881.
siyah gözlerine beni de götür

daha dokunmadan kurudu irem
çöllere bir türlü yağamıyorum
yeni bir koşunun başlangıcında
biraz deprem sonrası
biraz şehir hülyası
bir kalp yangınından geriye kalan
siyah gözlerine beni de götür
artık bu yerlere sığamıyorum

pembe uçurtmalar yolladığından beri
sarardı tiryaki menekşeleri
sonbaharın tozlu kafeslerinde
sevgi turnaları yakalıyorum
turnalar gidiyor; ben kalıyorum
avareyim, asudeyim, yorgunum
bilmiyorum neden sana vurgunum
erzurum garında, banklar üstünde
uyku tutmuyor karanlıkları
yitik düşlerimi kovalıyorum
gölgeler gidiyor; ben kalıyorum

bin bir türlü kokuyorsa yaylalar
siyah gözlerine beni de götür
baharın koynundan koparıp sana
ipek bir mendile sardığım yüreğimle
şehzade gülleri gönderiyorum
umutlar kalıyor; ben gidiyorum

bütün yelkenlileri, deniz fenerlerini
kaptanları sorgulayan
yanından geçen küheylanların
korku tufanına yakalandığı
siyah gözlerine beni de götür
güneş ülkesinden gelen yiğitler
benzeri olmayan bir dünya kursun
cellât, ayrılığın boynunu vursun

usul usul intizarı çürüten
bu hercai diken, bu çılgın arzu
sürüklüyor imkânsız muştuların
eşiğine gönül vadilerini
bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
düşüyorum tanyerine
ya topla yaralı kırlangıçları
ya da bu vefasız şarkıyı bitir
özgürlüğe giden tutsaklar gibi
siyah gözlerine beni de götür
- nurullah genç
devamını gör...
882.
devamını gör...
883.
umuttur/turgut uyar
….
“sev beni, alış bana
kimse ürkütemez bağlandığımız güzelliğin utkusunu
sev beni, bir dağ gölgesi kadar sev
şimdilik bırak musluğun sızmasını, damın akmasını
bir tırnak gibi büyü, domuz bir tırnak gibi
zorlayarak her bir yanı
çünkü biraz sonra umut başlar her günkü, başlar

aslında bir alıştırmadır umut
öbürlerinin azıcık nefes diye bağışladığı
baharı beklemeye benzer
hain ve olmayanadır çünkü
umutsuzluğu taşır yanında
oysa nasıl olsa gelecektir bahar denen tarih
önüne durulmaz mantığıyla doğanın
yeşilden olma birim
sudan gelme itmeyle”
….
devamını gör...
884.
üçüncü şahsın şiiri

gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım

ne vakit maçka’dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu ağlardım

akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu ağlardım
-atilla ilhan
devamını gör...
885.
hasetçinin huzuru,
çabuk darılanın dostluğu,
yalancının ise yiğitliği olmaz.
hz. ali

düzelebileceği yaş nedir peki ? ya da var mı öyle bir yaş..
devamını gör...
886.
kelebeğin kanatları

neden diye sorma küçük kelebek
kaos denen teoriyi yaşamak gerek
ördüğüm bu koza değil ki ipek
rahat değil ikarus uçması gerek

yanmayacaksa neden var bu levazım
kanatlarımın yok olması lazım
kanatların dokunulmadan kalsın
ki günü gelince uçabilmen gerek

kanadındaki vefk için mi
kibrinini saran od için mi
göz yaşı mı mürekkep mi
kuyruğunu dik tutmaman lazım

bernoulli'nin prensibini
newton'un etkiye tepkisini
yaradanın esirgemesini
sebep bil kanat çırp kelebek
devamını gör...
887.
"ah benim sesimle
söylesem de, inanmazlar
benzemiyor çünkü bir dile.
döndüğüm, döndüğüm ama döndüğüm
döndüğüm bu sema sensin. dönnnnnnnnn
düğüm.
sen benim kara ömrüme vuran
suyumu harelendiren sevincimdin.

onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
titreme daha fazla kalbim.
bağışla kendini artık onu da ,
bırak gitsin.
bırak gitsin.
o senin ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin.''
devamını gör...
888.
sessiz gemi

artık demir almak günü gelmişse zamandan,
meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.

hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.

rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.

biçare gönüller! ne giden son gemidir bu!
hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.

dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.

birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.

(bkz: yahya kemal beyatlı)
devamını gör...
889.
“bir gece habersiz bize gel

merdivenler gıcırdamasın.

öyle yorgunum ki hiç sorma

sen halimden anlarsın.

sabahlara kadar oturup konuşalım

kimse duymasın,

mavi bir gökyüzümüz olsun, kanatlarımız

dokunarak uçalım.

insanlardan buz gibi soğudum,

işte yalnız sen varsın.

öyle halsizim ki hiç sorma

anlarsın."

cahit külebi
devamını gör...
890.
onunla ben hep sevişecek gibi baktık birbirimize. bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık
ismet özel
devamını gör...
891.
...
anlat
apaçık olanı
gecedir halk
etinin önünde anlam
katledilmiştir
satranç dersleri ilhami çiçek
devamını gör...
892.
merhamet bilmeyen kalbinden öpüyorum . benim seninle olan savaşım bitti . gözlerin istediğine gülebilir .
devamını gör...
893.
john donne abimizden “bazen sivrisinek olmak istersin” temalı hoş bir şiir. iyi hissettiğim bir zamanda çevirisini de yaparım.

mark but this flea, and mark in this,
how little that which thou deniest me is;
it sucked me first, and now sucks thee,
and in this flea our two bloods mingled be;
thou know’st that this cannot be said
a sin, nor shame, nor loss of maidenhead,
yet this enjoys before it woo,
and pampered swells with one blood made of two,
and this, alas, is more than we would do.
devamını gör...
894.
hiçbir şiir ülkü tamer'in konuşma şiirinin önüne geçemeyecek ya. ruh hastası herif, hastayım şiirine.



aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten

iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen
devamını gör...
895.
istersen hiç başlamasın,
bu hikaye eksik kalsın.
onca yaraların ardından,
yeni bir aşk yaratamazsın.

örselenmiş bir çocukluk,
işte benim bütün hikayem.
kaç sevda geçse de yüreğimden,
bu yıkıntıları onaramazsın.

istersen hiç başlamasın,
geç kalmışız birbirimize,
yanlış kapılarla geçmiş bunca yıl,
dönemeyiz artık ilk gençliğimize.
istersen hiç başlamasın,
söz verelim kendimize.


(bkz: istersen hiç başlamasın)
(bkz: murathan mungan)
devamını gör...
896.
ah sonumu küçük şeyler getirecek benim
küçük meselelere büyük takılacağım
kâğıt kesiğinden olacak sonum
boşluğuna geleceğim kendimin
biliyorum


*
(bkz: tüf (kitap))
devamını gör...
897.
dide-i siyahın nazarından düştü cihane zulmet
olmuşam münevver aşkından men kimin yok farz et.
devamını gör...
898.
baharın ilk sabahları

tüyden hafif olurum böyle sabahlar
karşı damda bir güneş parçası,
içimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
bağıra çağıra düşerim yollara;
döner döner durur başım havalarda

sanırım ki günler hep güzel gidecek;
her sabah böyle bahar;
ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum
derim ki: sıkıntılar duradursun!
şairliğimle yetinir,
avunurum.

orhan veli kanık
devamını gör...
899.
öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç,
düşmanının bağrına, hançerimi nâgehan.
* * *
eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim,
yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
* * *
herkese vermektesin, bir de bana versene,
avuç avuç altını, olsun kulun sâduman.
-sünbülzade vehbi
devamını gör...
900.
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yanan otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım

falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım

senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım..

turgut uyar
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"güne bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim