901.
“bir gece habersiz bize gel
merdivenler gıcırdamasın.
öyle yorgunum ki hiç sorma
sen halimden anlarsın.
sabahlara kadar oturup konuşalım
kimse duymasın,
mavi bir gökyüzümüz olsun, kanatlarımız
dokunarak uçalım.
insanlardan buz gibi soğudum,
işte yalnız sen varsın.
öyle halsizim ki hiç sorma
anlarsın."
cahit külebi
merdivenler gıcırdamasın.
öyle yorgunum ki hiç sorma
sen halimden anlarsın.
sabahlara kadar oturup konuşalım
kimse duymasın,
mavi bir gökyüzümüz olsun, kanatlarımız
dokunarak uçalım.
insanlardan buz gibi soğudum,
işte yalnız sen varsın.
öyle halsizim ki hiç sorma
anlarsın."
cahit külebi
devamını gör...
902.
onunla ben hep sevişecek gibi baktık birbirimize. bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık
ismet özel
ismet özel
devamını gör...
903.
...
anlat
apaçık olanı
gecedir halk
etinin önünde anlam
katledilmiştir
satranç dersleri ilhami çiçek
anlat
apaçık olanı
gecedir halk
etinin önünde anlam
katledilmiştir
satranç dersleri ilhami çiçek
devamını gör...
904.
merhamet bilmeyen kalbinden öpüyorum . benim seninle olan savaşım bitti . gözlerin istediğine gülebilir .
devamını gör...
905.
john donne abimizden “bazen sivrisinek olmak istersin” temalı hoş bir şiir. iyi hissettiğim bir zamanda çevirisini de yaparım.
mark but this flea, and mark in this,
how little that which thou deniest me is;
it sucked me first, and now sucks thee,
and in this flea our two bloods mingled be;
thou know’st that this cannot be said
a sin, nor shame, nor loss of maidenhead,
yet this enjoys before it woo,
and pampered swells with one blood made of two,
and this, alas, is more than we would do.
mark but this flea, and mark in this,
how little that which thou deniest me is;
it sucked me first, and now sucks thee,
and in this flea our two bloods mingled be;
thou know’st that this cannot be said
a sin, nor shame, nor loss of maidenhead,
yet this enjoys before it woo,
and pampered swells with one blood made of two,
and this, alas, is more than we would do.
devamını gör...
906.
hiçbir şiir ülkü tamer'in konuşma şiirinin önüne geçemeyecek ya. ruh hastası herif, hastayım şiirine.
aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen
aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen
devamını gör...
907.
istersen hiç başlamasın,
bu hikaye eksik kalsın.
onca yaraların ardından,
yeni bir aşk yaratamazsın.
örselenmiş bir çocukluk,
işte benim bütün hikayem.
kaç sevda geçse de yüreğimden,
bu yıkıntıları onaramazsın.
istersen hiç başlamasın,
geç kalmışız birbirimize,
yanlış kapılarla geçmiş bunca yıl,
dönemeyiz artık ilk gençliğimize.
istersen hiç başlamasın,
söz verelim kendimize.
(bkz: istersen hiç başlamasın)
(bkz: murathan mungan)
bu hikaye eksik kalsın.
onca yaraların ardından,
yeni bir aşk yaratamazsın.
örselenmiş bir çocukluk,
işte benim bütün hikayem.
kaç sevda geçse de yüreğimden,
bu yıkıntıları onaramazsın.
istersen hiç başlamasın,
geç kalmışız birbirimize,
yanlış kapılarla geçmiş bunca yıl,
dönemeyiz artık ilk gençliğimize.
istersen hiç başlamasın,
söz verelim kendimize.
(bkz: istersen hiç başlamasın)
(bkz: murathan mungan)
devamını gör...
908.
ah sonumu küçük şeyler getirecek benim
küçük meselelere büyük takılacağım
kâğıt kesiğinden olacak sonum
boşluğuna geleceğim kendimin
biliyorum
*
(bkz: tüf (kitap))
küçük meselelere büyük takılacağım
kâğıt kesiğinden olacak sonum
boşluğuna geleceğim kendimin
biliyorum
*
(bkz: tüf (kitap))
devamını gör...
909.
dide-i siyahın nazarından düştü cihane zulmet
olmuşam münevver aşkından men kimin yok farz et.
olmuşam münevver aşkından men kimin yok farz et.
devamını gör...
910.
baharın ilk sabahları
tüyden hafif olurum böyle sabahlar
karşı damda bir güneş parçası,
içimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
bağıra çağıra düşerim yollara;
döner döner durur başım havalarda
sanırım ki günler hep güzel gidecek;
her sabah böyle bahar;
ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum
derim ki: sıkıntılar duradursun!
şairliğimle yetinir,
avunurum.
orhan veli kanık
tüyden hafif olurum böyle sabahlar
karşı damda bir güneş parçası,
içimde kuş cıvıltıları, şarkılar;
bağıra çağıra düşerim yollara;
döner döner durur başım havalarda
sanırım ki günler hep güzel gidecek;
her sabah böyle bahar;
ne iş güç gelir aklıma, ne yoksulluğum
derim ki: sıkıntılar duradursun!
şairliğimle yetinir,
avunurum.
orhan veli kanık
devamını gör...
911.
öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç,
düşmanının bağrına, hançerimi nâgehan.
* * *
eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim,
yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
* * *
herkese vermektesin, bir de bana versene,
avuç avuç altını, olsun kulun sâduman.
-sünbülzade vehbi
düşmanının bağrına, hançerimi nâgehan.
* * *
eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim,
yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
* * *
herkese vermektesin, bir de bana versene,
avuç avuç altını, olsun kulun sâduman.
-sünbülzade vehbi
devamını gör...
912.
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yanan otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım..
turgut uyar
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yanan otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım..
turgut uyar
devamını gör...
913.
renkleri birbirine karıştıma ustasısın
bambaşka bir renk çıkardın bizden
sen en naif dokuşların sanatcısı mısın?
bakan hayran kalıyor bize
bambaşka bir renk çıkardın bizden
sen en naif dokuşların sanatcısı mısın?
bakan hayran kalıyor bize
devamını gör...
914.
oysa herkes öldürür sevdiğini,
kulak verin bu dediklerime,
kimi bir bakışı ile yapar bunu,
kimi dalkavukça sözler ile…
kimi bir bakışıyla yapar bunu,
kimi dalkavukça sözlerle.
korkaklar öpücük ile öldürür...
yürekliler kılıç darbeleriyle.
kimi gençken öldürür sevdiğini
kimi yaşlıyken.
şehvetli ellerle boğar kimi
kimi altından ellerle
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
kimi yeterince sevmez kimi fazla sever
kimi satar; kimi de satın alır
kimi gözyaşı döker öldürürken
kimi kılı kıpırdamadan
çünkü herkes öldürür sevdiğini
ama herkes öldürdü diye ölmez
- oscar wilde -
kulak verin bu dediklerime,
kimi bir bakışı ile yapar bunu,
kimi dalkavukça sözler ile…
kimi bir bakışıyla yapar bunu,
kimi dalkavukça sözlerle.
korkaklar öpücük ile öldürür...
yürekliler kılıç darbeleriyle.
kimi gençken öldürür sevdiğini
kimi yaşlıyken.
şehvetli ellerle boğar kimi
kimi altından ellerle
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
kimi yeterince sevmez kimi fazla sever
kimi satar; kimi de satın alır
kimi gözyaşı döker öldürürken
kimi kılı kıpırdamadan
çünkü herkes öldürür sevdiğini
ama herkes öldürdü diye ölmez
- oscar wilde -
devamını gör...
915.
gülleri sarı severim ,toprağı ıslak. türküleri yanık , şiirleri hoyrat . havayı nemsiz ,çayı demsiz . bir seni olduğun gibi , bir seni her şeye rağmen.bir seni hâlâ.
devamını gör...
916.
hakikaten mecaz,
nihavend’den hicaz olmaz.
ne yapsan da,
bir yarım kalır nağmelerde solmaz.
aşka benzettik her sükûtu,
bir nota eksik, bir ses fazla.
oysa biliyorduk,
bir makamdan diğerine geçilmez bazı yaralarda.
kalp bir tel gibi titrer,
bir perdede ağlar, bir perdede susar.
hakikaten mecaz,
hiçbir beste
bir başka gamı tam taşımaz.
sevda başka bir makamdır,
unutmak başka.
nihavend’e başlayan hüzün,
hicaz’a varmaz asla.
uruk......
nihavend’den hicaz olmaz.
ne yapsan da,
bir yarım kalır nağmelerde solmaz.
aşka benzettik her sükûtu,
bir nota eksik, bir ses fazla.
oysa biliyorduk,
bir makamdan diğerine geçilmez bazı yaralarda.
kalp bir tel gibi titrer,
bir perdede ağlar, bir perdede susar.
hakikaten mecaz,
hiçbir beste
bir başka gamı tam taşımaz.
sevda başka bir makamdır,
unutmak başka.
nihavend’e başlayan hüzün,
hicaz’a varmaz asla.
uruk......
devamını gör...
917.
haberin var mı taş duvar?
demir kapı, kör pencere,
yastığım, ranzam, zincirim,
uğruna ölümlere gidip geldiğim,
zulamdaki mahzun resim,
haberin var mi?
görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
karanfil kokuyor cıgaram
dağlarına bahar gelmiş memleketimin...
ahmed arif
demir kapı, kör pencere,
yastığım, ranzam, zincirim,
uğruna ölümlere gidip geldiğim,
zulamdaki mahzun resim,
haberin var mi?
görüşmecim, yeşil soğan göndermiş,
karanfil kokuyor cıgaram
dağlarına bahar gelmiş memleketimin...
ahmed arif
devamını gör...
918.
bir vardım
bir yoktum
ben doğdum
selimi sâlısin köşkünde
sebepsiz hüzün hocamdı
loş odalar mektebinde
harem ağaları lalaydı
kara sevdâma
uyudum
büyüdüm
ve nûrusiyâha ağladım
nûrusiyâha ağladığım zaman
annem süzudilâra idi
ve babam bir tambur
annem sustu
babam küstü
ama ben niçin hâlâ nûrusiyâha ağlarım
nûrusiyâaah
nûrusiyâaahhh
sebepsiz hüzün hocam.
devamını gör...
919.
boşver be yaşı başı... yüzündeki çizgileri, saçındaki beyazı. kaç bahar daha göreceğin meçhul ömründe fazla kurcalama hayatı.. gül gülebildiğince, sev sevebildiğince, yaşa yaşayabildiğince...!
can yücel
can yücel
devamını gör...
920.
yanacak bahar erişinceye değin
soğuktan morarmış kanatlarını
ısıtsın diye martılar
martılar ki sokak çocuklarıdır denizin
martılar ki, can yücel.
soğuktan morarmış kanatlarını
ısıtsın diye martılar
martılar ki sokak çocuklarıdır denizin
martılar ki, can yücel.
devamını gör...