normal sözlük yazarlarının hissettikleri
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140
başlık "hame" tarafından 07.11.2020 16:02 tarihinde açılmıştır.
1081.
günden güne değişiklik gösteren bir karmaşanın içerisindeyim.
devamını gör...
1082.
sırtına dövme yaptırmış, şapkalı bir rakun düşünün.
şu an aynen öyleyim.
şu an aynen öyleyim.
devamını gör...
1083.
kırılmış.
devamını gör...
1084.
uyanırken o kadar mutsuz uyanıyorum ki, o yalnızlığı, sıkıcılığı ve karamsarlığı anlatamam size. her gün aynı güne uyanmak.. sanırım insan arasına çıkma vakti geldi.
devamını gör...
1085.
sonumun geldiğini hissediyorum. kuşlar, ağaçlar, gökyüzü vs artık hiç bir şey ifade etmiyor.
devamını gör...
1086.
yoğun bir bunalım içerisindeyim
devamını gör...
1087.
anlık ruh hali içindeyken ne kadar elimden gelirse zikredeyim, okuyucunun hayal gücüne bırakmak en güzeli olur böyle uhrevi anlarda...
dişleri gıcır gıcır sevimli bir boğa düşünün poker oynuyor bir masada. şu an tam olarak böyleyim.
dişleri gıcır gıcır sevimli bir boğa düşünün poker oynuyor bir masada. şu an tam olarak böyleyim.
devamını gör...
1088.
tuhaf hissediyorum. içinde bulunduğum ruh halini tanımlayabilecek herhangi bir kelime bulamadım henüz.
göğüs kafesimin gitgide sıkıştığını düşünüyorum. sanki kalbimi parçalayacak. gökyüzü artık huzur doldurmuyor içime ama bir o kadar da güneşi görmek mutlu ediyor beni. ne hissettiğimi bende bilmiyorum açıkçası. tek istediğim bir an önce bu hislerden kurtulmak. yorgunum ve hala da yorulmaya devam ediyorum.
güçlü hissediyorum ama ayağıma bir taş takılsa yıkılacak gibiyim.
göğüs kafesimin gitgide sıkıştığını düşünüyorum. sanki kalbimi parçalayacak. gökyüzü artık huzur doldurmuyor içime ama bir o kadar da güneşi görmek mutlu ediyor beni. ne hissettiğimi bende bilmiyorum açıkçası. tek istediğim bir an önce bu hislerden kurtulmak. yorgunum ve hala da yorulmaya devam ediyorum.
güçlü hissediyorum ama ayağıma bir taş takılsa yıkılacak gibiyim.
devamını gör...
1089.
küçük kıpırtılar var. o ince, zayıf fidan canlıydı her şeyden önce ve öte. sonra bir kütük halini aldı. şimdi ise o kütüğü devirip o ağaç parçalarından bir kaval yapma vakti: haydi biz de kendi şarkımızı söyleyelim:
canlıydık biz de zamanında: dipdiri
şimdi ise o canlılık farklı bir boyuta evrildi
ama biz bu kütükten çıkan bu neyle
en güzel şekilde ve biçimde duyuracağız
kalbimizin, ruhumuzun ve canlılığımızın doğasını
peşi sıra, ardı ardına da takılacak o zaman eşlik eden ruhlar bize.
ve yeniden ve yeniden filiz vereceğiz, yeniden sürgün vereceğiz dallarımızla;
kendi yarattığımız bahara.
canlıydık biz de zamanında: dipdiri
şimdi ise o canlılık farklı bir boyuta evrildi
ama biz bu kütükten çıkan bu neyle
en güzel şekilde ve biçimde duyuracağız
kalbimizin, ruhumuzun ve canlılığımızın doğasını
peşi sıra, ardı ardına da takılacak o zaman eşlik eden ruhlar bize.
ve yeniden ve yeniden filiz vereceğiz, yeniden sürgün vereceğiz dallarımızla;
kendi yarattığımız bahara.
devamını gör...
1090.
bir şeyler yaşadıkça daha da güçlü.. bir hayatımız var, zamanın her dakikası çok önemli neye harcadığımıza çok dikkat etmeli.
devamını gör...
1091.
kimsesiz hissediyorum. uzun zamandır bu kadar kimsesiz hissetmemiştim. ailem yanımda değil, en yakın arkadaşım yanımda olması gerekirken arkadaşlarıyla film izlemeyi tercih etti. kedim mamasını yedi ve uyuyor. iyi değilim sözlük.
devamını gör...
1092.
sabahin korunde anasinin nikahindaki isime gittim ve su an eve donmek icin servisteyim, sabah yine ebesinin korunde ise gidecegim bir sey hissetmem gerektiginden bile emin degilim.
beni yikin yerime cocuk parki yapin.
beni yikin yerime cocuk parki yapin.
devamını gör...
1093.
yusuf hayaloğlu bir şiirinde der ki: “sanki dev bi taş ocağını kökünden dinamitleyip üstüme devirdiler ”
aynen öyle.
aynen öyle.
devamını gör...
1094.
bu başlığın müdavimi oldum artık. bu başlığa karanlık şeyler yazmaya utanıyorum.
devamını gör...
1095.
bugün çok düşmüş hissediyorum. durup dururken gözlerimin dolduğu en ufak boşlukta yaşların aktı bir gün oluyor... huzursuzluk ve mutsuzluk.
devamını gör...
1096.
yarın ağrıyla uyanacağım, inşallah uyanmam.
devamını gör...
1097.
yalnızlıktır. bir sevdiğim olsa diye kıvranıp duruyorum orada burada işte...
devamını gör...
1098.
olan bitene ve kendime şaşkınım.
devamını gör...
1099.
tam olarak tanımlamam gerekirse ezilme hissi. hayatımdaki herkes bir bir giderken ben arkalarından bakakalıyorum ve bunun verdiği ağırlık altında ezilmekten öteye gidemiyorum
devamını gör...
1100.
bugün yorgun hissediyorum.
merhaba sözlüğün en sevdiğim başlığı, yine ben. 4 nisan itibariyle vize ayına giriş yaptık, hayır 26 martta giriş yaptık. o sınava kişisel nedenlerle girememiştim, zaten kim kalacağını bildiği bir sınava girer ki? fizik dersi lise travmam benim, günün birinde bir tarafımdan ısıracağını sezemediğim biricik öğrenilmiş çaresizliğim. neyse, belki bir gün hakkında yazarım.
ne demiştim? vize ayı. bizim okulda vizeler tam bir ay sürüyor*. tüm bunlar olurken hayat devam ettiği için her hafta işlenen konu o sınava dahil olabilir, ödevler/raporlar* verilip istenebilir. her hafta 2 sınav olsa o sınava kadar sürekli o dersi çalışırsınız. ondan çıkar diğerine çalışmaya başlarsınız ama bu süre zarfında o haftalarda işlenen derslerden de geri kalırsınız genellikle, tam bir kısır döngü. bu böyle bir-bir buçuk ay sürer. mental ve fiziksel olarak tüketicidir. sınavlar biter, hop bazı derslerin 2. vizesi gelir. onlar biter finaller yaklaşır. finaller yaklaşık on gün sürer ama önceden çalışmaya başlamanız lazım ve o önceden çalışılmaya başlanması gereken zaman vize ertesidir, yazarken bile yoruldum.
bugün o kısır döngünün ağır dersler ayağına girmiş bulunuyorum ve daha şimdiden sınavı yaklaşmayan dersleri de çalışmam gerektiğini düşünüp zaten yorgun olan bünyemi daha da yoruyorum.
geçen sene bir arkadaş "buna zamanı gelince üzülürüm" gibi bir şey söylemişti. şu an yaşadığım yorgunluğun bir kısmını zamanı gelince yaşasam olmaz mı, neden olmamış şeyler hakkında olmuş gibi düşünüp şimdiden yorgunluğuma yorgunluk ekliyorum?
yakın zamanda "hayatta üzülecek daha önemli şeyler var"ı deneyimlemiştim üzücü bir şekilde. kendimi o zamandan beri "hayatta bunlardan daha önemli şeyler var" diyerek gazlıyorum ama sanırım bu işler her zaman böyle yürümüyormuş, son zamanda farketmeye başladım. evet hayatta üzülecek, düşünülecek, kızılacak, yapılacak, ..., daha önemli şeyler var ama o en için bizim için en önemli şey o şey oluyor, o şey ne kadar saçma veya boş olursa olsun. belki de yaşadığım her anlamlı veya anlamsız şeyde bunu deneyimliyorumdur? belki de farketmeden bir şeyler öğreniyorumdur? belki de büyüyorumdur?
büyümek sancılı ve ilk başta da dediğim gibi mental ve fiziksel* olarak çok yorgunum, o yüzden bugün koşmayı bırakıp yürümeyi deneyeceğim*.
iyi günler.
merhaba sözlüğün en sevdiğim başlığı, yine ben. 4 nisan itibariyle vize ayına giriş yaptık, hayır 26 martta giriş yaptık. o sınava kişisel nedenlerle girememiştim, zaten kim kalacağını bildiği bir sınava girer ki? fizik dersi lise travmam benim, günün birinde bir tarafımdan ısıracağını sezemediğim biricik öğrenilmiş çaresizliğim. neyse, belki bir gün hakkında yazarım.
ne demiştim? vize ayı. bizim okulda vizeler tam bir ay sürüyor*. tüm bunlar olurken hayat devam ettiği için her hafta işlenen konu o sınava dahil olabilir, ödevler/raporlar* verilip istenebilir. her hafta 2 sınav olsa o sınava kadar sürekli o dersi çalışırsınız. ondan çıkar diğerine çalışmaya başlarsınız ama bu süre zarfında o haftalarda işlenen derslerden de geri kalırsınız genellikle, tam bir kısır döngü. bu böyle bir-bir buçuk ay sürer. mental ve fiziksel olarak tüketicidir. sınavlar biter, hop bazı derslerin 2. vizesi gelir. onlar biter finaller yaklaşır. finaller yaklaşık on gün sürer ama önceden çalışmaya başlamanız lazım ve o önceden çalışılmaya başlanması gereken zaman vize ertesidir, yazarken bile yoruldum.
bugün o kısır döngünün ağır dersler ayağına girmiş bulunuyorum ve daha şimdiden sınavı yaklaşmayan dersleri de çalışmam gerektiğini düşünüp zaten yorgun olan bünyemi daha da yoruyorum.
geçen sene bir arkadaş "buna zamanı gelince üzülürüm" gibi bir şey söylemişti. şu an yaşadığım yorgunluğun bir kısmını zamanı gelince yaşasam olmaz mı, neden olmamış şeyler hakkında olmuş gibi düşünüp şimdiden yorgunluğuma yorgunluk ekliyorum?
yakın zamanda "hayatta üzülecek daha önemli şeyler var"ı deneyimlemiştim üzücü bir şekilde. kendimi o zamandan beri "hayatta bunlardan daha önemli şeyler var" diyerek gazlıyorum ama sanırım bu işler her zaman böyle yürümüyormuş, son zamanda farketmeye başladım. evet hayatta üzülecek, düşünülecek, kızılacak, yapılacak, ..., daha önemli şeyler var ama o en için bizim için en önemli şey o şey oluyor, o şey ne kadar saçma veya boş olursa olsun. belki de yaşadığım her anlamlı veya anlamsız şeyde bunu deneyimliyorumdur? belki de farketmeden bir şeyler öğreniyorumdur? belki de büyüyorumdur?
büyümek sancılı ve ilk başta da dediğim gibi mental ve fiziksel* olarak çok yorgunum, o yüzden bugün koşmayı bırakıp yürümeyi deneyeceğim*.
iyi günler.
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
106
107
108
109
110
111
112
113
114
115
116
117
118
119
120
121
122
123
124
125
126
127
128
129
130
131
132
133
134
135
136
137
138
139
140