üniversiteleri fuhuş evine benzeten öğretim üyesi
rahmetli kemal sunal güzel özetlemiş zamanında: "hiçbir şeyden çekmedik, namuslu gibi görünen namussuzlardan çektiğimiz kadar"
bir de mevlana'nın bir sözü vardı: "kalp deniz, dil kıyıdır. denizde ne varsa kıyıya o vurur."
---
kıyıya vuran pislikleri görüyoruz. bir gayret süpürmeliyiz...
bir de mevlana'nın bir sözü vardı: "kalp deniz, dil kıyıdır. denizde ne varsa kıyıya o vurur."
---
kıyıya vuran pislikleri görüyoruz. bir gayret süpürmeliyiz...
devamını gör...
cesur yeni dünya
ütopya : varolmayan, tasarlanmış bir toplum anlayışı ve yaşantısı.
distopya : ütopik bir toplum anlayışının ve yaşamın anti tezi : anti-ütopya
cesur yeni dünya, aldous huxley'nin distopik bir atmosfere sahip en bilinen romanıdır ve inanılması güç olmasına ragmen 1932 yılında yazılmıştır.
diyorlar ki, huxley'in korktuğu sıradan bir kültür haline gelmekti. halkın; beyinleri yıkanmış, ne derlerse onu yapan düşünemeyen bireyler haline gelmesiydi. bilginin ilgisizlikle boğulmasıydı. sizce de gerçekten bu dünyayı anlatmıyor mu?!
devamını gör...
pame radyo yayını
pame'de bu hafta kadim anadolu kültüründen izler var.
hangi ülkeye ait olduğu konusunda dev tartışmalara yol açan, millileştirmek adına birbirinden farklı tezlerin öne sürüldüğü, ancak eldeki bütün araştırmaların ege'de sonlandığı bir müzik türü var bu hafta. her şey bir yana, çalındı mı insanın içindeki başkaldırıyı ortaya çıkaran o efsanevi ritm var: zeybekiko!
birçok farklı aşamadan geçmiş, yeni üretimlere ve melodilere izin vermiş olan bu türün eski ve geleneksel örnekleri kadar tarih içinde bugünün müzikseverlerine hitap eden şehirleşmiş örneklerini de dinleyeceğimiz yayına herkesi bekliyoruz. ister sofranızı hazırlayın, ister içinizdeki sese kulak verip ayağa kalkın ve şöyle bir salının. zeybekiko ritmleri pazar akşamınızı keyiflendirmek için sözlük radyosunda sizleri bekliyor.
pame radyo yayını, saat 22:30'da radyo.kafasozluk.com adresinde yayında! bekliyoruz.
hangi ülkeye ait olduğu konusunda dev tartışmalara yol açan, millileştirmek adına birbirinden farklı tezlerin öne sürüldüğü, ancak eldeki bütün araştırmaların ege'de sonlandığı bir müzik türü var bu hafta. her şey bir yana, çalındı mı insanın içindeki başkaldırıyı ortaya çıkaran o efsanevi ritm var: zeybekiko!
birçok farklı aşamadan geçmiş, yeni üretimlere ve melodilere izin vermiş olan bu türün eski ve geleneksel örnekleri kadar tarih içinde bugünün müzikseverlerine hitap eden şehirleşmiş örneklerini de dinleyeceğimiz yayına herkesi bekliyoruz. ister sofranızı hazırlayın, ister içinizdeki sese kulak verip ayağa kalkın ve şöyle bir salının. zeybekiko ritmleri pazar akşamınızı keyiflendirmek için sözlük radyosunda sizleri bekliyor.
pame radyo yayını, saat 22:30'da radyo.kafasozluk.com adresinde yayında! bekliyoruz.
devamını gör...
monami
48'lik olanlarına sahip olanların havasının estiği, ilkokulda adeta statü sembolü olarak kabul edilen pastel boya markası.
devamını gör...
psikiyatrik problemlerin insanlara karizmatik gelmesi
erkek: - bir dakikan bir dakikanı tutmuyor, başlarım senin dengesizliklerine. problemin ne senin?
kız- kusura bakma, anlık narsist öfkeyle gelişen şizofrenik travmalar içindeyim.
kız- kusura bakma, anlık narsist öfkeyle gelişen şizofrenik travmalar içindeyim.
devamını gör...
günaydın sözlük
gerçekten günaydın mı artık bilemiyorum. bir döngüye katılmış ve aynı günleri yaşıyormuşum gibi geliyor fakat yine de günümüz aydın olsun.
devamını gör...
şarkı isimlerini 128 milyar dolar ile değiştiriyoruz
128 milyar dolarımız yok deriz.*
devamını gör...
bal porsuğu (yazar)
sözlüğe kaydolduğum günden beri en sevdiğim yazarlarımızdan birisiydi. bahsedildiği gibi "ben gidiyorum, sizi de götüreyim" tarzı bir söylemde de bulunmamıştı. "gidiyorum, iletişimi koparmayalım" gibi bir mesajdı gelen. hal hatır sorardık birbirimize. çok naif bir insandı gidişiyle çok üzmüştür. umarım dönüşüyle sevindirir. sanmıyorum döneceğini ama umarım haksız çıkarım.
devamını gör...
pazar programları
bir dönem televizyonlarımızda şarkıların, türkülerin eksik olmadığı, dönemin en ünlü isimlerinin konuk edildiği, skeç ve yarışmaların yapıldığı şimdi nostalji sembolü olmuş yapımlar.
devamını gör...
mezar taşı okumak
benim de çok sevdiğim aktivitedir. hele ki bazı mezarlarda şiirler ve sözler yazar ya, o anda çok duygulanırım.
devamını gör...
kızların bir şey söylemeden önce bir şey söyleyeceğim demesi
söylemesi kendisi için zor bir şey söyleyecek olabilir. geriliyordur söyleyeceği şeyle ilgili ama söylemek de istiyordur. bir şey söylicem, diye konuya giriş yapıyodur. karşıdakinin tutumuna göre belki kararını değiştirecektir. ya da karşıdakinden cesaret almaya çalışıyodur. kendine zaman kazandırmaya çalışıyodur.
devamını gör...
normallik faşizmi
normallik nedir?
türk dil kurumunun sözlüğünde ''normal'' sözcüğü:
- aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum
- kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun
olarak tanımlanıyor.
pekala : kime göre neye göre?
aşırılığı ne ile ölçüyoruz? eksikliği? ortalama durumu kim belirliyor? kuralları hangi mecralar koydu? alışılagelen nedir? olağan nasıl olunur? neye uygunluk?
tanımı ise; tüm bu unsurların birileri tarafından dayatılmasına normallik faşizmi denir.
eğer normallik tüm bu unsurlar çerçevesinde şekilleniyorsa bu unsurları oluşturan kişi/kişilere ve kurumlara baştan anormal tanısı konmalıdır o halde.
insan özünün yaratıcılığı, davranışları, algılayışı ve eylemlerini bir çerçeve içine oturtmaya çalışmak aşırılık, taşkınlık, uygunsuzluk değil de nedir?
shut the fuck up! lan
türk dil kurumunun sözlüğünde ''normal'' sözcüğü:
- aşırılığı, eksikliği ve taşkınlığı olmama, ortalama durum
- kurala uygun, alışılagelen, olağan, düzgülü, aşırılığı olmayan, uygun
olarak tanımlanıyor.
pekala : kime göre neye göre?
aşırılığı ne ile ölçüyoruz? eksikliği? ortalama durumu kim belirliyor? kuralları hangi mecralar koydu? alışılagelen nedir? olağan nasıl olunur? neye uygunluk?
tanımı ise; tüm bu unsurların birileri tarafından dayatılmasına normallik faşizmi denir.
eğer normallik tüm bu unsurlar çerçevesinde şekilleniyorsa bu unsurları oluşturan kişi/kişilere ve kurumlara baştan anormal tanısı konmalıdır o halde.
insan özünün yaratıcılığı, davranışları, algılayışı ve eylemlerini bir çerçeve içine oturtmaya çalışmak aşırılık, taşkınlık, uygunsuzluk değil de nedir?
shut the fuck up! lan
devamını gör...
foley sanatı
bir filmde olması gereken sesleri stüdyo ortamında üretip kaydetme işlemine foley deniliyor. yani yürüyen kişinin ayak seslerinden kapı seslerine, en ufak bir anahtar sesinden saçını kaşımasına kadar her şey sonradan kaydediliyor. bu işlem film post prodüksiyonlarının ses aşamasının en önemli işlemlerinden birisi olmakla beraber bu işi yapan kişilere de "foley artist" yani foley sanatçısı deniliyor.
filmlerin arkadaki kahramanları
devamını gör...
manipülasyon
(bkz: makyavelizm)
sevilir, uygulanır.
her başarılı tatbik, size zekanızın karşınızdakinden ne kadar üstün olduğunu hissettirir, sizi doyuma ulaştırır.
ama bu doyum geçicidir, tıpkı bir eroin müptelasına, sabit dozların yeterli gelmeyeceği gibi, her seferinde dozu arttırması gerektiği gibi; siz de her tatbiki bir öncekinden daha detaylı, daha derin, daha geniş ölçekli yapmaya çalışırsınız.
en sonunda da kapasitenizin üstünde bir eylemin sonucu olarak, kendi felaketinizi hazırlarsınız.
sevilir, uygulanır.
her başarılı tatbik, size zekanızın karşınızdakinden ne kadar üstün olduğunu hissettirir, sizi doyuma ulaştırır.
ama bu doyum geçicidir, tıpkı bir eroin müptelasına, sabit dozların yeterli gelmeyeceği gibi, her seferinde dozu arttırması gerektiği gibi; siz de her tatbiki bir öncekinden daha detaylı, daha derin, daha geniş ölçekli yapmaya çalışırsınız.
en sonunda da kapasitenizin üstünde bir eylemin sonucu olarak, kendi felaketinizi hazırlarsınız.
devamını gör...
hayatında hiç sevgilisi olmamış kişi
hep söyledim yine söylüyorum, belirli bir olgunluğa ulaşmadan sevgili olmayı doğru bulmuyorum. yaşıtlarım gibi ergen aşk acıları çekmek istemiyorum, üç hafta geçmeden konuştuğum birisini unutmak istemiyorum. her şey kendiliğinden olduğunda güzeldir, zamansız ve kendi çabamla arayıp bulduğum şeye aşk demem çünkü zorlamadır. zamanı gelince her şeyin kendiliğinden olacağına inanıyorum. ve gerçekten değer verdiğim birisiyle olana kadar da sırf kendimi tatmin etmek için kimseyle sevgili olmayacağım. iyi günler.
devamını gör...
iki cümlelik korku hikayesi yaz
dünyadaki son insan odada tek başına oturuyordu. kapı çaldı.
devamını gör...
ufacık çocukları tören diye dondurmak
okulların bok yemesidir.
saat 9:45 oldu ve hala 1. sınıf, 2. sınıf çocukları buz gibi rüzgar altında donduruluyorlar.
saygı duruşu + marş bitsin, sınıfa al devam et ne yapıyorsan.
okuduğunu anlamayıp, duyar kasacaklar varsa peşinen (bkz: böyle koyayım şöyle koyayım)
saat 9:45 oldu ve hala 1. sınıf, 2. sınıf çocukları buz gibi rüzgar altında donduruluyorlar.
saygı duruşu + marş bitsin, sınıfa al devam et ne yapıyorsan.
okuduğunu anlamayıp, duyar kasacaklar varsa peşinen (bkz: böyle koyayım şöyle koyayım)
devamını gör...
schwarzschild yarıçapı
bir kara delik etrafındaki olay ufkunun yarıçapı.
her cisim için belirli bir schwarzschild yarıçapı bulunur. belirli bir cismin sahip olduğu kütleyi, kendisi için geçerli olan bu yarıçaptan daha küçük bir yarıçapa sıkıştırırsanız bir kara delik elde edersiniz. bunun nedeni, kara delik olmak için sadece büyük bir kütlenin yetmemesi ve önemli olanın o kütlenin küçük bir hacim içerisinde, yani büyük bir yoğunluğa neden olacak şekilde bir araya gelmesi.
örneğin güneş'in yarıçapı yaklaşık 700.000 kilometredir. eğer güneş'in şu anki kütlesini 3 km'lik bir yarıçapa sıkıştırabilseydik, elde edeceğimiz cisim bir kara delik olurdu. yani güneş'in schwarzschild yarıçapı 3 km'dir.
aynı şekilde dünya için schwarzschild yarıçapı yaklaşık 9 mm iken, ay için bu sayı yaklaşık 0,11 mm'dir.
***
ek bilgi:
bu isim karl schwarzschild adlı bilim insanının soyadından geliyor. ilginç olan, schwarzschild'in almancada "siyah kalkan" anlamına geliyor oluşu. bu ismin, gerçekten siyah bir cisme bir anlamda kalkan olan olay ufkuna bu kadar uyuyor olması bence ilginç bir tesadüf olmuş.
"nasıl okunuyor yahu bu!" diyenler için link
her cisim için belirli bir schwarzschild yarıçapı bulunur. belirli bir cismin sahip olduğu kütleyi, kendisi için geçerli olan bu yarıçaptan daha küçük bir yarıçapa sıkıştırırsanız bir kara delik elde edersiniz. bunun nedeni, kara delik olmak için sadece büyük bir kütlenin yetmemesi ve önemli olanın o kütlenin küçük bir hacim içerisinde, yani büyük bir yoğunluğa neden olacak şekilde bir araya gelmesi.
örneğin güneş'in yarıçapı yaklaşık 700.000 kilometredir. eğer güneş'in şu anki kütlesini 3 km'lik bir yarıçapa sıkıştırabilseydik, elde edeceğimiz cisim bir kara delik olurdu. yani güneş'in schwarzschild yarıçapı 3 km'dir.
aynı şekilde dünya için schwarzschild yarıçapı yaklaşık 9 mm iken, ay için bu sayı yaklaşık 0,11 mm'dir.
***
ek bilgi:
bu isim karl schwarzschild adlı bilim insanının soyadından geliyor. ilginç olan, schwarzschild'in almancada "siyah kalkan" anlamına geliyor oluşu. bu ismin, gerçekten siyah bir cisme bir anlamda kalkan olan olay ufkuna bu kadar uyuyor olması bence ilginç bir tesadüf olmuş.
"nasıl okunuyor yahu bu!" diyenler için link
devamını gör...
şirinevler
semt adı. eğer başka bir duraktan şirinevlere gelmişseniz inmeniz pek mümkün olmaz. çünkü orada bekleyen insanların buna izin vermediğini defalarca yaşadım o çaresizlikle diğer durakta indim.
devamını gör...
