221.
"anladık iyisin,
ama neye yarıyor iyiliğin?
seni kimse satın alamaz,
eve düşen yıldırım da satın alınmaz.
anladık dediğin dedik,
ama dediğin ne?
doğrusun, söylersin düşündüğünü,
ama düşündüğün ne?
yüreklisin,
kime karşı?
akıllısın,
yararı kime?
gözetmezsin kendi çıkarını,
peki, gözettiğin kiminki?
dostluğuna diyecek yok ya,
dostların kimler?
şimdi bizi iyi dinle:
düşmanımızsın sen bizim,
dikeceğiz seni bir duvarın dibine...
ama madem bir sürü iyi yönün var,
dikeceğiz seni dibine
iyi bir duvarın,
iyi tüfeklerden çıkan,
iyi kurşunlarla vuracağız seni.
sonra da gömeceğiz,
iyi bir kürekle,
iyi bir toprağa..."(bertolt brecht')
ama neye yarıyor iyiliğin?
seni kimse satın alamaz,
eve düşen yıldırım da satın alınmaz.
anladık dediğin dedik,
ama dediğin ne?
doğrusun, söylersin düşündüğünü,
ama düşündüğün ne?
yüreklisin,
kime karşı?
akıllısın,
yararı kime?
gözetmezsin kendi çıkarını,
peki, gözettiğin kiminki?
dostluğuna diyecek yok ya,
dostların kimler?
şimdi bizi iyi dinle:
düşmanımızsın sen bizim,
dikeceğiz seni bir duvarın dibine...
ama madem bir sürü iyi yönün var,
dikeceğiz seni dibine
iyi bir duvarın,
iyi tüfeklerden çıkan,
iyi kurşunlarla vuracağız seni.
sonra da gömeceğiz,
iyi bir kürekle,
iyi bir toprağa..."(bertolt brecht')
devamını gör...
222.
"senin ışığın daha değerlidir benim için
çünkü yüreğime mutluluk verir"
çünkü yüreğime mutluluk verir"
devamını gör...
223.
şiirlerinde gezinirdim korkusuz sabahların
ben karanlıklara düşman insan
kimsesiz bırakılmış güzel kitaplarda
umutlu cümleler arardım eskiden
ve batmadan önce bulutlardan güneş
bin bir gözyaşı dökerdim ardından
ben karanlıklara düşman insan
kimsesiz bırakılmış güzel kitaplarda
umutlu cümleler arardım eskiden
ve batmadan önce bulutlardan güneş
bin bir gözyaşı dökerdim ardından
devamını gör...
224.
işte ben hep böyle bildiğin gibi
kaderi öpüp başıma komuşum
gülüşüm oturuşum konuşuşum
belli efendim besbelli
yaşamaktan soğumuşum.
yaz yağmurları misali yıllarca yağmış durmuşum kendi içime
zaten dünya öyle dünya ki kim kime
herkes kendi derdine anca
herkesin yüreği lime lime
halbuki hayatı sevmem gerekirdi
acımayı, sevmeyi oldukça bilirim
zamanla bir iş tutmayı da öğrendi ellerim
hem hayatıma bir de havva kızı girdi
ama gel gör ki bu kaderim.
işte ben böyle bildiğin gibi
napalım bizi bir kez mimlemiş kader
her zaman böyle yağmur bulutundan beter
işte böyle hilafsız gözümün elif’i
her zaman bir romantik portreye benzer
ben zaten bu dünyada tek başınayım hey
bir sevdalı gönül bütün varım
eğer o da olmasa ne yaparım
kim bilir hey
ne yaparım..
kaderi öpüp başıma komuşum
gülüşüm oturuşum konuşuşum
belli efendim besbelli
yaşamaktan soğumuşum.
yaz yağmurları misali yıllarca yağmış durmuşum kendi içime
zaten dünya öyle dünya ki kim kime
herkes kendi derdine anca
herkesin yüreği lime lime
halbuki hayatı sevmem gerekirdi
acımayı, sevmeyi oldukça bilirim
zamanla bir iş tutmayı da öğrendi ellerim
hem hayatıma bir de havva kızı girdi
ama gel gör ki bu kaderim.
işte ben böyle bildiğin gibi
napalım bizi bir kez mimlemiş kader
her zaman böyle yağmur bulutundan beter
işte böyle hilafsız gözümün elif’i
her zaman bir romantik portreye benzer
ben zaten bu dünyada tek başınayım hey
bir sevdalı gönül bütün varım
eğer o da olmasa ne yaparım
kim bilir hey
ne yaparım..
devamını gör...
225.
"bir gün aklına gelicek olursam,
bana şiir ısmarla..
eylül'ü
konuşalım.."
-cemal süreya
bana şiir ısmarla..
eylül'ü
konuşalım.."
-cemal süreya
devamını gör...
226.
buradan
bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim - pablo neruda
bu gece en hüzünlü şiiri yazabilirim - pablo neruda
devamını gör...
227.
“gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu ağlardım..”
attila ilhan
felaketim olurdu ağlardım..”
attila ilhan
devamını gör...
228.
gözleri vardı
göğe bakınca mavi, fidana bakınca yeşil
bana bakınca rengini değil içini görürdüm
dudağı vardı
içtiği su kevser ırmağından gelir sanarsın
seni öpse bir kere, kış gününde yanarsın
saçları vardı
bebek olsan oyuncak diye eline alır
kötü koksan parfüm diye üstüne sıkardın
ama vermezdi
çünkü sevmezdi sevmediklerinin oynamasını
elleri vardı
tutmadığı eli kurutur, tuttuğu eli terletirdi
terler diye tutturmaz
teri sevgisizlikten kötü zannederdi
bir yürüyüşü vardı
yanında yürüyen sallanır, elini tutan yıkılırdı
elimi bırakıp yürüdüğünde farkettim
bir kalbi vardı sevenine açmadığı
içini bilmeden de görmek için öldüğü
duvarları vardı
beni parçalara böldüğü
bir toprağı yoktu
dibine beni gömdüğü.
nam ı diğer cengovski.
göğe bakınca mavi, fidana bakınca yeşil
bana bakınca rengini değil içini görürdüm
dudağı vardı
içtiği su kevser ırmağından gelir sanarsın
seni öpse bir kere, kış gününde yanarsın
saçları vardı
bebek olsan oyuncak diye eline alır
kötü koksan parfüm diye üstüne sıkardın
ama vermezdi
çünkü sevmezdi sevmediklerinin oynamasını
elleri vardı
tutmadığı eli kurutur, tuttuğu eli terletirdi
terler diye tutturmaz
teri sevgisizlikten kötü zannederdi
bir yürüyüşü vardı
yanında yürüyen sallanır, elini tutan yıkılırdı
elimi bırakıp yürüdüğünde farkettim
bir kalbi vardı sevenine açmadığı
içini bilmeden de görmek için öldüğü
duvarları vardı
beni parçalara böldüğü
bir toprağı yoktu
dibine beni gömdüğü.
nam ı diğer cengovski.
devamını gör...
229.
sevgilim; bir mucize olsa...
kavuşsak aynı göğün altında.
güneş'i sen alsan, ay'ı bana versen.
kayan yıldızlardan tuttuğum direklerden
öyküler yazsam sana...
esra pulak..
kavuşsak aynı göğün altında.
güneş'i sen alsan, ay'ı bana versen.
kayan yıldızlardan tuttuğum direklerden
öyküler yazsam sana...
esra pulak..
devamını gör...
230.
önce, şimdi ve sonra
yazılan ve yazılacak olan tüm şiirler
allah bütün şairleri affetsin diye..
mehmet fatih çevik
yazılan ve yazılacak olan tüm şiirler
allah bütün şairleri affetsin diye..
mehmet fatih çevik
devamını gör...
231.
aysel git başımdan ben sana göre değilim
ölümüm birden olacak seziyorum.
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan istemiyorum.benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
dağıtır gecelerim sarışınlığını
uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
aysel git başımdan ben sana göre değilim.
benim icin kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinimıslığımı denesen hemen düşürürsün,
gözlerim hızlandırır tenhalığını
yanlış şehirlere götürür trenlerim.
ya ölmek ustalığını kazanırsın,
ya korku biriktirmek yetisini.
acılarım iyice bol gelir sana,
sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
aysel git başımdan ben sana göre değilim.
ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim.sevindiğim anda sen üzülürsün.
sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
uzak yalnızlık limanlarına.
aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
sakın başka bir şey getirme aklına.
aysel git başımdan ben sana göre değilim,
ölümüm birden olacak seziyorum,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim.
aysel git başımdan seni seviyorum.
-atilla ilhan
ölümüm birden olacak seziyorum.
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim
aysel git başımdan istemiyorum.benim yağmurumda gezinemezsin üşürsün
dağıtır gecelerim sarışınlığını
uykularımı uyusan nasıl korkarsın,
hiçbir dakikamı yaşayamazsın.
aysel git başımdan ben sana göre değilim.
benim icin kirletme aydınlığını,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinimıslığımı denesen hemen düşürürsün,
gözlerim hızlandırır tenhalığını
yanlış şehirlere götürür trenlerim.
ya ölmek ustalığını kazanırsın,
ya korku biriktirmek yetisini.
acılarım iyice bol gelir sana,
sevincim bir türlü tutmaz sevincini.
aysel git başımdan ben sana göre değilim.
ümitsizliğimi olsun anlasana
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim.sevindiğim anda sen üzülürsün.
sonbahar uğultusu duymamışsın ki
içinden bir gemi kalkıp gitmemiş,
uzak yalnızlık limanlarına.
aykırı bir yolcuyum dünya geniş,
büyük bir kulak çınlıyor içimdeki.
çetrefil yolculuğum kesinleşmiş.
sakın başka bir şey getirme aklına.
aysel git başımdan ben sana göre değilim,
ölümüm birden olacak seziyorum,
hem kötüyüm karanlığım biraz çirkinim.
aysel git başımdan seni seviyorum.
-atilla ilhan
devamını gör...
232.
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
en azından üç dil
birisi ana dilin
elin ayağın kadar senin
ana sütü gibi tatlı
ana sütü gibi bedava
nenniler, masallar, küfürler de caba
ötekiler yedi kat yabancı
her kelime arslan ağzında
her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
kök sökercesine söküp çıkartacaksın
her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
her kelime bir kat daha artacaksın
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
canımın içi demesini
canım ağzıma geldi demesini
kırmızı gülün alı var demesini
nerden ince ise ordan kopsun demesini
atın ölümü arpadan olsun demesini
keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
insanın insanı sömürmesi
rezilliğin dik alası demesini
ne demesi be
gümbür gümbür gümbürdemesini becereceksin
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dil
çünkü sen ne tarih ne coğrafya
ne şu ne busun
oğlum mernuş
sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.
bedri rahmi eyüboğlu
en azından üç dilde
ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde düşünüp rüya göreceksin
en azından üç dil
birisi ana dilin
elin ayağın kadar senin
ana sütü gibi tatlı
ana sütü gibi bedava
nenniler, masallar, küfürler de caba
ötekiler yedi kat yabancı
her kelime arslan ağzında
her kelimeyi bir bir dişinle tırnağınla
kök sökercesine söküp çıkartacaksın
her kelimede bir tuğla boyu yükselecek
her kelime bir kat daha artacaksın
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
canımın içi demesini
canım ağzıma geldi demesini
kırmızı gülün alı var demesini
nerden ince ise ordan kopsun demesini
atın ölümü arpadan olsun demesini
keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur demesini
insanın insanı sömürmesi
rezilliğin dik alası demesini
ne demesi be
gümbür gümbür gümbürdemesini becereceksin
en azından üç dil bileceksin
en azından üç dilde
ana avrat dümdüz gideceksin
en azından üç dil
çünkü sen ne tarih ne coğrafya
ne şu ne busun
oğlum mernuş
sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun.
bedri rahmi eyüboğlu
devamını gör...
233.
bir zamanlar okumuş olduğunuz kitapları özlersiniz
sıcak odaları, beyaz temiz yastıkları
ahşap panjurları
yaz bitti
bitmeyen şeyler kaldı geride
yaz bitti
yaz bitti
yüksek sesle söylüyorum bunu kendime
her yerde söylendiği gibi
yaz bitti
yaz bitti
hiç bir şey hiç bir şey
hiç bir şey
yalnızca üşüyorum şimdi…
murathan mungan - yaz bitti
bu şiiri, benim gibi murathan mungan’ı ve şiirleri çok seven; şiir gibi yüreği güzel olan, okudukça güzelleşen bir insana armağan etmek istiyorum. o kendini biliyordur nasıl olsa, biliyorsun değil mi?*
devamını gör...
234.
uyanıp içimin sesine,
varsın bozuk olsun pusula.
sular nereye götürürse…
karalar çok sınırlıdır,
dünya denizden ibaret,
vira demir, eyvallah!
varsın sizin olsun,
rüşvetli, pet şişeli, kasvetli,
dolarlı, deutsch mark’lı,
multi-mega medyalı,
hem aids’li, hem nükleer bombalı,
hem kardeş kavgalı,
terbiyesiz, kültürsüz, saygısız,
denizinde sebzeler yüzen,
yeşili traji-keltoş!
çimentosu göğü delen,
gökdelenler arasından denize bakan,
çok arabesk…
ne zırvalasam rap…
çalışmak çok ayıp,
hırsızlık grekoromen,
kenefleri denize akan dünyanız,
varsın sizin olsun.
güneş doğdu, gök günaydın turuncu,
henüz ortada yok huzur bilinci.
içimden gelen garip bir ses,
al demiri git diyor.
içimden garip bir ses
sen sonunu bekleme!
tez elden al demiri,
gün doğarken git diyor.
ferhan şensoy
varsın bozuk olsun pusula.
sular nereye götürürse…
karalar çok sınırlıdır,
dünya denizden ibaret,
vira demir, eyvallah!
varsın sizin olsun,
rüşvetli, pet şişeli, kasvetli,
dolarlı, deutsch mark’lı,
multi-mega medyalı,
hem aids’li, hem nükleer bombalı,
hem kardeş kavgalı,
terbiyesiz, kültürsüz, saygısız,
denizinde sebzeler yüzen,
yeşili traji-keltoş!
çimentosu göğü delen,
gökdelenler arasından denize bakan,
çok arabesk…
ne zırvalasam rap…
çalışmak çok ayıp,
hırsızlık grekoromen,
kenefleri denize akan dünyanız,
varsın sizin olsun.
güneş doğdu, gök günaydın turuncu,
henüz ortada yok huzur bilinci.
içimden gelen garip bir ses,
al demiri git diyor.
içimden garip bir ses
sen sonunu bekleme!
tez elden al demiri,
gün doğarken git diyor.
ferhan şensoy
devamını gör...
235.
ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
atsız
bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
pervane olan kendini gizler mi hiç alevden?
sen istedin ondan bu gönül zorla tutuştu.
gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse;
ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse;
her şey silinip kayboluyorken nazarımdan,
yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse...
hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
gönlümdeki azgın devi rüzgarlara attım;
gözlerle günah işlemenin zevkini tattım.
gözler ki birer parçasıdır sende ilahın,
gözler ki senin en katı zulmün ve silahın,
vur şanlı silahınla gönül mülkü düzelsin;
sen öldürüyorken de vururken de güzelsin!
atsız
devamını gör...
236.
insan ölüyorsa eğer; acıdan ölür bir gün.
kendine bir daha uğrayamadığından,
hiç birşeyi koyduğu yerde bulamayışından
hayatın ve hatanın dönüşsüz oluşundan ölür.
hiçbir aşk titremez sonsuza değin,
bütünlüğünü yitirişinden ölür bir mum.
ve insan kanatlarından ayrılır bir gün,
ruhsuz ceset anlamsızca yığılıp kalır...
kendine bir daha uğrayamadığından,
hiç birşeyi koyduğu yerde bulamayışından
hayatın ve hatanın dönüşsüz oluşundan ölür.
hiçbir aşk titremez sonsuza değin,
bütünlüğünü yitirişinden ölür bir mum.
ve insan kanatlarından ayrılır bir gün,
ruhsuz ceset anlamsızca yığılıp kalır...
devamını gör...
237.
çiçekli şiirler yazmama kızıyorsunuz bayım
bilmiyorsunuz. darmadağın gövdemi
çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
karanlıkta oturuyorum. ışıkları yakmıyorum.
çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
bir yağsam pahalıya malolacağım.
ben bir bodrum kat kızıyım bayım
yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
fakat korkuyorum. birazdan da
kırk üç numara ayakkabılarınızla
bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
bu iyi olmaz bayım!..
..
çiçek şairim canım kadın didem madak..
bilmiyorsunuz. darmadağın gövdemi
çiçekli perdelerin arkasında saklıyorum.
karanlıkta oturuyorum. ışıkları yakmıyorum.
çalar saat zembereği boşalana kadar çalıyor
acı veren bir sevişmeyi hatırlıyorum.
bir bıçağın gereksiz yere parlaması bu.
yıllardır kendini bulutlarda saklayan illegal bir yağmurum.
bir yağsam pahalıya malolacağım.
ben bir bodrum kat kızıyım bayım
yalnızlıktan başka imparator tanımaz bodrumum
bir süredir plastik vazolar gibi hiç kırılmıyorum
fakat korkuyorum. birazdan da
kırk üç numara ayakkabılarınızla
bahçede oynayan çocukların üstüne basacaksınız
bu iyi olmaz bayım!..
..
çiçek şairim canım kadın didem madak..
devamını gör...
238.
eylül’dü.
dalından kopan yaprakların
sararan yanlarına yazdım adını
sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
eylül’dü.
di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
adımlarımızın kısalığı bundandı
bundandı gözlerimin durgunluğu.
sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
ellerin kadar ıssız,
sen kadar zamansız molalar veriyordum
ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
eylül’dü.
izlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
en çok sesini aradım.
gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
gözlerini sildi zaman..
dedim ya… eylül’dü.
savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.
cemal süreyya
dalından kopan yaprakların
sararan yanlarına yazdım adını
sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
eylül’dü.
di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
adımlarımızın kısalığı bundandı
bundandı gözlerimin durgunluğu.
sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
ellerin kadar ıssız,
sen kadar zamansız molalar veriyordum
ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
eylül’dü.
izlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
en çok sesini aradım.
gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
gözlerini sildi zaman..
dedim ya… eylül’dü.
savruluşu bundandı kimsesizliğimizin.
cemal süreyya
devamını gör...
239.
günler öylece kendi kendine geçsin diye
bir camın arkasında durdum
bana dokunmasın hiçbir şey
hiçbir şey yarama merhem olmasın
iyileşecekse, hiçbir şeysiz iyileşsin diye
bir camın arkasında durup
akan hayata ve zamana baktım....
bilirdim, biliyordum, biliyorum,
bittiğinde, geçtiğinde,
azaldığında sızı, iyileştiğimde,
o saman tadıyla karıştığında;
her şey daha acı olacak..
(bkz: birhan keskin)
bir camın arkasında durdum
bana dokunmasın hiçbir şey
hiçbir şey yarama merhem olmasın
iyileşecekse, hiçbir şeysiz iyileşsin diye
bir camın arkasında durup
akan hayata ve zamana baktım....
bilirdim, biliyordum, biliyorum,
bittiğinde, geçtiğinde,
azaldığında sızı, iyileştiğimde,
o saman tadıyla karıştığında;
her şey daha acı olacak..
(bkz: birhan keskin)
devamını gör...
240.
