kitap alıntıları
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103
başlık "mesteral" tarafından 08.11.2020 11:05 tarihinde açılmıştır.
1381.
''çelebi mehmet'in çoluk çocuğuyla yattığı türbede, hepimize mukadder olan korkunç akıbet, güzel bir günün sonunda bir akşam bahçesinde koklanan güller gibi hüzünlü bir hasret arasından duyulur; o, burada çinilerin solmaz mevsimi içinde o kadar kaybolmuş, erimiş, havadaki sükûnetle, camlardan dökülen mehtap gölgeli ışığa inkılâp etmiştir, hayat aşkı ve sanat onu o kadar benimsemiştir.
bu türbe ve buna benzer yerlerde yatanlar için perdenin arka tarafı, şüphesiz ki sadece tatlı bir uyuşukluk içinde kaybedilmiş nimetlerin hasreti duyulan bir rüyadan ibârettir. onlar, velveleli bir hayatın sonunda dinlendirici hassaları olan bir suda yıkanır gibi bu mezarlarda uyuyorlar ve şimdi, biz, onların mezarlarını gezerken hayatlarında bir an bile yanlarına uğramamış olan bu sükûnun, büyük bir deniz gibi etrafımızda dalga dalga yükseldiğini hissediyoruz. bize bu sükûn vehmini veren şey, şüphesiz ki sanattır. bütün ömrü boyunca didişen, yabancı şöyle dursun oğul-kardeş kanı dökmekten çekinmeyen insanlar, usta mimarların ve sanatkârların ellerinden sızan hüner ve rahmâniyet sâyesinde bir evliya tâlihini paylaşıyorlar.'' (beş şehir - ahmet hamdi tanpınar)
bu türbe ve buna benzer yerlerde yatanlar için perdenin arka tarafı, şüphesiz ki sadece tatlı bir uyuşukluk içinde kaybedilmiş nimetlerin hasreti duyulan bir rüyadan ibârettir. onlar, velveleli bir hayatın sonunda dinlendirici hassaları olan bir suda yıkanır gibi bu mezarlarda uyuyorlar ve şimdi, biz, onların mezarlarını gezerken hayatlarında bir an bile yanlarına uğramamış olan bu sükûnun, büyük bir deniz gibi etrafımızda dalga dalga yükseldiğini hissediyoruz. bize bu sükûn vehmini veren şey, şüphesiz ki sanattır. bütün ömrü boyunca didişen, yabancı şöyle dursun oğul-kardeş kanı dökmekten çekinmeyen insanlar, usta mimarların ve sanatkârların ellerinden sızan hüner ve rahmâniyet sâyesinde bir evliya tâlihini paylaşıyorlar.'' (beş şehir - ahmet hamdi tanpınar)
devamını gör...
1382.
"bilinen her dinin yegane ortak esası. insan halinin müşterek, evrensel varsayımı."
"nedir o?"
"zincir hayatın esasen kafana bok dökülmesi için bir kuyrukta beklemek olduğunu söylerdi. herkesin sırada bir yeri vardır, sıradan çıkamazsın ve tam kendi payına düşen bok miktarını atlattığına sevinmeye başlarken kuyruğun aslında dairesel olduğunu keşfedersin."
hırsızlar cumhuriyeti - scott lynch
"nedir o?"
"zincir hayatın esasen kafana bok dökülmesi için bir kuyrukta beklemek olduğunu söylerdi. herkesin sırada bir yeri vardır, sıradan çıkamazsın ve tam kendi payına düşen bok miktarını atlattığına sevinmeye başlarken kuyruğun aslında dairesel olduğunu keşfedersin."
hırsızlar cumhuriyeti - scott lynch
devamını gör...
1383.
1384.
"insan bir yerde takılıp kaldıkça, nesneler ve insanlar iyice yozlaşıyorlar, çürüyorlar ve sırf sizin hatırınıza leş gibi kokmaya başlıyorlar.”
devamını gör...
1385.
devamını gör...
1386.
o kitaptaki senle ilgili anlam içeren cümledir.
devamını gör...
1387.
"duvarı yıkmaya gücüm yetmiyorsa, kendimi parçalayacak değilim elbette. ama önümde duvar var diye boyun eğmeyi de kabullenemem."
dostoyevski / yeraltından notlar
dostoyevski / yeraltından notlar
devamını gör...
1388.
bazı kadınlar için en ölümcül hastalık evlilik.
syf. 105
dayanmanın yarısı delirmek.
syf. 86
herkes birbirinin televizyonu. kimse karşısındakiyle gerçekten konuşmak istemiyor. öyle birbirimizi izleyip yorum yapıyoruz. beğenmezsek kanalı değiştiriyoruz.
syf. 28
dünyada bunca çile çektikten sonra gireceğim cennette gözüm yok.
syf. 27
akıl vermek dediğin, hele ki geçmişe dönük, değiştirilemeyecek şeylere dair akıl vermek; insanların kendi geçmişini aklamasından başka bir şey değil.
syf. 23
hepsi ülker abla, seray şahiner.
devamını gör...
1389.
'... her zaman aynı insanları görürsek onları yaşamımızın bir parçası saymaya başlarız. yaşamımızın bir parçası bir parçası saydıkça da onlar bizim yaşamımızı değiştirmeye kalkışırlar. bizi görmek istedikleri gibi değilsek hoşnut olmazlar, canları sıkılır. çünkü, efendim, herkes bizim nasıl yaşamamız gerektiğini elifi elifine bildiğine inanır.'
devamını gör...
1390.
bu kadar uydurma bir araya gelince onu çöp tenekesine atmak icap ederken siz tutuyor, edebi değerlerinden bahsederek göklere çıkarıyorsunuz.
devamını gör...
1391.
devamını gör...
1392.
“bir iple intihar da edebilirsin, salıncak da kurabilirsin. hayatın ipleri senin elinde.”
devamını gör...
1393.
"yaşamda önüne çıkanı devirerek yol almaya alışmış ve somut başarıdan şımarmış, kendi kendinin mimarı bu iri yarı adam, üstün olduğu düşüncesine kendini öyle kaptırmış ki, ona karşı koyulmasını kendisine karşı haksız bir ayaklanma ve neredeyse hakaret olarak algılıyordu."
devamını gör...
1394.
"the best ı can do is to learn or realise something new every day."
çeviri: "yapabileceğim en iyi şey her gün yeni bir şey öğrenmek veya fark etmektir."
çeviri: "yapabileceğim en iyi şey her gün yeni bir şey öğrenmek veya fark etmektir."
devamını gör...
1395.
benim için yaşam yirmi yaşındayken bitti. sonraki yaşamım uzatmalardan başka bir şey değildi. loş karanlık, kıvrım kıvrım, hiçbir yere ulaşmayan bir koridor gibiydi. fakat yaşamak zorundaydım. her gelen günü tüm sahteliğiyle kabullenip yaşadım yalnızca. o günlerde birçok hata yaptım. hayır, daha doğrusunu söylemek gerekirse, hatalarımdan başka bir şey yapmadım...
-sahildeki kafka/haruki murakami-
-sahildeki kafka/haruki murakami-
devamını gör...
1396.
devamını gör...
1397.
1398.
-bu soruların nereye varacağını sorabilir miyim? "sadece karakterinizi ortaya çıkarmaya." dedi elizabeth üzerindeki ağırlığı atmaya çalışarak. "anlamaya çalışıyorum."
- anlayabildiniz mi bari?
elizabeth başını salladı.
"hiçbir ilerleme sağlayamadım. sizinle ilgili öyle farklı şeyler duyuyorum ki son derece kafamı karıştırıyor."
- buna inanırım diye cevap verdi darcy ciddiyetle, "benimle ilgili raporlar çok değişik olabilir, keşke miss bennet şu an karakterimi çizmeye çalışmasanız, çünkü çabanızın iki tarafa da hakkını vermeyeceğinden korkmak için sebeplerim var.
- ama sizinle ilgili şimdi bir fikir edinemezsem bir daha fırsatım olmayabilir.
devamını gör...
1399.
beni hiç tanımamış olan ve benim de her daim sevdiğim sen.
bilinmeyen bir kadının mektubu
bilinmeyen bir kadının mektubu
devamını gör...
1400.
"içinden şiirsiz geçilemeyecek kadar derin gözleri vardı."
devamını gör...
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
32
33
34
35
36
37
38
39
40
41
42
43
44
45
46
47
48
49
50
51
52
53
54
55
56
57
58
59
60
61
62
63
64
65
66
67
68
69
70
71
72
73
74
75
76
77
78
79
80
81
82
83
84
85
86
87
88
89
90
91
92
93
94
95
96
97
98
99
100
101
102
103