921.
konuşma

aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten
iyi nişan alırdı kendini asan zenci,
bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
sizden iyi olmasın, boşanmada birinci
çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen

ülkü tamer
devamını gör...
922.

gün olur


gün olur, alır başımı giderim,
denizden yeni çıkmış ağların kokusunda.
şu ada senin, bu ada benim,
yelkovan kuşlarının peşi sıra.
dünyalar vardır, düşünemezsiniz;
çiçekler gürültüyle açar;
gürültüyle çıkar duman topraktan.
hele martılar, hele martılar,
her bir tüylerinde ayrı telaş!...
gün olur, başıma kadar mavi;
gün olur başıma kadar güneş;
gün olur, deli gibi...



orhan veli.
devamını gör...
923.
özür
ucuz bir bahaneden başka bir şey değildir
bu yüzden bu şiir bu kadar kısa
ve başlığı yok diye
özür dilemeyeceğim
oturmuş isviçre'den ithal kahve içip
o bildik
sulu gözlü
peter ilyic
çaykovskiyi
dinlerken.

charles bukowski
devamını gör...
924.
sylvia plath, fever 103°

pure? what does it mean?
the tongues of hell
are dull, dull as the triple

tongues of dull, fat cerberus
who wheezes at the gate. incapable
of licking clean

the aguey tendon, the sin, the sin.
the tinder cries.
the indelible smell

of a snuffed candle!
love, love, the low smokes roll
from me like isadora’s scarves, i am in a fright

one scarf will catch and anchor in the wheel,
such yellow sullen smokes
make their own element. they will not rise,

but trundle round the globe
choking the aged and the meek,
the weak

hothouse baby in its crib,
the ghastly orchid
hanging its hanging garden in the air,

devilish leopard!
radiation turned it white
and killed it in an hour.

greasing the bodies of adulterers
like hiroshima ash and eating in.
the sin. the sin.

darling, all night
i have been flickering, off, on, off, on.
the sheets grow heavy as a lecher’s kiss.

three days. three nights.
lemon water, chicken
water, water make me retch.

i am too pure for you or anyone.
your body
hurts me as the world hurts god. i am a lantern——

my head a moon
of japanese paper, my gold beaten skin
infinitely delicate and infinitely expensive.

does not my heat astound you! and my light!
all by myself i am a huge camellia
glowing and coming and going, flush on flush.

i think i am going up,
i think i may rise——
the beads of hot metal fly, and i love, i

am a pure acetylene
virgin
attended by roses,

by kisses, by cherubim,
by whatever these pink things mean!
not you, nor him

nor him, nor him
(my selves dissolving, old whore petticoats)——
to paradise.
devamını gör...
925.
güvenpark'tan çıkartılan gazilerimiz için nihal atsız'ın topal asker şiirinden bir kaç kıta

sen o sıcak odalarda cilveli, mahmur
dolaşırken… biz de tipi, fırtına, yağmur,
kar altında kanlar döktük, canlar yıprattık;
aç yaşadık, susuz kaldık, taşlarda yattık

sen açılmış bir bahardın, biz kara kıştık;
bizden üstün ordularla böyle çarpıştık…
gülme bana bakıp pek arsız arsız
sen ey dışı güzel, fakat içi çamur kız!

sana karşı haykıranı mecbursun dinle;
bugün hesap göreceğiz artık seninle:
ben cephede geberirken, geride vatan
aşkı ile bin belalı işe can atan

onun için topal kaldı böyle bacağım,
onun için tütmez oldu artık ocağım.
nazlı nazlı yatıyorken sen yataklarda
sallanarak ölü kaldık biz bataklarda.

kalbur oldu süngülerle çelik bağrımız,
bu amansız boğuşmada öldü yarımız,
ya siz nasıl yaşadınız? bizim kanımız
size şarap oldu sanki… şehit canımız
devamını gör...
926.

herkes seni sen zanneder.
senin sen olmadığını bile bilmeden,
sen bile.. seni ben geçerken,
derim ki,
saati sorduklarında;
onu ”o” geçiyordur.
kimse anlam veremez.
tamir ettirmedin gitti derler şu saati.
ettirmek istiyor musun demezler.

bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.

zamanı durdururum yüreğimde,
sensiz geçtiği için,
akrep yelkovana küskündür.
şu bozuk saat çalışsa benim için ölümdür.
bil ki akrep yelkovanı geçerse,
atan bu yüreğim durur.
bırak bozuk kalsın,
hiç değilse;
bir bozuk saattir yüreğim, hep sende durur.


bir bozuk saattir yüreğim, sende durur/ turgut uyar
devamını gör...
927.
turgut uydura uydura bir hal olmuş bu ne la? uydur fosur fosur ipe diz sonra da "uyaaaarrr" e oldu.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"güne bir şiir bırak" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim