61.
tecavüzcü ve nefsi müdafa harici katillere uygulanması gereken ceza yöntemi. fikir suçları hariç tutularak gayet de uygulanabilir. bile isteye cinayet işleyen birini, tecavüz, istismar eden birini insan yerine koyuyor musunuz da insan haklarına aykırı diyebiliyorsunuz? bu canavarların itlaf edilmesi gerekiyor. kötüye kimse empati duymaz ve duymaması da gayet normaldir.
devamını gör...
62.
hakimin kalemi kırması ile verdiği mesajdir.
bizim gibi bir ülkede idam cezası olmamalıdır. istisna durumları olabilir ama. bu on yıllarda bir kaç taneyi geçmemelidir. tecavüz denilmiş ben tecavüzce ilaçla hadım taraftariyim. çünkü insalar birbirine iftira atsa bu işin geri dönüşü yok. ki bazen insanlar yıllarca hapishanede kalıp pardon deyip salınıyor. o yüzden idam henüz gelmemelidir.
bizim gibi bir ülkede idam cezası olmamalıdır. istisna durumları olabilir ama. bu on yıllarda bir kaç taneyi geçmemelidir. tecavüz denilmiş ben tecavüzce ilaçla hadım taraftariyim. çünkü insalar birbirine iftira atsa bu işin geri dönüşü yok. ki bazen insanlar yıllarca hapishanede kalıp pardon deyip salınıyor. o yüzden idam henüz gelmemelidir.
devamını gör...
63.
türkiye'de yürürlükte olmayan cezai bir yaptırım.
idam cezası suçu önleyeceği düşüncesiyle talep edilmektedir. cezalar elbette caydırması için getirilir. fakat cezanın şiddetinin artması suçun önlenmesinde tek başına rol oynamaz*. çünkü suçların işlenmesini önleyecek olan esas şey cezanın istikrarlı ve adil şekilde uygulanması, insanların da cezanın ihtiva ettiği hakikati özümsemesidir. yani özünde önemli olan hukuk bilinci gelişmiş bireyler yetiştirmektir. bunun da yolu takdir edersiniz ki eğitimden geçer.
bütün bu unsurları hayata geçirdikten sonra ben hala idamdan yanayım diyebilirsiniz* bunun için de çok iyi işleyen ve işlemeye de devam etmesi gereken bir hukuk sistemine ihtiyacınız vardır. zira yargılamayı yapan hakimler ne kadar iyi hukukçu olursa olsunlar yanlış karar verebilmeleri ihtimal dahilindedir. insan hayatının da yüksek kıymette olduğu bir gerçektir.
ben şahsen idam cezasına karşıyım. tarihi; sosyal çalkantılar, devrimler, idamlar ve savaşlarla geçmiş avrupa'nın hukuki olarak ulaştığı sonuçlar bunu desteklemektedir. şer'i hukuk ve örf'i hukukun birarada uygulandığı bir tarih geçmişine sahip bizler de
bugün hala temel hukuki problemlerle uğraşıyoruz.yanlış anlamayın osmanlı devleti'nin de genel olarak bir hukuk devleti olduğunu söyleyebiliriz*. tıpkı hukuki ahvali içler acısı olan ülkemiz gibi. evet hala hukuk devletiyiz ama yaşam savaşı vererek.
adaletin tesisi için önemli olan hangi sistem olursa olsun hukukun eşit şekilde tatbikidir.
kanaatimce de ihtiyacımız olan şey daha şiddetli cezalardan ziyade* demokratik bir hukuk devletidir.
idam cezası suçu önleyeceği düşüncesiyle talep edilmektedir. cezalar elbette caydırması için getirilir. fakat cezanın şiddetinin artması suçun önlenmesinde tek başına rol oynamaz*. çünkü suçların işlenmesini önleyecek olan esas şey cezanın istikrarlı ve adil şekilde uygulanması, insanların da cezanın ihtiva ettiği hakikati özümsemesidir. yani özünde önemli olan hukuk bilinci gelişmiş bireyler yetiştirmektir. bunun da yolu takdir edersiniz ki eğitimden geçer.
bütün bu unsurları hayata geçirdikten sonra ben hala idamdan yanayım diyebilirsiniz* bunun için de çok iyi işleyen ve işlemeye de devam etmesi gereken bir hukuk sistemine ihtiyacınız vardır. zira yargılamayı yapan hakimler ne kadar iyi hukukçu olursa olsunlar yanlış karar verebilmeleri ihtimal dahilindedir. insan hayatının da yüksek kıymette olduğu bir gerçektir.
ben şahsen idam cezasına karşıyım. tarihi; sosyal çalkantılar, devrimler, idamlar ve savaşlarla geçmiş avrupa'nın hukuki olarak ulaştığı sonuçlar bunu desteklemektedir. şer'i hukuk ve örf'i hukukun birarada uygulandığı bir tarih geçmişine sahip bizler de
bugün hala temel hukuki problemlerle uğraşıyoruz.yanlış anlamayın osmanlı devleti'nin de genel olarak bir hukuk devleti olduğunu söyleyebiliriz*. tıpkı hukuki ahvali içler acısı olan ülkemiz gibi. evet hala hukuk devletiyiz ama yaşam savaşı vererek.
adaletin tesisi için önemli olan hangi sistem olursa olsun hukukun eşit şekilde tatbikidir.
kanaatimce de ihtiyacımız olan şey daha şiddetli cezalardan ziyade* demokratik bir hukuk devletidir.
devamını gör...
64.
türkiye'ye bir daha gelmeyecek bir ceza türüdür.
devamını gör...
65.
idam cezasına çarptırılan suçlunun hayatının sonlandırılması gerekir. hayatının nasıl sonlandırılacağını ilişkin de ayrı bir infaz rejimi vardır. idam cezası batı hukuk sistemlerinde en çok belki de tek karşı çıkılan cezai yaptırımdır. sebebi ise yargılama hatasında geriye dönüşün hiçbir şekilde mümkün olmamasıdır ki en gelişmiş yargı sistemlerinde bile hatalar olabilmekte; maddi gerçekliğe 20-25 yıl sonra ulaşılabilmektedir.
devamını gör...
66.
idam = var olan sorunların çözümünden kaçmak.
öldürmek, yok etmek, ortadan kaldırmak... bunlarla hiçbir şeyin çözülmez tam tersi kelebek etkisi yaratır arkadaşlar. idamı tercih etmek kolaylıktır ve gelecek nesillere hiçbir katkısı yoktur.
yukarıdaki yorumumdan bağımsız ama idam ile alakalı meraklısına bir film önermek isterim. üstad krzysztof kieślowski'den a short film about killing...
öldürmek, yok etmek, ortadan kaldırmak... bunlarla hiçbir şeyin çözülmez tam tersi kelebek etkisi yaratır arkadaşlar. idamı tercih etmek kolaylıktır ve gelecek nesillere hiçbir katkısı yoktur.
yukarıdaki yorumumdan bağımsız ama idam ile alakalı meraklısına bir film önermek isterim. üstad krzysztof kieślowski'den a short film about killing...
devamını gör...
67.
ülkemizde yürürlükte olmayan ceza türü ve şahsi düşüncem bir daha gelmeyeceği yönünde. çoğu zaman düşünüyorum gördüğüm bir haberden sonra neden idam etmezler bu yaratığı diye ama sonra gözümüzün önünde son 10 yıldaki kumpaslar, senelerce hapishanede yatıp suçsuz bulunan insanlar geliyor. ülke olarak buna hazır değiliz bence. içimiz bir nebze olsun soğur bazı durumlarda ama idam edildikten sonra suçsuz olduğu ortaya çıkan örnekler artarsa bunun toplumda açacağı yaralar daha büyük olacaktır.
devamını gör...
68.
her insan, bir adaletsiz ile karsilastiginda huzursuzlanir. bu adaletsizlik kendisine karsi islenmis olsun ya da olmasin. adaleti saglamaktan sorumlu olan yasal kurumlar adaleti yerine getirmediginde, vatandaslar intikam duygusu ile dolar. bazi durumlarda, devlet adaleti yerine getirse bile halkin intikam arzusu dinmeyebilir. bunun nedeni, yasalarin bir suç karsiliginda uygun gordugu cezanin kamuoyu tarafindan yetersiz bulunmasidir. insanligimizdan tiksinmemize neden olacak kadar agir suclar islemis insanlarla karsilastigimizda, aldiklari ceza ne kadar agir olursa olsun bizi tatmin etmeyecektir. bu suclari islemis olan insandan o kadar nefret ederiz ki, dunya uzerindeki butun acilari cekmesini ve hatta bu dunya uzerinden silinmesini, yok edilmesini isteriz. bunlarin hepsi cok dogal. idam cezasi da, bu adaleti yerine getirme arzusunun, bu agiza alinamayacak kadar agir suclari islemis insanlara karsi duyulan nefretin dindirimen bir yolu olarak gorulur.
gunumuzde, kamuoyu medya tarafindan cok kolay bir sekilde kontrol edilebiliyor. bir suru sosyolog bu konu hakkinda 20. yuzyilin ortalarindan beri bir suru sey yazdi ve cizdi. dunyanin en demokratik, en ozgur ulkesinde de yasasaniz, kamuoyu medyanin kolesi durumunda. politik gorusunuz ne olursa olsun, medyanin bir suru bilgi arasindan filtre ederek sectigi bilgilere ulasabiliyorsunuz sadece. bireyin gercekligi, medya tarafindan yaratiliyor. bunu inkar etmenizin ya da bu olayin karsisinda kotu hissetmenizin bir anlami yok cunku bu cok dogal. bir ulkede olan butun olaylari ogrenemezsiniz. bundan mutevellit medyanin sizin icin sectigi bilgiyle yetinmek durumundasiniz.
her gecen gun, kan dondurucu tecavuz ve cinayet haberlerinin arttigi bir gercek. muhtemelen, bu tarz olaylarin sayisi da maalesef artiyor. ancak bu tarz olaylarin, gercekle orantisiz bir sekilde medyaya aktarildigini dusunuyorum. evet, cinayet ve tecavuz vakalari artiyor ancak bu olaylarin hakkinda yapilan haberler daha da hizli artiyor. bu tarz vakalar, eskiden bu kadar medyatize edilmezdi. gunumuzde haberler, sadece cinayet ve tecavuz olaylari ile dolu.
nefret cok guclu bir duygu. cinayet ve tecavuz gibi kan dondurucu, dehset verici olaylar karsisinda hissettigimiz nefret de yerinde bir nefret. amma velakin, nefretin sizi kör etmesine izin vermeyin. nefretinizden dolayi medyanin kamuoyunu sonradan pisman olacaginiz sekilde degistirmesine izin vermeyin. haberler, insanlara surekli nefret ve korku pompaliyor. bu bilincli olarak yapilan bir sey de olabilir, olmayabilir de. ama eger ki bu bilincli olarak yapilan bir sey ise, sunun farkinda olun: insanlara devamli zerk edilen bu nefret ve korkunun amaci birilerinin idam cezasini geri getirmek istemesi ve bunun icin de kamuoyunu hazirlama cabasi olabilir.
"iyi olsun, ben de zaten bunu istiyorum" diyor olabilirsiniz icinizden, ancak bir saniye durup "bu gercekten benim dusuncem mi yoksa medyanin benim duygularimi manipule etmesi sonucunda edindigim bir fikir mi ?" diye sorun kendinize. 10 yil onceki halinize gitmeye calisin, daha yasliysaniz 20 yil, ve kendinize sorun: "ben o vakitler boyle mi dusunuyordum ?". eger fikriniz degistiyse, kendinize fikrinizi degistiren etkenin ne oldugunu sorun.
idam cezasi ve kamuoyu konusunu bir yana birakirsak, simdi idam cezasinin neden dogru bir sekilde olmadigna bakalim. bu konuda bir suru kitap ve film var (birlesmis milletler'in aciklamalarindan bahsetmiyorum bile) ama ben kendi dusuncem ve hislerime agirlik verecegim.
dunya uzerinde, yuzlerce degilse binlerce farkli din var. bu dinlerin birbiri ile celistigi bir suru konu bulunmakta. ancak hepsinin ortak olarak soyledigi bir sey var: oldurmeyeceksin. herhangi bir dine inanin ya da inanmayin, insan etiginin temeli oldurmemek uzerine kurulu. idam edilen mahkumu olduren devlettir. aksini iddia edemezsiniz cunku bu adam biri tarafindan olduruluyor ve bunu karar veren yasalar, bu gerceklestiren de yurutme gucu. devletin bir insan olmadigini dusunup idamin etik oldugunu dusunebilirsiniz ancak devlet, toplumun kendisidir ve halkin verdigi vergiler ile her eylemi yasallastirilir. idam cezasinin sorumlulugu halkin ellerindedir.
siddet, siddeti dogurur. bir sucluyu idam etmekle o sucu ortadan kaldirmiyorsunuz, sucluyu ortadan kaldiriyorsunuz. idam hicbir seyi cozmez. idamin caydiriciligi, dogru kullanilan bir muebbetten fazla degil. idam cezasi olan ulkelerde tecavuz ve cinayetlerin gercekten idam cezasi olmayan ulkelere oranla daha mi oldugunu dusunuyorsunuz ? idam cezasi, daha siddetli, daha vahsi bir toplum olusturmaktan baska bir ise yaramiyor. gandhi'nin soyledigi gibi "goze goz, dise dis butun dunyayi kor birakir".
isledigi suctan dolayi bize kendinden nefret ettiren suclunun idam edilmesi nefretinizi dindirmeyecek. azaltmayacak bile. bir katilden ya da tecavuzcuden nefret etmemizin nedeni o insani varolmasi degil, isledigi suc. idam, o kisinin isledigi sucu geri cevirmez, sadece o sucu isleyeni ortadan kaldirir. idam cezasi, daha fazla korkunun, daha fazla acinin, daha fazla nefretin oldugu bir toplum yaratmaktan baska bir seye yaramaz.
onemli olan sadece adaletin saglanmasi degil, bu tarz suclarin bir daha islenmemesi. madem ki, tecavuz vakalari artiyor, bunun engellenmesi icin ne yapildi ? bu artisa neyin sebep olduguna dair bir arastirma var mi ? bunun nasil engellenbilecegine dair bir arastirma var mi ? halkin bu konuda bilinclenmesi icin ne yapildi ? tecavuze ugramis insanlar nasil bir psikolojik destek goruyor ? destek goruyorlar mi ki bile ? cevreleri tarafindan stigmatize ediliyorlar mi ? eger ediliyorlarsa, buna engel olunmasi ve ailesinin bilinclendirilmesi icin ne yapiliyor ?
akliniz fikriniz insanlarin idam edilmesinde, insanlarin oldurulmesinde. tecavuz kurbanlarinin nasil destek gormesi gerektigi idam cezasi kadar kamuoyunda konusulsa, belki bugun bir hayat kurtarilmis olacakti. bir degil yuzlerce, belki de binlerce insanin intihar etmek yerine, yasamak icin bir umudu olacakti.
gunumuzde, kamuoyu medya tarafindan cok kolay bir sekilde kontrol edilebiliyor. bir suru sosyolog bu konu hakkinda 20. yuzyilin ortalarindan beri bir suru sey yazdi ve cizdi. dunyanin en demokratik, en ozgur ulkesinde de yasasaniz, kamuoyu medyanin kolesi durumunda. politik gorusunuz ne olursa olsun, medyanin bir suru bilgi arasindan filtre ederek sectigi bilgilere ulasabiliyorsunuz sadece. bireyin gercekligi, medya tarafindan yaratiliyor. bunu inkar etmenizin ya da bu olayin karsisinda kotu hissetmenizin bir anlami yok cunku bu cok dogal. bir ulkede olan butun olaylari ogrenemezsiniz. bundan mutevellit medyanin sizin icin sectigi bilgiyle yetinmek durumundasiniz.
her gecen gun, kan dondurucu tecavuz ve cinayet haberlerinin arttigi bir gercek. muhtemelen, bu tarz olaylarin sayisi da maalesef artiyor. ancak bu tarz olaylarin, gercekle orantisiz bir sekilde medyaya aktarildigini dusunuyorum. evet, cinayet ve tecavuz vakalari artiyor ancak bu olaylarin hakkinda yapilan haberler daha da hizli artiyor. bu tarz vakalar, eskiden bu kadar medyatize edilmezdi. gunumuzde haberler, sadece cinayet ve tecavuz olaylari ile dolu.
nefret cok guclu bir duygu. cinayet ve tecavuz gibi kan dondurucu, dehset verici olaylar karsisinda hissettigimiz nefret de yerinde bir nefret. amma velakin, nefretin sizi kör etmesine izin vermeyin. nefretinizden dolayi medyanin kamuoyunu sonradan pisman olacaginiz sekilde degistirmesine izin vermeyin. haberler, insanlara surekli nefret ve korku pompaliyor. bu bilincli olarak yapilan bir sey de olabilir, olmayabilir de. ama eger ki bu bilincli olarak yapilan bir sey ise, sunun farkinda olun: insanlara devamli zerk edilen bu nefret ve korkunun amaci birilerinin idam cezasini geri getirmek istemesi ve bunun icin de kamuoyunu hazirlama cabasi olabilir.
"iyi olsun, ben de zaten bunu istiyorum" diyor olabilirsiniz icinizden, ancak bir saniye durup "bu gercekten benim dusuncem mi yoksa medyanin benim duygularimi manipule etmesi sonucunda edindigim bir fikir mi ?" diye sorun kendinize. 10 yil onceki halinize gitmeye calisin, daha yasliysaniz 20 yil, ve kendinize sorun: "ben o vakitler boyle mi dusunuyordum ?". eger fikriniz degistiyse, kendinize fikrinizi degistiren etkenin ne oldugunu sorun.
idam cezasi ve kamuoyu konusunu bir yana birakirsak, simdi idam cezasinin neden dogru bir sekilde olmadigna bakalim. bu konuda bir suru kitap ve film var (birlesmis milletler'in aciklamalarindan bahsetmiyorum bile) ama ben kendi dusuncem ve hislerime agirlik verecegim.
dunya uzerinde, yuzlerce degilse binlerce farkli din var. bu dinlerin birbiri ile celistigi bir suru konu bulunmakta. ancak hepsinin ortak olarak soyledigi bir sey var: oldurmeyeceksin. herhangi bir dine inanin ya da inanmayin, insan etiginin temeli oldurmemek uzerine kurulu. idam edilen mahkumu olduren devlettir. aksini iddia edemezsiniz cunku bu adam biri tarafindan olduruluyor ve bunu karar veren yasalar, bu gerceklestiren de yurutme gucu. devletin bir insan olmadigini dusunup idamin etik oldugunu dusunebilirsiniz ancak devlet, toplumun kendisidir ve halkin verdigi vergiler ile her eylemi yasallastirilir. idam cezasinin sorumlulugu halkin ellerindedir.
siddet, siddeti dogurur. bir sucluyu idam etmekle o sucu ortadan kaldirmiyorsunuz, sucluyu ortadan kaldiriyorsunuz. idam hicbir seyi cozmez. idamin caydiriciligi, dogru kullanilan bir muebbetten fazla degil. idam cezasi olan ulkelerde tecavuz ve cinayetlerin gercekten idam cezasi olmayan ulkelere oranla daha mi oldugunu dusunuyorsunuz ? idam cezasi, daha siddetli, daha vahsi bir toplum olusturmaktan baska bir ise yaramiyor. gandhi'nin soyledigi gibi "goze goz, dise dis butun dunyayi kor birakir".
isledigi suctan dolayi bize kendinden nefret ettiren suclunun idam edilmesi nefretinizi dindirmeyecek. azaltmayacak bile. bir katilden ya da tecavuzcuden nefret etmemizin nedeni o insani varolmasi degil, isledigi suc. idam, o kisinin isledigi sucu geri cevirmez, sadece o sucu isleyeni ortadan kaldirir. idam cezasi, daha fazla korkunun, daha fazla acinin, daha fazla nefretin oldugu bir toplum yaratmaktan baska bir seye yaramaz.
onemli olan sadece adaletin saglanmasi degil, bu tarz suclarin bir daha islenmemesi. madem ki, tecavuz vakalari artiyor, bunun engellenmesi icin ne yapildi ? bu artisa neyin sebep olduguna dair bir arastirma var mi ? bunun nasil engellenbilecegine dair bir arastirma var mi ? halkin bu konuda bilinclenmesi icin ne yapildi ? tecavuze ugramis insanlar nasil bir psikolojik destek goruyor ? destek goruyorlar mi ki bile ? cevreleri tarafindan stigmatize ediliyorlar mi ? eger ediliyorlarsa, buna engel olunmasi ve ailesinin bilinclendirilmesi icin ne yapiliyor ?
akliniz fikriniz insanlarin idam edilmesinde, insanlarin oldurulmesinde. tecavuz kurbanlarinin nasil destek gormesi gerektigi idam cezasi kadar kamuoyunda konusulsa, belki bugun bir hayat kurtarilmis olacakti. bir degil yuzlerce, belki de binlerce insanin intihar etmek yerine, yasamak icin bir umudu olacakti.
devamını gör...
69.
şu sıralar çok fazla dillendirilen eski bir ceza. ama mevcut kanunları daha sert bir hale getirmediğimiz takdirde idam geri getirilse bile pek çare olacağını düşünmüyorum. ceza sistemimiz de o kadar fazla açık var ki, idam cezası getirilse dahi tek başına çözüm olamayacağı aşikar.
devamını gör...
70.
ibret-i alem diye büyük meydanlarda şeref yoksunu insan müsveddelerine yapılması gereken muamele
devamını gör...
71.
türkiyede uygulanması faciaya dönüşecek olan ceza çeşididir.
mahmut: ahmet fetöcüdür, pis fetöcü!
ahmet: mahmut fetöcü, reisin kullarıyık.
mahmut: ahmet amerigan uşağıdır
devlet: ikisinin de tiz kellesi vurula.
mahmut: ahmet fetöcüdür, pis fetöcü!
ahmet: mahmut fetöcü, reisin kullarıyık.
mahmut: ahmet amerigan uşağıdır
devlet: ikisinin de tiz kellesi vurula.
devamını gör...
72.
etik olarak çok derin bir konudur.sucsuzken öldürdüğün insani geri donduremessin ama sucsuzken yatirdigin adamada yillarini geri veremessin zaten.ayrica idam cezasi siyasi anlamda kötü emellere alet edilebiliyor.son olarak bu konuyla ilgili bir yargiya varmadan önce victor hugonun bir idam mahkumunun son günü adlı romanini okumanizi oneririm,bu roman vaktiyle fransada gundemde olan idam cezasiyla alakali hümanist bir yaklasimla yazılmış bir kitaptir.
devamını gör...
73.
çok ilginç bir cezadır. hapis cezasında hapse attığının ailesini de cezalandırırsın.
idam da ise suçu işleyenin canı karşılığında ailesini o yükten kurtarırsın aslında. bana sorarsan masum olma ihtimali çok küçük de olsa insanlar idam edilmemelidir. binde bir ihtimal bile fazladır insan canı söz konusu olduğunda. vicdanımda katil olduğuna ikna olduğum kadir şeker bile idam edilmemeli. sanma ki acıdığımdan...onu savunabilen ailesi tüm o yıllar boyunca cezayı çekmeli çünkü.
idam da ise suçu işleyenin canı karşılığında ailesini o yükten kurtarırsın aslında. bana sorarsan masum olma ihtimali çok küçük de olsa insanlar idam edilmemelidir. binde bir ihtimal bile fazladır insan canı söz konusu olduğunda. vicdanımda katil olduğuna ikna olduğum kadir şeker bile idam edilmemeli. sanma ki acıdığımdan...onu savunabilen ailesi tüm o yıllar boyunca cezayı çekmeli çünkü.
devamını gör...
74.
yıl 2006, küçüktüm, ilkokula gidiyordum. bütün kanallar ırak'a kilitlenmiş saddam hüseyin'in darağacına giderken çekilen son görüntülerini paylaşıyorlar. daha küçüğüm bir insan bir insana bunu nasıl yapar diye kafayı yiyeceğim. birgun sonra gizlice çekilen idam görüntüleri paylaşılıyor tabi o zamanlar rtük apk herhalde. ben daha da şok geçiriyorum. bir insan öldürülüyor. insanlar tarafından üstelik televizyonlar da paylaşıyor sanki rezil olsun dercesine bu nasıl bir vicdansizliktir diye diye günlerce düşünerek geçiriyorum içimden. büyüklerime soruyorum neden idam denilen bişey var, mecburmu insanlar bunu yapmaya, başka ceza mı yok diyorum.
sonra biraz büyüyorum ortaokula gidiyorum biraz daha bilincleniyorum idam cezalarının geçmişte doğal bir ceza olduğunu öğreniyorum ama hala aklım almıyor idam kararını verenden tutun da asan cellada kadar hiç mi kimse karşı çıkmıyor sonra ne düşünüyorlar empati kuruyorum hükmü veren hakimin o anki halini hissetmeye çalışıyorum, sonra celladın hislerini tahmin etmeye çalışıyorum ama ne yaparsam yapayım kabullenemiyorum böyle bir vahşeti.sonra hükümlünün psikolojisine,düşüncelerine yönelik empati yapıyorum.
sonunda birgün uygulamalı olarak denemeye karar verdim. ev köyde olduğu için evin alt kısmı da var hayvanların kalması için. hayvanlar sütü dokmesin diye inşaat demiri sarkitilmis ve içine sağılan sütlerin bakraclari bu demire asılması için çengel haline getirilmiş. ben bu demiri gözüme kestirmistim. bı tane halatı getirip bir ucunu sıkınca kapanabilecek şekilde bağlayıp boynuma geçirmiştim. halatı kancaya attım diger taraftan düşen kısmını elime aldım tabi amacım ölmek değil. etrafta kimsenin olmamasına özen göstererek yapıyorum. bir idamlinin psikolojisine göre hareket etmeye çalışıyorum.
ve idam zamanı geldi; korkuyorum,heyecanlıyım,birisi görür de yanlış anlar diye de utanıyorum. kendimi boşluğa bırakmamla düğümün boynumu sıkması bir olmuştu.elimde bulunan ipin diğer ucunu da sıkı tutmuşum,bırakamıyorum. herhalde bir insanın elektriğe carpilmasi sonucu bilincini kaybedip elini elektrikten cekememesiyle aynı şeydi. nihayetin de biraz sallandiktan sonra nasıl olduysa artık can havliyle mi desem bırakıp yere tüm hızımla düşmüştüm. düğümü boynumdan çıkarıp derin derin nefes almıştım. boynum bı hafta boyunca ağrıyordu. kötü biseydi.
şimdi artık ben de acımasız olmuşum, vicdandan uzaklaşmışım.
iyi ki asmışlar onu. gereğinden çok fazla yaşamasına müsaade etmişler. zamanında oldurselermis belki halepce katliamı,iran-irak savaşları,körfez savaslari olmicakti. o kadar masum insan işkenceden gecmicekti.
artık bazı durumlarda idam yanlisiyim. özellikle ebeveyn gibi görünüp kendi çocuklarına hallenenler için. bıktık artık bu pisliklerden.
edit: bunu daha bizimkiler bilmiyor sadece sizinle paylaştım. aramızda kalsın.
sonra biraz büyüyorum ortaokula gidiyorum biraz daha bilincleniyorum idam cezalarının geçmişte doğal bir ceza olduğunu öğreniyorum ama hala aklım almıyor idam kararını verenden tutun da asan cellada kadar hiç mi kimse karşı çıkmıyor sonra ne düşünüyorlar empati kuruyorum hükmü veren hakimin o anki halini hissetmeye çalışıyorum, sonra celladın hislerini tahmin etmeye çalışıyorum ama ne yaparsam yapayım kabullenemiyorum böyle bir vahşeti.sonra hükümlünün psikolojisine,düşüncelerine yönelik empati yapıyorum.
sonunda birgün uygulamalı olarak denemeye karar verdim. ev köyde olduğu için evin alt kısmı da var hayvanların kalması için. hayvanlar sütü dokmesin diye inşaat demiri sarkitilmis ve içine sağılan sütlerin bakraclari bu demire asılması için çengel haline getirilmiş. ben bu demiri gözüme kestirmistim. bı tane halatı getirip bir ucunu sıkınca kapanabilecek şekilde bağlayıp boynuma geçirmiştim. halatı kancaya attım diger taraftan düşen kısmını elime aldım tabi amacım ölmek değil. etrafta kimsenin olmamasına özen göstererek yapıyorum. bir idamlinin psikolojisine göre hareket etmeye çalışıyorum.
ve idam zamanı geldi; korkuyorum,heyecanlıyım,birisi görür de yanlış anlar diye de utanıyorum. kendimi boşluğa bırakmamla düğümün boynumu sıkması bir olmuştu.elimde bulunan ipin diğer ucunu da sıkı tutmuşum,bırakamıyorum. herhalde bir insanın elektriğe carpilmasi sonucu bilincini kaybedip elini elektrikten cekememesiyle aynı şeydi. nihayetin de biraz sallandiktan sonra nasıl olduysa artık can havliyle mi desem bırakıp yere tüm hızımla düşmüştüm. düğümü boynumdan çıkarıp derin derin nefes almıştım. boynum bı hafta boyunca ağrıyordu. kötü biseydi.
şimdi artık ben de acımasız olmuşum, vicdandan uzaklaşmışım.
iyi ki asmışlar onu. gereğinden çok fazla yaşamasına müsaade etmişler. zamanında oldurselermis belki halepce katliamı,iran-irak savaşları,körfez savaslari olmicakti. o kadar masum insan işkenceden gecmicekti.
artık bazı durumlarda idam yanlisiyim. özellikle ebeveyn gibi görünüp kendi çocuklarına hallenenler için. bıktık artık bu pisliklerden.
edit: bunu daha bizimkiler bilmiyor sadece sizinle paylaştım. aramızda kalsın.
devamını gör...
75.
amerika'da var türkiye'de de olsun diyen arkadaşlar siz delirdiniz mi? türkiye gibi hukuk sistemi çökmüş bir ülkede idamı getirmek ülkenin idam fermanını vermektir.siz idam cezası gelse bile tecavüzcülerin, sapıkların asılacağını mı sanıyorsunuz?
devamını gör...
76.
allah ın verdiği canı allah almaz geçin bu hümanist ayaklarını. bebeğe, hayvana tecavüz eden, insan yakıp öldüren vahşiler öldürülmelidir. idam kesinlikle olmalıdır. yeryüzündeki potansiyel katiller cezalandırılmalıdır.
devamını gör...
77.
idam o insanlar için kurtuluştur. i*kence çektire çektire canını almak lazım.
devamını gör...
78.
idamın çözüm olduğunu düşünmüyorum. çünkü yapan insanlar aynı pislik işleri sadece üstü kapalı yapmaya devam edecek. gerekirse çevresini tehdit edecek. eğitim ve rehabilitasyonla hata olduğunu farketmesi bir çözümdür diyeceğim ama değildir. kravat taktığı için akıllanmış denilip iyi hal indirimi veriliyor bu durumda adam ağzıyla binbir yalan söyler elbette. bilemiyorum altan. sonu gelmez, kökü kazınmaz bence.
devamını gör...
79.
bazen insanlar akıl almayacak canilikler karşısında suçlu olanın idam edilmesi gerektiği yönünde tavır koyabiliyor. aynı duyguya ben de tutuluyorum. ancak yanlıştır. siyasi ya da hafif gerekçelerle bir çok insanın gereksiz yere idam edildiğini hepimiz biliyoruz. idam sonrasında da yeniden yargılama da artık anlamsızdır. ingiltere'de idamın kaldırılmasına önayak olan timothy evans davası buna örnektir.
evans, 1950 yılında eşi ve kızının öldürmekle suçlanarak idama mahkum edildi. idamdan sonraki süreçte asıl katilin davasında tanıklık da yapan komşusu olduğu, bu süreçte beş kadını daha öldürdüğü ortaya çıktı. evans, davası sırasında açık bir şekilde komşusunun suçlu olduğunu iddia etmişti. çok uzun süre tartışılan bu olay sonunda ingiltere'de idam tartışmaları alevlenmiş ve sonunda da idam cezası kaldırılmıştır.
kaynak
evans, 1950 yılında eşi ve kızının öldürmekle suçlanarak idama mahkum edildi. idamdan sonraki süreçte asıl katilin davasında tanıklık da yapan komşusu olduğu, bu süreçte beş kadını daha öldürdüğü ortaya çıktı. evans, davası sırasında açık bir şekilde komşusunun suçlu olduğunu iddia etmişti. çok uzun süre tartışılan bu olay sonunda ingiltere'de idam tartışmaları alevlenmiş ve sonunda da idam cezası kaldırılmıştır.

devamını gör...
80.
ben sonuna kadar destekliyorum. yalnız kimin idam edileceğine ben karar vereceğim.
devamını gör...
"idam cezası" ile benzer başlıklar
idam
20