kitap alıntıları
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105
başlık "mesteral" tarafından 08.11.2020 11:05 tarihinde açılmıştır.
2081.
devamını gör...
2082.
“yok olmak istiyor benliğiniz ve bu yüzden bedeni aşağılıyorsunuz siz! çünkü artık kendinizden öte bir şey yaratacak halde değilsiniz.
işte bu yüzden yaşama ve yeryüzüne öfkeleniyorsunuz şimdi. haset dolu, bilinçdışı bir kıskançlık var aşağılamanızın şaşı bakışlarında.
ben sizin yolunuzdan yürümüyorum, ey bedeni aşağılayanlar! siz benim için üstinsana giden köprü değilsiniz!”
böyle buyurdu zerdüşt
işte bu yüzden yaşama ve yeryüzüne öfkeleniyorsunuz şimdi. haset dolu, bilinçdışı bir kıskançlık var aşağılamanızın şaşı bakışlarında.
ben sizin yolunuzdan yürümüyorum, ey bedeni aşağılayanlar! siz benim için üstinsana giden köprü değilsiniz!”
böyle buyurdu zerdüşt
devamını gör...
2083.
“ sur harabesi üzerinde çıkan bir yabani incir ağacı gibi…”
kuyucakkı yusuf/ sabahattin ali
kuyucakkı yusuf/ sabahattin ali
devamını gör...
2084.
"sarı özek'te yaşamayı göze almak yürek isterdi. bozkır uçsuz bucaksız, insan ise küçücüktür. insan çok güçlü ve hünerli olmalıydı burada. yoksa çürüyüp giderdi kısa zamanda. sizin iyi ya da kötü olmanız bozkırın umurunda değildi. ama insanın çeşitli tutkuları, arzuları olurdu. başka yerlerde, başka insanların arasında daha iyi bir hayat sürebileceğini, buraya onu kör talihin sürüklediğini düşünürdü. uçsuz bucaksız ve umursamaz bozkırın karşısında insan, şahmerdan'ın üç tekerlekli motosikletindeki akü gibi durduğu yerde boşalır giderdi. şahmerdan motosikletine ne kendisi biner ne de başkasını bindirirdi. bir işe yarayacağı zaman da çalışmazdı. çünkü çalışmayan motor paslanıp kalmış olurdu."
cengiz aytmatov - gün olur asra bedel
cengiz aytmatov - gün olur asra bedel
devamını gör...
2085.
2086.
sevmek ve başka bir varlık için çaba harcamak çok yorucu bir iş ve öldürmekten ve yok etmekten çok daha zor.
duvar (kitap)
devamını gör...
2087.
olaylar olup bitiyor işte, ben de, benden önceki milyonlarca insan gibi, onlarda bir anlam arıyorum, çünkü kibrim olup biten bir şeyin bütün anlamının kendi içinde bulunduğunu itiraf etmeme izin vermek istemiyor.
yalnızca biz, var olamayacak bir anlamın peşinden koşmaya mahkûm edilmişiz. bu idraki günün birinde kabullenebilir miyim bilmiyorum. kana işlemiş ezeli bir büyüklük kompleksini bir kenara bırakmak zordur.
sevgi, sevene ve sevilene yaşamı daha katlanılır kılıyor. ama bunun tek olasılığımız, daha iyi bir yaşam için tek umudumuz olduğunu zamanında fark etmemiz gerekirdi.
(bkz: duvar (kitap))
devamını gör...
2088.
“beni, benimle aynı sınavlardan geçmemiş hiç kimsenin asla anlayamayacağına uyandım.”
altı harfli bir tatlı/şermin yaşar.
altı harfli bir tatlı/şermin yaşar.
devamını gör...
2089.
"siz kalabalıksınız, haklı olan benim."
kitap değil daha, yazıyoruz yavaş yavaş.
kitap değil daha, yazıyoruz yavaş yavaş.
devamını gör...
2090.
-apartman lambasını neden kırdın olm?
-beni gormuyordu. ben gelince yanmıyordu.
-bana da yanmıyor. lamba bozulmus.
erken kaybedenler-emrah serbes
-beni gormuyordu. ben gelince yanmıyordu.
-bana da yanmıyor. lamba bozulmus.
erken kaybedenler-emrah serbes
devamını gör...
2091.
"iki yana düşmüş elleriniz kaldırın," diye yazar incil'de, "dermansız dizlerinizi de.." sonra müritler bütün gece çalışıp da hiç balık tutamadıklarında, "yeniden denize çıkın, daha derinlere gidin, ağlarınızı yeniden serin" denmiştir onlara.
...
yine de sürdürüyorum; yorgunsak eğer, bu daha önce çok uzun bir yolu yürüdüğümüzden değil midir? ve insanın yeryüzünde verilecek bir savaşı olduğu doğruysa, o bezginlik duygusu ve başın yanıp tutuşması, uzun süredir mücadele ettiğimizin bir göstergesi değil midir?
...
yine de sürdürüyorum; yorgunsak eğer, bu daha önce çok uzun bir yolu yürüdüğümüzden değil midir? ve insanın yeryüzünde verilecek bir savaşı olduğu doğruysa, o bezginlik duygusu ve başın yanıp tutuşması, uzun süredir mücadele ettiğimizin bir göstergesi değil midir?
devamını gör...
2092.
"isa'nın her an var olan çift yönlü doğası (insani olanın tanrısal olana ulaşma yönündeki o yüce, son derece insani özlemi), benim için her zaman anlaşılmaz ve gizemli bir sır olmuştur. içimdeki en büyük sevinçler ve acılar, et ile ruh arasındaki o hiç durmayan, amansız çatışmadan kaynaklanır... ve ruhum bu iki gücün savaştığı bir savaş meydanıdır."
— nikos kazancakis
— nikos kazancakis
devamını gör...
2093.
'her mutluluk olasılığının dışında bırakılan bir insanın, ait olmadığı bir dünyaya karşı düşmanlık hissetmemesi için gerçek bir melek olması gerekirdi.'
devamını gör...
2094.
onu çekip sudan çıkardım diye bana öyle minnet dudu ki! atla diyenin ben olduğumu hepten unutmuştu. (john steinbeck- fareler ve insanlar.)
devamını gör...
2095.
2096.
tıpkı bilardo masasının deliğinin kenarında bu işe bir son vermeden önce bir süre nazlanıp olduğu yerde dönerek titreşen toplar gibi birbirimize kavuştuğumuzu söyleyebilecektik.
toplar da epey şiddetli, gümbürtülü şekilde giderler ve aslına bakarsanız, asla bir yere gittikleri yoktur. biz de bir yere gitmeyiz, zaten toprak da yalnızca bu işe yarar, hepimizi kavuşturmaya. hayat devam ettiği sürece kavuşmak olanaksızdır. sizi oyalayan fazlasıyla renk ve çevrenizde hareket eden fazlasıyla insan vardır. ortalık sessiz olmadan kavuşamayız, yani iş işten geçtikten sonra, ölüler gibi. benim de biraz daha hareket etmem, başka yerlere gitmem gerekiyordu. olacakları biliyor olmam bir işe yaramıyordu, elimden bir şey gelmiyordu... onunla birlikte burada kalamazdım.
toplar da epey şiddetli, gümbürtülü şekilde giderler ve aslına bakarsanız, asla bir yere gittikleri yoktur. biz de bir yere gitmeyiz, zaten toprak da yalnızca bu işe yarar, hepimizi kavuşturmaya. hayat devam ettiği sürece kavuşmak olanaksızdır. sizi oyalayan fazlasıyla renk ve çevrenizde hareket eden fazlasıyla insan vardır. ortalık sessiz olmadan kavuşamayız, yani iş işten geçtikten sonra, ölüler gibi. benim de biraz daha hareket etmem, başka yerlere gitmem gerekiyordu. olacakları biliyor olmam bir işe yaramıyordu, elimden bir şey gelmiyordu... onunla birlikte burada kalamazdım.
devamını gör...
2097.
2098.
ben bir noktaysam... odanın ortasında durdu. şu anda odanın köşegenlerinin kesim noktasında bulunuyorum. bütün köşelere sesleniyorum: içinizden birinde kalmış bir tutunamayan var mı?
oğuz atay-tutunamayanlar
devamını gör...
2099.
aynı kitaptan iki alıntı bırakmak istiyorum.
insan olmak.
“fizikteki bileşik kaplar yasası psikolojide de geçerlidir bir yönden yapılan baskı bir başka yönden boşalma neden olur”
“tutucu kişi yapmak istediği ama yaparsa suçlanacağı davranışları başkalarında gördüğünde onları eleştirerek ya da engelleyerek kendi isteklerini ketlemeye çalışır”
insan olmak.
“fizikteki bileşik kaplar yasası psikolojide de geçerlidir bir yönden yapılan baskı bir başka yönden boşalma neden olur”
“tutucu kişi yapmak istediği ama yaparsa suçlanacağı davranışları başkalarında gördüğünde onları eleştirerek ya da engelleyerek kendi isteklerini ketlemeye çalışır”
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
104
105



