#ödüllü filmler

öne çıkanlar | diğer yorumlar

the dark knight filminde joker tek önemsediğiniz para, bu şehre daha klas suçlular lazım der ve tüm birikimini yakar.



nejat işler de ayar vermek için benzer bir şey yapar. onun kadar dramatik olmasa da joker’in paralarını yakması efsanedir.

hatta alfred onun için şöyle der.

(bkz: bazıları sadece dünyanın yandığını izlemek ister)
devamını gör...
bu filmde, genelleme yapmak istemem ama bir çok evliliğin özeti olabilecek yada bir çok kadının evliliğinde ara ara hissettiğine emin olduğum şöyle bir söz vardı.

"kadın eşine seninle cebelleşecegim diye bütün güzel huylarım değişti diyordu"
devamını gör...
durağanlığında bir asalet vardır. su gibi gidişatıyla içmesi üç saat süren, etkisinin geçmesi en az üç gün süren, nevşehir doğasında uzayan fikirleri biçmesi üç ay süren bir filmdir.
devamını gör...
filmi (bkz: doğan cüceloğlu) kitabında okuduğum için izledim bir bölümünde ne okumalıyız ne izlemeliyiz ve ne dinlemeliyiz bölümü vardı sıklıkla sanat sayfalarında önüme çıkıyordu neyse bu gecemi filme ayırdım ve filmi durdura durdura yarısını 3 kişi diğer yarısını da tek izledim biraz kendi fikirlerimi yazıyım dedim ;

burdan (bkz: nuri bilge ceylan)a sesleniyorum şu oyunculara gereğinden fazla mimik ve hareket yükleme... bu sana son uyarım neyse filme döneyim.
film

aslında film acımasız başlıyor daha da acımasız bitiyor ama arada olanlar pek acımasız kısaca film acımasız kış soguğu tadında , biraz daha alt takımdan insanlarla çekilse daha bir güzel olabilirdi alt takım derken tanınmamış oyuncular demek istedim kadro büyük beklenti büyük oluyor hüzün var bol bol iğneleyici laflar var biraz sosyete var biraz alt kademe bol bol aile bol bol medeniyet birazcık kıskançlık birazcık ne olursa olsunculuk birazcık da her şey benim olsunculuk ama olsun
dikkatimi çeken şu oldu arkadaşlarlada izlerken iki kadının konuşurken ki kılıçları çekme hevesi ne kadar güzel yansıtılmış ama bir kadının bir erkekle konuştuğunda çektiği kılıçlarda hiç hafife alınır yani yok neyse abi kardeşin diyalogları eteğindeki taşları dökmeleri vs biraz daha abi kardeş gibi olabilirdi sonrasında kardeşin hiç gözükmemesi de bize bu konuyu tartışın azcık kapısını aralıyor.
bağış konusuna gelecek olursa ana karakterimiz fakirlikten geldiği için o insanlara hep şüpheci kuşkucu yaklaşıyor aslında bu tutumunu hayatına ve hayatındakilere yansıttığı için bu denli eşi rahatsız...

film çok güzel..

izlemenizi tavsiye ederim izlerken benim gibi 3 sapla izlemeyin veya izleyin yalnız izlemektense 3 sapla izlemek nicedir....
devamını gör...
çok ama çok beğendiğim, oyunculuklarıyla ve atmosferiyle insanın hem ruhunu sıkıp sıkıp bırakan, hem de içerisine karadelik gibi çeken filmdir.


aydın karakterinin otele gelen motorcu gezgin genç ile diyaloglarında yalan söylediğini filmin devamında alakasız bir muhabbette görüyoruz. delikanlıda gördüğünü kıskanıp egosunu örselememek için gerim gerim kasılarak bahsettiği özelliklerinin arasına sıkıştırdığı gençken ne biçim de yaşadığı yalanı.
hoca karakteri ile alakalı ilk gördüğümüz sahnede bir karakterden çok tipleme gibi davranması ancak filmin devamında çok fazla göremesek de karakterin derinini bize mükemmel şekilde verildiğini düşünüyorum.
şoför hidayet'in ise hem onlardan olup hem de olmadığı, güce duyduğu şevk ile çalışkanlığı ile kendisi gibi olana utanarak palazlanması, beni alan unsurlardan oldu.
öğretmen levent karakterinin filmde hissettirmese de bir şekilde nihal'i kendine hak gördüğünü düşünüyorum.
geleyim necla'ya, o kadar mutsuz ki başkasının da mutlu olmasını istemiyor. bunu tabi ki kendine itiraf etmeyecek kadar gururlu. ama diğer bir konuda ise filmden haklı olduğunu çıkarttığımız ayrılığından bile pişman, çünkü şimdi yaşadığı hayattan tiksiniyor.
canım haluk abime gelecek olursam, aydın karakteri ile ilgili söylenecek çok fazla söz var. en belirgin olan ise kibri, babasına inanılmaz saygı ve özlem duyduğunu ve onun gibi olamayacağını içten içe bildiğini hissediyorum. bu yüzden de babasının asla yapmadığı şekilde üstten bir tavırla bunu bastırmaya, göstermemeye çalışıyor. kendinden yaşça çok küçük bir kadınla evlenip, kıskançlık gurur ve kibri ile yalnızlaşıyor. atı özgür bırakması aslında nihal' i özgür bırakması anlamına geliyor ve dönerken öldürüp yakaladığı tavşan da nihal'i temsil ediyor.
nihal karakteri ismail ile yaşadığı olaydan sonra gerçeği ile yüzleşiyor. öncesinde bir at olarak temsil edilirken aslında gerçekte olduğu formu bulan tavşan ile de finalize ediliyor. nihalin kafasında ki illüzyonu bu şekilde son buluyor.
ek olarak söylemek istediğim bir şey daha var. ismail'in oğlunun polis olmak istemesi, gücü istemesi anlamına geliyor ve bu çocuk derin travmaları ile geleceğe hazırlanırken izliyoruz.


bu mükemmel filmi bu kadar beklettiğim için kendime kızmıyorum. öyle güzel bir zamanda izledim ki tam da bu zamanda izlemeye ihtiyacım varmış.
devamını gör...
nuri bilge ceylan'ın yazıp yönettiği 2014 yapımlı 3 saatlik türk filmidir.
altın palmiye ödülü kazanmıştır.

kapadokya'ya yerleşen entelektüel aydın'ı, ondan yaşça küçük karısını, farklı dünyaların insanı olmayı, hayata dair bazı dikkat edilmeyen ayrıntıları, iç dünyayı konu edinir.
haluk bilginer
demet akbağ
melisa sözen
nejat işler gibi isimler başrolde yer alır.
kullanıcı tarafından yüklenmiş görsel

mutlu olmayı bilmedik, belki bu yüzden mutlu etmeyi de.
devamını gör...
iptv'ye yeni neler gelmiş diye gezinirken ilk sırada kabak gibi karşıma çıktı. bu filmi her gördüğümde hipnotize olmuş gibi izlemekten kendimi alamıyorum. mecbur 6785. kez yine izleyeceğiz artık.

hidayet p*çi seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım
devamını gör...
az önce eve geldim. yerler buz tuttuğu için yürümekte zorlandım. biraz daha kar yağsa ne güzel tutar şimdi diye geçirdim içimden. eve gelince camdan baktım ki kar başladı. sakin sakin yağıyor. yerler yine bembeyaz oldu. sokak lambasının loş ışığında aşırı güzel görünüyor.

e uykun da yok. ne izlesem diye düşünürken aklıma yine bu film geldi. tam kış uykusu izlemelik bir hava. repliklerin çoğunu ezbere bilsem de bilmem kaçıncı kez yeniden izleyeceğim şimdi.
devamını gör...
nuri bilge ceylan'ın altın palmiye ödülü almış 2014 filmi. baş karakter aydın'ı haluk bilginer oynamış. filmde emekli olmuş bir aktör rolünde ve kapadokya'da kendi mülkiyeti olan bir otel işletiyor. genç karısı rolündeki nihal'i melisa sözen canlandırmış. eşi rolünde ama, aydın'a karşı mesafeli ve soğuk bir eş konumunda. necla karakteri de aydın'ın dul kızkardeşi, onu da demet akbağ canlandırmış ve o da aynı otelde kalıyor. yönetmen nbc, bu filminde de dostoyevski ve çehov'dan esinlenmiştir. mekanlar loş ve sarı ışıklı, nbc her zamanki gibi sarı ışık metaforunu kullanmış. mekanlarda sıklıkla kullanılan ve göze çarpan ışık kaynağı da gaz lambaları. bu ışıklı sahneleri bir zamanlar anadolu'da filminde de görmüştük. orada muhtarın evi ve kızının olduğu sahnede de üst seviyeye çıkarılmıştı. bu film, diğer filmlerine bakarak uzun uzun tiratların fazlaca olduğu bir yapım. 4 saati bulacak kadar uzun konuşmaların hakim olduğu film 3 saat 15 dakikaya indirgenmiş. bir zamanlar anadolu'da filmini de kış uykusu filmindeki gibi hava kapalı ve kış mevsiminde seyretmiştim. kış uykusu filmini seyretmek için de kar, kış ve cumartesi gecesini bekledim. yaz mevsimi ve sıcak havada seyredilse aynı etki ve tılsımı vermez, öyle bir film.
devamını gör...
film fazla detaya sahip ama bir o kadar da gömülü detaylara. film temel olarak entelektüel orta yaş birinin içsel konumunun getirdiği kibir ve üstten bakışını ve fark etse dahi hiçbir şekilde bırakamadığını konu alır. yani tanımı böyle ama filmde hiç kimse masum değil. bir kişi etrafında görünen herkesin açığa çıktığı bir film. yani en azından bana göre.

mesela aydın; karşı fikirleri şayet o konudaki düşünceleri netse, katiyen reddediyor. yanı sıra çok alaycı. hafızası normal seviyelerde olsa bile birçok denileni unutuyor. çünkü gerek görmüyor. yani kibirli. ayrıca karşıdakinin konumuna göre konumlanıyor. çorabınız bir sebeple korkuyorsa, değersizsiniz. sanki anlattığının önemi yokmuş gibi konuşup tevazu yapıyor. kısaca pasif entelektüel.

necla; o kadar işe yaramaz ki her düşüncenin eylemin önüne geçebileceğini savunuyor. üstelik karşı fikirleri dinlemek için değil eleştirmek için istiyor. bunalmış ve saracak bir yerler arıyor. üstelik fazla alıngan ve lafı uzatmaktan keyif alıyor. sözüm ona bilgelik. kafada kuruyor.

nihal; pasif-agresif. iyiliklerini sanki bir koleksiyon gibi biriktirmeye amaçlı. olgun değil çocuk ruhlu. sorumluluk alamıyor. ve dahası kendi sorunlarını başkalarına yüklüyor. fazlasıyla duygusal ve bir o kadar kopuk.

hidayet; herkesle iyi geçinmeye çalışan ama net olamayan biri. iyi olabilmek için herkese farklı olmaya çalışıyor.

ismail; tipik fakir gururunu yansıtıyor. almış eline bir deste parayı, şöminede harlıyor. kimsin lan sen?(!)

mesela hamdi; fazla iyi olmaya çalışıyor. sevilmek isteniyor.

suavi, levent vesaire yani daha detaylı analiz edilebilir fakat temel olarak halkı yansıtıyorlar. herkes içinde bir parça bir şeyler taşıyor, mesajı içeriyor. kimse masum değil. ve isteseniz de kendinizi değiştiremezsiniz. en azından tamamen. filmin adı ise zaten buradan geliyor. farkına varıyorsun fakat değişmek istemiyorsun. fütursuzca umursamaz olmak, kış uykusuna yatmak istiyorsun…
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"kış uykusu (film)" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim