481.
bu akşam o kadar durgun ki sular
gömül benim gibi kedere diyor
içimde maziden kalma duygular
ağla geri gelmez günlere diyor
ey gönül, gidenden ümidini kes!
kaçan bir hayale benziyor herkes,
sanki kulağıma gaipten bir ses
buluşmalar kaldı mahşere diyor
enginden engine koşarken rüzgar,
bende bir yolculuk heyecanı var…
yattığım kayaya çarpan dalgalar
çıkıver bir sonsuz sefere diyor.
necip fazıl kısakürek-yattığım kaya
gömül benim gibi kedere diyor
içimde maziden kalma duygular
ağla geri gelmez günlere diyor
ey gönül, gidenden ümidini kes!
kaçan bir hayale benziyor herkes,
sanki kulağıma gaipten bir ses
buluşmalar kaldı mahşere diyor
enginden engine koşarken rüzgar,
bende bir yolculuk heyecanı var…
yattığım kayaya çarpan dalgalar
çıkıver bir sonsuz sefere diyor.
necip fazıl kısakürek-yattığım kaya
devamını gör...
482.
güzel sevmelisin be adam kadını.....
hissetmeli çok sevildiğini.
hissetmeli ki çok sevmeli seni.
kimselere değişmemeli tek seni bilmeli.
tek seni sevmeli...
kadının arkasında durmamalısın.
solunda durmalısın.
yakıştırıldığın yerin hakkını vermelisin.
çok sayıp , çok sevmelisin.
ona tek olduğunu hissetirmelisin.
güzel sevmelisin be adam kadını.
dudağından değil .
omuzlarından öpmelisin kadını.
omuzlarında ki yükü almalısın.
sarmalısın bütün yüreğinle.
vatan gibi bağrına basmalısın.
güzel kadın mutlu kadındır.
gözlerinin içi parlar yıldız gibi.
yürüyüşü değişir.
kahkahası bile olur neşeli.
zarifleşir narin bir orkide gibi.
kadınların bu halleri.
çok seven yürekli adamların eserleri..!!
hissetmeli çok sevildiğini.
hissetmeli ki çok sevmeli seni.
kimselere değişmemeli tek seni bilmeli.
tek seni sevmeli...
kadının arkasında durmamalısın.
solunda durmalısın.
yakıştırıldığın yerin hakkını vermelisin.
çok sayıp , çok sevmelisin.
ona tek olduğunu hissetirmelisin.
güzel sevmelisin be adam kadını.
dudağından değil .
omuzlarından öpmelisin kadını.
omuzlarında ki yükü almalısın.
sarmalısın bütün yüreğinle.
vatan gibi bağrına basmalısın.
güzel kadın mutlu kadındır.
gözlerinin içi parlar yıldız gibi.
yürüyüşü değişir.
kahkahası bile olur neşeli.
zarifleşir narin bir orkide gibi.
kadınların bu halleri.
çok seven yürekli adamların eserleri..!!
devamını gör...
483.
484.
lavinia
sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.
sana gitme demeyeceğim.
gene de sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
incinirsin.
sana gitme demeyeceğim.
ama gitme, lavinia.
adını gizleyeceğim
sen de bilme, lavinia.
-özdemir asaf.
sana gitme demeyeceğim.
üşüyorsun ceketimi al.
günün en güzel saatleri bunlar.
yanımda kal.
sana gitme demeyeceğim.
gene de sen bilirsin.
yalanlar istiyorsan yalanlar söyleyeyim,
incinirsin.
sana gitme demeyeceğim.
ama gitme, lavinia.
adını gizleyeceğim
sen de bilme, lavinia.
-özdemir asaf.
devamını gör...
485.
akıl gözü
seni bulmaktan önce aramak isterim.
seni sevmekten önce anlamak isterim.
seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
sana hep hep yeniden başlamak isterim.
-özdemir asaf.
seni bulmaktan önce aramak isterim.
seni sevmekten önce anlamak isterim.
seni bir yaşam boyu bitirmek değil de,
sana hep hep yeniden başlamak isterim.
-özdemir asaf.
devamını gör...
486.
altıncı gün
benim söylemek için çırpındığım gecelerde,
siz yoktunuz.
-özdemir asaf.
benim söylemek için çırpındığım gecelerde,
siz yoktunuz.
-özdemir asaf.
devamını gör...
487.
~
seni sevmekten vazgeçtiğimden değildi
gidişim
gittim çünkü
kaldıkça azalıyordu
kendime olan sevgim.
rupi kaur / süt ve bal - sayfa 95
seni sevmekten vazgeçtiğimden değildi
gidişim
gittim çünkü
kaldıkça azalıyordu
kendime olan sevgim.
rupi kaur / süt ve bal - sayfa 95
devamını gör...
488.
~
tutunmaya değer olan
sana tutunup
bırakmayacak olandır.
rupi kaur / süt ve bal - sayfa 102
tutunmaya değer olan
sana tutunup
bırakmayacak olandır.
rupi kaur / süt ve bal - sayfa 102
devamını gör...
489.
~
kalbin kırıldıysa
ve bırakıp gittiyse seni
ona yetip yetmediğini
sorgulama
aslında
öyle çok yettin ki
taşıyamaz oldu seni
rupi kaur / süt ve bal - sayfa 103
kalbin kırıldıysa
ve bırakıp gittiyse seni
ona yetip yetmediğini
sorgulama
aslında
öyle çok yettin ki
taşıyamaz oldu seni
rupi kaur / süt ve bal - sayfa 103
devamını gör...
490.
~
kokunu seviyorum en çok
topraklara
bitkilere
bahçelere
benziyor kokun
hepimizden
daha insan.
rupi kaur / süt ve bal - sayfa 50
kokunu seviyorum en çok
topraklara
bitkilere
bahçelere
benziyor kokun
hepimizden
daha insan.
rupi kaur / süt ve bal - sayfa 50
devamını gör...
491.
~
insanlar gider
ama
terk edişleri
kalır daima.
rupi kaur / süt ve bal - sayfa 126
insanlar gider
ama
terk edişleri
kalır daima.
rupi kaur / süt ve bal - sayfa 126
devamını gör...
492.
dünyada ne kadar
dünyada ne kadar kuş varsa
bir fazlası senin soluğunda
bana bir ninni söyle
savurup atsın yorgunlukları
ormanın savaşını bağışla
bağışla kuytunun sessizliğini
gözlerimin arkasında çatlayan
tohumun coşkusunu anla
uçurumlardan örülmüştür çünkü
sıradağları yaratan sevda
ülkü tamer
dünyada ne kadar kuş varsa
bir fazlası senin soluğunda
bana bir ninni söyle
savurup atsın yorgunlukları
ormanın savaşını bağışla
bağışla kuytunun sessizliğini
gözlerimin arkasında çatlayan
tohumun coşkusunu anla
uçurumlardan örülmüştür çünkü
sıradağları yaratan sevda
ülkü tamer
devamını gör...
493.
494.
sonra bir kadın çıkıverir karşına
bugüne kadar gördüğün,
bütün sahte kahkahaların arasından ufak bir tebessümle ben buradayım der.
gözlerine papatya bahçelerini sıkıştırmış bir kadın,
seni darmadağın yapar
sadece gülümser
o kadınlar ölmesinler...
bugüne kadar gördüğün,
bütün sahte kahkahaların arasından ufak bir tebessümle ben buradayım der.
gözlerine papatya bahçelerini sıkıştırmış bir kadın,
seni darmadağın yapar
sadece gülümser
o kadınlar ölmesinler...
devamını gör...
495.
496.
mustafa
portakalı soydum mustafa
başucuma seni koydum
bak mezar genişliğinde bir yatak
kendimi dibe öylece sunduydum
kılıç ince, kan ince, ölüm ince
bu kınanmışlığı ben uydurdum
her adamda bir kadın duma duma dum
içimde oynaşanın karaydı gözleri
biri vardı mustafa artık adımı çağırmıyor
onlar bunu da aşk şiiri sanıyor, sansınlar
onların şemsiyeleri büyük
ıslanmıyorlar
bu gökleri yıkmalı mustafa bu gökleri yıkmalı
insanın dibinde dipsizliği var
beni serin tut mustafa
serin tut beni
diriliğin içinde söz var
dönmek, uzak evlerde o çocuklar
gonca özmen
portakalı soydum mustafa
başucuma seni koydum
bak mezar genişliğinde bir yatak
kendimi dibe öylece sunduydum
kılıç ince, kan ince, ölüm ince
bu kınanmışlığı ben uydurdum
her adamda bir kadın duma duma dum
içimde oynaşanın karaydı gözleri
biri vardı mustafa artık adımı çağırmıyor
onlar bunu da aşk şiiri sanıyor, sansınlar
onların şemsiyeleri büyük
ıslanmıyorlar
bu gökleri yıkmalı mustafa bu gökleri yıkmalı
insanın dibinde dipsizliği var
beni serin tut mustafa
serin tut beni
diriliğin içinde söz var
dönmek, uzak evlerde o çocuklar
gonca özmen
devamını gör...
497.
daha önce bıçaktan hiç su içmedim
hiç kısılmadı kerpetene bıyıklarım
gururlu bir gemiyim oldum bittim
sabah olur yelkenlerimi saklarım
özgürlük dediğim yerde demirledim
üstüme varma bulutları tutamam
böyle paldır küldür gideceklerdir
gelmezsen farketmez kimseyi aramam
asıl sevdiklerim en içimdekilerdir
onlarla yaşarım eğer yaşarsam
olur mu gecemi yeşile çalmak
yıldız çivilemek parmakuçlarıma
ölüm kadar çabuksa eğer yaşamak
hiç doğmamayı isterdim ama
bir kere doğmuşum ölmek yasak
attila ilhan*
hiç kısılmadı kerpetene bıyıklarım
gururlu bir gemiyim oldum bittim
sabah olur yelkenlerimi saklarım
özgürlük dediğim yerde demirledim
üstüme varma bulutları tutamam
böyle paldır küldür gideceklerdir
gelmezsen farketmez kimseyi aramam
asıl sevdiklerim en içimdekilerdir
onlarla yaşarım eğer yaşarsam
olur mu gecemi yeşile çalmak
yıldız çivilemek parmakuçlarıma
ölüm kadar çabuksa eğer yaşamak
hiç doğmamayı isterdim ama
bir kere doğmuşum ölmek yasak
attila ilhan*
devamını gör...
498.
ilkini sevmeye mecburdum
çok iyiliği oldu bana
ve hayatımda hiçbir mecburiyeti onun kadar sevmedim
sevdiğim ikinci kadınsın sen
ilkinin yerini alman mümkün değil
o öğretti bana sevmeyi
o öğretmese sevemezdim seni bile
inan o tuttuğu için ellerimden
yürümeyi öğrendim, koşabildim sana
onun gözlerine benzediği için gözlerin
alamadım gözlerimi senden
sana aşığım, seni seviyorum
sevdiğim ikinci kadınsın sen
hayatım boyunca omzumda taşıyorum onu
ve sen her sabahımdasın
kıskanma
alfabede bile senin adının baş harfi ondan sonra gelir
kalbim şimdi senin
onun kadar sev beni yeter
o doğurdu, sen öldürme...
çok iyiliği oldu bana
ve hayatımda hiçbir mecburiyeti onun kadar sevmedim
sevdiğim ikinci kadınsın sen
ilkinin yerini alman mümkün değil
o öğretti bana sevmeyi
o öğretmese sevemezdim seni bile
inan o tuttuğu için ellerimden
yürümeyi öğrendim, koşabildim sana
onun gözlerine benzediği için gözlerin
alamadım gözlerimi senden
sana aşığım, seni seviyorum
sevdiğim ikinci kadınsın sen
hayatım boyunca omzumda taşıyorum onu
ve sen her sabahımdasın
kıskanma
alfabede bile senin adının baş harfi ondan sonra gelir
kalbim şimdi senin
onun kadar sev beni yeter
o doğurdu, sen öldürme...
devamını gör...
499.
ne güzel şey hatırlamak seni,
yazmak sana dair
hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek:
filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,
kendisi değil
edasındaki dünya...
ne güzel şey hatırlamak seni.
sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine:
bir çekmece
bir yüzük,
ve üç metre kadar ince ipek dokumalıyım.
ve hemen
fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...
yazmak sana dair
hapiste sırtüstü yatıp seni düşünmek:
filanca gün, falanca yerde söylediğin söz,
kendisi değil
edasındaki dünya...
ne güzel şey hatırlamak seni.
sana tahtadan bir şeyler oymalıyım yine:
bir çekmece
bir yüzük,
ve üç metre kadar ince ipek dokumalıyım.
ve hemen
fırlayarak yerimden
penceremde demirlere yapışarak
hürriyetin sütbeyaz maviliğine
sana yazdıklarımı bağıra bağıra okumalıyım...
devamını gör...
500.
şimdi sen kalkıp gidiyorsun. git.
gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
oysa allah bilir bugün iyi uyanmıştık
sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
sanki hiç olmamıştı
oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı istanbullar
şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
ki karakoy köprüsüne yağmur yağarken
bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
çünkü iki kişiydik
oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
sonrası iyilik güzellik.
cemal süreya - aşk
gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. gitsinler.
oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin
oysa allah bilir bugün iyi uyanmıştık
sevgiyeydi ilk açılışı gözlerimizin sırf onaydı
bir kuş konmuş parmaklarıma uzun uzun ötmüştü
bir sevişmek gelmiş bir daha gitmemişti
yoktu dünlerde evvelsi günlerdeki yoksulluğumuz
sanki hiç olmamıştı
oysa kalbim işte şuracıkta çarpıyordu
şurda senin gözlerindeki bakımsız mavi, güzel laflı istanbullar
şurda da etin çoğalıyordu dokundukça lafların dünyaların
öyle düzeltici öyle yerine getiriciydi sevmek
ki karakoy köprüsüne yağmur yağarken
bıraksalar gökyüzü kendini ikiye bölecekti
çünkü iki kişiydik
oysa bir bardak su yetiyordu saçlarını ıslatmaya
bir dilim ekmeğin bir iki zeytinin başınaydı doymamız
seni bir kere öpsem ikinin hatırı kalıyordu
iki kere öpeyim desem üçün boynu bükük
yüzünün bitip vücudunun başladığı yerde
memelerin vardı memelerin kahramandı sonra
sonrası iyilik güzellik.
cemal süreya - aşk
devamını gör...


