kitap alıntıları
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
başlık "mesteral" tarafından 08.11.2020 11:05 tarihinde açılmıştır.
521.
yalnızca kelimeler acıyı dindirdi. ve kelimeler insanın aklına geldikçe yalnızlık büyüdü, dayanılmaz oldu.
tutunamayanlar
oğuz atay
tutunamayanlar
oğuz atay
devamını gör...
522.
seni tanımadan önce, ne zaman ‘ben’ diye başlayan bir cümle kursam, vücuduma yüksek gerilim uygulayan son teknoloji ürünü bir tesisin şalter müdürüydüm ve emekli olana dek bu görevde kalacağımı hissediyorum.
(bkz: barış bıçakçı)
(bkz: veciz sözler)
(bkz: barış bıçakçı)
(bkz: veciz sözler)
devamını gör...
523.
"içimdekileri nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum. bazen öyle geliyor ki,adeta bütün dünya, bütün yaşam, her şey içime dolmuş, benden konuşmamı istiyor. nasıl desem; büyük şeyler hissediyorum ama, iş konuşmaya geldiğinde küçük bir çocuk gibi dilim dolanıyor."
(bkz: jack london)
(bkz: martin eden)
(bkz: jack london)
(bkz: martin eden)
devamını gör...
524.
bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. kimi insanın yüreği karanlık, kiminin ki aydınlıktır. geceyle gündüz gibi! dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğu nu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! kendini koru kızım, insanlara karşı kendini koru!
serenad, zülfü livaneli
serenad, zülfü livaneli
devamını gör...
525.
halkının her zaman düştüğü tuzağa o da düşmüştü, demin kendi ağzıyla söylediği gibi kitapta yazılı oldukları söylenenlerin kitaplarda gerçekten olup olmadığını anlayana kadar da düşeceklerdi bu tür tuzaklara.
(inci-john steinback)
(inci-john steinback)
devamını gör...
526.
ona, kimi zaman geleceğin yasını da tutmamız gerektiğini söylemesini, pek çok çiftin gelecekten çok şimdiye sahip olduğunu anlatmasını isterdim. ayrılmak, ilişkiyi bitirmek yalnızca şimdiki zamandan değil, hayal ettikleri gelecekten de vazgeçmek anlamına geliyordu. bir ilişkiyi sonlandırmak, yeni bir hayat kurmak, doğru insanla tanışmak, evlenmek ve çocuk sahibi olmak uzun zaman alabilirdi - sandığından çok daha uzun sürebilirdi. istediklerine sahip olmak için bir süre acı çekmesi gerekebilirdi. ama gerçekle yüzleşmek, ne kadar korkunç olsa da, her zaman alternatifinden daha iyiydi.
(bkz: incelenen hayatlar)
(bkz: stephen grosz)
(bkz: incelenen hayatlar)
(bkz: stephen grosz)
devamını gör...
527.
“bir yangın kuşkusuz her yanı aydınlatabilirdi, ama neden günün doğması beklenmiyordu?”
“bu larvaları yok etmek için ne yapmak gerekir? yoğun bir aydınlık. hiçbir yarasa şafağa karşı koyamaz. toplumu alt katmanlarından aydınlatın.”
“bu larvaları yok etmek için ne yapmak gerekir? yoğun bir aydınlık. hiçbir yarasa şafağa karşı koyamaz. toplumu alt katmanlarından aydınlatın.”
devamını gör...
528.
gecenin sınırında
hiçbir uyku beni sarmıyor.
bilgelik şiirleri, frithjof schuon
hiçbir uyku beni sarmıyor.
bilgelik şiirleri, frithjof schuon
devamını gör...
529.
"neden sadece bir hayal ürünüsün olric?
siz gerçeksiniz de ne oluyor efendimiz."
oğuz atay
tutunamayanlar
siz gerçeksiniz de ne oluyor efendimiz."
oğuz atay
tutunamayanlar
devamını gör...
530.
şunu öğrendim ki balıkların çoğu yaşlanınca ömürlerini boşuna geçirdiklerini söyleyip yakınırlar. sürekli sızlanıp herkesten şikayet ederler. ben bilmek istiyorum, hayat gerçekten bir avuç yerde durmadan dönüp durmak, sonra da yaşlanıp ölüp gitmek mi yoksa bu dünyada başka türlü yaşamak da mümkün mü?
samed behrengi - küçük kara balık
samed behrengi - küçük kara balık
devamını gör...
531.
birkaç kitap getir bana, ama yeni olmasın. yüreğimde yeni bir şey okuyacak güç kalmadı.
çılgın kalabalıktan uzak- thomas hardy
çılgın kalabalıktan uzak- thomas hardy
devamını gör...
532.
hiç geçmeyen, hiç unutulmayan şeyler de var beyefendi! ölünceye kadar insanın sırtından atamayacağı şeyler de var...
(bkz: kuyucaklı yusuf)
(bkz: sabahattin ali)
devamını gör...
533.
ama iyidir saçmalamak dostlarını satmaktan
iyidir adanmak, yalandan
didem madak pul biber mahallesi
iyidir adanmak, yalandan
didem madak pul biber mahallesi
devamını gör...
534.
“ livre: quel qu’il soit, toujours trop long.”
* kitaplar: hangisi olursa olsun, hepsi gereğinden fazla uzundur.
* kitaplar: hangisi olursa olsun, hepsi gereğinden fazla uzundur.
devamını gör...
535.
– biliyor musun olric.
+ neyi efendimiz?
– onunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı.
+ neden efendimiz?
– kalbimdeyken nasıl aklımda derdim?
tutunamayanlar
oğuz atay
+ neyi efendimiz?
– onunla ne zaman lades oynasak hep o kazandı.
+ neden efendimiz?
– kalbimdeyken nasıl aklımda derdim?
tutunamayanlar
oğuz atay
devamını gör...
536.
duygusal hapisten kurtulmanın anahtarı nedir? basitçe; düşünceleriniz duygularınızı yaratır, o zaman duygularınız, düşüncelerinizin doğru olduğunun kanıtı olamaz. hoş olmayan duygular sadece olumsuz bir şey düşündüğünüzün ve ona inandığınızın göstergesidir. duygularınız, yavru ördeklerin annesini izlemesi kadar mutlak biçimde düşüncelerinizi izler. ama yavru ördeklerin sadakatle izlemesi, annenin gittiği yeri bildiğini göstermez.
iyi hissetmek, yeni duygudurum tedavisi - dr. david burns
iyi hissetmek, yeni duygudurum tedavisi - dr. david burns
devamını gör...
537.
devamını gör...
538.
akıllı kişiler, bu dünyadaki mutluluğu yalnız yemek ve içmekten ibaret saymazlar.
gönül ferahlığı için, sürekli büyük şeyleri elde etmeye çalışırlar.
insanlar ile hayvanları birbirinden dört özellik ayırır; bunlar bilgi, namus, akıl ve adalettir.
gönül ferahlığı için, sürekli büyük şeyleri elde etmeye çalışırlar.
insanlar ile hayvanları birbirinden dört özellik ayırır; bunlar bilgi, namus, akıl ve adalettir.
devamını gör...
539.
dünyanın kanıydı petrol. yaşamın, kaya arasında sıkışıp milyonlarca yıl basınca maruz kalmasıyla oluşuyordu. kızılderililerin yaralarına sürdükleri iyileştirici bu mineral, şimdi arabalara konuluyordu. kimseye anlatılmıyordu petrolyumun iyileştirici özelliğini, işi petrolyum olan ağır işçilerin ellerinin neden pamuk kadar yumuşak olduğunu. güneşin, rüzgarın, suyun enerjilerinden yararlanabilecek onlarca teknoloji örtbas edilerek hala dünyanın kanını emiyordu insanlık. gezegenin özüydü petrol, özsuyu, kanı. nasıl anlamazlardı bunu!
aeden - azra kohen
aeden - azra kohen
devamını gör...
540.
""bir kadının mutluluğunu,bir adamın mutsuzluğuna satın alması hoş görülebilir mi?"
(derin akıl ve derin yürek/halil cibran)
(derin akıl ve derin yürek/halil cibran)
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105