81.
saygı duymadığınız çocuğunuzun gelecekte kendinden nefret edeceğini garantileme çalışmasıdır. sadece onunla kalsa yine iyi.... kendinden sonra kim bilir kaç kuşağı öyle yetiştirecek bir soy ağacı yaratmaktır. bu nefret skalasını daha da yükseltmek isterseniz çocuk tarafından yapılması gereken her şeyi onun yerine onu yok sayarak yapmanız,onu bir birey olarak görmemeniz,kendi istediğiniz kıyafetleri ona giydirip kendi istediğiniz görevlerin sorumluluklarını o çocuğa yüklemeniz işinizi kolaylaştıracaktır. zira siz bu süreçte çocuğunuza iyilik yapıp kıyamadığınızı düşünürken çocuk zaten toplumun bir parçası olma görevinden kayıp gidecektir. çünkü " baş etme " kavramı zihin şemasında gelişmeyen bu çocuk geleceğin silik karakteri olarak var olmaya çalışmaya cesaretle arada kalacaktır. sonra yetersiz birey,yetersiz akran,yetersiz bir partner ve yetersiz bir 'insan-cık' olarak hep zorbalıklara ve zorbalara maruz kalacaktır. şayet bir gün yolu ona gerçekten yardım etmek isteyen biri ile kesişirse-ki bu çok küçük bir ihtimal- belki profesyonel bir destek alması konusunda kendisine tavsiyelerde bulunacak travmalarla dolu geçmişi telafi edebileceğini söyleyecek ancak o çocuk nerden nasıl başlayacağını yine bilemeyecektir...öncesinde de olduğu gibi yine kendini suçlayacak beceriksiz olduğuna dair hep faturayı kendisine kesecektir.
dahası mı?
ne sosyolojik açıdan ne siyasi açıdan ne kültürel açıdan ne de psikolojik açıdan anlatmalara doyulmaz sevgili okuyucu :)
dahası mı?
ne sosyolojik açıdan ne siyasi açıdan ne kültürel açıdan ne de psikolojik açıdan anlatmalara doyulmaz sevgili okuyucu :)
devamını gör...
82.
ben de onlardan biriyim ailem genellikle endişeli, ürkek bir yapıya sahip olduğu için ben de öyle büyüdüm. iletişim problemim var insanlara acaba selam versem ya da şöyle desem ne olur diye 10 kez düşünürüm. her şeyi vakti geçtikten sonra yapmaya çalışırım. iş işten geçtikten sonra pişman olurum.
devamını gör...
83.
çocuk kendini bilmeye başladığı andan itibaren bir birey olmaya başlar; seçimlerini kendi yapmak, fikirlerini, keşiflerini, isteklerini ebeveynleriyle paylaşmak ister eğer siz o çocuğun seçimlerine, fikir, keşif ve isteklerine kulak vermez onu görmezden gelirseniz öz güvensiz çocuklar yetiştirmiş olursunuz...
karşınızdaki bir çocuk da olsa birey olma çabasını görmezden gelip ruhunda onulmaz yaralar açmayın...
karşınızdaki bir çocuk da olsa birey olma çabasını görmezden gelip ruhunda onulmaz yaralar açmayın...
devamını gör...
84.
ebeveynlerin kendi egolarını tatmin etmek amacıyla bu şekilde yaşamaya mahkum ettiği çocuklar...
devamını gör...
85.
yıllar sonra terapistlere bir sürü para ödeme nedeni
devamını gör...
86.
çocuğunun asla dibinden ayırmayan, tek başına karar vermesine izin vermeyen ve sorumluluk aldırmayan ailenin zavallı çocukları
(bkz: türk aile yapısı)
(bkz: türk aile yapısı)
devamını gör...
87.
günümüz anne babaların en büyük kaygıları. öz güvensiz çocuk yetiştirmeyeceğiz diye birçok anne baba ipin ucunu kaçırmış durumda. öz güven ve kendini bilmezlik arasında ki ince bir çizgiyi atlıyorlar. sonunda şımarık, her istediğini yapabileceğini düşünen nesil. öz güven her istediğini korkusuzca yapabilmek demek değil. kendini bilmek, sınırlarını bilmek, etrafındaki insanların kişisel alanlarını bilmek gibi… bir kavram atılıyor ortaya kimse kavram hakkında bilgi sahibi olmak, öğrenmek için adım atmıyor. birileri böyle davranıyorsa biz de böyle davranmalıyız. hoş geldiniz, içi boş taklitler dünyasına !
devamını gör...
88.
burada en büyük rol model "baba" dır. gelenekselleşmiş bi öğretidir; çocuklarının ceplerine harçlığını koyup tüm sevgilerini, ilgilerini, değerlerini esirgemek, onlardan hayallerini en önemlisi öz güvenlerini çalmak. sonra bu çocuklar hep "ben babamın yaptığını yapmayacağım çocuklarıma" diyerek büyür ama ne acıdır ki bu geleneksellik hiçbir zaman bozulmadı, tam da olmak istemediklerimize dönüştük/dönüşüyoruz :')
devamını gör...
89.
sürekli eleştirerek ya da dengesiz davranışlar sergileyerek sahip olabileceğiniz çocuk tipidir.
devamını gör...
90.
çocuk yetiştirdiğini zannetmektir. hayatını daha yaşamadan elinden almak başka bir şey değil.
devamını gör...
91.
ebeveynlerin evlatlarına yapabilecekleri en büyük kötülüktür.
devamını gör...
92.
yetişkin bir birey olduklarında bile kendi fikirleri, hedefleri olamayan bireyler meydana getiriyorlar. ebeveynlerin iyilik yaptıklarını sanırken evlatlarına yaptıkları en büyük kötülüktür.
devamını gör...
93.
büyük oranda maddiyatla alakalı. özgür bırakmak, müdahale etmek vs. bunların hepsi birer faktör ancak ana etmen ne yazık ki ailenin serveti. zengin bir ailenin çocuğunun özgüvensiz olma ihtimali yok. aptal da olsa zeki de olsa büyürken fazlaca imkana sahip olmak ve devamında bu imkanları kullanacağı alanları kaygısızca keşfetmek bireyi baskın, özgüvenli yapıyor. özgüven sıkıntısı çekenler genel olarak ya dar gelirlidir ya da ekonomik olarak hayatları tatminkar değildir, sallantıdadır. bu durumun kendini yetiştirmek, kültürle vs. aşılması çok zor oluyor. çoğunlukla aşırı özgüven kamuflajı ile törpülemeye çalışıyoruz bunu paramız yoksa.
umut kırıcı olacak ama hayatta her şey dönüp dolaşıp paraya bağlanıyor.
umut kırıcı olacak ama hayatta her şey dönüp dolaşıp paraya bağlanıyor.
devamını gör...
94.
çok kolaydır . kendi çocukluk travmalarınızı onlara yüklerseniz özgüvenlerini en başından kırarsınız . zor olan sırtında destek olup yanlış yaptığında bunu özgüvenini kırmadan ,hatasını düzeltmesine imkan vererek çözmektir. çok büyük sabır ister.
devamını gör...
95.
kültürel olarak aile yapımızın özgüvensiz bireyler vermeye daha uygun olduğunu düşünüyorum. ebeveynler aman yorulmasın, aman üstüne dökmesin, aman kendi düzgün yiyemez ben yedireyim diyerekten çocuğun belli yaştan sonra yapabileceği şeyleri bile yapmaya uğraştığı için çocukta sorumluluk alma yetisi gelişmiyor ve bu da bence maddiyat, ailenin baskısı, büyüdüğü çevre gibi etmenlerin yanı sıra çocuğun özgüvenini ve sorumluluk yetisini köreltiyor.
devamını gör...
96.
o kadar cümle yazılabilir ki bunun üzerine... tamamen rahat olmakla veya tamamen kısıtlanan, ezilen bir çocuk yetiştirmek doğru değil. fikrimce, ebeveynler bunu her zaman kasıtlı yapmaz; yine de dikkat etmeleri, kendilerini bu konuda geliştirmeleri önemli.
o anlar büyüdükçe unutuluyor diye düşünsek de bilinçaltında kaldığı gerçeğini göz ardı edemeyiz. beynimizde bir köşeye çekilen o kıyaslamalar, azarlamalar, kısıtlamalar aslında kendi çapında psikolojik şiddet bana kalırsa. yetişkin bir birey olduğunda bile insanı derinden sarsabilecek potansiyele sahip hepsi.
çocuk, hatası olursa düzeltilmeli ama en baştan hata yapmasın diye de gözü korkutulmamalı, sürekli yanında olunmamalı bence. yeni yürümeye başlayan bir bebeğin arkasından yürümek gibi. en baştan düşmesin diye elinden tutulmaması gerektiği gibi, düştüğünde de kalkmasına yardım etmeyi bilmek gerek. bu, daha sağlıklı ve özgüvenli bireyler olmalarını sağlayacaktır, eminim.
o anlar büyüdükçe unutuluyor diye düşünsek de bilinçaltında kaldığı gerçeğini göz ardı edemeyiz. beynimizde bir köşeye çekilen o kıyaslamalar, azarlamalar, kısıtlamalar aslında kendi çapında psikolojik şiddet bana kalırsa. yetişkin bir birey olduğunda bile insanı derinden sarsabilecek potansiyele sahip hepsi.
çocuk, hatası olursa düzeltilmeli ama en baştan hata yapmasın diye de gözü korkutulmamalı, sürekli yanında olunmamalı bence. yeni yürümeye başlayan bir bebeğin arkasından yürümek gibi. en baştan düşmesin diye elinden tutulmaması gerektiği gibi, düştüğünde de kalkmasına yardım etmeyi bilmek gerek. bu, daha sağlıklı ve özgüvenli bireyler olmalarını sağlayacaktır, eminim.
devamını gör...
97.
tasa edilmemesi, biraz da herkesin kendi göbeğini kesmesine müsade edilmesi gereken durumdur. bazen bunu abartıp çocuğunun cesareti kırılmasın diye, yaptığı her zırtapozluğa ses çıkarmayan ebeveynlere de çok rastlamaya başladık. herkesin özgüvenli olması gerekmiyor, hele ki buna dayanak bir erdem, başarı ya da üretimi yoksa. yersiz bir özgüven yerine, yoksunluğundan duyulacak olan mahcubiyetin, çok daha işlevsel ve yaratıcı bir motivasyon kaynağı olduğunu düşünüyorum. eksik olan her şey kötü değildir. böyle şeylerle de gitmeyin çocuklara. sonra bacak kadar boyuyla tamam olduğunu düşünüp hayatının geri kalanını asalakça üzerimize yıkan, kasıntı moronlardan geçilmiyor
devamını gör...
98.
kimsenin benim gibi olmasını istemem. kimsenin kendinin sevilmeye değer biri olmadığını düşünmesini istemem. bu yüzden özgüven fevkalade önemli. yoksa kendimiz hayatımızı maffediyoruz.
devamını gör...
99.
13 yaşında bir kız çocuğu yeğenim var. okulda kavga olmuş yeğenimin arkadaşı bir başka kızı dövüyor ve bu videoya alınıyor. dayak yiyen kız şikayetçi oluncada ortalık karışıyor haliyle. yalnız bizim kızın bir suçu yok bize anlatılan bu videoyuda izliyoruz elini bile kaldırmamış sadece ayırmak için ugrasıyor. emniyet ifadeye çağırıyor şahit diye ağlayarak günlerce bizi aradılar analı kızlı biz nasıl gideriz nasıl ifade veririz diye. inanılmaz korkmuşlar. öz güven eksikliğine ilk defa bu kadar ayan beyan şahit oldum.
devamını gör...
100.
kendini geliştirmeyen bir halta yaramayan suçu ailesine atmasın.
devamını gör...