini kovalamış.
sonra işte zaman geçtikçe birik birik birik, çer çöp.
içimi kokutmuş da en son yeter dedim bugün, dün, önceki gün.
ben de insanım yahu. on çocukla bütün gün evde mücadele veren analar gibiyim.
bana bir tak etti.
bir delirdim.
eh dedim ben bu oyunu bozarım. bu gemileri yakarım, kendimden geçer sağa sola bulaşmadan edebimle naramı atar ipleri koparırım.
öyle sıkıymış ki o ipler, kopunca kafa üstü yuvarlan sen, her yerim yara bere. ama biliyorum her yara iyileşir. öyle sürüp de geçen bir ilaç yok ki.
on ikinci hissiyatım da bu olsun.
seviliyorsun sözlük.
sonra işte zaman geçtikçe birik birik birik, çer çöp.
içimi kokutmuş da en son yeter dedim bugün, dün, önceki gün.
ben de insanım yahu. on çocukla bütün gün evde mücadele veren analar gibiyim.
bana bir tak etti.
bir delirdim.
eh dedim ben bu oyunu bozarım. bu gemileri yakarım, kendimden geçer sağa sola bulaşmadan edebimle naramı atar ipleri koparırım.
öyle sıkıymış ki o ipler, kopunca kafa üstü yuvarlan sen, her yerim yara bere. ama biliyorum her yara iyileşir. öyle sürüp de geçen bir ilaç yok ki.
on ikinci hissiyatım da bu olsun.
seviliyorsun sözlük.
devamını gör...
1176.
(bkz: rüzgar)
evet, rüzgar hissediyorum ama ben bir yerdeyim ve rüzgar mı esiyor yoksa uçurumdan düşüyorum ve onun hissi mi bilmiyorum. rüzgar kesildiğinde paramparça olmazsam anlarım ne olduğunu.
evet, rüzgar hissediyorum ama ben bir yerdeyim ve rüzgar mı esiyor yoksa uçurumdan düşüyorum ve onun hissi mi bilmiyorum. rüzgar kesildiğinde paramparça olmazsam anlarım ne olduğunu.
devamını gör...
1177.
1178.
hastayım, dolayısıyla hasta hissediyorum.
devamını gör...
1179.
hiç iyi hissetmiyorum sözlük. buralara da çok girmiyorum artık. hayal kırıklığı yaşamaktan çok yoruldum. hiçbir şeyin güzel gitmemesinden çok yoruldum. güzel şeyler hissettirip ters köşe yapanlardan çok yoruldum. her şeyin çok pahalı olmasından çok yoruldum. nefes alamadığımı hissediyorum ve bundan da çok yoruldum. çok yoruldum sözlük. yaşamak zor geliyor.
devamını gör...
1180.
dün gece refah partisi belediye başkanlığı yapmış bir cani gibi hissettirildim, ilginçti.
çarşamba akşamı sözleştiğim arkadaşım mansur yavaş'ın yakın çalışanlarından. sel felaketleri sebebiyle ertelenen mansur yavaş'ın 3. yılını kutlayıp, icraatlerini anlatacağı toplantı o güne denk geldi ve arkadaşım o programda yer almak zorundaydı. ve ben, sabah akşam mansur ve chp eleştiren ben o programa gitmek zorunda kaldım. yerim ayrılmıştı, sakince programın bitmesini bekleyecektim.
yanımda chp'nin genç temsilcileri vardı, ben tabi tam bir kemalist eski cehapeli çizgisinde şık bir şekilde gitmiştim, çarşamba küçük cumartesi yannny.
genç arkadaşlardan biri bana dönüp ''konsere geldin herhalde'' diye sordu.* ''pardon da ben mansur beyi dinleyeceğim'' dedim. çocuk şaşırarak ''kemal kılıçdaroğlu'nu dinlemeyecek misin'' diye sordu, afalladım, sahanın ortasında en önde kanı ce-ha-pe akan onlarca insan arasında sövemedim. ''aaaa o da mı burada'' diye sordum.
mansur konuşmasını bitirdi, beni şaşırttı. jelibon konusun patladığı bir günde inanılmaz bir eleştiri yapma ortası varken konuya değinmedi. bu fırsatı gerizekalı sunucu özlem gürses kullandı, tabi kendisini sevmediğim için gülmedim bile.
mansur'un ardından sahneye temel karamolluoğlu çıktı. beynime kan sıçradı, ''vay (bipbipbip) madımak arefesinde nasıl olur da böyle bir figür çıkarılır, sizin masanıza sıçayım'' diyerek iç geçirdim. sonra kk çıktı vs.vs.
çıkışta arkadaşıma çok teşekkür ettim, bana chp'yi eleştirirken ne kadar haklı olduğumu anlamam için bir fırsat vermişti.
gelelim dün geceye, dedim ya dün 89'da refah partili belediye başkanı karamolluoğlu muamelesi gördüm. sinirlendim, öfkeden yemek yedim. belki de bardağı taşıran son damla bana hakaret edilmesiydi, bela okunmasıydı. bu noktada çirkinleşsem mi diye düşündüm, taşındım sonra dedim ki ''çocuk''luk-. keşke dünya sadece biz gibi düşünen insanlarla dolu olsaydı ama değil! bunu kabul etmek acı da olsa kabul ediliyor. seve seve kabul ettiriyorlar.
yazılanların üstünü iki kere silmek belki kanıt bırakmaz ama okuduklarım unutulmazdı. büyüyeceksiniz, gaza gelmemeyi öğreneceksiniz. üst akılların etkisinde kalmamayı öğreneceksiniz. ''ben o yollardan geçtiydimdi''*.
çarşamba akşamı sözleştiğim arkadaşım mansur yavaş'ın yakın çalışanlarından. sel felaketleri sebebiyle ertelenen mansur yavaş'ın 3. yılını kutlayıp, icraatlerini anlatacağı toplantı o güne denk geldi ve arkadaşım o programda yer almak zorundaydı. ve ben, sabah akşam mansur ve chp eleştiren ben o programa gitmek zorunda kaldım. yerim ayrılmıştı, sakince programın bitmesini bekleyecektim.
yanımda chp'nin genç temsilcileri vardı, ben tabi tam bir kemalist eski cehapeli çizgisinde şık bir şekilde gitmiştim, çarşamba küçük cumartesi yannny.
genç arkadaşlardan biri bana dönüp ''konsere geldin herhalde'' diye sordu.* ''pardon da ben mansur beyi dinleyeceğim'' dedim. çocuk şaşırarak ''kemal kılıçdaroğlu'nu dinlemeyecek misin'' diye sordu, afalladım, sahanın ortasında en önde kanı ce-ha-pe akan onlarca insan arasında sövemedim. ''aaaa o da mı burada'' diye sordum.
mansur konuşmasını bitirdi, beni şaşırttı. jelibon konusun patladığı bir günde inanılmaz bir eleştiri yapma ortası varken konuya değinmedi. bu fırsatı gerizekalı sunucu özlem gürses kullandı, tabi kendisini sevmediğim için gülmedim bile.
mansur'un ardından sahneye temel karamolluoğlu çıktı. beynime kan sıçradı, ''vay (bipbipbip) madımak arefesinde nasıl olur da böyle bir figür çıkarılır, sizin masanıza sıçayım'' diyerek iç geçirdim. sonra kk çıktı vs.vs.
çıkışta arkadaşıma çok teşekkür ettim, bana chp'yi eleştirirken ne kadar haklı olduğumu anlamam için bir fırsat vermişti.
gelelim dün geceye, dedim ya dün 89'da refah partili belediye başkanı karamolluoğlu muamelesi gördüm. sinirlendim, öfkeden yemek yedim. belki de bardağı taşıran son damla bana hakaret edilmesiydi, bela okunmasıydı. bu noktada çirkinleşsem mi diye düşündüm, taşındım sonra dedim ki ''çocuk''luk-. keşke dünya sadece biz gibi düşünen insanlarla dolu olsaydı ama değil! bunu kabul etmek acı da olsa kabul ediliyor. seve seve kabul ettiriyorlar.
yazılanların üstünü iki kere silmek belki kanıt bırakmaz ama okuduklarım unutulmazdı. büyüyeceksiniz, gaza gelmemeyi öğreneceksiniz. üst akılların etkisinde kalmamayı öğreneceksiniz. ''ben o yollardan geçtiydimdi''*.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
141
142
143
144
145
