ne etkilenmesi birader aşık olduk biz kendi tanımlarımdan derlediğim kitabım evet tractatus logico-descriptus..
devamını gör...
bir ölüden etkilenmektir. eğer ölü yazarları okuyorsanız.
devamını gör...
" zaman insanları değil armutları olgunlaştırır" diyen bir yazardan ya da " her şeyin geçip gittiğine, yaşadıklarımızın geçmişte kaldığına kim inandırabilir bizi?" diyen yazardan etkilenmemek olmaz.
devamını gör...
bazı yazarlar var ki okurken kendinden birşeyler buluyorsun.
özellikle rus yazarlar, sanki bu günü görmüş gibiler.
birde şimdiki yazarlara bakıyorum da resmen laf kalabalığından başka bir şey değil. kağıt israfı.
devamını gör...
etkilensem kaç yazar, adam öleli 200 yıl olmuş.*
devamını gör...
yazarından etkilendiğim için kitabını okumaya karar verişim de bir ihtimâl.
devamını gör...
(bkz: hmm)
devamını gör...
tersi de mümkün. yazardan etkilendiğin için kitabını okursun.
devamını gör...
başıma bir kere geldi evet. keşke öpüşebilsem dediğim bir yazar oldu lakin nekrofili değilim.
tövbe.... tamam nida bu olmaz bu ağır kaçar sus.
ahahah.
devamını gör...
bir başka deyişle hoşlanılan yazarın kitabını alıp okumak.

yaşadık efendim onun da en âlâsını...

seneler önce bir beyefendi ile tanışmıştım. kendisinin yazar olduğunu öğrenince de kitabını almak için soluğu dost kitabevinde aldım. o an içime öyle bir kitap okuma aşkı düştü ki otobüste başladım kitabını okumaya. 3 durak kaçırmışım (yanımdaki kadın inmek için müsaade istemese onu da farketmeyecektim.)

bir yandan kitabın konusunu deli gibi merak ediyor, aynı zamanda "kitabınızı okudum" demek için can atıyordum. diğer amacımda fırsattan istifade kitabı imzalatmaktı. bu süre zarfında günün büyük bir bölümünü yazar bey ile geçiriyor, kitabı hakkında münakaşa ediyor, aramızdaki kıvılcımlara ayraç dayanmıyordu. kitabın konusu da wattpad kitaplarının bi tık üstü, mankenleri düzen kıçı kırık herifin kişisel kitaplarının da bi tık altı. vahim ki ne vahim.

adam ilk aşkı ile yaşadıklarını anlatmış bildiğin kitapta. "ölüyorum, anlasana! gözlerimin önünde birbirlerini seviyorlar" diyen bihter gibi okudum kitabı. mübarek yememiş içmemiş her şeyi de en ince ayrıntısı ile anlatmış. tanışma evresi, hoşlantı evresi, aşık olma, açılma, sevgili olma, kavgalar, ayrılma, hatunun buna posta koyuşu... hatun ya ölmüştü kitabın sonunda ya da başka biriyle evlenmişti. adamla hatun evlenememiş, kitapta mutlu sonla bitmemişti. hemen adam oldu bakın. yazar kimliği düştü gözümde. etkilendiğimiz adam etkisiz elaman oldu birden. öyle bir soğudum ki yazardan kitabın ön ve arka kapağı arasına giren sayfalar gibi aramıza mesafeler girdi.

lakin yazar beyimiz, bana gülseren budayıcıoğlu'nun kitaplarına konu ve malzeme olan "hastalarına" yaptığı muamelenin aynısı yapmaya kalktı. "kitabın devamı niteliğinde olacak 2. serisi'nde senden bahsedeceğim" dedi. kitaplara konu olmadığımız kalmıştı bi. ona göre tanışmamız tesadüf olmayacak kadar olağandışı bir şeydi. lan alt tarafı x kursunda sınıfta yer kalmadığı için mecburen yanındaki tekli koltuğa oturmak zorunda kalmıştım. bunun neresi olağandışı?

neyse artık bunu da yaşamadım demem. kitabı imzalatamadım bu arada çünkü yazar bey ile direkt muhabbeti kestim. gülseren budayıcıoğlu ile anlaştım diyormuşum*


meğer ne çok kitaplara konu olacak şeyler sığdırmışım hayatıma...
devamını gör...
velev ki yazar öldüyse ve etkilendiysen, kara sevda gibi bir şey oluyor. etkilendin ama gidip tanışamıyorsun, ne acı.
devamını gör...
ben etkilenmiştim. çok sevdiğim için de o yazarın bütün kitaplarını okumak istiyorum. şimdilik yaklaşık bir 27 kitabını filan okudum. ama sevindiğin şey yazarın hâlâ yaşıyor olması. bu da yeni kitaplar demek.
devamını gör...
yazar artık yaşamıyorsa vay haline denilecek türdendir.


kitabında okuduğun, ona sormak istediğin bir yazıyı sormak istediğin kişinin şu an çürüyor olması kadar saçma çok az şey vardır.

(bkz: küçük iskender)
devamını gör...
yakınsamaktan olan. yakınsamak neyse, konu kitap olduğu için aklıma geldi işte. hep böyle kelimeler oluyor bazen, zorlama. yazarın da kendi içinde fırtınalı bir hayatı varsa okuyucusunda iz bırakması kaçınılmaz gibi.

çok yaşadım bunu. o zamanlar ayılıp bayılıyorum, nasıl hoşuma gidiyor. kitapta ayrı bir derinlik, yazarın hayatıyla birleştirdiğim parçalar olunca adeta bir şolen. yeme de yanında yat.

yazar burada sarı taksiden bahsetmiş, hayatındaki şu olaya işaret etmiş. şu karakter aslında yazarın kayınçosunu temsil ediyor. nasıl heyecan, ne büyük keşifler.

böyle merakla yaşamları ve kitaplarını irdelediğim, eşleştirdiğim, hayranlık duyduğum yazarlarla bir araya gelme imkanım olunca kalmadı o. kitap, yazarından ayrı bir bütün bence. yazar edebiyat insanıdır, iyi eleştirmen ya da iyi okuyucudur ona söz yok. söz konusu üretimi olan kitap ise yazarından bile ayrı tutuyorum çoğu zaman.

imza gününden fazlası bir sohbet olmasa da olur, eğer teorik bir kitaptan bahsetmiyorsak. kitabın büyüsüyle yazardaki iletişimde olmayabiliyor. hayır, ben tanıdığım yazarın kitabını okumak istemiyorum galiba. tanışılan, konuşulan kişi farklı.

düşündüğüm başka bir şey aslında. yazar kişisi okuyucusu ile tanıştığında mecburi bir yazar kimliğinde. zorunlu olarak bir kimliklendirme, yeni bir karakter giydirme oluyor. okuyucunun karşısındaki yazar kimliği ile kitaplarını yaratan yazarın aynı kişi olduğuna inanmak imkansiz.

o yüzden artık özel bir nedeni veya mecburiyeti yoksa sevdiğim yaşayan yazarlarla sohbet etme hevesim kalmadi. gerek de yok.

ölü olanların ulaşılmazlığı baki. en iyisi. sonsuz bir gizem. yazılmış olanlar ve söylenmiş olanlar var sadece. yaşanacak olanlar yok. canım tezer özlü.
devamını gör...

bu başlığa tanım girmek için olabilirsiniz.

zaten üye iseniz giriş yapabilirsiniz.

"okuduğun kitabın yazarından etkilenmek" ile benzer başlıklar

normal sözlük'ü kullanarak 3. parti dahil tarayıcı çerezlerinin kullanımına izin vermektesiniz. Daha detaylı bilgi için çerez ve gizlilik politikamıza bakabilirsiniz.

online yazar listesini görmek için lütfen giriş yapın.
zaman tüneli köftehor rehberi portakal normal radyo kütüphane kulüpler renk modu online yazarlar puan tablosu yönetim kadrosu istatistikler iletişim