#ödüllü filmler
aksiyon / drama / gerilim
9 / 10
puan ver

öne çıkanlar | diğer yorumlar

son yıllarda izlediğim en yorucu film. eleştirmek anlamında söylemiyorum, film gerçekten yorucu. aksiyon ve gerilim neredeyse hiç bitmedi. atanamamış micheal bay filmin ilk yarısını havai fişek ve ışıklarla tatsız bir hale soksa da hollywood filmi değil neticede. bunun sonucu olarak da amatör anların dışında tahmin edilemeyen yerlere de gidiyoruz.

detaylara gelirsek, müzikleri çok iyi. oyuncular müthiş. benim açımdan çok fazla şiddet vardı ama konu da bu zaten. siyasi ve çarpıcı mesajlar içeren, toplumsal kaygılı, sosyolojik çıkarımlı, sjw orgazmlı anlar yok. dümdüz, tertemiz kaos operası. sağcılar ne yapıyor, dinciler ne diyor, polisler kim, asker nerede hiç belli değil.

çok az filmde, çok kısa sürelerde gördüğümüz plan sekans tekniğini, hem oyuncuların hem de set ekibin yüzleri bulduğu kalabalık mekanlarda ve bu derece aksiyonlu sahnelerde, bu kadar uzun süre uygulayabilen neredeyse hiç film yok. 1917 filminin girişi harikaydı ama athena filminin neredeyse tamamı plan sekans. bunu yapanların oscar alması değil oscarı dağıtması gerekir. çıta artık bu.

bu türde yapılmış en iyi film olabilir. sadece film olarak bakarsam kesinlikle benlik değil. teknik detaylara, müziklere, oyunculuklara bakarsak ne kadar harika olduğunu tarif edemem.

son olarak film boyunca hep kaşlarımı çatıp acımak ve iğrenmek arasında gidip gelirken buldum kendimi. çekim tekniğinden dolayı filmin içindeyim ama gördüğüm kaos ve karakterlerin düştükleri durumlar karşısında da iyi ki orada değilim dedim.

bi de film, kardeşlerinin polis tarafından öldürülmesi sonucu asker, gangster ve anarşist 3 abinin başına gelenleri anlatıyor. gerçi başkanlarının başına açtıkları belalar ve yol ayrımları demek daha doğru. konusunu yazmayı unutmuşum.
devamını gör...
yunan asıllı ünlü fransız yönetmen, politik sinemanın tanrılarından costa-gavras'ın oğlu romain gavras tarafından çekilen, 2022 yılında izleyicinin beğenisine sunulmuş sinema filmi. venedik'te altın aslan için yarıştı ancak eve genç jüri üyelerinin seçimleri sonucu verilen geleceğe bakış ödülü ile döndü festivalden.* neyse ki.

şimdi nasıl sakin kalarak yazabilirim bu filmle ilgili derdimi bilemiyorum açıkçası. bazı teknik detaylarla başlayayım. 99 dakikalık bu sıkıştırılmış film, özellikle tek plan sekans sahneleri ile öne çıkan, temponun hiç düşmediği, izleyici içinde tutmayı becermiş, bir parça huzursuz edici, çokça, baya baya çokça müzik kullanılarak çekilmiş, teknik olarak görece başarılı diyebileceğimiz ancak senaryosu korkunç kötü yazılmış bir iş. hikayede hiçbir bütünlük yok. karakterlerin geçmişlerine, bugünlerine, motivasyonlarına yer vermeyi gerekli görmemiş gavras bu politik(!) filmi çekerken. kariyeri boyunca çokça çektiği müzik kliplerinden hallice, uzun metrajlı bir poetik kaos izletmeyi reva görmüş izleyicisine. üstelik fransız devletinin göçmen politikasını, devlet tarafından terörize edilmiş, ayrıştırılmış, tecrit edilmiş bölgelerde yaşayan insanların hikayesini anlatmak için yola çıktığı bir filmde...

eğer sıradan bir hikaye anlatıyor olsaydı buna elbette bu kadar tepkili yaklaşmazdım. iki sokak çetesi arasındaki gerilim, güç, üstünlük mücadelesi, problemli bir başrol ve onun yarattığı sorunlar etrafından şekillenen bir hikaye... tüm bunlar bu tip bir uygulama ile, birebir bu filmde kullanılan dille anlatılsaydı şu an bambaşka şeyler yazıyor olabilirdim. ama kimse kusura bakmasın da, fransız gettosunda, göçmenlere ev sahipliği yapan bir toplu sosyal konutta yaşayan insanların, polis tarafından dövülerek öldürülmüş 13 yaşında bir çocuğun intikamını almak üzere çıktığı direniş yolunu böyle anlatamazsın! hele hele bu hikayeye öyle bir final hiç yazamazsın. çok sinirliyim. aşırı sinirliyim.

tabi ki isteyen istediği yerden bakar. ana fikre katılmamız ya da katılmamamızın, onu haklı ya da haksız bulmamızın bir önemi yok izleyici olarak. yönetmen muhtemeldir ki 90 yaşındaki babasının utanacağı bir iş yapmayı göze almış izleyiciyi mi önemseyecek? anlatmak istediğim, eleştirdiğim şey filmin mesajı değil, sorumsuzluğu. toplumsal öfkenin, haklı bir direniş mücadelesinin sebeplendirilmeye bile gerek görülmeden sunulması. haksızlığa, şiddete, adaletsizliğe, ayrımcılığa maruz kalan insanların mücadelesine bile küçümseyici, köktenci bir yerden, sadece para odaklı bakabilme hadsizliği. etli de sütlü de yerinde dursun, umurumda değil ben dalgama bakarım anlayışı. yapma kardeşim o zaman. anlatılacak dünya kadar hikaye var. defol git kavga gürültü çek dümdüz!
bunu bir de yetenekli insanlar yaptığında kafayı yiyorum. bir insan 21. yüzyılda yaşayıp da artık devletlerin sebep oldukları sorunların üstünü kapatmaya bile gerek görmeyecek kadar fütursuzca hareket ettikleri bir ortamda, nasıl kitleleri etkileyecek işlerinde bu kadar sorumsuz olabiliyorlar? neyse yazdıkça sinirim artıyor. ben gideyim yemek falan yapayım.
devamını gör...
son zamanlarda adindan cokca bahsedilen bir aksiyon filmi.
filmin anlatmak istedigi sey de gayet acik. hatta belli bir yasta olanlar bu filmde anlatilana da sahit olmustur. paris resmen alev almisti.
bence o zamanki olaylara goz kirpan ve acikcasi anlatilmak istenilen seyin cok da dramatik hale gelmeden, şak diye onumuze sunuldugu muhtesem bir film.
vakti olan izlesin.
devamını gör...
kamera tekniklerini çok beğendiğim film. temasını hiç bozmadan ilerleyen enfes bir yapım olmuş. kaosu hissediyorsunuz. polislerin ortada kaldığı ve motosikletlerin etrafta dolaştığı sahneyi yüksek çözünürlüklü tekrar izleyeceğim.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"athena (film)" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim