841.
kelebeğin kanatları
neden diye sorma küçük kelebek
kaos denen teoriyi yaşamak gerek
ördüğüm bu koza değil ki ipek
rahat değil ikarus uçması gerek
yanmayacaksa neden var bu levazım
kanatlarımın yok olması lazım
kanatların dokunulmadan kalsın
ki günü gelince uçabilmen gerek
kanadındaki vefk için mi
kibrinini saran od için mi
göz yaşı mı mürekkep mi
kuyruğunu dik tutmaman lazım
bernoulli'nin prensibini
newton'un etkiye tepkisini
yaradanın esirgemesini
sebep bil kanat çırp kelebek
neden diye sorma küçük kelebek
kaos denen teoriyi yaşamak gerek
ördüğüm bu koza değil ki ipek
rahat değil ikarus uçması gerek
yanmayacaksa neden var bu levazım
kanatlarımın yok olması lazım
kanatların dokunulmadan kalsın
ki günü gelince uçabilmen gerek
kanadındaki vefk için mi
kibrinini saran od için mi
göz yaşı mı mürekkep mi
kuyruğunu dik tutmaman lazım
bernoulli'nin prensibini
newton'un etkiye tepkisini
yaradanın esirgemesini
sebep bil kanat çırp kelebek
devamını gör...
842.
"ah benim sesimle
söylesem de, inanmazlar
benzemiyor çünkü bir dile.
döndüğüm, döndüğüm ama döndüğüm
döndüğüm bu sema sensin. dönnnnnnnnn
düğüm.
sen benim kara ömrüme vuran
suyumu harelendiren sevincimdin.
onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
titreme daha fazla kalbim.
bağışla kendini artık onu da ,
bırak gitsin.
bırak gitsin.
o senin ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin.''
söylesem de, inanmazlar
benzemiyor çünkü bir dile.
döndüğüm, döndüğüm ama döndüğüm
döndüğüm bu sema sensin. dönnnnnnnnn
düğüm.
sen benim kara ömrüme vuran
suyumu harelendiren sevincimdin.
onu sevebileceğinin en yücesiyle sevdin.
titreme daha fazla kalbim.
bağışla kendini artık onu da ,
bırak gitsin.
bırak gitsin.
o senin ezel gününden kaderin
sen onu nasılsa bin kere daha
seveceksin.''
devamını gör...
843.
sessiz gemi
artık demir almak günü gelmişse zamandan,
meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
biçare gönüller! ne giden son gemidir bu!
hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.
(bkz: yahya kemal beyatlı)
artık demir almak günü gelmişse zamandan,
meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.
hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;
sallanmaz o kalkışta ne mendil, ne de bir kol.
rıhtımda kalanlar bu seyahatten elemli,
günlerce siyah ufka bakar gözleri nemli.
biçare gönüller! ne giden son gemidir bu!
hicranlı hayatın ne de son matemidir bu.
dünyada sevilmiş ve seven nafile bekler;
bilmez ki giden sevgililer dönmeyecekler.
birçok gidenin her biri memnun ki yerinden,
birçok seneler geçti; dönen yok seferinden.
(bkz: yahya kemal beyatlı)
devamını gör...
844.
“bir gece habersiz bize gel
merdivenler gıcırdamasın.
öyle yorgunum ki hiç sorma
sen halimden anlarsın.
sabahlara kadar oturup konuşalım
kimse duymasın,
mavi bir gökyüzümüz olsun, kanatlarımız
dokunarak uçalım.
insanlardan buz gibi soğudum,
işte yalnız sen varsın.
öyle halsizim ki hiç sorma
anlarsın."
cahit külebi
merdivenler gıcırdamasın.
öyle yorgunum ki hiç sorma
sen halimden anlarsın.
sabahlara kadar oturup konuşalım
kimse duymasın,
mavi bir gökyüzümüz olsun, kanatlarımız
dokunarak uçalım.
insanlardan buz gibi soğudum,
işte yalnız sen varsın.
öyle halsizim ki hiç sorma
anlarsın."
cahit külebi
devamını gör...
845.
onunla ben hep sevişecek gibi baktık birbirimize. bir kez öpüşebilseydik dünyayı solduracaktık
ismet özel
ismet özel
devamını gör...
846.
...
anlat
apaçık olanı
gecedir halk
etinin önünde anlam
katledilmiştir
satranç dersleri ilhami çiçek
anlat
apaçık olanı
gecedir halk
etinin önünde anlam
katledilmiştir
satranç dersleri ilhami çiçek
devamını gör...
847.
merhamet bilmeyen kalbinden öpüyorum . benim seninle olan savaşım bitti . gözlerin istediğine gülebilir .
devamını gör...
848.
john donne abimizden “bazen sivrisinek olmak istersin” temalı hoş bir şiir. iyi hissettiğim bir zamanda çevirisini de yaparım.
mark but this flea, and mark in this,
how little that which thou deniest me is;
it sucked me first, and now sucks thee,
and in this flea our two bloods mingled be;
thou know’st that this cannot be said
a sin, nor shame, nor loss of maidenhead,
yet this enjoys before it woo,
and pampered swells with one blood made of two,
and this, alas, is more than we would do.
mark but this flea, and mark in this,
how little that which thou deniest me is;
it sucked me first, and now sucks thee,
and in this flea our two bloods mingled be;
thou know’st that this cannot be said
a sin, nor shame, nor loss of maidenhead,
yet this enjoys before it woo,
and pampered swells with one blood made of two,
and this, alas, is more than we would do.
devamını gör...
849.
hiçbir şiir ülkü tamer'in konuşma şiirinin önüne geçemeyecek ya. ruh hastası herif, hastayım şiirine.
aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen
aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen
devamını gör...
850.
istersen hiç başlamasın,
bu hikaye eksik kalsın.
onca yaraların ardından,
yeni bir aşk yaratamazsın.
örselenmiş bir çocukluk,
işte benim bütün hikayem.
kaç sevda geçse de yüreğimden,
bu yıkıntıları onaramazsın.
istersen hiç başlamasın,
geç kalmışız birbirimize,
yanlış kapılarla geçmiş bunca yıl,
dönemeyiz artık ilk gençliğimize.
istersen hiç başlamasın,
söz verelim kendimize.
(bkz: istersen hiç başlamasın)
(bkz: murathan mungan)
bu hikaye eksik kalsın.
onca yaraların ardından,
yeni bir aşk yaratamazsın.
örselenmiş bir çocukluk,
işte benim bütün hikayem.
kaç sevda geçse de yüreğimden,
bu yıkıntıları onaramazsın.
istersen hiç başlamasın,
geç kalmışız birbirimize,
yanlış kapılarla geçmiş bunca yıl,
dönemeyiz artık ilk gençliğimize.
istersen hiç başlamasın,
söz verelim kendimize.
(bkz: istersen hiç başlamasın)
(bkz: murathan mungan)
devamını gör...
851.
ah sonumu küçük şeyler getirecek benim
küçük meselelere büyük takılacağım
kâğıt kesiğinden olacak sonum
boşluğuna geleceğim kendimin
biliyorum
*
(bkz: tüf (kitap))
küçük meselelere büyük takılacağım
kâğıt kesiğinden olacak sonum
boşluğuna geleceğim kendimin
biliyorum
*
(bkz: tüf (kitap))
devamını gör...
852.
öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç,
düşmanının bağrına, hançerimi nâgehan.
* * *
eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim,
yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
* * *
herkese vermektesin, bir de bana versene,
avuç avuç altını, olsun kulun sâduman.
-sünbülzade vehbi
düşmanının bağrına, hançerimi nâgehan.
* * *
eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim,
yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
* * *
herkese vermektesin, bir de bana versene,
avuç avuç altını, olsun kulun sâduman.
-sünbülzade vehbi
devamını gör...
853.
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yanan otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım..
turgut uyar
şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
bebe dişlerinden güneşlerden yanan otlarından
durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
şu aranıp duran korkak ellerimi tut
bu evleri atla bu evleri de bunları da
göğe bakalım
falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
inecek var deriz otobüs durur ineriz
bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam
herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
beni bırak göğe bakalım
senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
seni aldım bu sunturlu yere getirdim
sayısız penceren vardı bir bir kapattım
bana dönesin diye bir bir kapattım
şimdi otobüs gelir biner gideriz
dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
bir ellerin bir ellerim yeter belleyelim yetsin
seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
durma kendini hatırlat
durma göğe bakalım..
turgut uyar
devamını gör...
854.
renkleri birbirine karıştıma ustasısın
bambaşka bir renk çıkardın bizden
sen en naif dokuşların sanatcısı mısın?
bakan hayran kalıyor bize
bambaşka bir renk çıkardın bizden
sen en naif dokuşların sanatcısı mısın?
bakan hayran kalıyor bize
devamını gör...
855.
oysa herkes öldürür sevdiğini,
kulak verin bu dediklerime,
kimi bir bakışı ile yapar bunu,
kimi dalkavukça sözler ile…
kimi bir bakışıyla yapar bunu,
kimi dalkavukça sözlerle.
korkaklar öpücük ile öldürür...
yürekliler kılıç darbeleriyle.
kimi gençken öldürür sevdiğini
kimi yaşlıyken.
şehvetli ellerle boğar kimi
kimi altından ellerle
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
kimi yeterince sevmez kimi fazla sever
kimi satar; kimi de satın alır
kimi gözyaşı döker öldürürken
kimi kılı kıpırdamadan
çünkü herkes öldürür sevdiğini
ama herkes öldürdü diye ölmez
- oscar wilde -
kulak verin bu dediklerime,
kimi bir bakışı ile yapar bunu,
kimi dalkavukça sözler ile…
kimi bir bakışıyla yapar bunu,
kimi dalkavukça sözlerle.
korkaklar öpücük ile öldürür...
yürekliler kılıç darbeleriyle.
kimi gençken öldürür sevdiğini
kimi yaşlıyken.
şehvetli ellerle boğar kimi
kimi altından ellerle
merhametli kişi bıçak kullanır
çünkü bıçakla ölen çabuk soğur
kimi yeterince sevmez kimi fazla sever
kimi satar; kimi de satın alır
kimi gözyaşı döker öldürürken
kimi kılı kıpırdamadan
çünkü herkes öldürür sevdiğini
ama herkes öldürdü diye ölmez
- oscar wilde -
devamını gör...
856.
gülleri sarı severim ,toprağı ıslak. türküleri yanık , şiirleri hoyrat . havayı nemsiz ,çayı demsiz . bir seni olduğun gibi , bir seni her şeye rağmen.bir seni hâlâ.
devamını gör...
857.
hakikaten mecaz,
nihavend’den hicaz olmaz.
ne yapsan da,
bir yarım kalır nağmelerde solmaz.
aşka benzettik her sükûtu,
bir nota eksik, bir ses fazla.
oysa biliyorduk,
bir makamdan diğerine geçilmez bazı yaralarda.
kalp bir tel gibi titrer,
bir perdede ağlar, bir perdede susar.
hakikaten mecaz,
hiçbir beste
bir başka gamı tam taşımaz.
sevda başka bir makamdır,
unutmak başka.
nihavend’e başlayan hüzün,
hicaz’a varmaz asla.
uruk......
nihavend’den hicaz olmaz.
ne yapsan da,
bir yarım kalır nağmelerde solmaz.
aşka benzettik her sükûtu,
bir nota eksik, bir ses fazla.
oysa biliyorduk,
bir makamdan diğerine geçilmez bazı yaralarda.
kalp bir tel gibi titrer,
bir perdede ağlar, bir perdede susar.
hakikaten mecaz,
hiçbir beste
bir başka gamı tam taşımaz.
sevda başka bir makamdır,
unutmak başka.
nihavend’e başlayan hüzün,
hicaz’a varmaz asla.
uruk......
devamını gör...
858.
bir vardım
bir yoktum
ben doğdum
selimi sâlısin köşkünde
sebepsiz hüzün hocamdı
loş odalar mektebinde
harem ağaları lalaydı
kara sevdâma
uyudum
büyüdüm
ve nûrusiyâha ağladım
nûrusiyâha ağladığım zaman
annem süzudilâra idi
ve babam bir tambur
annem sustu
babam küstü
ama ben niçin hâlâ nûrusiyâha ağlarım
nûrusiyâaah
nûrusiyâaahhh
sebepsiz hüzün hocam.
devamını gör...
859.
boşver be yaşı başı... yüzündeki çizgileri, saçındaki beyazı. kaç bahar daha göreceğin meçhul ömründe fazla kurcalama hayatı.. gül gülebildiğince, sev sevebildiğince, yaşa yaşayabildiğince...!
can yücel
can yücel
devamını gör...
860.
chatgpt'ye belisarius'un hayatını ve onun için yazılmış şu şarkının sözlerini analiz et ve bana onun ağzından sevdiği kadına bir şiir yaz dedim. sonuç fazlasıyla güzeldi. latincesi de çok güzel ancak ben sadece türkçesini bırakıyorum aşağıya.
ben ne kralım ne tanrı,
ben kaderin kılıcıyım.
dünya ayaklarımın altında titrerken,
bana dinlenmeyi öğreten yalnızca sensin.
nice ölen gördüm,
ama senden daha güzel yaşayan kimseyi görmedim.
şehirler ellerimde yıkıldı,
ama kalbim yalnız sana teslim oldu.
roma yıkılsa bile,
imparatorluk yeniden küle dönse bile,
sadakatim yıkılmaz,
aşkım yaşlanmaz.
barbarların kanı ellerimi kızıl yaptı,
ama ruhuma dokunamadı,
çünkü ruhum çoktan senindir.
eğer ben bir kılıçsam,
sen benim kınımsın.
eğer ben savaşsam,
sen benim barışımsın.
roma için ölebilirim,
ama senin için yaşamak istiyorum.
ben ne kralım ne tanrı,
ben kaderin kılıcıyım.
dünya ayaklarımın altında titrerken,
bana dinlenmeyi öğreten yalnızca sensin.
nice ölen gördüm,
ama senden daha güzel yaşayan kimseyi görmedim.
şehirler ellerimde yıkıldı,
ama kalbim yalnız sana teslim oldu.
roma yıkılsa bile,
imparatorluk yeniden küle dönse bile,
sadakatim yıkılmaz,
aşkım yaşlanmaz.
barbarların kanı ellerimi kızıl yaptı,
ama ruhuma dokunamadı,
çünkü ruhum çoktan senindir.
eğer ben bir kılıçsam,
sen benim kınımsın.
eğer ben savaşsam,
sen benim barışımsın.
roma için ölebilirim,
ama senin için yaşamak istiyorum.
devamını gör...