mallıklar silsilesi bir aldatma hikayesi. bu saftirik adamların hikayelerine hiç üzülmemekle birlikte çokça eğleniyorum.

ya abicim salak mısın sen? hangi sağlık hizmeti tekirdağ'da var ama istanbul'da yok. böyle bir şey olabilir mi ? karın şamana mi gidiyor tekirdağ'da. direk buradan uyanman lazımdı.

ayrıca eşinin beyninde tümör oldu, sen bir kez gitmedin 8 yıl yanına.

neyse bir dahakine dikkat edersin.
devamını gör...

aniden bağırma isteği.
devamını gör...

ingilizcesi " the elephant in the room" olan deyim aslında herkesin bildiği ama gerek toplumsal tabular gerek de başka konular yüzünden kimsenin konuşmaya yanaşmadığı, çekindiği şeyler için kullanılır. örnek verecek olursak seks türk milletinin tabusudur özellikle muhafazakar ailelerde. çocuk yapan bir çiftle konuşurken nasıl seviştiklerini soramazsınız, çocuk yapmak için sevişmiş olmaları gerektiğini bilirsiniz ama bu bir tabu yani odadaki fil olmuştur herkesin toplumun belirlediği ahlak çerçevesinde görmezden gelip yok saydığı şeylerden biri.
devamını gör...

görünmez çekle ödediyse hakkıdır
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

yok yani.

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

bütün medya kuruluşları bir cümlesini bile haber yaptığı için gayet normaldir.
devamını gör...

sadi’yi izledikçe gözlerim doluyor. cidden dizi izlemiyorum -dumm. ama bir arkadaşın evinde denk geldikçe izlerken onu engellemek istemedim ve ben de bu diziyi onla ara ara izlemeye başladım. dizidekiler kurgu da olsa gerçek hayattan alıntılarla dolu bence. sadi gibi çok çekmiş ve hayatı boyunca gün yüzü görmemiş insanların olduğunu hissetmek anlamaya çalışmak bana çok zor geldi. buna rağmen hayata dört elle sarılıp yaşamaya devam etmeleri ise takdire şayan. umarım hayatı boyunca zor günler geçiren insanlar bir şekilde mutlu olmuşlardır sonunda. iyi insanlar iyi şeylere umarım bir şekilde kavuşmuşlardır.
devamını gör...

efsane fallout serisinin ikinci oyunu. ilk oyuna göre çok daha geniş bir haritaya sahiptir. ilk fallout oyunu san fransisco çevresinde geçerken ikinci oyun tüm batı amerika üzerinde geçmektedir.

oyuna bir kabile içerisinde başlarız. bulunduğumuz kabile ilk oyunda oynadığımız karakter tarafından kurulmuştur, ancak kendisi daha sonra kaybolmuştur. bu kabile ise açlık, hastalık gibi tehlikeler çıkmıştır. bu yüzden "geck" adında bir cihazı aramak için içlerinden seçilmiş birini önce bir sınava sokup öyle seçerler. seçilmiş kişiye kabileyi kuran kişinin kıyafeti verilir ve karakterimiz geck denen aleti bulmak için yola koyulur.

oyun dediğim gibi ilk oyuna göre daha büyük oyunda kumarhaneler, mafyalar, reaktör yöneten ghoul'lar, köle kullanan gelişmiş şehirler, amerikan derin devleti, fuhuş, genç bir cumhuriyet ve daha birçok şey barındırıyor.

oyun ilk oyun gibi düşman ile savaşırken tur bazlı ilerliyor. başta insanı çok yorsa bile bir süre sonra insan alışıyor.

oyunun diğer güzel şeyi ise oyun içinde görevleri yapmak için tek bir yol yok. örneğin oyunun başında karakterimizi bir tapınak içinde sınava sokarlar demiştik, tapınağın son kısmında biri ile yumruk yumruğa kavga etmemiz gerek. bunu normal bir şekilde dövüşebiliriz, yumruk yumruğa dövüşmek yerine kuralı çiğneyip direkt olarak saldırabilirsiniz, karşınızda bulunan adamın anahtarlarını çaktırmadan çalıp dövüşmeden kapıyı açıp gidebilirsiniz, onunla dövüşmeden ikna yolu ile geçebilirsiniz. ancak tüm bunlar belli şartlar çerçevesinde oluyor eğer aptal bir karakter yaratırsanız bu adamı ikna edemezsiniz ya da kuralı çiğneyip ona elinizdeki silah ile saldırırsanız dışarı çıktığınızda kabileniz size saldıracaktır.

kısacası hala oynanabilecek bir oyun. ancak oyunda bazen uzun süre oynamayıp yan görevlerde kaybolursanız, yeniden oynamaya başlayınca ne yaptığınızı unutabiliyorsunuz. ayrıca sıkıntılı kontrollerini eklemek lazım. ancak youtube'da oyunun detaylıca anlatıldığı video'lar var oradan rahatça izlenebilir.
devamını gör...

40 years

*
devamını gör...

bi' küçük çilemden bahsedeyim size...

daha önce belirtmiştim fakat denk gelmeyenler için hatırlatmakta fayda görüyorum; ben laz'ım ve evet, genellikle günün bazı saatlerinde kafamın durduğu doğrudur.

bundan yaklaşık 14 sene önce, rahmetli dedemden kalan aile apartmanının çatı katına, benim gibi laz olan babam, kat çıkma kararı aldı. gerekli izinler hem aile büyüğü rahmetli babaannemden hem de belediyeden alındı ve işe koyulduk.

benim, benim gibi laz olan yılların usta marangozu babam, inşaat işlerinde kendisine yardımcı olması için yine bizim gibi laz olan kendi amcasının oğlunu çalışma programına dahil etti.

gerekli yıkım-söküm-zıkkım gibi benim anlamadığım işler hususunda yine laz usulü bir program yapıldı, programa uygun olarak ilk önce bacanın yıkılması ve bu gibi işlerden hiç anlamadığım için amcaoğlunun ayak işlerini benim yapmam kararlaştırıldı.

babamın, babam ve benim gibi laz olan amcasının oğlu 4 katlı binamızın çatısına çıkıp bacaya gerekli müdahaleyi yapmaya başladığı esnada, 4. kattan zemine kadar tek bir beton blok halinde inen baca, binadan tehlikeli bir biçimde tek parça olarak ayrılmaya başladı...

gerçekleşmekte olan şeyi farkeden, babam ve benim gibi laz olan bu amcaoğlu, elinde urgandan hallice bir iple 4.katta bulunan evimize teşrif etti, tek parça beton blok halindeki bacaya ipi, mutfak camından dışarı sarkarak geçirdi ve yine aynı ipi benim elime tutuşturup ''tut'' dedi...

babam ve amcasının oğlu gibi laz olan ben, talimatı kat'i suretle anlayıp ipi, çölde günlerce susuz kalmış bedevinin 1.5 lt erikli su şişesine sarılması gibi tutmuş, yetmezmiş gibi bir de bir kaç tur koluma dolamıştım...

babam ve benim gibi laz olan amcaoğlu, ipi benim elime tutuşturduktan sonra çatıya çıkıp, bacayı kırmak için gerekli müdahalelere başladıktan takribi 2-3 dakika sonra, o koca beton bloğun tek parça halinde yavaşça binadan ayrılışını derbide atılmış jenerik bir golün defalarca verilmesi gibi ağır çekimde izledim. izledim ve ipe, bu ülkede parti başkanlarının genel başkanlık koltuğuna tutunduğu gibi sıkı sıkı tutunarak birazdan olacaklara kendimi hazırladım.

kendimi hazırladığım son gerçekleşmedi elbette. çünkü ben ve babam gibi laz olan amcaoğlu'nu, 17 yaşında bir körpe delikanlı olarak, o koca beton bloğu tek başıma tutabileceğime inandıracak ne mucize gösterdiğimi bilmeden buna inandırmış olduğumdan; bir anda ipin beni çekmesiyle ayaklarım yerden kesilmiş; ipin peşine 4.kattaki mutfak camından dışarı doğru havada süzülürken, son anda aydınlanmamla beraber (istanbul'un havasını teneffüs edip suyunu içtiğimden sanırım son anda aydınlandım) belime kadar camdan dışarı çıktığımda kurtulabilmiştim ancak koluma doladığım o ipten...

tüm bu bir kaç saniyede gerçekleşen olay sonucu ipin kolumdan sıyrılırken ki bıraktığı iz, haftalarca 'nike' amblemini hatırlattı her baktığımda bana. bi'de gerçekten ne kadar fazlaca laz olduğumuzu...

sonradan gelen edit: yaşımla çeliştim 9 değil, 14 sene... al, bak.. laz'ım işte...
devamını gör...

kimi tanımlara sadece beğeni ve favori yeterli gelmiyor.nadiren de olsa ayrıca beğendiğini, kahkahalarla güldüğünü ya da şiddetle katıldığını belli etme ihtiyacı hissediyorsun.bak aynıyız,bak ben de senin gibiyim demek gibi bu..
devamını gör...

bence hali hazırda beyaz sweat tshirt'üm varken böyle bir şey;
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

yapmam çok güzel olurdu. hem sweat'in üzerine baskılanmış nasa yazısından daha güzel bence. *
isteyenlere çoğaltıp gönderebilirim. son feci mars fan club gibi bir kulüp olması lazım ama yoksa saçma olabilir. sonuçta neden olmasın? *
devamını gör...

uğur yücel'e göre çekildiği dönem türkiye'ye gelen seks ve porno filmleri furyası sırasında gösterime girdiği için beklenen gişeyi yapamamış.
devamını gör...

uluslararası uzay istasyonu görevleri için seçilen kişilere verilen çeşitli eğitim programları.

bu eğitimler belli başlı koşullar düşünerek profesyonel ekipler tarafından hazırlanır. eğitimlerin bazıları, uzay istasyonu içindeki genel yaşam şartlarına uyum sağlamayı hedeflerken bir kısmı da acil durumlarda neler yapılması gerektiği konusuna odaklanır.

yer çekimsiz ortama en çok benzeyen ortam su altı olduğundan, uzaya gidecek ve gerektiğinde istasyon dışında çalışacak kişiler, eğitim komplekslerindeki büyük havuzlar içerisinde çalışmalar yaparlar. ağır uzay giysilerini uzun süreler boyunca taşımak için antrenmanlar gerçekleştirirler.

bazı durumlarda zorlu koşullara dayanıklılıklarını test etmek için mağaralarda, sarp kayalık benzeri ortamlarda günlerce kalırlar. doğanın zor koşulları her ne kadar uzayın zor koşulları kadar ağır olmasa da, yine de bazı zorlayıcı durumlarda insanların nasıl davranacağı konusunda belirleyici olabilir.

en ilginç eğitimler, uzaydaki acil durumlar için yapılanlardır. bunlar bir çeşit frp oyunu gibidir. uzman bir ekip önceden belirlediği aksilikleri sırayla uzaya gidecek olan ekibe söyler ve duruma göre çözüm üretmelerini ister. örneğin "x adlı astronot istasyonda öldü." şeklinde bir bilgi verilir ve cesetle nasıl başa çıkılacağı konusunu çözmeleri istenir. daha bu sorun çözülmeden bir anda oyuna başka bir koşul dahil olabilir; dünyadaki insanların gerçekleşen kazadan ve x'in ölümünden haberdar olduğu ve bu durumda nasıl bir kriz yönetimi oluşturacakları sorunu gibi...

bazen de çıkabilecek olası bir yangında ekibin nasıl davranacağı test edilir.

bu tür durumlar, astronot yetiştiren farklı ülkelerde farklı yollar izlenerek çözüldüğünden, örneğin bir grup amerikalı ve rus bir araya geldiğinde anlaşmazlıklara da yol açabilir. zira nasa'da sorunlara farklı şekilde çözüm aranırken roscosmos'ta farklı yöntemler denenir. chris hadfield deneyimlerini aktardığı bir astronottan hayat dersleri adlı kitabında bu konulara değinir. örneğin bir yangın simülasyonu esnasında nasa'da önce mürettabatı kurtarmak, bunun için yangının çıktığı modülden farklı bir modülde toplanmak ve daha sonra yangın için çözüm aramak öncelikli planken, rus eğitimlerinde önce yangının söndürülmesi esastır. bu durumda, yerdeyken böyle simülasyonların yapılması, ekip arasında uzayda çıkması muhtemel olan anlaşmazlıkların yerdeyken halledilmesi anlamına geldiğinden hayati önem taşır.
devamını gör...

kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel
devamını gör...

mesaj -mesaj -mesaj.

mis gibi tertemiz. açık, net, pratik ve hızlı. ayrıca kimseyi rahatsız etmeden iş görülebilir.
devamını gör...

kafa sözlük çocuk korosu'nun beyni, tersi pis olan, dümdüz sayko, dışınızdaki irlandalı ile bonny & clyde türkiye ofisi, hafif sert olduğu takdirde bile süt ile yumuşatılması muhtemel*, tersi pis olan, billur* gibi sesiyle huzur veren insanın mahlası.

tersi pistir demiş miydim?

tersi pistir.

*
devamını gör...

suç örgütü liderlerinin ahlaksız iddialarına konu olan içişleri bakanı sayın soylu'nun yeni söylemi. sayın soylu'nun ahlak anlayışını merak etmiyor değilim açıkçası. tamam ahlaksal norm ve tabulara karşı olabilirim lakin cidden sayın soylu'nun ahlak anlayışını merak ettim. halk açlıktan kırılıyorken saraylarda yaşamak mı ahlak? ya da devletin her organında liyakatsizce yapılan atamalar ve çift maaşlı bürokratlar mı ahlak? yurtlarda çocuklara tecavüz etmek mi ahlak? ya da "bir kereden bir şey olmaz" demek mi? sahi sizin "ahlak" anlayışınız neydi? liste uzar gider de havalar soğudu, silivri de soğuktur bu sıralar. *


batı bizden ekonomik olarak güçlü evet doğru. ama ahlak olarak güçlü değiller.


kaynak 1

kaynak 2

kaynak 3
devamını gör...

ilk okulda yazılan şiirler, yapılan kurlar sonucu yenilen tokatla biten bir aşktı benimki..
devamını gör...

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim