21.
alıntı yaparak değil de şöyle sesi öne alıp doğru şiiri okursan yollar açıktır
devamını gör...
22.
şiir kitabı yazsalar boş..
devamını gör...
23.
sanırım ben papatya sever misin sorusunu bir 150 defa almış olabilirim
sonrasında gelen o
"gülüşü güzel kadınlar, papatyaları severmiş" cümlesi
ay kusucam.
sonrasında gelen o
"gülüşü güzel kadınlar, papatyaları severmiş" cümlesi
ay kusucam.
devamını gör...
24.
aziz nesin'in 'valla bizde her üç kişiden beşi şairdir.." diye tanımladığı toplumun fertleriyiz.
sanırım şiir, tavlamak, kız.. tanımlarımız da bize göredir. buradan şiire bir fatura çıkarmayalım..!
sanırım şiir, tavlamak, kız.. tanımlarımız da bize göredir. buradan şiire bir fatura çıkarmayalım..!
devamını gör...
25.
lisede bir şeyler yazdığımı duyanlar bunu kullanmak istedi ama ben bu amaçla şiir yazdığımı hatırlamıyorum. sırf bu gözle bana bakılmasın diye de özellikle yazdıklarımı kendime sakladım. çok sonradan özellikle gizleme çabasından uzaklaştım ama hep kendim için yazdım. ara ara yazdıklarımı açıp okuyorum, bazen gülüyorum bazen hüzünleniyorum. çoğunlukla gülüyorum çünkü iyi veya kötü onlar benim şiirim ve gördüğümde mutlu oluyorum. çok iyi olanlarla duyduğum gururu anlatamam mesela. glck.
yazmak güzeldir; ister tahta kurularına yazın ister kurda kuşa, yeter ki yazın.
yazmak güzeldir; ister tahta kurularına yazın ister kurda kuşa, yeter ki yazın.
devamını gör...
26.
yakın tarihe kadar yapılmış olan eylem. işe de yarıyormuş. çünkü okuma yazma bilen, dili iyi kullanabilen ve duygularını çekinmeden ifade edebilen insanlar zorlu hayat koşullarında değer görebiliyordu. tabi şiir para getirmiyordu ama zaten paran varsa parası olan diğer insanlar arasında daha seçkin görünüyordun muhtemelen. şimdi bile zengin olup da sanatla uğraşan insanlar ali ağaoğlu gibi tiplere göre daha saygın görünmüyor mu? sanırım bu eylem 2000'lerde çeşitli sebeplerle yerilmeye başlamış. toplumun çoğunluğu bunun işe yaramadığını yada ezikçe olduğunu düşünmeye başladığında ise türkçe şarkıların kalitesi de düşmeye başladı.
bu ikisi direkt bağlantılı mıdır bilmiyorum. ama sıradan insanlar da dili güzel kullanmak için uğraşmışlar zamanında. artık sıradan insanlar (kadınıyla erkeğiyle) güzel sanatlar, güzel konuşma, nezaket gibi kavramlara pek önem vermiyor. belki biraz da o yüzden bu toplumsal çürüme denilen zımbırtı hızla hayatımızı mahvetti. şimdi türkiye'de abuk sabuk sesler çıkararak şarkı adı altında şeyler yayınlıyorlar ve insanlar onları dinliyor. daha mı iyi oldu?
ek: aklıma robin williams'ın ölü ozanlar derneği filmindeki şiirle ilgili konuşması geldi. bu başlığa eklemek istedim. o captain! my captain!
"şiir okumamızın ve yazmamızın sebebi sevimli olması değil. şiir okumamızın ve yazmamızın sebebi insan ırkının birer üyesi olmamız. ve insan ırkı tutkuyla dolu. tıp, hukuk, işletme, mühendislik; bunlar asil uğraşlar ve yaşamı sürdürmek için gerekli. ama şiir, güzellik, romantizm, aşk; işte bunlar için yaşıyoruz."
bu ikisi direkt bağlantılı mıdır bilmiyorum. ama sıradan insanlar da dili güzel kullanmak için uğraşmışlar zamanında. artık sıradan insanlar (kadınıyla erkeğiyle) güzel sanatlar, güzel konuşma, nezaket gibi kavramlara pek önem vermiyor. belki biraz da o yüzden bu toplumsal çürüme denilen zımbırtı hızla hayatımızı mahvetti. şimdi türkiye'de abuk sabuk sesler çıkararak şarkı adı altında şeyler yayınlıyorlar ve insanlar onları dinliyor. daha mı iyi oldu?
ek: aklıma robin williams'ın ölü ozanlar derneği filmindeki şiirle ilgili konuşması geldi. bu başlığa eklemek istedim. o captain! my captain!
"şiir okumamızın ve yazmamızın sebebi sevimli olması değil. şiir okumamızın ve yazmamızın sebebi insan ırkının birer üyesi olmamız. ve insan ırkı tutkuyla dolu. tıp, hukuk, işletme, mühendislik; bunlar asil uğraşlar ve yaşamı sürdürmek için gerekli. ama şiir, güzellik, romantizm, aşk; işte bunlar için yaşıyoruz."
devamını gör...
27.
radyoda program yapan o otlu peynir kokulu, karaşin kara heriflerin, davudi olduğunu zannetikleri homur homur sesleriyle epeyce kadın düşürdüklerini tahmin ediyorum. şiir okuyan heriflere etek indirmek varoş güllerinin alameti farikalarındandır.
devamını gör...
28.
şiir dediğin şey yazmak için yazılmaz ki amaca hizmet etsin. gönülden kopar gelir. tek bir kelimesi dahi dilden, kalemden dökülmez. kalbin şevki, muhabbeti ile peyda olur. hülasa; yazmak için yazılan, satır aralarında kelam benzerliği ile ortaya çıkan metne tav olan kız da şiirden anlamıyordur zaar. o sebeple tencere yuvarlanmış kapağını bulmuştur. hiçbir sorun yok.
devamını gör...
29.
şiir kafasında olmak (bu neyse) gibi büyük iddialarım yok ama ara sıra yılmaz erdoğan aşağılayacak kadar şiir seven biri olarak böyle bir şey hiç duymadım.
hatta baya köklü edebiyat dergilerinde şiirleri yayınlanan, kendini şiire vakfetmiş arkadaşlarım var; onlarda da böyle bir durum yok. (gerçi bunlar ‘kadınlar şiirden anlamaz’ mantığında olduğundan iyi bir ölçü olmayabilir.)
ne bileyim, şiirle kadın tavlanabilecek bir bağlam düşünmekte zorlanıyorum. şiir bu çerçevede biraz ılık bir aura veriyor olabilir.
hatta baya köklü edebiyat dergilerinde şiirleri yayınlanan, kendini şiire vakfetmiş arkadaşlarım var; onlarda da böyle bir durum yok. (gerçi bunlar ‘kadınlar şiirden anlamaz’ mantığında olduğundan iyi bir ölçü olmayabilir.)
ne bileyim, şiirle kadın tavlanabilecek bir bağlam düşünmekte zorlanıyorum. şiir bu çerçevede biraz ılık bir aura veriyor olabilir.
devamını gör...
30.
şiirden de şairden de soğutulduk.
devamını gör...