yazar: ferhan şensoy
yayım yılı: 1994
yazarın amerika macerasını içten bir üslupla anlattığı kitabıdır.
yayım yılı: 1994
yazarın amerika macerasını içten bir üslupla anlattığı kitabıdır.
öne çıkanlar | diğer yorumlar
başlık "martineden" tarafından 17.11.2023 02:52 tarihinde açılmıştır.
1.
ferhan şensoy'un tadından yenmez kitabı. adını duyduğumda, bir yerde tesadüfen onunla ilgili bir haber filan gördüğümde sebepsiz mutlu eder beni ferhan şensoy. yüzümde hemen tebessüm beliriverir. kendine özgü bir üslubu vardır. yazarken çok doğaldır. içinden geldiği gibi yazar. güzel söver. tepkilerini usta bir yazar gibi okura yansıtır. sohbet ediyordur aslında okurla. meyhanede ferhan şensoy'la oturmuş içiyorsunuz. kitaplarını okumak buna benzer bir deneyimdir. bu kitap amerikalı bir tiyatro topluluğuyla ortak girişilecek bir oyun projesinin hikâyesi. üstat amerika'ya gidiyor ve olaylar gelişiyor. ingilizce bilmiyor, frenkçesi var. ingilizcesi var aslında ama tarzanca yani. ingilizce bilmeden amerika izlenimleri de denilebilir kitap için. pek bir muhabbeti yok amerika'ya ve amerikalılara. onların dolarla ilişkilerini biraz fazla buluyor. uçak yolculuklarında hep en arka sıralarda oturmasının bir sebebi var. püfür püfür sigara tellendiriyor. yemek hep en son o sıralara geliyor tabii ki. soğumuş olarak. hâlinden memnun ama... diğer enayileri sigara içmedikleri için bir güzel haşlıyor. kitaptaki her özel isme mutlaka bir lakap takıyor. koca william burroughs'a önce ibne diyor, sonra etrafındaki ''laço''lardan bahsediyor. daha sonra hep hoşgeldin william olarak anıyor. groteski abdullah var sözgelimi. halı kilim tüccarı. amerikalılarla işi bağlayan o. aslında bağlanamıyor iş tam olarak ama olsun... haspa dallaslı kadın var, üstadın sinirlerini zıplatıyor sürekli. cebinde akrep var, dolar bozdurmayı sevmiyor. misafir olarak ferhan şensoy sürekli hesap ödüyor. bunun bize hiç uygun olmadığını söylüyor. ulan biz çiçek pasajı'nda yan masada içen turistlere hesap ödetmiyoruz diyor. bazen daha da sinirlenip orospu diyor dallaslı kadına. oynanması planlanan oyun nuh'un binbir direkli gemisi. esas oğlana beğendiremiyorlar oyunu. değişik bir grup amerikalı topluluk, biyosfer denen bir projeleri var. üstat sürekli birileriyle anlaşamıyor. çünkü frenkçe biliyor ''ve fakat'' tarzan ingilizcesini ancak konuşabiliyor. kırmızı kadirşinas bir bavulu var. sürekli haber takip ediyor, acaba ırak savaşı başladı mı merakı içinde. acayip tatlı bir anlatımı var, sözcük filan uyduruyor, onlarla oynuyor keyfine göre. bir yerde diyor ki: ''perde açmak ciddi iştir, emekli orospu donu gibi sıyırılmaz perde.'' bunu en iyi kotaran da yanlış hatırlamıyorsam erol ağbiymiş. erol günaydın yani. meksika'ya geçiliyor amerika'dan sonra. meksikalıları seviyor. bize benziyorlar diyor. heriflerin dilini bilmesen de ne demek istediklerini anlıyor çünkü. paraları da bizimki gibi pul. baykal kent'in içkiyle sorunları olduğunu söylerken tiyatronun metres olamayacağını ifade ediyor. olsa olsa alkol metres olabilir, tiyatro değil.
devamını gör...
2.
bir ferhan şensoy kitabıdır.
ferhan şensoy kendi sözlerinden alıntı yaparak söylersem aslında bir tiyatrocu değil bir yazar. ama tiyatro konusunda da harikalar yaratmış bir yazar. kendisini iki kez canlı izleme şansı yakalamış olmanın mutluluğunu yaşıyorum. kendisinin benim için imzaladığı kitap hala kütüphanemdeki en özel kitaplardan biridir.
ferhan şensoy bu kitabında her zaman hayali olan ve sonunda gerçekleştirdiği yüzen bir tiyatro hayali için tanıştığı amerikalı insanlarla amerika'ya gittiği zamnaları anlatıyor. sanırım başına gelenler arasında en kötüsü ingilizce bilmemesi.
amerika birleşik devletleri ve meksika'da geçen bu uzun ve yorucu zamanı ferhan şensoy muhteşem bir şekilde anlatmış. plansız ama anlamsız davranan ve her şeyi paraya çevirme hevesinde olan amerikalılar ve hayatı umursamayan meksikalılar ve elbette ferhan şensoy ve çevirmen olarak yanından bulunan yardımcısı.
bu kitaba ya da herhangi bir ferhan şensoy kitabına nesnel yaklaşmam mümkün değil ama kendimi nesnel bir yaklaşıma zorlarsam eğer şöyle diyebilirim ki çok eğlenceli, çok keyifli, çok alkollü ve rahatsız edici derecede sıcak bir kitaptı.
ferhan şensoy kendi sözlerinden alıntı yaparak söylersem aslında bir tiyatrocu değil bir yazar. ama tiyatro konusunda da harikalar yaratmış bir yazar. kendisini iki kez canlı izleme şansı yakalamış olmanın mutluluğunu yaşıyorum. kendisinin benim için imzaladığı kitap hala kütüphanemdeki en özel kitaplardan biridir.
ferhan şensoy bu kitabında her zaman hayali olan ve sonunda gerçekleştirdiği yüzen bir tiyatro hayali için tanıştığı amerikalı insanlarla amerika'ya gittiği zamnaları anlatıyor. sanırım başına gelenler arasında en kötüsü ingilizce bilmemesi.
amerika birleşik devletleri ve meksika'da geçen bu uzun ve yorucu zamanı ferhan şensoy muhteşem bir şekilde anlatmış. plansız ama anlamsız davranan ve her şeyi paraya çevirme hevesinde olan amerikalılar ve hayatı umursamayan meksikalılar ve elbette ferhan şensoy ve çevirmen olarak yanından bulunan yardımcısı.
bu kitaba ya da herhangi bir ferhan şensoy kitabına nesnel yaklaşmam mümkün değil ama kendimi nesnel bir yaklaşıma zorlarsam eğer şöyle diyebilirim ki çok eğlenceli, çok keyifli, çok alkollü ve rahatsız edici derecede sıcak bir kitaptı.
devamını gör...
