tüm yazarların profilinde kurucu yazması
23 nisan bu kadar güzel kutlanılırdı. koltuğa geçtik oturduk bugün.teşekkürler ince detaylar için kafa sözlük...
devamını gör...
hormonal
"hormonlarla ilgili olan" anlamına gelen kelime. hormonel şeklinde kullanımı yanlıştır.
devamını gör...
niğde
patatesi, elma ağaçları, hurdacıları ile ünlüdür. buna ilave olarak da gazozu isim yapmıştır.
devamını gör...
ümitcan uygun'un canlı yayında uyuşturucu kullanması
ülkede adalet ve hukuk kavramlarının ne kadar işe yaramaz ve ucube olduğunu gösteren olaydır. yargı satılmış, savcılar gözlerini kapatmış. yazıklar olsun.
devamını gör...
15 yaşında çocukların evlenmesine insan hakkı demek
topluma yön veren insanlar bunlar işte. başımızdakilerin bunlar olduğunu görünce çıldırıyorum.
devamını gör...
birhan keskin
bir röportajında yeryüzünün en güzel hali hangisi? sorusuna insan elinin değmediği bütün halleri güzel cevabını vererek "evren ve insan" ilişkisinin en güzel özetini bir tokat gibi yüzümüze çarpmış olan kadın gibi kadındır. şiirlerin sultanıdır.
-aşk-
sevgilim sabahın erkenini seviyor.
ben geceyi ve esmerliğini onun.
o dorukları seviyor, korkuyor bundan.
ben rüzgârla buluşan tepeyi, tuhaflığı.
ona bir yeşil gülümsüyor,
ben, hayatı delice sevdiysem nasıl,
diyorum, seni de öyle.
o kendi boşluğunda oyalanan günlerde
canı sıkılan bir çocuk gibi uyuyor,
ben göğe bakıyorum geceden.
kendi çukurunu bulmuş deniz gibiyim
diyorum, yanında,
o , sabahları eğilip öpüyor denizi.
çıplağın çıplağımda, rüzgârın dağımda olsun,
esmerliğin gecemde, öyle kal.
"bulutlara bak, gidiyorlar hızla" diyorsun,
yağmur bir yalıyor yüzümü, bir duruyor.
sabahları eğilip yüzüme
öpüşün geçiyor bir,
bir duruyor aklım.
su ve rüzgâr, dağ ve doruk,
sonsuz hepsi,
oysa camdaki sardunya gibi üşür
bana biçtiğin ömür,
ölüm geliyor aklıma bir,
bir, çıplağın çıplağımda.
rüzgârın dağımda olsun, esmerliğin gecemde
öyle kal, sana sonsuz sarıldığımda.
kim bağışlayacak beni kitabından.
-aşk-
sevgilim sabahın erkenini seviyor.
ben geceyi ve esmerliğini onun.
o dorukları seviyor, korkuyor bundan.
ben rüzgârla buluşan tepeyi, tuhaflığı.
ona bir yeşil gülümsüyor,
ben, hayatı delice sevdiysem nasıl,
diyorum, seni de öyle.
o kendi boşluğunda oyalanan günlerde
canı sıkılan bir çocuk gibi uyuyor,
ben göğe bakıyorum geceden.
kendi çukurunu bulmuş deniz gibiyim
diyorum, yanında,
o , sabahları eğilip öpüyor denizi.
çıplağın çıplağımda, rüzgârın dağımda olsun,
esmerliğin gecemde, öyle kal.
"bulutlara bak, gidiyorlar hızla" diyorsun,
yağmur bir yalıyor yüzümü, bir duruyor.
sabahları eğilip yüzüme
öpüşün geçiyor bir,
bir duruyor aklım.
su ve rüzgâr, dağ ve doruk,
sonsuz hepsi,
oysa camdaki sardunya gibi üşür
bana biçtiğin ömür,
ölüm geliyor aklıma bir,
bir, çıplağın çıplağımda.
rüzgârın dağımda olsun, esmerliğin gecemde
öyle kal, sana sonsuz sarıldığımda.
kim bağışlayacak beni kitabından.
devamını gör...
saniyelik salaklıklar
dekanla ciddi ciddi konuşurken hapşırdı, ne alakaysa refleksle , azizallah dedim.
bir keresinde de tepsiden fırlayan kaynar çaylar havada süzülürken tutmak için ellerimi açıp üstüne atlamıştım.
bir keresinde de tepsiden fırlayan kaynar çaylar havada süzülürken tutmak için ellerimi açıp üstüne atlamıştım.
devamını gör...
gecenin kraliçesi çiçeği
ayın altındaki güzellik olarak da bilinen bu eşsiz çiçek, senede sadece bir gün gece yarısında çiçek açtıktan sonra, şafak doğmadan önce ölür. çölde yaşayan bir tür kaktüs olan gecenin kraliçesi - epiphyllum oxypetalum trompet şeklindeki çiçeklerden yaydığı çekici ve büyüleyici kokuları ile ünlüdür. kaudupul (queen of the night) videosu.
devamını gör...
sylvia plath
daha önce antidepresanlardan bir avuç yutarak yaşamına son vermeye çalışmış fakat başarılı olamamıştır.gazla intiharı seçmiş,gazı açarak kafasını fırının içine sokmuş ve yaşamına son vermiştir. içeride uyumakta olan evlatları gazdan etkilenmesin diye kapıları iyice kapatmıştır.intiharı baya düşündürtmüştür.ayrıca sylvia plath öldükten sonra pulitzer ödülü kazanan ilk şairdir.mezar taşında “harlı alevlerin ortasında bile altın nilüfer yetiştirilebilir.” yazmaktadır ve yine bu da beni çok etkilemiştir.
devamını gör...
brothers düğüm salonu radyo yayını
2020 senesinin başında yaptığım seyahat planını pandemi* yüzünden gerçekleştirememiş olmak içimde o kadar büyük bir yara açtı ki sözlük, konunun sene-i devriyesini sevgili dışınızdaki irlandalı ile birlikte radyoda yol hikayeleri konuşarak yaşayalım istedik!
bugün saat 21:00'de hepsi böyle hüzünlü olmamak sözüyle sizleri bizimle yol konuşmaya davet ediyoruz.
son yarım saaaaattttt..
bugün saat 21:00'de hepsi böyle hüzünlü olmamak sözüyle sizleri bizimle yol konuşmaya davet ediyoruz.
son yarım saaaaattttt..
devamını gör...
yazarların itiraf köşesi
*
daha cok kendime not gibi:
iyi niyetten kaybediyorsun, yapma. 3 adim otesini gordugunu biliyorum, gorme artik. her sey, herkes mukemmel olmak zorunda degil; rahat birak artik kendini.
kotuye odaklanip olabilecek iyi seyleri kaciriyorsun, millete yaydigin pozitifligin ondalik kismindan da olsa kendine de sakla nolur.
yazik.
kafandaki filleri tatile gonder.
olmuyorsa olmuyordur, pisman oldugun seylerle kendini uzme daha fazla.
insansin, unutma.
su ic.
lutfen.
daha cok kendime not gibi:
iyi niyetten kaybediyorsun, yapma. 3 adim otesini gordugunu biliyorum, gorme artik. her sey, herkes mukemmel olmak zorunda degil; rahat birak artik kendini.
kotuye odaklanip olabilecek iyi seyleri kaciriyorsun, millete yaydigin pozitifligin ondalik kismindan da olsa kendine de sakla nolur.
yazik.
kafandaki filleri tatile gonder.
olmuyorsa olmuyordur, pisman oldugun seylerle kendini uzme daha fazla.
insansin, unutma.
su ic.
lutfen.
devamını gör...
gelin ve damat düğünde dans ederken ne konuşuyorlar sorunsalı
evlenip boşanmış 87 yaşında biri olarak ben düğünümde neler konuştuğumu bu başlığa tanım gireceğim.
sevicem düğününü akrabasına gece olsa da küvette sevişsek aşkım demiştim.
aşkımda demişti ki sabret ayı oğlu ayı evleniyoruz şurada.
sevicem düğününü akrabasına gece olsa da küvette sevişsek aşkım demiştim.
aşkımda demişti ki sabret ayı oğlu ayı evleniyoruz şurada.
devamını gör...
çilli hatun
gayet tatlı olan hatun. veya kadın. kızıl saçlı ise bir başka oluyor, enfes bir çekicilik kattığını söylemek yanlış olmaz.
devamını gör...
sözlükte siyaset yapmak
sadece sözlükte değil, her ortamda ve durumda yapmamış olsanız da yapmış sayılacağınız eylemdir. maalesef yaşamımızın her alanına öyle veya böyle girmiş bir şeydir siyaset. yanlış gördüğünüz bir şey için yanlış buluyorum diyemezsiniz çünkü hain olmaktan korkarsınız. doğru gördüğünüz bir uygulamayı övemezsiniz çünkü akçomar olmaktan korkarsınız. yeni yılın gelişini kutlamak istersiniz hristiyan özentisi olursunuz. yakıt almak istediğimde bile "bir sonrakinden alalım bu firma x gruba ait." diyeni gördü bu gözler. okuyacak gazete, izleyecek haber bulamazsınız, neyse uzatmayayım. bu kadar fanatizm içinde istemeseniz de bir yere çekileceksiniz. normal, dürüst, objektif birisi mi olmak istiyorsunuz? hep susacaksınız.
devamını gör...
louis aragon
dadaizm'in öncülerinden biri olan ve sürrealizm'in temellerini atan fransız şair ve yazar. gayrimeşru bir çocuk olarak dünyaya gelen aragon, kötü ebeveynlerin büyük kırgınlıklarla beraber bazı zamanlar büyük şairleri de inşa ettiğinin yansıması gibidir. zaman zaman babasının onu istemeyişi, bu uzak ve isteksiz tutumu onun şiirlerine yansımıştır. sanat hayatına da yön veren sol görüşlerinden dolayı ikinci dünya savaşı yıllarında faşizm'e karşı büyük bir tutku ile direnmiştir ve bu süreçte okurken insanın kanının akışını dahi hızlandıran eserler ortaya koymuştur. aragon'un şiirleri; aşk, direniş, başkaldırı, politika ve tutku üzerineydi ama yalnızca şiir yazmadı, onlarca kısa hikaye ve roman yazmıştır ve aynı zamanda uzun yıllar gazetede (l'humanité) denemeler yayımladığını da eklemek gerek.
aragon söz konusu olduğunda; o öldüğünde günleri bile saymayı bıraktığı ve bir çok şiirini adadığı elsa triolet'i anmamak olmaz. 40'lı yıllarda elsa ile evlenen aragon şiirlerinde elsa'dan sık sık bahseder ve zaten bilinen bir gerçek ki aragon elsa'yı daima ilham perisi olarak görmüş ve eserlerine bunu yansıtmaktan da çekinmemiştir.
"ne çok kişi olmuşum yazdıklarımda" der aragon ama bana kalırsa bana baktın gözlerinle şiiri onun aslıdır. sait maden çevirisi ile;
--- alıntı ---
bana baktın gözlerinle
bana baktın gözlerinle ıssız ufka dek
anılardan yıkanmış gözlerinle
bana baktın saf unutuş olan gözlerinle
bana baktın üzerinden belleğin
başıboş nakaratlar üzerinden
solmuş güller üzerinden
aldanmış mutluluklar üzerinden
yürürlükten kalkmış günler üzerinden
mavi unutuş olan gözlerinle baktın bana.
bir şeyler hatırlamıyorsun olan bitenden
ve ilk defa dolaşıyorsun göğü bir baştan bir başa
o lav ve yavaşlık gözlerinle
önündedir dünya tıpkı göz kapaklarının
altında düşündüğün gibi sen onu
başlıyormuş gibi seninle senin önünde
senin rahat bakışınla bitimsizcesine genç
ben de oradayım kıskana kıskana güzelliğini
zavallı sararmış resimlerimle
sen ki yüz çeviriyorsun bunlardan
yeni çayırlar görmek için
sana söz geçmişten konuşmayacağım bir daha
bugün adımlarından başlıyor her şey
elbisenin bir kıvrımıdır bana yaşamaktan kalan
başka şeyin yeri olmadı seni buluyorum en sonunda ben
sevgilim sevgilim inanıyorum sana.
--- alıntı ---
(bkz: le paysan de paris)
(bkz: le mouvement perpétuel)
(bkz: les yeux d'elsa)
(bkz: anicet ou le panorama)
(bkz: pour un réalisme socialiste)
aragon söz konusu olduğunda; o öldüğünde günleri bile saymayı bıraktığı ve bir çok şiirini adadığı elsa triolet'i anmamak olmaz. 40'lı yıllarda elsa ile evlenen aragon şiirlerinde elsa'dan sık sık bahseder ve zaten bilinen bir gerçek ki aragon elsa'yı daima ilham perisi olarak görmüş ve eserlerine bunu yansıtmaktan da çekinmemiştir.
"ne çok kişi olmuşum yazdıklarımda" der aragon ama bana kalırsa bana baktın gözlerinle şiiri onun aslıdır. sait maden çevirisi ile;
--- alıntı ---
bana baktın gözlerinle
bana baktın gözlerinle ıssız ufka dek
anılardan yıkanmış gözlerinle
bana baktın saf unutuş olan gözlerinle
bana baktın üzerinden belleğin
başıboş nakaratlar üzerinden
solmuş güller üzerinden
aldanmış mutluluklar üzerinden
yürürlükten kalkmış günler üzerinden
mavi unutuş olan gözlerinle baktın bana.
bir şeyler hatırlamıyorsun olan bitenden
ve ilk defa dolaşıyorsun göğü bir baştan bir başa
o lav ve yavaşlık gözlerinle
önündedir dünya tıpkı göz kapaklarının
altında düşündüğün gibi sen onu
başlıyormuş gibi seninle senin önünde
senin rahat bakışınla bitimsizcesine genç
ben de oradayım kıskana kıskana güzelliğini
zavallı sararmış resimlerimle
sen ki yüz çeviriyorsun bunlardan
yeni çayırlar görmek için
sana söz geçmişten konuşmayacağım bir daha
bugün adımlarından başlıyor her şey
elbisenin bir kıvrımıdır bana yaşamaktan kalan
başka şeyin yeri olmadı seni buluyorum en sonunda ben
sevgilim sevgilim inanıyorum sana.
--- alıntı ---
(bkz: le paysan de paris)
(bkz: le mouvement perpétuel)
(bkz: les yeux d'elsa)
(bkz: anicet ou le panorama)
(bkz: pour un réalisme socialiste)
devamını gör...
dünya dışı yaşam
dünya dışı yaşam dendiğinde akıllara insan formu gibi evrimin son halkası hayal edilse de aslında ufacık minicik bir bakteri bile yeterlidir dünya dışı yaşamın ispatına.
devamını gör...
cadı avı
kitab-ı mukaddes'de ''bir cadının yaşamasına müsamaha göstermeyeceksin'' şeklindeki sözden dolayı ortaçağ avrupası'nda cadı avı başlamıştır. giderek yozlaşan katolik kilisesinin engizisyon mahkemeleri de bu fikri destekleyip kullanılacak işkence aletlerini kutsama gibi eylemlerde bulunmuştur.
fakat cadılar, o filmlerde gördüğümüz çirkin, siyah pelerinli ve şapkalı kişiler değildi. hatta size bir sır vereyim; süpürgelerine binip uçmuyorlardı da. sadece insanlardı, senin benim gibi insan. tek fark, ortaçağ avrupası'nda doğmuş olmalarıydı. cadı damgası yemek için kadın olmanız, evliliği reddetmeniz, çocuğunuzun olmaması, zayıf olmanız, evinizin önünde bulut olmaması ya da öncesinde kavga ettiğiniz komşunuzun başına kötü bir şey gelmesi yeterdi. insan olmanız, cadılara atfedilen görünüş özelliklerinden veya hareketlerinden sadece bir tanesine bile sahip olmanız yeterdi.
eğer bir kere cadı damgası yenirse, artık ne insandınız ne de cadı, sadece birer ölüydünüz çünkü türlü işkenceden geçirip size olmadığınız şeyi itiraf ettirmeye çalışıyorlardı. itiraf etmezsen, cadısın ve ölürsün. itiraf edersen, zaten cadısın ve yine ölürsün. yapılan işkenceleri buraya yazacak değilim fakat en ünlüsü diri diri yakılmayı söylemekte bir sorun görmüyorum.
fakat cadılar, o filmlerde gördüğümüz çirkin, siyah pelerinli ve şapkalı kişiler değildi. hatta size bir sır vereyim; süpürgelerine binip uçmuyorlardı da. sadece insanlardı, senin benim gibi insan. tek fark, ortaçağ avrupası'nda doğmuş olmalarıydı. cadı damgası yemek için kadın olmanız, evliliği reddetmeniz, çocuğunuzun olmaması, zayıf olmanız, evinizin önünde bulut olmaması ya da öncesinde kavga ettiğiniz komşunuzun başına kötü bir şey gelmesi yeterdi. insan olmanız, cadılara atfedilen görünüş özelliklerinden veya hareketlerinden sadece bir tanesine bile sahip olmanız yeterdi.
eğer bir kere cadı damgası yenirse, artık ne insandınız ne de cadı, sadece birer ölüydünüz çünkü türlü işkenceden geçirip size olmadığınız şeyi itiraf ettirmeye çalışıyorlardı. itiraf etmezsen, cadısın ve ölürsün. itiraf edersen, zaten cadısın ve yine ölürsün. yapılan işkenceleri buraya yazacak değilim fakat en ünlüsü diri diri yakılmayı söylemekte bir sorun görmüyorum.
devamını gör...
hayattan bugüne dek öğrenilen en önemli şey
beklentileri azaltarak yaşamak.
ne kadar beklenti, o kadar hayal kırıklığı.
ne kadar beklenti, o kadar hayal kırıklığı.
devamını gör...
bal böceği
barış manço şarkısıdır. şarkıda naiflik vardır. " seni gidi arı " demek varken "seni gidi bal böceği" demiştir.
devamını gör...
