kız olsaydım alacağım nick freya olurdu kesin. freya, odin'in bereketli iskandinav savaş manitası.

rivayet odur ki freya, odr adındaki yavuklusundan haber alamayınca evhamlanır ve çıkınçıkmazındaki pavyona gidip baskın yapmak ister. cıkrığını hazırlayıp yola koyulur, tabi bu arada odinin yalakası fesat ve hilebaz loki pezevengi freyayı takip ediyordur. feraye ormandan geçerken bir mağaranın girişinde soluklanıp yanında getirdiği tarhana peksimetinden iki pançak kakıtıp tekrar yola koyulmak ister, fakat mağaranın içinden yansıyan ışıltıları görünce dayanamayıp içeri girer ve ne olduğuna bakar.

elf gözleri birde ne görsün, brisinglerin o göz alıcı, meşhur kolyesi bir cücenin boynunda asılı olduğu halde güneş gibi parlamaktadır. freya mücevherata çok düşkün bir gacı olduğundan hemen ortamdaki cücelerden kolyeyi kendisine satmalarını ister. 5 milyon dolares fiyat çeksede cüceler kabul etmez. kolyeden gözlerini alamayan freyanın ağzının suları akar "öyleyse ne istediğinizi söyleyin, ne pahasına olursa olsun o kolyeyi hemen istyorum" diyince. 4 cücenin en fenası freyaya ahlaksız bir teklifte bulunur, "kolyenin bedeli, dördümüzün dördüylede birer gece geçirmek, bunu yaparsan kolyenin sahibi sen olursun" der.

freya kolyeye karşı olan arzularına karşı koyamaz ve "alt tarafı dört cüceyle birer gece, bunlarınki zaten kornişon turşucuk kadardır, hatta dinlenmiş bile olurum egzotik bir tayland masajından fazlası olamaz" diye düşünüp teklifi kabul eder.

şerefsiz loki olan biteni mağaranın kapısında erketeye yatmış vaziyette izliyordur. olanları odin'e yetiştirmek için kargaya dönüşüp hemen asgarda uçar. odin lokinin anlattıklarını duyunca zıvanadan çıkar "bana bak loki, derhal git, ne yap ne et o kolyeyi hacılayıp bana getir. freya için çok güzel planlarım var" diyip lokiyi sepetler.

freya manitasını pavyonda unutup, ömründen dört geceyi dört madenci cüceyle heba ederek kazandığı kolyesini, dolabındaki bütün kombinlerle deneme çılgınlığıyla eğlenirken, loki kolyeyi çalmak için çoktan freyanın odasını gözetlemeye başlamıştır bile. freya yorgun düşüp uyuyunca kolyesini hacılamayı başaran loki, hiç vakit kaybetmeden kolyeyi odin'e götürür.

sabah uyandığında kolyesini bulamayan freya sinirden saçını başını yolup kendini meymenetsiz bir cadaloza çevirir. kesin bu işte loki denen düzenbaz kenafirin parmağı vardır diye düşünüp şikayet dilekçesi yazmak için odin'in mekanına gider. odin kolyenin kendisinde olduğunu ve eğer geri almak istiyorsa midgard'daki iki krallığı birbirine düşürmesini, savaşta ölenleri diriltip tekrar aralarında bozgunculuk yapmasını söyler. kolye için ölüp biten freya yellozu bu şerefsizlik barındıran teklifde kabul eder ve sonsuz bir savaş başlatır.

saçma sapan bir nord masalı işte.
devamını gör...
loki : herşeyin babası odin'in (hiç sevmem kendisini bilirsiniz) "sleipnir" isimli atının ebeveyni olan adam gibi adam dediğim tanrı kişisidir. "annesi mi desem babası mı desem bilemedim" dediğim olaya konu olmuştur. neyse girdik konuya hikayeyi kısaca özetleyeyim "hem ayranım dökülmesin hem oy vermediğim başkan seçilmesin" dercesine bizim yayık ayranı tanrılar asgard'ın çevresine duvar örmek istiyorlar .neden mi ? malum kış geliyor ee bu gereksizleri kimse sevmiyor bunlarda korkudan duvar örelim diyorlar neymiş efendim odin bütün kış ayı gibi uyuyacakmış "mış mış mış ta muş muş muş" ne boş adam şu odin. tabi bizim yayık ayranları bütün yaz yemişler,içmişler tosbağa gibi olmuşlar totoşlarını kaldırıp dağdan iki buz kırıp duvar öremezler, tuğladan duvar istemezler lükse bak sen. ee napacaklar peki ? tabikide duvarı örecek usta arayacaklar. efendime söyliyim oralardan geçen dönemin en ünlü duvar ustası sıvacı hüseyin " ben duvarı kış gelmeden örüveririm ama "freyja" hanımı da isterim eşantiyon olarak da güneşle ayı bir poşete koy ama poşet parası vermem" demiş. tanrılar kem küm etmiş çünkü kışın gelmesine üç ay var (kafanızda bizim mevsimsel ve zamansal döngümüz olmasın sakın ha)
"(allah) korusun demişler" bu adam bitirir falan devreye hemen kardeşim benim loki girmiş " ya bırakın adam yapsın bir ay süre veririz o da bitiremez hem freyja bize kalır hem duvarın büyük kısmı bitmiş olur. bizde kalanı yaparız tamamlarız" demiş.yarım akıllılar kabul etmişler. bizim hüseyin düşünmüş taşınmış kabul etmiş ama odinin bi mızrağı üzerine yemin istemiş. bu mızrak öyle böyle değil cüceler yapmıştı zamanın da üzerine edilen yeminler bozulmuyor .o derece güzel bi alet deli para ediyordu bana sat dedim satmadı geçenlerde duydum frigg iki leğen bir mandala satmış eskici ünal abiye. konu dağılmasın yeminler edilmiş bizim hüseyin bi çalışmaya başlamış tanrılar yiğit görmüş yıllar sonra, bi de bi atı var hüseyin'in adı "svadilfari". ikisi deliler gibi çalışıyorlar tabi. bu arada eskici ünal'ın atıymış adalara bırakmış yaşlandı diye açlıktan ölmek üzereyken hüseyin bulmuş beslemiş küheylan yapmış "svadilfari"yi. köroğlu'nun atıda "svadilfari" soyundan bunu da bilin yani. çok dağıtıyorum konuyu bitmeyecek gibi. bizim ikili deliler gibi çalışıp bitirmek üzereyken tanrıların etekleri tutuşmuş."loki,loki kurtarsan kurtarsan bizi sen kurtarırsın ocağına düştük köpeğin olalım kurtar bizi " diye lokinin ayaklarına kapanmışlar. bizim yufka yürekli loki napsın kendini feda etmiş. hikayenin burdan sonrası anonim isim vermeden anlatacağım. hüseyin duvarı bitirmek üzereyken ormandaki atına seslenir seslenir at geri gelmez. hüseyin korkar acaba birileri yakaladı kıyma yaptı millete mi dağıttı diye düşünürken zaman akmaya devam etmiş. zavallı hüseyin yetiştirememiş duvarı,gitmiş tanrılara isyan etmiş. bu odinin fevri bir oğlu var evlat olsa sevilmez, düşmanıma bile rabbim böyle evlat vermesin dedirten türden. heh işte adı thor. sen gel bizim hüseyini öldür, bak imansıza. neyse işte "svadilfari" ile "anonim arkadaşın" yavruları odinin atı "sleipnir" dir. ben oralardan ayrıldıktan sonra yengeniz "athena " ile tanıştım. yengeniz loki ile görüşmemi istemedi ben de her babayiğidin yaptığı gibi yengenize tabiki karşı çıkmadım. kral naptın sen hanım köylüyüz biz ,yengenizin tersi nasıl pis bi bilseniz rezil eder beni. duydum ki lokiyi bir zindana zincirlemişler, tepesinden asit damlatıyorlar (çinliler hep bunlardan öğrendi işkenceleri).asit her damladığında loki öyle bir feryat ediyor ki depremler oluyor. demem o ki depremlerin sebebi de lokidir .ya tabi tektonik plakaların birbiri ile sürtünmesi sonucu vs vs diyen bir güruh çıkacaktır siz onlara inanmayın ey cemati müslim. müslüman mahallesinde salyangoz sattırmıyoruz. gökten üç elma düştü biri bana (ne güzel yedim) ,biri lokiye (zavallı elleri bağlı karısı yedirmiş duyduğum kadarıyla) ,diğeri de bizim ısaac'ın başına. ( ağaç altında uyurken kafasına düşmüş ama sonrasında ne oldu bilmiyorum ,yengeniz çağırmıştı tapınağa yıkım emriyle zabıta gelmiş. meğer bizim müritler kaçak yapmış bizim tapınağı , "bizim" dediğime bakmayın içgüveysiyim yengenizin üzerine tapınak). uzattıysam affola. loki işte böyle koca yürekli bir tanrıdır dediğim başlık.

not:beğenmedin mi napalım bi "snorri sturluson" değiliz. tavsiye ederim aç oku o kesmezse neil gaiman oku.
devamını gör...
bu hikaye zamanın kum tanelerinin henüz akmaya başlamadığı yaradılış dönemlerine ait diyeceğim de yok ya böyle olmuyor.
yengeniz duymasın bu anlattıklarımı zaten bizim sülaleyi çok sevmez iyice düşman bellemesin . aslında yengeniz çok tatlı bir tanrıdır her konuda yetenekli ama biraz huysuz ve tatmin olmayan bir yapıya sahip . kayınçoları hiç sormayın çok fenalar. çöpçüler kralında 4 tane kayınço var ya aha işte onların aynısı benimkiler.yengenizin ailesini sonra anlatırım. önceliği benim vitaminsiz baba tarafına vereyim.

şimdiler de "akrabanın yaptığını akbaba yapmaz" derler ya o akbabalar bizim baba tarafı. odin denilen sarhoş aslında benim hala çocuğu. frigg mevzusundan biraz bahsetmiştim ya ondan öncesi var aslında. size bu öncesindeki dönemi anlatayım biraz. odin ayyaşın tekiydi "aegir" diye kral bir tavernacı vardı onun mekanından hiç çıkmazdı. bu odin yine "aegir"in mekanda içiyor içiyor bizim "mimir" reisin tarlasını suladığı kuyunun dibinde sızıp kalıyor. sabah uyandığında artık "lağım suları ile kirlenen kuyudan su mu içiyor yoksa içki kaçak mıydı bilemiyorum ("aegir" e ayıp olmasın) bir gözü kör oluyor. "allah"ım tanrıçalar gibi bir çığlıklar bir ağlamalar ,dua etsin bizim "mimir" reis biliyor ilk yardımı ,hemen kapıyor mantar topladığı kör çakısını odinin gözü çıkarıyor. o acıyla bayılıp kalıyor. bizi çağırdılar gidince ne görelim odin yarasa gibi ağaçtan aşağı sallanıyor yok efendim bana bilgelik bahşedildi "babanız benim ulan" diye bağırıyor bizde tamam kral en büyük sensin babamızsın tamam dedik. nereden bilelim herkesin babası ismiyle çağırılacağını öylesine coşmasın diye söylenmiş bir lakırdı idi. tam bir vitaminsiz şu odin ya bunun anasıda böyleydi. halam ama onu da hiç sevmem aklı fikri mal da mülkte. zamanında dedem bizim tarlaya bir elma ağacı dikmiş sınır olsun bi taraf halaya bi taraf babama kalsın diye. odin kör olduktan sonra aklınıda kaybedip bu ağacın oralarda takılmaya başladı. üstüne çıkıp çıkıp bu ağaç dokuz diyarın kapısı özü dedi durdu.dedim la topu topu bitane dünya var ne dokuzu. hayır dünyalara isim de takmış "asgard, midgard, jotunheim, alfheim, vanaheim,muspelheim, svartalfheim ve nidavellir, niflheim". bir dünya ile başa çıktı sanki de dokuzuyla kafayı bozuyor ruh hastası.kendisini deliliğe vuruyor ama biliyorum dertlerini , elma ağacını almaya çalışıyorlar tarla payları artacak ya.neyse gel zaman git zaman odin bu elma ağacının çevresinden iyice ayrılmaz oldu,kendisi yetmezmiş gibi iki tanede arkadaş edinmiş "eve ile adam" üçü ağacın dibinden ayrılmıyorlar. diyorum "yasak" şu ağaçtan uzak durun yok efendim elmaları güzel yok dokuz diyar her birinin kafası başka bir "dünya" da ( nede olsa dokuz dünyaları var ya her birinin kafası bi tanesinde yaşıyor galiba :) ). hele ki "eve" nin gözleri fıldır fıldır cin gibi bakıyor korkutuyor beni adamı ipe götürür valla bu kız. ağaca da isim koymuşlar "yggdrasil" .tabi yedirirmiyim elma ağacını direk babamın cekici var "mjölnir" (eskici ünal abinin tanıdığı eitri diye bi amca varmış o yapmış. ünal abide babama satmış 3 kilo elmaya.odinin hırsız oğluda ben gidince bizim evden çalmış çekici,yetmemiş sıvacı hüseyin'i bununla öldürmüş) onu kaptığım gibi kovaladım üçünü. o günden sonra odin iyice zırvalamaya başladı tahtadan insanlar mı yapmadı neler neler. yengeniz geliyor sonra devam ederim.
"efeeendim athenacım geliyorum hemen" "tapınmazmıyım tabiki de tapındım sana bitanem,tapınak yıkılmasa ayin de yaptırırdım müritlere"
devamını gör...
kaç gün oldu yazmak istiyorum kusura bakmayın yazamıyorum. bakın yazmak istemediğimden değil yengeniz izin vermiyor. bizim kaynata içişleri tanrısı yaptı yengenizi ,elinden her iş geliyor diye. yengeniz de durur mu hemen kullardan sorumlu kalem müdürü yaptı beni. (bakmayın şekilli şukullu ünvana , sekreterden halliceyim). liyakatımdan dolayı değil sırf gözünün önünde olayım diye. söylemesi ayıptır biraz kıskançtır kendisi. geçen yunan sahilinde yüzerken yakınımdan geçti diye 3 tane deniz kızını cızbız etti tepegözlere. akşamları da serenad yapayım diye zorla gitar öğretti. (aslında arp çalmamı çok istedi ama bende o yetenek nerdee) şimdi de tutturmuş şiir oku bana. ben kim şiir kim. hayır yani "kvasir" olsaydı anlardım da benim gibi "boyoz" ne anlar şiirden. "kvasir" dedim aklıma geldi onu size anlatmamıştım değil mi. bu zavallı ne çekti benim baba tarafının kayın akrabalarından. baba tarafından eksik kalır yanları yok. tencere kapak misali. "kvasir" benim dayı oğlunun ortanca çocuğu. o kadar tatlı dilli o kadar cana yakın ve iyiliksever biriydi ki hangi kasabaya gitse onu şeref konuğu yaparlardı.tek kötü yanı çok saftı. bizim bu odinin yanlış seçimler tanrısı karısı "frigg"in teyzesinin iki tane "leatherface" tipli oğlu var. bizim "kvasir"i freyanın düğünde görüyorlar. "gel bizim oralarda şiir oku şarkı söyle çok deli kazanırsın" diyorlar. bizim zavallı çulsuz sanatçımız da inanıyor bu karanlık elf tipli iki kardeşe. meğer bu ikisi karabüyü ile uğraşıyorlarmış bizim "kvasir" bunların inine gelir gelmez bu iki hokkabaz bizimkinin kafasını kesip ayaklarından sallandırmasınlar mı baş aşağı. son damlasına kadar da kanını büyülü kazanlarına damlatmasınlar mı!!! meyanın kökü,üzümün çöpü,armudun sapı,kedinin kuyruğu,kurbağanın bacağı derken artık ne buluyorlarsa atıyorlar acaip bir karışım elde ediyorlar. şiir şarabı diyorlar bu iksirlerine. tamam "kvasir"i katlettiler fakat ziyan etmiyorlar hiç bir parçasını kafir mendeburlar . bu iksiri içenin bi kafası güzelleşiyor bi dilleniyor sormayın gitsin. hepsi birer kvasir oluyor. bu yecüc ve mecüc kılıklı biçimsizler yine birilerini avlamak için karanlık ve tenha bir çukurda beklerken yanlarına bir delikanlı geliyor. benim adım "suttung" anamla babamın intikamını almaya geldim demeye kalmadan iki tane sallıyor bu ikisini bayıltıyor. ayıldıkları zaman elleri kolları kazığa bağlanmış olduklarını görünce ,bizim ikili yalvarıyor yakarıyor en sonunda iksirden bahsedip "suttung" kardeşimizi kandırıyorlar. bu ikisi yine napıyor ne ediyor canlarını kurtarıyorlar. "suttung" ikisiri alıp sarayına dönüyor. asıl hikaye burada sonra başlıyor. bizim ayyaşların kralı odin iksiri duyuyor. kan kokusu almış köpekbalığı gibi "suttung" un sarayına girmeye çalışıyor.
sonra ne mi oldu kusura bakmayın daha sonra anlatırım. athena yengeniz çağırıyor "eyvah eyvah zeytin dalı elinde". azıcık dua edin athena yengenize belki sesinizi duyar da bu gece daha az döver bu kardeşinizi. kalın sağlıcakla.
devamını gör...
bugün karşıma çıktı paylaşmak istedim.athena yengenizle düğünümüzde aile fotosu çektirirken bizimkiler.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
tartarus dağına mahkum edilen titanlar gibi hasretinden belki prangalar eskitemedim ama hasretini çekmediğim yıllarda çok sevdiğim dostum loki'den hallice daha iyi bir ben olmaya çalıştım. özdemir asaf'ın yazdığı gibi nasıl iyi olunur öğrenemedim ama çok kızdığın iyiyimleri söküp attım dilimden. dünya'yı sırtında taşıyan atlas misali artık seninle ilgili dertleri taşımıyorum. kaldırıp attım hepsini aklımın çöplüklerine.

zamanında acımasızca sapladığın sevgi hançeri kapanmayan bir yara açtı yüreğimde, asla iyileşmeyecek olan türden. yamalar yaptım bu yaraya ama hiçbiri tutmadı. oluk oluk yalnızlık aktı senden sonra. asklepios * bile derman olamadı yaralarıma ve çaresizlikten oturup ağladı benimle birlikte. sonsuzluğun gün doğumunu yaşadım * ve gün öyle bir karanlık ile doğdu ki "tanrı ra"* sinirlendi sana; beni güneşsiz bıraktığın için.

sensiz o kadar mutsuzum ki athena, inan diyojen dedeye bile gıcıklığına gölge etmek istemedim. bizim dionysos* bile içkiye tövbe etti beni böyle görünce.beni değil de odin'i seçen frigg bile teselli etmek için onca yoldan geldi. bir tek sen gelmedin yanıma neden? yoksa beni hiç mi sevmedin!




hiç mi sevmedin beni athena, ne tanrıçalar uğrumda kör oldu ağlamaktan seninle evlendim diye. ben sadece seni sevdim be athena.

hadi dön gel olimpos soğuktur bu vakitler.

sana söz tapınağının erkeği, çocuklarının babası olacağım.

geri dön athenaaaaaa.
devamını gör...
buralara yazmayalı uzun zaman olmuş.malumunuz yüksek enflasyon tanrıları ve tanrı soylarını da vurdu memlekette. biz de ister istemez mesai saatlerimiz nedeniyle bir türlü fırsat bulup yazamıyoruz. inanın zeus bile vardiyalı çalışıyor artık olimposta. milyon tane çocuğundan bazıları hasta olduğunda tükkan kepenk kapamasın diye göz kulak olsun diye bizim kayınço poseidon'u çağırıyor. eğer z raporu almazsa, pos cihazını bir tarafına monte eder bizim yüce reis barduk. zat-ı muhterem sümer tanrı aşiretinin reisidir. aslında zeus ile başlangıç skill pointleri aynıdır fakat tek fark marduk daha hızlı seviye almıştır çünkü genelde seviye puanı kastığı mekanlar mezopotamya olduğu için daha bereketlidir. hatta bu sebeple bereket tanrısı ünvanını da almıştır. bizim doblo sahibi zeus itlik, çakallık ve manitaların peşinde koşarken, koca reis marduk ise tiamat ve kingu isimli kaos ejderhalarını kendisine evcil hayvan yapmakla meşguldü. bakmayın zeus nasıl bu kadar zengin oldu derseniz anasından miras kalan olimpostur bunun yegane sebebi. ama bizim reis marduk öyle mi ahh ahh. mazisi kalbimde yaradır efendim. hele yengem sarpanitu var ya dünyalar tatlısıdır. bir dua etse size sırtınız yere gelmez o derece de hacı nenedir. geçenlerde mobile legends oynuyoruz durmuş bana titanlar ile zeusun kabilesini kapıştırıp nasıl tanrı satrancı oynadığını anlatıyor. yok zeus beygirmiş yok poseidon vezirmiş falan. kaç yaşında adamsın oturmuş benimle oyun oynuyorsun yetmiyor zeusu çekiştiriyor bana dayı sen anlatıyorsun diyemedim koskoca tanrı sonuç olarak. off neyse benim şimdilik gitmem lazım hades geçen gün iyilik istedi kısa süreli bir işi varmış yer üstü dünyasında köpeği kerberos’a bakmamı rica etti. giderken sağdan soldan inek,keçi bir şeyler götüreyim de sevinsin köpekçik.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"bir delinin mitoloji günlüğü" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim