sözlüğün ortasına oturup nickaltı yazılmasını sabırsızlıkla bekleyen yazar.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

al girdim, mutlu musun?*
devamını gör...

siyaset konuşulan ortamlar.
devamını gör...

kavgayı ertelemek, üstünü örtmek... "neyse...." diye biten her tartışma geleceğe ertelenmiş kavga demektir. büyür büyür ve zamanı gelince öeeeehhhh diye karşı tarafın yüzüne kusulur. o yüzden kavganızı sıcak sıcak yapın, geleceğe ertelemeyin; yükü daha hafif olur.
devamını gör...

sınıfta kalmanın gerçekten 3 ay boyunca sınıfta kilitli kalmak olduğunu sanıyordum. birileri sınıfta kalmış denince 3 ay nasıl tek başına yaşayacak diye düşünüp üzülüyordum. ve insanların bu yüzden sınıfta kalmaktan korktuğunu sanıyordum. gözümde de önlüğüyle tek başına sınıfın ortasında ağlayan çocuklar beliriyordu.
yakın bir arkadaşım da serçeleri güvercinlerin yavrusu sanıyormuş.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

devamını gör...

ne yazık ki böyle beyefendi ve hanımefendi ler, çok az varsa bile eskilerden kalanlar dir evden dışarı çıkmaz lar kaba insanların yüzünden.
diğer kötü tarafı eğer bu nazik, efendi, toplum kurallarına uyan kişi erkek ise,korkak, zayıf,efemine diye yaftalanir.
efendilik bu ülkede maalesef işe yaramıyor.
devamını gör...

fransız bir barondur. kuvvetler ayrılığı'ndan bahsettiği söylense de louis althusser okumalarında aslında bahsetmediği yönünde epey eleştiriye tutulur. temelde bunun sebebi ise bir baron olan montesquieu'nun yürütme ve yasama erklerine gücü devretmesi ve yargıyı silikleştirmesidir. daha doğrusu yasama ve yürütme arasında bir dengeyi sağlamaya çalışırken yargıyı yok saymasıdır. halbuki günümüzde kuvvetler ayrılığı dediğimiz zaman aklımıza bu üç erkin birbirinden ayrıştığını görmeyi bekleriz.

montesquieu niçin böyle bir yola başvurmuş olabilir? madem montesquieu'nun gerçek niyeti kuvvetler ayrılığını sağlamak değildi, o halde neydi?

althusser bu soruya 2 şekilde cevap verir:

öncelikle kendisini bir arabulucu konumunda gördüğü ve yükselmekte, kendilerini göstermekte olan burjuvaziyle asilleri barıştırmak için. ikincisiyse mutlak monarşilere bir çözüm aradığı için.

bu mutlak monarşiye aradığı çözüm şüphesiz daha objektif bir değerlendirme olur montesquieu için fakat ilk söylenen şey de pek yanlış gibi gözükmüyor montesquieu için. nitekim sınıf ayrılığını daha en başından sanıklarla yargıçları aynı keseye koyarak kabul eder. asillerin ise ayrı mahkemelerde yargılanmasını talep eder. montesquieu kimdi? montesquieu bir asildi.
devamını gör...

uyuyan güzel.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yün yastık kırmızı çizgimizdir! hatta tam bu sebeple heeer yere kendimden önce yastığımı taşıyorum ben. nevresim taşıma konusunda da işin içinden biri olarak diyebilirim ki "dostlar kıyafet götürmeyin, nevresim götürün" derim.

miko'm'cum*, pandemi sonrası insanlar çok değişti. artık kişiler şezlongdaki eşyaları kenara atıp ıslak ıslak yatıp gidiyorlar. yok bu eşyalar kiminmiş, birine mi aitmiş vs vs kiiiimse takmıyor.

ben yazana kadar konu değişti eklemesi: çarşaf değiştirmek konforlu değil ama kendi çarşafında yatma konforu diye bir gerçek var*.


soru üzerine gelen ekleme: ben de yerdim ya mısır gevreği. hatta hala yiyor olabilirim*. yalnız sorun şu, mısır gevreği kasesi bitmiyor aslında, işletme bitmesin diye az çıkartıyor büfeye. bi de bisi daha ekleyim, çoğu otelde pandemi yüzünden artık açık büfe yok. yani var da tam değil. siz istiyorsunuz, garsonlar ya da komiler tabakları dolduruyor.
devamını gör...

kesinlikle futbol oynamaktır.

125 kilo biri olarak hiç koşamasam da şut çekmekten çok zevk alırım.

kilolarımı verip bu zevkimi katlamayı düşünüyorum.
devamını gör...

--- alıntı ---

boğaziçi öğrencileri dün bir protesto eylemi düzenlemişti. bugün de erdoğan’ın atadığı ve eski akp’li milletvekili aday adayı olan melih bulu’yu akademisyenler protesto etti.

akademisyenler, saat 12.00’de üniversite kampüsünde yapılan devir-teslim törenine cübbeleriyle katılıp, arkalarını dönerek töreni protesto etti.

--- alıntı ---

kaynak: bundle.app/6zJbS9Mp
devamını gör...

ne ettik biz size hep bir elestiri? aslinda bu olmasi gereken bir durum degil midir? moderatorlugu bir kenara birakiyorum, gunluk hayatta da ileri duzeyde samimiyetimizin olmadigi insanlara siz diye hitap etmek kurulan resmiyetin hatta duyulan sayginin bir gostergesidir. bence olmasi gereken bir hitap seklidir. boyle ufak detaylara cok takilmamali ayrica oyle degil mi?
devamını gör...

evet, saçma bir versus olduğunu ben de düşünüyorum ama uğruna güzelim memleketimizde kavgaların da çıkmasına sebebiyet verebilen bir versus kendisi.
benim seçeceğim tercih (her ne kadar zor bir tercih olsa da) dostoyevski olacak. belirtmeden edemeyeceğim, iki yazara ait kitaplardan en çok beğendiğim (bkz: savaş ve barış)'tır. sadece bir kitapla sınırlandırılacak olsaydım savaş ve barış'ın karamazov kardeşlerden çok daha iyi olduğunu belirterek tercihimi tolstoy'dan yana kullanırdım.
gelelim neden dostoyevski'yi seçtiğime:
karamazov kardeşlerde din unsuru her ne kadar yoğun bir şekilde ön planda olsa da tolstoy'un neredeyse bütün eserlerinde din unsuru kendini gerçek anlamda hissettiriyor, bu benim ilgimi çok da çekmeyen bir durum olmasının yanında karamazov kardeşlerdeki yansıtılan din (bence) ahlaktan, iyi insan olmaktan yana geri planda kalıyor. oysa tolstoy hıristiyanlığı gözümüze soka soka işliyor.
dostoyevski'nin insan psikolojisi tahlillerini daha çok beğeniyor, her ne kadar karakterlerinin neredeyse hepsinin psikolojik sıkıntıları olsa da gerçeği daha çok yansıttığını düşünüyorum. (dostoyevski'nin buradaki averajı, daha sefil bir hayat yaşadığı için olduğunu düşünenlerdenim)
dostoyevski'nin romanlarında karakterlerin analizi çok başarılı yapıldığı için ( burada tolstoy başarısızdır demiyorum) roman boyunca karakterleri birbiriyle karıştırmıyoruz, kimden bahsettiğini derhal hatırlıyoruz. oysa tolstoy'da ( (bkz: savaş ve barış), (bkz: anna karenina) ) karakterlerin birbirine girdiğini, hikayenin sonunda bazılarının hatırlanmadığını görüyoruz. romanlarının kurgusunda dostoyevski tolztoy'un eline su dökemez, o bir gerçek.
daha fazla uzatmak da istemiyorum. her ikisine de okuyun, her ikisi de dünya edebiyatında yerleri doldurulamayacak büyük üstadlardır. saygıyla, selamlar.
devamını gör...

zor ama asıl önemli olan bu değil bence. karşılıklı sevgi ve saygı çok önemli. benim için sorun hep karşı tarafın benim ona değer verdiğim kadar değer vermemesi oluyor mesela.
devamını gör...

erkek yazarlar atomu parçalamaya gitti...
devamını gör...

ağladığınızda "şşş tamam geçecek.." diyerek sarılan biri olmadığında.
ne kadar insanların bizi ağlarken görmelerini istemesek de, içten içe gözyaşlarımızı silip bizi teselli edecek birini arıyoruz.
devamını gör...

ilk başlarda gidilen, gezilen yerler ile başlayan*, sonradan yeme-içme, sofra fotoğraflarına evrilen*, sonradan bu hale kadar gelen* ve sonunda da bu işin wc'ye ve yatak odasına kadar umumileşeceğini* düşündüren gereksiz ötesi eylem(ler)dir.

en son 90'lar pop müziğini eleştiriyorduk, şu anda mumla arıyoruz.

umarım şimdi anormal olduğunu düşündüğümüz normallerimiz hep böyle anormal kalır.*
devamını gör...

tarihte, bir kaleyi korumak ve güvenliğini sağlamakla görevli muhafız.
devamını gör...

"brainy is the new sexy" sözünün sahibi kadın.
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim