yazarların en sevdiği bitkiler
@pastirmalicorek ve kendim için söylüyorum, orkide. çook güzeller.
he bir de kendim için söyleyeyim siyah gül.
he bir de kendim için söyleyeyim siyah gül.
devamını gör...
instagram tipi tanım beğenme özelliği
lan durdurun beni.
her şeyi beğeniyorum.
fiyuuu. çok iyi bu aga.
her şeyi beğeniyorum.
fiyuuu. çok iyi bu aga.
devamını gör...
gamzedeyim deva bulmam
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
bende biraz gerizekalilik var sanirim, ciddiyim ama...donup dolasip ayni hatalari tekrarlamamin baska bir izahı olamaz. (kendine hakaretten yonetim ceza vermiyordur umarim).
devamını gör...
cemil meriç
her allah'ın günü kulaklarını çınlattığım yazar, fikir işçisi.
henüz lise çağında tanıştım kendisiyle. bu ülke isimli eserindeki diliyle beni kendisine hayran bırakmıştı. zamanla mağaradakiler, umrandan uygarlığa ile okumaya devam ettim. lise son sınıfta türk edebiyatı dersime giren çok muhterem hanımefendi henüz o günler üç eserini okuduğumu söylediğimde çok şaşırmıştı, ne varsa şaşıracak, ben sadece bu ülkesini okudum, onu da zorla okudum demişti, yazık.
cemil meriç azılı bir gomünisttir. öyle böyle değil. ta ki mahkeme salonunda ümitsizlikten doğan bir isyan ile, bir nevi meydan okuyuş tavrıyla, yalnızlık içinde bir şey olmak ihtiyacıyla marksistim diye haykırırken o güne kadar hiç bir işçinin, emekçinin elini tutmadığını fark edene kadar. bütün bir hayatı okumakla geçer. gözlerinin bozulması her ne kadar çok okumasından olsa da âmâ olmasının sebebi merdivenden düşmesidir.
kendisine bu eserleri yazmasını sağlayan şey ne çok okuması, ne de başka bir şey. tek bir sebebi var: itidal
seneler geçmiş mahkeme salonunda ebeveynlerinin ilgisizliği yüzünden ev eşyalarına zarar veren çocuk gibi marksist olduğunu haykıran cemil meriç hayatın getirdiklerini bir buz dağı gibi karşılamıştır. ne yaşadığı ekonomik sıkıntılar, ne sağlık sorunları... seneler onu olup biten her şeye gülüp geçecek birisi yapmıştır.
cemil meriç zamanla gençlik heveslerinden arınmış, kendisini iyice okumaya vermiş, tercüme işleri ile geçimini sağlamaya çalışmıştır. atilla ilhan ile olan mektuplaşmalarından öğreniyoruz ki eserlerinin sağcı yayınevi olan ötüken'den çıkmasından kendisi de pek hoşnut olmasa gerek. neden ötüken sorusuna ise bugün hâlâ geçerliliğini korur gibi karşılık veriyor, solcuların kendisini anlamadığını, eserlerini basmak istemediklerini söylüyor. gel gelelim, bugün hâlâ kimse kendisini anlayabilmiş değil. derdiyle dertlenebilmiş değil.
cemil meriç, karşısındakini anlamaya çalışan birisi. sokrates gibi abidik gubudik sorular sorarak karşısındakini kendi düşüncesini kabul etmeye zorlamıyor. dinliyor, dinliyor, dinliyor... seninki dert mi arkadaş, benim dünyam karardı demiyor dinliyor. kalemi eline alınca karşısındakini, ele aldığı konuları incitmeden, bir çocuğa nasihat eder gibi kendi içinden gelenleri anlatıyor. bunu anlatırken yeri geliyor sayfalar dolusu izah edilebilecek şeyleri bir cümlede izah edebiliyor.
gel gelelim, kendimi bildim bileli, milliyetçi birisi olmama rağmen türkiye'den gitmek istedim. elimde imkan olmasına rağmen gitmedim, gidemedim. ne bileyim... charles baudelaire'in dediği gibi belki de nerede değilsem orada mutlu olacağımı düşündüm. yaşım kaç oldu hâlâ bu ülkede bir şeylerin düzeleceğine dair zerre miktarı ümidim yok ancak kendisinin bir sözü beni burada tuttu: vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını “yaşanmaz”laştıranlardır.
bilmiyorum, bazen keşke kendisini tanımasaydım diyorum, bu söz mıh gibi aklımın bir köşesinde yer etmemiş olsaydı diyorum.
henüz lise çağında tanıştım kendisiyle. bu ülke isimli eserindeki diliyle beni kendisine hayran bırakmıştı. zamanla mağaradakiler, umrandan uygarlığa ile okumaya devam ettim. lise son sınıfta türk edebiyatı dersime giren çok muhterem hanımefendi henüz o günler üç eserini okuduğumu söylediğimde çok şaşırmıştı, ne varsa şaşıracak, ben sadece bu ülkesini okudum, onu da zorla okudum demişti, yazık.
cemil meriç azılı bir gomünisttir. öyle böyle değil. ta ki mahkeme salonunda ümitsizlikten doğan bir isyan ile, bir nevi meydan okuyuş tavrıyla, yalnızlık içinde bir şey olmak ihtiyacıyla marksistim diye haykırırken o güne kadar hiç bir işçinin, emekçinin elini tutmadığını fark edene kadar. bütün bir hayatı okumakla geçer. gözlerinin bozulması her ne kadar çok okumasından olsa da âmâ olmasının sebebi merdivenden düşmesidir.
kendisine bu eserleri yazmasını sağlayan şey ne çok okuması, ne de başka bir şey. tek bir sebebi var: itidal
seneler geçmiş mahkeme salonunda ebeveynlerinin ilgisizliği yüzünden ev eşyalarına zarar veren çocuk gibi marksist olduğunu haykıran cemil meriç hayatın getirdiklerini bir buz dağı gibi karşılamıştır. ne yaşadığı ekonomik sıkıntılar, ne sağlık sorunları... seneler onu olup biten her şeye gülüp geçecek birisi yapmıştır.
cemil meriç zamanla gençlik heveslerinden arınmış, kendisini iyice okumaya vermiş, tercüme işleri ile geçimini sağlamaya çalışmıştır. atilla ilhan ile olan mektuplaşmalarından öğreniyoruz ki eserlerinin sağcı yayınevi olan ötüken'den çıkmasından kendisi de pek hoşnut olmasa gerek. neden ötüken sorusuna ise bugün hâlâ geçerliliğini korur gibi karşılık veriyor, solcuların kendisini anlamadığını, eserlerini basmak istemediklerini söylüyor. gel gelelim, bugün hâlâ kimse kendisini anlayabilmiş değil. derdiyle dertlenebilmiş değil.
cemil meriç, karşısındakini anlamaya çalışan birisi. sokrates gibi abidik gubudik sorular sorarak karşısındakini kendi düşüncesini kabul etmeye zorlamıyor. dinliyor, dinliyor, dinliyor... seninki dert mi arkadaş, benim dünyam karardı demiyor dinliyor. kalemi eline alınca karşısındakini, ele aldığı konuları incitmeden, bir çocuğa nasihat eder gibi kendi içinden gelenleri anlatıyor. bunu anlatırken yeri geliyor sayfalar dolusu izah edilebilecek şeyleri bir cümlede izah edebiliyor.
gel gelelim, kendimi bildim bileli, milliyetçi birisi olmama rağmen türkiye'den gitmek istedim. elimde imkan olmasına rağmen gitmedim, gidemedim. ne bileyim... charles baudelaire'in dediği gibi belki de nerede değilsem orada mutlu olacağımı düşündüm. yaşım kaç oldu hâlâ bu ülkede bir şeylerin düzeleceğine dair zerre miktarı ümidim yok ancak kendisinin bir sözü beni burada tuttu: vatanlarını yaşanmaz bulanlar, vatanlarını “yaşanmaz”laştıranlardır.
bilmiyorum, bazen keşke kendisini tanımasaydım diyorum, bu söz mıh gibi aklımın bir köşesinde yer etmemiş olsaydı diyorum.
devamını gör...
sözlük yazarlarının kedilerinin isimleri
evimde kedi beslemiyorum ama işyerimde tatlı tonton çok kedilerimiz var.
en tatlı kedim yıldız dır. diğerleri nisan, alaca kız, zeyna.
en tatlı kedim yıldız dır. diğerleri nisan, alaca kız, zeyna.
devamını gör...
başak burcu
karşılaştığınızda kaçmanız gereken burç.
devamını gör...
astronot
türkçesi uzaya giden adam şeklindedir.
nasa, esa, csa veya jaxa tarafından eğitilmiş sertifikalandırılmış uzay insanlarına astronot, rus uzay ajansı tarafından eğitilmiş ve sertifikalandırılmış uzay insanlarına kozmonot denir.
nasa, esa, csa veya jaxa tarafından eğitilmiş sertifikalandırılmış uzay insanlarına astronot, rus uzay ajansı tarafından eğitilmiş ve sertifikalandırılmış uzay insanlarına kozmonot denir.
devamını gör...
türkiye'den suriyeliler değil türkler gitsin
başka arzunuz (!)?...
devamını gör...
kaynamış sütün üzerindeki ince kaymak tabakası (yazar)
bazı yazarların kullanıcı adlarını goygoy maksatlı açılan başlıklar sanıyorum, başlığa giriyorum bir bakıyorum ki yeni gelen yazarmış, 'vay alüminyum çok orijinal' diyerek iç geçiriyorum. bu ikinci oldu. şaşırtın beni anacım.
t: tanım gibi kullanıcı adına sahip yazar. hihihihi tanımdan yırttık. keyifli sözlükler sayın yazar.
t: tanım gibi kullanıcı adına sahip yazar. hihihihi tanımdan yırttık. keyifli sözlükler sayın yazar.
devamını gör...
agatha christie
benim 96 tane sayabildiğim eseri vardır. daha fazla da olabilir. polisiye romanlarının en başarılı ismidir. bir kadının bu denli başarılı olması ayrı bir sevindiriyor beni.
devamını gör...
i am melting lannn melting
bildirimleri ile mutlu eden yazar. keyifli sözlükler diliyorum ve kendisine bildirimlerimi yolluyorum.
devamını gör...
çelişki
bir ya da daha fazla önerme arasında uyumsuzluk olması durumudur.
çelişkili iki önerme birlikte değerlendirildiğinde genellikle birbiriyle zıt olan iki mantıksal sonuç ortaya çıkar. bu konuda aristo'nun çelişmeme kanunu der ki "bir şeyin hem kendisi hem de tersi aynı koşulda ve zamanda doğru olamaz.
çelişkili iki önerme birlikte değerlendirildiğinde genellikle birbiriyle zıt olan iki mantıksal sonuç ortaya çıkar. bu konuda aristo'nun çelişmeme kanunu der ki "bir şeyin hem kendisi hem de tersi aynı koşulda ve zamanda doğru olamaz.
devamını gör...
aşı bulunmuş olmasına rağmen insanların ölmesi
bu durum bir tek bana mı garip geliyor? düşünsene tedavisi var aşı var ama her gün insanlar ölüyor. bu durum bence dünyanın ne kadar berbat bir yer olduğunu gösteriyor.
devamını gör...
devletine güvenmeyip mafya babasına inanmak
aslında iki mafya arasında seçim yapmak diyebiliriz. insan ikisi arasında maximum faydayı sağlayacak ve bilgiye erişecek tarafı seçiyo işte. o kadar sıkıcı ki artık az ötede oynayın diyesim geliyo.
devamını gör...
yazarların duydukları enfes cümleler
"kendine inanmaya başlayana kadar kendine ait bir hayatın olmayacak."
devamını gör...
unutulmayan reklam filmleri
anadolu sigorta reklamı.
riks ne olabilir?
riks ne olabilir?
devamını gör...
yazarların şu an dinledikleri şarkı
malt - deprem
devamını gör...
ölmenin en kötü yanı
bitişler,sonlar bunlar hep üzer insanı.en kötü yanı istediğin gibi biri olamadan ölmen olabilir.içsel huzuru bulamaman,değiştirebileceklerini değiştiremeden göçüp gitmen.
devamını gör...
