381.
sessiz gemi

artık demir almak günü gelmişse zamandan,
meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
sallanmaz o kalkışta ne mendil ne de bir kol.

rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

biçare gönüller! ne giden son gemidir bu!
hicranlı hayatın ne de son matemidir bu!

dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

yahya kemal beyatlı
devamını gör...
382.

ibrahim
içimdeki putları devir
elindeki baltayla
kırılan putların yerine
yenilerini koyan kim

güneş buzdan evimi yıktı
koca buzlar düştü
putların boyunları kırıldı
ibrahim
güneşi evime sokan kim

asma bahçelerinde dolaşan güzelleri
buhtunnasır put yaptı
ben ki zamansız bahçeleri kucakladım
güzeller bende kaldı
ibrahim
gönlümü put sanıp kıran kim



asaf halet çelebi - ibrahim
devamını gör...
383.

‘mendil melankolikse kurumasını beklemek aptallıktır’ dedi, adam.
gözyaşı akar yatağını bulur.
mevzuubahis değildir her gecenin şeb-i yelda olması; zira hiçbir geçmiş yeterince geçmemiştir.
saman alevi gibi sevip, saman alevi gibi terk edenleri,
saman alevi gibi unutarak cezalandırmayı;
zaman alevinden öğrendi.aşk, ateşin oksijene olan tutkusudur.
aşk, oksijenin yanma korkusudur.belki de bu yüzden soluk almak muhteşem,
son nefesi veriyor olmak zor
ve ölüm,
en büyük elveda olmuştur.


cüneyt ergün
devamını gör...
384.
seni düşünmek güzel şey
ümitli şey
dünyanın en güzel sesinden en güzel şarkıyı dinlemek gibi bir şey
fakar artık ümit yetmiyor bana.
ben artık şarkı dinlemek değil ,şarkı söylemek istıyorum .
devamını gör...
385.

karşı
gerin, bedenim, gerin;
doğan güne karşı.
duyur duyurabilirsen,
elinin, kolunun gücünü,
ele güne karşı.

bak! dünya renkler içinde!
bu güzel dünya içinde
sevin sevinebilirsen,
insanlığın haline karşı.

durmadan işleyen saatlerde
dişli dişliye karşı;
dişlilerin arasında,
güçsüz güçlüye karşı.
herkes bir şeye karşı.
küçük hanım, yatağında, uykuda,
rüyalarına karşı.

gerin, bedenim, gerin,
doğan güne karşı.


orhan veli
devamını gör...
386.

dünyayı sığdırırdın avuçlarına.
oysa ellerin,
bildiğimiz kadardı.
bazen şaşırırdım.
"nasıl beceriyorsun?"
diye takıldığım çok
olmuştu.
"gönlün genişse, her şey sığar!"
demiştin.
insanca, bilgeceydi...

~cemil yüksek
devamını gör...
387.
bir kurt bir geyiği kovalıyordu yüreğimde.
geyik soluk soluğaydı, yorgundu, bitkindi.
karların üzerinde akıp giden bir yıldız gibiydi.
koşuyordu.
koşmak kurtuluş değildi belki,
ama bir ümitti.
koşmalıydı.
oysa birer namlu ağzıydı kurdun gözleri.
avına güvenle, şehvetle yaklaşıyordu.
yeni bilenmiş, sedef saplı bıçaklara benziyordu dişleri.
bütün dileği et ve kandı.
istese geyiğe hemen yetişebilirdi
ama uzasın istiyordu bu şehvetli koşu
bu bütün damarlarına yayılan sarhoşluk
bitmesin istiyordu.
ben seni düşünüyordum.
çünkü geceydi.
sevişme zamanıydı insanların.
(bkz: ümit yaşar oğuzcan)*
devamını gör...
388.
nasıl iş bu
her yanına çiçek yağmış
erik ağacının.
ışık içinde yüzüyor
neresinden baksan
gözlerin kamaşır.

oysa ben akşam olmuşum
yapraklarım dökülüyor,
usul usul
(bkz: attila ilhan)adım sonbahar
devamını gör...
389.
kızıma sunulan çiçek

nazenindir beyaz gül ve nazenindir
sunan elleri
ki daha çorak ve solgundur ruhu
zamanın cansız akışından.

gülnazeninliği ve zarifliği -nazenin ama
yine de şaşılası bir yabanıllık
gizliyorsun şefkatli gözlerinde,
mavidamarlı çocuğum benim.

james joyce
devamını gör...
390.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
391.
kumral ada mavi tuna kitabında, kuzguncuk'ta eski bir aşk hikayesinin kahramanı genç bir doktorun -aşık olduğu evli kadın için- yazdığı, sonradan şarkı olan şiirdir ;

"temmuzun on sekizi
ağlattı ikimizi
boğazın sularına
düşsün mehtabın izi..
ey ilahi sevgili
doymadım aşkın tadına
sarı kelebek derim
sevdamızın adına.."

şeklindedir.
devamını gör...
392.
bir nöbet vakti akşamı
düşünceler ardı ardına
yanı başında çaresizlik
küfre çatmış kaşlarını
günün beyhude karanlığına itaatkar,
duygulara secdetmiş kalemin mürekkebi.

zamana latife yaparcasına,
sıraladı sözlerini berrak sayfasına
berduşluk esti mi kafasına!
salıverir gurbete esrarengiz kelebeği.

haysiyetine zulmettiği duygulara küfreder şair
küfreden şair, küfre icabet eden de.
devamını gör...
393.
''şans sırtını dönecekse,
hep kötüler gülecekse,
seven her gün ölecekse,
olmaz olsun böyle dünya...''
devamını gör...
394.
testi


dolu bir testiydim ben,
baş aşağı ettiniz beni;
eh, boşalıverdim derken...
iyi mi ettiniz yani?

sevgiler vardı içimde
ezgiler vardı, iyilikler...
boşaltıverdiniz, hem de
düşürüp kırmaktan beter.

hoş, yine bir testiyim ben,
yine varım ama bomboş.


ahmet muhip dıranas.
devamını gör...
395.
biraz yorgunum
kavgaları birikiyor insanın
her uzvundan ayrı ayrı taşıyor acısı zamanla.
yaşımdan yorgunum
yaşından telâşlıyım bu günlerde
kaç yaşındayım sahi?
saymadım, bilmiyorum
devamını gör...
396.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...
397.
neylesem bu benim iç kavgalarımla?
pişmanlığım, kendime düşmanlığımla?
sen bağışlasan da ben yerim kendimi:
neylesem bu yüzkaram, bu utancımla?

ömer hayyam
devamını gör...
398.
bir martıyı ağlattın sen

bir martıyı ağlattın işte
bir çocuk garanti intihar eder artık
kütür kütür küfrediyor gece imanıma
bir yaprak kırılıp suya düşüyor
su yaralanıyor su kanıyor şelale!

ah nasıl titredim tensiz
bir piyanist büküldü sanki
kesişen ayrışık doğrular gibi
çarpışıverdim yüzünle. yüzün
öyle düzgün suna bir elyazısı
yüzün yüzüme aksedince
yüzün ayna alnımda
yüzün uzun hüzünlü bir alınyazısı!

bitmemiş bir ömrün yalanısın
sen: kabuslarımın tabiri
çocukluğumun arta kalanısın!
öldüreceğim kendimi dudaklarınla
dudakların etle, şehvetle seferber
sen! bana inen son kutsal kitap
son fakir yatır
son aciz peygamber!

bir martıyı ağlattın işte
bir çocuk garanti intihar eder artık.
devamını gör...
399.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

ellerimizi yitiririz birdenbire, yokturlar;
yanaklarımız tozlu bir ülkedir
unutulmuş masallarda
ve şuramızda
bir gökyüzü sürekli kuşsuzluğa doğurur kendini
ve eşyalar
aslında birer boşluk olduklarını anımsarlar ansızın
sonra boşluk taşar boşluk kelimesinden,
taşar.
artık ne yapsak yapmıyoruzdur,
ne yıksak yıkmıyoruz.

babalar ki, yalnızlığın en uzun tarihidir
içlerinden gelip geçtiğimiz .

- yalnızlıklar / hasan ali toptaş
devamını gör...
400.
sana bakmak bir beyaz kağıda bakmaktır
herşey olmaya hazır
sana bakmak, suya bakmaktır
gördüğün suretten utanmak
sana bakmak,
bütün rastlantıları reddedip bir mucizeyi anlamaktır
sana bakmak,
allah'a inanmaktır!...

yılmaz erdoğan
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"güne bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim